Etiket: TÜP

  • Mikroçip Yöntemi Tüp Bebekte Başarı Sağlıyor

    Tüp bebek tedavisinde mikroçip yöntemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, geliştirilen son teknik imkanlar ile tüp bebek tedavisindeki başarı oranlarının arttığını söyledi.

    Tüp bebek tedavisinin uzun yıllar çocuk sahibi olamayan çiftler için umut ışığı olan yardımcı bir üreme yöntemi olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Tüp bebek tedavisi ile labaratuvar koşullarında sağlanan döllenme imkanı ile çiftlerin istedikleri çocuklara kavuşabilme şansları olmuştur. Günümüzde kısırlıkların yarısı erkek kısırlığından kaynaklanmaktadır. Erkek spermlerinin yeterisiz ya da kalitesiz olması çiftlerin doğal yollardan çocuk sahibi olmalarındaki en büyük engellerdendir. Ancak hem tıbbın ilerlemesi hem de tüp bebek tedavisi imkanlarının geliştirilmesi ile artık erkek kısırlığının da önüne geçilebilmektedir” dedi.

    MİKROÇİPLİ TÜP BEBEK TEDAVİSİ

    Tüp bebek tedavisinde mikro akışkan çip teknolojisinin kullanılmaya başlanması ile yeni bir döneme de girildiğini belirten Fıçıcıoğlu, “Mikroçipli tüp bebek tedavisi yöntemi olan bu teknikle erkeklerin sperm miktarlarındaki azalma veya kalitesizliğin doğurduğu sorunlar büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Mikroçipli tüp bebek tedavisi Amerika’da bir Türk biliminsanı tarafından keşfedilmiştir. Amerika’da ve Avrupa’dan sonra ülkemizde de birçok merkez mikroçipli tüp bebek tekniğini kullanmaya başlamıştır” dedi.

    Mikroçipli tekniğin kullanılmasıyla tüp bebek merkezlerinde elde edilen gebelik oranlarında artış gözlemlendiğini ifade eden Fıçıcıoğlu, “Mikroçipli yöntem sayesinde en iyi DNA’ya sa-hip spermlerin seçilmesi imkanı elde edilmiştir. DNA’sı en iyi olan spermlerde en düzdün DNA’lı embriyoların meydana gelmesini sağlamaktadır. Böylelikle yapılan embriyo transferi sonrasında kaliteli embriyoların anne adayının rahmine tutulması daha kolay olmaktadır. Mik-roçip tekniğinin kullanılmasının temelinde vücudun sperm üreten mekanizmasının tatklit edilmesi amacı vardır. Mikroçip tekniğinde kaliteli spermler ile kalitesiz spermler mikro ka-nallar sayesinde farklı yerlerde toplanmaktadır. Mikroçip teknolojisi ile ulaşılan kaliteli spermler doğrudan yumurtaların döllendirilmesine ve kaliteli embriyoların meydana gelmesi için kullanılır. Mikroçipli tüp bebek tedavisinin keşfedilmesindeki amaç erkek faktörlü kısır-lıkların ortadan kaldırılmasının istenmesidir. Gerçekten de bu teknik ile spermlerin kaliteli olanlarının seçilmesi sağlanarak erkek kaynaklı kısırlığın önüne geçilmiştir” diye konuştu.

    MİKROÇİPLİ TÜP BEBEK UYGULAMASI

    Tüp bebek tedavisinde istenilen başarılı sonucun elde edilebilmesi için kaliteli embriyoların oluşturulması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, “Kaliteli embriyoların oluşturulması için hem yumurtanın hem de spermlerin birbirinden ayrı kaliteli olmaları gerekmektedir. Mikro akışkan çip teknolojisi sayesinde kaliteli spermlerin seçilmesi ile iyi nitelikte embriyolar oluşturulabilmektedir. Döllenme işlemi doğal yollardan yapıldığı taktirde spermler kadın vü-cudunda rast gele seçilme özelliğine sahiptirler. Mikro akışkan çip teknolojisi yöntemiyle hor-monların ortaya çıkarmış olduğu mikro kanalcıklar ile vücudun kendi işleyişi taklit edilir. Tıpkı bir süzgeç gibi kaliteli spermler ile kalitesiz spermler birbirlerinden ayrıştırılarak farklı mikro kanalcıklarda toplanırlar. Ardından mikroenjeksiyon yöntemi ile birbirinden ayrılmış sperm-lerden kaliteli olanlar seçilerek doğrudan yumurtaya enjekte edilir. Sağlanan döllenme sonrası daha kaliteli ve canlılığı yüksek embriyolar elde edilir” ifadelerine yer verdi.

    MİKROÇİPLİ TÜP BEBEK TEKNİĞİNİN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR

    Mikroçip yönteminin avartajlarına değinen Cem Fıçıcıoğlu, “Mikro akışkan çip teknolojisinin çiftlere sağladığı en büyük avantaj erkek kısırlığı sorununu ortadan kaldırarak tüp bebek teda-vilerinde elde edilen gebeliklerdeki artıştır. Tüp bebek tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilmesi için kaliteli embriyoların seçilmesi şarttır. Kaliteli embriyoların oluşması içinse anne adayının yumurtalarının kaliteli olması baba adayının da sperm miktarının yetmesi ve kaliteli olması gerekmektedir. Mikro akışkan çip teknolojisi sayesinde kaliteli spermlerin seçilmesi ve kaliteli spermlerin kullanılması mümkündür. Böylelikle yumurta ile yapılan döllenme son-rasında 5. güne kadar canlılığını ve gelişimini koruyan embriyoların elde edilmesi sağlana-bilmektedir. Bu embriyolar canlılığı ve gebelik şansı en yüksek olan embriyolardır. Mikro akışkan çip teknolojisi sayesinde erkek kısırlıklarından kaynaklı tüp bebek başarısızlıkları oranı da yüzde 20’lere kadar düşürülmüştür” dedi.

  • İskenderun’da Tüp Patladı: 1 Yaralı

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde bir lokantada tüp patlaması sonucu 1 kişi yaralandı.

    Alınan bilgilere göre, Doktorlar caddesinde bir lokantada henüz belirlenemeyen nedenle sıkışma nedeniyle gaz tüpü patladı. Patlama sonucunda ismi öğrenilemeyen bir lokanta çalışanı yaralandı. Çevredeki vatandaşların durumu bildirmesi üzerine olay yerine ambulans, itfaiye ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaralı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından İskenderun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • Tüp Bebek Tedavisinde Sigara Tehlikesi

    Tüp bebek tedavisinde sigaranın zararları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yücel Karaman, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere uyarılarda bulundu.

    Tüp bebek tedavisinde başvurulan yöntemlerin ve ilaçların, tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanabilmesi için yeterli olmadığını söyleyen Brüksel Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi doktorlarından Prof. Dr. Yücel Karaman, ‘’Tedavi esnasında hastaların tüp bebek tedavisi için risk oluşturabilecek alkol ve sigara gibi alışkanlıklarını, tedavinin seyri ve sonucu açısından geride bırakması gerekmektedir’’ dedi.

    TÜP BEBEK YÖNTEMİ VE SİGARA İLİŞKİSİ

    Tüp bebek tedavi yöntemini seçmiş adayların, üreme faktörleri ya da hormon seviyeleri ile ilgili sorunlar olabileceğini belirten Karaman, ‘’Eğer anne adayı sigara ve alkol kullanıyor ise yumurtalık kapasitesi istenilenin çok daha altında bir düzeyde tespit edilebilir. Sigara kullanan baba adayında ise sperm kalitesi ve sayısı bu durumdan olumsuz olarak etkilenir. Eğer ki tedavinin başlamasından sonra anne veya baba adayı sigara kullanmaya devam ederse tedavinin başarılı olma şansı düşer. Anne adayının yumurta hücrelerinin döllenmesi için başarı oranı, sigara kullanımı nedeniyle önemli ölçüde düşer. Döllenme sonrası embriyo evresine geçen yumurtanın, anneye transferi sonrası rahimde tutunma şansı da sigara kullanımı hala devam ediyorsa azalır’’ ifadelerinde bulundu. Çocuk sahibi olmak isteyen kişiler için bu dönemin oldukça hassas olduğuna dikkat çeken Karaman, anne adayının beslenme düzeninin ve hayat tarzının, tedaviyi ve bebeğin gelişimini etkileyeceğini vurguladı. Sigaranın, tüp bebek tedavisini olumsuz yönde etkileyeceğine değinen Karaman, ‘’Hamilelik gerçekleşse dahi, bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimi üzerinde olumsuz etkiler görülebilir’’ diye konuştu.

    SİGARA İÇEN KİŞİLERDE KISIRLIK GÖRÜLME ORANI DAHA YÜKSEK

    Sigara kullanımının genel sağlığı da olumsuz yönde etkilediğini belirten Prof. Dr. Yücel Karaman, ‘’Östrojen gibi hormonların salgılanması sigara kullanımı nedeniyle önemli oranda düşer. Sigara kullanan kişilerin üreme fonksiyonları zayıflar, yumurtalık işlevleri azalır. Yapılan araştırmalarda, bu alışkanlığın insanlar üzerinde doğurganlığı önleyici olumsuz bir etki oluşturduğu tespit edilmiştir. Sigara kullanan kişilerde kısırlık görülme oranı, sigara kullanmayan kişilere göre çok daha fazladır. Yumurtalıklarda oluşabilecek tıkanıklıklar ve tahrişler neticesinde hamile kalma şansı, sigara kullanımı nedeniyle azalabilir. Eğer ki hamilelik şansını yakalamış bir kadın sigara tüketimine devam ediyorsa, prematüre, erken doğum, düşük gibi sorunlar yaşayabilir. Sigara tüketiminin çok yoğun olan kadınlarda ise menopoza girme yaşı ortalama 2 yıl daha erken olabilir’’ diyerek konuşmasını sürdürdü.

    TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE SİGARA NE ZAMAN BIRAKILMALI?

    Sigara kullanımı ve sıklığının tüp bebek tedavisi veren kliniklerin yönelteceği en önemli sorulardan biri olduğunu ifade eden Karaman, ‘’Çiftler tüp bebek yönteminin başarılı bir şekilde sonuçlanmasını istiyor ise tedaviye başlanmadan en az 3 ay önce sigara ve alkol gibi alışkanlıklarını bırakmalı, stresten uzak durmalıdır. Hamilelik gerçekleştiği takdirde ise hem hamilelik, hem de emzirme dönemi süresince sigara içilmemesi ve pasif içici konumunda bulunulmaması, hem bebek hem de anne adayının sağlığı açısından en doğrusu olacaktır’’ dedi.

  • Tüp Bebek İle 10 Yıl Sonra Bebek Sevinci

    Ordu’da 10 yıldır anne olma özlemi çeken Derya Aslantaş, valilikçe başlatılan tüp bebek projesi kapsamında tedavi görerek bebek sahibi oldu.

    Ordu Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sosyal güvencesi bulunmayan aileler için başlatılan projeden yararlanan Derya Aslantaş, tedavi sürecinin ardından özel bir hastanede doğum yaptı. 3 kilo 600 gram olarak doğan ve Yağız ismi verilen bebeğin gayet sağlıklı olduğu belirtildi.

    Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Derya-Murat Aslantaş çiftinin mutluluğuna ortak oldu. Bebeği hastanede ziyaret eden Vali Balkanlıoğlu, tüp bebek yöntemi ile gözlerini dünyaya açan minik bebeğe hayırlı ve sağlıklı bir ömür dileğinde bulundu.

    Aile ile bir süre sohbet eden Vali Balkanlıoğlu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla bebek sahibi olmayan evli çiftlere arzu ettikleri takdirde tüp bebek sahibi yapmak için bir proje yürütüldüğünü hatırlattı. Vali Balkanlıoğlu, bu proje kapsamında Ordu’da 30 tüp bebek başvurusu yapıldığını halen 10 ailenin bebek beklediğini ifade etti.

    Vali Balkanlıoğlu, Derya ve Murat Aslantaş çiftinin ise tüp bebek başvurusu kapsamında bebeğine kavuşan üçüncü aile olduğunu sözlerine ekledi.

  • (Özel Haber) 45 Yaşındaki Kadın, Tüp Bebek Yöntemiyle Çocuk Sahibi Oldu

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde yaşayan 26 yıllık Aygen çifti, tüm uğraşlara rağmen çocuk sahibi olamadı. Hacire Aygen’in 45 yaşına gelmesiyle oldukça düşen gebelik ihtimali, Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in tedavisi sonucu gerçeğe dönüştü.

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde yaşayan 26 yıllık evli Hacire ve Osman Aygen’in bir türlü çocukları olmadı. Aradan geçen zaman içinde çalmadık kapı bırakmayan ve 5 kez tüp bebek yöntemi deneyen çiftin tüm umutları Hacire Aygen’in 45 yaşına basması nedeniyle sönmeye başladı. Osman Aygen’in çocukları olmadığı için eşine şiddet uyguladı. İkilinin evliliklerinin bitme noktasına gelmesini Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer engelledi. Doç. Dr. Çoksüer’in yanına gelerek tedavi olan çift Çoksüer’in yanındaki ilk, toplamda ise 6. denemede çocuk sahibi olmayı başardı. 45 yaşında çok düşük olan bir ihtimalle çocuk sahibi olmayı başaran Hacire Aygen, eşi Osman Aygen ve 14 aylık olan minik Muhammed ile mutluluklarını pekiştirdi.

    “ÇOCUĞUMUZ OLMADIĞI İÇİN EŞİMDEN ŞİDDET GÖRDÜM”

    Doç. Dr. Çoksüer, Aygen çiftini çocuklarının olmasının ardından aileyi yaşadıkları Dicle’de ziyaret etti. Doç. Dr. Çoksüer’i karşılarında gören Aygen çifti çocuklarını da yanına alarak Çoksüer ile mutluluk pozu verdi. Ziyaret sırasında bir konuşma yapan 46 yaşındaki Hacire Aygen, “46 yaşındayım. 26 yıldır çocuğumuz olmuyordu. Çok denedik ama olmadı. Eşimden şiddet de gördüm. Aynı evde hep küstük. Neredeyse ayrılıyorduk. Şimdi çocuğumuz oldu, çok mutluyum” dedi.

    Hacire Aygen’in eşi Osman Aygen de, “26 yıldır çocuğumuz olmadı. Şimdi tüp bebek yöntemi ile çocuğumuz oldu. Daha önce huzurumuz hiç yoktu. İmkanımız olsa bir iki tane daha tüp bebek yaparız” diye konuştu.

    “HASTANIN STRESTEN KURTULMASI İÇİ İLK İKİ AY AKUPUNKTUR TEDAVİSİ UYGULADIK”

    Aygen çiftinin kendilerine başvurduğunda 26 yıllık evli olduklarını kaydeden Doç. Dr. Çoksüer, şunları kaydetti:

    “Aygen çifti bize başvurduğunda 26 yıllık evliydi ve artık çok sayıda tüp bebek başarısızlığı olarak bize başvurdu. Biz hastadan detaylı analizini aldık, sorgulamasını yaptık. Aldığımız sorgulamada hastada çok ciddi anlamda stres faktörü olduğunu saptadık. Tabi özellikle Hacire hanımın yumurtalıklarında da ciddi anlamda azalma olduğu için ve tüp bebek başarısızlığı olduğu için çok ciddi stres faktörü vardı. Biz burada hastanın stresten kurtulması için ilk bir iki ay akupunktur tedavisi uyguladık. Hastanın stresini gidermeye çalıştık. Hastaya öncelikle psikolojik destek verdik. Ta ki hasta psikolojik olarak kendini hazır hissedinceye kadar aslında bir ön tedavi verdik. Hasta artık kendini rahat hissettikten sonra artık biz tüp bebek tedavisi uygulamasına aldık ve hastaya rutin tedavimizi uyguladık. Uyguladıktan sonra yumurta sayısı da azdı ve tabi ki tüp bebekte de aşamalar biraz zorlu geçti. Sonradan akupunktur ile beraber yaptığımız tedavide pozitif sonuç aldık ve bu bizi mutlu etti.”

    “HAMİLELİĞİN 4. AYINDA BİLE BİZE İNANMIYORLARDI”

    Gebelik testinin pozitif olmasına rağmen ailenin kendilerine inanmadığını aktaran Doç. Dr. Çoksüer, şu ifadeleri kullandı:

    “Özellikle gebelik testi pozitif olunca ailede o kadar ciddi bir stres faktörü vardı ki, inanmıyorlardı artık. Resmen çocuk sahibi olacaklarına inanmıyorlardı. Biz gebeliğin pozitif olduğunu söylediğimizde hala bir inançsızlık vardı ta ki 4 ay oluncaya kadar hasta 16 hafta oluncaya kadar bize geldiğinde gebelik var dendiğinde bize inanmıyordu çünkü artık umutları tamamen tükenmişti. Onun için bizde hastaya detaylı olarak tedavi verdikten sonra şu anda Allah’a çok şükür tedavi sonrası mutlu bir çocuğumuz var Muhammed adında. Hem psikolojik anlamda hem de artık aile huzuru anlamında çok ciddi pozitif şeyler gördük. Bakın şu anda doğum sonrası, 1 yaşını geçmiş durumda. 14 aylık olduktan sonra onu ziyarete geldim özellikle o mutluluğu beraber paylaşalım diye geldik. Şu anda o mutluluğu görmek bana bana da ekibime de hepimize ciddi bir keyif kattı. Onun için şimdiden Allah analı babalı büyütsün. Allah her daim mutlu ve huzurlu etsin.”