Etiket: Töreni

  • TÜBİTAK Bilim, Özel Ve Teşvik Ödülleri Töreni

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Eğer güçlü olmazsak, güçlü bir duruş sergileyemezsek bizi bu coğrafyada bir gün bile barındırmazlar” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “2015 Yılı TÜBİTAK Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri” töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Edoğan, Türkiye’nin dört bir yanındaki ve yurt dışındaki üniversitelerden 18 bilim insanının yaptıkları başarılı çalışmalardan dolayı bugün ödül aldıklarını belirtti. Bu yıl verilen 4 bilim ödülü, bir özel ödül, 13 teşvik ödülü alan bilim insanlarından çok daha büyük başarılar beklediğini söyleyen Erdoğan, TÜBİTAK’ın 1966 yılından bugüne kadar 160 bilim ödülü, 87 hizmet ödülü, 470 teşvik ödülü, 15 özel ödül vererek 732 bilim insanının maddi ve manevi olarak desteklediğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Marifet iltifata tabidir, dolayısıyla aksi olursa zayidir. TÜBİTAK ödülleri işte tam bu sözün ifade ettiği anlam bakımından önemlidir. Ödül kriterleri konusunda 2007 yılında yapılan değişiklikleri yerinde gördüğümü özellikle belirtmek istiyorum. Kemiyetle birlikte keyfiyeti de gözeten ödül sisteminin çok daha adil, çok daha gerçekçi olduğuna inanıyorum. Türkiye, her alanda sayıyla, skorla, nicelikle birlikte kaliteyi ve niteliği öncelik alan bir düzeye gelmiştir” ifadelerini kullandı.

    “LİSANS YERLEŞTİRME SINAVINA GİREN ÖĞRENCİ SAYISINA YAKIN ÜNİVERSİTE KONTENJANIMIZ VAR”

    Türkiye’de eskiden liseyi bitiren öğrencilerin en büyük sorununun “üniversiteye girebilmek” olduğunu belirten Erdoğan, “Çünkü, üniversite sınavına giren kişi sayısıyla üniversiteye kayıt yaptırma hakkı elde edebilen kişi sayısında 10 kata varan bir fark vardı. Yani, sınava giren her 10 kişiden sadece bir tanesi üniversite kapısından içeri girebilme hakkı elde edebiliyordu. Bu durum, eğitim sistemimizde yukarıdan aşağıya doğru büyük bir tahribata ve baskıya yol açıyordu. Bu eksikliğin üzerine bir de katsayı gibi adaletsiz uygulamalar eklenince durum gerçekten vahim bir hale dönüşüyordu. Geçtiğimiz 13 yılda açılan yeni üniversitelerle mevcut üniversitelerin geliştirilmesiyle adaletsizliklerin giderilmesiyle Türkiye, bu sorunu hamdolsun büyük ölçüde geride bıraktı. Neredeyse lisans yerleştirme sınavına giren öğrenci sayısına yakın üniversite kontenjanına sahibiz. Artık, üniversiteye veya herhangi bir bölüme yerleşebilme değil hedeflenen üniversitelere ve hedeflenen bölümlere girme yarışı söz konusudur. Üniversitelerimiz arasında da en başarılı öğrencileri kendilerine çekmek için artık tatlı bir yarış başlamıştır. Hem öğrencilerimizin hem üniversitelerimizin içinde yer aldığı bu yarışı ülkemiz için hayırlı görüyorum. Eğitimdeki pek çok alan için geçerlidir, sağlıkta, ulaştırmada, sosyal politikalarda ve diğer pek çok alanda sayısal alanda ulaşılan seviyenin kaliteyle tahkimi yönünde bir çaba vardır. İnşallah kısa sürede bu doğrultuda da çok önemli gelişmelere hep birlikte şahit olacağız” şeklinde konuştu.

    “ALİM ADETA SIRTIMIZI DÖNDÜĞÜMÜZ KAVRAMLAR ARASINDA”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz 24 Kasım’da Öğretmenler Günü vesilesiyle üzerinde durduğu bir konunun olduğunu hatırlatarak, “Ülkemizde öğreten ve öğrenen arasındaki ilişki maalesef çok sığlaşmıştır. Halbuki bizim kültürümüzde öğreten muallimdir, yani ilim tedris eden ve öğretimi birlikte yürüten kişidir. Öğrenen de talebedir, yani ilme talip. Eğitimi ve öğretimi birlikte alan kişidir. Biz, öğretmenliği ders anlatma ve not verme, öğrenciliği de sınava girme ve not alma düzeyine indirerek tarihi bir yanlışın içine girdik. Bir an önce muallim ve talebe kavramlarının derinliğini eğitim sistemimize hakim kılmak mecburiyetindeyiz. Aynı şekilde alim de adeta sırtımızı döndüğümüz kavramlarımız arasında. Bilim tarihinin en büyük isimlerini yetiştirmiş medeniyetin temsilcileri olarak böyle bir daralmayı asla kabul edemeyiz. Ömer Hayyam’dan Farabi’ye, İbn-i Sina’dan El Cezeri’ye, İbn-i Haldun’dan Biruni’ye, Ali Kuşçu’dan Hezarfen Ahmet Çelebi’ye kadar farklı alanlarda dünya çapında isimlerin olduğu bir tarihin varisleri olduğumuzu unutmamalıyız” ifadelerini kullandı.

    “İNANMAK, ÇALIŞMAK VE İSTİKRARLI OLMAK”

    Geçtiğimiz aylarda çalışmalarını Amerika’da sürdüren Prof. Dr. Aziz Sancar’ın “Nobel Kimya Ödülü” aldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bu durumu büyük bir memnuniyet ve sevinçle karşıladık. Halbuki bizim her yıl bu şekilde dünya çapında ödül alan, ödüle aday gösterilen daha çok bilim adamımızın olması gerekiyor. Bize yakışan, olması gereken budur. Önümüzdeki yıllarda kendi üniversitelerimizde yaptıkları çalışmalarla bu tür ödüller kazanan pek çok bilim adamımız olacağına inanıyorum. İnanmak, çalışmak ve istikrarlı olmak başarıya giden yolun en önemli basamaklarıdır. Bizim istikrar konusunda sıkıntımız vardı. Geçtiğimiz 13 yılda edindiğimiz tecrübe, katettiğimiz mesafe, bu konuda da önemli bir birikim ortaya çıkardı. Bundan sonra her alanda olduğu gibi bilimsel çalışmalarda da çıtayı yükseltmemiz, hedeflerimizi büyütmemiz gerekiyor. Bu konuda en önemli görev, bilim dünyamızın temsilcilerine düşüyor. Ben sizlere inanıyorum, güveniyorum. Devletimiz olarak da üzerimize ne düşüyorsa bunu yerine getirmeye hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Başbakanlığım dönemimde olduğu gibi Cumhurbaşkanlığım süresince de sizlere her türlü desteği vereceğimi ifade etmek istiyorum.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 2002 sonrasında üniversitelerden yapılan bilimsel proje başvuru sayısında 6 kattan fazla, destek verilen proje sayısında 5 kata artış yaşanırken, bu işe tahsis edilen bütçenin ise sadece bu iş için 17 kat arttığına dikkat çekti. Özel sektör ve kamu projelerine verilen desteklerde de aynı şekilde çok ciddi artışların yaşandığını dile getiren Erdoğan, bilim insanı yetiştirme çalışmalarında da 3-4 katına varan artışlar olduğunu vurguladı.

    “O ZAMAN BİRİLERİ BÖYLE RASTGELE GELİP DE BU MİLLETE KAFA TUTAMAZ”

    Önümüzdeki dönemde bu çalışmaların teşvik edilmeye devam edileceğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

    “Biz 2023 hedeflerimizi ilk ilan ettiğimizde bazıları bunlara inanmamış hatta istisra ile yaklaşmıştı. Ülkemizin geldiği noktadan bir haber şekilde yaşayanlar, siyaset yapanlar bu hedefleri ’ham hayal’ olarak görüyordu. Eski Türkiye’nin standartlarıyla vizyonuyla imkanlarıyla düşünüldüğünde elbette bu hedefleri anlayabilmek çok zordu. Arka arkaya gelen krizlerin pençesinde kıvranan Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelebileceği düşüncesi bazılarının hafzalasına dahi sığmıyordu. Yılda 500 milyar dolar ihracat hedefi henüz bu rakamın onda birini dahi görmemiş olanlar için elbette inanılması güç bir hedefti. Geçtiğimiz yıl, ulaştığımız 158 milyar dolarlık ihracatlar bu hedefe doğru ilerliyoruz. ’Savunma sanayiinde dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldıracağız’ dediğimiz, dışa bağımlılığı yüzde 80 düzeyinde olan bir sektörden bahsediyorduk. Şimdiden savunma sanayiinde dışa bağımlılığımızı hamdolsun yüzde 40’lara düşürmüş durumdayız. Bu çok önemli bir rakam. Eğer siz bu alanda bağımsızlığınızı sağlayabilirseniz o zaman birileri böyle rastgele gelip de bu millete kafa tutamaz.”

    “SAVUNMA SANAYİİ PROJESİNDE CİDDİ GÜÇLÜKLER YAŞIYORUZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en iyi üniversitelerine, en önemli bilim insanlarına, en yenilikçi, inovatif şirketlerine sahip bir Türkiye hedefine olan inancın elde edilen her başarıyla biraz daha güçlendiğini söyledi. Erdoğan, “Yaşadığımız güncel olaylar bizim eğitim, bilim, teknoloji çalışmalarımızın, bu alanlardaki hedeflerimizin, ısrarımızın ne kadar isabetli olduğunu ortaya koymaktadır. Ebedi dostlukların ve ebedi düşmanlıkların olmadığı, dengelerin sürekli değiştiği bir dünyada milletimiz ve umutlarını bize bağlamış tüm kardeşlerimiz için her alanda kendi kendimize yeterli olmak durumundayız. Bunun yolu da araştırmadan, geliştirmeden, inovasyondan geçiyor. Biz bazı savunma sanayii projesinde ciddi güçlükler yaşıyoruz. Projenin 10 unsurundan 9’unu kendimiz yapsak da bir tanesini dışarıdan temin etmek zorunda kaldığımızda o iş yürümüyor, yürümez. O bir tek unsur eninde sonunda sizin karşınıza bir engel olarak çıkıyor. Bu sorunu o kadar çok projede yaşadık ki artık adımlarımızı çok daha dikkatli atmak mecburiyetinde kalıyoruz. Yaşadığımız tecrübeler ve ortaya çıkan birikim ışığında adım adım bu meseleleri geride bırakmaya başladık. Aynı sıkıntıyı özel sektör firmalarımızın da yaşadığını biliyoruz. Küreselleşme olgusunu elbette gözardı etmiyoruz. Böyle bir şey söz konusu değil” diye konuştu.

    “BURAYA CİDDİ BİR SORU İŞARETİ KOYMAK GEREKİR”

    Artık bir bölgede baş gösteren ekonomik, sosyal, siyasi bir krizin dünyanın diğer kısmını etkilememesinin mümkün olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “2008 yılında Avrupa ve Amerika’da başlayan finans krizi tüm dünya ekonomisinde sarsıntıya yol açtı. İşte Suriye’de yaşanan istikrarsızlık, komşularının ardından Avrupa’yı da tehdit etmeye başladı. Terörizmle ilgili sorunlar dünyanın pek çok yeriyle birlikte bölgemizde de ciddi bir sıkıntı olarak varlığını sürdürüyor. Düşünün biz, 2 milyon 200 bin insana ev sahipliği yaparken Batılılar gibi bağırıp çağırmıyoruz. Niye? Bizim medeniyetimiz, bizim kültürümüz, bize bu zenginliği, bu ensar zenginliğini kazandırdığı için biz onlar gibi bağırıp çağırmıyoruz. Ama onlar ’Ne olur bunları bırakmayın, bunlar bize gelmesinler. Eğer bunlar bize gelirse bizim halimiz ne olacak’ diye feryat edip duruyorlar. Buraya ciddi bir soru işareti koymak gerekir. Fakat biz kararlılıkla yolumuzda devam ediyoruz. Çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik. Onun için de tüm insanlara bakışımız bu noktada bizim farklı. Bunun yanında güçlü bir ekonomiye, güçlü bir devlet yapısına, güçlü bir toplum yapısına eğer sahip değilseniz, bu sorunların her biri sizi rüzgarın önündeki bir yaprak gibi savurur, hiç beklemediğiniz, istemediğiniz yerlere sürükler. Şu anda hamd olsun güçlüyüz. Onun için de bunlara katlanıyoruz. Batı bizden daha güçlü, niye bunlar acaba buna katlanamıyor? İşte o kültür. Türkiye’nin tarihi ve coğrafi olarak zayıf olma şansı yoktur. Güçlü olmaya mecburuz. Her zaman ifade ediyorum. Eğer güçlü olmazsak, güçlü bir duruş sergileyemezsek bizi bu coğrafyada bir gün bile barındırmazlar. Bu ifadem asla hani zaman zaman söylerler ya ’üç tarafı denizlerle dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke.’ Ben bu ezberi tekrar etmek durumunda değilim, etmem de. Bilakis millet olarak tarihin ve coğrafyanın üzerimize yüklediği bu sorumluluktan bu kaderden kaçma imkanımız olmadığını ifade ediyorum. Onun için çalışacağız. Çok çalışacağız ve başaracağız. Bunun için erkeği ile kadınıyla öğrencisiyle öğretmeniyle işçisiyle işvereniyle ve elbette bilim insanlarımızla hepimize düşen mesuliyetler var. Hepimiz yaptığımız işe bu anlayışla yaklaşmak, bu bilinçle, bu aşkla, bu duyguyla hareket etmek mecburiyetindeyiz.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK Bilim Ödül, Özel Ödülü ve Teşvik ödüllerini kazanan bilim adamlarını tebrik ederek, “Gerçekten onlara bu çalışmalarını sürdürürken her türlü katkıyı veren eşlerine, yavrularına özellikle teşekkür ediyorum” dedi.

  • Nazilli’de Spor Kompleksine Görkemli Temel Atma Töreni

    Aydın’ın Nazilli ilçesine yapılması kararlaştıran ve hem Nazilli Belediyespor’un hem de amatör kulüplerin yararlanabileceği ‘Nazilli Belediyespor ve Amatör Spor Kulüpleri Merkezi’nin temeli atıldı.

    Törene, Vali Erol Ayyıldız, İlçe Kaymakamı Mehmet Okur, İlçe Garnizon Komutanı Albay Ekrem Turan, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, İlçe Emniyet Müdürü Bünyamin Daşdemir, Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Güven Eker, Türkiye Futbol Federasyonu İdari İşler, Organizasyonlar ve Engelli Federasyonlarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Cengiz Zülfikaroğlu, Nazilli Belediyespor Başkanı Nurettin Özkat, eski Nazilli Belediye Başkanı Esat Ergüler ile Nazilli Belediyespor A takım ve altyapı oyuncuları, taraftarlar, Yıldızgücüspor oyuncuları ve çok sayıda davetli katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmasını Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık yaptı. Temeli atılan spor merkezinin hayırlara vesile olmasını dileyen Başkan Alıcık, emeği geçen herkese teşekkür etti. Başkan Alıcık’ın ardından konuşan Aydın Valisi Erol Ayyıldız ise, amaçlarının Nazilli ve Aydın’ı marka şehir haline getirmek olduğunu dile getirdi. Konuşmalarının ardından protokol üyelerine isimlerinin yazılı olduğu Türkiye forması hediye edildi. Başkan Alıcık, TFF İcra kurulu üyesi Cengiz Zülfikaroğlu’na Nazilli Belediyespor forması hediye etti. Son olarak Vali Erol Ayyıldız, İlçe Kaymakamı Mehmet Okur, İlçe Garnizon Komutanı Albay Ekrem Turan, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, İlçe Emniyet Müdürü Bünyamin Daşdemir, Türkiye Futbol Federasyonu İdari İşler, Organizasyonlar ve Engelli Federasyonlarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Cengiz Zülfikaroğlu, Nazilli Belediyespor Başkanı Nurettin Özkat, eski Nazilli Belediye Başkanı Esat Ergüler beton mikserin kontrol kumandasına basarak temele ilk çimentoyu döktü.

    “EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDERİM”

    Başta AK Parti Aydın milletvekili Abdurrahman Öz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür eden Belediye Başkanı Haluk Alıcık, “Tesisimiz 2100 metre karelik toplam alan ile gerek futbolcularımız gerekse yönetici ve ekip arkadaşlarımızın daha iyi çalışabilmesi adına bir farklı ve modern yapı haline gelecektir. Yaklaşık 1 milyon 560 bin TL’ye mal olacaktır. Yaklaşık bir yıllık süreçte tamamlanacak olan tesisimiz Nazillimize hayırlı olsun. Bu modern ve çok amaçlı kullanıma uygun hazırlanan sporcu kamp merkezimiz, mecburi kullanım alanlarının dışında, futbol geçmişine sahip çıkan bir müze ye de sahiptir. Tekrardan katkılarından dolayı; TFF Başkanı Yıldırım Demirören, yönetim kurulu üyesi Cengiz Zülfikaroğlu ve yönetim kurulunun değerli üyelerine Spor Toto Teşkilat Başkanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na ve Spor Toto Teşkilatına ayrı ayrı teşekkür ederim. Ayrıca yüklenici Topçuoğlu inşaat firmasına ve tüm katılımcılara teşekkürü bir borç bilirim” dedi.

    “NAZİLLİ VE AYDIN MARKA ŞEHİR HALİNE GELECEK”

    Nazilli’nin isminin tüm Türkiye tarafından bilindiğini ve yaşanacak bir yer olarak ün yaptığını söyleyen Aydın Valisi Erol Ayyıldız, “Türkiye’de çoğu insanın imkanım olsa Nazilli’de yaşarım dediğini biliyoruz. Bunun sebebi sadece uzun yaşamla ilgili değil. Burada yaşayan insanlar her şeyiyle Nazilli’yi seviyor. Bunun çok faktörü var. Bize düşen de bu güzellikleri sahip Nazilli’yi daha da güzel ve yaşanabilir bir yer haline getirmektir. Bizim görevimiz hem Nazillimizi hem de Aydınımızı marka şehir haline getirmektir. Bu temeli atılan tesisimiz vatana ve millete hayırlı olsun” diye konuştu.

  • Başarılı Öğrencilere Kahvaltılı Ödül Töreni

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) tarafından Gaziantep ili genelinde üniversiteye hazırlanan 2 bin 500 12.sınıf öğrencisine özel gerçekleştirilen YGS Tatbikatı Deneme Sınavı’nda başarılı olanlara ödül verildi. .

    HKÜ’ nün geleneksel hale getirdiği ve her yıl YGS sınavı öncesinde birkaç kez gerçekleştirdiği deneme sınavları sayesinde 12.sınıf öğrencileri hem kendilerini deneme imkanı buluyor hem de hem de sınav kaygılarını yenmenin provasını gerçekleştiriyor. Bu eğitim ve öğretim sezonunda ilki gerçekleştirilen ve Gaziantep ilindeki 16 lisenin 12.sınıf öğrencilerinin katıldığı deneme sınavında, bu yıl başarılı olan her okulun ilk üç öğrencisine okul müdürlerine ve öğretmenlerine HKÜ Kampüsünde kahvaltı verildi. Samimi ve sıcak bir ortamda kahvaltı yaptıklarını ve şimdiden bir üniversite rektörünü ve hocalarını tanıma fırsatı bulduklarını belirten öğrenciler, sınav ve organizasyon için başta HKÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz ve emeği geçenlere teşekkür etti.

    BAŞARI BELGELERİ REKTÖR YILMAZ’DAN

    Gaziantep ili genelinde deneme sınavına giren 16 okuldan her okul bazında ilk üçe girmeyi başaran ve 16 okul genelinde ilk üçe giren öğrencilere, başarı belgeleri ve plaketleri HKÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz tarafından verildi. Başarı belgelerini veren Rektör Yılmaz, tek tek öğrencileri başarıları nedeniyle tebrik bizzat tebrik etti. Gaziantep ili genelinde yapılan deneme sınavında, Erdem Koleji’nden, Zeki Arıcı sınav geneli birincisi olurken, Gaziantep Anadolu Lisesi’nden Cuma Kankaya sınav genel ikincisi, yine Gaziantep Anadolu Lisesinden Rumeysa Bahadır ise sınav genel üçüncüsü oldu. Öğrencilere başarılarının devamını dileyen Rektör Yılmaz, HKÜ’ nün gerçekleştirdiği deneme sınavının öğrencilerin sınav motivasyonunu artırmada olumlu bir aracı olmasını temenni ederken, başarılarının artarak devam etmesini diledi

  • Karabük’te Okul Sporları Açılış Töreni Yapıldı

    2015-2016 Eğitim Öğretim yılı Okul Sporları açılışı, Soğuksu Kapalı Spor Salonunda düzenlenen törenle yapıldı.

    Soğuksu Spor Salonu’ndaki törene Vali Yardımcısı Yunus Kalaycı, Özel Kalem Müdürü Mustafa Cücü, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Köse, Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Coşkun Güven, İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Abdulkadir Çetin ve Karabük Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Kemal Ergüven, Amatör Spor Kulüplerinin Yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende konuşan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Abdulkadir Çetin, kent genelinde güzel bir spor kültürü oluştuğunu söyleyerek, “ Spor, gençlerimize sevgi ve saygı aşılamaktadır. Karabük’te spor konusunda başarılı olmayı amaçlıyoruz. Burada kentimize güzel bir tesis kazandırıldı. Spor da sayısal olarak ülkemizde üst sıralardayız. Sporcu sayımız daha da yüksek olacak” dedi.

    Daha sonra Vali Yardımcısı Yunus Kalaycı ve törene katılan protokol üyeleri tarafından Basketbol Atış Yarışmasında derece giren öğrenciler ile 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı okul sporları İl birincilerine ödülleri verildi.

    Tören Amatör Futbol Spor Kulüplerine forma ve şort dağıtımının ardından yapılan Genç Erkekler Hentbol müsabakası ile sona erdi.

  • 3. İş Fikri Yarışması Ödül Töreni

    Gazi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından Halk Bankası ana sponsorluğunda ‘3. İş Fikri Yarışması’ ödül töreni düzenlendi.

    Gazi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından Halk Bankası ama sponsorluğuyla düzenlenen 3. İş Fikri Yarışması ödül törenine Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, Halk Bankası 2. Bölge Koordinatörü Metin Köstek ve üniversite akademisyenleri katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Büyükberber, “Ülkemizin inovasyonda geriye düşmesi bizi üzüyor. 2023 hedeflerine nasıl gideceğiz orasının da cevabını bilmiyorum açıkçası. Ama biz bir üniversiteye düşen neyse onu yapmamız gerekiyor. Buradaki projeleri, fikirleri küçük görmemek lazım, hepsi kendi arasında değerli” diye konuştu.

    Gazi Üniversitesi’nin son 3 yılda projelerinde ve patentlerinde geldiği noktayı anlatan Büyükberber, “Projelerimizde 7 kat artış var. Proje gelirlerimizde çok fazla artış var” dedi.

    Yarışmada ilk 3’e giren yarışmacılara para ödüllerinin yanı sıra Gazi Teknopark’ta ofis desteğinde bulunulacak.