Etiket: TÜP

  • Kızılcahamam’da Tüp Patlaması 2 Yaralı

    Ankara’nın Kızılcahamam İlçesi’nde bir evde baynodaki tüpün patlaması sonucu 2 kişi yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre, Yenice Mahallesi Bağlar sokakta bulunan 3 katlı binan en üst katında oturan Kemal Akyel’e ait dairede patlama meydana geldi. Olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polisin yaptığı incelemede patlamanın banyodaki tüpten kaynaklandığı belirlendi.

    Evde bulunan Kemal Akyel ve Zeynep Akyel patlamanın etkisiyle yaralandı. Yaralılar Kızılcahamam Devlet hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Patlamanın etkisiyle evin bütün camları kırıldı. Yaralıların vücutlarında kesikler ve yanıklar olduğu belirtildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Tüp Bebekte Akupunktur Etkisi

    Son 15 yılda Almanya ve İngiltere’de yapılan bilimsel çalışmalarda akupunktur tedavisinin tüp bebekte başarı oranını artırdığı tespit edildi. Dr. Murat Topoğlu, “Hastalarımda da bunların örnekleri mevcut. Hatta aylarda günlerde akupunktur sonucu tüp bebek sahibi olan bir hastamız da doğum yapacak” diye konuştu.

    Dr. Murat Topoğlu, normalde tüp bebek olasılığı 35 yaş ve altında yüzde 32, 35-37 yaşlarında yüzde 27, 38-39 yaşlarda yüzde 20, 40-42 yaşlarda ise yüzde 13 olurken, akupunktur tedavisiyle birlikte 35 yaş altı tüp bebek tedavisinde başarı oranı yüzde 60-65’lere çıkıyor” dedi.

    AKUPUNKTURUN TÜP BEBEK OLUŞUMUNDAKİ ETKİSİ

    Dr. Topoğlu şunları kaydetti:

    “Yumurtaların artmasına neden olur. Yumurtaların kalitesinin artmasına neden olur, Otonom sinir sistemimiz üzerinden hormonsal dengenin oluşmasına ve yumurta kalitesinin de artmasına katkıda bulunmaktadır. Bu araştırmalar akupunktur tedavisi gören anne adaylarının hamile kalma ve bu hamileliği sürdürme oranlarının daha yüksek olduğunu göstermektedir.”

    Dr. Topoğlu, “Tüm vücutta, beta-endorfin denen bir kimyasal maddenin salgılanması artmaktadır. Bu artış ile GnRH (gonadotropin releasing) =Vücut büyüme hormonunun salınımını artırır. Bu da dolaylı olarak vücudun ürettiği steroid ve gonadotropin hormonlarının salgılanması artmaktadır. Ek olarak, akupunktur uygulaması sonrasında, uterusa (rahime) olan kan akımı artar, Rahim iç duvarının (endometrium) olgunlaşmasını sağlar ve sonuç olarak rahimde gebeliğin oluşmasını kolaylaştıran koşullar sağlanır. Akupunktur tedavisi, endometrium olarak adlandırılan rahim içerisindeki bu tabakanın yeterli kalınlığa ulaşmasına katkıda bulunur. Akupunktur, ruhsal durum üzerine de dengeleyici bir etki yaptığından dolayı; ruhsal stres de büyük oranda ortadan kalkar. Böylece tüp bebek uygulaması öncesinde ve sonrasında, akupunktur tedavisi gören anne adaylarının başarı şansı; akupunktur tedavisi görmeyenlere göre daha fazla artmaktadır. Akupunktur endometriumun yeterli olgunluğa ulaşmasına katkıda bulunur. Akupunktur düzenleyici etkisi ile anne adayının strese karşı dayanıklılığını arttırır. Böylece tüp bebek uygulaması öncesinde ve sonrasında akupunktur tedavisi gören anne adaylarının başarı şansı akupunktur tedavisi görmeyenlere oranla daha artmaktadır. Tedavilere ideal olan yumurtalıkların uyarılmasından 3 ay önce haftada bir kez seans uygulanmasına başlanmasıdır. Yumurtalıkların uyarılması için verilen ilaçların yan etkisini de azaltır. İlaçların etkisini artırarak yumurtaların fazla olmasını ve de olgun olmasına yardımcı olmasını sağlar. Aşılama yapılıncaya kadar haftada 4 kez toplam 10-15 seans uygulanır. Sonra sonuç beklenir. Tedavi 30 dakika sürer. İğneler hem kulağa hem de vücuda konarak yapılır” diye konuştu.

  • Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenir

    Normal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin tercih ettiği yöntemlerden biri de tüp bebek yöntemi. Yöntem hakkında bilgi veren Op. Dr. Serkan Oral, tüp bebeğin tutmama nedenlerini, kaç kez denenebileceğini ve tedavinin hangi durumlarda iptal edileceğini anlattı.

    Tüp bebek tedavisinin günümüz teknolojine paralel olarak geliştirilen yeni teknikleri ile her geçen gün başarısını destekleyen sonuçlar elde etmesine rağmen hiçbir zaman yüzde 100’lük bir başarı garantisi vermediğini söyleyen Op. Dr. Serkan Oral, ” Çiftlerin çocuk sahibi olamama nedenleri ile birlikte uygun tedavi aşamalarının gerçekleştirilmesine rağmen bazı faktörler doğrultusunda tedavi başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Her başarısızlık maddi ve manevi olarak ciddi bir yorgunluk payı oluştursa da, çiftlerin bu yeterliliğe sahip olması halinde başarıyı elde edene kadar tüp bebek denemelerine devam edilebilir. Kısacası tüp bebek denemelerinde yasal olarak ya da başarısızlık olarak adlandırılabilecek belli bir sınırlandırma yoktur. Çiftlerin maddi ve manevi açıdan kendilerini hazır hissetmeleri ile istenildiği kadar deneme yapılabilir. Ancak uzmanların ortak görüşü 3 denemeden sonra başarı oranlarının düştüğü yönünde. Bu öngörüye rağmen sekizinci veya onuncu denemede başarıya ulaşan çiftleri de görmek mümkün’’ dedi. 3 denemeye rağmen başarının elde edilememesi durumunun ‘’tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları’’ olarak adlandırıldığını belirten Oral, ‘’Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarının araştırılması ile alternatif çözüm yolları değerlendiriliyor’’ ifadelerinde bulundu.

    TÜP BEBEK TUTMAMA NEDENLERİ NELERDİR?

    Kadının ilerleyen yaşına paralel olarak yumurta rezervleri ve gebelik için uygunluk koşullarının azaldığını vurgulayan Oral, “Bu nedenle ileri yaş anne adaylarının gebelik için uygun rahim şartlarının bozulması ile embriyonun rahme tutunamaması, yumurtalıkların uyarılması için kullanılan ilaçlara karşı verdiği yanıtın yetersiz olması ve yumurtalarda meydana gelebilecek morfolojik anormallikler ortaya çıkması ile tüp bebek tedavileri başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Bunun dışında tüp bebek tutmama nedenleri, baba adayının sperm kaynaklı sorunları (sayı, hareketlilik, kalite yetersizliği), rahim duvarının embriyonu tutunması için yeterince kalın olmaması, tedavi kapsamında kullanılması gereken ilaçların düzenli bir şekilde alınmaması, doktorun önerilerine dikkat edilmemesi ve beslenme alışkanlığına özen gösterilmemesi olarak sıralanabilir’’ diye konuştu.

    TÜP BEBEK TEDAVİSİ EN FAZLA KAÇ KERE YAPILABİLİR?

    Tüp bebek tedavisinin deneme sayısında herhangi bir sınırlandırma olmadığına dikkat çeken Oral, ‘’Fakat çiftlere uygun tedavinin belirlenmesine ek olarak güvenilir merkezlerde uygulanmasına rağmen deneme sayısının artması, başarı şansı ile ters orantıdadır. Bu durum özellikle ileri yaş anne adaylarında geçerli oluyor. Ancak doktorun ön gördüğü bir başarı durumu söz konusu ise, çiftlerin maddi ve manevi imkanları doğrultusunda tüp bebek tedavisi istenildiği kadar denenebilir’’ dedi.

    TÜP BEBEK TEDAVİSİ HANGİ DURUMLARDA İPTAL EDİLİR?

    Tüp bebek tedavisinin hangi durumlarda iptal edileceği hakkında bilgiler veren Op. Dr. Serkan Oral, ‘’Yumurta gelişimin yeterli olmaması, yumurtalıkların erken çatlaması, döllenmenin olmaması, embriyoların yeterli gelişimi gösterememesi, baba adayında sperm üretiminin olmaması halinde meniden ya da testislerden sperm elde edilemiyor ise, tüp bebek tedavisi iptal edilir. Gebelik için uygun kaliteye sahip olmayan anormal embriyoların saptanması ile transfer işlemi gerçekleştirilmeden tedavi iptal edilir’’ diyerek sözlerini noktaladı.

  • Uzmanlardan Ailelere Tüp Bebek Uyarısı

    Bebek sahibi olmak için tüp bebek yöntemine başvuran çiftlerin yaşam tarzı değişiklikleriyle bu sürece hazırlanmasının büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, tüp bebek için en uygun yöntemin seçilerek, anne ve baba adayının bu yolda birbirlerine destek olması ve tedavinin tüm gerekliliklerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

    Memorial Dicle Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Bölümü’nden Op. Dr. Uğur Değer, tüp bebek tedavi sürecinde çiftlerin dikkat etmesi gereken konular hakkında bilgi verdi. Bir kadının gebe kalma sürecinde 15 milyon sperm rol oynadığını belirten Op. Dr. Uğur Değer, erkekte bu rakam eğer 5 milyonun altında ise çiftlere tüp bebek tedavisinin önerildiğini söyledi. Değer, “Bebek sahibi olamayan çiftlerin en çok endişelendiği konulardan biri de açıklanamayan infertilite yani kısırlıktır. Yapılan tetkiklerde herhangi bir neden bulunamıyor tüp bebek yöntemlerinden çift için en uygun olanı seçilip tedaviye başlanır” dedi.

    “TEDAVİ SIRASINDA STRESİ AZALTICI ETKİNLİKLERDE BULUNUN”

    Op. Dr. Uğur Değer, tedavi sırasında çiftlerin stresi azaltıcı etkinliklerde bulunması gerektiğini belirterek, tüp bebek tedavi süreci kararı alındığı anda aslında tedavinin de başlamış olduğunu söyledi. Değer, “Hastanın mutlaka tedavi sürecine kendini psikolojik olarak hazırlaması gerekir. Stresi azaltmak için bazı aktivitelerde bulunmak, düzenli egzersiz ve doğa yürüyüşleri yapmak, doğru beslenmek, zihinsel ve fiziksel hazır olmak tedavide başarı şansını artıran etkenlerdir” diye konuştu.

    “EŞİNİZE DESTEK OLUN”

    Bu süreçte baba adayına da büyük görev düştüğünü belirten Dr. Değer, baba adayının anne adayı ile arasındaki iletişimi her zamankinden daha sıkı tutması ve ona her konuda destek olması gerektiğini dile getirdi. Değer, tedavi sürecinin olumsuz sonuçlanacağı endişesinin bir kenara bırakılması gerektiğini, çeşitli nedenlerle olumsuz sonuçlanırsa bile 3 ay sonra tekrar denenebileceğinin unutulmaması gerektiğini ifade etti. Op. Dr. Uğur Değer, “Tüp bebek tedavi yöntemini doğal bir gebelik süreci olarak kabul etmek gerekir. Çünkü bu yöntemle gebe kalanlar kadınlar da normal bir hamilelik dönemi geçirmektedir. Çiftin kendi sperm ve yumurtaları ile gerçekleştirilmektedir ve dünyaya gelen bebek de diğer bebeklerden farksızdır. Beslenmeye dikkat etmek tüp bebek tedavi sürecini olumlu etkilemektedir. Doktorun beslenme konusunda önerileri mutlaka dikkate alınmalıdır. Bunun yanı sıra uzman bir diyetisyen ile görüşülüp detaylı bir beslenme planı yapılabilir. Mümkün olduğu kadar da fastfood ve abur cubur olarak adlandırılan besinler yerine daha taze, organik besinler tüketilebilir. Ayrıca sıvı tüketimi de oldukça önemlidir. Kola, çay, maden suyu gibi içecekler sıvı ihtiyacını karşılar diye düşünülmemeli, günde en az 2 litre su tüketilmelidir. Balık tüketiminin de hastaya tedavi sürecinde fayda sağlayacağı unutulmamalıdır” şeklinde konuştu.

  • Tüp Mide Ameliyatı Olanın Kalp Krizi Riski Azalıyor

    Kardiyoloji Uzmanı Dr. Abdullah Uluçay, tüp mide operasyonu geçirmiş kişilerin uyku apnesi, hipertansiyon, diyabet ve kalp krizi riskinin azaldığını söyledi.

    Hatay’ın İskenderun ilçesindeki Gelişim Hastanesi’nde görev yapan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Abdullah Uluçay, sağlıklı olmak ve kalmak için spora başlamadan önce hekim görüşü almanın önemine dikkat çekerek, “Geçtiğimiz hafta içerisinde ülkemizin önde gelen iş adamlarından biri spor yaparken kalp krizi geçirdi ve yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yaşanan üzüntü verici bu olay sonrasında iş ve günlük yaşantımızda ‘Tüp mide operasyonu geçirmek veya spor yapmak kalp krizini tetikler mi?’ sorusu soruluyor ve bu soruya bilinen kalp sorunu olanlar ve olmayanlar yanıt arıyor. İlk olarak tüp mide operasyonu geçirmiş olmanın kalp krizi için tetikleyici bir faktör olmadığını söylemekte fayda var. Aksine bu operasyonu geçirenlerde uyku apnesi, hipertansiyon, diyabet ve kalp krizi riski azalıyor” dedi.

    Sağlıklı olmak ve kalmak için spora başlamadan önce hekim görüşü almak gerektiğini belirten Dr. Uluçay, “Profesyonel sporcuların belirli aralıklarla sağlık kontrolünden geçtiğini hepimiz biliyoruz. Özellikle orta-ileri yaşlarda kontrolsüz bir şekilde spora başlamak sorun yaratabilir. Koroner kalp hastalarında kalp sağlığı için tempolu yürüyüş yapılmasını öneriyoruz. Ev veya iş hayatındaki günlük koşuşturmaya ek olarak yürüyüş yapılmasını öneriyoruz. Yeni başlayacaklar için giderek artan mesafelerde olmak üzere günlük en az 30 dakika kadar yürüyüş öneriyoruz. Haftada 5 gün kadar yürüyüş yapılmalıdır. Yemekten hemen sonra tempolu yürünmesi doğru değil, öğün üzerinden 2-3 saat kadar geçmeli. Çok soğuk havalarda rüzgâra karşı yürüyüş yapılmamalı. Yürünecek bölgenin eğimi düz olmalı, dik bölgelerde tempolu yürüyüş kalbin iş yükünü gereğinden fazla artırabilir. Kişinin egzersiz kapasitesi iyi ise hafif tempoda koşu da yapılabilir” diye konuştu.

    Egzersizin faydaları hakkında bilgiler veren Uzm. Dr. Abdullah Uluçay, şunları kaydetti:

    “Düzenli egzersiz yapanlarda bazı kanser türlerinin, şeker hastalığının, hipertansiyonun, inmenin, kemik erimesinin, obezitenin daha az görüldüğünü biliyoruz. Düzenli egzersiz yapanlarda depresyona da daha az rastlanıyor. Özetlemek gerekirse orta ve ileri yaşlarda hekim görüşü alınmadan yapılacak patlayıcı güç gerektiren egzersizleri önermiyoruz. Örnek vermek gerekirse 50 yaşında düzenli egzersiz alışkanlığı olmayan bir erkek bireyin kalp sağlığını korumak için haftada 2 gün halı saha maçı yapması doğru değildir.”