Etiket: Ttso

  • TTSO Meclis üyesi Kazaz: “Her firma dijitalleşme ve e-ticarete önem vermeli”

    TTSO Meclis üyesi Kazaz: “Her firma dijitalleşme ve e-ticarete önem vermeli”

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis üyesi Ahmet Kazaz, dünyadaki ekonomik sıkışıklıktan daha az etkilenmek için firmaların kendi bünyelerinde bazı tedbirler alması gerektiğini vurgulayarak, “Ekonomik krizde bile büyüyen sektörlere baktığımızda firmaların mutlaka dijitalleşme ve e-ticarete yatırım yapmaları gerektiği ortaya çıkıyor” dedi.

    TTSO Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, ekonomik verilerin iyi okunmasının ekonomik sıkışıklıkta tedbir alınmasını kolaylaştıracağını da belirterek, “Kendinizi koruyabilmeniz için çevrenizde ne olduğunuz farkında olmalısınız. 32 ana sektör içinde güçlü görünen 3 sektör var. Tablo ne olursa olsun bu sektörler hep pozitif durumda oluyor. Biri güvenlik. Diğeri internet üzerinden yemek siparişi, üçüncüsü de internet üzerinden alışveriş. Yani e-ticaret dediğimiz sistem. Bu 3 sektör tüm ekonomik senaryolarda pozitif çıkıyorlar. Dijitalleşme ve teknolojiyi kullanmak artık ticaretin kaçınılmaz bir alanı haline gelmiş durumda. Herkes yaptığı iş kolunda bu alanla ilgili bir şeyler yapmak zorunda” şeklinde konuştu.

    Kazaz, tüm uluslararası verilerin dünya ekonomisinde 2019’un zor bir yıl olacağını gösterdiğini dile getirerek, “Kendi kurumlarımızda neler yapabiliriz diye mutlaka değerlendirme yapmalı ve bunları uygulamalıyız. Her işadamı işiyle ilgili verimlilik matematiğini çok sıkça yapmalı, sadece muhasebe yönetimi değil finans yönetimini de iyi değerlendirmelidir. Genel karlılığı aşağıya çekiyorsa verimsiz şubeler kapatılmalıdır. Stok- maliyet döngüsü çok iyi yönetilmeli, stok maliyeti oluşturan ve satışı zor gerçekleşen ürünleri kar payı gözetmeksizin nakite çevirmenin yöntemleri aranmalıdır. Güvenilen ve sürekli çalışılan, bilinen firmalardın ürünleri ile iş yapılmalıdır. Peşin ve iskontolu satış seçilip, hızlı satılan ürünlere yönelmeli, vadeli satıştan uzak durulmalıdır. Giderler kontrol altına alınmalı ama ticaret geriletilmemelidir. Devlet teşvik ve faydaları iyi takip edilmeli, doğru şekilde faydalanılmalıdır. Her işadamı meslektaşlarıyla sürekli ve açık iletişimde bulunmalıdır. Müşteri kriz psikolojisi ile ürün fiyatlarının ekonomik olduğu noktalara yöneldiği için kampanya ve fiyat politikalarına dikkat edilmeli, müşteri memnuniyetini mutlaka yüksek tutulmalıdır. Çalışanların olduğu ortamlarda, ekonomideki problemlerle ilgili onların duyacağı şekilde kesinlikle konuşulmamalıdır. Çalışanların bireysel performansı çok iyi takip edilmelidir. Her patron işinin başında olmalı, çalışanlarla çok temas etmeli, rakiplerini gözlemlemeli, ekonomik gelişmeleri iyi takip etmeli, banka ve finans kuruluşları ile temas halinde olmalıdır” ifadelerini kullandı.

  • TTSO Meclis Üyesi Sakarya: “Milli kağıt politikamız oluşturulmalıdır”

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Dursun Ali Sakarya, döviz fiyatlarındaki artışın ardından dövizin sonrasında düşmesine rağmen yayıncılık alanında maliyetlerin düşmediğini belirterek “Ülkemizde milli bir kağıt politikası oluşturulmalıdır. Bunun için öncelikle devlet, ilgili sektörler ve üniversitelerin ortak bir çalışma başlatması ve sorunların çözümü için bir eylem planının oluşturulması gereklidir” dedi.

    Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkların da değerlendirilmesini vurgu yapan Sakarya “Bizim sektörümüzde de katı ve sıvı atıklar çok miktarda çıktığı için bunların en yakın nerede bertaraf edilebileceği konusunda bir araştırma yaptık. Fakat bölgede katı ve sıvı atıkları bertaraf edecek bir tesisin bulunmadığını, belediyelerimizin de bu konuda alt yapı çalışmalarını bitiremediğini gördük. Sektördeki bizim gibi firmalar bu atıklarını yüksek bedellerle şehir dışına göndermekte ve birçoğu da geri dönüştürülememektedir. Sektörümüz, sanayimiz ve geleceğimiz için bölgemizde üretim yapan firmaların atık konusuna çok fazla özen göstermesi gerekiyor. Sektörel farklılıklar göstermekle birlikte atıkların birçoğunu bertaraf için ne yazık ki bir tesisi burada kuramamışız. Belediyeler ücret karşılığı topladığı atıkları değerlendirememekle birlikte döküm için götürdükleri tesiste bazı ürünlerde depolama için bile sorun yaşamaktadır. Firmalar kendi çözümlerini arıyorlar. Geçici depolama, yakma veya firmaların kendi geliştirdiği gizleme, dolgu yapma yöntemleriyle çözüm arayışında bulunuyorlar. Bu çözümlerde de maalesef doğamıza, havamıza ve geleceğimize en çok zarar veren uygulamalar hayata geçiriliyor. Her geçen gün artan atıklar yenilenebilir enerjimiz için bir kaynak hem de geri dönüştürerek farklı ürünlerin üretiminde kullanılarak ithalat ihtiyacımızı azaltacak bir hammaddedir. Sanayi bölgelerimizde ve ticari faaliyetlerde bulunan esnafımızın da atık ile ilgili sıkıntılarını dinleyerek ihtiyaçlarımızı ortaya çıkarmamız ve devlet kurumlarını bilgilendirmemiz gerekmektedir. Bölgemizde bir tesis kurulumu için ön ayak olmamız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “Kağıt dediğimizde tek bir üründen bahsetmek mümkün değildir” diyen Sakarya “Kitap ve gazete gibi eğitim ve kültür sahalarında kullanılan kağıt çeşitlerinden, endüstrinin farklı alanlarında ve hayatın birçok cephesinde kullanılan çeşitli nitelikteki kağıt, karton ve ondula grupları kağıt başlığı altında değerlendirilmektedir. Döviz fiyatlarının son dönemlerde aşırı yükselmesiyle özellikle yayıncılık alanında maliyetlerin çok artması, kamuoyunda kağıt konusunu ciddi bir oranda öne çıkarmıştır. Bu tartışmalar sırasında bazı önemli kağıt kalemlerinin yurt içinde üretilemiyor oluşunun ortaya çıkması üzerine de bu tartışma çeşitli cepheleriyle daha fazla ilgi uyandırmaya başlamıştır. Gündeme getirilen çeşitli tespitler ışığında ülkemizde milli bir kağıt politikası oluşturulması isteniyorsa bunun için öncelikle devlet, ilgili sektörler ve üniversitelerin ortak bir çalışma başlatması ve sorunların çözümü için bir eylem planının oluşturulmasının gerekli olduğu görülmektedir. Bir diğer önemli tespit de şudur ki; kağıt üretimi ile ilgili çalışmalar öncelikle ülkenin genel ağaç ve orman ürünleri politikaları ile sıkı sıkıya bağımlıdır. Aynı zamanda, Türkiye’de orman ve ağaç yetiştirme politikaları daha genel bir çerçevede ele alınmalıdır. Ayrıca yapılan araştırmalar ve sektördeki uzmanların görüşlerine göre ağaç ve orman ürünleri alanında politikaların ve uygulamaların takibi için bir üst izleme, araştırma, yönlendirme ve koordinasyon yapısının oluşturulması elzem görülmektedir. Ayrıca atık kağıt konusu da kağıt üretiminde üzerinde hassasiyetle durulacak diğer önemli bir konudur. Milli bir kağıt sanayii kurulabilmesi için ciddi bir sermaye gerekmektedir. Bu sebepten devletin, gerek teşvikleri gerekse de üst düzeyde yönlendirmesi ile bu konuya birinci elden dahil olması da diğer önemli gereklerden birisidir” ifadelerini kullandı.

  • Alemdaroğlu yeni sanayi sitesi projesi için TTSO Başkanı Hacısalihoğlu’ndan destek istedi

    Sınırlı Sorumlu Tüm Sanayiler Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Gökçen Alemdaroğlu, Trabzon Ticaret Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Suat Hacısalihoğlu’nu ziyaret ederek yeni sanayi projesi için destek istedi.

    Konuyla ilgili yaklaşık 1,5 yıldan beri proje çalışmalarının sürdüğünü hatırlatan Alemdaroğlu, amaçlarının Trabzon’a yeni sanayi sitesi kazandırmak olduğunu söyledi. Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte Başkan Hacisalihoğlu’nu makamında ziyaret eden Alemdaroğlu en büyük beklentilerinin bütün sanayi sitelerini tek çatı altında toplamak olduğunu belirtti.

    Alemdaroğlu, “Konuyla ilgili yaklaşık 1,5 yıldır üzerinde durduğumuz bir projemiz vardı. Bununla alakalı bazı çalışmalar yaparak bir animasyon gösterisi ile birlikte bir proje hazırladık. Bununla ilgili olarak da Değirmendere Havzası’ndaki bütün sanayi sitesindeki dükkânları tek tek belirledik. Bunların sanayi ölçülerini çıkardık. Bununla alakalı 5 ayda bir kooperatif kurduk ve ’Bismillah’ diyerek bu işe başladık. Amacımız Trabzon’a yeni bir sanayi sitesi kazandırmak. Gönül ister ki bütün sanayileri tek çatı altına toplayıp Değirmendere Havzası’nı boşaltarak buraların Trabzon’a kazandırılması. Trabzon bugünlerde özellikle turizm konusunda çok güzel bir ivme yakalamış. Burası ilerleyen zamanlarda ne olur bilemeyiz ancak burasının boşalması Trabzon’a katılması büyük ölçüde şehrin önünü açacağına inanıyorum. Bununla alakalı sizi ziyaret etmek istedik, sizin desteklerinizi almak istedik. Sonuçta Trabzon’un sanayi ile alakalı en büyük gücü burası” diye konuştu.

    TTSO Başkanı Hacısalihoğlu da oda olarak her türlü desteği vermekten yana olduklarını ancak bu yöndeki çalışmaların tam olarak netleşmesini beklediklerini söyledi. Hacısalihoğlu, “Sanayi bölgesinin yeniden başka bir yerde yapılanması konusunu aslında biz 2010 yılında gündeme getirdik. Bizim buradaki esas amacımız da sanayi sitelerinin hepsini bir yerde toplamaktı. Bu konuda sizlere oda olarak elimizden gelen desteği vereceğimizin bilinmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Alemdaoğlu hazırladıkları projeyi Başkan Hacısalihoğlu’na sundu.

  • TTSO Meclis Üyesi Mengüç: “Madencilik sektörünün dünya ile entegrasyonu sağlanmalı”

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Fatih Mengüç, Türkiye’de madencilik sektörünün yapısal anlamda sıkıntıları olduğunu belirterek, “Sektörü gelişmiş ülkelerdeki haline getirmek için yapısal reformlar uygulanmalı” dedi.

    TTSO’nun Maden, Çimento, Beton, Mermer sektörlerinin temsilcilerinden oluşan 2. Meslek Komitesi adına sektörün sorunlarıyla ilgili açıklama yapan Meclis Üyesi Fatih Mengüç, “Bugüne kadar bu işi hep devlet yapmış. Madenleri devlet aramış, devlet işletmiş. 2005 yılında çıkan 3123 sayılı Maden Kanunu’ndan sonra yüzde 15 olan özel sektör payı yüzde 70’e kadar çıkmış. Bu hızlı çıkış devlet yapılanmasından kaynaklanan birçok sorunu da beraberinde getirdi. Bu sorunlar genellikle dünyaya entegre olamamaktan kaynaklanıyor. Örneğin dünya maden fiyatları uygun olduğunda işletme için başvuruyorsunuz. Ancak bu süreç o kadar uzuyor ki fiyatlar tersine dönüyor. Bir müteşebbisimiz izin için müracaat ettiği zaman 3 seneden önce izin alamıyor. 3 senede de maden fiyatları 3 defa dip dalgası yapıyor. Madencilik sektöründeki gelişmiş ülkeler bu durumu stabil hale getirmek için kendi yapısal reformlarını oturtmuşlar” dedi.

    Mengüç, diğer sektörlerin kriz zamanlarında bankalara finansal anlamda talepte bulunabildiğini ancak madencilik sektörünün böyle bir şansının olmadığını da vurgulayarak, “Eskiden Etibank vardı. Madencilerin kendi bankasıydı. İşletmelerimiz kendi temel emtia değerleri olan madenleri ipotek ettirip buna karşılık finansman kullanabilme şansına sahipti. Bugün madencilikte gelişmiş ülkelerde sektörün temeli de bu. Oradaki firmaların dünya piyasalarındaki krizlerden çok az etkilenmelerinin yegane nedeni finansman olanakları sağlanması. Bizde böyle bir adım olmadığı için deposunda madeni olan, emtia karşılığı olan firmalar bile çok büyük zorluklarla karşılaşıyorlar” diye konuştu.

    TTSO Meclis Üyesi Fatih Mengüç, devletin madenciliğe yön veren kurum ve kuruluşlarının sektör temsilcileriyle koordinasyon içinde çalışmasının gerekliliğini belirterek “Örnek vermek gerekirse geçen sene sadece MTA Bölge Müdürlüğü Karadeniz ve Trabzon’da yaklaşık 70-80 milyon dolarlık sondaj çalışması yaptı. Bu sondaj çalışmalarındaki proje çıktılarının arşivlenmesi ve sektörle paylaşılması önemlidir. En azından beton ve agrega sanayinde kullanılabilecek endüstriyel madenlerin de olabildiği bu tür sondaj çıktıları müteşebbisimize kolaylık sağlar. Yatırımcılar öz kaynaklarıyla bu işi yapmakta çok büyük zorluklar çekiyor. Bu maliyetler de hammadde fiyatlarını etkiliyor. Piyasadaki tıkanıklığın başlangıç noktası oluyor” ifadelerini kullandı.

  • TTSO Başkanı Hacısalihoğlu zoru nasıl başardığını üniversite öğrencilerine anlattı

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, “Zoru Başaranlar” başlıklı kariyer sohbetleri kapsamında, Kredi ve Yurtlar Kurumu Yomra Öğrenci Yurdu Konferans Salonunda üniversiteli gençlerle buluştu.

    Gençlerin üniversite yıllarında mutlaka gelecek stratejilerini belirlemeleri gerektiğini vurgulayan Hacısalihoğlu “Plansız programsız olursanız rüzgârdaki bir yaprak gibi savrulursunuz. Üniversite yılları geleceği planlama adına çok önemli. Yeni çıkan meslekleri ve özellikle dijital dünyayı takibi ihmal etmeyin. Özel sektör, devlet veya akademik tarafın hangisinde kalacağınıza erkenden karar verip yönünüzü ona göre çizin. Öğrencilik yıllarınızda eğitimlere katılın. Buralardan edineceğiniz bilgiler ve alacağınız belgeler sizi bir adım öne çıkaracaktır. Ayrıca yüksek lisansı ihmal etmeyin ve birkaç adım daha öne geçin. Öğrenci kulüpleri de başarı hikâyelerinizin önemli bir parçasıdır. Bu tür sosyal ortamlarda bulunmaya özem gösterin ve çevrenizi genişletin” dedi.

    Hacısalihoğlu, özel sektör tarafı olarak gençlerin girişimci olmasını arzuladıklarını vurgulayarak “İş kurmak artık çok kolay. KOSGEB’in girişimcilik eğitimleri var. Ayrıca devletin hibe destekleri bulunuyor. Yeter ki kendi işinizi kurun, destek bulmak artık kolay. Her yeni girişimci ülkenin kalkınmasının temelidir. Ülke olarak en büyük zenginliğimiz gençlerimiz ve dinamik nüfusumuzdur. Önemli olan gençlerin doğru yönlendirilmesidir” diye konuştu.

    TTSO olarak gençlerin kendilerini yetiştirmeleri adına birçok önemli çalışma yaptıklarını da ifade eden Hacısalihoğlu “Teknokent’teki Tasarım Merkezi’miz ve eğitimlerimiz hepinize açıktır. Ayrıca inşaatı süren Biyoteknoloji ve İnovasyon Merkezi, projesi yürütülen Yatırım Adası gibi Trabzon’u katma değeri olan orta ve yüksek teknolojilerin üretildiği bir merkez haline getirme çalışmalarımızın hepsinin odağında gençlerimiz var. Arzu ediyoruz ki gençlerimiz de bu sistemin bir parçası olsun. Boş vakitlerinizi boşa harcamayın, Türkiye’de birçok şehirde olmayan bu imkanlardan yararlanın. Böylece geleceğiniz için ilk adımlarınızı atın. Kendinizi yeni teknolojiye hazırlayın” şeklinde konuştu.

    Konferansın son bölümünde öğrencilerin sorularını yanıtlayan TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu’na Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Trabzon İl Müdürü Halit Yılmaz tarafından çiçek takdim edildi.