Etiket: Tüketimi

  • Pamuk tüketimi 27,5 milyon tona ulaşıyor

    Tekstil ve hazırgiyim sektörlerinin ana hammaddesi pamuğun kaderinin belirlendiği Uluslararası Pamuk İstişare Komitesi’nin 77. Genel Kurul Toplantısı, Fil Dişi Sahili’nde gerçekleştirildi. 2018/19 sezonunda, dünya pamuk tüketiminin 27,5 milyon tona ulaşacağı ifade edildi.

    Ana teması , “Pamukta Zorluklar; Akıllı ve Sürdürülebilir Çözümler” olan 77. Genel Kurul Toplantısı, pamuk üretim, tüketim, stok, ihracat, ithalat ve fiyatlar konusunda güncel bilgiler, biyoteknolojik pamuklara karşı haşere direnciyle mücadele, küçük ölçekli çiftliklerdeki dron ve robotların kullanımları, çiftçilerin pamuk yan ürünlerinden ek gelir elde edebileceği, bilgiler ve medyada pamuk endüstrisi hakkında yapılan yanıltıcı iddialara karşı ICAC’ın #TruthAboutCotton (Pamuk hakkında gerçek) kampanyası gibi bir çok konuyu kapsayan bir düzine açık ve ara oturumu içerdi.

    Dünya’nın 2017/18 sezonunda, küresel pamuk üretiminin bir önceki sezona göre yüzde 17 artarak 26,75 milyon tona yükseldiğini belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ICAC Genel Kurulu’nda, 2018/19 sezonu için ise; ekim alanlarındaki daralma, suyun yetersizliği ve verimlilikte ekstra bir iyileşme beklenmediği için küresel pamuk üretimin azalarak 26,12 milyona düşmesinin beklendiğinin ortaya konulduğunu kaydetti.

    Büyük pamuk üreticisi ülkelerde pamuk ekim alanlarında azalma beklendiğini anlatan Eskinazi, “Bir çok büyük pamuk üreticisi ülkelerde pamuk ekim alanlarında azalma beklendiği dillendirildi. Bunun nedenlerinin de; devam eden haşere sorunları, olumsuz hava koşulları, suyun yetersizliği ve hükümet politikalarındaki değişiklikler olarak belirtildi. Bu nedenle küresel pamuk ekim alanının bir önceki sezona göre yüzde 1’lik bir azalma ile 33,6 milyon hektar olarak öngörüldüğü ortaya kondu” dedi.

    Pamuk tüketimi, 2017/18 sezonunda yüzde 9’luk artışla, 26,81 milyon tona ulaştığını hatırlatan Eskinazi, 2018/19 sezonunda ise yüzde 3 artarak 27,5 milyon tona yükseleceğinin öngörüldüğünü kaydetti.

    Pamuk stokları gerileyecek

    Dünya pamuk stok miktarlarının 2018/19 sezonu başlangıcında, bir önceki sezona göre sabit kalacağı bilgisini paylaşan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, sezon içinde tüketimin üretimden fazla olacağını bu nedenle stok miktarlarının aşağı yönlü gideceğini ifade etti. Eskinazi, pamuk fiyatlarının 217/18 sezonunda ortalama 88 cent/lb olduğunu, 2018/19 sezonu tahmininin ise; 85 cent/lb olacağı yönünde öngörüler paylaşıldığını sözlerine ekledi.

    Pamuk tüketiminde Çin lider, Türkiye dördüncü ülke olacak

    Pamuk tüketiminde en yüksek tüketimin 9,2 milyon ton ile Çin’de olması beklenirken, ikinci en büyük tüketici Hindistan’da 5,25 milyon ton pamuk tüketilecek. Pakistan 2,3 milyon ton pamuk tüketimi ile üçüncü olurken, Türkiye, 2018/19 sezonunda 1,7 milyon ton pamuk tüketimi ile dünya dördüncüsü olacak. Pamuk tüketiminde Bangladeş, Vietnam ve Endonezya bu ülkeleri takip edecek.

    Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nde, dünya genelinde tekstil sektörünün elyaf tüketiminin 2020 yılında 105,5 milyon ton, 2025 yılında ise 121 milyon tona ulaşacağı öngörüsünde bulunuldu. Dünya’nın elyaf talebi 2017 yılı ile 2025 yılı arasında 25,5 milyon ton artacak.

    Organik pamuk üretim bölgeleri belirlenmeli

    Türkiye’nin güçlü olduğu organik pamuk üzerine yürütülen World Cafe oturumunda; çiftçi ekonomisi, ekoloji ve çevre, inovasyon ve ARGE, organik tohum üretimi, çeşitlendirme ve politikalar üzerine sohbetler gerçekleştirildi. Oturumda, Organik pamuk üretim verimliliğinin geliştirilmesi konusunun hala önemli bir araştırma gerektirdiği, öneri olarak üretim ve organik pamuk pazarlamasını kolaylaştırmak amacıyla organik pamuk tohumu üretimi ve çırçırlama için belli bölgelerin belirlenmesi gerektiği ve organik pamuk pazar istihbaratının güçlenmesi gerektiği belirtildi.

    Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi Toplantısında gündeme gelen bir diğer konu ise; 2020 yılında

    Ticaret Bakanlığı Koordinasyonu ve Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonu ile İzmir’de gerçekleşecek olan 7. Dünya Pamuk Araştırma Konferansı oldu. 7. Dünya Pamuk Araştırma Konferansı’nın verimli geçmesi adına, ICAC yetkilileri ile bir toplantı gerçekleştirildi.

  • Günlük beslenmede ceviz tüketimi yaşlıların kilosunu etkilemiyor

    Yapılan bir araştırmaya göre, günlük beslenmeye cevizin dâhil edilmesi, sağlıklı ve yaşlı bireylerin kilosunu etkilemiyor.

    Barcelona Klinik Hastanesi (CIBERobn) ve Loma Linda Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından cevizlerin sağlıklı yaşlanma konusunda rolü olup olmadığı konusunda araştırma yaptı. Nutrients dergisinde kısa süre önce yayınlanan Ceviz ve Sağlıklı Yaşlanma Araştırması’nın (WAHA) bir alt çalışmasına göre; vücut ağırlığı veya vücut bileşeni üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye yol açmaksızın (300 kaloriye kadar) ceviz sağlıklı ve yaşlı bireylerin günlük beslenmelerine dahil edilebilir.

    WAHA araştırmasının baş inceleyicisi ve araştırmanın eş yazarı Dr. Joan Sabate, ceviz tüketimini ve vücut ağırlığını inceleyen önceki çalışmaların olduğunu, ancak bunların daha genç bireylere ve daha kısa süreli olarak odaklandığını belirterek, “Yaşlıların kilo alımı endişesi olmadan cevizi beslenmelerine ilave edebilmelerini umuyorduk. Zaten, bu durum araştırmayla da kanıtlandı” dedi.

    Cevizdeki yağın kilo alımına yol açtığına yönelik yaygın bir yanılgı var

    Çalışmanın önde gelen yazarlarından Edward Bitok, cevizdeki yağın kilo alımına yol açtığına ve dolayısıyla da bunun obezite veya kalp hastalığı ya da diyabet gibi kiloyla ilgili diğer sağlık sorunlarına yol açabileceğine dair yaygın bir yanılgının olduğunu kaydetti.

    Bitok; “Cevizdeki yağın sağlıksız olduğu ve kilo almaya yol açtığı düşüncesinin aksini ispat etmek için araştırma yapmak istedik. Ayrıca; bu alt çalışmanın esas amacı ceviz yiyen kişilerin yemeyenlere kıyasla daha yüksek bir kilo alımı riskiyle karşı karşıya olup olmadıklarını tespit etmek” dedi.

    WAHA araştırması, Barselona Klinik Hastanesi, Obezite ve Beslenme (CIBERobn) Biyomedikal Araştırma Merkezi ve Loma Linda Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen bir yıllık bir deneme çalışmasıydı ve günlük ceviz tüketiminin yaşla ilişkili bilişsel zayıflama ve yaşlılarda yaşa bağlı makula dejenerasyonu ile ilişkilendirildiğini test etti. Bu da, cevizin sağlıklı yaşlanma konusunda bir rolü olup olmadığını test etmek açısından bu araştırmayı önemli kılıyor.

  • Bayramda İstanbullu tatile koşunca günlük elektrik tüketimi yüzde 43 düştü

    Kurban Bayramı’nda, İstanbullular tatil yerlerine akın edince mega kentte elektrik tüketiminde de ciddi düşüşler gözlendi. Ağustos ayının normal günlerine göre bayram boyunca ortalama günlük elektrik tüketimi yüzde 43 geriledi.

    Kurban Bayramı’nın haftanın ilk günlerine denk gelmesiyle tatil süresi 9 güne kadar uzayınca bu yıl da İstanbul adeta boşaldı. Mega kentte yaşayanların akraba ziyareti ve tatil için İstanbul dışına çıkmasının etkisiyle elektrik tüketiminde bayram süresince büyük düşüşler gözlendi. İstanbul Avrupa Yakası’nda 5 milyondan fazla aboneye elektrik dağıtım hizmeti veren Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (BEDAŞ) verilerine göre; Ağustos ayında ortalama günlük elektrik tüketimi 89 bin 522 MWh düzeyinde iken Kurban Bayramı’nda bu rakam yüzde 43’lere varan oranda düşerek günlük 50 bin 988 MWh seviyelerine geriledi. Arife günü de dâhil 20-24 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Avrupa Yakası’nda toplam elektrik tüketimi 254 bin 943 MWh olarak gerçekleşti.

    Şişli’de tüketim yüzde 75 düştü

    İlçe bazında bakıldığında bayram boyunca mesken abonelerinin ağırlıkta olduğu Şişli’de tüketim yüzde 75 oranında gerilerken Yenibosna’da düşüş yüzde 61’i buldu. Bu rakamlar da söz konusu ilçelerdeki mesken abonelerinin uzun bayram tatilini, il dışında geçirmeyi tercih ettiklerinin işaretini verdi. BEDAŞ’ın sanayi abonelerinin yoğun olduğu İkitelli ve Beylikdüzü’nde ise bayram boyunca elektrik tüketimi yüzde 50’nin üzerinde geriledi. Bayram nedeniyle üretime ara veren sanayicilerin talebinin azalması ile birlikte sadece bu iki ilçenin toplam yüzde 45’lik düşüşe etkisi yüzde 12 gibi yüksek bir oranı buldu.

    2017 yılına göre artış var

    Her ne kadar Ağustos ayı ortalamalarına göre bayram süresince tüketimde büyük düşüşler yaşansa da geçen yıl 31 Ağustos-4 Eylül tarihleri arasına kutlanan Kurban Bayramı tarihleri ile kıyaslandığında ise tüketimde yüzde 10,7’lik bir artış yaşandığı gözlendi. 2017 yılı Kurban Bayramı’nda İstanbul Avrupa Yakası’nda elektrik tüketimi 230 bin 201 MWh seviyesinde gerçekleşmişti. Söz konusu artışta bu yıl Kurban Bayramı’nın Ağustos ayının ortasına gelmesi gibi mevsimsel etkilerin yanı sıra bazı işletmelerin hafta içine gelen bayram boyunca üretime ara vermeden devam etmesi etkili oldu.

    Ayrıca yapılan bilgilendirmede; İstanbul Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtım hizmetini üstlenen BEDAŞ da bayramda abonelerinin enerji sıkıntısı çekmemesi için yoğun bir hazırlık dönemi geçirdi. Yatırım kaynaklı planlı kesintilerini askıya alan şirket, vardiya planını da bayrama özel düzenledi. Bayram sürecince arıza bakım ve onarım için 194 kişilik ekip yerüstü, 61 kişilik ekip de yeraltı ve kablo arıza tespiti için görevlendirildi. 85 araç her vardiyada aktif olarak kullanılırken ayrıca 85 araç her an müdahaleye hazır olarak bekletildi.

    BEDAŞ Genel Müdürlüğü ile bölge müdürlüklerinde vardiyalı arıza personelleri dışında koordinasyon ve acil durumlarda müdahale ve raporlama için 24 saat esaslı nöbetçi amirler bulunduruldu. Arızalara uzaktan müdahaleye imkân tanıyan SCADA ana kontrol merkezinde ise 7 ekip her gün görev aldı.

  • Seçim günü elektrik tüketimi yüzde 7 arttı

    Türkiye’nin seçime kilitlendiği 24 Haziran günü geçen senenin aynı tarihine oranla yüzde 7 daha fazla elektrik tüketimi gerçekleştiği bildirildi. Antalya, Burdur ve Isparta’da gün boyunca kesintisiz enerji sağlamak üzere alarmda olan Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ (AEDAŞ), 927 personeli ile hizmet verdiğini açıkladı.

    24 Haziran günü Antalya, Burdur ve Isparta’da gün boyunca kesintisiz enerji sağlamak üzere alarmda olan AEDAŞ, 927 personeli ile hizmet verdi. 2017 yılında ayın 25’ine denk gelen Haziran ayının son pazar gününe göre 24 Haziran seçim günü elektrik tüketimi yüzde 7 oranında artış gösterdi. 25 Haziran 2017’de 25 bin 926 mWh elektrik tüketilen bölgede, bu rakam 24 Haziran tarihinde 27 bin 766 mWh’ye yükseldi. Bu artışta sıcak havaların etkisi ile artan klima kullanımının yanı sıra vatandaşların saat 17.00’den itibaren seçim sonuçlarını takip etmek üzere ekranlara kilitlenmesi de önemli rol oynadı. Gün içinde özellikle Antalya’nın ilçeleri Kepez ve Muratpaşa’daki tüketim artışı dikkat çekti.

    Kriz masası oluşturuldu

    AEDAŞ, seçimden günler önce aldığı tedbirlerle bölgeye gün boyunca kesintisiz enerji sağladı. 24 Haziran günü 927 personelini görevlendiren AEDAŞ, olası kesinti ve arızalara anında müdahale için genel müdürlük binasında kriz masası oluşturdu. Tüm koordinasyonun buradan yürütüldüğünü söyleyen AEDAŞ Genel Müdürü Bahadır Müdüroğlu, “Arızalara müdahale edecek vardiya bazlı ekip, araç ve çağrı merkezi personel sayısını en üst düzeye çıkardık. İl ve ilçe seçim kurulları, TEİAŞ trafo ve dağıtım merkezlerinde nöbetçi ekipler bulundurduk. 22 Haziran 2018 günü saat 08.00’den 25 Haziran 2018 günü saat 08.00’e kadar tüm saha personeli, mühendis ve yöneticilerin izinleri iptal edilerek toplamda 927 personeli olası kesinti ve arızalara karşı hazır beklettik” dedi.

    Müdüroğlu, tüm çalışanlarına gün boyunca gösterdikleri üstün performans nedeniyle teşekkür ederek, seçim sonuçlarının tüm Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

  • Fazla yağ tüketimi sivilce yapıyor

    Sivilcenin ciltle alakalı sorunların başında geldiğini belirten Dr. Emrah Çinik, fazla yağ tüketiminin sivilce yaptığını söyledi.

    Dr. Emrah Çinik, “Her cinste olabilen sivilce sorunu yağ üreten bezlerin uzun süren ve sürekli tekrarlayan iltihabi bir durumudur. Sivilceler bir süre sonra kendiliğinden geçme özelliğine sahip olsa da uzun vadeli sivilce oluşumu durumunda sivilceler yok olsa bile geriye kalıcı izler kalabilmektedir. Bu izler siyah noktalar, kızarıklık veya derin çukurlar olarak kişinin cildinde estetik bir soruna neden olduğunda kişi psikolojik ve fiziki anlamda kendini kötü hissetmektedir” dedi.

    Sivilce izinde en sık rastlanan durumun çukurlaşma olduğunu ifade eden Dr. Çinik, “Sivilcelerin olduğu kısımlarda oluşan çukurlaşmalar kimi zaman gözle görülür bir durumda olabilirken, bazen küçük bir bölgede de bu soruna rastlamak mümkündür. Sivilce izleri uzun süre tedavi edilmediğinde başarının yakalanması için çok daha fazla çaba gerekmektedir. Bu nedenle izler ortaya ilk çıktığında tedavi için uzman bir dermatolog ile görüşmek iyi sonuçlar alınmasını sağlayacaktır” diye konuştu.

    Sivilcenin çıktığı andan itibaren büyük bir özenle tedavi edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Çinik, “Sivilceleri sıkmak skar adı verilen izlerin oluşmasını hızlandıracak ve daha kötü bir görünüme neden olacaktır. Aynı zamanda izleri kapatmak için yapılan makyaj da gözenekleri havasız bırakması nedeniyle yeniden sivilce oluşumuna neden olacak ve böylelikle izler çoğalacaktır. Bu durumda yapılması gereken bir uzmana görünmek ve sivilce izi tedavisine olabildiğince erken başlamaktır. Aynı zamanda cildin her zaman temiz tutulması ve uygun ürünlerle bakımının yapılması da önemlidir. Cilt kendi haline bırakıldığında ve temiz tutulmadığında daha fazla bozulacak ve bununla beraber kişi psikolojik bir çöküşle mücadele etmek zorunda kalacaktır. Sivilce izi tedavisinde birçok yöntem bulunmaktadır. Hangi yöntemin size uygun olduğuna dair karar vermesi gereken ise bir uzmandır” açıklamalarında bulundu.