Etiket: Turgut

  • Turgut Özal Tıp Merkezi Bir İlki Daha Başardı

    Malatya’da siroz hastalığı ile kalp kapağı darlığı şikayeti bulunan Mardinli Şeyhmus Özgün, tavi yöntemiyle kalp kapağı darlığı tedavi edildikten sonra karaciğer nakli sonrası sağlığına kavuştu.

    Mardinli 66 yaşındaki Şeyhmus Özgün’e 1971 yılında siroz hastalığı teşhisi konuldu. Bununla birlikte kalp kapağı darlığı sorunu bulunan Özgün, hastalıklarının tedavisi için yurt içi ile yurt dışında birçok hastaneye başvurdu. Yaşaması için acilen karaciğer nakli yapılması gereken Şeyhmus Özgün’e, kalp kapağındaki darlıktan dolayı pek çok hastane tarafından bunun olamayacağı söylendi. Hastanın hayatı İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne başvurması ile kurtuldu.

    İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, hastanın karaciğerindeki yetmezlik nedeni ile pek çok yan rahatsızlığı olduğunu belirtti. Hastanın kanamaya eğilimi nedeniyle kalp ameliyatının çok riskli olduğunu anlatan Özdemir, şöyle devam etti:

    “Ameliyat masasında ölebilirdi. Hastamız değişik şehirlerde birçok hastaneye gitmiş, ameliyat olamazsın denilerek geri gönderilmiş. Ancak merkezimizin en büyük avantajı hem Tavi işlemi, hem de karaciğer naklinin aynı merkezde yapılabiliyor olması. Hastamıza önce tavi işlemini uyguladık 10 gün sonrada karaciğer nakli oldu. Bu hastamız tıp literatüründe bir ilk, Tavi+karaciğer nakli yapılan ilk hasta, bu hastamızın bir özelliğiyle daha var. Tavi yöntemi ameliyatı riskli olan hastalara uygulanıyor. Kapak hastalıklarının ana tedavisinin cerrahi veya damar yoluyla girilerek kapak değişimi yapılması olduğunu kaydediyor.”

    Prof. Dr. Ramazan Özdemir tavi yöntemini 2013 yılından beri uyguladıklarını ifade etti.

    Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz ise sağlık açısından son derece sıkıntılı olan hastanın sağlığına kavuştuğunu dile getirdi. Yılmaz, “Hastanemize başvuran karaciğer hastalarının birçoğu yaşlı ve kalp rahatsızlıkları da olan kişiler. Bu özelliklerinden dolayı birçok hastaya karaciğer nakli yapamıyoruz. Çünkü böyle bir ameliyatı kaldıramıyorlar. Bu hastamız geldiğinde sağlık açısından son derece sıkıntılıydı. İlk önce tavi yöntemiyle kalp kapağı şikâyeti çözüldü. Bize sorunsuz bir hasta verdiler. Biz karaciğer nakli gerçekleştirdik. Şu anda hastamız gayet iyi durumda.

    Şeyhmus Özgün ise “Kendimi çok iyi hissediyorum. 1971 yılından siroz rahatsızlığım vardı. Birçok ilde hastanelere gittim. Suriye’ye bile gittim tedavi olmak için. En sonunda buraya geldim. İntihar etmeye bile giriştim. Ancak çare bulamamıştım. Hocalarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Turgut Özal Üniversitesine Taze Kan

    Turgut Özal Üniversitesi (TÖÜ) Mütevelli Heyeti önemli bir isimle yoluna devam edecek. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tülay Tuğcu, TÖÜ’nün yeni mütevelli heyeti üyesi oldu. Tuğcu, ‘Çok heyecanlıyım. Başarılı bir üniversitedeyim’ dedi. Ayrıca eski bakan Mehmet Keçeciler ile Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş da Mütevelli Heyet Başkanlığı Başdanışmanlığına getirildi.

    ‘BAŞARILI BİR ÜNİVERSİTEYE GELDİM’

    Anayasa Mahkemesi eski üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı’nın Mütevelli Heyet Başkanlığına gelmesinin ardından bir gelişme daha yaşandı. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tülay Tuğcu da TÖÜ’nün yeni mütevelli heyet üyesi oldu. Yeni görevinin ardından konuşan Tuğcu, katıldığı ilk mütevelli heyet toplantısının çok heyecanlı olduğunu ifade etti. Tuğcu, heyet arkadaşlarıyla tanışacağını belirterek şöyle konuştu:

    “Umarım yararlı olurum. Turgut Özal Üniversitesi’ni bu görevi aldıktan sonra daha detaylı inceledim. Çok gelişmiş farklı dallarda başarı göstermiş bir üniversite olduğunu gördüm” dedi. Üniversiteye ilişkin incelemeleri yaptıktan sonra kanaatlerinin daha da netleştiğini ifade eden Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tuğcu, “Turgut Özal Üniversitesi bundan sonra daha da gelişerek ilerleyecektir.” dedi.

    İKİ İSİM BAŞDANIŞMAN OLDU

    Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Sacit Adalı, Tuğcu’nun katılımı ile ilgili şunları söyledi; “Tülay Tuğcu Hanımefendiye müteşekkiriz. Bu katılım bize ferahlık getirdi. Fikirlerinden diğer üyelerimizde memnun oldu. Ayrıca merhum Turgut Özal’ın Bakanlar Kurulu üyeleri Mehmet Keçeciler ve Nevzat Yalçıntaş bey Mütevelli Heyet Başkanlığı Başdanışmanı oldu. Bu isimler bize ışık tutacak.”

    YÜKSEK MAHKEMENİN İLK KADIN BAŞKANI

    Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Tülay Tuğcu, 1992 yılında Danıştay üyesi oldu. 2004-2005 yılları arasında Uyuşmazlık Mahkemesi, 2005-2007 yılları arasında Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yaptı. Tuğcu, aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin ilk kadın başkanı ünvanını taşıyor.

  • Yazar Ahmet Turgut, Malatyalılarla Buluştu

    Yeşilyurt Kültür ve Sanat Yurdu Projesi’nin ilk konuğu Malatyalı Yazar Ahmet Turgut, “Hz. Hasan ve Özlenen İç Barış” konulu konferans ile Malatyalılarla buluştu.

    Yeşilyurt Kaymakamlığı, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa organize edilen ve bu yıl üçüncüsü düzenlenen Yeşilyurt Kültür ve Sanat Yurdu Projesi’nin ilk konuğu Yazar Ahmet Turgut oldu. Aslen Malatya Yeşilyurtlu olan ve kaleme aldığı kitaplarla son dönemlerin en fazla konuşulan yazarların başında gelen Ahmet Turgut, yazar-öğrenci buluşması kapsamında belirlenen okullarda söyleşiler düzenleyerek, tecrübelerini ve deneyimlerini öğrencilerle paylaşarak kitaplarını imzaladı. Yeşilyurt Kültür ve Sanat Yurdu Projesi’ne ilk günden itibaren destek veren Yazar Ahmet Turgut, Hz. Hasan ve Özlenen İç Barış konulu konferansta Malatyalılarla bir araya geldi. Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa Yeşilyurt İlçe Kaymakamı Nesim Babahanoğlu, Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, İl Müftüsü Ümit Çimen, Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemal Kalay, Malatya Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli, Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Malatya İl Temsilcisi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcıları, birim müdürleri, kanaat önderleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, Yeşilyurt Kültür ve Sanat Yurdu Projesi’nin haziran ayına kadar devam edeceğini kaydetti. Ahmet Turgut’un Türkiye için çok önemli bir roman yazarı olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Polat, “Bizim içimizden çıkmış, bu topraklarda büyümüş, buranın havasını teneffüs etmiş, senarist ve roman yazarlığı alanlarında başarılı işlerin altına imza atmış çok kıymetli kardeşimiz Ahmet Turgut’u burada ağırlamak bizim için gurur kaynağı olmuştur. Projemizin bu yılki ilk konuğu olan hemşerimiz Ahmet Turgut, bize şehitlerin efendisi olan Hz. Hasan efendimizi anlatacak. Kitap Yurdu projemizin başladığı günden bugüne kadar desteğini hiç esirgemeyen ve bugünde bizleri yalnız bırakmayan Ahmet Turgut kardeşime çok teşekkür ediyorum. Belediye olarak yol, asfalt, kaldırım gibi rutin belediyecilik hizmetlerimizi en güzel şekilde yapmak bizim görevimiz ama insana ve gelecek nesillere hizmet etmekte başlıca görevlerimiz arasındadır. Eğer neslin ıslahıyla ilgili çalışma yapmıyorsanız gelecekte sıkıntılı süreçler sizi bekler. Belediye olarak sanatsal ve kültürel alanlardaki tüm projelere destek sağlıyoruz. Kaymakamlık, Kamu Kurum Ve Kuruluşları, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile diyalog içerisinde gelecek nesillere yönelik faydalı çalışmaları hayata geçiriyoruz. İlçe Kaymakamlığımızın önderliğinde, Belediyemiz ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün destekleriyle bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz kültürel projemiz kapsamında 20’in üzerinde yazarımızı ilimizde misafir edeceğiz. Kültürel etkinliklerde bizi yalnız bırakmayan İlçe Kaymakamlığımıza, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Belediye personeline, bugünkü konferansımıza gönüllü destek veren İl Müftümüze, Hasan Dede ve Eşref Dede’ye ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Hz Hasan’ın bir hakikat için dünyevi makamları terk edip alemin sultanı olduğunu ifade eden Yeşilyurt Kaymakamı Nesim Babahanoğlu, konferansın konusunun çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Nesim Babahanoğlu, “Çok önemli bir hakikat erinin, gönül dostunun, aşk yolu fedaisinin anılması üzerine hazırladığımız konferansla projemizin başlayacak olması bizim için önemlidir. Hz. Hüseyin ne kadar hakikat için başkaldırıp o yolda can verdiyse, Hz. Hasan efendimizde bir hakikat için dünyevi tüm makamları terk etmiş manevi bir alemin sultanı haline gelmiştir. İslam kardeşliği içindeki kavgaları bitirmiş ve kardeşlik hukukunu tesis etmiştir. İşte bunu en güzel şekilde anlatan hemşehrimiz Ahmet Turgut’u bir program vesilesiyle dinlerken Belediye Başkanımızla Ahmet Turgut’u ve söylemlerini kitlelerle buluşturma” düşüncesinde birleştik. 20 yazarımızın katılacağı projemize ilk olarak Ahmet Turgut ile başlıyoruz. Hemşerimiz bugünkü halka açık konferansı dışında iki gün boyunca altı okulda bine yakın öğrencimizle bir araya gelecek. Günümüzün tüketim toplumu, reyting kurbanı hayatlar burada da kendisini göstermiş oluyor ama olsun bizim için bir kişinin bile hakikati öğrenip yayması daha önemlidir. Ancak basın-yayın yoluyla bunun daha fazla kesime yayılacağı ve Hz. Hasan müstebatının o kutsal birlik ve beraberliğin, kardeşlik mesajının dalga dalga yayılacağına olan inancımız tamdır. Dedelerimiz şu anda aramızda, Ehli Beyt sevgisi hakikaten burada bize ayrı bir heyecan veriyor. Ehli Beyt fikri ve aşkı bize ayrı bir kardeşlik, ayrı bir bereket, ayrı bir akıl ortamı sağlamıştır” şeklinde konuştu. Kerbala’da şehit düşen Hz. Hasan’ın, dedesi Peygamber Efendimize çok benzediğini belirten Yazar Ahmet Turgut, Hz. Hasan’ın istese barış anlaşmasını yapmayacağını ifade etti. Yazar Turgut, “O esnada arkasında 10 bin kişi vardı, karşı tarafta ise 100 bin kişi bulunuyordu. 10 bin kişiye de gerek yok, Kerbala’da şehit 72 kişi diyoruz ya, o Kerbala’da şehit olacak kadro İmam Hasan’ın da yanındaydı. O 72 kişi bir yana, yanında Hz. Hüseyin’de vardı. İki tane evladı-Zehra Medine’deki o sahnedeki gibi birbirine sarılsaydı, o kişinin o sahnesi bile karşı tarafı bitirirdi. Ama o sulha yürüdü istese Kerbala’yı 669’da 11 yıl öncesinde yaşattırabilirdi, bunu yapmadı. Çünkü o barışın yaşanması, o barışında insanlara bir delil bir ilke olarak kalması lazımdı. Bazı tarihçiler “O barış uzun sürmedi ki, 3-5 yıl sürdü” diyorlar ya doğrudur. Resullah’ın Medine vesikası da iki yıl sürdü, Hudeybiye’de 3-4 yıl sürdü. Resullah’ın barışlarından daha kısa ömürlü değildi, İmam Hasan’ın barışları. Her haliyle dedesinin yaptığı barışa benzer, çünkü kendiside her haliyle dedesinin kopyasıdır” ifadelerini kullandı.

    Yazar Turgut, konuşmasının sonunda Hz. Hasan’ın şehit edildiği anı anlattı. Turgut, “Kerbala’da İmam Hüseyin kıp kırımızı şahadetini herkese gösterirken İmam Hasan’ın şahadeti ‘zehirletildi’ diyerek geçiliyor. O sahneyi herkesin aklında canlandırması lazım. Suyu içiyor, şerbeti içiyor, içinde milyonlarca bıçak var, elmas tozu, boğazından aşağıya doğru inerken boğaz, yemek borusu ve iç organları paramparça oluyor. İmam Hüseyin’in kucağında üç gün çok kötü durumdaydı. İmam Hüseyin ‘Ağabeyim her öksürdüğünde ağzından ciğerleri dökülüyordu’ diye o anı anlatıyor. Böyle bir şahadet ne Hz. Hamza’da var, ne Uhud’un şehidinde, ne de Kerbala şehidinde var, içi parça parça edilmiş, dıştan bakıldığı zaman tek parça yekpare. Şahadetinin azametini bile muhataplarına göstermiyor. Ben ‘İnciyim, sedefimin içindeyim, acımda kapalı, sırrım da kapalı, hikmetim de kapalı diyor” diye konuştu. Yeşilyurt İlçe Kaymakamı Nesim Babahanoğlu ile Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, konferansın sonunda Ahmet Turgut’a, kayısı paketi hediye etti. Yazar Turgut, konferans bitiminde kitaplarını imzaladı.

  • Turgut Özal Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Adalı Oldu

    Turgut Özal Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığını üniversitenin kurucu öğretim üyelerinden ve Anayasa Mahkemesi eski üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı devraldı.

    Turgut Özal Üniversitesi’nde bayrak değişimi gerçekleşti. Mütevelli Heyet Başkanlığını üniversitenin kurucu öğretim üyelerinden ve Anayasa Mahkemesi eski üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı devraldı. Mütevelli heyet toplantısında duygu ve düşüncelerini paylaşan Adalı, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Vakfı yöneticilerine Turgut Özal ismiyle üniversite kurdukları için teşekkür etti.

    “DEVLET YÖNETİCİLERİMİZİN GÖSTERDİĞİ HEDEFLER DOĞRULTUSUNDA VE MEVZUAT HÜKÜMLERİ GEREĞİNCE ÜNİVERSİTEMİZ YOLUNA DEVAM EDECEKTİR”

    Prof.Dr. Adalı şunları kaydetti:

    “Üniversite kurucu Mütevelli Heyet Başkanımız sayın Yıldırım Akbulut, merhum Galip Demirel, Emin Başer Beyefendilere ve diğer kuruculara bu güzel üniversitenin temelini attıkları, mütevelli heyetin tüm üyelerine de bu görevi bana layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Yardımlaşma ve teenni ile yolumuza devam edeceğiz. Temeli ihlasla atılan üniversitemiz yardımlaşma ve birlikte çalışma ruhu ile ebediyete kadar bilimsel başarılarla devam edecek. Devlet yöneticilerimizin gösterdiği hedefler doğrultusunda ve mevzuat hükümleri gereğince üniversitemiz yoluna devam edecektir. Tevfik Allah’tan gayret bizden”.

    Eski Mütevelli Heyet Başkanı Yünüs Uyanık ise “Şerefle yürüttüğüm bu görevi çok değerli bilim adamı Sayın Prof. Dr. Adalı’ya devrettiğim için çok mutluyum. Tüm mütevelli heyet olarak kendisine her zaman büyük destek vereceğiz’ diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Abdulkadir Şengün ise ‘Yeni mütevelli heyet başkanımızın Sayın Sacit Adalı olmasından dolayı kendisine şükranlarımı iletiyorum. Sayın Yünüs Uyanık üniversiteyle kendi işlerinden daha çok ilgilenmiştir. Vakıf üniversitesi mevzuat hükümlerini eksiksiz bir biçimde uygulayarak üniversiteyi bu günlere getirmiştir” ifadelerini kullandı.

    TURGUT ÖZAL MÜTEVELLİ HEYET BAŞKANI PROF. DR. SACİT ADALI KİMDİR?

    Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yüksek öğrenimini tamamlayan Adalı, Fransa’nın Rennes Üniversitesi’nde 1971’de Yönetim Bilimleri Dalı’nda ihtisas doktorasını bitirerek Türkiye’ye döndü. Farklı kurumlarda görev aldıktan sonra 1993 yılında Anayasa Mahkemesi üyeliğine getirildi. Anayasa Mahkemesi üyeliği döneminde görev yaptığı 17 yılda kritik davalarda verdiği karar ve savunduğu demokratik görüşlerle öne çıktı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2008 Temmuz’unda Ak Parti’ye açılan kapatma davasında, partinin kapatılmasına ‘hayır’ oyu vererek karşı çıktı. Adalı kamuoyunda uzlaşmacı tavrı, demokratik kişiliği, Turgut Özal gibi toplumun her kesimine hitap eden, ülkenin önceliklerini kendi öncelikleri bilen bir aydın kimliğiyle tanınıyor. 17 yıllık Anayasa Mahkemesi üyeliği süresince, kritik kararlar için kullandığı oylar ve savunduğu görüşlerle öne çıktı. Türkiye tarihinde ilk kez onun üyeliği döneminde iktidar partisi olan Ak Parti için kapatılma davası açıldı. AK Parti’nin kapatılmaması için, çaba ve kararıyla önemli rol oynadı.

  • Turgut Besi Adalet Mücadelesini Kazandı

    Hakkari ilinin bugüne kadar yetiştirdiği tek hakim olan Turgut Besi, uzun yıllar süren adalet mücadelesini kazandı.

    Antalya ve Batman illerinde görevini ifa ettikten sonra Kahramanmaraş’a asliye ceza hakimi olarak atanan Turgut Besi, görevini ifa ederken bir komplo sonucu görevinden uzaklaştırıldı. Uzun yıllar adalet mücadelesine devam eden Turgut Besi, Hakkari Barosu’nun üye avukatı olarak mesleğine tekrar kavuştu.

    Bugün düzenlenen törenle sertifikasına kavuşan Turgut Besi, geçte olsa adaletin yerini bulduğu için sevindiğini ve bundan sonra avukat olarak adalete hizmet edeceğini söyledi.

    Baro Başkan Yardımcısı Av. İsmail Şen ise, Turgut Besi’nin üyeleri olmasının gurur verici olduğunu ve tecrübelerinden faydalanacağını belirtti.