Etiket: Tüketimi

  • Bursa’da sıcaklarla birlikte elektrik tüketimi rekor kırdı…

    Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da 2,7 milyon aboneye kaliteli hizmet veren UEDAŞ’ın bölgesinde elektrik tüketimi, 9 Ağustos Salı günü yılın rekorunu kırdı. Olası arızalara karşı 565 araç ile 7/24 sahada olduklarını söyleyen UEDAŞ Genel Müdürü Mesut Efe, “Tüketicilerimize kesintisiz dağıtım hizmeti vermek için planlı bakım çalışmalarımız ve yatırımlarımız sürüyor” dedi.

    Aşırı sıcaklarda klima kullanımı artınca, 9 Ağustos Salı günü Türkiye genelinde elektrik tüketimi 900 milyon kilovatsaati aşarak rekor kırdı. Aynı gün Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da hizmet veren Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (UEDAŞ) bölgesinde de tüketim 39,9 milyon kilovatsaat ile yılın zirve noktasını gördü. Tüketicilerine kesintisiz ve kaliteli enerji akışı sağlama hedefiyle planlı bakım, onarım ve yatırım çalışmalarını sürdüren UEDAŞ, aşırı sıcaklara karşı da önlemlerini yoğunlaştırdı.

    565 araç ve çalışanları ile 7/24 sahada olduklarını belirten UEDAŞ Genel Müdürü Mesut Efe, “Bölgemizde klima kullanımında ciddi bir artış gözleniyor. Elektrik tüketimi rekor seviyelere ulaşınca hatlar yoruluyor ve ekstra arızalar gündeme gelebiliyor. Biz de bu arızaları engellemek adına saha ekiplerimiz ve bakım çalışmalarımızla alarm durumundayız” dedi.

    Geçen yıla göre tüketim yüzde 8,4 arttı

    9 Ağustos 2016 Salı günü yılın tüketim rekorunun kırıldığı Uludağ Elektrik Dağıtım Bölgesi’nde 1-9 Ağustos tarihlerinde 342 bin 43 MWh’lik elektrik tüketimi gerçekleştirildi. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam 315 bin 364 MWh idi. İki dönem karşılaştırıldığında aşırı sıcakların da etkisi ile tüketimde ortalama yüzde 8,4’lük bir artış olduğu gözleniyor.

    UEDAŞ başta Bursa olmak üzere Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde 35.501 km² alanda toplamda 2,7 milyon müşteriye hizmet veren, Türkiye’nin elektrik dağıtımı açısından 4. büyük elektrik dağıtım şirketi konumunda. 2015 yılsonu itibarıyla Türkiye’nin yaklaşık 73.000 MW kurulu gücü olduğu bilgisini veren UEDAŞ Genel Müdürü Mesut Efe, UEDAŞ’ın hizmet verdiği trafoların toplam kurulu gücünün ise 8.760 MW olduğunu belirterek bu oranın Türkiye genelinin yüzde 12’sini teşkil ettiğini söyledi.

    “Hedef her zaman kaliteli bir enerji arzı sağlamak”

    Şehir merkezinden en uzak ilçelere, hatta o ilçenin en uzak köyüne kadar her bölgeye aynı kalitede hizmet vermeye çalıştıklarını ifade eden Mesut Efe, “Hedefimiz tüm bölgeler için yatırımlarımız sayesinde kesintisiz ve kaliteli bir enerji arzı sağlamak. Ayrıca şu an başlatmış olduğumuz ve devam eden süreçte de teknolojik gelişmeler için önemli adımlar atacağız. İhtiyaç duyduğumuz teknoloji yazılımları; SCADA, GIS ve ERP, bu dönemde devreye girecek yatırımlarımız arasında yer alıyor” diye konuştu.

  • “2016’Da Paketli Ekmek Tüketimi Artarken, Paketsiz Ekmek Tüketimizi Azalacak”

    15’inci Hububat ve Ekmek Kongresi’nde konuşan Dorun Un markasının CEO’su Gürsel Erbap, 2016 yılı içerisinde Türkiye’deki paketli ekmek tüketiminin artarken, paketsiz ekmek tüketiminin de düşeceğini söyledi.

    Dünyanın en önemli tarım oluşumlarından biri olan ICC’nin İstanbul’da düzenlenen 15’inci Hububat ve Ekmek Kongresi’ne ana sponsor olarak destek veren Doruk Group Holding, hem açtığı Doruk Group Standı hem de Doruk Un CEO’su Gürsel Erbap’ın konuşmacı olduğu panelde yaptığı sunumlarla katılımcıları hububat üretimi ve Türkiye’deki ekmek tüketim alışkanlıklarıyla ilgili bilgilendirdi. Yaptığı sunum sırasında hem katılımcıları Türkiye’nin tarım ekosistemiyle ilgili bilgilendiren hem de Euromonitor şirketinin 2013 yılında yaptığı ’Türkiye’de fırıncılık ve ekmek tüketim alışkanlıkları’ araştırmasının verilerini paylaşan Doruk Un CEO’su Gürsel Erbap, bu sektörlerin 2018 yılına kadarki gelişimiyle ilgili bir projeksiyon da çizdi.

    Erbap Türkiye nüfusunun sadece yüzde 6.6’sının tarımla ilgilendiğini belirtirken, “Buğdayın anavatanı olan Türkiye coğrafyasının 23,9 milyon hektarlık bölümü yani yüzde 31’i tarıma uygun araziler arasında gösteriliyor. Fakat tarım arazilerimiz bu kadar büyük bir yer kaplarken nüfusumuzun sadece yüzde 6.6’sı tarımla ilgileniyor ve geçimini bu sektörden sağlıyor. Ancak bu duruma rağmen buğday üretimimiz her geçen yıl artıyor. 2014-2015 sezonunda buğday üretim-tüketim miktarlarımız birbirine eşitken 2015-2016 sezonundaki projeksiyonumuz, üretimimizin tüketimden 2,8 milyon ton daha fazla olacağı yönünde. Buğday üretimindeki bu artış, ekmek üretim oranımızı da bir hayli artırdı. Bu artışla birlikte, 2016 yılı içerisinde paketli ekmek tüketiminin de paketsiz ekmek tüketimine oranla daha fazla artacağını düşünüyoruz” dedi.

    Sunumunda Türk halkının beslenme alışkanlıklarına da değinen Gürsel Erbap, Türkiye’de yasal mevzuata uygun 15 bin fırının halka hizmet verdiğini açıklarken son 20 yılda değişen beslenme alışkanlıklarının ekmek çeşitliliğini artırdığını ve halkımızın özel ekmeklere daha fazla ilgi gösterdiği belirtti.

    ’Doruk Group Holding’in buğday sevgisinden yola çıkarak tohumdan sofraya bir değer zinciri oluşturduğunu ifade eden Doruk Un CEO’su Gürsel Erbap, holding olarak tarım sektörünün geleceği için ilham veren bir motivasyon kaynağı Yeni Nesil Doğal Tahıl Tritordeum’u da katılımcılara anlattı.

    Bugüne kadar İspanya, İtalya, Portekiz ve Fransa’da üretilen, makarnalık buğday (Triticum Durum) ve yabani arpanın (Hordeum Chilense) melezlenmesiyle üretilen Tritordeum’un tarım sektörü için inovatif bir çalışma olduğunu dile getiren Erbap sözlerini şöyle tamamladı: “Doruk Group Holding, bu yeni tahılın tüm değer zincirinin; çiftçiler, tahıl ve tohum yetiştiricileri, değirmenler ve nihai ürün üreticileri nezdinde izlenmesinden sorumlu olan Agrasys’in Türkiye’deki tek lisanslı temsilcisidir. Tritordeum tahılının sulama yapılmaksızın doğal yağışla yetiştirilmektedir. Kuraklık, soğuk hava ve kötü toprak koşullarına dayanıklılık gibi üstün agronomik özellikleri sebebiyle üretici dostu tarım ürünleri arasında gösterilir. Bu tahıldan üretilen ve Komşufırın mağazalarında satışa sunulan Tritordeum Ekmeği’nin de pek çok açıdan insan sağlığına faydalıdır”.

  • Fındıkta İç Tüketimi Artırmak İçin Öneri

    Ordu’nun Fatsa Ticaret Borsası(FATBO) Başkanı Ali Feyzi, fındıkta iç tüketimin artması için herkesin misafirine fındık ikram etmesi ya da hediyelik olarak fındık göndermesi önerisinde bulundu.

    Başkanı Ali Feyzi konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “İç tüketimin artması için bölgede yaşayan vatandaşlarımız gelen misafirlerine fındık, dış illerden bulanan dostlarına hediyelik fındık gönderirse iç tüketimde buna bağlı olarak artar. Herkes hediyeleşme yöntemi ile fındık mahsulümüzü kullanırsa tüketim bazında iyi olur. Bizim bölgemizde iç tüketim anlamanda bakıldığı zaman yılda 120 bin ton ile 150 bin ton arası iç tüketim oluyor. Maalesef belli insanlar bu rakamları bile saklıyorlar. Belli firmalar iç tüketim rakamları az gösterip fındık fiyatlarını düşürmek için manipülasyon malzemesi olarak kullanabiliyorlar. İç tüketimin artması için herkes fındık yesin ya da hediye olarak göndersin. Bölgemizin ürününe bizlerin sahip çıkması gerekiyor” dedi.

  • (Özel Haber) Sigara Tüketimi Hızla Artıyor

    SAKARYA (İHA) – Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Başhekimi Dr. Ayhan Ak, sigaranın zararları hakkında bilgi vererek, önlem alınmadığı takdirde yılda 250 bin kişinin daha sigaradan öleceğini söyledi.

    Sigaranın bağışıklık ve alışkanlık yapan bir zararlı madde olduğunu ifade eden Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Başhekimi Dr. Ayhan Ak, “Beraber gezmeler, oturmalar veya dertleşmeler, karşılıklı fikir alışverişleri sigaraya çok çabuk başlama vasıtası olmaktadır” dedi.

    SİGARA TÜKETİMİNİN YAŞI 11’E KADAR DÜŞTÜ

    Sigaranın hem maddi hemde manevi açıdan zarar verdiğini söyleyen Şaban Bozkurt isimli vatandaş, “Sigara çevremizdeki insanlara sağlık olarak, maddi açıdan çok büyük zarar veriyor. Sigara tüketme yaşı 10 – 11’e kadar düştü. Ve gittikçe de tüketim çoğalıyor. İnsanlarımıza zarar veren sigaradan bir an önce kurtulmalarını diliyorum. İnşallah çevremizde sigara içimi daha çok azalır ve sosyal sorumluluk projeleri de artar bu konuda” dedi.

    Sigarayı bırakmak için uğraştığını belirten Ali Akyıldız isimli vatandaş da, “Yaklaşık 10 yıldan fazladır sigara içiyorum. Bırakmak için farklı zamanlarda çeşitli çabalarım oldu. Hala dönem dönem ciddi anlamda düşünüyorum ve çabalamaya devam ediyorum. Çevremizde de gördüğümüz gibi sigara tüketimi çok küçük yaşlara kadar indi. Umarım herkes bırakır” diye konuştu.

    “SİGARA BAĞIŞIKLIK VE ALIŞKANLIK YAPAN ZARARLI BİR MADDEDİR”

    Sigaranın zararları hakkında bilgiler veren Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Başhekimi Dr. Ayhan Ak, “Sigara bilindiği gibi tütün yaprağından elde edilen bir içecektir. İçinde yüzlerce hatta binlerce zararlı madde bulunduran ve kullanıldığında fizyolojik bağışıklık ve alışkanlık kazandıran zararlı bir maddedir. İçinde benzen, tolien, nikotin, katran gibi çok zararlı maddeler bulunmaktadır. Nefes yoluyla alındığı için akciğerlerimize sirayet etmekte ve saniyeler içersinde de beynimizdeki nikotin reseptörlerine ulaşmaktadır. Alındığı için insanlarda kısmi bir rahatlama meydana getirmektedir. Sigara alışkanlığı aslında zor bir süreçtir. Yani sigaraya başlamak için hakikaten bir efor sarf etmek gerekmektedir. İçenlerle yaptığımız konuşmalarda 2 ila 3 ay boyunca büyük bir zorluk çektiklerini kendileri beyan etmektedirler. Mide bulantıları, öksürük, nefes darlığı gibi ve bu ısrarın sonucunda bir sigara alışkanlığı kazanılmaktadır. Sigara çok yönlü zararları olduğu kadar bu alışkanlığı ile ve çok kolay ulaşılabilir niteliği ile benzeri olmayan hastalıklar sınıfında olmaktadır” şeklinde konuştu.

    “SİGARANIN AKCİĞERE BÜYÜK ZARARI VAR”

    Kullanılan sigaranın akciğere çok büyük bir zararı olduğunu da söyleyen Başhekim Ak, “Bilindiği gibi sigara akciğere çok büyük zararları vardır. Nikotin ve diğer zararlı maddeler akciğer bronşlarında birikmektedir. Sigara bırakıldıktan sonra bile uzun yıllar kalıcı etkileri görülmektedir. Dolayısıyla sigara zararları üzerinden bir farkındalık oluşturmak, toplumda bunun zararlarını önleme açısından bir farkındalık oluşturmak çok küçük yaşlarda başlanmalıdır. Bu noktada da ailelere çok büyük görev düşmektedir. Sigaranın zararları böylesine biliniyorken, dünyada 7 milyar nüfusa karşın 1 milyar 300 milyon insanın sigara içmesi çok büyük ve korkunç bir rakamdır. 100 bin kişinin öldüğünü tahmin ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda 250 bin beklide daha fazla insanın öleceği sigaradan söylenmektedir. Bu konuda acil önlemler alınması, önleyici tedbirlerin, koruyucu hekimliklerin yapılması gerekmektedir. Ben burada, aileye çok büyük görev düştüğünü söylemek durumundayım. Şöyle ki, sigara büyük oranda dış çevrenin etkisi ile arkadaş ortamında başlamaktadır. Beraber gezmeler, oturmalar veya dertleşmeler diyelim, karşılıklı fikir alışverişleri sırasında sigara gelip gitmekte ve çok çabuk başlama vasıtası olmaktadır. Kişinin kendi arkadaşları tarafından teşvik edici bir alet durumuna gelmektedir. Dolayısıyla evde her ne kadar anne baba sigara alıyorsa da çevre bundan çok daha büyük etken olmaktadır” ifadelerini kullandı.

  • Hazır Gıda Tüketimi İnsan Sağlığına Zarar Veriyor

    Kilis 7 Aralık Üniversitesi’ndeki Konferansta konuşan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Gültekin, hazır gıda tüketiminin arttığını, bunun bir yandan yaşamımızı kolaylaştırırken diğer yandan obezite, kanser, alerji gibi hastalıklarla insan sağlığını tehdit ettiğini, çocuklarda ise hiperaktivite ve davranış bozukluklarına yol açtığını söyledi.

    7 Aralık Üniversitesi öğrenci topluluklarından Zinde Gençlik Topluluğu bir konferans düzenledi. Düzenlenen konferansta “Gıda Katkı Maddeleri Sağlığımız İçin Tehdit midir?” sorusu ve cevapları ele alındı. Mühendislik-Mimarlık konferans salonunda düzenlenen konferansa, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Gültekin katıldı. Gültekin, hazır gıda tüketiminin arttığını, bunun bir yandan yaşamımızı kolaylaştırırken diğer yandan obezite, kanser, alerji gibi hastalıklarla insan sağlığını tehdit ettiğini, çocuklarda ise hiperaktivite ve davranış bozukluklarına yol açtığını belirtti. Yaşam koşullarında gıda katkı maddelerinden tümüyle uzak durmanın pek mümkün olmadığını ifade eden Gültekin, bunların zararlarının en aza indirilmesi konusunda tartışmalı gıda katkı maddeleri içeren ürünlerden uzak durulması önerisinde bulundu.

    Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği konferansın sonunda Prof. Dr. Fatih Gültekin’e KİYÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Türer teşekkür belgesi verdi.