Etiket: “tüm

  • (Özel Haber) Tüm Sermayesini 50 Yıllık Koleksiyonuna Verdi

    Siirtli koleksiyoner, saat, para, pul, plak, gazete-dergi ve sigara paketlerinden oluşan koleksiyonu için 50 yılını verdi. Koleksiyonerin neredeyse ömrünü ve tüm sermayesini harcayarak oluşturduğu koleksiyon görenlerin gözlerini kamaştırıyor.

    69 yaşındaki Tevfik Yeşilbaş, 50 yıl önce askerde hobi olarak başladığı koleksiyona yıllar sonra müteahhitlikten kazandığı tüm parasını ve ömrünü verdi. Yeşilbaş, kağıt ve madeni parayla başladığı koleksiyonunu daha sonra saat, gazete, dergi, pul, plak, piyango biletleri ve fotoğrafla zenginleştirdi. Osmanlı zamanından kalma kağıt ve madeni paralar, Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarından kalma ve dünyanın her ülkesine ait sigara paketleri, Avrupa ülkelerinin 100 yıl önceki pulları, ulusal ve Siirt’in yerel gazetelerinin 50 yıl öncesinin baskıları, ilk çıkan plaklar, antika değerindeki saatlerden oluşan önemli eserler nadir koleksiyonda yer alıyor.

    OTOMOBİLLE TAKAS ETTİ

    1975 yılında koleksiyonuna paha biçilmez bir saati katmak için sıfır kilometre bir otomobili takas yapan ve 10 bin lira ödeyen Yeşilbaş, koleksiyonuna büyük sermaye harcadı. Tüm eserlerinin yer aldığı koleksiyonunu Bahçelievler Mahallesi Hami Efendi Caddesi’nde bulunan 100 metrekarelik iş yerinde sergileyen Yeşilbaş, koleksiyona sağlık sorunları nedeniyle fazla ilgi gösteremediğini söyledi.

    Hastalığı yüzünden konuşmakta güçlük çeken Yeşilbaş, koleksiyonculuğa olan merakını şöyle anlatıyor, “50 yıl önce askeri görevimi yaparken koleksiyonculuğa olan merakım başladı. Orada koleksiyonculuğa merak saran asker arkadaşlarım vardı. O günden beri bu merak bende devam ediyor. Altın saat koleksiyonum vardı, zamanla çoğu saatler satıldı. Son zamanlarda sağlık sorunlarım nedeniyle zaman ayıramıyorum, güzel konuşamıyorum, derdimi anlatamıyorum. Pul koleksiyonum var, Türkiye’nin sayılı koleksiyonculardan aldığımız pul var. Türkiye’nin sayılı pulları koleksiyonumda şuan mevcuttur. Ama şimdi yaşlandım artık uğraşamıyorum” dedi.

    MADENİ PARALAR BALKONU ÇÖKERTTİ

    Yaklaşık 1 ton madeni parası olduğunu da belirten Yeşilbaş, madeni paralar yüzünden her gün eşiyle kavga ettiğini belirterek, “Koleksiyon zenginleşip büyüdükçe artık eve sığmaz oldu. Eşim bunları evden götürmemi istedi. Madeni paraları, evde yer olmadığı için balkona koymuştum. Bir gün balkonum çöktü” diye konuştu.

    “BU KOLEKSİYONUN MALİYETİ PARAYLA ÖLÇÜLEMEZ”

    Annesiyle ilgili başından geçen bir olayı daha anlatan Yeşilbaş, koleksiyonunun maliyetinin parayla ölçülemeyeceğini söyledi. Yeşilbaş, “Şırnak’ın Cizre ilçesinde çalışıyordum. Cebimde dolu para vardı. Annemi de hacca göndermek için, 30 dolar karşılığında deste deste Irak dinarı aldım. Ancak daha sonra annem vefat etti. Aradan yıllar geçtikten sonra da Saddam Hüseyin devrildi, deste paralar da elimde kaldı. Ayrıca 1975 yılında koleksiyonuma katacağım bir saat karşılığında sıfır kilometre bir otomobil ve 10 bin TL ile takas ettim. Koleksiyona harcadığım parayla Siirt’in en gözde yerlerini satın alabilecek durumdaydım. Koleksiyonun bana maliyeti parayla hesaplanamaz” şeklinde konuştu.

    “ÜZERİNDE KURT OLAN TÜRK PARALARI VAR”

    Yeşilbaş, Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarından kalma paraları göstererek açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Üzerinde kurt olan Türk paraları, hatta İsmet İnönü zamanında İngiltere’de bastırılan ancak daha sonra geminin batmasıyla tedavüle verilmeyen 50 kuruş ve 1 lira paralar var. Sigara koleksiyonumda ise, Cumhuriyetin ilk yıllarında ve dünyada tüm ülkelere ait sigara paketleri bulunuyor. İlk çıkan plaklar, dönemin ulusal ve Siirt’teki yerel gazeteleri bulunuyor. Büyük emek harcadığım bu eserlere artık ayıracak zamanım kalmadı. Bir çoğunun da ayrı bir hatırası bulunuyor.”

  • “Tüm Çalışanlar İş Sağlığı Ve Güvenliği Şemsiyesi Altına Girecek“

    İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi çalıştırma zorunluluğu, 1 Temmuz 2016 tarihi itibariyle 50’den az çalışana sahip şirketler için de zorunlu olacak. Yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene, idari para cezası uygulanacak.

    İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı Mahmut Arslantürk, İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi çalıştırma zorunluluğunun, 1 Temmuz 2016 tarihi itibariyle 50’den az çalışana sahip şirketleri de kapsayacağını söyledi. Yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene, görevlendirmediği her bir kişi ve 2016 yılında aykırılığın devam ettiği her ay için 6 bin 511 lira idari para cezasının uygulanacağını söyleyen Arslantürk, „10’dan az çalışanı bulunan işyerlerinin işverenleri veya vekilleri ise iş sağlığı ve güvenliği eğitimden geçerek ve OSGB’lerden, kamu sağlık hizmet sunucularından ya da aile hekimlerinden İşyeri Hekimi hizmeti alarak yükümlülüklerini yerine getirebilecek. Yeni düzenlemeyle birlikte Türkiye genelindeki 50’den az çalışana sahip ’az tehlikeli’ şirketlerin işverenleri, sağlıklı ve güvenli işyerlerinin oluşması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için işyerlerinde İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi görevlendirecek“ dedi.

    Önceden iş kanunları içerisinde yer alan madde hükümleri ile uygulanan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin, 20 Haziran 2012 tarihinden itibaren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında ele alındığını ifade eden Arslantürk, “Yeni yasayla işin niteliğine göre işyerleri ’çok tehlikeli’, ’tehlikeli’ ve ’az tehlikeli’ olmak üzere tehlike sınıflarına ayrıldı. Yeni durumlara uyum sağlanması amacıyla yasanın bazı hükümleri aynı yasanın 38. maddesi gereği aşamalı olarak hayata geçirildi. Son olarak ise 1 Temmuz 2016 tarihi itibariyle “az tehlikeli“ ve 50’den az çalışana sahip işyerlerinde de yasanın 6. ve 7. maddelerini uygulama zorunluluğu geldi. Yeni düzenlemeyle birlikte, 50’den az çalışanı olan “az tehlikeli“ işyerleri, 6331 sayılı yasa gereği 1 Temmuz 2016 tarihinden itibaren “tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre“ İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi görevlendirmek veya Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi’nden (OSGB) hizmet almak suretiyle yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olacaklar“ şeklinde konuştu.

    “10’DAN AZ ÇALIŞANA SAHIP ŞIRKETLER İSG HIZMETINI KENDILERI YÜRÜTECEK“

    ’Az tehlikeli’ şirket kapsamında olup 10’dan az çalışana sahip işyerleri için özel durumun söz konusu olduğunu belirten Mahmut Arslantürk, “10’dan az çalışana sahip işyerleri, işverenleri ve işveren vekilleri bakanlık tarafından yetkilendirilen kuruluşlardan iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimi almak şartıyla, iş güvenliği hizmetlerini kendileri yürütebilecek. Ayrıca bu işyerleri, OSGB’lerden, kamu sağlık hizmet sunucularından ya da aile hekimlerinden İşyeri Hekimi hizmeti alarak yükümlülüklerini yerine getirebilecekler“ diye konuştu.

  • Doğa Sigorta Genel Müdürü Gölpınar: “Tüm Faaliyetlerde Liderlik Amaçlıyoruz”

    Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, eksperler toplantısında kısa zamanda çok büyük bir gelişme kaydettiklerini belirterek tüm faaliyetlerde liderlik hedeflediklerini söyledi.

    Doğa Sigorta,Türkiye genelindeki eksperleri İstanbul’da bir araya getirdi. Yaklaşık 170 eksperin katıldığı toplantıda açılış konuşması yapan Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, eksperler toplantılarını her sene düzenli olarak devam ettireceklerini dile getirdi. Doğa Sigorta’nın gelişimini rakamlarla eksperlere anlatan Coşkun Gölpınar, kısa zamanda çok büyük bir gelişme kaydettiklerini ve bugün itibarıyla da tüm faaliyetlerinde liderlik amacıyla gerek operasyonel yapıyla gerekse anlayış biçimiyle daha iyi bir noktaya ilerleyeceğine inandıklarını söyledi.

    “SİZLER BİZİM SAHADAKİ GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZSINIZ”

    Gölpınar sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul dışında önemli bölgelerimizde Ankara, Adana, İzmir, Antalya bölgelerinde faaliyet gösteriyoruz. Bölge müdürlüklerimiz tamamıyla kadrosunu tamamlamış bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Yeni bölgelerimizde yeni atamalarımızı da yapmış olmaktayız. Bunun dışında İstanbul’da kendi bünyemiz içerisinde ilave ettiğimiz yeni branşlar var. Oto branşında ise üst sıralarda yer alıyoruz. Trafikte mart sonu itibarıyla toplam sigorta şirketleri prim üretimi bakımından sekizinci sıradayız. Poliçe sayıları büyürken hasarlarda aynı oranda büyüyor. Bu konuda siz eksperlerimize hasar maliyetleri ve hasarların ölçülmesi konusunda çok büyük görev düşüyor. Sizler bizim sahadaki gözümüz kulağımızsınız. Sizlerle işbirliğini artırarak güven içinde çalışmamız ana prensibimiz olacak. Sigorta şirketinin en önemli yansıması hasardır. Sizden ricamız özellikle hızlı dönüşler ve koymuş olduğunuz kurallar çerçevesinde bize destek olmanız şeklinde olacak. Bununla ilgili bir performans ölçüm sistemi de getirmeyi planlıyoruz. Doğru, adaletli ve hızlı bir şekilde ulaşacağımız eksper raporların bize ulaşması konusunda önemli beklentilerimiz var”.

  • Oğlu İçin Başladı, Şimdi Tüm Çocuklara Ulaşmak İstiyor

    Eskişehir’de, çini atölyesi sahibi olan Serpil Işık, özel eğitim alan oğlunun kendisini geliştirmesi için çini işine girdiğini şimdilerde ise mesleğin eğitimini üniversitede alarak öğrencilere ders vermek istediğini söyledi.

    Bir lüle taşı ustasının kızı olan Serpil Işık, özel eğitim almak zorunda olan bir oğlunun olması nedeniyle lüle taşından uzaklaştı. Lüle taşında kesici ve delici aletlerin oğluna zarar vereceği düşüncesi içine giren Işık, ardından çini işlemeciliğine merak sardı. Bununla ilgili kurslara giden Işık, ilk dükkanını açmak için malzemeleri farklı şehirlerden borç aldı. Ürünlerini kendi atölyesinde yapmaya başlayan çini ustası Serpil Işık’ın şimdi hedefi ise, üniversitede gerekli bölümden mezun olarak, çocuklara çini işlemeciliği mesleğini sevdirmek.

    Atölyeyi çok zor şartlar altında açtığını ifade eden Işık, “Ben bu mesleğe oğlumun geleceğini hazırlamak için girdim. Oğlumun yeteneğine göre dışarıdan kurslarla kendimi geliştirdim, iki belge aldım. Büyükşehir Belediyesinin el sanatları kursuna gittim. Oradan iki belge alıp Koskep usullü finans hazırladım ama kişisel krediyle. Sosyal destek ile kaymakamlıktan atölyemi kurdular. Bu şekilde mesleğe başladım” diye belirtti.

    “BORÇ KARŞILIĞI ÜRÜN ALDIM”

    Işık, işe başlarken fazla bir ürüne sahip olmadığını ifade ederek, şunları söyledi:

    “Üç ay kursa gitmiştim. Üç ay sonra ihaleye girip dükkan açtım. Yani bir raf kadar ürünüm vardı. Yerine gittim, Kütahya’dan ürünleri borç karşılığı aldım, ürünlerimi gerçekleştirdim. Sonra zaman zaman proje sunup, atölyemi başlattım. Böyle devam ediyoruz. İnşallah bu işle ilgili güzel sanatlar belgemi de aldıktan sonra oğlumla yurt içi, yurt dışı fuar ve festivallere katılmak istiyorum. İkinci hedefim milli eğitime dilekçe yazıp rehabilitasyon merkezleri, ilkokullar, ana sınıflarına çamurun enerjisini göstermek istiyorum. Buralarda çocuklar çamurla yeteneklerini görecektir. Tek tek okulları gezerek resim derslerine çini işlemeciliğini de sokmak için çalışacağım.”

  • Sanat Şehrinin Ustaları Eserlerini Tüm Yurda Taşıyor

    Eskişehirli butafor ustaları, strafor malzemesiyle meydana getirdiği eserleri tüm Türkiye’ye taşıyor.

    Kurtuluş Mahallesi ESPİER Sanat Atölyesi’nde çalışan butafor ustaları, strafor malzemesiyle yaptıkları sanatsal ve mimari eserleri yurdun birçok yerine taşıyor. Tamamı özgün çalışmalar olan eserler, hem Eskişehir hem de Türkiye’nin çeşitli illerine gönderiliyor. Expo 2016 Antalya, Ankara, İstanbul ve Kuzey Kıbrıs gibi birçok yere sanatsal ve dekoratif amaçlı gönderilen çalışmalar, şehrin tanınmasına da önemli katkı sağlıyor.

    “YAPTIĞIMIZ SANATSAL VE MİMARİ ESERLERİ YURDUN BİRÇOK YERİNE TAŞIYORUZ”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Butafor Ustası Kadir Özdemir, yaptıkları çalışmaların tamamının özgün ve kendilerine ait eserler olduğunu belirtti. Özdemir, “Bize gelen talepler doğrultusunda, sanatsal ve mimari eseler yapıyoruz. Türkiye’nin çeşitli illerinden insanlar bizi arayarak istediği iç ve dış dekor modelini anlatıyor, biz de anlatılanlar doğrultusunda olabildiğince özgün ürünler üretiyoruz. Bu sene Expo 2016 Antalya’nın dekor çalışmalarını da Eskişehir olarak biz yaptık. Çalışmalarımızı herkesin ev ve iş yerden aşina olduğu strafor malzemesiyle yapıyoruz. Buradan yaptığımız sanatsal ve mimari eserleri yurdun birçok yerine taşıyoruz” ifadelerini kullandı.