Etiket: “tüm

  • Organik patatesten sonra karpuz üretti, tüm Türkiye’ye sattı

    2013 yılından bu tarafa İzmir’in Ödemiş ilçesinde organik patates üretimi yapan bir kişi, bu kezde organik karpuz üretmeye başladı. Girişimci üretilen bu karpuz ve patatesleri de, tüm Türkiye’de yaygınlaşan organik pazarlara sattı.

    Ödemiş ilçesinde yaşayan üretici Levent Korukoğlu, organik ürün üretimi yapmak için kolları sıvadı. Harekete geçen Korukoğlu, 2013 yılından itibaren organik patates üretimi yapmaya başladı. 45 dekar organik tarım alanı olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından tescilli arazisinde son 3 yıldır organik üretime devam ettiren Levent Korukoğlu, yılda iki kez yetiştirdiği patatesleri Türkiye’nin değişik illerine gönderdi.

    Şimdi de karpuz üretiyor

    Korukoğlu, organik patatesten sonra şimdide organik karpuz üretiminin startını verdi. Organik ürün üretilebilmesi için tüm uygulamaları yerine getiren ve tüm tescilleri alan Levent Korukoğlu, yetiştirdiği karpuzları İzmir ve İstanbul’da organik ürün pazarlarına gönderdi. Korukoğlu, zaman zaman yoğun talep nedeniyle de siparişlere yetişemedi. Ürettiği karpuzun kilosunu 1,5 TL ile 2 TL arasında sattığını söyleyen Korukoğlu, ürünlerde hiç kimyasal maddenin kullanılmadığını, gübre ve ilaçlamanın da yapılmadığını belirtti. Levent Korukoğlu, “Biz aileden, atadan ziraatçıyız. Bende kendimi bildim bileli tarım ile uğraşıyorum. Son yıllarda organik tarım ürünlerinin ne kadar önemli olduğu gündemden düşmüyor. Bende bu konuya araştırarak organik tarım yani organik ürünler yetiştirmek istedim. Çok uğraşlı ince uzun bir yolda ilerlemenin sonucunda ilk olarak 2013 yılında organik patatesimi yetiştirdim. Daha sonra organik ürün yetiştirebildiğim 45 dekar arazimizi gereken tüm uygulamalar ve çalışmalardan sonra Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız organik tarım alanı diye tescilledi. 2013 yılından bu yana organik tarım uygulamalarıma yani üretimimi sürdürüyorum. Bu anlamda organik karpuzumuzu da ilk kez yetiştirmiş oldum. Bugün dekarda 7-8 ton civarında ürün alabiliyorum. Organik karpuzlarımızı İzmir Karşıyaka ve İstanbul’un çeşitli semtlerinde olan ‘organik ürün pazarı’ gibi yerlere satabiliyorum. Bugün organik karpuzun toptan kilo fiyatı 1,5 TL ile 2 TL arasında değişiyor. Perakende olarak ise kilosu 4-5 TL arasında satılıyor” dedi.

    “Topraklarımıza bir bebeğe bakar gibi bakmalı”

    Bu ürünlerin insan sağlığına faydalı olduğunu dikkat çeken Korukoğlu şöyle devam etti:

    “Ödemiş, dünyanın üç verimli ovasından birine sahip. Bizim toprağımız, suyumuz ve havamız o kadar değerli ki anlatamam. Ayrıca bu toprakların en önemli özelliği de yılda iki kez ekilip biçilmesidir. Ve bu topraklarımız organik tarım olarak da çok uygun bir yapıya sahiptir. Bu değerlerle hesapladığımızda topraklarımıza bir bebeğe bakar gibi bakmalı ve ona göre gelecek yıllarda da çeşitli uygulamalar yapmalıyız kanaatindeyim. Organik ürünlerimiz insan sağlına faydalı hiçbir yan etkisi olmayan besin değeri yüksek ürünlerdir. Örneğin 3 yıldır yetiştirdiğimiz organik patateslerimizin besin değerleri insan vücudunun istediği değerler olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca bu ürünler bebek mamalarında, ilaç sanayilerinde de kullanılıyor.”

  • Tüm emekleri sele kapılan Berna Ece Evciler Söğütçük Deresi’nin ıslahını istedi

    Aydın’ın Çine İlçesi’nde önceki gün etkili olan sağanak yağışın ardından oluşan selde ürünlerini kaybeden Berna Ece Söğütçük deresinin ıslahını istedi. Evinin bahçesindeki harıma ektiği tüm ürünlerin selden zarar gördüğünü ve emeklerinin de hayallerinin de sele kapıldığını belirten Ece, Evciler Mahallesi’nden geçen Söğütçük Deresi’nde yıllardır ıslah çalışması yapılmadığı için mağdur olduklarını SÖYLEDİ.

    “Siyasiler sözlerini tutmuyor”

    Seçimden önce köylerine gelen siyasetçilerin sorunu çözeceklerine dair söz verdiklerini ancak sorunun seçimler geçmesine rağmen devam ettiğini ifade eden Ece, “Derenin sürekli taşması nedeniyle sürekli evimiz sular altında kalıyor. Geçimimi pazarcılık yaparak sağlıyorum. Haftanın 4 günü pazarlara gidiyorum. Çocuklarımızı evde bırakıp pazara gittiğimizde içimizde hep bir korku oluyor. Nitekim de korktuğumuz başımıza geldi. Salı günü yağan yağmurda çocuğum evde mahsur kaldı. Ben, Muğla’nın Yatağan ilçe pazarındayım. Evde mahsur kalan kızım, akrabalarımı yardımıyla kurtarıldı. Yetkililerden Söğütçük Deresi’nin ıslah edilmesini istiyorum” diye konuştu.

    Selin bilançosunun ağır ve 15 bin lira zararının olduğunu belirten Berna Ece, “Evimin önünde seralarım vardı. Onlar yıkıldı. Seralarımın içinde ve bahçemdeki marul, maydanoz ve rokalarım çamur altında kaldı. Yetkililerden bu zararım tespit edilmesi ve zararımın karşılanmasını istiyorum. Bu, ilk defa olan bir şey değil. Her yağmur yağdığında aynı zararı biz görüyoruz. Söğütçük Deresi’ni 10 yıl önce özel bir kepçe ve kendi imkanlarımla açtırmıştım. Şu anda o derenin içini temizletecek gücümüz yok. 10 yıldır buraya kepçe girip temizlemedi. Muhtara ve Çine Belediyesi’ne bu konuyu defalarca söyledim. Hepsi söz verdi. Seçimden önce kahveye geldiler. Dereleri düzeltip yollarımızı yaptıracaklardı. Seçim bitti, verilen sözler unutuldu. Şimdi de ’Biz bir şey yapamıyoruz, bu sorunu Devlet Su İşleri yapacak’ diyorlar. Hem yerel yönetimden hem devletten yardım bekliyoruz. Bu çilenin bitmesini istiyoruz” diyerek hem yetkililerden hem de söz veren siyasetçilerden yardım istedi.

  • Kerry: “Suriye’nin kilit noktalarında tüm uçakların uçuşu yasaklanmalı”

    ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, BM Güvenlik Konseyi’nde gerçekleştirdiği konuşmasında, “Suriye’nin kilit noktalarında tüm uçakların uçuşu yasaklanmalı” dedi.

    ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, BM Güvenlik Konseyi’nde gerçekleştirdiği konuşmasında, bozulan ateşkesin kurtarılması için Suriye’nin önemli bölgelerinin uçuşa yasaklanması gerektiğini ifade etti. “Suriye’nin kilit noktalarında tüm uçakların uçuşu yasaklanmalı” diyen Kerry, Suriye’nin geleceğinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu söyledi.

  • “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği”nin tüm boyutları 3 gün Adana’da tartışılacak

    TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından 2 yılda bir düzenlenen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresinin 9.’ncusu 6-8 Nisan 2017 tarihleri arasında Adana’da Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Amfisi’nde yapılacak.

    Makina Mühendisleri Odası (MMO) Adana Şube Başkanı Hasan Emir Kavi, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin bir kuruluşun gerçekleştirdiği faaliyetlerden etkilenen tüm insanların sağlığını korumayı, iş güvenliğini sağlamayı, işyerinde meydana gelebilecek iş kazası ve meslek hastalıkları gibi her türlü riske karşı gerekli ve yeterli tedbirleri almayı, şartları yerine getirmeyi öngören, çalışma yaşamının en temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

    Kavi, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin verilerin, temel insan hakları, çalışma yaşamı ve ülkelerin gelişmişliklerine ilişkin önemli göstergelerini sunduğunu anımsatarak, “Bugün dünyada ve ülkemizde bu kavramın içeriğinin doldurulamadığı görülmektedir. İnsan bugünkü üretim ilişkilerinde sömürülmekte, yabancılaştırılmakta ve adeta bir makina olarak görülmektedir. Bu nedenlerden dolayı işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları tüm dünyada irdelenmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

    “Önlemler önceden alınmalı”

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. maddesinde “Herkesin kendi özgür seçimiyle belirlediği işyerinde, adil ve elverişli çalışma koşullarında çalışma hakkı vardır” ifadelerinin yer aldığına dikkat çeken Kavi, “İşçi sağlığı ve iş güvenliğinde temel amaç; “sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlanması, çalışanların sağlığına zarar verebilecek hususların önceden belirlenerek gereken önlemlerin alınması, iş kazası geçirmeden, meslek hastalıklarına yakalanmadan, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması, çalışanların ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunması, üretimin devamlılığının sağlamasıdır” diye konuştu.

    ILO rakamlarına göre, dünyada her 15 saniyede bir işçi, iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kavi, şöyle devam etti:

    “Her gün yaklaşık 6 bin 300 kişi iş kazası veya meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Her yıl yaklaşık olarak 360 bin kişi iş kazası, 1 milyon 950 bin kişi ise meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitirmektedir. Her yıl yaklaşık olarak 270 milyon iş kazası meydana gelmekte ve 160 milyon kişi meslek hastalıklarına yakalanmaktadır. Ülkemiz iş kazalarında Avrupa ve dünyada ilk sıralarda; ölümlü iş kazalarında ise Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.”

    “İş kazaları ve meslek hastalıkları önlenebilir”

    Yapılan araştırmalara göre iş kazalarının yüzde 98’inin, meslek hastalıklarının yüzde 100’ünün önlenebilir iken; gerekli önlemler alınmadığı için ne yazık ki her yıl iş kazaları ve meslek hastalarından dolayı birçok ülke nüfusuna denk sayıda insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Kavi, iş kazalarının önemli bir bölümünün kayıt altına alınmadığı gerçekliği bir yana, meslek hastalıkları neredeyse hiç kayda alınmadığını söyledi.

    Kavi, TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak; bir meslek örgütü olmanın sorumluluk ve bilinciyle ilkini 2001’de düzenledikleri, 2015’de ise ulusal çapta gerçekleştirdikleri bu büyük buluşmadaki amaçlarının emekten, halktan yana bir meslek örgütü olmanın bilinci ve sorumluluğuyla, bu ekonomik ve toplumsal sorunu her boyutuyla bir kez daha tartıştırıp ortaya çıkan çözümleri kamuoyunun ve yetkililerin bilgisine sunmak olduğunu ifade etti.

    Kavi, kongre düzenleme ve yürütme kurullarının çalışmalarını yoğun biçimde sürdürdüğünü belirterek, 9. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin Hukuksal Boyutu, Uygulamalarda Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümleri, Ulusal-Uluslararası Mevzuat, Yönetim Sistemleri ve Standartları, İş Kazaları, Meslek Hastalıkları, İşe Bağlı Hastalıklar, Nedenleri, Sonuçları, Önleme, Değerlendirme, Bildirim, Kaza Analizi dahil tüm boyutlarının 3 gün Adana’da sunulacak bildirilerle tartışılacağını sözlerine ekledi.

  • Altınordu Başkanı tüm takımı kovdu

    Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan, TFF 1. Lig’de Bandırmaspor’la oynadıkları karşılaşmada forma giyen futbolcuların, miskin, silik ve korkak bir maç çıkardığını savunarak onlardan, 2016 yılının son maçının ardından takımdan ayrılmalarını istedi. Özkan, futbolculara, “Benim sizinle işim bitmiştir” dedi.

    TFF 1. Lig’in İzmirli ekiplerinden Altınordu’nun başkanı Seyit Mehmet Özkan, kulübün internet sitesinden yayımlanan yazısında ligin 3. haftasında Bandırmaspor’la 1-1 berabere kaldıkları maçta forma giyen oyunculara sert bir şekilde seslendi.

    Oyuncularına, “Futbol ayakla oynanır, arada sırada kafayla da vurulur” diye seslenen Başkan Özkan, “Kafalarının içindeki beyinleri salata olanların en üst liglere kadar tırmanmalarına imkan tanımayan bir üst düzey rekabet branşıdır. Bandırmaspor maçında Altınordu A takımı formasını temsil eden futbol emekçileri, siz Altınordu Futbol Kulübü’nün ülkemiz için ne kadar değerli olduğunun farkında değilsiniz, olsaydınız bu kadar miskin, silik ve korkak maç çıkarmazdınız” dedi.

    “Benim sizinle işim bitmiştir”

    Futbolcuları, Altınordu misyonunun yüklendiği değerlerin farkında olmamakla suçlayan Özkan, “Farkında olsaydınız coşkulu, tempolu ve cesur futbol oynardınız. Benim sizinle işim bitmiştir. Beni uyandırdığınız için, bu hamlemi 2 yıl önceye çekmeme neden olduğunuz için hepinize teşekkür ederim. 2016 yılının son maçına kadar bu formayı giyin, ama adam gibi giyin ve ara transferde hepiniz gidin. 2017 yılında bizi evlatlarımızla baş başa bırakın. 1 Ocak 2017 günü Altınordu organizasyonu için yepyeni bir dönem başlayacak. Önce geri çekileceğiz, sonra evlatlarımızla iyi hazırlık yapıp bir daha geri adım atmamacasına ileri hamle yapacağız” ifadelerini kullandı.

    “Ey paralı askerler…”

    TFF 1. Lig’in 17. haftasındaki Eskişehirspor maçına altyapı oyuncularıyla çıkacaklarını aktaran Özkan, “8 Ocak 2017, evlatlarımızı ilk 11 süreceğimiz ilk gün olacak. Belki o gün Eskişehir’den 5 yiyeceğiz. Ama bir gün tarih şöyle yazacak: Evet, bu Avrupa şampiyonu Altınordu A Takımı özkaynak futbolcuları, 7 yıl önce çıktıkları ilk profesyonel maçlarında 5 yemişlerdi” değerlendirmesinde bulundu.

    Futbolcularına, “Ey kendilerinin profesyonel bir iş yaptığını zannedenler, ey paralı askerler, ey lejyon takımı” diye seslenen Özkan, yazısını “Ya Rab duy sesimi, o günü göster ve sonra beni yanına al Ya Rab” temennisiyle bitirdi.

    Sakalı ve renkli kramponu yasaklamıştı

    Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan, daha önce de teknik kadro ve öz kaynaklarından yetişen tüm sporculara sakal bırakmayı yasaklamış, renkli kramponların ise sadece A takımda giyilebileceğini söyleyerek gündem oluşturmuştu.