Etiket: Turan

  • Arda Turan, Barcelona’da İlk Golünü Attı

    İspanya La Liga’nın 27. haftasında Barcelona, deplasmanda Rayo Vallecano’yu 5-1 mağlup ederken, ikinci yarıda oyuna giren milli futbolcu Arda Turan da Barcelona formasıyla ilk golünü kaydetti.

    La Liga’nın 27. haftasında Barcelona, Rayo Vallecano’ya konuk oldu. Karşılaşmaya hızlı başlayan Katalan ekibi, 22. dakikada Rakitic ile öne geçerken hemen bir dakika sonra Messi ile farkı 2’ye çıkardı. (0-2) Ev sahibi ekipten Diego Llorente 42. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakırken, ilk yarıda başka gol sesi çıkmadı. İkinci yarıda da Barcelona’nın farkı arttırma çabaları vardı. 53. dakikada Messi bir kez daha fileleri havalandırarak, farkı 3’e çıkardı. Rayo Valllecano, Manucho Goncalves’in golüyle farkı 2’ye indirdi. 66. dakikada Ivan Rakitic’in yerine Arda Turan oyuna dahil olurken, 67. dakikada Manuel Iturra da kırmızı kart görerek ev sahibi ekibi sahada 9 kişi bıraktı. 72. dakikada bir kez daha sahneye çıkan Messi, Barcelona’nın 4. golünü kaydetti. 86. dakikada Jeremy Mathieu’nun ortasında Arda Turan ceza sahası içinde kafayla topu ağlara göndererek hem maçın skorunu tayin etti hem de Barcelona kariyerindeki ilk golünü ağlara yolladı. (1-5)

    Bu sonuçla Barcelona puanını 66’ya yükselterek liderliğini sürdürdü.

  • TOKİ Başkanı Turan: “Hiçbir Yerde En Yüksek Bina TOKİ Binası Olmayacak”

    Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mehmet Ergün Turan, TOKİ’nin konut hedefini yükselttiğini ve yeni rekorlar kırdığını belirterek, “Bizim bu yıl hedefimiz 60 bin konut üretmektir. Geçmişteki arkadaşlarımız gerçekten çok büyük işler yapmışlar, büyük emek ortaya koymuşlar, zor imkanlarla bunu başarmışlar ama biz bu yıl Toplu Konut İdaresi’nin zirve yılını yaşıyoruz” dedi.

    TOKİ Başkanı Ergün Turan, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” programına konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Turan, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. TOKİ’de anlayış değişikliğine gidildiğinin altını çizen Turan, hiçbir şehirde TOKİ binasının en yüksek bina olmayacağını söyledi. Temel disiplin olarak yatay mimarinin esas alındığını kaydeden Turan, “Tamamıyla bir anlayış değişikliği var. Biz kurum içerisindeki arkadaşlarımıza ‘hiçbir vilayette, kasabada, ilçede en yüksek bina TOKİ binası olmayacak’ diyoruz. Son bir buçuk yılda inşaat yaptığımız il ve ilçelerde en yüksek bina TOKİ binası değildir, mutlaka o yerde imar planlarında bizden yüksek imarlar vardır. Biz temel disiplin olarak yatay mimariyi esas aldık. Çeşme projemiz, şuanda Ürgüp’te yaptığımız projemiz var. Bunların bir kısmı bitti, bir kısmı bitme aşamasında. Bizim ana konseptimiz yatay mimariyi esas almaktır. Yatay mimari vilayetine göre farklılık arz eder. Mesela Ürgüp’te 3 katı geçmedik ama İstanbul Kayabaşı bölgesinde bir konut yaptığınızda 7, 8 kattır bunun makul olanı, Karabük’e gittiğimizde belki 5, 6 kattır. Çankırı’da bu konseptte bir şehir dokusu inşa edeceğiz. Arazi üzerinde ciddi bir çalışma yapıyoruz, 4-5 bin konutluk bir çalışma yapıyoruz. Çankırı’da kalenin altındaki kentsel dönüşüm projesi Türkiye’ye örnek olacak bir projedir. Tarihi dokuya uygun bir mahalle yapıyoruz. Biz yatay mimariyi çok önemsiyoruz, mutlaka yöresel mimari normlar taşıyan eserler üretmeye çalışıyoruz. Her bir vilayette birbirinden farklı nitelikte konutlar üretmeye çalışıyoruz. Yöresel taşlar kullanmaya çalışıyoruz, mahalle kültürünün oluşmasını önemsiyoruz. Meydanın, caminin, okulların, esnafın iç içe olduğu, içinden caddelerin, sokakların geçtiği bir şehircilik anlayışı gütmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    TOKİ’NİN 2016 HEDEFİ 60 BİN KONUT

    TOKİ’nin 2016’da 60 bin konut hedefinin olduğunu belirten Turan, bu yılın TOKİ’nin zirve yılı olduğunu ifade etti. TOKİ’nin son birkaç yıldır yavaşladığı yönündeki eleştirilerin yanlış olduğunu dile getiren Turan, TOKİ’nin geçmişte önemli işler yaptığını ama her yıl üzerine daha da koyarak ilerlediğini vurguladı. Türkiye’de üretilen konutların yüzde 7 ile 8’inin TOKİ tarafından inşa edildiğini söyleyen Turan, “Bizim bu yıl hedefimiz 60 bin konut üretmektir. Toplu Konut İdaresi’nin en zirve yılını hedefliyoruz. Geçmişteki arkadaşlarımız gerçekten çok büyük işler yapmışlar, büyük emek ortaya koymuşlar, zor imkanlarla bunu başarmışlar ama biz bu yıl Toplu Konut İdaresi’nin zirve yılını yaşıyoruz. Bu 60 bin konut hedefi bu yıl başladı, 2 ay geçti. Bu 2 ayda 11 bine yakın konut ihalesi yaptık. Her ay ortalama 5 bin konut yapıyoruz. Türkiye’de yıl içinde üretilen toplam konutun yaklaşık yüzde 7 ile 8 arası Toplu Konut İdaresi olarak tek başımıza üretiyoruz. Ürettiğimiz konutların yaklaşık yüzde 90’ı alt ve orta gelir grubuna yönelik sosyal konutlardır. Bizim sadece yaklaşık yüzde 5, yüzde 8’lik konutlarımız gelir elde etmeye yöneliktir” dedi.

    Turan, TOKİ’nin 2016-2019 yılları arasında hedeflerinin asgari 250 bin sosyal konut inşa etmek olduğunu vurgulayarak, “2023 hedefimiz de asgari 500 bin konut inşa etmektir. Kamuda yaklaşık 250 işgünü var. Bu şu demektir; biz her gün yaklaşık 250 konut inşa ediyoruz. Toplu Konut İdaresi, dünkü gücü ve birikimiyle bugün çok daha büyük hedeflere yelken açmıştır. Önümüzdeki 7, 8 yıllık hedefimizle birlikte 1 milyon 200 bin konuta ulaşacağız. 2023 yılına gelindiğinde Türkiye’deki toplam nüfusun asgari 5 ile 6 milyon arası Toplu Konut İdaresi’nin konutlarında yaşayacak” ifadelerini kullandı.

    “SUR’DA 2009 YILINDAN BERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM VAR”

    Turan, Diyarbakır Sur ilçesinde 2009 yılından beri bir kentsel dönüşüm çalışması olduğunu kaydetti. Sur’un 3 mahallesinde kentsel dönüşüm çalışması yapıldığını belirten Turan, şunları kaydetti:

    “TOKİ’nin bölgede daha önceden de çok ciddi çalışmaları vardı. Bu günkü gündemle sahaya inmiş değil TOKİ. Sur bölgesinde güvenlik politikalarından dolayı bir çalışma var gibi gösteriliyor. Sur bölgesinde 2009 yılından başlayarak Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi ile ortak bir protokol dahilinde o tarihten bu güne kadar üç mahallesinde kentsel dönüşüm çalışması yapıyoruz. Bu çalışmanın paydaşları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Valiliği ve Sur Belediyesi’dir. Yeni bir çalışma değil bu. Sur bölgesi 2011 veya 2012 yılından beri riskli alan ilan edilmiş bir bölge. Kentsel dönüşüme tabi tutulmuş bir bölge.”

    Sur’da ne TOKİ’nin ne de başka bir kurumun bina inşası yapamayacağının altını çizen Turan, “Sur bölgesinde alanla ilgili çalışma yani kentsel dönüşüm çalışması yapıldığında altını çizerek söylüyorum, Sur bölgesi tarihi dokusu olan bir sit alanıdır. Sur bölgesi konumu amaçlı planlı bir bölgedir. Yani burada hiç kimse toplu konut yapısı inşa edemez. Ne TOKİ ne de bakanlıklarımız inşat yapabilir Sur bölgesinde. Tarihi dokusunun ihyası için bir çalışma yapılıyor Sur’da. 2009’dan gelen çalışma tarihi dokunun ihyasıdır. 1940 yılındaki çalışmalar baz alınarak o dokunun ihyası üzerine çalışmalar yapılıyor. Sur asla toplu konut bölgesi değildir. Sur’da üç mahallede çalışmamız var. Mesela Hz. Süleyman Camii’nin etrafında kentsel dönüşüm çalışması var. Diyarbakır’daki vatandaşlarımız ne yaptığımızı biliyor. Etraf temizlendi, rekreatif amaçlı o alanlar kullanılacak. Çevre ve Kültür Bakanlıkları da burada çalışma yapıyor. TOKİ, Sur bölgesinde yeni bina inşa etme çalışması yapmıyor. Bölgede yapılacak olan çalışma Kültür ve Çevre Bakanlığı koordinasyonunda yapılan tarihi doku ihya çalışması” şeklinde konuştu.

    “TOKİ SUR’A GİRECEKMİŞ GİBİ ALGI VAR”

    TOKİ’nin Sur’da yaptığı çalışmaların altında Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi’nin imzasının olduğunu söyleyen Turan, ”Sanki TOKİ Sur’a girecekmiş gibi bir algı var. TOKİ Sur’a asla girmeyecek. TOKİ’nin 2009’dan beri çalışması, niteliği bitmiş binaların oradan kaldırılma çalışması. Hak sahibi insanlara da ya bedellerin ödenmesi ya da onların da konut sahibi yapılması konusu gündemimizde. Diğer alanlarda sadece tarihi dokunun ihyasına yönelik bir çalışma var. Bunlar yalnızca bugün gündemde olan hendek, barikat gibi konulardan kaynaklanmıyor. 2009’dan beri çalışma sürüyor ve belediyenin de bunun altında imzası var. TOKİ’nin uyguladığı bütün yıkımları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi yaptı. Biz vatandaşların paralarını ödedik, onlar da yıkımları yaptı. Yalnızca güneydoğu ve doğu bölgelerimizde değil tüm bölgelerimizde bir değişim yapmak durumundayız” değerlendirmelerinde bulundu.

    “DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA TOKİ OLARAK 142 BİN KONUT YAPTIK”

    Turan, TOKİ’nin ihtiyaç duyulan tüm bölgelere rezerv konutlar inşa ettiğini belirterek, şunları söyledi:

    “TOKİ’nin Silopi ve Cizre ile ilgili çalışması bugünkü gündemle ilgili değil. 2002’den beri bölge en aktif çalıştığımız alanların içinde geliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da TOKİ olarak 142 bin konut yaptık. Bunun için de 19 milyar 54 milyonluk yatırım yaptık. Sur, Cizre, Silopi ve buna benzer bölgelerde rezerv konutlar inşa ediyoruz. Diyarbakır’da, Gaziantep’te, Erzurum’da, Urfa’da vatandaşların konut talebi var. Biz ihtiyaç duyulan bölgelerde rezerv konutları inşa ediyoruz. Diğer alandaki çalışmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve belediyelerin konumlarına göre yapılıyor. Ağrı’da, Muş’ta, Niğde’de, Uşak’ta kentsel dönüşüm yaptık, yine yapacağız. 54 kentte aktif ketsel dönüşüm yapıyoruz. Bu yalnızca o bölgeye özgü bir çalışma değil. Ama o bölgede sosyolojik bazı meseleler var, onun için o bölge öncelik taşıyor. İhtiyaçlar arttığı için saydığım paydaşlarla birlikte çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.”

    “TOKİ TÜRKİYE’NİN İTİCİ GÜCÜDÜR”

    TOKİ’yi 35-40’a yakın ülkenin yakından takip ettiğini söyleyen Turan, “TOKİ’nin bu serüveni yalnızca Türkiye için örnek teşkil eden bir durum değildir. Ben yaklaşık 2 yıldır TOKİ Başkanıyım. Benim başkanlık dönemimde 35-40’a yakın ülkeden yetkililer TOKİ’yi incelemek için geldi. Gelişmekte olan ülkelerden hatta ekonomik anlamda bizden ileri ülkelerden bu modeli incelemek için bir sürü resmi heyetle görüşmeler yaptık. Bu Türkiye’nin başarı hikayesidir. TOKİ Türkiye’nin itici gücüdür. Ben kurumu şu şekilde tanımlıyorum. Sosyal Devlet anlayışının en önemli yansıması bu kuruluştur. Konut sahibi olmayan vatandaşları için dost eli, bir kuruluş burası. Eğer TOKİ gibi bir idare olmasaydı Türkiye’de, bizden konut sahibi olmuş 700 bin insanın yaklaşık 400 bini asla konut sahibi olamazdı. Çünkü biz Anadolu’nun birçok kentinde 8 bin, 10 bin, 12 bin peşinatla ayda 220, 270, 300 lira taksitle 75 metrekare, 80 metrekare daireler veriyoruz” diye konuştu.

    TOKİ Başkanı Turan, TOKİ’yi neden Batı ülkelerinin takip etmediği yönündeki soruya, “Nüfus artışı yoksa, nüfus stabil bir noktada ise o ülkelerde konut sorunu yoktur zaten. Ancak ekonomisi gelişen ve nüfus artışı olan Asya, Pasifik, Afrika ülkelerinden, Orta Doğu ülkelerinden ciddi manada takip edilen bir kuruluşuz. Biz bu modeli yabancılara anlatmakta zorlanıyoruz ve ben bunu anlatmak için de bir şey geliştirdim. TOKİ yılda yaklaşık 8-10 milyar yatırım yapıyor. Yapılan konutların yüzde 80’i veya 90’ı hiç konut sahibi olmayan alt gelir grubu insanlara yönelik. Bu kaynakların tamamını direkt kamu bütçesinden karşılayarak yapmıyoruz, kaynağı üreterek inşa ediyoruz. Bu model Türkiye’ye mahsustur. Türkiye’nin başarı hikayesidir” diye cevap verdi.

    “FİNANSMANIN İKİ SIRRI VAR”

    Turan, TOKİ’nin kendi kaynağını kendisinin ürettiğini belirterek, “Bana göre TOKİ’yi yabancılara anlatırken önemli bir nokta finansmanı nasıl sağladığımız konusu. TOKİ ile birlikte rant kavramları kullanılıyor. TOKİ kendi kaynağını kendisi üretir. TOKİ asla kar amacı güden bir kuruluş değildir. Elde ettiği kaynağı vatandaşa ileten bir kuruluştur. Bana göre kaynağı elde etmekte iki temel sır var. Büyüyen bir ekonomi olması lazım ki Türkiye son 12 yıldır sürekli büyüyen bir ekonomi ve güçlü bir irade gerekir. O da güçlü bir hükümet ve onun başıdır” şeklinde konuştu.

    “KODLARIMIZI YENİLEMEMİZ LAZIM”

    Kentsel dönüşümde insanların ve kurumların kar amacı gütmemesi gerektiğini belirten Turan, TOKİ’nin kar amacı gütmeden fedakarlık yaparak kentsel dönüşüm çalışmaları yaptığını hatırlattı. İnsanların da kentsel dönüşümde kar amacı gütmemesi gerektiğini vurgulayan Turan, şunları ifade etti:

    “Kentsel dönüşümü deprem için, sağlık bir ortam sunmak, sağlıklı nesiller yetiştirmek için yapıyoruz. Trabzon’da Zağnos Vadisi var, buradaki bütün konutları yıktık ve buraya konut yapmadık. Mecburen o insanları başka bölgelere taşıdık. Bir afet gelmeden önce, ‘nasıl bir fedakarlık yaparız da bu afetten en az zararla kurtuluruz’ diye düşünmemiz gerekiyor. Kentsel dönüşüm özellikle büyük şehirlerde öyle bir noktaya taşındı ki, maalesef nasıl ‘bu işten daha çok para kazanırız’ diye düşünülüyor. Mesela 100 metre dairesi olan bir vatandaşımız bir fedakarlık yapıp 80 metrekare bir daireye taşınmayı kabul etmesi gerekirken, 100 metre eski dairesine en az 100 metre daire yada 120 metre daha büyük bir daire istiyor. Tabi bu işi yapan müteahhit de, bazen kamu da bu işten para kazanmak istiyor; o zaman bu sürdürülemez bir yapıya doğru gidiyor. Bir defa kodlarımızı yenilememiz lazım. Herkesin kentsel dönüşüm deyince ‘nereden para kazanırız’ değil ‘nasıl fedakarlık yaparız da bu işi çözeriz’ diye düşünmesi gerekiyor. Asıl sorunun kanuni düzenlemeden öte mantıksal yaklaşım sorunu olduğunu düşünüyorum. Herkes para kazanmak isterse birilerinin para kaybetmesi gerekir. Bana göre herkesin para kazanmak istemesi şehirlere kaybettirir.”

    EMEKLİYE 250 TL TAKSİTLİ KONUT

    “2015 yılının ortalarında 250 TL’den başlayan taksitle Anadolu’nun birçok kentinde emekli vatandaşımızı ev sahibi yapabileceğimizi ilan ettik” diyen Turan, “İlk etapta 17 ilde 4 bin 340 tane konut arz ettik. Yaklaşık 40 bine yakın müracaat geldi, kuraları çektik. Aradan 2-3 ay geçti, tekrar talebin olduğu vilayetlerde bir çalışma yaptık, yine 3 bin 500’e yakın konut tekrar arz edeceğiz, sadece emekli vatandaşlarımıza yönelik olarak yapacağız. Sosyal konuttaki en önemli unsur arazi fiyatlarıdır. Biz hazineden arazi alıyoruz, arazi bedelinin çok ucuz yada sıfıra yakın olması gerekir ki sosyal konut üretimi yapabilelim. Şimdi yine talepler geliyor, talebin geldiği yerlere tekrar dönüp arazi araştırmasını yapıyoruz, bulduğumuz yerlerde projeleri geliştiriyoruz. Böyle her iki ayda bir 5 bin konut, 4 bin konut civarında sadece emekli vatandaşlarımıza yönelik konut arzlarımız olacak. Anadolu’nun bazı yerlerinde 210 TL taksitle de konut satıyoruz. Taktir edersiniz ki bazı vilayetlerde arazi üretiminden kaynaklı 280 TL, 300 TL olabiliyoruz. 2-3 ay önce Ankara Mamak’ta 458 TL, 470 TL taksitle emeklilere konut satışı yaptık. Ankara Mamak’ta yaptığımız konutların şuandaki kira bedelleri 750-800 TL’dir. Biz vatandaşlarımızı kira öder gibi kiradan daha ucuz ev sahibi yapıyoruz. Bu proje, hiç konut sahibi olmayan 3 bin 200 TL’den daha az geliri olan emekli vatandaşlarımıza yöneliktir” ifadelerini kullandı.

    TOKİ 18 STADYUM İNŞA EDİYOR

    Turan, TOKİ’nin Türkiye’de 18 stadyum inşa ettiğini, bu rakamın Avrupa’da toplam inşa edilen stadyum sayısından daha fazla olduğunu söyledi. Stadyumlardan üç tanesinin yapımının tamamlandığını aktaran Turan, 15 tane stadyum inşaatının devam ettiğini sözlerine ekledi.

  • AK Partili Turan: “CHP’liler İyi Niyetli Olsalardı Deniz Gezmiş Asılmamış Olurdu”

    AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Deniz Gezmiş’in idamının o zamanki yasama faaliyetlerine tabi olduğunu belirterek, zabıtlara göre 30’dan fazla CHP’li milletvekilinin ‘evet’ oyu verdiğini, 100’den fazla milletvekilinin ise katılmadığını söyledi. Turan, “CHP’li vekiller, o zamanki vekiller bugünkü arkadaşlar kadar hassas olsalardı, iyi niyetli olsalardı bugün Deniz Gezmiş asılmamış olurdu diye düşünüyorum” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda devam eden 2016 Yılı Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde özellikle CHP’li milletvekillerinin Deniz Gezmiş’in doğum yıldönümü nedeniyle yaptıkları konuşmaların ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Çıkan her CHP’li arkadaş Deniz Gezmiş’in doğum gününden yola çıkarak onu anıyorlar, ben de bundan keyif alıyorum. Belki idam edilmeseydi şu an bu sıralarda vekillik yapıyor olacaktı” dedi.

    “BUGÜN DENİZ GEZMİŞ ASILMAMIŞ OLURDU”

    Her darbeden sonra çok ciddi siyasi bedeller ödendiğine dikkat çeken Turan, “Sadece 1960 değil, 1970’ten sonra da, 1980’den sonra da, 28 Şubat’tan sonra da çok ciddi bedel ödendi. Bazen idam oldu, bazen sürülme oldu, bazen başörtüsü oldu ama her darbeden sonra ciddi bedel ödendi fakat şu yanlış anlama olmasın diye, bir algı yanlışı olmasın diye revize etmek istiyorum; Deniz Gezmiş’in idamı biliyorsunuz, yine o zamanki yasama faaliyetlerine tabi. İdam kararını veren mahkeme uygulama bulması açısından o kararın mutlaka Meclisin onayı gerekiyor. O onayın zabıtlarını aldırdım, arkadaşlara verebilirim. O zamanki 30’dan fazla CHP’li milletvekilinin ‘evet’ oyu var, 100’den fazla vekilin de katılmaması, koridora oturması var. Dolayısıyla, CHP’li vekiller, o zamanki vekiller bugünkü arkadaşlar kadar hassas olsalardı, iyi niyetli olsalardı bugün Deniz Gezmiş asılmamış olurdu diye düşünüyorum” diye konuştu.

  • Tiyatro Sanatçısı Turan Özdemir Anjiyo Oldu

    Dondurmam Gaymak filminin başrol oyuncusu Muğlalı tiyatrocu Turan Özdemir, İzmir’de anjiyo oldu. Dostlarının hastanede yalnız bırakmadığı ünlü oyuncu, aynı gün taburu edildi.

    Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Turan Özdemir, bir süredir yaşadığı bacak ağrısı nedeniyle anjiyo oldu. Sağlık durumu iyi olan ve aynı gün taburcu edilen tiyatrocuyu dostları hastanede yalnız bırakmadı.

    Özdemir’in bacağındaki ağrının sebebini öğrenmek için el bileğinden girerek Radial arter yoluyla anjiyo yaptıklarını kaydeden İzmir Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, “Bacak damarlarının yanı sıra kalp damarlarını kontrol ettik ve gerekli müdahaleyi yaptık. Kendisi kısa sürede eski sağlığına kavuşarak sahneye dönecek. Radial arter girişimleri hasta için oldukça konforlu bir uygulama. Aynı seansta bacak ve kalp damarlarını kontrol edilebiliyoruz. İşlem sonrası kum torbası ve kapama cihazı gibi kanamayı durdurmaya yönelik ek cihaz veya yönteme gerek kalmıyor. İşlemin ardından kanama kontrolü için sadece bandaj ile hafif bası uygulaması yeterli oluyor. Radial arterin etrafında sinir veya başka bir damar yer almadığı için komplikasyon oranları oldukça düşük. Bu yöntemle hasta konforlu şekilde operasyon geçiriyor ve operasyondan birkaç saat sonra taburcu ediliyor” dedi.

    “HİÇ AĞRI HİSSETMEDİM”

    Sohbet ederek anjiyo olduğunu anlatan tiyatro sanatçısı Turan Özdemir ise hiç ağrı hissetmediğini belirterek “Ayrıca sağlık kalitemin yükselmesi için hepimizin düşmanı olan sigarayı bıraktım. Son filmim Mavi Bisiklet ile ay sonunda Berlin Film Festivalinde Türkiye’yi temsil edeceğiz. Sağlığıma kavuşmanın ardından ikinci bir mutluluğu da kazanacağımız ödülle yaşayacağım” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Pelikan “Turan” İle Sahibinin Dostluğu Kıskandırıyor

    Mersin’in Silifke ilçesinde kuş sevdalısı Ali Mavili’nin yaralı olarak bulup tedavi ettiği pelikan arasındaki dostluk görenleri kıskandırıyor. “Turan” adı verilen pelikan, kıskançlığı yüzünden Mavili’ye kimseleri yaklaştırmıyor.

    Barındırdığı 332 kuş türü ile Türkiye’nin sayılı sulak alanlarından Göksu Deltası’nda yaşayan Ali Mavili, yaralı olarak bulduğu Pelikan’ı tedavi etti. Kuş sevdalısı Mavili, sakat kalan göçmen kuşların gönüllü veterinerliğini yapıyor.

    Kimsenin sahip çıkmadığı ayağı, kanadı kırılan leylek, pelikan, flamingo gibi göçmen kuşları tedavi eden Ali Mavili çevresinde kuş doktoru olarak biliniyor. Asıl işi bu olmamasına rağmen çevreyi ve kuşları sevmesi onu zamanla kuş doktoru haline getirmiş.

    Tedavi ettiği kuşların sayısını hatırlamıyor Ali Mavili. Yaralı olarak bulduğu pelikana “Turan” ismini veren Mavili ile pelikan arasındaki dostluk kıskandıracak cinsten. Evinin önünde bulunan havuz kenarında yaşan pelikan Turan’ın özellikle balığı çok sevdiğini söyleyen Ali Mavili, Turan’ın tedavisinin ardından yanından ayrılmadığını söyledi.

    10 bin kilometre karelik alana sahip Göksu Deltası içinde şehirden uzak bir hayat süren Ali Mavili, “Hayvanların her türlü kırığını tedavi etmeyi öğrendim. Veterinerlerin yapamadığı bazı kırıkları ben tedavi ediyorum. Bütün hayvanlarımı kendim tedavi ederim” dedi.

    Geçimini deltada balıkçılık ve hayvancılık yaparak sağlayan Ali Mavili, çok mecbur kalmazsa Silifke’ye gitmiyor. Ali Mavili’nin tedavi ettiği kuşlar ile yaşadıkları ise farklı. Yıllar önce tedavi ettiği ismi “Peri” olan leyleğinin yanından ayrılmadığını anlatan Ali Mavili, “Bir baktım Peri ortalardan kayboldu. Bir süre sonra bir baktım ki Peri yanında 10 leylekle beraber misafirliğe gelmiş. Havuzda ne kadar balık varsa yediler” şeklinde konuştu.

    Son olarak bir yol kenarında yerde yatarken bulduğu pelikanı evine getiren Ali Mavili onunda tedavisine başladı.

    Kendi imkanlarıyla aldığı ilaçlarla pelikanı tedavi eden Ali Mavili, “Bir gün yol kenarında pelikanı hareketsiz olarak yerde yatarken gördüm. Hemen pelikanı alıp eve geldim. Kanatlarının altından iki avuç dolusu kurt temizledim. Eve getirerek tedavisine başladım. Yaklaşık 2 ay boyunca pelikana baktım. Şimdilerde çok daha iyi gözüküyor. Tabi bu süreç zarfında pelikana Turan ismini verdim. İkimiz arasında inanılmaz diyaloglar oluştu. O beni ben onu görmeden duramıyoruz. Beni herkesten kıskanır. İkimiz bir araya geldiğimizde bir başkasının kesinlikle aramıza girmesine izin vermez. Tedavisi tamamlandıktan sonra tekrardan doğal hayata bırakacağım” dedi.

    Çok sayıda göçmen kuşun yanında soyu tükenme tehlikesi altında olan kuşları barındıran Göksu Deltası’nın gönüllü bekçiliğine de yapan Ali Mavili, deltayı görmeye gelen turistlere de rehberlik yapıyor.