Etiket: Töreni

  • “Bit Yeniği” Oyunu Gala Töreni

    Odunpazarı Belediye Tiyatrosu 2015-2016 yılı tiyatro sezonunda “Dans Eden Eşek” isimli çocuk oyununun ardından “Bit Yeniği” isimli yetişkin oyununu da sahneye koydu.

    Odunpazarı Belediyesi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Bit Yeniği” oyununa Eskişehir Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay, Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcıları, daire müdürleri ve çok sayıda tiyatro sever katıldı.

    Yazar George Feydeau’nun yazdığı, Hakkı Kuş’un yönetmenliğini üstlendiği güzel ve hareketli komedi oyununu izlemeye gelen seyirciler kahkaha dolu dakikalar geçirdi. Kocasının kendisini aldattığından şüphe eden bir kadının, onu takip etmeye karar vermesiyle başlayan, olaylara aile çevresinin de dâhil olduğu ve bir otelde gelişen curcuna gibi olayları konu olan “Bit Yeniği” seyirciden tam not alarak ayakta alkışlandı.

    İNADINA SANAT

    Başkan Kurt, oyunun ardından sahneye çıkarak tiyatro oyuncularını tebrik etti. Başkan Kurt sahnede yaptığı konuşmasında, “Odunpazarı Belediye Tiyatro Topluluğu ciddi işler yapmaya devam ediyor. Odunpazarı Belediyesi olarak tiyatro topluluğumuzu gösterdikleri çabadan dolayı destekleyeceğiz. Her şeye rağmen Türkiye’deki demokrasiyi ve insan haklarını geliştirmek için sanat, inadına sanat diyorum” ifadelerini kullandı.

    ÖZEL KONUKLAR

    Odunpazarı Belediyesi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Bit Yeniği” oyununun özel konukları da vardı. “Sağlık Odunpazarı Belediyesi ile Evinizde” kısa adıyla “SOBE” projesi kapsamında hizmet alan 65 yaş üstü vatandaşlar “Bit Yeniği” oyununu izlemeye geldi. Evde bakım hizmetleri dışında sosyal alanda da hizmet veren “SOBE” sayesinde yaşlılar tiyatro izlemenin mutluluğu ile evlerine döndü. Yaşlılar tiyatronun ardından Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • 4.5G Imt-Advanced Yetki Belgesi İmza Töreni

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün 4 milyar euroluk IMT Yetki Belgesi İmza Töreni ile yeni bir sevinci, yeni bir heyecanı hep birlikte yaşıyoruz. Bugün 2 milyar euroluk bir para böylece Hazine’ye girmiş bulunuyor. İşte asıl Türkiye budur” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rixos Grand Ankara Oteli’nde düzenlenen “4.5G IMT-Advanced Yetki Belgesi İmza Töreni”ne katıldı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın belirlediği politika doğrultusunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 26 Ağustos’ta yapılan 4.5G ihalesini kazanan operatörlere yetki belgelerinin verildiği törende konuşan Erdoğan, ihale bedelinin yarı ödemesinin bugün itibarıyla tamamlandığını, kalan ödemenin ise üç eşit taksitte 3 ayda ödeneceğini belirtti.

    GSM operatörlerine bugün yetkilendirme belgelerinin verilmesiyle artık uygulanma aşamasına geçildiğini vurgulayan Erdoğan, 2016 Nisan ayından itibaren sunulmaya başlanacak bu hizmetin Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına, büyümesine, hedeflerine ulaşmasına önemli katkı sağlayacağına inandığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu önemli teknoloji atılımını gerçekleştirmesinde emeği geçen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanlığı yetkililerine, GSM firmalarının yöneticilerine ve sürece destek verenlere teşekkür etti.

    “BU GEÇİCİ BİR SÜREÇ”

    Türkiye’nin ciddi sorunlarla, sıkıntılarla karşı karşıya olan bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, bu durumun geçici bir süreç olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin aynı zamanda çok büyük projelerin hayata geçirilmeye devam edildiği, çok önemli hizmetlerin başarıyla yürütüldüğü, demokrasisi ve ekonomisi güçlü, potansiyeli yüksek bir ülke olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin gündemini işgal eden sorunların aynı zamanda tüm bölgenin, Avrupa’nın ve dünyanın da sıkıntıları olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bulunduğumuz coğrafya ve tarihi sorumluluklarımız itibarıyla yaşanan hadiseler elbette bizi herkesten daha fazla ilgilendiriyor. Fakat bunların hiçbiri de bize mahsus değildir” dedi.

    “AVRUPA ’BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ’ NOKTASINA GELDİ”

    Suriye’de 4 yılı aşkın süredir yaşanan olaylara adeta sırtını dönen Avrupa’nın, kapısına dayanan göç dalgası karşısında bu sorunla yüzleşme mecburiyetinde kaldığını belirten Erdoğan, “Daha düne kadar bize ’Siz bu meseleyle uğraşın’ diyerek sadece sözde destek veren Avrupa ülkeleri, şimdi sorunun çözümü için ’Birlikte ne yapabiliriz’ noktasına geldi. Önümüzdeki dönemde Suriye meselesinin çözüm sürecinde çok daha hızlı bir şekilde mesafe kat edileceğine inanıyorum” diye konuştu.

    “Biz bir yandan Suriye ve Irak’taki gelişmelerle bir yandan Ukrayna başta olmak üzere kuzey bölgemizde yaşanan olaylarla, paralel devlet yapılanması ihanetiyle, son dönemde de terör örgütleriyle uğraşırken asla hedeflerimizi, projelerimizi, çalışmalarımızı bir kenara bırakmadık” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Hem bu hadiseleri yakından takip ediyor hem de hedeflerimiz doğrultusunda adım adım ilerliyoruz. Almanya’da yaşanan, sosyal medya üzerinden Şansölye Merkel’e bir hakaret ve bu hakaretin neticesinde bakın 2.5 mahkumiyet aldı. Çok seri bir kararla yargı hemen bunu neticelendirdi. Ülkemizdeki gelişmelere baktığınız zaman olay tam aksi. Buralarda ise istedikleri gibi hakaret edebilecekler, bu hakka sahip olacaklar, bu hakaret edenler de gerek siyasetin içerisinde bulunanlar gerekse onların meslektaşları tarafından da takdir görecekler. Son birkaç haftada yaşanan gelişmeler dahi Türkiye’nin aslında bu noktadaki duruşunu, yürüyüşünü göstermeye yetecektir. Ülkemiz hamd olsun her alanda yine kararlı bir şekilde kalkınmasına devam ediyor.”

    “VATANSEVERLİK BUGÜNLERDE BİRLİK, BERABERLİK VE DAYANIŞMAYLA ORTAYA ÇIKAR”

    3 Ekim’de savunma sanayisinin en başarılı projelerinden biri olan amfibi gemi “Bayraktar”ın denize indirildiğini hatırlatan Erdoğan, 14 Ekim’de Çankırı’da 516 milyon dolarlık Japon-Türk işbirliği ile açılan Sumitomo Rubber Lastik Fabrikası’nın açılışının gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, 16 Ekim gecesi ise Türksat 4B uydusunun Kazakistan’dan uzaya fırlatıldığını hatırlatarak, 17 Ekim’de 1.6 milyar liralık bir yatırım olan, 107 kilometresi Akdeniz’in altında geçen boru hattının, iki barajlı arıtma ve dağıtım tesislerini içeren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Su Temini Projesi’nin açılışına katıldığını anlattı.

    Söz konuyu projeye Türk medyasının, sosyal medyanın kulak tıkadığını, gündemine getirmek istemediğini ifade eden Erdoğan, “Halbuki bu dünyada bir ilk. Dünyada bir ilk olmasına rağmen Anamur’dan KKTC’ye denizin altından böyle bir su hattının götürülmesi olayı, bunun orada inşa edilmesi olayı şuanda benzeri yok. İlk defa bunu Türkiye yapıyor. Bir asrın projesi olan bu uygulamayı malum bazı çevreler gözardı etmemin gayreti içerisindeler. Her zaman söylerim, milli olmadığınız sürece, yerli olmadığınız sürece, bu ülkenin kalkınma sürecine destek vermediğini sürece bilesiniz ki ’Ben vatanseverim’ diyemezsin. Vatanseverlik işte bugünlerde birlik, beraberlik ve dayanışmayla ortaya çıkar” dedi.

    “İNSANOĞLU, BİR KISMI GÖZÜ VARDIR GÖREMEZ, DİLİ VARDIR HAKİKATİ, GERÇEKLERİ KONUŞAMAZ”

    19 Ekim’de İstanbul’da inşa edilen 3. Havalimanı’nın 4.6 milyar euroluk kredi finansman anlaşmasını hatırlatan Erdoğan, “Ne dediler, söyledikleri şu, ’Devlet bankaları kredi veriyor, özelden, dışarıdan bir şey bulamadılar.’ Burada özel bankalar da var. Ama insanoğlu, bir kısmı gözü vardır göremez. Dili vardır hakikati, gerçekleri konuşamaz. Çünkü onları kalpleri mühürlüdür” ifadelerini kullandı.

    Geçen hafta Cuma günü açılışı yapılan “TÜMSİAD Fuarı ve Uluslararası Kobi Şurası”nda dünyanın farklı bölgelerinden gelen iş adamları ile Türk iş adamlarının geleceğe nasıl umutla baktığına şahitlik ettiğini belirten Erdoğan, büyüme rakamlarının 2015 yılının ilk çeyreğindeki yüzde 2,3 ve ikinci çeyreğindeki yüzde 3,8’lik oranlarıyla beklentilerin üzerinde gerçekleşmeye devam ettiğini belirtti. Erdoğan, ekonomideki büyümenin bütün hasımlara, bütün engellemelere rağmen devam ettiğini söyledi.

    Merkez Bankası’nın döviz rezervinin 3 Kasım 2002’de 27.5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Erdoğan, ama bütün olumsuzluklara rağmen bu rakamın bugün 118 milyar dolar düzeyinde olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, borçlanma faizleri, enflasyon ve işsizlik rakamlarının yüzde 10’un altında olduğunu belirterek, bu rakamların 4,6’ya kadar indiğini anımsattı.

    “TÜRKİYE ULUSLARARASI YATIRIMLAR KONUSUNDA CAZİBE MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”

    “Uluslararası yatırımlar konusunda Türkiye cazibe merkezi olmayı sürdürüyor” diyen Erdoğan, geçtiğimiz 13 yılda Türkiye’ye 149 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi olduğunu belirtti.

    Sadece bu yılın Temmuz ayında 3,4 milyar dolarlık uluslararası yatırım girişiyle aylık bazda yeni bir rekora imza atıldığını vurgulayan Erdoğan, 2015’in ilk 8 ayındaki uluslararası doğrudan yatırım rakamının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artışla 12 milyar dolara ulaştığına dikkat çekti.

    “İŞTE ASIL TÜRKİYE BUDUR”

    “Bugün de 4 milyar euroluk “IMT Yetki Belgesi İmza Töreni” ile yeni bir sevinci, yeni bir heyecanı hep birlikte yaşıyoruz” diyen Erdoğan, “Bugün 2 milyar euroluk bir para böylece Hazine’ye girmiş bulunuyor. İşte asıl Türkiye budur. Ama bunu gördükleri halde görmemezlikten gelenler var yine var, yine olacak. Bunu biliniz. Çünkü içimizdeki hasımlar maalesef hiçbir zaman eksilmedi. Dışarıdakini ’Zaten normaldir’ diyoruz ama içeridekilere ne oluyor. İkide bir söyledikleri şey şudur: ’Acaba ne yaptılar, söylesinler.’ Çok fazla şey konuşmaya gerek yok, ben sadece bugün 5-6 örnek verdim. Eğitimde yapılanlar, sağlıkta yapılanlar, adalette, emniyette, ulaşımda, tarımda, hepsinde yapılanlara baktığını zaman her şey ortada. Fakat ne söylersen söyle ne anlatırsan anlat, kulaklar duymuyor. Türkiye’nin adını sadece terörle, krizle ananlar tüm bu başarıları, tüm bu güzel gelişmeleri gölgeleme peşindeler. Ülkemizdeki güven ve istikrar ortamından rahatsız olanlar, 7 Haziran seçimlerinden sonra ortaya çıkan belirsizlik ortamını ve yaşanan terör olaylarını da bahane ederek bizi asli gündemimizden uzaklaştırmanın çabası içerisine girdiler. Ama biz bu oyuna düşmeyeceğiz. Hedeflerimizden asla unutmayacağız. Cumhurbaşkanlığı’yla Başbakanlığı’yla bakanlıklarıyla, tüm kurumlarıyla dimdik ayakta olan, çalışan, üreten bir Türkiye olarak yeni Türkiye yolunda, büyük Türkiye yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.”

    “ŞAŞIRTICI BİR POTANSİYEL VAR”

    Elektronik haberleşme sektöründe yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin yaşadığı büyük atılımın en bariz örneği olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin 1980’li yıllarda 1G, 1998 yılında yaygın olarak 2G, 2009 yılında da 3G ile tanışan bir ülke olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nisan ayında Türk Telekom’un 175. yıldönümü etkinliği töreninde “sadece 4G’ye yönelik yatırım yapılmasını doğru bulmadığını, doğrudan 5G’ye hazırlık yapılması gerektiği” yönündeki sözlerini hatırlatarak, “Tabi katılanlar oldu, katılmayanlar oldu. Fakat ben bu düşüncemde ısrarcıydım. Bu teklifim üzerine 4G ihalesi, 5G’nin de altyapısını kapsayacak şekilde 4.5G olarak revize edildi. Ağustos ayındaki ihalede 4 milyar euro gibi gerçekten ciddi bir rakamın ortaya çıkması, sektörün ülkemizdeki potansiyelini göstermesi bakımından çok önemlidir. Türkiye’nin 2000’li yıllardan bugüne kadar mobil haberleşme sektöründe kat ettiği mesafeye baktığımızda bu potansiyeli rahatlıkla görebiliriz. Şaşırtıcı bir potansiyel var” dedi.

    Türkiye’de 2000 yılında 14,7 milyon olan mobil telefon abone sayısının geçtiğimiz ay itibarıyla 73 milyona ulaştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılında 20 bin olan geniş bant internet abone sayısının ise 47 milyona seviyesine çıktığını belirtti. Fiber abone sayısında 2009 yılındaki 150 bin rakımından 1,6 milyonu geçen bir noktaya gelindiğini söyleyen Erdoğan, mobil şebekelerde 2004 yılında abone başına 67 dakika olan aylık ortalama konuşma süresinin bugün neredeyse 400 dakikayı bulduğuna dikkat çekerek, “vatandaşların kendilerine sunulan imkanı en iyi şekilde değerlendirdiğini” vurguladı.

    “3 MİLYONA YAKIN MAKİNE MOBİL ŞEBEKELER ÜZERİNDEN İLETİŞİM HALİNDE”

    Sadece insanların değil makinaların mobil internet üzerinden iletişiminin de giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’de şuanda 3 milyona yakın makinenin mobil şebekeler üzerinden birbiriyle iletişim halinde olduğunu söyledi.

    Tüm bu gelişmelerin, Türkiye bilişim sektörünün piyasa büyüklüğünü, geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 70 milyar liraya çıkardığını belirten Erdoğan, “İstihdam bakımından da sektör, geçtiğimiz yıl sonunda ulaştığı 103 binin üzerinde çalışanıyla önemli bir konumda bulunuyor. Artık, şunu hepimiz görüyoruz, cep telefonu, bilgisayar, internet bunlar lüks olmaktan çıktı, ihtiyaç haline dönüştü. Bu araçların, bu imkanların olmadığı bir hayatı tahayyül etmekte artık zorlanıyoruz. Tüm dünyanın son hızla ilerlediği bu yarışta bizim geri kalmamız söz konusu olamaz. Kendimiz için olmasa bile gelecek nesiller için bu yarışta önlerde yer almak mecburiyetindeyiz. Bugün, belgelendirme töreninde bulunduğumuz 4.5G ve en kısa sürede geçeceğimizi ümit ettiğimiz 5G altyapıları bu bakımdan gerçekten çok önemli. Daha hızlı, daha kaliteli ve daha yaygın mobil internet erişiminin hayatımızda çok köklü değişikler yapacağı görülüyor” ifadelerini kullandı.

    “ULAK PROJESİ’NİN ÜLKEMİZE 5 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KATKI SAĞLAMASI BEKLENİYOR”

    “Akıllı evler, akıllı şehirler, enerjiden lojistiğe, bankacılıktan eğitime kadar tüm sektörlerde devrim niteliği taşıyan akıllı sistemler hiç şüphesiz hepimize yeni ufuklar açacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Tabii, beni bunlar kadar heyecanlandıran bir diğer önemli husus da özellikle işletmecilere 4.5G şebekelerini inşa ederken yerli ürün kullanma ve ülkemizde araştırma, geliştirme faaliyeti yürüten şirketlerden ürün alma zorunluluğu getirilmiş olmasıdır. Bunun altını çiziyorum. Bu kapsamda 4.5G tabanlı baz istasyonları Bakanlığımız, Savunma Sanayii Müsteşarlığımız ve Aselsan arasında imzalanan ULAK Sözleşmesine göre tamamen ülkemizde geliştirilecek ve üretilecektir. Daha sonraki süreçlere uygun ürün geliştirme, üretme ve ihraç etme altyapısına da kavuşmuş olacaktır. ULAK Projesi’nin ülkemize 5 milyar doların üzerinde katkı sağlaması bekleniyor. Bu tür gelişmelerin bizi, teknolojiyi tüketmenin yanında üreten ülke olma hedefimize adım adım yaklaştıracağına inanıyorum.”

    1 NİSAN 2016’DA 4.5G BAŞLAYACAK

    Turkcell 8 pakette KDV dahil toplam 1 milyar 915 milyon 682 bin 896 euro, Avea 5 pakette toplam 1 milyar 126 milyon 520 bin 159 euro, Vodafone ise 5 paket için toplam 918 milyon 9 bin 862 euro rakam teklif etmişti.

    Operatörler, 1 Nisan’dan itibaren yeni teknolojiyle vatandaşlara hizmet sunmaya başlayacak. 4.5G uyumlu mobil telefonu ve SİM kartı bulunan aboneler, 4,5G hizmetini kullanacak.

  • Hak-Par Genel Başkanı Fehmi Demir İçin Cenaze Töreni Düzenlendi

    Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden HAK-PAR Genel Başkanı Fehmi Demir için cenaze töreni düzenlendi.

    Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Fehmi Demir, geçirdiği trafik kazası sonucu dün hayatını kaybetmişti. Mersin’in Tarsus ilçesi TEM Otoyolu Damlama mevkinde meydana gelen kaza sonucu hayatını kaybeden Demir için HAK-PAR Genel Merkezi önünde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Fehmi Demir’in ailesi, HAK-PAR Yönetim Kurulu üyeleri, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    HAK-PAR eski Genel Başkanı Kemal Burkay, “Deneyimli bir siyasetçiyi, yoldaşımızı ne yazık ki zamansız kaybettik. Ama ne yaparsınız hayat böylesine sürprizler ile dolu. Fehmi arkadaş para ve hırs için siyaset yapanlardan değildi. Ülkemizde ezilen insanların, baskı görenlerin, Kürt halkının davası için mücadele eden bir insandı ve o yolda gitti. Onun anısını hep yaşatacağız” dedi.

    HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı Abdulmenaf Kıran, trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Fehmi Demir’i şöyle anlattı:

    “O bir dava adamıydı, davasına ölümüne bağlanmıştı. Yine parti çalışması çerçevesinde seyahat ediyordu, görevinin başında şehit düştü. Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin şehididir. Kendisi orta Anadolu Kürtlerindendi. İlk gençlik yıllarından beri Kürt siyasetinde yer aldı. 1990’lı yıllarda faaliyet gösteren Kürt Legal Partilerin sırasıyla, Halkın Emek Partisi, Demokrasi Partisi, Demokrasi ve Değişim Partisi, Demokrasi ve Barış Partilerinin kurucu üyesi oldu ve Merkez Yönetim Kurullarında görev yaptı. Partimiz Hak ve Özgürlükler Partisinin de kurucu üyesiydi. 12 yıl boyunca partide genel başkan yardımcısı olarak görev yaptı. 6. Olağan Kongremiz de Genel Başkan olarak seçildi. Demokratik, açık, şeffaf bir siyaset yapıyordu. Mensubu olduğu Kürt ulusunun da kendi kaderini tayin etmesi için mücadele ediyordu. Kürtçenin de Türkiye’de Türkçenin yanı sıra resmi dil olmasını ve herkese anadilde eğitim hakkını savunuyordu.”

    Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Demir, ikindi namazına müteakip Konya’nın Cihanbeyli ilçesinde toprağa verilecek.

  • Sanko Üniversitesi 2015-2016 Akademik Açılış Töreni

    SANKO Üniversitesi Heyet Başkanı Abdulkadir Konukoğlu ve Rektör Prof. Dr. Ahmet Sınav’ın ev sahipliğinde düzenlenen SANKO Üniversitesi’nde 2015-2016 Akademik Yılı açılış törenine katılan AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik, “Konukoğlu ailesinin ne zaman kapılarını çaldıysak, burada bir okula, Adıyaman’da bir okula ihtiyaç var dediysek, orada okul yaptılar” dedi.

    SANKO Üniversitesi Abdulkadir Konukoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2015-2016 Akademik Yılı açılış törenine, AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türk bilim adamı Prof. Dr. Sayın Münci Kalayoğlu, SANKO Üniversitesi Rektörü Ahmet Sınav, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Yavuz Coşkun, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Tamer Yılmaz’ın yanı sıra birçok davetli katıldı.

    “NEREDE BİR EKSİKLİK VAR DEDİYSEK ONA KOŞTULAR”

    SANKO Üniversitesi 2015-2016 Akademik Yılı açılış töreninde konuşan AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik, Ben Holdingin kurucusu Sani Konukoğlu’nu rahmetle yad ediyorum. Çünkü hayırlı evlatlar bırakmak aynı zamanda en hayırlı eseri bırakmaktır. Sadece sanayi, ticari yatırımlarla değil aynı zamanda hayırseverlikte de yarışan bir aile. Konukoğlu ailesinin Ne zaman kapılarını çaldıysak, burada bir okula Adıyaman’da bir okula ihtiyaç var dediysek, orada okul yaptılar. Nerede bir eksiklik var dediysek ona koştular. 2003’ün başlarında ben Milli Eğitim Bakanı olduğum yıllarda, 40 ilde üniversite vardı. Geri kalan 41 ilde ise üniversite yoktu. Sayın Recep Tayyip Erdoğan Başbakan olduğu dönemde, Rize’deki evinde akşam baş başa kaldık, haritayı önüne serdim. Ne yapmamız gerekir konusunda, bir fikir alışverişinde bulunduk. En sonunda karar verdik, her ile bir fidan dikelim, her ilimizin bir üniversitesi olsun dedik” şeklinde konuştu.

    “HOCALARIMIZDAN RİCAM, GAZİANTEP’İ TIPTA SÖZ SAHİBİ YAPMALARIDIR”

    SANKO Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu da bu üniversitenin kurulmasını, yıllarca düşündüklerini belirterek, buradaki ana amaçlarının, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Türkiye’de sağlığı biraz daha yukarıya çekebilmek olduğunu aktardı. Konukoğlu, “Branş üniversitesi kurduk. Yani sadece sağlık konusundaki branşları bünyemizde bulunduracağız. Çünkü Türkiye’nin bir eksiği, branşlaşmamış üniversitelerdir. Her üniversitede her şey var ama branlaşmış üniversitelerin sayısı az. Hocalarımızdan ricam, Gaziantep’i tıpta söz sahibi bir üniversite sahibi getirmelerini rica ediyorum” diye konuştu.

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de üniversitesinin 2015-2016 yılı akademik açılışında olmanın mutluluğu içerinde olduğunu ifade ederek, “hayırlı uğurlu olsun” dedi. Üniversiteler bilim yuvaları olduğunu belirten Şahin, araştırmanın, gelişmenin ve girişimciliğin odak noktaları üniversiteler olduğunu dile getirdi.

    Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Türkiye’de 81 vilayetin ilimde irfanda yarıştığını ifade ederek, “Bizim şehrimiz artık bir üniversite kenti oldu. 1973’te Gaziantep Üniversitemiz, 2008’de Hasan Kalyoncu Üniversitemiz, 2009’da Zirve Üniversitemiz ve 2013 yılında SANKO Üniversitemiz Gaziantep’e ilim irfan yuvası olmak için eğitime başladı” ifadelerine yer verdi.

    SANKO Üniversitesi Rektörü Ahmet Sınav ise, “Tıp, hemşirelik, beslenme diyeti ve fizyoterapi bölümlerinden 4 programda toplam 230 artı 10 yabancı öğrenci ile eğitime başladık. İl yılımızdaki doğrultularımız yüzde 98,5. Başarılı bir akademik yıl geçirdik. 2. Senemizde yüzde 100 doğrultularıyla halı hazırda 492 öğrencimizle, 4 programda artı 2 tanede yüksek lisans programı açtık” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından SANKO Üniversitesi Rektörü Ahmet Sınav, akademisyenlere cübbelerini giydirdi.

    Daha sonra Ünlü Türk Bilim Adamı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu salondakilere “Dünden Bugüne Karaciğer Nakli” konulu akademik açılış dersi verdi.

  • Hasan Kalyoncu Üniversiteside Akademik Yıl Açılış Töreni Cumhurbaşkanının Katılımıyla Gerçekleştirildi

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı “Akademik Yıl Açılış Töreni” HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi (KKM) binasında gerçekleştirilirken, açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı.

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni, HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi (KKM) binasında, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan, Gaziantep İli Protokol Mensupları, Gaziantep İli Milletvekilleri, Üniversite Mütevelli Heyeti, HKÜ Akademik, İdari Personeli ve HKÜ öğrencilerinin katılımlarıyla gerçekleştirildi.

    Hasan Kalyoncu Üniversitesinde Akademik Yıl Açılış Töreni heyecanı yaşandı. Program kapsamında, HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi (KKM) fuaye alanında, Fotoğraf Sergisi (HKÜ Fotoğrafçılık Kulübü) ve Geleceğin Mimarları Sergisinin (HKÜ Mimarlık Kulübü) incelenmesiyle başladı. Açılış Töreni, Saygı Duruşu, İstiklal Marşının okunması ve HKÜ Tanıtım Filmi Gösteriminin ardından, açılış konuşmalarıyla devam etti.

    Açılış Töreni, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, HKÜ Rektörü Prof.Dr. Tamer Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla devam etti. Rektör Yılmaz, “Bu coşku dolu programla başlayacağımız 2015–2016 Akademik Yılının Üniversitemiz ve tüm mensupları için hayırlı olmasını diliyor sizleri sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

    Üniversiteler, bilimsel düşünce ve araştırmalardan elde ettiği ürünleri ülkesinin ve tüm insanlığın yararına sunan ve bulunduğu bölgeyle bütünleşen kurumlardır.

    Üniversiteye hizmetin ülkeye hizmet olduğunun bilinci içerisinde, tüm iç ve dış paydaşlarımızla beraber bilimsel bir yaklaşımla katma değer sağlayan projeler üretmeyi ve uluslararası üniversitelerle rekabet edebilecek çağdaş bir dünya üniversitesi oluşturmayı amaçlamaktayız. 2008 yılında kurulan HKÜ, 2010 yılında ilk öğrencisini almış ve 2015’in Haziran ayında ilk mezunlarını vermiştir.Üniversitemiz bugün 5 Fakülte, 2 Yüksekokul, 1 Meslek Yüksekokulu ve 22 Bölüm ile eğitim öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.Tercih edilme ve doluluk oranlarımız her geçen yıl artmaktadır. Bu yıl itibariyle %99 doluluk oranına ulaşmış bulunuyoruz. Birçok bölümümüz en yüksek puanla öğrenci alan bölümler arasında yer almıştır.

    Üniversitemiz genç ve dinamik bir eğitim kurumudur. Böyle bir eğitim kurumunda çağdaş, demokratik ve katılımcı yönetim geleneğinin oluşturulması ve sorunsuz yürütülmesi için kurumsal bir yönetim sistemine ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, kurumsallaşma ve geleceği planlama çerçevesindeki önemli yaklaşımlarımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle yenilikçi, girişimci, çözüme odaklı, dinamik, saydam ve katılımcı, çalışanlarını teşvik eden ve ödüllendiren, performansa dayalı adaleti ve tutarlılığı öne alan, her türlü karşı görüş ve eleştiriyi hoşgörü ile karşılayan ve denetime açık bir yönetim anlayışı hedefliyoruz.

    Öğrenci merkezli eğitim-öğretimin dünya standartlarına uygun olarak yapıldığı ve akredite olduğu, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinin genişletildiği, eğitim teknolojilerinin tüm olanaklarının kullanıldığı, modern kütüphane ve laboratuvarlara sahip, öğrenciler için uygun barınma, çalışma ve dinlenme mekanlarının sağlandığı bir Eğitim-Öğretim anlayışı hedefliyoruz. Toplumun ve sanayinin problemlerine çözüm getiren, bilim ve teknoloji üreten, ulusal ve uluslararası üniversiteler ile işbirlikleri kuran, sanayi kuruluşlarına yönelik Ar-Ge yapan bir Araştırma-Geliştirme anlayışı hedefliyoruz.Bugüne kadar ve bundan sonra bize destek verecek olan tüm paydaşlarımız, “marka kentin marka üniversitesi” ödülünü sizlerin desteğiyle ve sizler için aldık. Size sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

    HKÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Cemal Kalyoncu,“12 Aralık 2008 tarihinde temel atarak ve ilk binaları bitirilerek 2009-2010 yılında eğitim öğretime başladık. Rektörümüzün ve hocalarımızın çabaları ve başarılı öğrencilerin bizi tercih etmeleri ile üniversitemizin doluluk oranı, ilk 20 üniversite içerisinde (taban-tavan puan hesaplarına göre ve İstanbul ve Ankara’daki üniversiteler dahil). Bazı bölümlerde ise ilk 5 üniversite içerisinde yer aldık. Hedefimiz en yakın zamanda her branşta ilk beş içerisinde yer almaktır.

    Öğrenci profiline bakıldığında çok çeşitli bir profile sahip olduğumuz görülecektir. Türkiye’nin 65 ilinden ve 22 farklı ülkeden öğrenci üniversitemizi tercih etmiştir. Bu bize bir bölge üniversitesi olmanın ötesinde uluslararası bir üniversite olma yolunda ilerlediğimizi göstermektedir.

    Özetle üniversitemizin, kurulduğu günden itibaren temel amacı, akademik bilgisi ve mesleki donanımı yüksek, milli birlik şuuruna sahip, değerlerine bağlı bireyler yetiştirmek ve geleceğin Türkiye’sinin şekillenmesine katkı sağlamaktır” dedi.

    HKÜ’DEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A FAHRİ DOKTORA UNVANI

    HKÜ Senatosunun 20 Ekim 2015 tarihli ve 9 sayılı kararı ile milli gelirin artırılarak ülke genelinde ekonomik refahın yükseltilmesi, milli gelirden AR-GE’ye daha fazla pay ayrılmasına ve üretimde yerlileştirmeye destek vermesi, üniversite sanayi işbirliğini teşvik ederek sanayinin gelişmesi ve uluslararası düzeyde rekabet avantajı elde etmesine katkı sağlaması, girişimcilik kültürünün geliştirilmesi ve üniversitelerin yaygınlaştırılması yoluyla eğitim ve teknoloji odaklı kalkınmanın ve ekonomik istikrarın sağlanmasına katkıları nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a İşletme Alanında Fahri Doktora Unvanı verilmesine oy birliği ile karar verildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Unvanın kendisine takdim edilmesinin ardından, kendisine verilen “Fahri Doktora Ünvanı” için Hasan Kalyoncu Üniversitesi ailesine ve HKÜ Mütevelli heyetine teşekkür etti.

    Yapılan açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HKÜ’nün faaliyete geçmesinde, öğretim ve bilim camiasına kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ederek, “Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin, 2015-2016 akademik yılının hayırlı olmasını, öğretim üyelerimiz ve öğrencilerimiz için başarılı geçmesini Rabbim’den niyaz ediyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere birlik ve beraberlik mesajları vererek, “Tüm öğrenci kardeşlerimi tebrik ediyorum. Çok farklı ve müstesna bir üniversitenin öğrencilerisiniz. Bu üniversitenin kıymetini bilin. İnşallah sizler hocalarınızdan, hocalarınızın da sizlerden gurur duyacağı tabloyu sizler ortaya koyacaksınız, ben buna yürekten inanıyorum. Başarılarınızın artarak devamını diliyorum.Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin 2015’in Haziran ayında ilk mezunlarını verdiğini memnuniyetle öğrendim. Merhum Hasan Kalyoncu’nun kendi adını taşıyan bu üniversitenin onun hayallerini gerçekleştireceğini biliyorum.Buradaki her öğrencinin yetişmesinin ve varlığının onun amel defterine yazılacağını biliyorum. Üniversitenin kısa sürede ciddi mesafe kat ettiğine şahit oldum. Buna katkı sağlayan, başta Mütevelli Heyet Başkanı Cemal Kalyoncu kardeşim olmaz üzere, evlatlarına ve ailesine şahsım adıma teşekkür ediyorum. Ülkemizde ve özellikle Gaziantep’imizde bir süredir yaşadığımız hadiseler geçmişimiz ve geleceğimiz arasında çok güçlü köprüler kurmamıza neden olacaktır. Buradaki insanların bir ensar sabrı olduğunu biliyorum. Hepinizi alkışlıyorum” şeklinde konuştu.