Etiket: Trabzon’dan

  • “Girişimcilikte Önce Kadın” yarışmasının startı Trabzon’dan verildi

    Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Türkiye Vodafone Vakfı ve Türkiye Bilişim Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen “Girişimcilikte Önce Kadın Projesi” kapsamında düzenlenen “Girişimcilikte Önce Kadın Yarışması”na başvurular başladı. Yarışmanın startı, Trabzon’da düzenlenen basın toplantısıyla verildi.

    “Girişimcilikte Önce Kadın Yarışması”nın duyurusu, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları, Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan ve Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Çağdaş Ergin’in katılımıyla Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonunda yapılırken, toplantıda Ortahisar Kaymakamı Numan Hatipoğlu, Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi Müdürü Orhan Genç de hazır bulundu.

    İlk olarak söz alan Ortahisar Kaymakamı Numan Hatipoğlu, kadın girişimciliğinin önemine vurgu yaparken, Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan de kadın girişimcileri desteklediklerini söyledi.

    Deegan, konuşmasında, “Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında bugüne kadar 29 milyon TL’lik sosyal yatırım yaparak 4 milyona yakın insanın hayatına dokunduk. 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz projelerle 11 bini aşkın kadın girişimciye ulaştık ve 2,5 milyon TL’yi aşkın sosyal yatırım yaptık. ’Girişimcilikte Önce Kadın Projesi’ ile kadınların girişimcilik yoluyla ekonomiye tam katılımlarını sağlamayı hedefliyoruz. Projenin ilk yılında 10 bin kadına ulaşmıştık. Yeni dönemde 10 bin kadına daha eğitim vererek toplam 20 ilde 20 bin kadına ulaşmayı hedefliyoruz. Projemize katılan kadın kursiyerlerin girişimcilik potansiyelini ortaya çıkarmak ve gelecek planlarına destek vermek amacıyla düzenlediğimiz ‘Girişimcilikte Önce Kadın Yarışması’nın başvuruları bugün itibariyle başlıyor. Yarışma sonunda kazananlara sunacağımız sermayeyi geçen yıla göre iki kat artırarak 50 bin TL’nin üzerine çıkardık. Vodafone olarak kadınlara istihdam oluşturmaya yönelik faaliyetlerimizi artırarak sürdüreceğiz” dedi.

    “Daha çok kadınımızın potansiyelini ve gücünü milletimize katmalıyız”

    Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları da, “Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğümüz koordinesinde yürütülen projelerden biri olan ‘Girişimcilikte Önce Kadın Projesi’nin amacı, sosyal ve ekonomik imkanları kısıtlı kadınlar başta olmak üzere tüm yetişkinlerin eğitim yolu ile temel becerilerinin arttırılarak mesleki yeterlilik kazanmalarını, istihdama katılmalarını ve sosyal ekonomik imkanlarının artmasını sağlamaktır. Halk Eğitimi Merkezlerinin kapasitelerini artırarak beceri geliştirme, mesleki eğitim ve istihdam üzerinde ulusal stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Kadınlarımızın ekonomik hayata katılım oranları bizleri mutlu etse de takdir edersiniz ki yeterli değildir. Daha çok kadınımızın potansiyelini ve gücünü milletimize katmalıyız. Bugün burada yarışma formatı ile gündeme aldığımız Girişimcilikte Önce Kadın Projesi, kadınların bu potansiyelini ortaya çıkarmayı, onları ekonomide daha etkin ve söz sahibi yapmayı hedefliyor. Proje ile kadınlar hem meslek sahibi olacak, hem üretim yapacak hem de internet üzerinden ürünlerini satarak ekonomiye katkı sunacaklardır. Kadınlar kazandıkça yoksulluk yenilecek, Türkiye yenilenecektir” diye konuştu.

    “Kadınlarımızın iş gücüne katılım ve istihdam oranlarında gelişmiş ülkeler ortalamasının gerisindeyiz”

    Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Çağdaş Ergin ise, kadınların iş gücüne katılım ve istihdam oranlarında gelişmiş ülkeler ortalamasının gerisinde kaldığını belirterek, “Teknolojinin getirdiği imkanlar ve yenilikler ile gelişmeyi tüm topluma yaygınlaştırmaya çalışan vakfımız, bilişimin ekonomideki payının artması için, bilimsel araştırma ve geliştirme etkinliklerini teşvik edecek ekonomik ve sosyal çalışmalar yapmaya tüm gücüyle devam ediyor. Kadınlarımızın iş gücüne katılım ve istihdam oranlarında maalesef gelişmiş ülkeler ortalamasının gerisinde kaldığımızı üzülerek görüyoruz. Arzu ettiğimiz sosyal ve ekonomik refah düzeyine erişmek istiyorsak, kadınlarımızın üretkenlik potansiyelini iyi değerlendirmeli, yaygın eğitim ve e-öğrenme gibi olanakları kadınlarımızın hizmetine sunarak, onların çalışarak, üreterek kendilerine, ailelerine ve ülke ekonomisine katkıda bulunmalarına olanak tanımalıyız. Türkiye Bilişim Vakfı olarak, bilgi birikimimizi böylesine anlamlı bir projede kullanmaktan büyük mutluluk duyduk. Tabii en önemlisi bireysel katılımları sonrası elde ettikleri başarılar ile çevrelerine örnek olan, model olan kadınlarımız teşekkürü fazlasıyla hak ediyor” ifadelerini kullandı.

    Hedef 20 bin kadın

    Kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha fazla katılmalarına katkıda bulunmayı hedefleyen “Girişimcilikte Önce Kadın Projesi” Nisan 2015’te hayata geçirildi. İlk yılında 10 bin kadına ulaşarak, 15 milyon TL’yi aşkın ekonomik değer oluşturan projenin yeni döneminde de 10 bin kadına daha eğitim verilerek toplam 20 bin kadına ulaşılması hedefleniyor.

    Vodafone’un Trabzon ve bölgeye yatırımları

    Vodafone’un son 5 yılda Trabzon’a teknik yatırımı 37 milyon TL’yi bulurken, aynı dönemde Karadeniz Bölgesi’ndeki yatırımı 372 milyon TL oldu. Şirketin, Trabzon’da 85 kişiye, Karadeniz Bölgesi genelinde ise 815 kişiye istihdam sağladığı öğrenilirken, Vodafone’un Trabzon’da 146, Karadeniz Bölgesi genelinde de bin 229 satış noktasının bulunduğu belirtildi. Vodafone’un Milli Eğitim Bakanlığı ve AÇEV işbirliğinde hayata geçirdiği “Geleceğe İlk Adım” projesi kapsamında Trabzon’da 3 anasınıfı bulunduğu ve bu ilde 208 çocuğa okul öncesi eğitim verildiği kaydedildi. Yarışmaya Trabzon, Adana, Kayseri, Denizli, Gaziantep, Erzincan, Mersin, Muğla, Kocaeli ve Sivas’ta Halk Eğitim Merkezlerindeki eğitimlere katılan kadın kursiyerlerin başvurabileceği ifade edilirken, toplam 50 bin TL’yi aşkın sermayenin verileceği yarışmaya başvuruların Ağustos’ta sona ereceği, ödül töreninin ise Kasım ayında yapılacağı bildirildi.

  • Türkiye’nin ’tereyağı lideri’ Trabzon’dan çıktı

    Türkiye’nin tereyağında lider, süt ürünleri pazarında da zirvedeki markaları arasında yer alan Kebir, Türkiye’nin 7 bölgesindeki bayilerini Antalya’da bir otelde ağırladı.

    2016 yılının değerlendirildiği ve 2017 yılı ile ilgili istişare sağlandığı toplantıda Kebir Genel Müdürü Yılmaz Karadeniz dünya üzerinde artan rekabet ortamında başarının takım çalışmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

    170 bayi temsilcisi ve davetlinin katılımı ile gerçekleştirilen toplantı şehitlerimize saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

    Toplantıya Karadeniz Kardeşler Yönetim Kurulu üyelerinden Yılmaz Karadeniz, Metin Ali Karedeniz, Mehmet Karadeniz, Adem Ahmet Karadeniz, Genel Müdür Yardımcısı Utku Karadeniz, Kebir tesisleri idari amirleri ve bölge bayilerinin temsilcileri katıldı.

    Helal yatırıma vurgu

    Kebir tanıtım videosunun izlenilmesinin ardından Karadeniz Kardeşler Genel Müdürü Yılmaz Karadeniz, ‘Türkiye Vizyonu ve Yeni Yatırımlar’ başlıklı konuşmasında Türkiye’nin geçtiği bu zor dönemde helal yatırıma vurgu yaparak disiplinli, özverili ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmaların her zaman başarı ile sonuçlandığını ifade etti.

    Yılmaz Karadeniz dünya üzerinde artan rekabetin ancak takım çalışmasıyla yakalanacağının altını çizerek, “Bu takımda bize düşen rol, doğru vizyon ve stratejilerle büyük Karadeniz Kardeşler ailesini yönlendirmektir. Satış cephesinde ön safları tutan tüketici ile doğrudan bağı olan bir kesim olarak siz bayilerimize düşen rol ise, devamlı üreten bir inisiyatif ile hareket etmek ve müşteri yelpazenizi geliştirmeye çalışmaktır. Aynı tempoyu yakaladığımız taktirde başarı katsayımız artacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Belirsizlik korkutuyor”

    Karadeniz, ileriye yönelik hedefler ve Türkiye’nin içinde bulunduğu bu sancılı döneme de dikkat çekerek, “Geçtiğimiz yıl gerek ülkemizde gerekse uluslararası arenada yaşanan hareketlilik, savaşlar ve siyasi istikrarsızlıklar ekonomimize doğrudan etki etmiş, bu kısır döngü büyük küçük birçok yatırımcının önüne taş koymuştur. Piyasalardaki bu belirsizlik yatırımcının gözünü korkutmuyor değil. Ama geçmişten aldığımız tecrübelerimiz gösterdi ki; krizlerle ancak hep birlikte mücadele ile baş etmek mümkün olabiliyor. Bu süreçte bizler gelecek planlarımızı iyi bir şekilde yaparak faiz ve krediye yönelmeden çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. İstikrarlı ve sağlıklı büyüme için yıllık gelirimizin yüzde 50’sini döner sermayeye yüzde 50’sini ise işletme yatırımlarına kullanarak doğru hamlelerde bulunmalıyız. Yanlış işletme ve yatırımlarla kredi ve faize yönelenler kısa vadede kendilerini kurtarmış gibi gözükseler de uzun vadede hiçte iç açıcı durumlar doğmamaktadır. Bizler şartlar ne olursa olsun faiz ve krediden uzak durarak, helalinden kazanmaya helal ortaklıklar ve birliktelikler kurmaya gayret göstermeliyiz. Karadeniz Kardeşler olarak vizyonumuz Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında nasıl yer almaksa, ülke olarak vizyonumuzda dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında yer almak olmalıdır. Bizim için hedef tek, yöntem bellidir. Çok çalışıp, her anlamda, eksikliklerini gidermiş, genç ve dinamik kadromuzla, büyümemizin önünde Allah’ın izniyle herhangi bir engel kalmayacaktır. Hep söylediğimiz gibi ülkemiz ve şirketimiz adına başarılı gelecek için, inançla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

    “Türkiye’de tereyağı lideriyiz”

    Yılmaz Karadeniz’in ardından Genel Müdür Yardımcısı Utku Karadeniz de kategori bazında satış, performanslar, hedefler ve ürünler konularında katılımcıları bilgilendirdi ve yeni ürünlerle ilgili müjdeler verdi. Kebir’in son 5 yılda büyüme hedeflerini aşarak Türkiye’nin 7 bölgesinde emin adımlarla yoluna devam ettiğini, Türkiye’de tereyağında lider marka olmanın haklı gururunu yaşadığını ifade etti.

    Başarılı olan İstanbul, Malatya, İzmit, İzmir, Trabzon, Rize, Giresun, Ankara, bayilere verilen plaket ve ödüllerin ardından program illüzyonist Aref’in tüm misafirleri şaşkına çeviren gösterisi ile son buldu.

  • İzmir Adliyesi önünde gerçekleşen hain terör saldırısına Trabzon’dan kınama

    İzmir Adliyesi önünde dün gerçekleşen hain terör saldırısı bu sabah Trabzon Adliyesi önünde bir basın açıklaması düzenlenerek kınandı.

    Trabzon Adliyesi’nde görev yapan hakim, savcı, adliye çalışanları ile avukatların hazır bulunduğu basın açıklamasında şehitler için dua edilirken, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Mithat Kutanoğlu, bir basın açıklaması yaptı. Kutanoğlu konuşmasında acılarının büyük olduğunu belirterek “Türkiye’mizin göz bebeği olan İzmir’de, İzmir Adliyesi’ne teröristlerce yapılan hain saldırı sonucunda polis memuru arkadaşımız ve zabıt katibi arkadaşımız şehit olmuşlardır. Yine avukatlardan, personellerden ve vatandaşlardan yaralanan olmuştur. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu saldırı sadece adalet sarayına, adliye çalışanlarına yapılan bir saldırı değil, aynı zamanda toplumun adalet beklentisine ve milletimizin birlik ve beraberliğine yapılan bir saldırı olarak görmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti devleti devletin bekası anlamında uluslararası bir tehlike ile karşı karşıya maalesef herkesin bu uluslararası tehlikenin farkında olarak bu bilinçle bir bakış, bir duruş ortaya koyması ihtiyacı var. Acımız büyük ama tesellimiz de var. Çünkü polis kardeşimiz Fethi kardeşimiz sayesinde belki onlarca belki de yüzlerce insanın hayatı kurtuldu. Son mermisine kadar teröristlere müdahale ederek şehit düştü. Onun sayesinde oradaki bir çok meslektaşımız bir çok vatandaşımız şu an hayatta. İnşallah bundan sonra ülkemizin hiçbir yerinde bu tür saldırılar meydana gelmez ve barış içinde huzur içinde yaşama şansı buluruz. Temennim bu. Acımız büyük çok fazla bir şey söyleyemiyoruz. Bu vatan için bu ülke için bu topraklar için bu ülkenin insanları için daha çok çalışmalıyız, daha güzel şeyler yapmalıyız. Bizi sevmeyenlere bize zarar vermek isteyenlere en iyi cevabı çalışarak verelim. Adliye adına , Trabzon Barosu adına hep birlikte bu saldırıyı lanetliyoruz. Allah onların belasını versin” dedi.

    Trabzon Baro Başkanı Sibel Suiçmez de saldırıyı lanetle kınadıklarını kaydederek “Terörün amacı yıldırmak, sindirmek, korkutmak ve çökertmektir. Dolayısıyla biz bugün burada yılmayacağız, korkmayacağız, çözülmeyeceğiz daha çok birlik içinde beraberlik içinde olacağız demek için bulunuyoruz. Türkiye Cumhuriyetini yıkmak isteyenler emellerine ulaşmayacaktır. Terör bizi hiçbir şekilde durduramayacak” diye konuştu.

  • Trabzon’dan dünyayı ısıtıyorlar

    Trabzonlu Albayrak kardeşler, Beşikdüzü ilçesindeki Organize Sanayi Sitesi’nde kurulu olan fabrikalarında ürettikleri elektrikli ısıtıcıları dünyanın 61 ülkesine ihraç ediyor.

    Avrupa ülkelerinin tamamına, Kanada ve ABD’nin yanı sıra sıcak ülkeler Brezilya ve Suudi Arabistan’a da elektrikli ısıtıcı ihraç eden şirket, ihraç ettiği ülke sayısında Trabzon’un plaka kodu olan ’61’e ulaşmış durumda.

    Şirketin ısıtıcı sektörüne girişi ise oldukça ilginç. Cemsan Elektrikli Cihazlar Şirketi ortaklarından Cemil Albayrak, 41 yıl önce babası Cemal Albayrak’a Almanya’dan hediye gelen su ısıtıcısını 3 yıl kullandıktan sonra babasının aynısını yapma kararı aldığını ve başarı hikayelerinin bu şekilde başladığını söyledi.

    Albayrak “1975 yılında babam Cemal Albayrak’a amcam Almanya’dan su ısıtıcısı gönderiyor. Babam da bunu 3 yıl kullanıyor ve daha sonra aynısını yapma kararı alıyor. O günkü tekniklerle becerebildiği kadar bunu üretmeyi başarıyor. Elektrikle suyun birleşimi o an için insanların kafasına daha yerleşmemişti. Zamanla bu oturdu ve kabul edildi. Bununla ilgili bir sektör oluştu bizim de sektöre girmemiz böyle oldu. 1987 yılında şirketleştik. Biz de 2. kuşak olarak 3 kardeş birlikte şirketi bugünlere taşıdık. Bu sektöründe en iyilerinden bir tanesiyiz. 2006 yılından beri de elektrikli ısıtıcı markamız ile sektörde devam ediyoruz” dedi.

    “İhracatta Trabzon’un plakasını yakaladık”

    Ürettikleri ısıtıcıları 61 ülkeye ihraç ettiklerin ifade eden Albayrak, “2 tane şirketimiz var. Bir tanesi üretim kısmındaki Cemsan, diğeri de İstanbul’daki VEİTO (Vakfıkebir İthalat İhracat ve Taşımacılık Organizasyonu). Burada ürettiklerimizi 61 ülkeye ihracat ediyoruz. İhraç ettiğimiz ülke sayısında ilimizin plakası sembolümüz ’61’ sayısına ulaştık. Bu bizi çok mutlu etti. Biz ısıtıcı alanında Avrupa’nın tamamındayız. Berlin’de ofisimiz var. Tüm Avrupa’ya Almanya üzerinden dağıtımını yapıyoruz. Avrupa ülkelerinin tamamında varız. Kanada’da, ABD’de, hatta sıcak ülkeler Brezilya ve Suudi Arabistan’a da ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Sektörde elektrikli soba sezonluk bir ürün olduğu için tamamıyla sizi yıl boyunca çalıştırmıyor. Yıl boyu çalışmak için Brezilya’da, Arjantin’de olmak zorundayız. Çünkü burada yazken orada kış oluyor ve 365 gün çalışmak için böyle ülkelere ihtiyacımız var. Bizde bu ülkelerde partner bulmak için fuarlara katılıyoruz” diye konuştu.

    “En büyük rakibimiz doğal gaz”

    Sektörde en büyük rakiplerinin “Doğal gaz” olduğunu belirten Albayrak “Elektrikli soba dünyanın tamamında kullanılan bir üründür. Mesela Suudi Arabistan’a da elektrikli soba satıyoruz. Bu çok ilginç olabilir. Orada sıcaklık 35-40 derece olurken Suudi Arabistan‘a da elektrikli soba satabiliyoruz. Suudi Arabistan’da çöller geceleri çok soğuk olur. Çöle piknik yapmaya gidenler ısınmak için soba kullanırlar. Aynı zamanda orada çok büyük bir turizm var, din turizmi var. Buraya gelen insanlar da bu sobaları alıp ülkelerine götürüyorlar. Bunun gibi ülkelerde pazar olarak kullanmış oluyoruz. Ürün kalitemizden ödün vermiyoruz. ABD’ye gönderdiğimiz ürünle Gürcistan’a gönderdiğimiz ürün arasında hiçbir kalite farkı yok. Hepsini aynı kalitede üretiyoruz, aynı kalite de müşteriye gönderiyoruz” şeklinde konuştu.

    “Dövizdeki tırmanış herkesi etkilediği gibi bizi de etkiledi”

    Türkiye’de son dönemde dövizdeki hareketlenmenin herkes gibi kendilerini de etkilediğini belirten Albayrak, şunları söyledi:

    “Dövizdeki çıkış şüphesiz herkesi etkilediği gibi bizleri de etkiliyor. Dünyada ve ülkemizde uzun yıllardır istikrarlı bir döviz hareketi vardı. Bu dönemlerde çok istikrarlı yatırımlar yaptık. Pazarlar edindik herkes bu doğrultuda memnundu fakat şu anki durumdan sadece bizlerin değil dünyanın da etkilendiğini görüyoruz. ABD’de oluşan bir seçim dövizi bu şekilde etkiledi ve bu oturana kadar maalesef bu böyle devam edecek gibi görünüyor. Biz de ona göre üretimde olsun, satışta olsun, tahsilatlarda olsun önlemlerimizi alıyoruz. İnşallah bu dar boğazdan hep birlikte çıkacağız.”

    Yaşanan kriz nedeniyle işçi çıkarmayı düşünmediklerini kaydeden Albayrak “Şuan 70 kişi çalıştırıyoruz. Bu sayı pazarımız geliştikçe artacak. Kriz ortamında işçi çıkartmadık ve yeni pazarlar arıyoruz. Fuarlara katılıyoruz, Dünyanın en prestijli fuarlarına gidiyoruz, başka ülkelerden müşteriler arıyoruz” dedi.

    Cemil Albayrak, kardeşleri Sultan ve Osman Albayrak ile babalarının kurduğu şirketi daha ileri taşımak için gayret sarf ettiklerini sözlerine ekledi.

  • İhracatın yarısı Trabzon’dan

    2015-2016 ihracat sezonunda gerçekleştirilen fındık ihracatının yarıya yakını Trabzon’dan yapıldı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin rakamlarına göre 1 Eylül-31 Ağustos tarihleri arasındaki ihracat sezonunda ülkemizden 249 bin 681 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirildi. Bunun karşılığında ise 2 milyar 280 milyon dolar döviz girdisi sağlandı.

    Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Güngör Köleoğlu, söz konusu sezondaki ihracatın 124 bin 686 tonluk kısmının Trabzon’da faaliyet gösteren firmalar tarafından yapılarak, karşılığında 1 milyar 125 milyon dolar döviz sağlandığını ve bunun da yaklaşık yüzde 49’lık bir orana tekabül ettiğini kaydetti.

    Şükrü Güngör Köleoğlu, Trabzon’un tarihten gelen bir ticaret merkezi olduğunu belirterek, “Borsamıza da üye olan firmalarımız ticareti kurallarına göre yaparak, istikrarlı bir çizgide üretim ve ihracat gerçekleştirmektedirler. Bu da Trabzon’un fındık ihracatındaki payını her geçen gün arttırmaktadır. İhracattaki payımızın artışında Trabzon’da dünyanın en gelişmiş Fındık İşleme Entegre Tesislerinin bulunması da önemli bir faktördür. Bundan hareketle ihracatta öncü olan Trabzon’da üretimi de arttırmak en büyük hedefimizdir” dedi.

    Trabzon’un ihracatının çok yüksek olmasına rağmen, Türkiye fındık üretiminde yüzde 8-9 oranında düşük bir paya sahip olduğuna dikkat çeken TTB Başkanı Köleoğlu, son yıllarda Fındıkta Verim ve Kaliteyi Arttırma başta olmak üzere çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerine de dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Dünyada söz sahibi olduğumuz ve tek kuruş ithal girdisi olmadan zaman zaman 3 milyar dolara yakın döviz girdisi de sağladığımız böylesini bir ürünü biz üretimden tüketim aşamasına kadar bir bütün kabul ederek faaliyet gösteriyoruz. Her işin başının üretim olduğunu biliyoruz. Bunun içinde dekarda en az 150-200 kilo olması gereken ama, 80-90 kilolarda seyreden üretimi arttırmak için projeler uyguluyoruz. Uyguladığımız projelerle de öncülük edip, sektörün tüm kesimlerine örnek teşkil ediyoruz. 700 bin hektarda son yılların ortalamasına göre 600 bin ton civarında fındık üretebildiğimiz topraklarımızda, bunun 1 milyon tonu aşması için artık herkes çaba göstermeye başlamıştır.”

    Köleoğlu, ihracatçıların dünyanın dört bir yanına dolaşarak bugün bizden fındık alan ülke sayısını 120’ye yükselttiklerini hatırlatarak, istikrarlı üretim, fiyat ve pazar politikaları izlenmesi halinde 2023 hedefinde fındıktan 4-5 milyar dolar döviz girdisi sağlanmasının hayal olmadığını da sözlerine ekledi.