Etiket: Törenlerle

  • Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 101. yıl dönümü törenlerle kutlandı

    Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 101. yıl dönümü törenlerle kutlandı

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 101’inci yıldönümü kentte törenlerle kutlandı. Havuzbaşı’nda düzenlenen törene Erzurum Valisi Okay Memiş, 9. Kolordu Komutanı Tümgeneral Veli Tarakçı, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, yargı üyeleri, askeri erkân ve kurum amirleri katıldı.

    Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve akabinde okunan İstiklal Marşı ile devam eden törende Başkan Sekmen, günün anlam ve önemini ifade etti. Sekmen, “Bugün 3 Temmuz 2020. Yani; milletimizin başlattığı milli direniş ve mücadelenin 101’inci yıldönümü. Bu mücadele ki; bundan 101 yıl önce tam da bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şehrimize ayak basmasıyla başlar. Bu mücadele ki; Erzurum Kongresi ile kök salar, Sivas Kongresi ile dallanıp budaklanır ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile yıkılmaz bir çınara dönüşür” dedi.

    “Bundan 101 yıl önce yurdumuzun birçok bölgesi işgal edilmiş ve cennet vatanımız İtilaf Devletleri arasında pay edilmeye başlanmıştı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan süreç, esasen milletimizin bağımsızlık ve hürriyet aşkını, ilaveten azim ve kararlılığını ifade etmekteydi” diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: “Milli Mücadeleyi Anadolu’dan başlatan Gazi Mustafa Kemal Paşa, bu konudaki kararlılığı kapsamında; ‘Anadolu en büyük hazinedir. Vatanın sinesinde kurtuluş çarelerini beraberce ölünceye kadar aramaya ve sağlamaya çalışacağız’ diyerek başlattığı bu yolculuğa Samsun’dan sonra ikinci durak olarak Erzurum’u seçmiş ve 3 Temmuz 1919’da Dadaşlar Diyarı’na teşrif etmiştir. Çünkü Paşa şundan emindir. Tarihte Rus işgalleri ve Ermeni mezalimini yaşamış; hunharca katliamlara maruz bırakılmış, işkencelerin ve soykırımların en acısını yaşamış bir kent, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü uğruna en milli, en yerli ve de en ulvi mücadeleyi verecektir. Yine Gazi Mustafa Kemal’in kendi ifadesiyle: ‘Benim Erzurum’a gelişim, bütün milletin ateşten bir çember içerisine alınmış olduğu bir zamana rastladı’ diyerek tarif ettiği o dönem, milli mücadelenin ne büyük bir anlam ve önem taşıdığını da ortaya koymaktadır. Dolayısıyla 3 Temmuz sıradan bir gün değildir. 3 Temmuz; vatan davamızın yenilendiği, milli kudretin şahlandığı ve milletin kendi kaderini tayin etmek için birleştiği, bütünleştiği ve tek bir vücut olmak için ilk adımı attığı günün adıdır. Şen olsun, kutlu olsun.”

    “Dadaşlar inanç ve güvenin ifadesidir”

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuşmasında Erzurum’un tarihin her döneminde üstlendiği vizyona dikkati çekti. Başkan Sekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erzurum, tarihin hemen her döneminde çok önemli bir rol üstlenmiş, gerek politik ve gerekse stratejik konumu itibariyle de, sürekli işgal ve savaşlarla karşı karşıya kalmıştır. Kadim şehrimizin birbirinden farklı medeniyetlere beşiklik etmiş olması, işte tam da bu yüzdendir. İlaveten Erzurum insanının cesur, gözü kara, fedakâr, koruyan ve savunan bir nitelikte oluşu da, esasen bundan dolayıdır İşte bu sebeple Gazi Mustafa Kemal’in Erzurum’a gelişi kesinlikle bir tesadüf değil; tam tersine milli mücadelenin şahlanması sürecinde Dadaşlara duyduğu inanç ve güvenin ifadesidir. Düşünün ki; bu kahraman beldenin bir evladı, Mustafa Kemal Paşa’yı Ilıca’da şu sözlerle karşılamıştır: ‘Duydum ki, Erzurum’u Ermenilere vereceklermiş Hele geldim bakayım ki, kimin malını kime veriyor bunlar!’ İşte bunun adı milli bir duruştur, milli bir tarzdır ve tam da Dadaşlık üslubudur. Nitekim Mustafa Kemal’e bundan 101 yıl önce tam da bugün ‘Bu milletle neler yapılmaz ki!’ dedirten de, işte bu milli duruşun ta kendisidir. Nihayetinde bağımsızlık davasına inanmış yüce Türk milletinin başlattığı Milli Mücadele, kongre salonlarından meclis kürsülerine ve sonrasında cephelere taşınarak, millet egemenliğine dayalı, bağımsız yeni bir Türk devletinin temelleri atılmıştır Gazi Mustafa Kemal Paşa, milletin sinesine Erzurum’da dönmüş, milli mücadele meşalesini Erzurum’da yakmış ve Erzurum Kongresi ile ülkenin varlığı ve birliğinin ve dahi milletin bölünmez bütünlüğünün asla parçalanamayacağını tüm dünyaya ilan etmiştir. İşte bu yüzdendir Erzurum demek; Türkiye Cumhuriyeti demek, Türkiye Cumhuriyeti demek, Erzurum demektir. Erzurum, milli ruh ve iradenin sembolü, bağımsızlık ve hürriyet aşkının en güzide tarifidir.”

    “Bize düşen görev millet olma bilincinden asla uzaklaşmamaktır”

    Başkan Mehmet Sekmen, “Milli Mücadele sürecini ele alırken, bu süreçte ortaya koyduğu gayret, azim ve fedakârlığından dolayı kendisine vefa borcumuz olan Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü şüphesiz unutmamak gerekir” diye konuştu. Sekmen, sözlerini şöyle tamamladı:

    “O Büyük Gazi ki, yüzlerce yıllık devlet geleneğine sahip olan milletimizin, kendi tarihsel birikiminden güç alarak neleri başarabileceğini kanıtlamış; Türk Milletinin hangi şart ve koşul altında olursa olsun; ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ kararlılığından asla geri adım atmayacağını tüm dünyaya göstermiştir. Dolayısıyla bilinmelidir ki; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu millete bıraktığı eserler, Türk Milleti yaşadığı sürece var olacak ve bu ülke muasır bir medeniyet olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir. Ve asla unutulmamalıdır ki; Cumhuriyetimizin ve milletimizin egemenliğinin ilelebet payidar kalması ve muhafaza edilmesi; bundan 101 yıl önce sergilenen o muhteşem birliktelik ve Milli Mücadele ruhunun sürekli diri tutulmasıyla mümkün olacaktır. İşte bu bağlamda bizlere düşen en büyük sorumluluk; millet olma bilincinden uzaklaşmamak, Cumhuriyet’in temel değerlerinden taviz vermemek, Milli ve manevi zenginliklerimize sahip çıkıp ve korumak; ilaveten tarihi geçmişimizi ve birikimimizi emsalsiz bir tecrübe olarak mutlaka değerlendirmektir. Öte yandan Milli Mücadele uğruna canından geçmiş, toprağa düşmüş ve cennet vatanımızı Şüheda yurduna dönüştürmüş olan ecdadımızı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor, Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 101’inci yıldönümünü en içten dileklerimle kutluyorum.”

    Konuşmanın ardından Vali Memiş, Başkan Sekmen ve beraberindekiler, Atatürk Evi’ni gezdi.

  • Şehit kahraman polis memuru Fethi Sekin ile mübaşir Musa Can törenlerle anıldı

    İzmir’de PKK’lı teröristler tarafından adliye binasına yapılan saldırıda şehit düşen polis memuru Fethi Sekin ile mübaşir Musa Can ölümlerinin ikinci yılında duygu dolu törenle anıldı.

    İzmir’de adliye binasında 5 Ocak 2017 tarihinde meydana gelen terör saldırısında şehit düşen Fethi Sekin ve mübaşir Musa Can için Bayraklı Adliyesi protokol kapısında anma töreni düzenlendi. Törene İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Aydıner, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Fethi Sekin’in eşi Rabia Sekin, kızı Dila Sekin, Musa Can’ın eşi Mecburiye Can, yakınları ve yargı mensuplarıyla çok sayıda kişi katıldı.

    Tören, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun mesajlarının okunmasının ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı.

    “Hiçbir terör örgüt muvaffak olamayacak”

    Törende konuşma yapan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Aydıner, “Bundan 2 yıl önce İzmir Adliyesine karşı yapılmak istenen hain terör saldırısının arifesindeyiz. Fethi sekin dikkati ve cesareti ile kahramanlık örneği sergiledi. Kurşunların üstüne yürüme yüreği belki başımıza gelecek büyük bir felaketi önledi. Musa Can kardeşimiz mübaşirdi bir kör kurşuna hedef oldu. Bu yürek bu milletin kalbinde olduğu sürece hiçbir terör örgüt muvaffak olamayacak. Hiçbir hain pusu hedefine varamayacak. Biz gelecek nesillere ‘bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, vatan eğer uğrunda ölen varsa vatandır’ düsturunu unutturmamız lazım, bunları nakletmemiz lazım. Bu ülkenin yürekli insanlarının içinden her daim böyle fedakarlık yapacak insanlar çıkacaktır. Bunun karşılığı elbette dünyada veremeyiz. Bunun karşılığı elbette cennet olacaktır. Bu ülkedeki tüm insanların kendilerine minnet ve rahmet okuma olacaktır” dedi.

    Başsavcı Aydıner daha sonra adliyede şehit olan diğer isimlerin de adlarını tek tek okuyarak, Allah’tan rahmet diledi.

    “Hiçbir eylemde kullanmadıkları mühimmatla gelmişlerdi, hesaba katmadılar”

    İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın ise “Milletler ancak yiğit kahraman evlatlarının omuzlarında yükselir, eğer kahraman evlatları varsa varlıklarını devam ettirirler. Türk milleti bu konuda dünyanın en şanslı milletidir. Terör örgütünün 15 Temmuz 2016 da giriştiği hain kalkışmaya karşı kahraman Astsubay Ömer Halis Demir ilk kurşunu atarak büyük bir mücadeleyi başlatmıştı. Binlerce vatandaşımız bu maşa terör örgütüne karşı direnmiş, milletimizin istiklalini savunmuştu. 5 Ocak 2017’de yine maşa terör örgütü insanlarımızın canına kast etmek üzere buraya gelmişlerdi. Buraya öyle güçlü gelmişlerdi ki kendilerince, hiçbir eylemde kullanmadıkları fişek, silah, el bombası, roketler gelmişlerdi. Ama hesaba katmadıkları bir şey vardı. Burada yiğit polis memuru Fethi Sekin ve arkadaşları vardı. Kahraman polis memuru Fethi Sekin bu güzel kentin insanları üzülmesin, çocukları ağlamasın diye şehadete koştu. Tam bir ercesine, gül bahçesine girercesine şehadete koştu. Onun yiğit arkadaşları da onun ve Musa Can’ın kanını yerde bırakmadı. O maşa teröristlere hak ettiği cezayı verdi. Bu ülkenin Fethi Sekin’leri, Hasan Tahsin’leri, Ömer Halis Demir’leri hiç bitmez. Bunu kimse unutmasın” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Alsancak Hocazade Cami Müezzin Muhammed Emin Ayaz Kur’an-Kerim okudu, İzmir İl Müftüsü Recep Şükrü Balkan da dua etti.

  • Atatürk, vefatının 80. yıldönümünde Osmaniye’de törenlerle anıldı

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 80. yıldönümünde tüm yurtta olduğu gibi Osmaniye’de de törenlerle anıldı.

    Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene; Vali Ömer Faruk Coşkun, Osmaniye Milletvekilleri Mücahit Durmuşoğlu, İsmail Kaya ve Baha Ünlü, Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Mustafa Aslan, Belediye Başkanı Kadir Kara, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Apaslan Dayangaç, Baro Başkanı İbrahim Halil Yavuzdoğan, Vali Yardımcıları Âdem Yılmaz ve Metin Esen, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Tamer Bilacan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Altun, kamu kurum ve kuruluşları il müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, öğretmen ve öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.

    Tören, Atatürk Anıtına çelenklerin sunulmasıyla başladı. Daha sonra Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm saati olan 09.05’de bayraklar yarıya indirilerek 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Törenin devamında Vali Ömer Faruk Coşkun, şeref defterini imzalayarak, şunları yazdı; “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük devlet adamı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurladığımız günün yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aziz Türk Milletinin bağrından çıkmış, milleti için, milleti ile birlikte başlattığı bağımsızlık mücadelesinde, cephede kahramanca mücadele eden bir büyük komutan, Türk insanına milli ruh ve benliği aşılayarak yeniden ayağa kalkmasını sağlayan ve Türk Milletinin tüm insanlığın karşısında saygın bir millet olduğunu ispatlayan bir liderdir. Milletinden aldığı güçle, emperyalist devletlere karşı verilen istiklal mücadelesinin hazırlayıcısı ve uygulayıcısı olarak tarihe geçen Atatürk’ü andığımız bu gün, yani 10 Kasım, Türk Milleti için anma günü olduğu kadar sahip olunan değerlerin kıymetinin bilindiği, eşsiz bir eser olan Cumhuriyetin erdemlerini hayatımızda etkin kılmamız gerektiğini hatırlatan bir gündür.Unutmayalım ki Atatürk’ü anmak kadar anlamak da çok önemlidir. O’nu anlamak “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” diyerek millet iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımadığını belirten Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emaneti olan ve “En büyük eserim” dediği Cumhuriyetimizi, daha güçlü, daha demokratik, daha kalkınmış hale getirmek; O’nun kendi deyimi ile “Muasır medeniyet seviyesinin üzerine” çıkarmakla mümkün olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle vefatının 80. yıl dönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, vatanı uğruna canlarını feda etmiş şehitlerimizi, gazilerimizi, rahmetle, şükranla ve minnetle anıyor, saygılar sunuyorum.”

    Anma töreni, daha sonra Cebelibereket Kültür Merkezinde devam etti. Tören öncesinde Vali Ömer Faruk Coşkun ve eşi ile protokol mensupları “Atatürk” konulu resim sergisini gezdiler.

    Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere şehitlerimiz ve vefat etmiş gazilerimiz anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan törende günün anlam ve önemini belirten konuşma Adnan Oğuz Anadolu Lisesi Öğretmeni Mehmet Kaynar tarafından yapıldı. Kaynar, “Türk tarihi Mustafa Kemal’i asırların içinden süze süze getirmiş ve bir 19 Mayıs sabahı Türk milletine, tarihinin en büyük mükafatı olarak sunmuştur. Onun mücadelesinde, binlerce neslin hamlesinden Türk ruhunun şahlanışı vardır. Onun haykırışlarında, asrın mahrumiyetine bir isyan, bir feryat vardır. Onun içindir ki ölümü ile kürenin üstünde büyük bir ışık sönmüş ve dünya biraz küçülmüştür.” diye konuştu. Mehmet Kaynar konuşmasının devamında, “Millet için yaşayanlar, milleti yaşadıkça yaşarlar. Atatürk onun için yaşıyor. Türk milleti bu cihanda var oldukça O da bu necip milletle beraber var olacaktır. Atatürk fikir hürriyetinin, cumhuriyetin, insanlığın, dünya barışının ve medeniyet aşkının timsaliydi. Bu değerler yeryüzünde bulundukça O da beraber bulunacaktır.”dedi.

    Konuşmanın ardından Adnan Oğuz Anadolu Lisesi ile Abdurrahman Keskiner Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan “Atatürk” konulu oratoryo sergilendi ve Atatürk’ün sevdiği üç eser seslendirildi. Programın sonunda Vali Ömer Faruk Coşkun ve protokol mensupları, anma programını hazırlayan öğretmen ve öğrencileri tebrik etti.

  • Çaycuma’da Atatürk’ün ölümünün 80. yılı törenlerle anıldı

    Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 80. yılı nedeniyle anma programı düzenlendi.

    Atatürk Anıtının önünde gerçekleşen programa, İlçe Kaymakamı Serkan Keçeli, İlçe Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, İlçe Garnizon Komutanı Mükerrem Yusufoğlu, İlçe Jandarma Kdm. Bşçvş. Murat Balkaş, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Kılıç, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Baş, İlçe Müftüsü Ayhan Ermiş, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, gaziler, muhtarlar, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrencilerin yoğun katılımı ile çelenk sunumu gerçekleşti.

    Atatürk’ün ölümünün 80.yılında saat olan 09.05’ te siren sesi ile 2 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Çelenk sunumu Kaymakam Keçeli, Garnizon Komutanı Yusufoğlu ve Belediye Başkanı Kantarcı tarafından Atatürk’ün heykelinin önüne konuldu.

    Ardından Çaycuma Kültür ve Sanat Merkezi Salonu’nda saat 10.00’ da Atatürk’ü anma programı düzenlendi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile devam etti. Daha sonra günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Şehit Aydın Berber Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Çetin Alkan yaptı. Alkan konuşmasında “Atamızın aramızdan ayrılışının 80.yılı ve o bize giderken aydınlık fikirlerini, ufka doğru yönelen yükselme hedeflerini, İstiklal ve Cumhuriyetimizi bırakıp da gitti. Yaşanabilir vatan, peşinde koşulacak idealler, ilham alınması gereken fikirlerini bırakarak gitti. Uğruna can verilecek değerler, sahip çıkılası bir miras ve yapılması gereken ödev ve görevler bırakarak gitti. O bizlere Türk çocuğu, Atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır hedefiyle geçmişimizi tanımanın, geleceği daha yüksek seviyede şekillendirmenin, yolu olduğunu bildirerek gitti. Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim düşüncelerimi, duygularımı anlıyorsanız bu yeter sözü ile sadece 10 Kasımlar da değil, hayatın her anında olmasını isteyerek gitti. O bunu ‘Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız var, çalışkan olmak’ özdeyişi ile ne güzel anlatıyor. Vefatının 80 yılında Atamız, önderimiz, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vatan uğrunda canlarını vermiş olan tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz” dedi.

    Öğrenciler koro eşliğinde Atatürk’ün sevdiği şarkıları seslendirirken, oratoryom sahnelendi. Düzenlenen anma programı Atatürk’ü anlatan kısa bir film gösterimi ile sona erdi. İsmail Hakkı Tonguç ilkokulu izci öğrencileri Atatürk anıtı önünde nöbet tuttu.

  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk Şuhut’ta da törenlerle anıldı

    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde ebediyete intikalinin 80. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk düzenlenen törenlerle anıldı.

    Atatürk büstüne çelenk konmasıyla başlayan törenler, Şuhut Belediye Düğün Salonunda, Zafer Anadolu Lisesi’nin düzenlemiş olduğu birbirinden güzel şiir, tiyatral gösteri ve günün anlam ve önemine binaen konuşmalar ile anıldı. Şuhut’ta düzenlenen törene, Şuhut İlçe Kaymakamı Nurullah Kaya, Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt, İlçe Emniyet Müdür Vekili Ayhan Alaçam, Cumhuriyet Savcısı Serdar Ertaş, Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Eroğlu, İlçe Müftüsü Ramazan Orhanlı, daire amirleri, öğrenci ve vatandaşlar katıldı.

    Şuhut Zafer Anadolu Lisesi Öğrencisi Yaşar Cengiz’in Mustafa Kemali Düşünüyorum adlı şiiri ile başlayan anma töreni, Zafer Anadolu Lisesi öğrencilerinin çökertme vb yöresel etkinlikleri ile devam etti. Öğrencilerin birbirinden güzel etkinlikleri katılımcıları kendilerine hayran bırakırken, yapılan gösteriler protokol üyeleri tarafından da takdir topladı.

    10 Atatürk’ü Anma Töreni protokol üyeleri ve eğitim camiasının günün anlam ve önemine binaen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.