Etiket: Turgut

  • Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin Yeni Başkanı Yusuf Turgut Oldu

    Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin ilk yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildi. En yaşlı yönetim kurulu üyesi Hikmet Aksoy başkanlığında yapılan toplantıda önce başkan belirlendi.

    Yönetim Kurulu üyelerinin oy çokluğuyla Yusuf Turgut, cemiyetin yeni Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, görev dağılımı ise şu şekilde oluştu: Haluk Ayyıldız (Başkan Vekili), Ersen Küçük (Başkan Yardımcısı), İpek Cansel Şahin (Genel Sekreter), Hakan Yoloğlu ise Genel Saymanlığa getirildi. Tekin Atay, Hükmet Aksoy, Halil İbrahim İleli ve Gökhan Dikhan ise yönetim kurulu üyesi olarak belirlenmiştir.

    Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Yusuf Turgut yaptığı açıklamasında, “Muhteşem bir kongre oldu. Bize oy veren vermeyen herkesin başkanı olacağım. Devraldığımız bayrağı daha yukarıya taşımak için arkadaşlarımla birlikte çalışacağım. Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin misyonu ve vizyonu bize ne yüklemişse onları yerine getireceğiz” diye konuştu.

  • Bakan Ramazanoğlu: “Turgut Özal Yaptığı Uygulamalarla Değişimin Öncüsü Oldu”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, “Turgut Özal yaptığı uygulamalarla bu ülkede değişimin öncüsü olmuştur” dedi.

    Denizli Büyükşehir Belediyesi, 2016-2017 Eylem Planı için basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Bakan Sema Ramazanoğlu’nun yanı sıra Denizli Valisi Şükrü Kocatepe, Adalet Bakan Yardımcısı Bilal Uçar, AK Parti Denizli Milletvekilleri Şahin Tin, Cahit Özkan, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda davetli katıldı.

    Büyükşehir Belediyesi’nin 1 yıl içinde yapmayı planladığı dev projelerin tanıtıldığı toplantıda konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı andı. Bakan Ramazanoğlu, “1993 yılında vefat eden Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın ölüm yıl dönümü. Fikirleri, attığı adımları, uygulamaları, cesareti ve yürekliliği ile bu ülkede değişimin, dönüşümün öncüsü olan Merhum Turgut Özal’ı bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyorum”dedi.

    Daha sonra şehircilik hakkında konuşan Bakan Ramazanoğlu şunları söyledi: “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, ’Ancak sevdiğimiz şehirler bizimle beraber değişirler ve değiştikleri için de, hayatımızın bir zenginliği olarak bizimle beraber yaşarlar’ ifadesi şehir ve insan ilişkisini özetlemektedir. Şehirler ve insanlar arasında bir etkileşim söz konusudur. Şehirler insanların, insanlar da şehirlerin aynasıdır. Yolları, köprüleri, binaları, evleri, altyapısı, ulaşımı, kültürel merkezleri, sağlık ve spor imkanlarıyla şehirler değer kazanır ama şehirleri yaşanabilir hale getiren orada yaşayan insanlardır. O insanların şehre ve mekanlara kattıkları ruhtur. ’Bir şehri sevmenin şartı ona hizmet etmektir’ sözüne uygun olarak Denizli’ye olan sevgimizle bu şehre hizmet ettik, ediyoruz, edeceğiz” dedi.

    Yerel yönetimlerin önemine de değinen Bakan Ramazanoğlu, “Yerel yönetimlerde belediyecilik anlayışındaki değişim, belediyeciliğin sadece yol, su, köprü, temizlik olmadığını bize göstermiştir. Sosyal belediyecilik anlayışımız, insan hayatının her alanına dokunan hizmetler üretmeyi esas almaktadır. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Zolan’ın bizlere detaylı bir şekilde anlatacağı 2016-2017 Denizli Eylem Planı çalışmalarıyla Denizli’nin geleceğine yatırım yapmış olacağız. Ulaşımdan altyapıya, park ve yeşil alan düzenlemelerinden spor sahalarına, gençlik ve kültür merkezlerinden yaşam ve kültür alanlarına, enerjiden çevre ve sağlığa kadar pek çok alanda gerçekleştirilecek yatırımlar şehrin çehresinin değişmesine vesile olacaktır” dedi.

  • Hasan Celal Güzel: “Turgut Özal Şehit Oldu”

    Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel, merhum 8’inci Cumhurbaşkanı Özal’ın, şehit olduğunu belirterek, “Sıhhati iyi değildi ama vefat edecek hastalığı yoktu. Memleketine bu kadar hizmet eden bir insana şehadet yakışır. Kalp krizinden sonra müdahalede geç kalındı. Dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın da aynı düşünüyor” dedi.

    Merhum 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 23.yılında Bağcılar’da düzenlenen panel ile anıldı. Gazeteci-Yazar Ekrem Kızıltaş’ın moderatörlüğünü yaptığı panele konuşmacı olarak katılan Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel, yaşadıkları anıları paylaşarak düşüncelerini anlattı.

    Bağcılar Belediyesi Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi ‘ndeki programın açılışında konuşan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, Özal gibi merhum Başbakanlardan Adnan Menderes ile BBP’nin kurucusu Muhsin Yazıcıoğlu’nun da iyi anlaşılamadığını kaydetti. Çağırıcı, Onlar hakka hizmet şiarıyla halka hizmet sundular” diye konuştu.

    “KARABORSAYI VE İTHAL İKAMECİLİĞİNİ KALDIRDIK”

    Çocukluğunda, Malatya’daki evlerinin Özal’ın evi ile yakın olduğunu belirten Güzel, “Gazi İlkokulu’nda okurken öğretmenim Özal’ın annesi Hafıza Hocaydı” dedi.

    Politikadan uzak kaldığı yıllar baklava dükkanı açmak için dükkan kiraladığını da anlatan Güzel, Özal ile görüşmeye gittiğinde kendisini Müsteşar Yardımcılığına atadığını öğrendiğini söyledi. Güzel, “Bana, ‘Devlete hizmet etmek dururken, şimdi baklavanın sırası mı? Git koltuğun hazır’ dedi. Yıldırım Aktürk, Hüsnü Doğan ve Adnan Kahveci’nin de aralarında bulunduğu isimlerle ekip kurdu” ifadelerini kullandı.

    ANAP Hükümetinde büyük bir başarı olan 24 Ocak kararlarını çıkardıklarını da hatırlatan Güzel, “Karaborsayı ve ithal ikameciliğini kaldırdık. Çünkü Koç grubuna yarıyordu. Bize 30 yıl tenekeyi araba diye sattılar. Ülkemiz adeta bir fanus içindeydi. Turgut Özal sayesinde fanus çatladı. Genç işadamları dünyaya açıldı. İhracat gelirleri arttı” şeklinde konuştu.

    “MESUT YILMAZ ALKOL ALMAYI VE OYUN OYNAMAYI SEVİYORDU”

    Güzel, Özal’ın masonları hiç sevmediğini de kaydetti. Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ile ilgili iddialarda bulunan Güzel, sürekli alkol aldığını ve oyun oynamayı çok sevdiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Hükümet olarak yaptığımız her çalışmayı ona anlatmak zorunda kalıyorduk. Özal, birkaç kez, ‘Mesut, yapılan çalışmaları Hasan’dan öğren’ derdi. Yine bir gün bana, ‘Mesut’a çabuk, sana da yavaş demekten usandım’ dedi.

    Özal’ın, çağ atlama ve dönüşüm kelimelerini sevdiğini de kaydeden Güzel, Osmanlı Arşivi’nin onun sayesinde ihya edildiğini anlattı. Özal’ın, beş vakit namaz kıldığını kaydeden Güzel, ancak merhum 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in asıl yüzünün masonik şeklen ise Müslüman olduğunu savundu. Menderes, Özal ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletin adamı olduklarını belirtti. Özal’ın, yerine kendisini hazırladığını da belirten Güzel, bunu kendisine ve ameliyata girmeden önce doktora anlattığını kaydetti. Güzel, ancak bazı işadamlarının Özal’ı etkileyerek bunun önüne geçmeye çalıştıklarını söyledi. Güzel, “Demek ki, milletin kaderinde Mesut Yılmaz’ı çekmek varmış” dedi.

    “SİMAVİ’YE ULAŞTIM ANCAK ÖZAL ‘BU İŞE KARIŞMA’ DEDİ”

    İçişleri Bakanlığında Müşavirlik yaptığını anlatan Güzel, Demirel ve Özal’ın isteğiyle MİT’i 3 yıl yönettiğini kaydetti. 1988’de Özal’a düzenlenen suikastin iyi araştırılması gerektiğinin altını çizen Güzel, şöyle konuştu:

    “Hürriyet gazetesinin eski sahibi Erol Simavi ile bazı paşaların ismine ulaştım. Menfaatleri bozulmuştu. Ancak, Özal bana, ‘bu işe karışma. Bu olayın ardındakileri iki günde çıkarırım. Ancak dengeler bozulur’’ dedi.

    “ÖZAL ŞEHİT OLDU”

    Özal’ın, kendisine Cumhurbaşkanlığından ayrılacağını ve parti kuracağını söylediğini de davetlilerle paylaşan Güzel, kendisine, ‘Yanımda var mısın’ diye sorduğunu anlattı. Güzel, kurduğu Yeniden Doğuş Partisi’ne rağmen ‘varım’ dediğini de belirtti. Güzel ancak rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Özal’ın tekliğini arkadaşlarını bırakmak istemediği için reddettiğini kaydetti. Özal’ın, ABD ve Orta Asya ziyareti sonrası vefat ettiğine dikkat çeken Güzel, ‘Sıhhati iyi değildi ama vefat edecek hastalığı yoktu. Memleketine bu kadar hizmet eden bir insana şehadet yakışır. Kalp krizinden sonra müdahalede geç kalındı. Dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın da aynı düşünüyor” şeklinde konuştu.

    “UĞUR DÜNDAR BANA ‘ÇERKEZ MİSİN?” DİYE SORDU”

    1987 seçimleri sonrası devlet bakanları ile hükümetin belli olduğu günlerde Hürriyet gazetesinin kendisinin, Vehbi Dinçerler ve Mehmet Keçeciler’in fotoğrafını kullanıp, ‘ANAP’ın gericileri diye başlık attığını kaydeden Güzel, ertesi gün Uğur Dündar’ın telefonla arayarak, ‘sen Çerkez prensi misin? ‘ diye sorduğunu belirtti. Güzel, “Ben de ‘ niçin soruyorsun sen Irkçı mısın? Hem ben Çerkez değil, Türk’üm. Çerkez olsam ne olacak ki?’ diye kızdım. Bana, ‘yanlış söylemişler’ dedi. Ertesi gün yine Ç Grubu kadrolaşıyor, diye başlık atmışlar. Aramızda Çerkez Veysel Atasoy’du. Sonradan öğrendim. Dündar, ‘bunu bana Bedrettin Dalan yazdırdı, dedi. Dalan’ı arayıp ona da kızdım. Bana, Turgut Bey’in kendisinden sonra beni getireceğini düşündüğü için yıpratmak amacıyla yaptığını söyledi. Sonra benden özür diledi.”

    “ALLAH, ERDOĞAN’I SAKLASIN”

    Bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, reformist, dönüşümcü harekete ayak uydurduğunu anlatan Güzel, kendi döneminde yapılamayan birçok işin yapıldığını kaydetti. Güzel, sözlerini şöyle tamamladı: “

    “Cumhurbaşkanı, güzel hizmetler veriyor. Allah onu saklasın. Türk milleti Özal’ı koruyamadı. İnşallah Erdoğan’ı korur. Son zamanlarda Terör konusunda güzel işler yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu konuda kararlı. Paralel konusunu 40 yıldır tanırım. Devleti ele geçirmeye çalışıyorlar.”

    “ÖZAL BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİYORDU”

    Son 14 yılda güzel reformlar yapıldığını, paradan 6 sıfırın atıldığını, İhracat rakamının bile çok şeyi anlattığını belirten Güzel, yolu aydınlık gördüğünü anlattı. Özal’ın başkanlık sisteminden yana olduğunu da savunan Güzel, onun totaliter eğilim gösterilmesine karşın kontrol ve denge sisteminin önemine dikkat çektiğini anlattı. Güzel, Özal’ın, başkanlık sistemine yargı ve parlamento bakımından baktığını kaydederek, “Parlamentonun ağırlığının ortaya çıkacağına inanırdı. Ancak militarizmden arındırılmış bir devlet sistemi kuramadı. MGK’ya kızardı. Başkan Çağırıcı, programa katılımından dolayı Güzel’e teşekkür ederek Bağcılar Belediyesi tarafından yayımlanan Sırat-ı Müstakim Dergisi’ni hediye etti. Başkan Çağırıcı ayrıca Güzel’e, Mehmet Akif Ersoy Müzesi ‘ni gezdirdi.

  • 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal Mezarı Başında Anıldı

    8’inci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal, ölümün 23’üncü yılında Topkapı’da mezarı başında anıldı. Özal’ın mezarına, yapımında emeği olduğu Malatya Çat Barajı’ndan getirilen su dökülürken, törene katılan Özal’ın eşi Semra Özal, “Türkiye de onu arıyor, dünya da onu arıyor. Onun kıymetini sonradan anladılar” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 23’üncü yılında Topkapı’da bulunan Anıt Mezar’da düzenlenen resmi törenle anıldı. Törene, Özal’ın eşi Semra Özal ve çocukları Ahmet, Efe Özal’ın yanı sıra, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, 23.Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Kemal Başak ve Özal’ın çok sayıda seveni katıldı. Semra Özal, törene hastalığından dolayı tekerlekli sandalye ile geldi. Törende, merhum cumhurbaşkanının, yapımında emeği olduğu Malatya Çat Barajı’ndan vatandaşlar tarafından getirilen su, mezara döküldü. Özal’ın torunu Serra da mezara çiçek bıraktı.

    Tören, saygı duruşunun ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kasırga tarafından mezara Cumhurbaşkanlığı çelengi bırakılması ile son buldu.

    “ONUN KIYMETİNİ SONRADAN ANLADILAR”

    Tören öncesi duygularını ifade eden Semra Özal, “Herhalde anlaşılmıştır. Ölümünden sonra onu daha iyi anladılar. Hiçbir şey konuşmak istemiyorum çocuklar, rahatsızım. Türkiye de onu arıyor, dünya da onu arıyor. Sizler de onu arıyorsunuz, sizin aradığınız gibi bütün dünya da onu arıyor. Onun kıymetini sonradan anladılar” dedi.

    “2000’Lİ YILLARDA BU KÜRT MESELESİ ÇÖZÜLÜRDÜ”

    Babasının ölümünden sonraki dönemi değerlendiren Ahmet Özal ise, “Türkiye babamın ölümünden sonraki yıllarda eğer daha istikrarlı şekilde bir gidişat sürseydi, büyük ihtimalle Türkiye Avrupa Birliği’ne girerdi. 2000’li yıllarda bu Kürt meselesi çözülürdü. Herkes bunu söylüyor zaten. O zamanki gidişata bakınca bugünleri çok rahat görebilirdik. Ama tabii her şey Allah’ın takdiri. Özlemim var, her gün de artıyor. Sadece bende değil bu özlem. Sadece bende değil sokakta dolaştığımda halkta da daha fazla bir özlem var. Zaten rahmetlinin bir sözü vardı. Ölmeden önce, ’Benim tutmaya çalıştığım dengeleri ve yapmak istediklerimi ben öldükten 15-20 yıl sonra anlarsınız’ demişti. Allah rahmet eylesin” diye konuştu.

  • 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Ölümünün 23. Yılında İzmir’de Anıldı

    Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 23. yıldönümünde İzmir’de anıldı. Özal’ın bilinmeyenleri hakkında konuşan dönemin Anavatan İzmir İl Başkanı Fevzi Kahraman, “Rahmetli Özal, cumhurbaşkanıyken partideki bazı vefasızlardan ötürü çok üzgündü ve vefat etmeseydi yeni bir parti kuracaktı”

    Anavatan Partisi İzmir İl Başkanlığı tarafından, İzmir Fuar Gençlik Tiyatrosu Salonu’nda düzenlenen anma programına eski Turizm ve Çevre Bakanı Işılay Saygın, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, dönemin ANAP İzmir İl Başkanı Fevzi Kahraman, dönemin ANAP İzmir milletvekilleri Cengiz Bulut, Süha Tanık, Anavatan Partisi İzmir İl Başkanı Doğan Erdin ve partililer ile Özal’ı sevenler katıldı.

    Kürsüye ilk çıkan Burhan Özfatura, Turgut Özal’ın ufku geniş, mangal yürekli, çok hızlı karar veren ve hemen uygulamaya koyan bir karaktere sahip olduğunu anlattı. Özfatura, “Anavatan Partisi, bu ülkenin kaderine çok ciddi damgasını vurmuş ve ülkemize çağ atlatmıştır. Kamuda particiliği yapmayan, işi ehline veren ufku geniş bir insandı. Sayın Özal’ın başbakanlığını yaptığı o gün ki iktidara ve vizyonuna bakıyoruz bir de bugünkü iktidara bakıyoruz Özal’ı daha çok arıyoruz. Bu ülkede hala ANAP’a bağlı oy vermese de sevgiyle, sadakatle bağlı büyük bir kitle var” dedi. Özfatura, daha sonra Özal’la ilgili anılarını paylaştı.

    Özal’ın en yakınındaki ve güvendiği isimlerden biri olan dönemin ANAP İzmir İl Başkanı Fevzi Kahraman da Özal’ın az bilinen yönlerini anlattı. Kahraman, “Allah rahmet eylesin; Sayın Özal 23 yıl önce aramızdan ayrıldı. Pek çoğumuzun bilmediği bazı özel şeyleri söylemek zorundayım. Birinin cebinden parayı çalmak kul hakkıdır, birinin mesaisini çalmak kul hakkıdır, birinin evine girmek hırsızlıktır, kul hakkıdır ama bizi buraya kadar taşımış olan bir lidere ihanet de kul hakkını çiğnemektir. Özal ihaneti de görmüştür. Parti kuruluşu içerisindeydim ben. Bana zaman zaman yalnız kaldığımızda ‘Erkekçe konuşuyorsun değil mi Fevzi?’ derdi. Ben de ‘Erkekçe konuşacağım’ diye cevap verirdim. Bugün de erkekçe konuşacağım. Mesut Yılmaz ANAP’ın genel başkanı olduğunda ben muhaliftim. Kendisine 3 defa söyledim, ‘Sen bu partiyi götüremezsin. Çünkü senin 4 saat çalışma imkanın var kalan vaktin başka yerde geçiyor. Bu sebeple sen Türkiye’nin bütününü temsil edemiyorsun. Bu parti dağılır, yapma’ dedim. Netice itibari ile götüremedi. Bu günlere gelindi. Çağ atlatan parti battı. Özal olağanüstü bir kongreyi zorladı. Olağanüstü kongrede kim neredeydi? Özal cumhurbaşkanı’ydı ve olağanüstü kongrede Mehmet Keçeciler’i aday gösterdi; perdenin arkasında kendisi vardı. Bunları bilmezsek önümüzdeki taşları doğru yere döşeyemeyiz. Ben imza topluyorum Ege’de, kongre olsun diye. Bir kısmı veriyor, biz akşama kadar 265’i geçiyoruz. Ama Genel Sekreter Mustafa Taşer, bize imza atanları arıyor, ‘Seni belediye başkanı yapacaktık, olağan üstü kongre için imza vermişsin, imzanı çekersen seni belediye başkanı yapacağız’ diyor. Bize noterden imza veren ertesi gün noterden imzasını geri çekiyor. ‘Seni milletvekili yapacaktık, seni bakan yapacaktık’ diyor genel merkez, bizim çoğalan imzalar 200’e düşüyor. Uğraş uğraş zor zahmet imzayı toplayıp olağanüstü kongreye gittik. Fakat imza vermeyen şimdi öldükleri için arkasından bir şey söylemeyeceğim bazı devlet adamı bildiklerimiz var, imza vermiyorlar. Ben Özal’a dedim ki, ‘Senin elinden tutup bir yerlere getirdiğin milletvekili, bakan yaptığın insanlar imza vermiyor. Bu neyin nesi?’ Dört tane isim saydım, imza vermedikleri gibi bazı insanların imza vermesine de karşı çıkıyorlar. ‘Siz onları tanımazsınız’ dedi. Kongreye gittik ve kaybettik” dedi.

    YENİ PARTİ İÇİN HAZIRLIKLARI

    Turgut Özal vefat etmeseydi yeni bir parti kurmak üzere olduğunu anlatan Kahraman, şöyle devam etti:

    “Özal benle birlikte 21 kişiyi Çankaya’ya çağırdı. Toplantıda bizlere, ’Arkadaşlar kongreyi kaybettik. Ben kaybedeceğimizi biliyordum. Onun için şimdi başka bir hazırlık yapmamız lazım. Bu hazırlık önümüzdeki yıllar için çok önemli. Burada bir temel atacağız’ Volkan Sungurlu kalktı, ‘Galiba siz başka bir proje içerisinde çalışacaksınız, ben şimdi o projede yer almak istemiyorum. Bana izin verirseniz ben ayrılayım’ dedi. ‘Sağol’ dedi O’nu gönderdi. Arkasından Şükrü Yürür kalktı, ‘Ben örgüte sormadan karar verme yetkim yok. Örgüte sorayım’ dedi. Özal ‘Sen de git Şükrü’ dedi. O çıktıktan sonra Özal dedi ki, ‘Şükrü örgüte değil Mesut Yılmaz’a soracak.’ Geride bir tek teşkilatta ben varım, geri kalan milletvekili, bakan hatta eski Başbakan Yıldırım Akbulut var. Özal, ‘Arkadaşlar yeni bir parti kuracağız. Bunun hazırlığını yapacağım. Hepimiz oturup bunu konuşacağız. Çünkü, ben altyapıyı değiştirdim. Alt yapıdan herkes istifade eder. Fakat üst yapı değişmezse kavga hiç bitmez’’ diye konuştu.

    UÇAKTA HELALLEŞTİK

    Konuşmasına devam eden Kahraman, ’’Uçağa bindik Zagrep’e gidiyoruz. Cumhurbaşkanı Özal beni yanına çağırdı, ‘Yeni partimizin teşkilatı ne oldu. Kurulmadı mı?’ dedi. Ben de ‘Sayın Cumhurbaşkanım, siz bana hep söylersiniz ben de size mertçe bir şey söyleyeyim. Çok genç yaşta siyasete başladım. Kah yüzünüze, kah arkanızdan; kah doğru, kah yanlış; kah yumuşak, kah sert çok laflar sarf ettim. Sizi burada görünce bu lafların bir kısmının kul hakkı olduğuna inanıyorum. Önce hakkınızı helal edin ondan sonra teşkilata başlayalım’ dedim. Özal da bana, ‘seni iyi tanıyorum, tanımasam söylediklerine kırılırdım. Onun için hakkımı helal ediyorum’’ dedi.

    ÖZAL’I DÜNYA TANIYORDU

    Özal’ın manevi tarafının çok güçlü, planlı, programlı ve bilgisinin dünya çapında olduğunu ifade eden Fevzi Kahraman, ’’1993 yılında ben Amerika Birleşik Devleti’ne gittim, New York’ta bir panelin kapsından giriyorum, bir tane senatör kendi propagandası yapıyor, broşür dağıtıyor. Ben de aldım broşürü, adama ‘kolay gelsin’ dedim. O da, ‘Sağol’ dedi ve ülkemi sordu. Ben de ‘Türkiye’ dedim. O da bana ‘Türkiye ne tarafta’ diye sordu. Ben de ‘Mister Özal, Mister Özal’ deyince ‘Aaaaaaa President Özal, President Özal’ dedi. Türkiye’yi bilmeyen adam Özal’ı biliyordu Dünya’da. Devlet adamı bu. Lider buydu, misyonu yakalamıştı. Herkese derdini anlatıyordu’’ dedi.