Etiket: Torosların

  • Torosların zirvelerine kadar Erdemli’de internetsiz köy kalmıyor

    Torosların zirvelerine kadar Erdemli’de internetsiz köy kalmıyor

    Torosların zirvesinde açılan 25 EBA noktasının ardından, Erdemli Belediyesi interneti olmayan köy kalmaması için çalışma başlattı.

    İlçe belediyesi ekipleri Torosların zirvelerinde 1500 rakıma kadar çıkan noktalara özel bir iletişim firması işbirliğinde internet ulaştırıyor, vatandaşların mağduriyetleri gideriliyor.

    Radyo link sistemi ile dağları aşan ekipler, öncelikli olarak internet erişimi olmayan veya az olan köylere yönelik çalışma başlattı. Hummalı bir çalışma yürüten ekipler ilk olarak 25 köy, 34 EBA noktasına ücretsiz internet sağladı, öğrencileri internetle buluşturdu.

    Köylerde, evler içinde çalışma yürüten ekipler, evlerinde internet erişiminden faydalanması için teknik çalışmalarını tamamladı.

    “İnternet erişimi olmayan köy kalmadı”

    Kent merkezinde ne varsa köylerde de o imkanları sağlamanın gayreti içerisinde olduklarını ifade eden Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, köylerde yaşayan öğrencilerin, bilgiye ulaşmalarının önündeki engelleri bir bir kaldırdıklarını vurguladı. Başkan Tollu, “Köyde kalan çocuklarımızın eğitim imkanından geride kalması bizleri huzursuz ediyordu. İlçe kaymakamımızın önderliğinde, internet erişimi olmayan köylerimizin tamamına internet erişimi sağladık. Öğrencilerimiz, köyde yaşayan kardeşlerimizin tamamı bilgiye erişmek adına hiçbir eksikleri kalmadı. Yani kente ki imkanlar neyi gerektiriyorsa, köyde ki çocuklarımızda, köyde ki yavrularımızda bu imkana kavuşmuş oldu. Bundan dolayı ben emeği geçen herkese teşekkür ederim” diye konuştu.

    “Örnek bir çalışma”

    İlk etapta 34 EBA noktasının kurulduğunu dile getiren Erdemli Kaymakamı Avni Kula ise öğrencilerin fırsat eşitliğini yakaladığına dikkat çekti.

    Belediye Başkanı Mükerrem Tollu ve ekibine teşekkür eden Kaymakam Kula, “Önce Erdemli Belediye başkanımız ve ekibine teşekkür ediyorum. 34 Noktada belediye tüm masrafları karşılayarak EBA noktası kurdu. Öğrencilerimizin eğitime daha rahat ulaşabilmeleri için. Fakat zaman içerisinde EBA noktasına gelemeyen, evinden cep telefonu ile internete bağlanmak isteyen, online ders harici, sosyal medyadan diğer sosyal ağlardan derslerini takip etmek isteyen öğrencilerimiz için bir adım ileriye giderek örnek bir çalışma ortaya kondu. Daha uzakta olan köylerde, sınırsız, limitsiz, çok cüzi bir ücretle evinden, kendi internetine bağlanacak, böylece Toros Dağları’nda da 110 rakımda, fırsat eşitliğine uygun bir şekilde derslerine erişim sağlayabilecek” diye konuştu.

    Köy okulları onarıldı, EBA noktası haline getirildi

    Eski köy okullarının tamir edilmesinin ve internet alt yapısı ile donatılmasından mutlu olan köylüler evlerine de uygun interneti alabilecek olmanın sevincini yaşıyor. Köylerine gelen hizmetten memnun olduklarını vurgulayan Veyselli Mahalle Muhtarı Bülent Arslan, “Köyümüze sınırsız internet ağı çekildi. Çocuklarımız sınırsız bir şekilde çalışabiliyor. İçinde sobamızı kurduk, sıralarımızı kurduk. Çocuklarımız sabah geliyor. Canlı derslerine girebiliyor. İnternetin hızı da çok süper” diye konuştu.

    EBA Destek Noktasına gelerek derslerini canlı olarak takip eden öğrencilerde Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu ’ya teşekkür ettiler.

  • Toroslar’ın zirvesine kütüphane

    Mezitli Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) il başkanlıkları tarafından, Şehit Hava Pilotlar Ali Rıza Soykal ve Muammer Tamay’ın anısına Toros Dağlarının zirvesine kır kütüphanesi yaptırıldı.

    Mersin’in merkez Mezitli ilçesine bağlı Mihrican Yaylasında gerçekleşen kütüphane açılışında konuşan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, “Yaşadığımız sıkıntıların temelinde en az kitap okuyan ülkelerden birisi olmamız geliyor. Kitap okuma oranı arttıkça toplumsal ayrışmanın ve sıkıntıların önüne geçebiliriz” dedi.

    “Mezitli’nin her bölgesine kütüphane açtık”

    Mezitli’nin her bölgesine açtıkları kütüphanelerle kitap kenti haline geldiklerini kaydeden Tarhan, “Belediyemizin bir çok yerinde kütüphanemiz var. Gençlik merkezimizde, 10 gönüllü evimizde ve Down Kafede var. Mersin’in ilk kafe kütüphanesini bir hayırseverimizin desteğiyle açtık. Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı Nutuk olmak üzere dünya klasiklerinden önemli eserlerin yer aldığı on binlerce kitabı belediye olarak bastırıp ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Belediye olarak kitaba ulaşmak isteyen her yurttaşımıza destek vermeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Şehitlerin ismi verildi”

    Kır kütüphanesine Şehit Hava Pilotlar Ali Rıza Soykal ve Muammer Tamay’ın isminin verilmesinin de son derece önemli olduğunu kaydeden Tarhan, “Maalesef ülkemizin en büyük sıkıntılarından birisi de vefa olgusuna yeterince yer verilmemesi. Toplum olarak vefa duygusunu içselleştirmemiz gerekiyor. Geçte olsa Şehit Hava Pilotlar Ali Rıza Soykal ve Muammer Tamay’ın isminin bu kütüphaneye verilmesi özlemini duyduğumuz vefaya güzel bir örnek olmaktadır. Oldukça anlamlıdır” şeklinde konuştu.

  • Torosların kardelenleri koruma altına alındı

    Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, ‘Doğal Çiçek Soğanlı Bitkileri Koruma Projesi’ kapsamında Toroslarda yetişen kardelenlerin koruma altına alındığını söyledi.

    Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, kardelenin doğal olarak 1000-2000 metre yüksekliklerde yetişen, ekolojinin uygun olduğu, yerlerde 400-500 metre yüksekliklerde de rahatlıkla ortama uyum sağlayabilen bir bitki olduğunu kaydetti. Özen, “Karı delerek toprak üstüne çıkıp baharın müjdecisi olarak ilkbaharda çok erken ve kar gibi beyaz çiçek açtığı için kardelen denildiği sanılmaktadır. Kardelenler soğanlı, kısa boylu, çok yıllık otsu bitkilerdir. Tohumdan veya yavru soğandan ürer” dedi.

    Kardelenin bazı parklarda, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirildiği gibi Tıpta da kullanıldığını belirten Özen “Soğan ve yaprakların ihtiva ettiği Galanthamin ve Nivalin alkaloidleri kas ve damar hastalıklarında, çocuk felci aşısı elde edilmesinde, ayrıca taze yumrular ezilerek lapa halinde mide hastalıklarında da kullanılmaktadır.” Ülkemizde yetişen doğal çiçek soğanları içerisinde dış pazarlarda en çok aranan kardelen olduğunu vurgulayan Özen, “Bu tür toplam doğal çiçek soğanları içerisinde yaklaşık yüzde 60’lık bir ihracat payına sahiptir. Torosların gelinliği olarak da bilinen ve en nadide çiçeklerinden olan Galanthus elwesii (Toros Kardeleni) doğadan en çok sökülerek dış satımı yapılan türdür. İhracatın her geçen gün çoğalan talepler nedeniyle artması sonucu doğadan sökümlerde aşırı miktarda artmıştır” diye konuştu.

    Doğanın sökümlerden dolayı tahrip olması nedeniyle Doğal çiçek soğanlı bitkilerin korunmasına yönelik kardeleninde dâhil edildiğini ifade eden Mustafa Özen, “2016 yılında Bakanlığımız öncülüğünde, 19 İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinin ortak çalışması sonucu “Doğal Çiçek Soğanlı Bitkileri Koruma Projesi” başlatıldı. Bu projenin amacı, Doğada endemik olarak bulunan doğal çiçek soğanlarının sürdürülebilir kullanımına imkân vermek amacıyla, bu bitkilerin tarımını yaptırarak, doğadan sökümünü minimum seviyeye indirmek, yöre halkına alternatif bir geçim kaynağı sağlamak, istihdamı arttırmak, ülkemizin biyoçeşitliliğini korumak ve Ülke ekonomisine katkı sağlamaktır” dedi.

  • Torosların alternatif bitkisi kinoa

    Mersin’in Silifke ilçesinin yüksek kesimlerinde ilk kez ekimi yapılan ve NASA tarafından astronotların beslenmesinde kullanılan kinoanın ilk hasadı yapıldı.

    Daha önce ilçeye bağlı düşük rakımlı Bahçederesi Mahallesi’nde deneme amaçlı ekilip hasat edilen kinoa bu sefer Torosların yüksek kesimlerinde deneme amaçlı ekilip hasat edildi.

    Kinoanın, buğday ve pirinç gibi ürünlere alternatif bir ürün olduğunu ifade eden Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun, “Bu yıl ilk defa deneyim amaçlı hem sahilde hem de ilçenin yüksek kesimlerinde kinoa bitkisi ekimi gerçekleştirdik. İlk denememizde dönümünden 200 kilogram ürün elde ettik. Kendine has bir aroması olan kinoanın, baskın bir tadı ve kokusu yoktur. Lezzetli ve hafif bir besin olup, bulgur ve pilavın kullanıldığı yemeklerin tamamında kullanılabilir. Ayrıca kinoa garnitür olarak yemeklere eklenebilir, çorbalarda kullanılabilir ve pilavı yapılabilir. Un haline getirilerek kek, pasta ve kurabiye hamurlarına konulabilir. Tüketim alanı sınırsız diyebileceğimiz kinoa salatada da tüketilebilir” dedi.

    Silifkeli çiftçilerin alternatif ürün arayışında olması nedeniyle deneme yaptığını kaydeden Doygun, “1 dönüm arazide iki çeşit kinoa tohumu ektik. Artık burada alternatif ürün olarak değerlendirebiliriz” dedi.

    “Bu bitki Toroslarda alternatif ürün olarak yetiştirilebilir”

    Deneme amaçlı alternatif ürün olarak ektiği kinoa bitkisi hakkında bilgi veren üretici Ziraat Mühendisi Emine Çetrez, “Silifke’de her yıl aynı ürünler yetişiyor. Halkımız alternatif bir ürün arayışına girmiyor. Silifke iklim koşullarında ne yapabiliriz diye düşündüm, insanlara yeni bir ürünü nasıl tanıtabiliriz, onun arayışı içerisine girdik. Daha sonra internette kinoa bitkisine rastladım. Çölyak hastaları tüketebiliyor ve gluten içermiyor. Normal buğdaygillerden daha faydalı. Yağ yakıcı özelliği var ve omega 3 içeriyor. Bunlar benim ilgimi çekti. NASA 2013 yılını Kinoa Yılı ilan etmiş. Astronot yiyeceği olarak ilan etmiş. İnkalardan kalma bir bitki. Ben de böylelikle denemeye karar verdim. İlçenin Mara Mahallesi’nde 30 dönüme yakan bir alanda

    Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun ve Şemsettin Bağışlayıcı ile birlikte bir yer tutup, denemeye başladık. Bunlar ilk yıl denemelerim. Olup olmayacağını zamanla göreceğiz. Bunlarla acemiliğimizi atacağız. Bitki, Silifke iklim koşullarında ne istiyor, ne istemiyor onu göreceğiz. Rakım, su ve gübre önemli bu bitkinin yetişmesinde. İnternet sitelerinde su istemediği söyleniyor ama kesinlikle bu bitkinin yetişmesinde suya ihtiyaç var. Su ile verim artıyor. Kümül dediğimiz başaklardaki tane oranı artıyor, kalite oranı artıyor. Hasat edilen ürünleri, tanelerinden ayıracağız. Ya savurma yöntemi ile ya da elekten geçirerek kabuklarından ayırıp taneler elde edeceğiz. Bu işlemlerden sonra tohumları aldığımız yerler var, çeşitli bakliyat şirketleri var bu bitkiye talip olanlar ile görüşeceğiz ve böylelikle pazarlayacağız. Kilosu, kalitesine göre 4 ila 10 TL arasında değişiyor. Kinoanın birçok çeşidi var ama Silifke’ye hangisi daha uygun bunu daha bilemiyoruz. İki çeşit ektim. Birisi Tikikaka diğeri Atlas. Tikikaka daha iyi uyum sağladı. Tikikaka daha başarılı oldu diyebilirim” diye konuştu

    Dalları makaslarla kesilen kinoa bitkileri bir çuvala konularak hasat edilirken, kesilen dallardaki tohumları daha sonra savurma ya da elemek suretiyle kabuklarından ayrılarak tüketime hazır hale getirilecek.

  • Torosların bitkileri müzelik oldu

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı bünyesinde Adana ve çevresinin tıbbi bitki örneklerinin toplandığı bir herbaryum kuruldu. Herbaryumda, Torosların 2 bine yakın nadide bitki türleri ve tıbbi bitkileri yer alıyor.

    Çukurova Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Serpil Demirci Kayıran, ÇÜ Eczacılık Fakültesi bünyesinde kurulan herbaryum hakkında bilgi verdi.

    Herbaryumu, Çukurova Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Biriminin alt yapı desteği ile 2015 yılında kurduklarını belirten Yrd. Doç. Dr. Demirci, Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Doğa Grubu ile Çukurova Üniversitesi’nin 2013 yılından beri ortaklaşa yürüttüğü “Torosların Nadide Çiçekleri” projesi bünyesinde yapılan arazi çalışmaları sonucunda bugüne kadar 2000’e yakın bitki örneğinin toplandığını söyledi. Bu bitkilerin Adana ve çevresinden toplanarak, kurallara uygun bir şekilde kurutulup, kartonlara alınarak Çukurova Üniversitesi Herbaryumuna yerleştirildiğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Demirci bu çalışmanın bölge için önemli olduğunu söyledi.

    Danışma ve dökümantasyon merkezi

    Herbaryumun, preslenerek kurutulmuş, suyu alınarak düzleştirilmiş bitki örneklerinin belli bir sistematik düzenle yerleştirildiği ve içinde bu örneklerle bilimsel çalışmaların yapıldığı bir bitki müzesi olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Demirci, herbaryumun başta eczacılık olmak üzere biyoloji, ziraat, tıp ve diğer değişik alanlarda çalışacak kişiler için bir danışma ve dökümantasyon merkezi olarak hizmet verdiğini, sistematik botanik, flora ve vejetasyon çalışmalarının yoğun olarak herbaryumlarda yapıldığını ifade etti.

    Tıbbi ve aromatik bitkiler koleksiyon oldu

    Çukurova Üniversitesi bünyesinde Eczacılık Fakültesine ait herbaryumun kurulmasının Adana’nın tıbbi ve aromatik bitkilerinin koleksiyonunun oluşturulması açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Demirci şunları kaydetti:

    “Ornithogalumadanense (Adana Akyıldızı) ve Muscarimcbaethianum (Tufanbeyli sümbülü) ve birçok Adana’ya özgü (endemik) olan nadir bitki örnekleri herbaryumumuzda muhafaza edilmektedir. Bereketli topraklara sahip Çukurova Bölgesi, bitki çeşitliliği açısından çok zengin popülasyonlara sahip önemli bitki alanlarını bünyesinde barındırmaktadır. Adana’da da doğal olarak 2 bin 500 bitki türü yetişmektedir. Bunlardan bir çoğu tıbbi ve aromatik bitkiler dediğimiz, halk arasında tedavi amacıyla kullanılan veya ilaç olma potansiyeli taşıyan bitkilerdir. Bu bitkilerin toplanarak herbaryum örneği haline getirilmesi, öncelikle bu tıbbi bitki türlerinin tanınmasını ve korunmasına yönelik farkındalığın artırılmasını, aynı zamanda da örneklerin oluşturulan herbaryum ile korunma altına alınmasını sağlamış olacaktır. Ayrıca Torosların bitkileri, bir bitki müzesinde toplanmış olacak. Fakültemizde kurulan herbaryum ile fakültemizin önemli bir anabilim dalı olan ’Farmasötik Botanik Anabilim Dalı’ derslerinde öğrencilerimize eğitim-öğretim materyali sağlanabilecektir. Bu herbaryum, bitki ile irtibatlı çalışmalar yapan yerli ve yabancı tüm araştırmacılara ve öğrencilere bir referans ve danışma merkezi olarak hizmet vermesi açısından avantaj sağlayacaktır.”

    20 bin tıbbi bitki tedavi amaçlı kullanılıyor

    İlaç etken maddelerinin bitkisel ve hayvansal droglardan elde edildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Demirci, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) araştırmalarına göre tedavi amaçlı kullanılan tıbbi bitkilerin sayısının 20 bin civarında olduğunu, gelişmiş ülkelerde reçeteli ilaçların yaklaşık yüzde 25’inin ise bitkisel kökenli etken maddelerden oluşturulduğunu açıkladı.

    Türkiye’de tıbbi olarak kullanılan bitki türü sayısının 500 kadar olduğuna da değinen Yrd. Doç. Dr. Demirci bunlardan yaklaşık 200 tıbbi ve aromatik bitkinin ihraç potansiyelinin olduğu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Demirci, “Çiçekli bitkilerden sadece yüzde 15’i üzerinde fitokimyasal ve farmakolojik araştırmalar yapılmıştır. Fakültemiz herbaryumunun ülkemiz tıbbi ve aromatik bitkileri ile çalışmak isteyen tüm araştırmacılara bir referans kaynağı olmasını amaçlıyoruz” dedi.