Etiket: turizm

  • Seçim Sonuçları Turizm Sektörünü Rahatlattı

    Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, 1 Kasım seçiminin ardından sandığın turizm sektörüne yansımalarını değerlendirdi. 2015’in yüzde 2’lik kayıp ve 5 milyar dolarlık zararla kapanacağını belirten Ayık, seçimlerden sonra turizmcilerin rahat bir nefes aldığını söyledi.

    1 Kasım seçimlerinin ardından turizmcilerin beklentilerini aktaran Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, “Artık çalışma ve icraat zamanı” yorumunda bulundu. Türkiye’nin seçimini yaptığını ve sandıktan güçlü bir iktidar tablosunun çıktığını ifade eden Ayık, sektörün bekleyen sorunlarına da değindi. Konaklama sektörüne KDV desteğinden başka uzun zamandır bir destek verilmediğini kaydeden Başkan Ayık, “Sektörün bekleyen birçok sorunu vardı. Bu dönemde turizmciler olarak bizim beklentimiz bu sorunların hemen çözülmesi. Uzun zaman önce KDV ile ilgili bir destek verilmişti. Konaklama sektörüne o zamandan bu yana bir destekleme olmadı. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için en temel dayanak güçlü ürünümüzün varlığı. Bunları destekleyecek bir takım uygulamalar olursa ki bunlar içerisinde en önemlisi sektörün anayasası olan 2634 sayılı yasayı yeni baştan düzenleyip bizi 2023 vizyonuna taşıyacak seviyeye getirmesi. Bunun yapılması sektörü 2023 hedeflerine sorunsuz taşır” dedi.

    “TURİZMCİLER SEÇİMDEN SONRA RAHAT BİR NEFES ALDI”

    Seçimlerin turizmcileri ilgilendiren kısmının ülkedeki iç huzur olduğuna dikkat çeken Başkan Ayık, olumlu mesajlarla birlik beraberlik içerisinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Ayık, seçimin ardından turizmcilerin rahat bir nefes aldığını da belirterek şöyle konuştu:

    “Seçimlerin bizi ilgilendiren kısmı ülkedeki iç huzur ve güven ortamıdır. Buradaki barış ortamı iklimi bizim için önemlidir. Olumlu mesajlar yeterlidir. Türkiye’nin alacağı çok yol var. Turizmciler seçimin ardından rahat bir nefes aldı. Biz her zaman için bu ülkeye inan bir sektörüz. İnancımız ve kararlığımız devam ediyor. Birlik beraberlik içinde hizmet etmeye devam edeceğiz.”

    “SEKTÖREKİ YÜZDE 2’LİK KAYIP DEVAM EDİYOR”

    Sektörün son durumu hakkında da bir takım değerlendirmelerde bulunan Ayık, sektörün kaybının devam ettiğini söyledi. Yüzde 2’lik bir kaybın rakamsal olarak küçük göründüğünü ancak parasal değerinin yaklaşık olarak 5 milyar dolar olduğunun altını çizen Ayık, “Bu seneyi her şeye rağmen çok büyük olmayan bir kayıpla kapatacağız. Yüzde 2’lik bir kayıpla kapanacak. Bu yılın şartlarına bakılınca yine de olumlu bir sonuçtur. Önümüze bakıyoruz. 2016’da inşallah bir şekilde istikrar var olduğu sürece biz vazifemizi yapıp sayıları eskiye döndürmeye çalışacağız. Toparlanması zaman alacak. 2015 yılı uzun yıllardan sonra ilk defa kayıp yaşadığımız bir yıl olacak. Sayısal olarak yüzde 2’lik kayıp döviz olarak çok büyük bir kayıp. Gecelemeler kısaldı, fiyatlar düştü ve 5 milyar dolarlık bir kayıp söz konusu” şeklinde konuştu.

  • Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa:

    Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Turizm Fakültesi’nde ‘Turizmde Kariyer: Başarının Kilometre Taşları’ söyleşisi düzenlendi.

    Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesi Konferans salonunda düzenlenen ‘Turizmde Kariyer: Başarının Kilometre Taşları söyleşisinde öğrencilerle bir araya gelen ERÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa “ Yapılan araştırmalar gösteriyor ki turizm gibi insan ilişkileri, beşeri münasebetleri gerektiren sektörlerde IQ (mantıksal zeka)’su yüksek olan değil EQ (duygusal zeka)’su yüksek olan insanlar başarılı oluyor” dedi.

    Başarıyı arzulamadan ona ulaşılamayacağını vurgulayan Karamustafa “ Sizlere ilahi olarak verilen bir takım duyguları kullanabiliyorsunuz, karşınızdakinin yerine kendinizi koyabiliyorsanız kendinizi tanıyorsanız, içinde yaşadığınız toplumu tanıyorsanız duygusal zekanız yerindedir. Başarı onu arzulayana gelir. Onu isteyeceksiniz, onu arzulayacaksınız, onun peşinden koşacaksınız ve tevekkül edeceksiniz” ifadesini kullandı.

    Başarının batı ve doğu toplumlarında göreceli olduğunu belirten Karamustafa “ Batı toplumu materyalist düşünür, batı toplumunda başarı nicel unsurlarla ölçülür. Ayda çok para kazanıyorsun ama mutsuz bir evliliğin var komşularınla geçinemiyorsun, bir yere gelmişsin ama onun bunun ayağını kaydırarak gelmişsin. Bu insan başarılı mıdır? Başarı her zaman nicel unsurlarla ölçülmeyebilir görecelidir” şeklinde konuştu.

  • Kültür Ve Turizm Bakanı Topçu Karabük’te

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, “Ülkeyi bir maceraya sürüklemenin anlamı var mı? Kulağı zaten yeterince çektiniz. Hatta çekmekle kalmadınız, kopardınız. Kulağı yerine takalım inşallah. Siyasi istikrara fırsat verelim, ondan sonra denetimimizi ve eleştirimizi yine yapalım” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Karabük’te Yerli Düşünce Derneği tarafından düzenlenen ‘Terör ve İstikrar’ konulu konferansa katıldı.

    “MEDENİYET COĞRAFYAMIZDA BİR HARİTA BELİRLEMEK İSTİYORLAR”

    Konferansta konuşan Bakan Topçu, ülkenin Cumhuriyet’ten bu tarafa her 10 yılda bir süngülerle ve tüfeklerle meşgul edildiğini söyleyerek, “Bilahare sağ-sol kavgalarına itilmiş, daha sonra Alevi-Sünni kavgaları tezgahlanmaya çalışılmış ve neticede 33 yıldır da bölücü terör başımıza bela musallat edilmiş. Bunlara baktığımızda, derinliğine indiğimiz zaman sırada toplum katmanları arasındaki bir takım muhalefetten kaynaklanmış, bir takım hadiseler olarak düşünürsek yanılırız. Bu işlerin başımıza gelmesinin nedeni, ciddi bir küresel proje olmaktan kaynaklanmakta. Şimdi etrafımızda dün Çanakkale’de karşımızda olanlar, Çanakkale’nin 100. yıl dönümü etraf coğrafyada yaptıkları ameliyat ve o ameliyattan sonra cetvellerle belirledikleri sınırların yenisini kendi hak ve menfaatlerine göre belirlemek için soyundular. Siz sanmayın ki; 3 bin, 5 bin ve 10 bin kilometre ötelerden bu bizim medeniyet coğrafyamıza gelerek kendi başkentlerinin güvenliklerini aradıklarını sakın sanmayın. Onların iddiası bu. Onlar buraya 100 yıl evvel cetvelle belirledikleri bu coğrafyayı tekrar yeniden kendi hak ve menfaatlerini göre dizayn etmeye geliyorlar. 100 yıl sonra gelme nedenleri de tekrar bizim medeniyet coğrafyamızda bir harita belirlemek istiyorlar. Bu harita belirlenirken Türkiye ne durumda olmak isteniyor oraya bakalım. Bölücü terör ve diğer terör olaylarına veya mezhep olaylarına vereceğimiz cevap bunun içinde gizli” dedi.

    “100 YIL SONRA TEKRAR YAPMAK İSTEDİKLERİ AMELİYAT SIRASINDA ANKARA MASADA OLMASIN”

    Topçu, bu savaşın adının Kürt ve Türkmen savaşı olmadığını da anlatarak, “Bizim medeniyet coğrafyamızda 100 yıl sonra tekrar yapmak istedikleri ameliyat sırasında Ankara masada olmasın. Kim diyebilir ki, bin yıl medeniyet kazanında bir ve beraber pişmiş, kaynamış Kürt ve Türkmen’in savaşıdır bu diyebilir. 5 milyon hane birbirinden kız alıp kız vermiş. Ümmetin her bir bahadır evladı bu coğrafyada, Kürt’ü, Türkmen’i, Çerkez’i, Laz’ı, Arap’ı, Arnavut’u kim kendini nasıl ifade ediyorsa etsin birbirine kız alıp vermiş. Bu sayı üçün ikisi kendini nasıl ifade ediyorsa kız alıp kız vererek kan kana karışmış. Bin yıl çok yüksek ve bir muazzam medeniyet kazanında pişmişiz. Bu savaşın adı Kürt ve Türkmen savaşı değildir. Bu savaşın adı, dedelerimiz Çanakkale’de kiminle karşı karşıya ise adı odur. O günde onlar bir yerlerden birini topladılar Çanakkale’ye geldiler. Dedelerimiz; Kürt’ü, Türkmen’i, Çerkez’i, Arap’ı, Alevi’si ve Sünni’siyle onları geldikleri yere gönderdi. Şimdi ikinci bir Çanakkale, bu da siyasetin Çanakkale’si. Ben bu seçimleri onun için siyaseten İstiklal Savaşımızdır diye adlandırıyorum. 63’üncü hükümetin bağımsız bakanı olarak adlandırıyorum. Ben her şeyden evvel bu ülkenin vatandaşıyım ve ülkemle alakalı, kaygılarım, derdim, sevdam var. Onun için 1 Kasım seçimleri siyaseten İstiklal Savaşı’nın aynısıdır. Dedelerimiz o gün Çanakkale’de bunlara karşı bunu yapmışlar. Şimdi sıra onların torunlarında. Onlar da inşallah 7 Haziran’dan itibaren siyaseten Çanakkale’de olanların oyunlarını görüyor, gördü. Türkiye’yi nasıl bir siyasi istikrarsızlığa mahkum ettiklerini gördü. İnşallah şimdi önümüzdeki seçimlerde bu istiklal savaşını kazanacak. İstiklal savaşını kazanınca siyaseten milletin iradesi tek başına bir iktidar olduğu zaman amansız bir bölücü terörle mücadelemiz var. Devlet hiçbir dönemde olmadığı kadar kararlı. Yılan beli kırıldı. Başı ayrı hareket kuyruğu ayrı hareket ediyor. Başıyla kuyruğunu ezmek için de 1 Kasım’da siyasi istikrar gerekiyor. Siyasi bir istikrar çıktığı zaman bu terörün kökü inşallah tekne kazır gibi nasıl kazılacağı hep birlikte görülür” dedi.

    “YILAN İNİNDE VURULARAK BELİ KIRILDI”

    Bakan Topçu, çözüm süreci ile çok eksik, aksak ve hataların da olduğunu kaydederek, “Hata da devlet bir taraftan vatandaşına Yunus gibi davranacak, diğer taraftan da eşkıyaya Yavuz gibi davranmaktan asla vazgeçmeyecek. Hata oradaydı. Çok şükür nusubet başladı, akıl başa geldi. Devletin tepesinden tırnağına bir kararlılık var. Yılan ininde vurularak beli kırıldı. Bu işin adı siyaset değil vatan millet meselesidir. Dün dedelerimiz Çanakkale’de topa tüfeğe karşı yapmışlar, bugün de siyasi projelere karşı yapacağız” diye konuştu.

    “Ülkeyi bir maceraya sürüklemenin anlamı var mı?” diyen Topçu, “Kulağı zaten yeterince çektiniz. Hatta çekmekle kalmadınız, kopardınız. Kulağı yerine takalım inşallah. Siyasi istikrara fırsat verelim, ondan sonra denetimimizi ve eleştirimizi yine yapalım. Yanlış yaptıkları zaman yine yakalarından yapışalım. Siyasetçiyi de fazla boş bırakmaya gelmez, enselerinde olalım. Ülkemiz bu dar ateş çemberinden geçmesi için etrafımızda bir ameliyat yapılırken, siyasi istikrara her zamankinden daha çok muhtaç. Eksiği de olsa, gediği de olsa eleştirilecek yerleri de olsa tek başına bir iktidarın Türkiye’nin hayrına olduğuna inanıyor ve bunun için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Biz gürlediğimiz zaman mutlaka yağarız. Biz bir misyondan geliyoruz. ’Uzun adam’la ayrı sokaklarda büyümüş olabiliriz ama aynı mahallenin çocuklarıyız. Muhsin Yazıcıoğlu’nun misyonu ile ’uzun adam’ın misyonu aynı mahallenin çocuklarının misyonudur. Çünkü bizim müşterek davamız; nizamı âlem için ilayı kelimetullahtır” ifadesinde bulundu.

    “HER BİRİMİZİN SÜLALESİNİN BİR UCU MESCİTTE, BİR UCU MEYHANEDE”

    Bakan Topçu konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “O cumhurun yerinde din, devlet, gelenek, görenek ve millet emhar oldu ve birleşti. Bununla iftihar etmek lazım. Biz bundan evvel çok resepsiyonlara katıldık. Sakın içki kullananlar bu lafımdan alınmasın. Benim onlarla falan bir problemim yok. Ben inançlarım gereği onun haram olduğu ile ilgili problemim var. Biz oralardan Cumhuriyet Bayramı resepsiyonlarında oraya katılanların yarısından çoğunun sarhoş çıktığını da biliyoruz. Bizim her birimizin sülalesinin bir ucu mescitte, bir ucu meyhanede. Allah hepimizi iyi etsin. Bir vakadan bahsediyorum. Şimdi cumhurun evinde dinimiz, devletimiz, milletimiz, geleneğimiz, göreneğimiz, tarihimiz her rengi ve çeşidi ile bir ve beraber.”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in de katıldığı konferans sonrası Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Karabük Valisi Orhan Alimoğlu’nu makamında ziyaret etti. Bakan Topçu daha sonra AK Parti Karabük Milletvekili adayı Prof. Dr. Burhanettin Uysal ile birlikte Hürriyet Caddesi üzerinde esnaf ziyaretinde bulunduktan sonra Ulu Cami’de Cuma namazı kıldı.

    Bakan Topçu Cuma namazı sonrası kentten ayrıldı.

  • Turizm Geliri Geçen Yılın Aynı Çeyreğine Göre Yüzde 4,4 Azaldı

    Turizm geliri Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,4 azalarak 12 milyar 294 milyon 189 bin dolar oldu.

    Turizm gelirinin cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç yüzde 80,9’u yabancı ziyaretçilerden, yüzde 19,1’i ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 8 milyar 967 milyon 301 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 326 milyon 888 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

    Ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcaması 706 dolar oldu. Bu çeyrekte yabancıların ortalama harcaması 670 dolar yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 881 dolar oldu. Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 arttı. Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2015 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 artarak 17 milyon 408 bin 994 kişi oldu. Bunların yüzde 84,8’i olan 14 milyon 761 bin 540 kişiyi yabancılar, yüzde 15,2’sini oluşturan 2 milyon 647 bin 454 kişiyi ise yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

    TURİZM GİDERİ GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE YÜZDE 14,1 ARTTI

    Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 14,1 artarak 1 milyar 344 milyon 630 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 212 milyon 156 bin dolarını kişisel, 132 milyon 475 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 12,6 artarak 2 milyon 571 bin 810 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 523 dolar olarak gerçekleşti.

  • Manavgat’ın 2014 Turizm Geliri 29 Ülkeden Fazla Oldu

    Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, gerçekleştirildi. 2014 yılı Ekim ayı gelir ve gider bütçesinin görüşülerek onaylandığı toplantıda MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Boztaş, oda faaliyetleri ve gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

    Dünya Turizm Örgütü hazırladığı 2015 yılı turizm raporundaki geçici verilere de değinen Boztaş, Türkiye gelen turist bakımında dünyada 6. ve Avrupa’da da 4. sırada yer alırken gelir bakımında dünyada 12. ve Avrupa’da da 4.sırada yer aldığını kaydetti.

    Boztaş, “Dünya sıralamasında gelen turist sayısı bakımından Fransa birinci olurken Türkiye dünyada 6. ve Avrupa’da da 4. sırada yer aldı. Turizm geliri açısında ise Amerika dünyada 1. olurken Türkiye 12. sırada Avrupa’da ise 6. sırada yer aldı. Buda turizm politikamızı yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini göstermektedir” diye konuştu.

    Manavgat’ın 2013 yılında Avrupa sınıflamasında 54 ülke içinde 28 ülkeden daha fazla turizm gelirine sahip olduğunu hatırlatan Boztaş, “Manavgat’ta 2014 yılında bu rakam bir basamak yükselerek 3 milyar 735 milyon dolar gelir ile 29’undan daha fazla gelire sahip olmuştur. Bu ülkelerden bazıları ve turizm gelirleri; İzlanda (1 milyar 358 milyon dolar), Estonya (1 milyar 434 milyon dolar), Litvanya (1 milyar 440 milyon dolar), Ukrayna (1 milyar 612 milyon dolar), Arnavutluk (1 milyar 705 milyon dolar), Romanya (1 milyar 813 milyon dolar), Azerbaycan (2 milyar 432 milyon dolar), Slovenya (2 milyar 719 milyon dolar). Rapordaki veriler ışığında Manavgat ayrıca dünya turizm gelirinin yaklaşık % 0,3’ünü Avrupa’nın da yaklaşık % 0,7’sini sağlamıştır” dedi.

    Antalya’ya Ocak-Ekim döneminde gelen turist sayısında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 düşüş yaşandığını söyleyen Boztaş, “Antalya’ya 2014 Ocak-Ekim döneminde 11 milyon 203 bin 658 turistin gelirken bu yıl yaklaşık yüzde 4,9 düşerek 10 661 944 olarak gerçekleşti” diye konuştu.