Etiket: TÜBİTAK

  • ALKÜ’ye bir TÜBİTAK projesi daha

    Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi’nin kazandığı TÜBİTAK projesi çalışmaları Parkinson hastalarına umut olacak.

    ALKÜ Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Ay tarafından hazırlanan “Bazı Fenolik Bileşenlerin Mitokondriyal Biyogenez Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi ve Olası Anti-Parkinson Etkilerinin Moleküler Mekanizmalarının Ortaya Çıkarılması” başlıklı proje TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. 3 yıl sürecek olan projeye 225 bin TL bütçe verildi. Proje kapsamında Parkinson hastalığının klinik öncesi ve klinik çalışmalarında test edilebilecek umut vadeden yeni nöro koruyucu ilaç adayları belirlenecek.

    “Rektörden tebrik”

    ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı, bilgilendirme yapması için proje yürütücüsü Dr. Muhammet Ay’ı makamında kabul etti. Sunumda, ALKÜ Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Güneş de hazır bulundu.

    Sunumun ardından Ay’ı tebrik eden Rektör Pınarbaşı, “Üniversitemiz hem eğitim-öğretim, hem de bilimsel faaliyetler bakımından büyük aşamalar göstermeye devam diyor. Daha önce Tıp Fakültesi ve Rafet Kayış Mühendislik Fakültesinden öğretim üyelerimizin kazandığı 4 TÜBİTAK projesi devam ediyor. Proje sayıları gittikçe artacaktır. Çünkü kaliteli hocalarımız özveri ile çalışmalarını sürdürüyorlar. Ben de hocamız Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ay’ı tebrik eder, başarılarının devamını dilerim” diye konuştu.

    Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ay’ın proje ekibinde ayrıca, ALKÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi İshak Suat Övey, ALKÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Erkan Maytalman ve ALKÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Aslı Giray da görev alacak. Ayrıca proje kapsamında, 1 adet doktora öğrencisine de bursiyer olarak proje süresince burs verilecek.

    “Yeni tedavi stratejileri”

    TÜBİTAK 3501 projesi hakkında açıklamalar yapana Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ay, “Parkinson hastalığı, 60 yaş üzerindeki insanların yaklaşık yüzde 1’ini etkileyen kronik bir nörodejeneratif hastalıktır. Parkinson hastalığında gözlenen dopaminerjik dejenerasyonun altında yatan patolojik mekanizma hala belirsizliğini korusa da, aşırı derecede deneysel kanıt hasara uğramış mitokondriyalbiyogenezden kaynaklanan mitokondriyal disfonksiyonun nörodejeneratif sürecin önemli bir parçası olduğunu öne sürmektedir. Bu nedenle, mitokondriyal biyogenezin aktivasyonunu sağlayacak yeni doğal bileşenlerin belirlenmesi Parkinson hastalığı için yeni tedavi stratejileri geliştirmek için çok önemlidir. Proje kapsamında belirlenecek olan nöro koruyucuyeni ilaç adaylarının sonraki projelerde Parkinson hastalığının klinik öncesi ve klinik çalışmalarında test edilmesi hedefliyoruz.”ifadelerine yer verdi.

  • Afyonkarahisar’da TÜBİTAK destekli Doğa Okulu Projesi hayata geçiyor

    Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Ana Bilim Dalı bünyesinde Prof. Dr. Hakkı Yazıcı yürütücülüğünde TÜBİTAK 4004 Doğa Okulu projesi hayata geçiyor.

    Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan sosyal bilgiler öğretmenlerine yönelik Afyonkarahisar’da bulunan doğal, tarihi ve kültürel değerler, arazi çalışmaları, gezi-gözlem faaliyetleri ile birlikte laboratuvar çalışmaları yapılarak doğa eğitimi gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin dört bir tarafından gelen sosyal bilgiler öğretmenleri, Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt’u makamında ziyaret etti. Başkan Bozkurt, öğretmenlerle bir süre sohbet ederek Şuhut ilçesinde yapılan ve yapımı devam eden çalışmalar hakkında bilgiler aktardı.

    Ziyaretin ardından proje kapsamında Türkiye’nin dört bir tarafından gelen öğretmenler Frig Vadisi, Baş Komutan Tarihi Milli Parkı, Akdağ Tabiat Parkı, Eber ve Karamık Gölleri, Afyonkarahisar Şehri ve Şuhut ilçe merkezinde bulunan tarihi önem taşıyan değerleri ziyaret etti.

  • Amasyalı çocuklara TÜBİTAK destekli doğa ve bilim eğitimi

    Amasya’da uygulanan ‘Yeşilırmak Çocukları Doğada Bilimle Buluşuyor 2018’ adlı proje TÜBİTAK tarafından 5. kez desteklendi.

    Amasya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. D. Duygu Kılıç’ın yürütücülüğünde gerçekleşen projeyle 160 öğrenciye akademisyenler ile öğretmenler tarafından doğa ve bilim eğitimi verildi. Şehzadelerin yetiştiği ve tarihi zenginlikleri göze çarpan Amasya’nın doğal güzellikleri ve biyoçeşitliliği ile dikkat çeken iller arasında olduğunu belirten Doç. Dr. Kılıç, “Doğayı bir laboratuvar olarak kabul edip, doğa ve bilim odaklı olarak hazırladığımız projemizin amacı öğrencilerin, doğal dünyayı anlamaları için uygun ortamları oluşturmak, bunun düşünsel zenginliğini ve heyecanını yaşamalarını sağlamak, çevreye karşı duyarlı, çevreyi ve doğayı koruyan bireyler yetişmesine imkân sağlamaktır. Bunların yanı sıra bilim ve teknoloji okuryazarlığını geliştirerek doğa, bilim ve teknoloji arasındaki ilişkileri kavratmaktır. Ayrıca bilimsel problem çözebilen ve bilimsel düşünme becerilerine sahip, bilimsel bilgileri günlük hayata dâhil edebilen bireyler haline gelmelerine yardımcı olmaktır. Çocuklarımızın gözlerindeki mutluluk ve ışık başarılı olduğumuzun göstergesidir” dedi.

    Projenin hedef kitlesinin Amasya merkez ortaokulları ile YİBO’larda eğitim gören ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda barınan bilime meraklı, tüm çalışmalara aktif olarak katılabilecek 5. ve 6. sınıflardan 30 otuz öğrencinin olduğunu ve özellikle farklı kurumlarda eğitim gören öğrencilerin kaynaşması, birbirini anlaması, empati kurabilmesi ve bu ilişkilerini uzun vadede sürdürebilmesinin hedeflendiğini anlatan Kılıç, “Alanlarında uzman kişiler tarafından fizik, kimya, biyoloji, matematik, sanat gibi alanlarda disiplinlerarası etkileşimler içeren etkinlikler hazırlanmıştır. Bu etkinlikler amaçlarına uygun olarak Amasya ilinin farklı doğa ortamlarında uygulanmıştır. Etkinlikler öğrencilerin yaşlarına uygun, ilgi ve merak uyandıracak şekilde kalıcı ve etkili öğrenmelerini sağlayacak, eğlenceli, bilimsel süreç becerilerini, grupla çalışma becerilerini geliştirmeye yönelik hazırlanmıştır. Geleceğin bilim insanı olmaya aday öğrenciler bilim insanları ile bir arada karşılıklı etkileşim içinde bulunmuşlar ve öğrenciler bilimin güler yüzü ile tanışmışlardır. Öğrencilerin bu etkinlikler sayesinde bilimi, bilim üreten kişilerden, doğrudan öğrenmeleri sağlanmaya çalışılmıştır” diye konuştu.

  • Bartın Üniversitesi Öğrencilerinin 6 projesi TÜBİTAK tarafından kabul edildi

    Bartın Üniversitesi Fen ve Mühendislik Fakülteleri öğrencilerinin hazırladığı 6 proje “TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destek Programı” kapsamında destek almaya hak kazandı.

    Bartın Üniversitesi Fen ve Mühendislik Fakülteleri öğrencilerinin hazırladığı 6 proje TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulundu. Fen Fakültesi öğrencilerinden Beyza Atik’in yürütücüsü olduğu ve danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Recep Taş’ın üstlendiği “Ebegümeci (Malva Sylvestris) Kullanılarak Diş Macunu Hazırlanması ve Antibakteriyel Etkilerinin Belirlenmesi” adlı proje, öğrencilerden Nuri Bulut ile Yusuf Şenses’in yürütücüsü olduğu ve danışmanlığını Prof. Dr. Cevdet Uğuz ile Dr. Öğr. Üyesi Fahriye Zemheri’nin üstlendiği “Drosophila Melanogaster’de Nonilfenol ve C Vitaminin Telomer Bölgeleri Üzerindeki Etkisi” adlı proje ile öğrencilerden Hilal Nur Özcan, Selda Biçer ile Şöhret Kübra Yüksel’in yürütücüsü olduğu ve danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Erdem’in üstlendiği “Kapsantin Sekonder Metabolitinin Antioksidan ve Anti-Kanser Etkilerinin Belirlenmesi” adlı proje TÜBİTAK tarafından “2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destek Programı” kapsamında desteklenen projeler arasına girmeye hak kazandı.

    Ayrıca Mühendislik Fakültesi öğrencilerden Hacı İbrahim Çeliker’in yürütücüsü olduğu ve Dr. Öğr. Üyesi Ali Yaraş’ın danışmanlığını yaptığı “Kağıt Fabrikalarının Atık Çamurundan Selüloz Esaslı Bor Katkılı Kompozit Isı Yalıtım Malzemesi Üretimi” adlı projesi, öğrencilerden Kadir Oruç’un sahibi olduğu ve danışmanlığını Arş. Gör. Kadir Mert Döleker’in yaptığı “Elektron Işını İle Fiziksel Buhar Biriktirme (Eb-Pvd) Tekniği Kullanılarak Üretilmiş Termal Bariyer Kaplamaların (Tbc) Mikroyapısal Özelliklerinin ve Yüksek Sıcaklık Oksidasyon Davranışlarının İncelenmesi” ile öğrencilerden Burak Aktaş’ın hazırladığı ve danışmanlığını Dr. Öğretim Üyesi Gülten Güneş’in yaptığı “Bartın İli Kuyu Sularında Mevsimsel Kalite Değişimlerinin Belirlenmesi” isimli projenin de desteklenmesi uygun bulundu. İslami İlimler Fakültesi öğrencileri tarafından yapılan 6 projenin desteklenmesi konusunda ise değerlendirmelerin devam ettiği öğrenildi.

    “Proje kültürünün oluşması gelecek için umut vericidir”

    Hazırlanan projelerden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, bu tür destek programlarının önemine vurgu yaptı. Rektör Uzun, “Geleceğimizi emanet edeceğimiz ve yarının bilim insanları olarak gördüğümüz bugünün gençlerinin proje kültürüyle yetişmeleri çok önemli. Üniversitemizde bu kültürün oluştuğunu görmekten dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Öğretim üyelerimizin özverisi ve öğrencilerimizin azmi ile eminim ki ilerleyen tarihlerde daha çok başarıya imza atacağız. Bu tür destek programları ile öğrencilerimize kendilerini kanıtlama imkânı sunan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Sayın Hasan Mandal’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

  • SAREM mühendisi, tıbbi sülük konusunda TÜBİTAK projesi hazırladı

    ISPARTA (İHA)– Isparta’nın Eğirdir ilçesindeki Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (SAREM) personeli tarafından sunulan ve TÜBİTAK tarafından kabul edilen ‘Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler’ projesi kapsamında, katılımcılar birçok ilde hem tıbbi sülük yetiştirmeyi hem de doğayı korumayı öğrenecek.

    Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü teknik personeli Su Ürünleri Mühendisi Dr. Mustafa Ceylan, tarafından hazırlanan TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Projesi kapsamındaki ‘Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler’ isimli proje kabul edildi. TÜBİTAK ile sözleşme imzalanan proje çerçevesinde, Eylül ve Ekim aylarında düzenlenecek olan eğitim projesinde yer alan eğitmen ve rehber personelin katıldığı bir toplantı düzenlendi. Toplantıda, katılımcılar ve kamuoyuna projenin işleyişi ve etkinliklerin koordinasyonu hakkında bilgiler verildi.

    Proje ile birlikte, nesilleri tehlike altında olan tıbbi sülükler aracılığıyla doğanın ve doğal kaynakların korunarak, sürdürülebilir kullanımına dikkat çekildi.

    Toplantıdaki katılımcılara ayrıca, projede bilimsel düşünce becerisinin kazandırılmasının da amaçlandığı belirtildi. Bir canlı grubunun neslinin tehlikeye girme sürecinin irdelendiği proje kapsamında, doğaya yapılan müdahalelerin hassas organizmalar üzerinde olası etkilerinin fark edilmesi ve laboratuvar ortamında bu canlıların üretilerek doğal stokları takviye etmenin öneminin kavranması hedefleniyor. Eğitim projesi ile Eğirdir Akşemseddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki 9 ve 10. sınıf öğrencileri ile öğretmenlerinin de hedef kitle olduğu kaydedildi.

    Sülüğün yetiştiği farklı illerde de çeşitli etkinlikler yapılacak

    Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından 2014’te yapılan yasal düzenlemeyle birlikte, belirli hastalıkların tedavisinde sülük kullanımını da kapsayan geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları hakkında farkındalık oluşturulması da hedeflenen proje; tıbbi sülüklerin yaşadığı Eğirdir Gölü (Isparta), Çapalı Gölü (Afyonkarahisar), Eber Gölü (Afyonkarahisar) ve Çivril Gölü’nde (Denizli) gerçekleştirilecek olan çeşitli etkinlikleri de kapsıyor.

    Projede ayrıca, Eğirdir SAREM bünyesinde faaliyet gösteren Tıbbi Sülük Araştırma Laboratuvarı ve sülüklerin beslendiği kanın tedarik edileceği Isparta Belediyesi Mezbahanesi ile örnek bir sülük uygulama kliniği de yer alıyor.

    Sülüğü çok yönlü tanıyacaklar

    Diğer yandan, proje eğitimi kapsamında, su ürünleri ve sağlık alanında faaliyet gösteren akademisyen, araştırmacı, uzman, ruhsatlı sülük toplayıcısı ve sülük yetiştiricisi dahil edilerek, katılımcıların sülüğü ve sülük ile ilgili sektör ve paydaşları çok yönlü tanımaları hedefleniyor.

    Sorumluluk duygusu oluşumuna katkı sağlanacak

    Yürütülecek etkinlikler ile katılımcılarda doğa ve tıbbi sülük farkındalığı, bilimsel merak ve aynı zamanda girişimcilik fikri oluşturulmaya çalışılacak.

    Katılımcıların laboratuvarda sülükleri beslemeleri, üretmeleri ve laboratuvar koşullarında üretilen yavru sülükleri doğaya bırakmaları sağlanacak.

    Etkinliklerde ayrıca, katılımcılarda doğayı ve nesli tehlike altında olan canlıların korunmasına yönelik sorumluluk duygusunun oluşmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.