Etiket: “tüm

  • Askeri Casusluk Davasında Tüm Sanıklara Beraat İstendi

    İzmir’de görülen Askeri Casusluk davasında Savcı, tüm sanıkların beraatını istedi.

    İzmir’de görülen ve kamuoyunda Askeri Casusluk davası olarak bilinen davada bütün sanıklara savcı tarafından verilen mütalaada beraatleri istenirken, çete suçundan beraati istenen sanıklar Narin K. ve Safiye K. için evlerinde gizli belge bulundurmaktan cezalandırılmaları istendi.

    Kamuoyunda askeri casusluk davası olarak bilinen gizli bilgi ve belge bulundurma davasında sona doğru gelindi. İzmir 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden duruşmanın sabahki bölümünde iddia makamı savcı Ali Ertan’ın hazırladığı 400 sayfalık mütalaası okundu. Yapılan son duruşmada iddia makamı, aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanık hakkında talebini açıkladı. Toplanan delillerin hukuka uygun yöntemle elde edilmediğini gerekçe gösteren iddia makamı savcı Ali Ertan, çete ve örgüt oluşturmak suçundan tüm sanıklar hakkında beraat talep etti. Asker sanıklar hakkında tespit edilecek suçlarla ilgili kararı askeri mahkemenin vermesi konusunda görüş belirten iddia makamı Ali Ertan, evlerinde gizli belge bulunduran Narin K. ile Safiye K.’nin TCK’nın 334-1 maddesince cezalandırılmasını talep etti. Öğleden sonra yapılacak duruşmada sanık avukatları, iddia makamının görüşüne karşı taleplerini dile getirecek. Mahkeme heyetinin sanıklarla ilgili görüşünü yarın açıklaması bekleniyor.

    “SANIKLARA KURULAN BİR KUMPAS BU’’

    Duruşma arasında konuşan sanık avukatlarından Murat Ergün, “Mütalaa kapsamlı bir mütalaa. 400 sayfalık bir mütalaayı burada ayaküstü değerlendirmemiz mümkün değil çünkü tamamına vakıf değiliz. Orada sonuç kısmı okundu. Okunan kısmıyla değerlendireceğim. Asıl sağlıklı değerlendirme mütalaayı alıp tamamını okuduktan sonra olur. Ama anladığımız kadarıyla beklentileri tamamen karşılamıyor mütalaa. Tabi savcılığın takdiri bu. Çok büyük oranda şeyler söylendi. Suçlamaların özünü teşkil eden çete iddiası, bilgi, belge sızdırma iddiası, casusluk iddiası, kadınlar, ahlaksız ilişkiler iddiasının tamamının gerçek dışı olduğunu savcılık kabul etti. Bunlarla ilgili herkesin beraati istendi. Şuan itibariyle İzmir dosyasının adı, bir kumpas dosyası olarak anılabilir ama sanıklara kurulan bir kumpas dosyası adı olarak anılabilir. Çünkü, savcılıkta iddianamesindeki iddialarının tamamını geri çekti, iddianamede ne diyordu; işte bir suç çetesi var, TSK’dan bilgi, belge sızdırıyor gibi. Bunları hiç birinin gerçek olmadığını bu mütalaada savcılık ifade etti. Ama beklentilerin ötesinde farklı olan ne var, şu var; bir takım askeri kişiler ders notları, hazırlık notları, çalışma notları mesai dışında da çalışmak için evlerinde bulundurmuş, çalışıyorlar görevleri icabı, her kamu görevlisinde işiyle ilgili evinde belge bulunabilir. Bu acaba askeri ceza açısından aykırılık teşkil ediyor mu sorusunun yanıtlanması için İzmir savcılığı, askeri savcılık bu konuyu irdelesin diyor. Sadece bu konu açısından ve birkaç sanık açısından bunu söylüyor mütalaa. Davanın özü itibariyle bugün İzmir Casusluk olarak bilinen dava savcılık herkesin beraatini istedi diyebiliriz.’’

    Mahkeme heyeti ile görüştüğünü dile getiren Ergün, ’’Mahkeme heyeti, çok kısa bir sürede bu esas hakkında mütalaaya karşı savunma tarafının görüşünü alıp bu konuyu burada kapatmak istiyor. Cuma’dan önce bence bir karar verilmez’’ dedi.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme ve bulundurma suçlamasıyla 357 sanıklı davada 49’u muvazzaf asker 79 sanık tutuklandı. Sanıklar hakkında iki yıl ile ömür boyu arasında değişen hapis cezaları istendi. Suç örgütünden ele geçirildiği iddia edilen belgelerde bürokrat, devlet adamı, asker ve MİT mensubu yüzlerce kişiye ait fişleme bilgileri bulundu. TMK 10’uncu maddesiyle görevli İzmir 12’nci Ağır Ceza Mahkemesinde 2013 Nisan ayında görülmeye başlanan, özel yetkili mahkemelerin kapatılmasıyla 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam eden davada, tutuklu sanıkların tamamı değişik zamanlarda tahliye edildi.

  • Tüm Acil Çağrılar 112’de Toplandı

    Muğla’daki 8 acil çağrı numarasının tek noktada toplanması amacıyla başlatılan çalışma tamamlandı. Acil Çağrı numaralarından Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, AFAD, İtfaiye, Sağlık, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile Orman’a ait acil çağrı numaraları 112 Çağrı Merkezi bünyesinde toplandı.

    İl Emniyet Müdürlüğü’nün 112 Acil Çağrı Merkezi’nde faaliyete geçmesi törenine, Vali Yardımcısı Fethi Özdemir, İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya, 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Kamil Karakaya ve İl Emniyet Müdürlüğü personeli katıldı.

    Konuyla ilgili yaptığı açıklamada 112 Acil Çağrı Merkezi’nin bugün itibarıyla yönetmelikte yer verilen bütün kurumlar ile hizmet vermeye başladığını belirten Muğla Valisi Amir Çiçek, “Ülke genelinde hizmet vermekte olan 21 adet 112 Acil Çağrı Merkezi’nden biri de ilimizde başarı ile hizmete alındı. Gerek sürekli ikamet eden hemşerilerimizin gerekse de yerli ve yabancı konuklarımızın ‘tek numara’ üzerinden acil yardımı tüm kurumlardan aynı anda alması artık ülkemizde son dönemlerde yerleşen ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunun ve insana verilen değerin en önemli göstergesidir. Bu süreçte görev alan çalışma arkadaşlarımı kutluyor, vatandaşlarımıza ve konuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Avrupa Birliği üyesi ve aday ülkelerde, 11.2 gününü 112 günü olarak kutlanması vesilesiyle çağrı merkezimizde çalışan arkadaşlarımızın günlerini kutlar, başarılar dilerim” dedi.

    İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya ise, “112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmaları yürütmekteyiz. Çağrı merkezinde görevli olan personelimizin deneyimli arkadaşlar tarafından oluşmaktadır. Asayiş olaylarının azaldığı huzurlu bir Muğla için çalışıyoruz” diye konuştu.

  • Örümcek Ağı Estetiği Artık Tüm Dünyada

    Geçtiğimiz günlerde Paris’te düzenlenen, dünyanın en çok ziyaretçi çeken ve en dinamik antiaging fuar alanlarından IMCAS Kongresi’nde, Örümcek Ağı estetiği, dünyanın dört bir yanından gelen doktor ve ilgili meslek mensuplarına tanıtıldı.

    Örümcek Ağı estetiğini geliştiren Op. Dr. Bülent Cihantimur, “IMCAS’a ekip olarak katıldık. IMCAS bu sene geçtiğimiz senelerde olduğu gibi yoğun bir ziyaretçi akınına uğradı. Fuar alanında bulunan standımızda, Örümcek Ağı estetiğini dünyanın dört bir yanından gelen ilgili meslek mensuplarına tanıttık. Tekniğin bulucusu olarak, anatomi bilgisi, sanatsal bakış açısı ve tekniğin inceliklerinin bilinerek yapılması gereken Örümcek Ağı estetiğini ben ve ekip arkadaşlarım ayrıntısıyla gösterdik ve yoğun ilgi bizleri çok sevindirdi” dedi.

    “TEK TÜRK EKİBİYDİK”

    Bu sene IMCAS Kongresi’ni 8 bine yakın kişinin ziyaret ettiğini söyleyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, “IMCAS fuar alanında standı olan tek Türk ekibiydik. Antiaging konusunda dünya devi markaların arasında bir Türk kuruluşu olarak bulunmak ve bu konuda çalışan farklı milletlerden gelen ziyaretçilere ülkemizin tanıtımını da yapmış olmak ayrıca bize gurur kaynağı oldu. Örümcek Ağı estetiği bu tanıtım ve bilgilendirme sonrasında dünyanın pek çok ülkesinde de uygulanmaya başlayacak. Konuyla ilgili bizden eğitim almak isteyen, talepte bulunan, çok fazla doktorla irtibata geçme şansını da elde etmiş olduk” diye konuştu.

    ÖRÜMCEK AĞI KREMİ DE TANITILDI

    “Standımızda ayrıca formülasyonu bana ait olan Örümcek Ağı kremini de tanıttık. Tek formülasyonda gözaltı, tüm yüz ve boyun bölgesine kullanılabilen yaşlanma karşıtı bir krem olarak, o da çok ilgi gördü. Kremin içeriğindeki ödüllü aktif ajanlarla, multivitamin desteği ile diğer pek çok antiaging kremden farklılığını anlattık ve ziyaretçiler kremi deneyimleme şansını da elde ettiler. IMCAS vesilesiyle ilk tanıtımını Paris’te yaptığımız ve çok yakın zamanda Türkiye’de de satışa sunulacak olan Örümcek Ağı serumu ve Örümcek Ağı maskesi de standımızdaydı. Birçok kişiye uygulama yaparak, olumlu geri dönüşler aldığımızı da gözlemledik. Kısaca kozmetik ve estetik dünyasının kalbi olan Paris’te ‘Örümcek Ağı rüzgârı esti diyebilirim’” ifadelerinde bulunan Cihantimur, Örümcek Ağı krem, maske ve serumunun satışı için de yine dünyanın farklı bölgelerinden talepler aldıklarını açıkladı.

  • Kılıç: ’’Tüm Bandırmalıların Görev Zamanı’’

    Banvit Basketbol Kulübü Başkanı Özkan Kılıç, 10 Şubat Çarşamba günü Banvit’in Eurocup’ta oynayacağı Dominion Bilbao basket maçı öncesinde Bandırma halkını desteğe çağırdı.

    Banvit Basketbol Kulübü Başkanı Özkan Kılıç, ’’Takımımız çarşamba akşamı Kara Ali Acar Spor Salonu’nda Banvit tarihinin önemli karşılaşmalarından birisine çıkacak. Hepimizin bildiği gibi Bilbao Basket karşılaşması, geçtiğimiz sezon aynı kupada yarı final oynama başarısı gösteren takımımızın bu sezon Avrupa’nın en iyi 16 takımı arasına girmesi anlamı taşıyor. Kendi evlerinde müthiş bir mücadele sonucu mağlup etmeyi başardığımız rakibimizin bu sezon Avrupa Kupalarında deplasmanda mağlubiyeti bulunmuyor. Bu bakımdan şu ana kadar Bandırma’da oynanan tüm karşılaşmalarda verdikleri müthiş destek ile takımın adeta 6. oyuncusu olarak görev yapan taraftarımıza şimdi daha büyük görev düşüyor. Avrupa’nın en önemli basketbol ekollerinden birisi olan İspanya’nın Bilbao Basket takımını eli boş göndermemiz için, çarşamba akşamı tüm salonda tek bir boş koltuk kalmaması ve Bandırma halkı ile beraber tek yürek olmamız şart. Son olarak, centilmen Bandırma seyircisinin karşılaşma boyunca, her zaman verdiklerin desteğin daha fazlasını göstereceklerine ve onlardan alacağımız güç ile Eurocup’ta ilk 16 takım arasına adımızı yazdıracağımıza inancımın tam olduğunu belirtmek isterim’’ şeklinde konuştu.

  • Batuhan Yaşar: “Terörle Mücadelede Tüm Zamanların En Etkili Planı Artık Devrede”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki bugünkü köşe yazısında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Mardin’de açıkladığı 10 maddelik eylem planındaki ayrıntılar ve terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara değindi. Yaşar, “Ankara tek başına kara harekâtını hiçbir zaman düşünmedi ki zaten. Katar’a ait savaş uçakları İncirlik’te konuşlandı. Haftaya Suudi Arabistan savaş uçakları da gelecek. Kimse merak etmesin Ankara da kendi oyun planını zaten sahaya yansıtmış durumda” dedi.

    İhlas Haber Ajansı (İHA) ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki bugünkü köşesinde Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Mardin’de açıkladığı 10 maddelik Eylem Planı ve terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonları masaya yatırdı. Yaşar’ın bugünkü köşesine taşıdığı ’Fotoğraf karesindeki o dikkat çeken ayrıntı…’ başlıklı yazısının tamamı şöyle:

    “Fotoğraf karesindeki o dikkat çeken ayrıntı…

    İçeride terörün kontrol altına alınabileceğini hiç ama hiç hesaplayamamışlardı.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu dün Mardin’de 10 maddelik, önü arkası çok iyi çalışılmış, içi ve altı doldurulmuş, müthiş bir sosyal restorasyon eylem planı açıkladı.

    Terörle mücadelede tüm zamanların en etkili planı artık devrede. Daha öncekilerden farklı olarak işin hem güvenlik, hem de ekonomik, kültürel ve sosyal boyutu eş zamanlı uygulanacak. Birinden biri hep ihmal edilmişti.

    Buna karşılık peki karşı taraf sahaya neleri sürdü biliyor musunuz?

    -Rusya ve Esad durup dururken Halep’i bombalamaya başlamadı tabii ki.

    -DHKP-C birdenbire devreye alındı.

    -PKK’nın Nusaybin, Yüksekova ve Doğubayazıt’ta terörü yeniden yapılandırmaya çalışması…

    -İstanbul’daki terör saldırıları.

    İçeride marjinalleştirilmeye çalışılan teröre dışarıdan oksijen desteği sağlamak.

    ‘Türkiye için acil terör eylem planını devreye alalım’ dedi yine birileri.

    Batılı müttefiklerimiz malum biliyorsunuz. İkili oynasalar yine iyi, buna da şükür diyeceğiz. Düşünün işin boyutunu.

    Ama özellikle Almanya’yı son dönemde diğerlerinden ayırmak gerekiyor.

    Rusya neyse ama PYD aşkı giderek kara sevdaya dönüşen müttefiklerimiz…

    Evet yine şaşırmadık değil mi? Önceleri benim de pek inanmadığım şu analizi duymayan kalmamıştır herhâlde aramızda:

    “DAEŞ filan bahane. ABD ile Rusya sanki karşıtlarmış gibi yapıp koordineli planlarını Suriye’de adım adım uyguluyorlar.”

    Ne dersiniz?

    ABD’nin Suriye’nin Kuzey Doğusundaki havaalanı çalışmaya başladı. Rusya da bunun karşısında (Karkamış) 2. havaalanını kuruyor.

    Daha havadan atılan dağıtılan silahlardan hiç bahsetmedik.. ‘O silahlar kimin elinde peki’ diye hiç ama hiç sormayın..

    Rusya’nın hamleleri, çok uzun süreliğine Suriye’ye geldiğini gösteriyor.

    İlave S-400 füzeleri getirdi. En modern uçağı olan SU-35’lerden 6 tane daha getirdi. Rus tankları her yerde. Rus askerlerinin sayısı giderek artıyor.

    Son iki günde Esad’la birlikte yaptığı kara ve hava operasyonları ile Türkiye’nin Halep koridorunu kapattı.

    DAEŞ’e bir mermi bile atmazken tonlarca bombayı ılımlı muhalefetin üzerine yağdırmayı sürdürüyor.

    Şu iki cümleye ne dersiniz.. Katılır mısınız?

    “Türkiye’ye terör ihraç etmek.”

    “Sur, Cizre ve Silopi’deki başarıyı gölgelemek.”

    Cenevre üzerlerine çökünce, sivillerin, masumların kanı üzerine bulaşınca ve Ankara da bunu dünyaya çok iyi bir şekilde anlatınca kuzeydeki eski dostumuz âdeta çıldırdı.

    Suriye’deki bombardıman yetmiyormuş gibi, “Türkiye Suriye’ye girecek, kapsamlı bir kara harekâtı yapacak” gibi söylentiler de yaymaya başladı.

    Biliyorsunuz gizli bir şekilde yapılan hazırlıklar genelde Moskova’nın kullandığı bir argümandır.

    Yağdırılan bombaların ardından 10 bin sığınmacı Türkiye sınırlarına dayandı. ‘Çok daha fazlası gelebilir’ diyorlar. 1 milyon rakamını zikredenler var.

    Ama hemen belirtelim; Türkiye açık kapı politikasından geri adım atmayacak.

    Ankara, ABD Suriye’de bir şey yapamadı. Yanlış anlaşılmasın. ABD sırt çevirdiği için.

    Hani Cerablus DAEŞ’ten temizlenecekti?

    7 Temmuz’da Ankara’da anlaşmaya varılmıştı. Ne oldu 90 kilometrelik Mare-Cerablus hattına?

    Bu ikili oynama değil de nedir peki?

    Durum gerçekten çok ciddi. Şansölye de zaten o yüzden apar-topar Ankara’ya geliyor. Bakalım Almanya ile neler yapılabilecek. Hep beraber göreceğiz.

    ‘Peki Türkiye ne zaman müdahil olacak, kara harekâtına katılacak mı?’ soruları kamuoyunun malumu.

    Türkiye zaten müdahil, 2 senedir de her türlü planı ile hazırda bekliyor. Kara birlikleri konuşlanmış durumda.

    Ankara tek başına kara harekâtını hiçbir zaman düşünmedi ki zaten. Katar’a ait savaş uçakları İncirlik’te konuşlandı. Haftaya Suudi Arabistan savaş uçakları da gelecek.

    Kimse merak etmesin Ankara da kendi oyun planını zaten sahaya yansıtmış durumda.

    Suriye muhalefeti tek destekçilerinin kim olduğunu da çok iyi biliyor.

    ***

    Lütfen, “Sur’da, Cizre’de iş ne zaman bitiyor” diye güvenlik güçlerimizin üzerinde psikolojik baskı kurmayalım.

    Şu yüzden. Anlatılanı aynen aktaralım:

    “Cizre’de 50 bina kaldı. Salı günü 4 katlı bir binaya girmeye çalıştık. Tam 68 tane el yapımı patlayıcı tuzaklanmıştı. 2 günde anca temizledik.

    Birileri gibi yapsak (havadan akıllı bombaların kullanılması kastediliyor) bir güne bile kalmaz temizlenir. Türkiye’nin farkı bu işte. Demokrasi havarisi geçinenler duysun. Ya içeride hâlâ masum insanlar varsa…”

    Evet, herkes kendi senaryosu ile bölgede.

    Her şey birbiri ile bağlantılı.

    Evet yukarıdan bakınca, fotoğraf karesindeki “Türkiye’ye yeni ve yeniden terör ihracı” ayrıntısı çok belirgin.”