Etiket: Töreni

  • Mercan Koleji’nde Şeb-i Arus töreni

    Mevlana Celaleddin Rumi’nin vuslatının 745’nci yılı nedeniyle Mercan Koleji‘nde Şeb-i Arus töreni düzenlendi.

    Mercan Koleji Özay Mercan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törene, Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özcan Mercan, yönetim kurulu üyeleri, öğretmenler, veliler, öğrenciler katıldı. Minik yüreklerin manevi hisleri zirveye çıkardığı programda, semazen, Kur’an-ı Kerim tilaveti, şiirler ve ilahi ve kasideler okundu.

    Geceye katılan davetliler barış, kardeşlik ve hoşgörünün sembolü Mevlana Celaleddin Rumi’yi, sevgi ve saygıyla andıklarını, bu özel geceyi yaşadıkları için çok mutlu ve huzur dolu olduklarını dile getirdi.

  • 2018 Kastamonu Türk Dünyası Kültür Başkenti kapanış töreni yapıldı

    Kastamonu, Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını Kırgızistan’ın Oş şehrine devretti. Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun, ‘2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti’ unvanını Kastamonu’nun layıkıyla ve hakkıyla taşıdığını söyledi.

    Kastamonu’da 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Resmi Kapanış programı Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Türkiye şehirlerinin mimari mirasının korunma derecesi hakkında araştırma yaptıklarını belirterek, mimari mirasın korunmasının çok önemli olduğunu kaydetti. Dursun, “Ama bu mimari miras yanında insani ve beşeri mirasın korunması, devam ettirilmesi çok önemli. Onun için bu şehrin mimarisi ya da ruhaniyetinin, bereketinin, kereminin de olmasını ısrarla vurguladım. Türk Dünyası Kültür Başkenti daha önceki Anadolu’muzun, bozkırımızın güzel şehri Eskişehir’e nasip olmuştu. Hoca Ahmed Yesevi’nin Türkistan’dan başlamak üzere bu sefer buraya nasip oldu. Kastamonu’nun manevi sahiplerinden biri olan Şeref’ül Mekan bulunanların şerefi orada bulunanlarla artar. Hepimizin büyük bir manevi haz ile huzuruna diz çöktüğümüz gelir gelmez ziyaret ettiğimiz Hz. Pir’imizi de buradan dua ile selamlıyorum” dedi.

    Türklerin dünya sahnesinde var olduğundan beri tarihin en önemli aktörlerinden olduğuna dikkat çeken Dursun, “Milattan öncesine dayanan varlıkları ile Türk Devletleri sevgi, hoşgörü, kardeşlik ve dayanışma erlik yiğitlik ve erenlik vasıflarıyla hep ön plana çıkmışlardır. Böylesine insani değerlere temel atan önemli çalışmaları hepimiz Türk Kültürü açısından çok önemsiyoruz. Bunu en önemli görev olarak üstleniyoruz. Bunun dışında kültür ve sanat değerlerimizi, kültür varlıklarımızı ve dilimizin yüceltilmesi için Türk dünyasının ortak aklı ve sözcüsü haline gelen TÜRKSOY, 25 yıldır bu amaca başarı ile hizmet etmektedir. Yine TÜRKSOY’un Türk ülkeleri arasında anlaşmayı sağlamak için özgürce gelişen Türk Dünyası Kültür Başkenti projesini ve kentlerin kültürel bir marka değeri kazanması açısından bu çalışmayı çok önemsiyoruz” diye konuştu.

    Kırgızistan’ın Oş şehrinin “2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti” olarak seçildiğini hatırlatan Dursun, “Türk kültürü önümüzdeki yıl Kırgızistan’ın Oş şehrinden yansımaya devam edecektir. Türk dünyası kültür başkenti sembolünü Oş şehri adına Kırgızistan Kültür Bakanı’na bugün teslim etmekten büyük mutluluk duyduk” şeklinde konuştu.

    “Türk Dünyası Kültür Başkentliği unvanımızı Oş şehrine devrediyoruz”

    Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz ise, geçen yıl Kazakistan’ın Türkistan şehrinden alınan Türk Dünyası Kültür Başkenti nöbetini bu akşam Kırgızistan’ın Oş şehrine gururla devrettiklerini ifade ederek, “Bir yıl içinde birçok Türk yazarını daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Türk dünyası ile kaynaştık, onları daha yakından tanıdık. Yüzyıllara dayanan büyük bir birikime sahip Kastamonu kültürünü ve turizm kaynaklarını anlatma fırsatı bulduk. Bu yıl bazı kazanımlar da elde ettik. Şeyh Şaban-ı Veli’yi Anma Etkinlikleri Kültür ve Turizm Bakanlığı resmi programına dahil edildi. İstiklal Yolu ‘milli park’ statüsüne kavuştu. Lezzet duraklarımız yemeklerimizi, yurt içi ve yurt dışında tanıttık. Kastamonu konakları çok daha fazla konuk ağırladı. Daha birçok kazanım elde edildi” ifadelerini kullandı.

    Kastamonu kültürünün ve turizminin hızla yükselmeye devam edeceğine işaret eden Vali Karadeniz, şöyle konuştu: “Yapım çalışmaları devam eden Yurduntepe Kayak Merkezi, 6 bin metrelik pisti ile önümüzdeki yıl kayakçıları bekliyor olacak. Bu yıl içerisinde coğrafi işaretli ürün sayımız 2’den 7’ye çıktı. Sırada yüze yakın ürün bekliyor”

    Kastamonu’nun kültürel unsurlarını içeren birçok yeni kitabın kitaplıklara kazandırıldığına dikkati çeken Vali Karadeniz, şunları kaydetti: “Daha önceden yazılmış bazı eserlerin yeni başkaları yapıldı. Kastamonu’nun 2030 tescilli yapısıyla, doğasıyla, yılın on iki ayı turizme sunulan kaynaklarını saymakla bitiremeyiz. Ama Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak bu yıl yeni bir rotaya girdik. Ve bu rotada Kastamonu kültürü ve turizmi hızla yükselerek devam edecektir”

    “Kastamonu’yu 2 milyon kişi ziyaret etti”

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş da, Hoca Ahmet Yesevi’nin aydınlattığı Kazakistan’ın kadim şehri Türkistan’dan aldıkları Türk Dünyası Kültür Başkenti bayrağını Şeyh Şaban-ı Veli’nin semalarına ışık saçtığı Osmanlı’nın kadim şehri Kastamonu’da dalgalandırdıklarını belirtti.

    Bir yıl boyunca Kastamonu’nun tanıtımının en iyi şekilde yapıldığını ifade eden Başkan Babaş, “Tüm çalışmaların neticesinde 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu’yu yaklaşık 2 milyon kişi ziyaret etmiştir. Bu rakam kısa sürede ne denli büyük bir çalışma yapıldığının da kanıtıdır, belgesidir” diye konuştu.

    Kastamonu’nun Anadolu Türk-İslam kültürünün önemli merkezlerinden birisi olduğunu vurgulayan Babaş, “Bu kültür; yörenin Türkler tarafından fethinden sonra beylikler, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde inşa edilen ve günümüze kadar gelen mimari eserler ile yer isimlerinin yanında halkın günlük yaşantısında etkili örf, adet ve geleneklerde de kendini göstermektedir” şeklinde konuştu.

    Babaş, “Sadece sivil mimari miras noktasında bin 300’ün üzerinde eser barındıran Kastamonu, Türkiye’nin en büyük konaklarının bulunduğu şehir unvanına sahiptir. 1800’ün üzerindeki taşınmaz kültür varlığıyla da dikkatleri üzerine çeken ilimizin her bir köşesinde ecdadın hatıraları bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Kastamonu Belediyesinin de bu yıl 150’inci kuruluşunu kutladığını hatırlatan Başkan Babaş, şunları söyledi: “Kastamonu; kalesi, saat kulesi, camileri, medreseleri, hanları, hamamları, bedestenleri, külliyeleri, geleneksel Türk evleri, Selçuklu ile Osmanlı mimarisinin en güzide örneklerinin yanı sıra zengin mutfağı ile de ülkemizin mücevher kentleri arasında yer almaktadır. Bu bağlamda ilimizin gastronomi alanındaki hedefi nettir. Bu hedef UNESCO Şehirler Ağı’na şehrimizin ismini yazdırmaktır. Yöresel mutfağında 812 çeşit ürünü bulunan Kastamonu’muza yakışan UNESCO Şehirler Ağı’nda yer almaktır. Öyle ki bugün Gastronomi Han Projemiz, Türkiye çapında bir projedir ve tamamen bu hedefe ulaşmamız adına ilimize hizmet verecektir”

    “Türk Dünyası Kültür Başkentliği, Kastamonu’nun tanıtımına katkı sağlamıştır”

    Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Düsen Kaseinov ise, Türk Dünyası Kültür Başkentliğinin Kastamonu’nun tanıtımına ve kültür turizmi potansiyelinin gelişmesine katkı sağladığını kaydetti.

    Ülkelerin tanıtımında kültürün önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Kaseinov, “Bir toplumun bir ülkenin tanıtımında kültür, sanat kadar etkili ikinci bir araç yoktur. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Kastamonu, sahip olduğu kültürel değerleri ile doğal güzellikleriyle manevi mirası ve lezzetli mutfağı ile Türk dünyasının kalbinde taht kurmuştur” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, “Kültür Başkenti” beraatını Bakan Yardımcısı Dursun ve Kastamonu Valisi Karadeniz’e, Kastamonu Belediye Başkanı Babaş da Türk Dünyası Kültür Başkenti sembolünü Oş Belediye Başkanı Taalaybek Sarıbaşev’e takdim etti. Programda Başkan Babaş, Bakan Yardımcısı Dursun ile Oş Belediye Başkanı Sarıbaşev’e Kastamonu’nun yöresel ürünlerinden oluşan hediye sepetinden takdim etti.

    Program, Türk dünyasından gelen dans gruplarının gösterileriyle sona erdi. Türk Dünyası ülkelerinin sunduğu dans gösterileri davetliler tarafından büyük beğeni topladı.

  • Kahramanmaraş’ta 28 güvenlik korucusu için yemin töreni

    Kahramanmaraş’ta eğitimlerini başarıyla tamamlayan 28 güvenlik korucusu yemin ederek göreve başladı.

    Onikişubat ve Dulkadiroğlu ilçelerinde görev alacak korucular, Suzan ve Abdulhakim Bilgili Halk Eğitim Merkezi salonunda düzenlenen törende masa üzerindeki Türk bayrağına ve silaha el basıp yemin etti. Güvenlik korucularına silahları protokol heyeti tarafından verildi.

    İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Numan Öksüz, törende yaptığı konuşmada, “28 güvenlik korucumuzun ant içme törenini büyük bir gururla izledik. Kahraman güvenlik korucularımız, andınız kutlu olsun. Bu görkemli tabloyu oluşturarak dosta güven, düşmana korku veren sizleri yüksek bir heyecan ve coşkuyla selamlayan evlatlarımız milletimizin gurur kaynağıdır. Güvenlik güçlerimize bu değerli gençleri kazandıran sizleri şükran duyguları ve saygıyla selamlıyorum. Evlatlarınızla, kardeşlerinizle, eşlerinizle ne kadar gurur duysanız azdır” diye konuştu.

  • Üsküdar’da Oğuzhan Camii temel atma töreni gerçekleştirildi

    Üsküdar Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilecek olan “Oğuzhan Camii Temel Atma Töreni” vatandaşların da katılımı ile gerçekleşti. Cami için ilk harç dualarla temele konuldu.

    Burhaniye Mahallesi’nde yapımı gerçekleştirilecek olan Oğuzhan Cami temel atma törenine Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Üsküdar İlçe Müftüsü Ali Çakmak, Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın ve hayırsever vatandaşlar katılım sağladı.

    Kur’an tilaveti ile başlayan temel atma töreninde konuşan Başkan Türkmen: “Bizler her şeyden önce inanan insanlarız. Allah izin verdiği müddetçe cami açmaya devam edeceğiz. Bilindiği üzere Üsküdarımız bir camiler şehri. Hem tarihi camilerimiz, hem de böyle yeni camilerimiz mevcut. Bu camilerimiz medeniyetimizin mührüdür. Tabii ki bu camilerimizi Üsküdar Belediyesi’nin önderliğinde Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz ve elbette ki hayırsever vatandaşlarımız ile birlikte yapıyoruz” diye konuştu.

    İlçe Müftüsü Çakmak’ta konuşmasında Üsküdar Belediyesi ve Başkan Türkmen’e Üsküdar’da camilere verilen değerden dolayı teşekkürlerini iletti. Konuşmaların ardından cami için ilk harç dualarla temele konuldu.

  • 2 bin kişinin katılımıyla barış töreni düzenlendi

    Bitlis’te bir kişinin ölümü ve 9 kişinin yaralandığı olay sonrası aralarında husumet oluşan Dağ ve Durmuş aileleri, düzenlenen törenle barıştı.

    Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı barış töreni, 100. Yıl Atatürk Ortaokulu Spor Salonunda gerçekleştirildi. Barış törenine Bitlis Valisi Oktay Çağatay, Vali Yardımcısı Tamer Kılıç, İl Emniyet Müdürü Yaman Ağırlar, Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Tezcan, bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, vatandaşlar ile Dağ ve Durmuş aileleri katıldılar. Kur’an-ı Kerim’in okunmasının ardından barış için devreye giren ve tarafları bir araya getiren Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Tezcan bir konuşma yaptı. Tezcan, kendisinin de husumetli ailelerden birine mensup olduğunu, yaşanan olayın barışla sona erdirilmesi için aile büyüklerine gösterdikleri çabadan dolayı teşekkür etti. Tezcan, “Biz akrabalar olarak toplanmamızın nedeni, memlekete huzursuzluk değil, huzuru sağlamaktır. Kendi aramızda devletimizle birlikte memlekette huzursuzluk çıkmasın diye gençlerimize sahip çıkıp, burada bir birimize sözler vermeliyiz” dedi.

    Törende, İl Müftüsü M. Faysal Geylani’nin kısa bir konuşma yapmasının ardından konuşan Bitlis Valisi Oktay Çağatay ise, göreve yeni gelmesine rağmen bu olayla ilgili bilgisinin olduğunu belirtti. Vali Çağatay, “Malumunuz yaklaşık bir ay önce buraya geldim. İstanbul’dan tayin olduğumu duyanlar beni ziyarete geldiklerinde bu olaydan bana bahsettiler. ‘Her iki ailenin bir araya geleceğini, o güzel günde sizleri de görmek isteriz’ dediler. Allah bana bunu nasip etti. Ben memleketin birçok yerinde görev yaptım. Bunu net olarak söyleyebilirim. İnsanın olduğu yerde her şey yaşanır. Yaşanmaması gereken her şey yaşanabiliyor. Gelince emniyet ve jandarma teşkilatımızdan ilin güvenliğine dair not alırken, asayiş noktasında memleketin en güzide ve müstesna yerlerinden birisinin Bitlis olduğunu öğrendim. Ne yazık ki burada acı olaylar yaşanmasına erken mani olunabilirmiş buna. Ama nasip olmamış. Kader böyle tecelli edip böyle gelişmiş. Bu devam etmesi anlamına gelmiyor. Çok şükür arkadaşlarımız araya girmişler. Aileler teveccüh göstermişler ve ne dinimizin ne de devletimizin hoş görmediği gibi işte husumeti devam ettirmemişler. Buna katılmış olmaktan çok mutlu oldum. Devletimiz ve dinimiz bunun devam etmemesini emrediyor. Bir daha bugünleri görmeyeceğiz. Bir sonuç alınmış. İnşallah, bu acılar bir daha yaşanmaz, başka vesilelerle bir araya geliriz. Daha güzel ve hayırlı işleri birlikte yaparız. Her iki aileyi tekrar tebrik ediyorum. Hayatını kaybeden vatandaşımızı rahmetle anıyorum. Bu acıların tekrar yaşanmamasını diliyorum”

    Konuşmaların ardından taraflar Kur’an-ı Kerim’in altından geçip, öpüşerek barıştılar.

    Eylül ayında yaşanan ve Umut Durmuş’un hayatını kaybettiği olayda 9 kişi de yaralanmıştı. Olayı gerçekleştirdikleri iddia edilen 4 kişinin halen tutuklu olduğu belirtildi.