Etiket: Tüfenkci’nin

  • Bakan Tüfenkci’nin de katıldığı 9. Uluslararası Kervansaray buluşması başladı

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 9. Uluslarası kervansaray buluşmasında yaptığı konuşmada, “Bu topraklarda yaşamanın bir bedeli var” dedi.

    Battalgazi Belediyesi tarafından düzenlenen 9. Uluslararası Kervansaray Buluşması açılış töreniyle başladı. Battalgazi ilçesindeki tarihi Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı’nda gerçekleşen buluşmaların açılış programına Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Malatya Valisi Ali Kaban, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal, İl Jandarma Komutanı Albay Şerafettin Yılmaz, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, AK Parti İl Başkanı Hakan Kahtalı, CHP İl Başkanı Enver Kiraz ve çok sayıda davetli katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Bakan Tüfenkci, Anadolu’da tarihin izlerinin görüldüğünü belirterek, “Anadolu’yu anayurt yapan izleri, tarihi görüyoruz, bu buluşmalar bize bu tarihi bir daha hatırlatıyor. Bu topraklar insanlığın doğduğu ilk topraklardan bir tanesi ve bizim medeniyetimizin geçmişi Anadolu’nun derinliğinde ve orta Asya’nın derinliğinde gelip, oluşturduğumuz medeniyetle Anadolu’ya hoşgörüyü, sevgiyi, muhabbeti, kardeşliği bu topraklardan yaydık” ifadelerini kullandı.

    Anadolu topraklarında yaşamanın bedeli olduğunu söyleyen Tüfenkci, Türkiye’nin bu nedenle geçmişte olduğu gibi bugün de saldırı altında olduğunu ifade etti. Tüfenkci, “Kimileri PKK, kimileri DEAŞ, kimileri FETÖ, kimileri DHKP-C adı altında bu topraklara, bu insanların birliğine, beraberliğine yönelik her dakika oyunlar kurmaya çalışıyor. Bu topraklarda yaşamanın bedeli var. Bizler gerçekten birliğimize ve beraberliğimize kardeşliğimize bu toprakların mayasına ve köklerine sahip çıktığımızda Allah’ın izniyle bu oyunları dün olduğu gibi bugün de boşa çıkartıyoruz, çıkartacağız. Biz istiyoruz ki 81 ilde huzur içerisinde hizmetlerle anılalım ve bu hizmetler insanımıza dokunan, insan odaklı hizmetler olsun. Onun için de 81 ille beraber Malatyamızı da kalkındırmanın gayreti içerisindeyiz. Biz istiyoruz ki bu topraklarda insanımız yaşasın ki devletimiz yaşasın. İnsanımızın refah düzeyi artsın ve çağdaş ülkeler arasında fark edilen bir ülke olalım istiyoruz. Bunun için de gece gündüz demeden çaba gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

    Okulların açılması

    Tüfenkci, 18 Eylül Pazartesi günü okulların açılacağını hatırlatarak, “Eksiden kitapçı kitapçı dolaşır kitap derdine düşerdik şimdi inşallah 18 Eylül’de çocuklarımız okullarına gittiğinde sıralarının üzerinde kitaplarını görecekler. Sadece Malatya’da 22 bin öğrenciyi taşıyoruz ve eğitim almasını sağlıyoruz. 26 bin öğrenciye sadece Malatya’da öğle yemeği desteği sunuyoruz. Biz birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuzda eğitim kalitesini de yükseltme noktasında kendi insanımızı da rekabet edebilir noktaya getirebilme noktasında biz hükümet olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve çocuklarımızın adil, eşit ve fırsat eşitliği içerisinde eğitim almasını istiyoruz. En kötü günümüz bugünkü gibi olsun ve inşallah sizlerin desteğiyle, birlik ve beraberlikle çok daha iyi günlerde buluşacağız inşallah” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık ise belediyeciğin en önemli ayaklarından birisinin sosyal ve kültürel belediyecilik olduğunu belirterek, bunun en güzel örneğini bu etkinlikte gördüklerini kaydetti. Malatya Valisi Ali Kaban ise etkinliği çok anlamlı bulduğunu belirterek, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır da konuşmasında Büyükşehir ile birlikte hem merkezde olsun hem ilçelerimizde hem de kırsalda olsun yeni bir kalkınma sürecine girdiklerini ifade ederek, “Bu güzel kadim topraklar içerisinde onlarca medeniyetin izlerini görmek mümkün. Burada 7 ve 9 bin yıllık bir tarih var bir medeniyet var. Kendi insanımızın Bir de bu topraklarda yaşayan insanların bile ne kadar bildiğini sorgulamak lazım. Dolayısıyla bu tür güzel buluşmalarla, tarihimize ışık tutacak, tarihe not düşecek, tarihin izlerini yaşatmış olacağız. Günümüze taşımış olacağız. Battal Gazi tarihi, bir kez daha kayıtlara geçmiş olacak” ifadelerine yer verdi.

    Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ise konuşmasında, 13 yıl önce göçen kervansarayı virane halinden kurtardıklarını hatırlatarak, “2004 bu kervansaray kendi haline terk edilmiş haldeydi. Önce çökmüş sonra da göçmüştü. Bu nedenle, 2004 tarihi ölüm sessizliğinde ve bu ölüm rüyasından bu sessizlikten bu toprakları uyandırdığımız bir gündür. Bu ölüm sessizliğinin bu topraklara reva görmemiz mümkün değildi” diye konuştu.

  • 38. Kemaliye Şenlikleri Bakan Tüfenkci’nin katılımıyla başladı

    38. Erzincan Kemaliye Uluslararası Kültür ve Doğa Sporları Festivali Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin katılımıyla başladı.

    Kemaliye Cumhuriyet Meydanı’nda açılışı yapılan festivalin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, uzun süredir devam eden bu festivalin Eğin’in ve Erzincan’ın sosyal kültürel ve ekonomik gelişmelerine katkı sunduğunu belirtti.

    Açılış merasiminin ardından Bakan Tüfenkci, Erzincan Valisi Ali Arslantaş, Erzincan Milletvekilleri Sebahattin Karakelle ve Sekan Bayram, Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, il ve ilçe protokolü, Sıtkı Fırat Fotoğraf sergisi ile Köy ürünleri ve el sanatları pazar açılışını gerçekleştirdiler.

    Ardından Kemaliye Karanlık Kanyonda il ve ilçe protokolü ile tekne turu yapan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Sırat on Fırat” kablo hattından Lan Flanders Basejump yapan sporcuların atlayışlarını izledi.

    Bakan Tüfenkci, tekne turunda yaptığı açıklamada, “Fırat havzası bereket ve üretim getirdi. Bu havzanın gelişmesine yol açtı. Şimdi yeniden bu havzayı canlandırarak, havza içerisindeki ilçe ve illerimizi turizm potansiyelini geliştirecek bu kültürün canlanmasını sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi yönünde çalışıyoruz. Turizm gelirleri Türkiye’de geride oluşuyor. Daha önceki yıllarda yaşanan olumsuz vakalardan sonra aldığımız tedbirlerle turist sayısı arttı. Cazibe merkezi altına aldığımız bölgelerin kültürünü yok etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Basejump, wingsuit etkinliklerini izlemek için geldiği Erzincan’ın Kemaliye ilçesi yüzlerce vatandaşın akınına uğruyor. İl dışı ve yurt dışından gelen yüzlerce yabancı turist, 10 ülkeden gelen yaklaşık 300 sporcunun gösterisini heyecanla izlemenin tadını çıkartıyorlar.

  • Rekabet Kurumu Başkanlığı İstanbul Temsilciliği Binası, Bakan Tüfenkci’nin katılımıyla açıldı

    Rekabet Kurumu Başkanlığı İstanbul Temsilcilik Binası, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Piyasaların oluşumundaki yetkileri sınırlı olmasına rağmen özellikle haksız rekabet ve tekelci piyasalardan dolayı tek fiyat oluşumlarını ya da aşırı fiyat oluşumlarına müdahaleler noktasında rekabet kurumu önemli işlev görecektir. Bu anlamda belki yetkilerini de genişletmek gerekebilir “ dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Rekabet Kurumu Başkanlığı İstanbul Temsilcilik Binasının açılış törenine katıldı. Daha önce yangında zarar gören bina yeniden yapılarak Yenibosna’da bir iş merkezinde törenle açıldı. Törene Bakan Tüfenkci’nin yanı sıra İstanbul Valisi Vasip Şahin, Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak, rekabet kurumu kurul üyeleri, daire başkanları ve kurum çalışanları katıldı.

    Açılışta kurdele kesilmesinin ardından Bakan Tüfenkci, Rekabet Kurumu Başkanı eşliğinde temsilciliğin ofisini gezerek bilgi aldı. Ardından tören kapsamında bir konuşma yapan Bakan Tüfenkci, “Rekabet kurumunun özellikleri işlerliği ve etkinliği özellikle eşit uygulamalarıyla ve ekonomik yönetimin oluşum sürecinde etkin olmasıdır. Eğer biz ekonomiyi büyütmek istiyorsak piyasalarda tekelleşmeyi önlemek istiyorsak rekabet kurumunun kararlarını etkin bir şekilde uygulanması ve rekabet savunuculuğu noktasında kurumun iyi işlev görmesi önemlidir” diye konuştu.

    Tekelci piyasaların engellenmesi için rekabet kurumunun çalışmalarını sürdürdüğünün altını çizen Bakan Tüfenkci, “ Kurulduğu zamandan bugüne rekabet kurumunun yeniden düzenlenerek bazı aksak yönlerini yapılandırmak veya aksayan yönleri yeniden ele alarak, daha aktif şekilde uygulamasını sağlamak önemlidir. Başarılı rekabet uygulaması, kamu kurumlarının yaptıkları düzenlemelerin piyasaların işleyişi üzerindeki etkilerini ve düzenlenen kararların etkinliğini arttırması bakımından rekabet kurumunun kararları ekonominin büyümesi bakımından önemlidir. Tekelci piyasalar oluşmaması için gerekli tedbirleri de alıyoruz. Rekabet kurumu da kendisine yapılan şikayetleri değerlendirerek, adil kararlar vermek durumundadır” şeklinde konuştu.

    Sınırlı İmkanlara sahip olan Rekabet Kurumunun yetki alanlarının genişletilebileceğini vurgulayan Tüfenkci, “Piyasaların oluşumundaki yetkileri sınırlı olmasına rağmen özellikle haksız rekabet ve tekelci piyasalardan dolayı tek fiyat oluşumlarını ya da aşırı fiyat oluşumlarına müdahaleler noktasında rekabet kurumu önemli işlev görecektir. Bu anlamda belki yetkilerini de genişletmek gerekebilir. Bu önümüzdeki dönemde Türk iş dünyasına ve ekonomisine katkı sağlamasını amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Rekabet kurumunu İstanbul pazarını yakından takip edilmesi için temsilciliğin önemine değinen Rekabet Kurumu Başkanı Prof.Dr. Ömer Torlak ise, “ İstanbul’un iş dünyasının kalbi olması nedenini dikkate alan kurumumuz, daha rekabetçi piyasaların oluşmasına katkı sağlamak üzere İşletmelerimizin ve iş dünyasının “rekabet savunuculuğunu” da yaparak bunun sürdüreceğiz” dedi.

    Açıklama sonrası aynı binada bulunan 3. Ayakkabı Saraciye Ayakkabı Fuarını gezen Bakan Tüfenkci, burada esnafla sohbet etti. Üretici bir firma sahibi “bağmatik” ismini verdiği bağcıklı ayakkabılara uygulanan bir ayakkabı aparatını tanıtarak bakan Tüfenkci’ye hediye etti.

    Fuarda, Malatyalı Abdullah Aytekin isimli ayakkabı imalatçısının standını da ziyaret eden Bakan Tüfenkci, hemşehrisiyle bir süre sohbet etti. Ardından ayakkabılardan bazılarını deneyen Bakan Tüfenkci, hatıra fotoğrafı çektirerek fuardan ayrıldı.

  • Bakan Tüfenkci’nin eşinden şehit ailelerine ziyaret

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin eşi Esra Tüfenkci Malatya’da şehit ailelerini ziyaret etti.

    Esra Tüfenkci, 18 Nisan’da Tunceli Pülümür’deki helikopter kazasında şehit düşen polis memurları Hasan Yıldırım ve Candaş Kaplan’ın ailelerini ziyaret etti. Tüfenkci, şehit Hasan Yıldırım’ın annesi Mehlika Yıldırım ve babası Suat Yıldırım’a taziye dileyerek acılarını paylaştı. Tüfenkci, şehit Candaş Kaplan’ın annesi Meryem Kaplan ve babası Mustafa Kaplan ile de görüşerek şehit ailesine taziye diledi. Esra Tüfenkci, Malatya’da afiş asmak için itfaiye aracının merdivenine çıktığı sırada minibüsün çarpması sonucu hayatını kaybeden itfaiye eri Muhammet Mustafa Gökgöz’ün ailesine de taziye ziyareti yaptı. Gökgöz’ün ailesi ile görüşen Tüfenkci, Gökgöz’ün çocuklarını kucağına alarak sevdi.

    Esra Tüfenkci, şehit ailelerinin ziyaretinin ardından referandumda en fazla ‘evet’ oyunun çıktığı Kale ilçesine de gitti. Tüfenkci’ye Kale ziyaretinde, Malatya Valisi Mustafa Toprak’ın eşi Selime Toprak, AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Aynur Oğuzhan, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın eşi Hafize Gürkan da eşlik etti. Esra Tüfenkci ve beraberindekilere Kale Belediye Başkanı Cemal Akdemir’in eşi Memnune Akdemir ev sahipliği yaptı.

    İlçede çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunan Tüfenkci, daha sonra ilçeden ayrıldı.

  • Bakan Tüfenkci’nin eşi Esra Tüfenkci:

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin eşi Esra Tüfenkci, Malatya KADEM tarafından düzenlenen ’Tarihsel Süreçte Kadın’ konulu toplantıya iştirak etti. Burada konuşan Esra Tüfenkci, “Anadolu coğrafyası, yüzyıllardır kadınların iktisadi hayatın içinde olduğu bir yer olmuştur” dedi.

    Kadınları hayatın her alanında daha fazla görmek arzusunda olduklarını kaydeden Esra Tüfenkci, “Bunun için de verebileceğimiz her türlü destekte yanınızda olduğumuzu bilmenizi isterim. Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM’e bu güzel ve anlamlı program için teşekkür ediyorum. KADEM gibi derneklerimizin çalışmaları hem kadınlarımızın hayatına hem ticaret hayatına hem de ülkemize zenginlikler katmaktadır. Başarılı iş kadınlarımız ülkemizin tüm kadınlarına örnek teşkil ettiği için de ayrıca önem taşımaktadır” ifadelerine yer verdi.

    “Bu topraklarda eğitim 150 yıldır mecburi”

    Konuşmasında kız çocukları için bu topraklarda eğitimin 150 yıldır mecburi olduğunu anımsatan Esra Tüfenkci, “Bizim coğrafyamızda, insanlar arasında ayrım gözetmek yoktur. Batıda kadın hakları tartışma konusu dahi edilmezken, bizde kadınların özel hukuktaki konumuna ilişkin reformlarla ilgili ilk çalışma 1847’de yapılmıştır. Bu tarihte kız ve erkek çocuklarına eşit miras hakkı tanıyan kanun çıkarılmıştır. 1843 yılında Türk kadınları tıp fakültelerinde ebelik eğitimi almaya başlamışlardır. 1860’ta kız çocuklarının eğitimine ilk kez yasal zorunluluk getirilmiş ve bundan bir yıl sonra da ilk kız öğretmen okulları açılmıştır. Yani eğitim, bu topraklarda kız çocukları için 150 yıldır mecburidir. 1897 yılında kadınlarımız iş hayatına ‘ücretli işçi’ statüsünde başlamışlardır. 1913’te de ilk kadın devlet memurlarımız işe başlamış, 1934 yılında kadınlarımız seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Bizim kültürümüzde kadın ile erkek birbirini tamamlayan unsurlardır. Hayatın her safhasında kadın ile erkek birdir, beraberdir. Bu Anayasamıza, yasalarımıza ve kültürel değerlerimize göre böyledir. Anayasa’nın 10. maddesine ‘kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin hayata geçmesini sağlamakla yükümlüdür’ ifadesini koyduk. Kadın hakları konusunda Türkiye’de bugün her zamankinden çok daha kararlı bir duruş sergilendiğini memnuniyetle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

    “Tarihte kurulan ilk kadın teşkilatı, Bacıyan-ı Rum”

    Anadolu coğrafyasının yüzyıllardır kadınların iktisadi hayatın içinde olduğu bir yer olduğunu belirten Esra Tüfenkci, Anadolu esnaflarının kurduğu ilk birlik olan Ahilik teşkilatı içinde yer alan kadınların Bacıyan-ı Rum adı altında örgütlendiklerini anımsattı.

    Kadınların ahilik ilkeleri çerçevesinde bir araya geldiği ve iktisadi faaliyetlerde bulunduğu Bacıyan-ı Rum teşkilatını, Ahi Evran-ı Veli’nin eşi Fatma Hanımın kurduğunu söyleyen Esra Tüfenkci, “Bacıyan-ı Rum, Ahiliğin kadın kollarıdır ve tarihte kurulan ilk kadın teşkilatıdır. Kadınlar ilk önce Kayseri’de Ahi Evran tarafından kurulan sanayi sitesinde işlenen derilerin artık yünlerini değerlendirmek için bir araya gelmişlerdi. Daha sonra örgütlenerek Ahilerle birlikte eğitim görmüş ve siyasi, iktisadi, dini birçok alanda faaliyet göstermiştir. Böylece kadınlar toplumsal hayatın her alanında yer almış, hatta öncü bir rol üstlenmişlerdir. Kendilerine ait iş yerlerinde, belirli bir disiplin ve iş ahlakı ile çalışan Bacıyan-ı Rum kadınlarının sosyal ve kültürel hayata oldukça büyük katkıları olmuştur. Anadolu Kadınları Birliği diyebileceğimiz Baciyan-ı Rumlar; yetim, kimsesiz genç kızları himayesine almış, onların eğitimlerinden, ev bark sahibi olmalarından sorumlu olmuşlardır. Kimsesi kalmayan ihtiyar kadınların bakımı, genç kızların evlendirilmesi gibi sosyal hizmetlerde bulunmuşlar, maddi sıkıntıda olanlara yardım etmişlerdir” şeklinde konuştu.

    “Anadolu kadınları ticarete çok yatkındır”

    O dönemde Kayseri’deki bir sanayi sitesinde kadınlara ait iş yerleri bulunduğunu dile getiren Esra Tüfenkci, Bacıyan-ı Rum teşkilatına mensup kadınların bu sanayi sitesinde el sanatları ve mesleklerini icra ettiklerini anlattı. Baciyan-ı Rum teşkilatının Batılı araştırmacıların da takdir ettiği çalışmalar yaptığına dikkat çekerek “Örneğin 16. Yüzyılda Osmanlı Devleti döneminde çamaşırhane işleten kadınlar vardır. Yine o dönemde Bursa’daki 387 ipek üretim tezgâhının, 170’i kadınlara aittir. Faslı seyyah İbn-i Battuta birçok Türk yerleşim yerinde Türkmen kadınların toplum içindeki faaliyetlerine, iş hayatındaki başarılarını hayranlıkla anlatmıştır. Yani Anadolu kadınları ticarete çok yatkındır. Anadolu’da yüzlerce yıldır kadınların satış yaptığı pazarlar vardır. Hala Anadolu’daki kadınların üretici ve satıcı olarak yer aldığı bu pazarlar ürünlerinin tazeliğiyle tercih edilir ve çok güzel bir geleneği temsil ederler. Bugün itibariyle bize düşen, kadınların ticari hayattaki ve kamusal alanlardaki yerini güçlendirmek ve tüm imkanlarımızla desteklemektir” ifadelerini kullandı.

    Günümüzde kadın istihdamının artırılmasında dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de kadın girişimciliğinin giderek ön plana çıktığına işaret eden Tüfenkci, “Kadın girişimcilerin sayısının artması, ekonomik kalkınma kadar, sosyal kalkınma açısından da büyük önem taşımaktadır. Girişimci kadınların kendi aralarında dayanışma sağlamaları, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde örgütlenmeleri ve işbirliği mekanizmaları oluşturmaları da küreselleşen dünyanın önemli ihtiyaçları arasındadır” ifadelerini kullandı.

    “Kadınların dünyaya kazandıracağı değerler var”

    Konuşmasının devamında Türkiye’de 244 bin 296 kayıtlı kadın esnafın olduğunu da vurgulayan Esra Tüfenkci, “Yani, kayıtlı esnafların yüzde 14,8’ini kadınlar oluşturmaktadır. Genel olarak baktığımızda Türkiye, CEO yani üst düzey yöneticileri bakımından da oldukça iyi durumdadır. Dünya Ekonomi Forumu 2010 Raporu’nda iş dünyasındaki üst düzey yönetici konumundaki kadın oranı açısından Türkiye, 2’inci sırada yer almaktadır. Bu alanda dünya ortalaması yüzde 5’ken, ülkemizde bu oran yüzde 12’dir. Kadınlarımızın bilgi ve tecrübeleriyle dünyaya katacağı, kazandıracağı çok önemli değerler vardır. Sürdürülebilir kalkınma, ancak kadınların üretime, karar alma mekanizmalarına ve siyasete katılımı ile sağlanabilecektir. Medeniyetlerin gelişiminde her zaman öncü rol oynamış ve insanlığın gelişmesine hep pozitif katkılar yapmış olan kadınların eşitlik, barış ve kalkınma hedeflerine ulaşmada tüm dünyada önemli rollerinin olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.