Etiket: TUBİTAK’ın

  • SAÜ’nün 10 öğrencisi, TÜBİTAK’ın ‘STAR’ projesinde yer alacak

    SAÜ’nün 10 öğrencisi, TÜBİTAK’ın ‘STAR’ projesinde yer alacak

    TÜBİTAK tarafından lisans öğrencilerinin Ar-Ge kültürü kazanmaları, araştırma ekosistemine ilk adımı atmaları ve araştırma yapmaya teşvik edilmeleri amacıyla başlatılan ‘TÜBİTAK 2247-C Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR)’ kapsamında Sakarya Üniversitesinden 10 öğrenci desteklenmeye hak kazandı.

    TÜBİTAK tarafından hazırlanan Star Programı kapsamında SAÜ Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Bilişim Sistemleri Bölümü öğrencileri Betül Sena Çağlar, Kübra Kısmet, Veysel Doğan ve Muhammed Emin Güzel, İlahiyat Fakültesi öğrencisi Feyza Bakay, Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü öğrencisi Mehmet Enes Tezçakar, Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Merve Dayanç ve Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğrencisi Muhammed Osman Numan Oğuz, Tıp Fakültesi öğrencileri Merve Nur İnce ve Samet Cırık yürütülen TÜBİTAK projelerinde çalışma hakkı kazandı. Öğrenciler bilimsel araştırma tecrübesi edinmelerinin yanı sıra, 6 ay süresince aylık 750 TL burs alacak. 145 farklı üniversiteden bin 359 farklı projede yer almak üzere bin 500 lisans öğrencisinin desteklendiği programda öğrenciler, Sakarya Üniversitesi bünyesinde yürütülmekte olan projelerin yanı sıra, diğer üniversite, enstitü ve özel şirketlerin bünyesindeki projelerde de görev alacaklar.

    Öğrencilerini tebrik eden SAÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan lisans düzeyindeki Ar-Ge projelerinde öğrencilerinin görev almalarını desteklediklerini belirterek, “Bu desteğimizle öğrencilerimiz mezun olduktan sonra gerek lisansüstü sürece uyum sağlamada, gerekse sanayiye adaptasyonda büyük avantaj kazanıyor. Sektör firmalarının Ar-Ge merkezleriyle koordineli olarak yürütülecek programlar ile Ülkemize Ar-Ge tecrübesi kazanmış lisans mezunları kazandıracağız. Bu sayede Sakarya Üniversitesinde üretilen bilgi ve tecrübenin, ülkemizin diğer resmi kurumlarına ve sanayiye aktarılması da sağlanacak” dedi.

  • Bartın Üniversitesi, TÜBİTAK’ın ’Alan Bazlı Yetkinlik Haritasında’ en iyiler arasında

    Bartın Üniversitesi, TÜBİTAK’ın ’Alan Bazlı Yetkinlik Haritasında’ en iyiler arasında

    Bartın Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından yayımlanan “Üniversitelerin Alan Bazlı Yetkinlik Analizi” çalışmasında ihtisaslaşma alanını da kapsayan 6 alanda en iyi üniversiteler arasında yer aldı.

    TÜBİTAK’ın üniversitelerin teknoloji alt alanları bazında araştırma performanslarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilebilmesini sağlayan “Üniversitelerin Alan Bazlı Yetkinlik Analizi” çalışmasının ikincisi yayımlandı. 2014 yılı ve öncesinde kurulmuş olan 160 yükseköğretim kurumunun değerlendirmeye alındığı çalışmada 131 teknoloji alt alanına yer verildi. TÜBİTAK tarafından yapılan çalışmayla ortaya konulan değerlendirmede Bartın Üniversitesi hacim ve kalite yetkinlik göstergelerinde “Modelleme ve Simülasyon”, “Arıtma Teknolojileri”, “İnşaat Mühendisliği”, “Makine-İmalat-Akışkan Gücü, Dinamiği ve Akışkan Makineleri”, “Malzeme-Yüzey, Kaplama ve Filmler” ve “Ormancılık, Orman Mühendisliği ve Orman Endüstri Mühendisliği” alanlarında en iyi üniversiteler arasında yer aldı. ‘Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları’ alanında ihtisaslaşmaya hak kazanan Bartın Üniversitesi’nin öne çıktığı alanların ‘Bölgesel Odaklı’ çalışma alanlarını kapsaması da dikkat çekti.

    “Sürdürülebilir bir gelişim hedefliyoruz”

    Üniversite olarak sürdürülebilir bir gelişim hedeflediklerinin altını çizen Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, “Bartın Üniversitesi ailesinin tüm bileşenleri geleceğe kararlı adımlarla yürümektedir. Her günü bir öncekinden daha iyi olması için var gücümüzle çalışmaktayız. Bu doğrultuda kayda değer bir gelişim göstererek, bilimsel anlamda aldığımız başarılarla yetkinliğimizi ortaya koyuyoruz. Bilimsel çalışmalarımız, nitelikli yayın ve teknolojik etki değeri yüksek araştırmalarımızla ortaya koyduğumuz yenilikçi bilgiyi insanlığın hizmetine sunuyoruz. Bu noktada TÜBİTAK tarafından yayımlanan ‘Üniversitelerin Alan Bazlı Yetkinlik Analizi’ çalışmasını önemsiyor, yetkinliğimizin farkında olma konusunda da değerli buluyoruz. Yapılan değerlendirme ile öne çıkan alanlarımızın ihtisaslaşma kapsamındaki hedeflerimize dönük bir öngörü sağlaması da önem arz etmektedir. İnanıyorum ki 2014-2018 yılları arasındaki yayın sayıları ve 2014-2019 yılları arasındaki proje sayıları dikkate alınarak yapılan bu değerlendirmedeki yerimiz önümüzdeki yıllarda daha da iyileşecektir. Çünkü sürdürülebilir bir şekilde gelişim kaydettiğimiz Üniversitemizde, yayın sayılarımız son üç yılda 3 kata yakın bir yükseliş göstermiştir. Proje sayılarımızı da her geçen gün arttırmaya devam ediyoruz. 2017 yılında kabul edilen TÜBİTAK projesi 2 iken 2020 yılı daha bitmeden kabul edilen proje sayımız 15’e ulaşmıştır. Ayrıca 2020 yılı 1. çağrı döneminde dijitalleşme ve bölgesel kalkınma odağında hazırlanan 3 TÜBİTAK-1001 projesiyle desteklenen Üniversitemiz, ihtisaslaşan üniversiteler arasında ilk sırada yer almayı başarmıştır. Son 4 yılda (2017-2020-Ekim) 25 TÜBİTAK, 16 BAKKA, 240 BAP, 1 Avrupa Birliği ve 84 TÜBİTAK-2209 öğrenci projesi kabul edilmiştir. Bu düşüncelerle oluşturdukları stratejilerle bizleri hep daha iyisini yapma yönünde teşvik eden ve ‘Alan Bazlı Yetkinlik Haritası’ ile durumumuzu görmemizi sağlayan TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Hasan Mandal’a ve ekibine teşekkür ediyorum. Ayrıca her zaman yanımızda olarak kalite eksenli yolculuğumuzda bizleri daima destekleyen YÖK Başkanımız Prof. Dr. Yekta Saraç’a ve YÖK üyelerimize de şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Üniversitelerin Alan Bazlı Yetkinlik Analizi

    “Üniversitelerin Alan Bazlı Yetkinlik Analizi” çalışmasının amacı, üniversitelerin teknoloji alt alanları bazında araştırma performanslarının birbirlerine karşılaştırmalı olarak değerlendirilebilmesini sağlamaktır. Yayın ve atıflarla ilişkili veriler için 2014-2018, projelere ilişkin veriler için 2014-2019 dönemi baz alınarak değerlendirilmiştir. 2014 yılı ve öncesinde kurulmuş olan 160 üniversite değerlendirmeye alınmıştır. Göstergelere ilişkin veriler, Türkiye ve dünya için ayrı ayrı Scopus veri tabanı ve SciVal programı vasıtasıyla temin edilmektedir. Proje verileri için TÜBİTAK veri tabanı kullanılmış; üniversitelerin gerek ulusal gerekse uluslararası proje verileri hesaplamalara dâhil edilmiştir. Alanlar ve üniversiteler için hesaplama yapılırken ilgili alanda bir üniversitenin en az 3 yayını ve 3 yazarı olması kısıtlaması uygulanmıştır. Üniversite yetkinlik analizi kalite ve hacim göstergeleri temelinde gerçekleştirilmiş olup, kalite göstergeleri yüzde 60, hacim göstergeleri ise yüzde 40 ağırlığa sahip olarak hesaplanmıştır.

  • Bakan Varank: “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”

    Bakan Varank: “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’a geldi. Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık” dedi.

    Ziyaretlerin ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2. Organize Sanayi Bölgesi açılış törenine katıldı. Bakan Varank, açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak” dedi.
    Kalkınma yatırımı projelerinin, resmi açılışlarını gerçekleştirmek üzere Erzurum’a geldiklerini belirten Bakan Varank, “Gelmişken de dolu dolu bir program olsun, sanayi ve teknolojinin elinin değdiği altyapıları ziyaret edelim istiyoruz. Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Doğu Anadolu Gözlemevinde önemli görüşmelerimiz olacak. Bu kritik altyapılarda yürütülen projeleri ilk ağızdan dinleyeceğiz. Bu önemli altyapıları sadece ülkemizin değil nasıl bölgemizin göz bebeği yapabiliriz bu hususları tartışacağız. Sonrasında da Erzurum Sanayi ve Ticaret Odamızda reel sektörün nabzını tutup, sanayicilerimizle geniş kapsamlı bir istişare toplantısı yapacağız. Erzurum’u her zaman çok yakından takip ediyoruz. Burası mevcut kapasitenin çok daha ötesinde işler yapacak bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli açığa çıkarmak için son 8 senede özel sektörün 2 buçuk milyar liralık yatırımını, teşvik belgelerimizle destekledik. Bu sayede 8 bin vatandaşımıza yeni iş kapıları açıldı. 4 bin KOBİ, KOSGEB desteklerinden faydalandı. Şehrimizdeki 3 organize sanayi bölgesi ve 9 sanayi sitesine toplamda 320 milyon liralık düşük faizli uzun vadeli kredi kullandırdık. Birinci OSB’de Elektrik Enerjisi Nakil Hattı Projesini inşallah seneye tamamlıyoruz. Su ve doğalgaz altyapısına da 2 buçuk milyon lira kaynak aktarıyoruz. Bu proje sayesinde, bölgedeki sanayicilerimizin elektrik maliyetleri ortalama yüzde 14 azalacak. Tüm üreticilerimize şimdiden hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
    Erzurum’u daha ileriye taşıyabilmek için bölgesel kalkınma projeleri hızla devreye aldıklarını ifade eden Bakan Varank, “Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansımız ve DAP Bölge Kalkınma İdaremiz, ilimizde 500’ün üzerinde projeyi destekledi. Bu projeler sayesinde; tarım, sanayi, hayvancılık ve turizmde önemli başarılara imza atıldı, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. İşte bugün Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında yatırımı tamamlanan projelerin resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu program kapsamında 4 farklı proje için toplamda 43 milyon liralık yatırım yaptık. Ben kısaca bunlara değinmek istiyorum. Erzurum’un imalat sanayinde daha fazla yer edinmesi hedefiyle yola çıktık. Üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini geliştirmek adına, İkinci OSB’de Tekstilkent projesini başlattık. Bu projenin bütün süreçleri bizzat Kalkınma Ajansımız tarafından takip edildi. Verdiğimiz destekler sayesinde, Tekstilkent 1. Etapta 4 fabrikanın inşaatı tamamlandı ve halihazırda 650 vatandaşımız iş başı yaptı. Bu fabrikalarda üretilen maske, önlük, tulum ve kaban gibi ürünler Almanya, Polonya, İspanya, İngiltere gibi ülkelere ihraç ediliyor. Yine bu projenin devamı niteliğinde olan ikinci etabı da destekliyoruz. Bu 2. etabın tamamlanmasıyla da 4 bin Erzurumlu hemşehrimize istihdam sağlanmış olacak. Tekstilkent yatırımları, sektöre girdi sağlayan KOBİ’lere de dinamizm getirecek. Ayrıca burada oluşan kümelenme; makine-ekipman üreticileri ve lojistik firmalarının Erzurum’a yatırım yapmasını da teşvik edecek. Böylece Erzurum’da istihdam ve rekabet gücü artacak” diye konuştu.

    “Sanayinin yanı sıra, şehrimizin turizmini de geliştirecek projeleri destekliyoruz”
    Erzurum’un sadece kış turizmiyle anılmamasını, 4 mevsim turist çekmesini istediklerini kaydeden Bakan Varank, “İşte bu amaçla Tortum Gölü Cam Teras Projesini hayata geçirerek; Tortum Şelalesi ve Tortum Gölü gibi doğal güzellikleri barındıran Uzundere bölgesinin turizm altyapısını zenginleştirdik. Erzurum, spor turizmi için çok iyi bir destinasyon. Buradan hareketle Sporcu Performans Ölçüm Değerlendirme ve Rehabilitasyon Merkezini kurduk. Merkez; kamp yapan sporcuların performans ölçümlerini yaparak, potansiyel sakatlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu Merkezle birlikte, aslında Erzurum’u yüksek irtifa sporcu kampları konusunda stratejik bir alternatif haline getirmiş olduk. Bu merkez, ülkemizde İstanbul ve Antalya’dan sonra üçüncü merkez olma niteliğini taşıyor. İnanıyorum ki; süper lig takımlarımızın yanı sıra, dünyanın dört bir yanından sporcular da zamanla Erzurum’u tercih etmeye başlayacaklar” dedi.
    Erzurum’un aynı zamanda üniversite gençliğinin bölgedeki çekim merkezi olduğunu belirten Bakan Varank, “Hep söylüyorum, bizim en büyük avantajımız dinamik ve cevval genç nüfusumuz. Bu gençler inovasyona ve girişimciliğe daha yoğun bir biçimde odaklanırlarsa, kendi işlerini çok rahat bir şekilde kurabilirler. Erzurum’da bu manada çok ciddi bir potansiyel olduğunu biliyoruz. Bu amaçla Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde Kristal Girişimcilik Merkezini kurduk. Bu merkezde; gençlere fiziki imkânların yanında, danışmanlık, eğitim ve mentörlük destekleri de sunuyoruz. Çok kısa bir zaman dilimi olmasına rağmen, bu yerleşkeden daha şimdiden 345 girişimci adayı faydalandı ve 100’ün üzerinde iş fikri değerlendirildi. Hatta yazılım ve görüntü işleme üzerine bir iş fikri de ticarileşti. Ben buradan daha nice yeni fikirlerin çıkacağına bunların ticarileşeceğine tüm kalbimle inanıyorum. Şunu samimiyetle söyleyeyim. Ülkemizin yazılım sektöründeki kabiliyetlerinin şu an sadece bir kısmını gördük. Oyun, simülasyon, bulut teknolojileri, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlarda sessiz ama derinden ilerleyen gencecik şirketlerimiz var. Eminim ki Erzurum’da da bu işlere kafa yoran gençler var. İşte açtığımız girişimci merkezi, bu çocukların hayallerine hızla koşmasına imkan verecek” şeklinde konuştu.

    “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”
    Bakan Varank, “Konu üniversite gençliğinden açılmışken, Sayın Cumhurbaşkanımızın Salı günü verdiği müjdeyi buradan tekrar duyurmak istiyorum. Lisans seviyesindeki öğrencilerimiz için, TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programını devreye aldık. İster birinci sınıf ister son sınıf, hiç fark etmez. Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler bu programdan faydalanabilecek. Bölüm şartı da bulunmuyor. Yani; temel bilimler, mühendislik, sağlık bilimleri, sosyal ve beşeri bilimlerde eğitim gören gençler pekala bu programa başvurabilir. Temel şartımız gençlerin TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projede çalışmak için başvurması. Burs programımızdan ilk etapta bin öğrencimiz faydalanacak. TÜBİTAK’ın STAR programında bursiyerlik hakkı kazanan gençlerimize, 6 ay süresince ayda 750 lira destek vereceğiz. Daha da önemlisi gençlerimiz, kendi alanlarında en başından saha tecrübesi edinecekler, teoriyle pratiği birleştirebilecekler. STAR Programı başvuruları 2 Kasım’da başlayacak. Ülkemizde ilk defa bu denli büyük proje tabanlı bir burs programı hayata geçiyor. Erzurumlu gençleri de bu programa bekliyoruz. Bizim zamanımızda maalesef böyle imkanlar yoktu. İstedik ki gençler, bizim karşılaştığımız zorlukları yaşamasınlar. Bakanlık olarak; gençleri yönlendirmeye, onlara yeni fırsatlar sunmaya ve kabiliyetlerini keşfetmelerini sağlamaya devam edeceğiz. Teknofest, deneyap teknoloji atölyeleri, verdiğimiz burslar ve sunduğumuz staj imkanları bu amaçla attığımız en temel adımlar. Elbette bu adımları daha da çeşitlendireceğiz” dedi.

    “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık”
    Bugün ülkemizde yenilikçilik ve inovasyon kapasitesini gösteren çok önemli bir verinin açıklandığını kaydeden Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık. Daha da sevindirici olan; Ar-Ge harcamalarının yüzde 64,2’sini, AR-Ge finansmanının da yüzde 56,3’nü özel sektörün gerçekleştiriyor olması. Her iki rasyoda, geçtiğimiz seneye göre yükseldi. Bu şu anlama geliyor, özel sektör inovasyonun öneminin farkına vardı. Katma değerli üretime giden yolun, inovasyondan geçtiğini daha güçlü idrak etti. İşte bu durum, bizim hedeflerimizle de bire-bir uyumlu” ifadelerini kullandı.

    “Kalkınma Ajansımız reel sektörü desteklemeye yönelik toplamda 10 milyon lira bütçeli iki destek programını uygulamaya alacak”
    Bakan Varank, “Bunlardan ilki; turizm ve imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerimiz için.
    3 yıl vadeli finansman desteği sunmayı planlıyoruz. İkinci programımızla; özel sektörün ihracata yönelik pazarlama, tanıtım, markalaşma ve üretim süreçlerini destekleyeceğiz. Ayrıca, yine Ajans aracılığıyla bölge için 30 milyon lira bütçeli bir altyapı programını da yürütmeye başlıyoruz. Bu programla turizm, tabi kaynaklar ve tarım sektörlerinin rekabet gücünün artırılmasını hedefliyoruz. Sözlerimi noktalamadan önce hepimizi derinden yaralayan, kardeş ülke Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesine değinmek istiyorum. Biz bir asır önce istiklalimizi Erzurum’da büyük mücadeleler vererek kazandık. İşgalin, talanın, zulmün ne demek olduğunu benim dadaş kardeşlerim çok iyi bilir. İşte hemen yanı başımızda, Azeri kardeşlerimiz de büyük bir mücadelenin içindeler. Maalesef dünya, 30 yıllık bu işgale, orada hayatını kaybeden sivil ve masum Azeri kardeşlerimize karşı sağır ve dilsiz. İşte birkaç gün önce televizyonlarda canlı izledik. Gence şehrinde çocuk yaşlı demeden sivilleri acımasızca hedef aldılar. Bir asır önce Erzurum’da Hınçak-Taşnak çeteleri ne yapıyorsa maalesef aynı sahnelere 21. yüzyılda Azerbaycan’da şahit oluyoruz. Ama biz buradan, Erzurum’dan, dadaşlarla birlikte bir kez daha ifade ediyoruz ki. Tüm dünya arkasını dönse de Türkiye Azerbaycan’ın yanında durmaya devam edecek. Azeri kardeşlerimize, hangi desteği nasıl vermemiz gerekiyorsa, eksiksiz ve istisnasız desteği vereceğiz. Biz tek millet, iki devletiz. Tüm dünya bunu öğrenecek” açıklamalarında bulundu.
    Konuşmaların ardından Bakan Varank, Tekstilkent’i gezerek incelemelerde bulundu.

  • TÜBİTAK’ın anahtarı ‘nitelikli ve bilgili insan’

    Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal, yeni dönem proje ve destekleriyle alakalı Eskişehir Sanayi Odası’nda (ESO) düzenlenen toplantıda bilgiler vererek, nitelikli ve bilgili insan kavramlarının 2023 hedeflerine ulaşmadaki anahtar kelimeler olduğunu söyledi.

    Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş ve birçok kurum temsilcisi ve sanayici katıldı. Yaklaşık 3 saat süren toplantıda TÜBİTAK’ın çalışmaları ile alakalı bilgiler veren Mandal, ardından katılımcıların sorularını yanıtladı. TÜBİTAK Başkanı Mandal, toplantı sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada ise nitelikli ve bilgili insan kavramlarına dikkat çekti.

    “Üretmeye, Ar-Ge, tasarım, inovasyon ve markalaşma sürecine devam etmemiz gerekiyor”

    Sanayicilere düşen en büyük görevin Ar-Ge, tararım, inovasyon ve markalaşma süreçleri olduğunu belirten Celalettin Kesikbaş, “Bu bizim için çok onur verici bir etkinlik. Hocamız Hasan Mandal, gerek Eskişehirli olması gerek de TÜBİTAK’ın başkanı olması sebebiyle Eskişehir Sanayi Odasından, sanayi-üniversite iş birlikleri kapsamında yeni dönemin projelerini açıklayacak, sunumlarını yapacak bu tabii ki Eskişehir sanayisi ve ülkemiz sanayisi için çok değerli ve önemli. Biliyorsunuz finansal olarak baktığımız zaman malum finansal sıkıntılar mevcut. Lakin bizler sanayici olarak üreten insanlarız. Şöyle bir baktığımız zaman ihracatımız 160 milyar dolar seviyelerinde ve kilogram başına fiyatımız 1,3 dolar seviyelerinde. Şimdi bizlerin bu rakamı yukarı çekmesi gerekiyor. Sanayicilere düşen en büyük görev Ar-Ge, tararım, inovasyon ve markalaşma süreçleri. Bütün sanayici dostlarımızın bu süreçlerde özellikle TÜBİTAK ve sanayici dostu kurumlarla iş birliği içerisinde olup en azından ihracat rakamlarındaki kilogram başına düşen rakamların, fiyatların arttırılması gerekiyor ki ihracatımız, gelirlerimiz daha fazla artsın. O anlamda her ne kadar finansal krizden bahsetsek dahi moralleri bozmamamız gerekiyor. Üretmeye, Ar-Ge, tasarım, inovasyon ve markalaşma sürecine devam etmemiz gerekiyor. Bizler de Eskişehir Sanayi Odası olarak bütün sanayici dostlarımıza bu örnekleri veriyoruz, bu tavsiyelerde bulunuyoruz. Bugün bu anlamda da Hasan Mandal’ın da Eskişehir Sanayi Odasına gelmesi ve bizi bu konuda cesaretlendirmesi tüm Türkiye’ye örnek teşkil edecektir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “Nitelikli bilgi ve nitelikli insan olmadan Türkiye’nin iddialı hedeflerine ulaşması güç”

    Nitelikli bilgi ve nitelikli insan olmadan Türkiye’nin iddialı hedeflerine ulaşmasının güç olduğunu söyleyen Mandal, “Bugün sanayi odamızda 4 aydır görev yaptığım TÜBİTAK süreçleriyle ilgili olarak özellikle geçen hafta Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen 100 günlük eylem planı kapsamında TÜBİTAK’ın üzerinde hangi görevler olacak. Onlar sanayicilerimize, akademimize ne tip yeni imkanlar fırsatlar sağlayacak onları paylaşmak istedik. Dolayısıyla Cuma günü ilan edildi. ilk geldiğimiz şehirlerden bir tanesi Eskişehir ondan dolayı memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Aynı zamanda gerçekten çok değerli katılımcılar vardı. Türkiye 2023 hedeflerine iddialı bir şekilde ilerliyor. Bunun anahtar kelimesi olarak kullandığı iki kavram var. Nitelikli bilgi ve nitelikli insan. Nitelikli bilgi ve nitelikli insan olmadan Türkiye’nin iddialı hedeflerine ulaşması güç. Nitelikli bilgi ve nitelikli insan için de diyoruz ki, Türkiye’nin yüksek teknolojili portföyündeki oranını arttırması gerekiyor ve TÜBİTAK bu kapsamdaki destek programlarını buna göre şekillendiriyor. Hem akademi hem sanayi tarafından TÜBİTAK diyor ki bu iddialı hedeflere ulaşmak için artık bu iş birliği modelini daha görünür ve sonuç odaklı yapması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Savunma sanayi şu an için ülkemizdeki öncü sektörlerden”

    TÜBİTAK’ın öncelik verdiği destek programlarının başında savunma sanayinin geldiğini aktararak, “Savunma sanayi şu an için ülkemizdeki öncü sektörlerden. Savunma sanayiye kendi başında sektör olarak bakmanın ötesinde aynı zamanda savunma sanayinde edinilen tecrübeler diğer sektörlere hızlı bir şekilde aktarılan birçok öykümüz var. TÜBİTAK’ın bu dönemde savunma sanayi ile ilgili iki ana yaklaşımı olacak. Birisi kendi destek programlarında ülkemizin yerli ve milli noktasında anahtar kelimede bunlar ithal edilen ürünler değil mutlaka ülkenin kendi teknolojisinin gelişmesi lazım. Ama siz yerli ve milli kavramını savunma sanayinde geliştirdiğiniz sürece, bunun diğer sektörlere aktarılması çok daha kolay. O yüzden savunma sanayinin kendi başına bir savunma olarak almak değil, aynı zamanda burada elde edilen tecrübenin diğer sektörlere de aktarılacağını bilmemiz lazım. TÜBİTAK’ın bu dönemdeki kendi öncelik verdiği destek programlarında savunma sanayi, uzay sanayi anahtar süreçlerde bunun yerli ve milli gerçekleştiriliyor olması. Aynı zamanda ikinci boyutta da TÜBİTAK’ın kendi merkez enstitüleri BİLGEM, MAM, UZAY ve SAGE diye ifade ettiğimiz kritik insan kaynağının bulunduğu merkez ve enstitülerinde de daha fazla yine yerli ve milli kavramıyla savunma ve uzay teknolojilerinde çalışıyor olacak” açıklamalarında bulundu.

    Toplantıda bilgiler veren TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, daha sonra katılımcıların sorularını cevapladı.

  • Bakan Özlü: “TÜBİTAK’ın yeniden yapılandırılmasını gündemimize almış bulunuyoruz”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “TÜBİTAK’ı daha da işlevsel bir kuruma dönüştürmek durumundayız. Değişen koşullara, değişen taleplere, değişen ihtiyaçlara göre TÜBİTAK’ın yeniden yapılandırılmasını gündemimize almış bulunuyoruz. TÜBİTAK’ın bütün birikimini, 2023 hedeflerimize bizi ulaştıracak olan teknoloji atılımı için seferber edeceğiz” dedi.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Kocaeli’de “2023’e Doğru TÜBİTAK ile Geleceğe Bakış” programına katıldı. Programda Bakan Özlü’nün yanı sıra TÜBİTAK Prof Dr. Hasan Mandal, Kocaeli Vali Yardımcısı Osman Ekşi de hazır bulundu.

    “TÜBİTAK’ın yeniden yapılandırılmasını gündemimize almış bulunuyoruz”

    Programda konuşan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “TÜBİTAK, hepimizin üzerine titremesi, el üstünde tutmamız gereken kurumlarımızın başında geliyor. Güçlü bilim ve teknoloji politikası üretmek, ürettiğimiz politikaları sürdürülebilir kılmak, ortaya çıkardığımız bilimsel bilgiyi ticarileştirmek zorundayız. Türkiye’nin gücüne güç katan, kapılarını bilim insanlarına ve araştırmacılara ardına kadar açan, verdiği burslarla ve teşviklerle sayısız gencimize umut olan TÜBİTAK’ı daha da işlevsel bir kuruma dönüştürmek durumundayız. Değişen koşullara, değişen taleplere, değişen ihtiyaçlara göre TÜBİTAK’ın yeniden yapılandırılmasını gündemimize almış bulunuyoruz. TÜBİTAK’ın bütün birikimini, 2023 hedeflerimize bizi ulaştıracak olan teknoloji atılımı için seferber edeceğiz. Tüm bunları yaparken, TÜBİTAK’ın özerk yapısını koruyacağız. TÜBİTAK’ı, kamu kurumlarının tüm Ar-Ge projelerinin, en temel paydaşı olarak tasarlayacağız. TÜBİTAK, Ar-Ge’nin, araştırmacıların ve bilim insanlarının ilk adresi olacak” dedi.

    “’Daha az bürokrasi, daha çok bilim’ anlayışına, dört elle sarılacağız”

    “Biz, büyük hedefleri ve büyük idealleri olan bir ülkeyiz” diyen Bakan Özlü, “Dolayısıyla, her türlü gücün temelini oluşturan bilgiyi çöpe atamayız. Böyle bir tercihimiz, böyle bir lüksümüz yoktur. Bizim tembellik yapmak, ağırdan almak, zamana yaymak gibi bir lüksümüz yoktur, olamaz. Özellikle bilimde ve teknolojide; elimizi çabuk tutmak, hızlı davranmak ve sonuç odaklı hamleler yapmak zorundayız .Çünkü hepimiz biliyoruz ki; bilim, tembelliği affetmez. Bilimsel üretimin ve teknolojik gelişimin, hafta sonu tatili olmaz. Bu nedenle mesai saatleriyle sınırlı bir bilimsel çalışma anlayışını elimizin tersiyle iteceğiz. ’Daha az bürokrasi, daha çok bilim’ anlayışına, dört elle sarılacağız” ifadelerini kullandı.

    “Ar-Ge Merkezleri, Tasarım Merkezleri ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri için belirlediğimiz hedeflere ulaşmış bulunuyoruz”

    Başından beri savundukları bilim, teknoloji ve sanayi politikasının meyvelerini almaya başladıklarını söyleyen Bakan Özlü, “Ar-Ge Merkezleri, Tasarım Merkezleri ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri için belirlediğimiz hedeflere ulaşmış bulunuyoruz. Bugün ülkemizde bin 37 adet Ar-Ge ve Tasarım Merkezi, 76 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi vardır. Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerimize, Teknoloji Geliştirme Bölgelerimize ve Bilim Merkezlerimize son derece cömert teşvikler vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı artıracak, bunları dünya standartlarına çıkaracağız”

    “Ar-Ge ve inovasyon, sanayinin beynidir” diyen Bakan Özlü, “Bugün uluslararası piyasalarda rekabet edebilme gücünün en önemli göstergesi, Ar-Ge yatırımlarıdır. Dünyada söz sahibi olan birçok firma, satış gelirlerinin yüzde 5 ile 15’i arasındaki kısmını, Ar-Ge harcamalarına ayırmaktadır. Dolayısıyla, Ar-Ge’den, tasarımdan ve inovasyondan kaçamayız. Aksine, tüm bu kavramları kucaklamak zorundayız. Samimiyetle ifade etmek isterim ki Türkiye, dış ticaret açığını daha çok Ar-Ge, daha çok inovasyon, daha çok tasarım ve daha çok markalaşma ile kapatacak potansiyele sahiptir. Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı artıracak, bunları dünya standartlarına çıkaracağız. Hiçbir surette; teknolojiye, bilişime, yazılıma, Ar-Ge’ye, inovasyona, tasarıma yatırım yapmaktan geri durmayacağız” dedi.