Etiket: Tüketicinin

  • GPD Başkanı Aykaç: “Gerektiğinde karlarımızdan vazgeçerek tüketicinin yanında durduk”

    GPD Başkanı Aykaç: “Gerektiğinde karlarımızdan vazgeçerek tüketicinin yanında durduk”

    Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Ortak Gelişim Kongresi’nde gıda sektörünün öncüleri bir araya geldi. Sektörün sorunlarının ve çözümlerin konuşulduğu toplantıda GPD Yönetim Kurulu Başkanı Galip Aykaç, perakendecilerin gerektiğinde karlarından vazgeçerek tüketicinin yanında olduklarını vurguladı.

    Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) tarafından 14 Ekim 2019 tarihinde Wyndham Grand Istanbul Levent’te altıncısı düzenlenen “GPD 6. Ortak Gelişim Kongresi”nde sektöre yön veren profesyoneller bir araya geldi.

    Ortak Gelişim Kongresi’nin ana teması “Gelecek, Çevik ve Dayanıklı Olanların” olarak belirlendi. Sektörün gündeminde yer alan konulara da değinilen kongrede, perakende dünyasında gelecekte hayatta kalmanın ve başarının yolları, farklı çerçevelerden ele alındı. Tedarik zinciri kapsamında üreticiden tüketiciye doğru yolculukta, tedarikçilerin, perakendecilerin, çözüm ortaklarının çeviklik ve dayanıklılık çözümleri ile örnek hikayeleri paylaşıldı.

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan GPD Yönetim Kurulu Başkanı Galip Aykaç, gelişimin ancak tüm paydaşlara ortak fayda sağladığı takdirde sürdürülebilir olacağının altını çizerek, Ortak Gelişim Kongresi’nin bunun en önemli platformu olduğunu ifade etti.

    “Gerektiğinde karlarımızdan vazgeçerek tüketicinin yanında duruyoruz”

    Hane halkı tüketim harcamalarının yüzde 50’sinin gıda, yiyecek içecek ve temel ihtiyaç maddeleri harcamalarından oluştuğunu belirten Aykaç, bu harcamaların sadece yüzde 26’sının modern kanallardan yapıldığını ve perakendede en büyük patronun “tüketici” olduğunu vurguladı.

    Perakendecilerin üretim ile son tüketici arasındaki köprü vazifesini gördüğünü ifade eden Aykaç, “Bu vazifemizi gerçekleştirirken, tedarik zincirimizden gelen fiyat dalgalanmalarını tüketicimize en az düzeyde yansıtmak için kendi kaynaklarımızı zorluyoruz. Ölçeğimizi de kullanarak sağladığımız fiyat avantajıyla da son fiyatlarımızı dengelemeye çalışıyoruz. İçinde bulunduğumuz ekonomik durumda, biz bu kaynak desteğini sağlamaya çalışırken, gerektiğinde karlarımızdan da vazgeçerken, tedarik zincirimizin de sekteye uğramaması gerekiyor. Tedarikçimizin önünü kesmeden, ürün ve hizmetleri hijyenik ortamda ve en iyi fiyatla tüketiciye ulaştırma görevimizde de daima tüketicimizin tarafında olduğumuzun altını çizmek isterim” dedi.

    “Enflasyonla mücadelede kilit rol oynuyoruz”

    Enflasyon ile mücadelede, kayıt dışı ekonominin önlenmesinde, kayıt içi gelirin ve istihdamın artırılmasında, modern perakendenin önemli rol oynadığını vurgulayan Aykaç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Modern perakende, geniş ekosistemi sayesinde ülke ekonomisine olan dinamo etkisi ve ölçek ekonomisi dolayısıyla enflasyonla mücadelede kilit bir rol oynamaktadır. Modern gıda perakendesi sektörünün 150 milyar TL seviyesindeki cirosunun ve 425 binin üzerindeki istihdamının direkt etkisinin beraberinde, eko sistemimiz içinde etkilediğimiz sektörlerle bu rakamlar daha da önemli boyutlara ulaşmaktadır. Çarpan etkisi gıda perakendesinde 1,3 iken, perakendenin diğer kolları da dahil edildiğinde bu etki 2 civarına çıkmaktadır. Başka bir deyişle, perakendenin 1 birim büyümesi, genel ülke ekonomisine 1,5 – 2 kat olarak yansımaktadır. Dolayısıyla perakende sektöründe meydana gelecek sıkıntılar da, ülke ekonomisine ve enflasyona bu oranda yansıyacaktır.”

    Ülkemizin uzun vadeli plan ve programlar yapmasının önemini hatırlatan Aykaç, yatırımcının önünü daha rahat görebilmesi için uzun vadeli plan ve programların vakit kaybedilmeden yapılıp uygulamaya geçmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Sektörü ilgilendiren konular için yapılacak çalışmalara gönüllü katkı sunmaya hazır olduklarını da ifade eden Aykaç; özellikle yurt dışından gelecek yatırımcıya güvenli bir ortam sunmak adına mevzuatlarımızı gözden geçirmeye ihtiyaç olduğunu kaydetti.

    Aykaç şöyle devam etti: “Bu çerçevede önümüzdeki dönemde sektörün aynı zamanda ülkemizin en önemli konuları olarak gördüğümüz üzülerek ifade edeceğimiz ve dünya sıralamasında 3. olduğumuz taklit ve tağşiş ürünlerle mücadele, özellikle hizmet sektörünün tamamını ilgilendiren saatlik çalışma modelinin geliştirilmesi, ticari hayatımızı yakından ilgilendiren Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yapılacak değişiklikler, kısaca hal kanunu olarak bilinen Sebze ve Meyve Ticaretini Düzenleyen Kanun’da yapılacak değişiklikler, KDV oranlarındaki karmaşık yapının yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalar ile özellikle ekonominin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan kayıt dışının azaltılmasına yönelik çalışmalar yakından takip edeceğimiz ve destek vermeyi görev edindiğimiz konular arasındadır.’’

    Gıda perakendesine yön veren profesyonellerin bir araya geldiği kongrede gerçekleşen “Tanışma Maratonu”nda her yıl olduğu gibi bu yılda önemli bir network ağı oluşturuldu. Kongre sırasında gün boyu gezilebilen Gelişim Market’te yer alan üretici ve tedarikçilere de ürünlerini tanıtarak daha büyük pazarlara açılabilme imkanı sağlandı. Bu sene ayrıca hem kongre akışında hem de Gelişim Market’te kooperatiflere ağırlık verilerek sektöre olan katkıları vurgulandı.

  • Tüketicinin en çok şikâyeti: Ayıplı hizmet

    Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Merkez Çözüm Merkezi Başkanı Avukat Merve Sevim Özcan, Çözüm Merkezi’ne 2018 yılında en fazla başvurunun ayıplı hizmet sebebiyle yaşanılan sıkıntılara yönelik sorunlardan oluştuğunu söyledi.

    Düzenlediği basın toplantısında, Türkiye genelinde merkeze başvuralar yapıldığını kaydeden Özcan, “Tüketicilerin çok fazla sıkıntı yaşadığı ayıplı hizmet sonrasında para iadesi talepli başvuruları tarafımıza yapılan başvuruların yüzde 40’ını oluşturmaktadır. Geçtiğimiz yıllara oranla şikâyet sayısı azalmakta ise de halen öğrenci yurtlarında verilen ayıplı hizmetlerle ilgili tarafımıza başvuralar yapılmaktadır” dedi.

    Yapılan başvuruların yüzde 20’si ayıplı mal sebebiyle talep edilecek seçimlik haklara yönelik sorulardan, yüzde 10’u bankalar tarafından kesilen kart aidatlarına yönelik sorulardan oluştuğunu kaydeden TÜKDES Genel Merkez Çözüm Merkezi Başkanı Merve Sevim Özcan şunları söyledi:

    “Çözüm Merkezimize devre tatil sözleşmeleri, kredilerde yapılan sigorta için alınan prim iadesi, hakem heyetlerinin parasal sınırları reklamda belirtilen malın yahut hizmetin satış anında aynı olmaması, özel hastanelerde verilen hizmetler ile ilgili sorularda yöneltilmiştir.

    Haksız uygulamaların azalması için tüm tüketicileri haklarını aramaya çağırıyoruz.”

  • Tüketicinin en çok şikâyeti: Ayıplı hizmet

    Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Merkez Çözüm Merkezi Başkanı Avukat Merve Sevim Özcan, Çözüm Merkezi’ne 2018 yılında en fazla başvurunun ayıplı hizmet sebebiyle yaşanılan sıkıntılara yönelik sorunlardan oluştuğunu söyledi.

    Düzenlediği basın toplantısında, Türkiye genelinde merkeze başvuralar yapıldığını kaydeden Özcan, “Tüketicilerin çok fazla sıkıntı yaşadığı ayıplı hizmet sonrasında para iadesi talepli başvuruları tarafımıza yapılan başvuruların yüzde 40’ını oluşturmaktadır. Geçtiğimiz yıllara oranla şikâyet sayısı azalmakta ise de halen öğrenci yurtlarında verilen ayıplı hizmetlerle ilgili tarafımıza başvuralar yapılmaktadır” dedi.

    Yapılan başvuruların yüzde 20’si ayıplı mal sebebiyle talep edilecek seçimlik haklara yönelik sorulardan, yüzde 10’u bankalar tarafından kesilen kart aidatlarına yönelik sorulardan oluştuğunu kaydeden TÜKDES Genel Merkez Çözüm Merkezi Başkanı Merve Sevim Özcan şunları söyledi:

    “Çözüm Merkezimize devre tatil sözleşmeleri, kredilerde yapılan sigorta için alınan prim iadesi, hakem heyetlerinin parasal sınırları reklamda belirtilen malın yahut hizmetin satış anında aynı olmaması, özel hastanelerde verilen hizmetler ile ilgili sorularda yöneltilmiştir.

    Haksız uygulamaların azalması için tüm tüketicileri haklarını aramaya çağırıyoruz.”

  • İZTO’dan “Tüketicinin Korunması Kanunu” toplantısı

    İzmir Ticaret Odası (İZTO) tarafından düzenlenen 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu bilgilendirme toplantısında konuşan İZTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, “Aslında Türkiye’nin bir birikimi var. Sadece problemimiz biraz kağıt üzerindeki uygulamaların sahada uygulanması ve ihlal edilenlerle ilgili yaptığımız disipline edici faaliyetlerin yeterli olmaması” dedi.

    İzmir Ticaret Odası (İZTO) tarafından, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Oturum başkanlığını İZTO Meclis Üyesi Metin Aztekin’in yönettiği toplantıya; İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İZTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, İzmir Ticaret İl Müdürü Şahin Ersü de katıldı. Toplantıda, İzmir Ticaret İl Müdürlüğü Tüketici Hakem Heyeti Servis Sorumlusu Aynur Gülsüm Marasalı ve İzmir Barosu Tüketici Komisyonu Üyesi ve Tüketici Hakem Heyeti Üyesi Avukat Salih Emrah Ertan sunum yaptı.

    “Gelenekte ahilik kültürü var”

    Toplantıda konuşan İZTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, “Türkiye bu konuyla ilgili uzun soluklu yolculuğu var. Ondan da önce çok uzun yıllardan beri dünyanın da gündeminde. Şu anda çok katı bir şekilde AB üyesi ülkelerde uygulanıyor. Türkiye de belli aşamadan sonra bu mevzuatı adapte etti. Türkiye’de bu konuya çok da yabancı değil. Tüccar kesiminin çatısı olan ticaret odaları geleneğinde Anadolu’da yeşermiş olan ahilik geleneği var. Bu gelenekte genelde tüketicinin sağlık ve güvenliğinin tazmin edilmesi ve birçok hakkının teslim edildiğini görüyoruz. Türkiye ve üzerinde oturduğu miras dünyanın en güzel örneklerini oluşturuyor. Aslında Türkiye’nin bir birikimi var bu konuda. Sadece problemimiz biraz kağıt üzerindeki uygulamaların sahada uygulanması ve ihlal edilenlerle ilgili yaptığımız disipline edici faaliyetlerin yeterli olmaması” dedi.

    “Yeni düzenlemeler gündeme gelecek”

    Tüccar ve tüketicinin etle tırnak gibi olduğunu kaydeden Tanyeri, “Bir tanesi sunan, diğeri bu hizmeti fayda elde edilen kesim. Modern düzenlemelerin yapıldığı temel haklardan bugüne geldik. Dünün bazı düzenlemeleri dünde kaldı artık yeni şeyler söylemek lazım. Dünya farklı mecraya gidiyor. Dijital devrim var ve daha bunun başındayız. Nereye gideceği konusunda kimsenin kesin hüküm yok. Örneğin elektronik ticaretle ilgili düzenlemelerin yeniden gündeme gelmesine neden olacak çığ gibi bir pazar var. Bu konutla ilgili yeni düzenlemeler gündeme gelecek. Bunun anayasal hak olarak devletin tüketicilerin sağlık ve güvenliğini koruma yükümlülüğü olarak mutlaka hayata geçirmesi, kontrol edilmesi ve hayatın bir parçası haline gelmesi lazım” diye konuştu.

    “Bizim bir yerde olma şansımız yok”

    İzmir Ticaret İl Müdürü Şahin Ersü de, “Ben hem tüketici hakem heyetleri koordinasyonlarını yapıyorum, hem de tüketici hakem heyetine başkanlık ediyorum. Çalışmalarımızda, hakem heyetlerinde kararlar alıyoruz ve bu kararlardan siz esnaf ve tüccarın zarar gördüğünü de müşahede ediyoruz. Bizim bir yerde olma şansımız yok. Kanuna baktığımızda kaymakamlıklarda tüketici hakem heyetlerine kaymakamlar başkanlık ediyor, ilde de ticaret il müdürleri sorumlu. Bizim bir yerde olma şansımız yok. Hizmet sunan da alan da bizim için et tırnak. Ahilik kültüründen terbiye alan insanlar asla kimseye zarar verme düşüncesinde değil. Her şeyi kayıtlı, adresleri belli ama sonuç itibariyle uyuşmazlığa girdikleri bir takım müşterileri de var. Bununla ilgili çalışmalar yapılaması gerektiğine inandığımı söyledim ama geçmişte bu ortamı bulamadım” diyerek yapılan toplantıların faydalı olacağını belirtti.

  • Süper Cuma döneminde tüketicinin internette arama tercihleri açıklandı

    Tüketicinin Süper Cuma merakı arttıkça, internet aramaları ve alışveriş trendleri yapılan kampanyalara göre şekilleniyor. Bağımsız dijital pazarlama ajansı SEM, dijital pazarlamada Süper Cuma trendlerini paylaştı.

    Türkiye’de farklı isimlerle kampanyalara konu olan Süper Cuma trendine tüketiciler de ayak uydurdu. Yılbaşına doğru hareketlenen alışveriş trendiyle birleşen özel kampanyalar, başta tüketici elektroniği, giyim, aksesuar ve küçük ev aletleri olmak üzere pek çok kategoride ticaret hacmini önemli ölçüde artırıyor. Süper Cuma başta olmak üzere özel indirim günleri hakkında tüketicinin bilinirliğinin artmasıyla birlikte gerek kişisel alışveriş gerekse hediye ağırlıklı online aramaların arttığını belirten bağımsız dijital pazarlama ajansı SEM’in Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yılmaz, “İnternette yapılan aramalarda akıllı telefon başta olmak üzere ayakkabı, aksesuar ve parfüm kategorileri başı çekiyor” dedi.

    İndirim döneminin vazgeçilmezi ‘özelleştirilmiş içerikler’

    Online arama motorlarında ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen aramaların Kasım ayı ortasında, yılbaşına az bir süre kala en yüksek seviyeye ulaştığını paylaşan SEM, bu dönemde Süper Cuma hakkında genel bilgi sorgulamalarının yanı sıra hangi mağazalarda ne kadar indirim olduğunun da tüketicilerin en çok merak ettiği konular arasında yer aldığını kaydetti. Yapılan açıklamada; indirim haftası geldiğinde ise marka ve mağaza odaklı aramalar zirveye çıkıyor. Yılbaşı döneminde yapılan aramalar hediye ekseninde özelleşiyor. Buna göre ‘10 yaşında çocuk için hediye seçenekleri, babaya alınacak hediyeler’ gibi kişiselleştirilmiş aramalar, yılın diğer dönemlerine oranla yüzde 80 oranında artış gösteriyor. SEM, bu dönemde kitleye göre özelleştirilen mesajlarla yapılacak dijital pazarlamanın büyük önem taşıdığını vurguladı.

    Alışveriş mobilden, öneriler YouTube’dan

    Önceki yıla ait arama verisini değerlendiren SEM Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yılmaz, online satın alımların yarısının akıllı telefonlar üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekti. Buna göre son dakikada hediye alanlar da normalde alışveriş yaptığı mağazaların dışında alım gerçekleştiriyor. Bu istatistikler, mağazaların yılbaşı gibi hediyeleşme dönemlerinde yeni müşteri kazanmaya odaklanmalarının faydalı olacağını gösteriyor. Dijital pazarlamanın odaklanacağı mecraların başında ise YouTube geliyor. Çünkü tüketiciler, özellikle yeni yılın ilk günlerine hazırlanmak için makyaj, kıyafet, yemek tarifleri, sofra ve dekorasyon konularında ilham verici fikirleri YouTube videolarından almayı tercih ediyor.