Etiket: Trend:

  • Ağız ve diş sağlığında yükselen trend: “Dental spa”

    İletişimde sağlıklı gülüşün rolüne dikkat çeken uzmanlar, bu konuda dental spanın yükselen bir trend olduğunu söyledi.

    Toplumun her geçen gün ağız ve diş sağlığı konusunda hassasiyetinin arttığını dile getiren uzmanlar, güzel bir gülüşün aynı zamanda yüz güzelliğini de öne çıkardığına dikkat çekti. Son zamanlarda dental spa işleminin yükselen bir trend olduğunu belirten Diş Hekimi Metin Ayan, “Bireylerin dişleri konusundaki en büyük zaafları onların beyazlığı. Gülümsediklerinde karşıdan bakılınca lekeli görünüme sahip olması, istenilen beyazlıkta olamaması gibi zaaflar sebebiyle insanlar gülmeye küsüyor. Özgürce gülümsemek isteyenlerin yanı sıra, dişeti rahatsızlığı olanlar, implant ve köprü protezi uygulanmış hastalar, dişlerinde çapraşıklık ve dişleri çürümeye meyilli kişiler dental spa ile ağız sağlığını kontrol altına alabilir” dedi.

    Dental spa adı verilen uygulamanın genel bir ağız ve diş sağlığı bakımı olduğunu ifade eden Ayan, “Diş taşı temizliği, ağız duşu ve diş beyazlatma gibi uygulamaları içerir. İşlem sonrasında diş ve diş etlerinde bir ferahlama oluşmaktadır. Ağız sağlığını korumak için uygun bir yöntem ve tedbir diyebiliriz. Diş eti çekilmesine ve devamında diş kayıplarına dahi sebep olabilen diş taşının temizliği yapılır. Ardından ağız duşu uygulaması ile dişlerin ulaşılması güç bölgelerine, diş aralarına ve diş eti cebi içine basınçla su göndermeye yarayan özel tasarımlı cihazlar aracılığı ile masaj yaparak temizlik yapılır. Diş beyazlatma ile işlem sonlandırılır” diye konuştu.

  • “İnşaat sektöründe yeni trend buçuklu evler”

    Albert Genau Yönetim Kurulu Başkanı Adil Işıldak; yapı ve inşaat sektörü hakkında açıklamalarda bulundu. Adil Işıldak, açıklamasında, inşaat sektöründe yeni trendin camla kapanabilir balkonların yarım oda sayıldığı buçuklu evlerin olduğunu söyledi.

    Albert Genau Yönetim Kurulu Başkanı Adil Işıldak; inşaat ve yapı sektörünü değerlendirdi. Açıklamasında inşaat sektöründe yeni trendin camla kapanabilir balkonların yarım oda sayıldığı buçuklu evlerin olduğunu söyleyen Adil IŞILDAK, “Gün geçtikçe ağırlaşan iş ve yaşam koşulları, artan stres, sürekli koşuşturmaca ve bir yerlere yetişme durumu, günümüz insanının durup, nefes alacağı, kendine ait özel yaşam alanlarının değerini bir kat daha arttırırken, binaların gittikçe yükseldiği şu dönemde, balkon ve teraslar, insanlar için en önemli nefes alma yeri olarak düşünülüyor” dedi.

    “Buçuklu evler şimdi moda”

    Yapı ve inşaat sektörünün, kat bahçesi, teras bahçe, yaz-kış balkon keyfi, camla kapanabilir balkonların yarım oda sayıldığı 3+1,5 gibi farklı konseptler geliştirdiğini belirten Adil Işıldak, “İşte tam bu noktada balkonları yeni yaşam alanları haline getiren cam balkon, balkon camlama, katlanır cam sistemleri gibi adlarla adlandırılan sistemler gündeme geliyor. Bu sistemler sayesinde, balkon veya teraslar istenildiği zaman tamamen açık, istenildiği zaman tamamen kapalı hale getirirken bu fonksiyon esnekliğinin yanı sıra, camın şeffaflığı, hem görsellik hem de yetiştirilecek bitkiler için yeterli gün ışığı sağlıyor. Yeni ısıcamlı cambalkon sistem, Tiara’yı ’Cambalkon devri bitti’ sloganıyla pazara sunduk. Sözlük anlamı itibariyle ’Taç’ anlamına gelen Tiara, balkon camlama ürünlerinde en çok ihtiyaç duyulan ısı yalıtımı konusunda öne çıkıyor” şeklinde konuştu.

    Tiaranın tekcamlı sistemlere göre 5 kata varan yalıtım vaat ettiğini dile getiren Adil Işıldak; “Bu sistem, sanılanın aksine sadece soğuk havaya karşı yalıtım sağlamakla kalmayıp, uygun cam tercihi ile yazları da serin balkon imkanı sunuyor. Bu sistem sayesinde, kimi bölgelerde 2 ay ile sınırlı kalan balkon keyfi, hangi iklim şartlarında olursa olsun, dört mevsim yaşanabilir hale geliyor. Tamamen paslanmaz aksam takımlarının kullanıldığı sistem, Alman PFB Teknik Enstitüsü’nce yapılan, hava-su geçirgenliği, rüzgar dayanımı ve güvenlik konularında yapılan testlerde de üst düzey sınıflara sahip. Bu konudaki tek sertifikalı cambalkon sistemi üreticisi Albert Genau, cambalkon yaptırmak isteyen kullanıcıları, kalitesiz ve sahte ürünlere karşı bilinçlendirmeye çalışıyor. Albert Genau olarak Hindistan’dan İsveç’e 32 ülkede balkonları giydiriyor” ifadelerini kullandı.

  • Büyükekşi: “Türkiye trend peşinde koşmayacak, trendlere yön verecek”

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Tasarım Haftası / Design Week Turkey’de yaptığı konuşmada “Türkiye trend peşinde koşmayacak, trendlere yön verecek” dedi.

    Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğinde tasarım gücüyle katma değerli ihracatı artırmak ve İstanbul’un küresel tasarımın merkezlerinden biri olmasını sağlamak amacıyla düzenlenen Türkiye Tasarım Haftası/Design Week Turkey başladı.

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, tasarım ve endüstrinin birleşmesini sağlamayı ve küresel tasarım ofisleri için İstanbul’u bir hub haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Büyükekşi, “Etkinlik, Türkiye’nin ekonomik ve kültürel geleceği için önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Ülke olarak, bundan sonra trendlerin peşinden koşmayacak, trendlere yön vereceğiz. Artık taklit değil, tasarım istiyoruz” dedi.

    Türkiye’de endüstriyel tasarım patentinin son 10 yılda 1,5 kat artarak 40 bin 200’e çıktığına dikkat çeken Büyükekşi, “Patent başvurularının yüzde 62’si İstanbul, Bursa ve Ankara’dan geldi. Ama biz tasarım kültürünün ülkemizin her köşesine yayılmasını istiyoruz. Bu kapsamda, Türkiye’de 500 tasarım merkezi açmayı hedefliyoruz, çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Etkinlikte evrensel bir uyum peşinde olduklarını da belirten Büyükekşi, “Milli tasarım kavramı çok gerilerde kaldı. Biz evrensel olanla yerel arasındaki uyumdan söz ediyoruz. O uyum ki evrensel olan yanı ile İstanbul’da olduğu kadar Japonya’da, Şikago’da, Kenya’da veya Mekke’de benzer bir heyecanı yaratır. Yerel olan yanı ile tüm coğrafyalarda yaşayan insanlar için tanıdık bir selamdır” dedi.

    “Tasarımcılara ilham verici katkı çağrısı”

    ’Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve marka’yı küresel rekabet mahşerinin dört atlısı olarak niteleyen Büyükekşi, “Yıllardan beri bu dört alanda bilinç geliştirici faaliyetler yapıyoruz. Bundan sonra her yıl Türkiye Tasarım Haftası’nı da gerçekleştireceğiz. Tasarım, dünyada katma değer sağlayan en önemli unsurlardan beri. Tüm tasarımcıları medeniyetimize ve ekonomimize ilham verici katkılar yapmaya çağırıyoruz. Kültürümüzün ve medeniyetimizin zengin renklerini, evrensel bir dille dünyaya anlatmaya davet ediyoruz. Bu katkılar olmadan ülkemizin tasarım gücünü özgün bir varoluşla ortaya koyabilmek mümkün değil. Ancak bu şekilde yüksek katma değer yaratarak, küresel arenada rekabet gücü sağlayabiliriz” dedi. Ünlü ressam Francis Bacon’un “Bilgi gücün kaynağıdır” sözlerini hatırlatan Büyükekşi, “Bizim ise en büyük gücümüz bilgiye susamış dinamik gençlerimiz. Bu gençlerimizin tasarım ile tanışması çok çok önemli” diye konuştu.

  • Moda Akımında Son Trend; Diz Estetiği

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, moda akımında son trendin diz estetiği olduğunu söyledi.

    Op. Dr. Demirel, “Tüm kadınların hayalidir uzun ve gösterişli bacaklar. Daha ince ve zarif bacaklar için yapılan yağ alma işlemleri uzun yıllardır uygulanıyor. Ancak bacak estetiğinde diz kontürünü düzeltmek için uygulanan “diz estetiği” son aylarda hızla popüler hale geldi” dedi.

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, Diz estetiği ve nasıl uygulandığı konusunda yaptığı açıklamada, “Diz bölgesi moda akımlarının da etkisiyle son yıllarda vücutta öne çıkan organlardan biri oldu. Her ne kadar birçok kişi için diz önemsiz gibi görülse de, günlük hayatın bir parçası olan yırtık jean’ler, uzun çizmeler ve kalem etekler ile diz bölgesi de artık kendi cumhuriyetini ilan etti. Dizler konumu itibariyle bacakların tam merkezinde. Eğer dizlerde iç yanda çok fazla yağlanma varsa, bu bacak boyunu olduğundan daha kısa gösterebilir. Dizin arkasındaki yağ kümeleri, bacak bacak üstüne atıldığında portakal kabuğu görüntüsü oluşturabilir. Dizdeki oyuk ve çöküntüler, yara izleri ya da fazla sivri kemikler nedeniyle bacağın estetik görüntüsü bozulabilir” diye konuştu.

    LİPOSUCTİON SIRASI DİZLERDE

    Op. Dr. Demirel, diz estetiğinde neler yapılabildiği konusunda ise şunları söyledi; “Eğer dizlerde fazlaca yağ doku mevcutsa, bunu diyet ve egzersizle gidermek mümkün olmayacaktır. Ancak Liposuction yöntemi ile hem dizleri daha zarif bir forma sokmak hem de cilt kalitesini arttırmak mümkün. Liposuction yöntemi seçilirken diz kenarındaki gevşeklik değerlendirilir ve yönteme; ultrason, laser ya da radyo frekans eklenebilir.

    LAZER

    Liposuction öncesi ya da sonrası uygulanan lazer enerjisi ciltaltı kolajen üretimini arttırarak daha diri bir sonuç kazandırabilir.

    RADYOFREKANS

    Lazer gibi cilt altı ısı oluşturulması esasına dayanan bu yöntemde, daha kontrollü bir ısı yayımı elde edilir. Özellikle çatlak oluşumlu ve ince derilerde daha avantajlıdır.

    ULTRASONİK LİPOSUCTİON

    Yağ dokusu yoğun bir diz çevresinde kullanılan ultrason gücü, yağların patlatılarak sıvı kıvama getirilmesini sağlar, yaydığı mutedil ısı cildin toparlanmasına faydası olur.

    ÇARPIK DİZLERE TAKVİYE

    Dizlerde kimi zaman çok keskin kemik hatlarından ötürü çıkık bir görüntü oluşabilir. Yağ enjeksiyonu ile gerekli yerlere hacim verilerek bu çarpık görüntünün önüne geçmek mümkündür. Ancak unutulmaması gereken bu yağ enjeksiyonlarının %60 kadarının vücut tarafından eriyip, yaklaşık %40 oranda kalıcılık göstereceğidir.”

  • Bayanlarda Yeni Trend, Saç Ekimi

    Saç ekimi operasyonu deyince sadece erkeklerin akla gelse de kadınlarda da bazı durumlarda bu operasyonun başarıyla uygulanabildiği belirtildi.

    Hairestetik Turkey Saç Ekim Koordinatörü Engin Sönmez, bayanlarda yeni trendin saç ekimi olduğunu belirterek, “Saç ekimi operasyonu deyince sadece erkekler akla gelse de kadınlarda da bazı durumlarda bu operasyon başarıyla uygulanabilmektedir. Bu nedenle toplumun her kesiminden mankan, sunucu, sanatçı meslekleri gereği saç ekim merkezlerini tercih ettiği gibi, ev hanımları da saç ekim merkezlerine gelerek uzmanlardan yardım almaya başladı.Yapısal olarak erkeklerin vücudunda daha fazla miktarda bulunan androjenler, saç dökülmesini hızlandırırlar. Kadınlarda daha fazla miktarda bulunan östrojen ve benzeri hormanlar ise saç dökülmesini azaltıcı etkiye sahiplerdir. Bu sebepten, erkeklerde çok sık karşılaşılan bir problem olan kellik sorunu, kadınlarda nadir görülmekle beraber ortaya çıkmışsa da sıklıkla altta yatan bir hastalığa bağlıdır” dedi.

    Erkeklerde sık olarak görülen saç dökülmesinin çoğu kişi tarafından normal karşılanabilse de kadınlardaki saç dökülmesinin ruhsal sonuçları daha şiddetli olabildiğini kaydeden Saç Ekim Koordinatörü Engin Sönmez, “Saç dökülmesi sorunu olan bir kadın bütün ilaçları denemiş ve sonuç alamamış ise hala bir şansı daha mevcuttur. İşte bu aşamada saç ekimi operasyonu devreye girmektedir.

    Portrait of the beautiful woman with long curly hair and flowers. IsolatedDoğruyu söylemek gerekirse erkeklerin saç ekimi operasyonundan daha çok yarar gördüğü açıktır, ancak kadınlar için de başarılı operasyonlar gerçekleştirilebilmektedir.

    Kadınlardaki saç dökülmesi tipi erkeklerden farklı olduğu için onlara uygulanan operasyonun şekli de bir miktar farklılık göstermektedir. Bunun yanında kadınların saç ektirme operasyonundan fayda görmesinin önünde birkaç engel vardır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi kadınlardaki saç dökülmesinin genellikle altta yatan bir sebebi vardır. Eğer bu sebep ortadan kalkarsa saç dökülmesi genellikle durur ve saçlar yeniden gürleşmeye başlar” diye konuştu.