Etiket: Toprağı

  • Olur İlçesinin taşı toprağı altın

    Olur İlçesinin taşı toprağı altın

    Erzurum’un Olur ilçesi Kaban Köyünde Maden Teknik Arama Genel müdürlüğü tarafından yaptırılan maden arama çalışmaları devam ediyor.

    Maden Teknik Arama Genel müdürlüğü maden arama sahasından Turkish Petroleum International Company (TPIC), tarafından 5 yıldır süren madencilik alanında arama, araştırma, analiz ve altyapı çalışmalarında 550 ile 650 metreden alınan örnekler Maden Teknik Arama Genel müdürlüğünde değerlendiriliyor.

    Kaban köyü Yatak mevkisinde yapılan sondaj çalışmalarının sonuçlarına göre bölgede bakır ağırlıklı Altın madeni var olduğu belirlendi.

    Kaban Köyü Muhtarı Kenan Özdemir, ‘’Köyümüzde 5 yıldır MTA nın başlatmış olduğu Altın madeni arama çalışmaları yaz kış demeden devam ediyor. İnşallah başarılı sonuç alırız ülke ekonomisine bölge ekonomisine katkı sağlayacağını umuyorum. Bundan dolayı Devletimize teşekkür ediyorum. Bu çalışmalar sonuçlandığında mahallemiz ülkemiz herkes bundan menfaatlenecektir’’ dedi.

    Turkish Petroleum International Company (TPIC), görevli makine operatör Yücel Öztürk ise ‘Çalışmalarımız yaz kış MTA bünyesinde devam ediyor kazasız sıkıntısız bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor’’ diye konuştu.

  • Bu köyün taşı toprağı altın

    Bu köyün taşı toprağı altın

    Erzurum’un Olur ilçesinde altın rezervi bulundu. 8 milyon metreküplük alanda cevherli kütle tespit edilen bölgede altın rezerv tespiti ise tonda dört gram olarak belirlendi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından onaylanan altın sahası Olur ilçesine bağlı Boğazgören köyü mevkiinde bulunuyor. Yaklaşık 10 yıllık çalışma sonrası altın rezervi işletme ruhsatının verilmesinin ardından mahalle sakinlerinin heyecanlı bekleyişi başladı. 120 kişinin yaşadığı 60 haneli Boğazgören köyünde işletmeciler bin 500 hektarlık alanda altın çıkarma hakkı elde ettiler. 8 milyon metreküplük alanda cevherli kütle bulunan bölgede altın rezerv tespiti ise tonda dört gram olarak belirlendi. Yıllık katma değerinin 400 milyon doları bulacağı tahmin edilen altın madeninde binlerce kişi istihdam edilecek. Altının işlenmesi ise siyanürle değil doğaya zarar vermeden gravite esasıyla gerçekleştirilecek.

    “Gurbetteki gençler köye geri dönsün”

    Altın madeni işletmesi kurulunca birçok kişiye iş kapısı olacağını ifade eden Mahalle Muhtarı Cafer Özçelik, “Öncelikle köyümüzden gurbette olan gençlerimizin köye geri dönmelerini istiyorum. Bu saatten sonra her şeyin çok güzel olacağını düşünüyorum. Mahallemizde altın madeni işletmesi kurulunca mahallemizdeki gençlere iş kapısı olacak, göç olmayacak. Mahallenin üst tarafındaki büyük dağ altın madeninin içerisinde bir ton toprakta 4 gram altın varmış” dedi.

    Mahalle sakinlerinden 73 yaşındaki Binali Akbulut, “50 yıl Ankara’da yaşadıktan sonra mahallemize geri döndüm. Mahalleme geldiğimde uğurlu bir haberle mutlu oldum. Köyümüzde altın madeni bulundu. Köyümüzün gençlerine iş kapısı açıldı. Büyük bir ümitle bakıyoruz bu işi. Cenab-ı Allah ülkemize, ilçemize, milletimize hayırlı uğurlu etsin. Çok sevinçliyiz” diye konuştu.

    Uzun yıllardır gurbette olduğunu belirten İlyas Karaçağıl da, “Ben uzun yıllar gurbette kaldım. Gençlerimiz altın madeni sayesinde gurbete gitmeyecekler, burada çalışıp burada emekli olacaklar. Bunu duyduk çok mutlu olduk” dedi.

    Mahalle sakinlerinden 34 yaşındaki Yasin Özçelik ise, “Yapılan araştırmalar sonucu altın madeni tespit edildi. Bu altın rezervi en kısa zamanda açılacaktır. Benim gibi genç arkadaşlarımız var, bölgede birçok gencimiz işsiz. Bu maden hepimize iş kapısı olacaktır” dedi.

  • Başkentte 25 ilçenin toprağı tohumla buluşuyor

    Başkentte 25 ilçenin toprağı tohumla buluşuyor

    Kırsal kalkınmayı canlandıracak çalışmalara imza atan Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan çiftçilere yem bitkisi tohumu (Macar fiğ) dağıtımına başladı. “Bizim en büyük projemiz de hayalimiz de Ankaralıyı zengin etmek” diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesapları üzerinden yerli üreticilere yeni destek projeleri olacağını da açıkladı. Akyurt, Kalecik ve Altındağlı çiftçilere yem bitkisi tohumları teslim edilirken, 8 Ekim’e kadar 25 ilçenin tamamında dağıtım yapılacak.

    25 ilçede dağıtılacak

    Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin ekonomisine katkı sağlayamayı amaçladıklarını belirten Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Fazıl Köremezli de, “Ankara’yı tarımın Başkent’i yapmak için çaba harcıyoruz. Hayvancılık yemi olarak kullanılan Macar Fiğin dağıtımına başladık. Ankara’nın 25 ilçesi için dağıtım organizasyonumuz var. 4 bin 219 çiftçimize 833 bin ton yem bitkisi tohumu dağıtacağız. Bereketli olmasını diliyorum” dedi.

    Macar fiğ tohumu dağıtımı Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından 25 ilçenin tamamında 8 Ekim tarihine kadar devam edecek.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’un Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’un Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik”

    MİT’in İstanbul Bölge Başkanlığı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ni ibadete açma sürecinde, İstanbul’un 1453’ten beri süren Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik” dedi.

    Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) İstanbul Bölge Başkanlığı Hizmet Binası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle hizmete açıldı.

    Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ocak ayında Ankara’da teşkilatımızın karargah binasının açılışını yapmıştık. Bugün de adeta onun bir izdüşümü olan İstanbul Bölge Başkanlığı Hizmet Binasını açıyoruz. MİT’in yeni binaları ve yeni atılımlarıyla devletine ve milletine sunduğu hizmetleri katbekat arttıracağına inanıyorum. Bilginin ve bilgiyi kullanmanın en etkili bir silaha dönüştüğü dönemde istihbaratın önemi daha da artmıştır. Tarihimizde istihbarat zafiyetinin ne büyük facialara yol açabileceğinin pek çok acı örneği vardır. Bunların en çarpıcısı ise Balkan savaşlarıdır. Balkanlardaki kimi topluluklar yıllarca savaşa saldırıya hazırlandıkları halde dönemin yöneticileri doğru bilgi ve idrakle bunu göremedikleri için tarihimizin en utanç verici yenilgisine uğradık. Ülkemizin bir süredir verdiği tarihi mücadelede ilk hedef alınan kurumun MİT olması tesadüfi değildir. İstihbaratı çökertilmemiş bir ülkenin işgali ya mümkün değildir ya da fevkalade ağır maliyetlidir. Türkiye en önemli milli kurumlarından biri olan Milli İstihbarat’ın ayakta kalması son dönemdeki imtihanlarından alnının akıyla çıkmıştır. Bu süreçte İstanbul, diğer özelliklerinin yanı sıra istihbarat konusundaki özel konumu ile öne çıkmıştır. Hiç şüphesiz İstanbul sadece Türkiye’nin değil dünyanın merkezi konumundadır. Burada attığımız her adım dünyanın ilgisini çekiyor. Stratejik öneme sahip olan İstanbul, bugün de aynı cazibesini sürdürüyor. Ecdadımız da İstanbul’a sahip olmanın hayalini kurmuş, bu uğurda büyük mücadeleler vermiştir. Bu hayal Fatih Sultan Mehmed Han’a nasip olmuştur. Fethin üzerinden asırlar geçmesine rağmen halen İstanbul’un Türk milletinin ve Müslümanların elinde olmasının kabullenilemediğini görüyoruz. Son olarak Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin ibadete açma sürecinde, İstanbul’un 1453’ten beri süren Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik” dedi.

    “İstanbul’da terör örgütlerinin eylem yapma kapasiteleri ciddi şekilde sınırlanmıştır”

    “İstanbul’u her anlamda geliştirdik, güzelleştirdik. Son dönemde attığımız her adımla İstanbul’a layık olmaya çalışıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz İstanbul’u finansın, ticaretin, eğitimin, kültürün merkezi olarak dünyanın en üst seviyelerine çıkarmaktır. Bu vizyonun bir boyutu da İstanbul’u dünyanın en güvenli şehri haline getirmektir. Bunun için diğer güvenlik kurumlarımızla birlikte istihbaratımıza da önemli görevler düşüyor. Nüfus bakımından Avrupa’nın 23 ülkesinden daha büyük olan İstanbul’umuza özellikle güvenliği sağlamak öyle kolay bir iş değil. Böyle bir şehrin istihbarat servislerinin faaliyetleri açısında cazibe merkezi olması kaçınılmazdır. Bu merkezimizle Ankara’dan sonra en önemli ikinci bir merkeze sahip olduk. Tüm teknik donanımlarıyla birlikte Ankara ve İstanbul bu süreçteki yükümüzü büyük oranda alacağı gibi, bütün faaliyetleri çok daha seri bir şekilde takip etmemizi sağlayacaktır. İç ve dış istihbarat ve koordinasyondan sorumlu olan MİT’in İstanbul’daki görevleri de bununla orantılı olarak ta giderek ağırlaşıyor. Teşkilatımız PKK, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C gibi örgütlerle mücadelenin yanında dış güvenlik, dış istihbarat ve dış istihbarata karşı koyma görevlerini de başarıyla yürütüyor. Teşkilatımızın diğer güvenlik kurumlarıyla yakın işbirliği neticesinde İstanbul’da terör örgütlerinin eylem yapma kapasiteleri ciddi şekilde sınırlanmıştır. FETÖ’cü hainlerin İstanbul’da gizlenme hayallerinin boşa çıkarılmasında istihbaratımız önemli görevler yürütmüştür” ifadelerine yer verdi.

    “PKK lider kadrosu adeta hareket edemez hale gelmiştir”

    Ülkemizin bir süredir verdiği tarihi mücadelelerde hedef alınan kurumların başında MİT’in gelmesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin son 4 yılda yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü operasyonlarda teşkilatımızın çok büyük katkıları vardır. DEAŞ başta olmak üzere, terör örgütleriyle götürdüğümüz etkin mücadele birçok devleti bizimle işbirliğine yöneltmiştir. Teşkilatımız yürüttüğü istihbarat diplomasisi ile 100’ü aşkın FETÖ’cünün ülkemize iadesini sağlamıştır. Aynı şekilde teşkilatımız FETÖ yapılanmasının deşifresi yanında, yurt dışındaki faaliyetlerinin engellenmesi için ciddi başarılar elde etmiştir. Kendine özgü çalışma yöntemleriyle PKK’nın tarihinin en büyük darbeleri almasında teşkilatımızın çok büyük emekleri vardır. MİT’in TSK ve Emniyet teşkilatı ile yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü ortak operasyonlar sayesinde PKK lider kadrosu adeta hareket edemez hale gelmiştir” diye konuştu.

    “Her alanda olduğu gibi istihbaratta da zoru başardık”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Özellikle Suriye’de teröristlerin sınırımızdan temizlenmesi, güvenli bölgeler oluşturulması, hareket alanlarında ordumuza destek sağlanması gibi pek çok görev teşkilatımızca eksiksiz ifa edilmiştir. Libya’da da Darbeci Hafter’in ilerleyişinin durdurulmasında MİT’in sağladığı istihbari ve operasyonel destek oyun değiştirici güce sahiptir. Türkiye’nin çıkarları nerede vaziyet alınmasını gerektiriyorsa, MİT orada hemen faaliyetlerini yoğunlaştırmaktadır. Diğer çalışmalarımızı da daha güçlü şekilde yürütebiliyoruz. Her alanda olduğu gibi istihbaratta da zoru başardık.”

    “İstihbaratı olmayan bir devlet yok olmaya mahkumdur”

    “2023 hedeflerimiz doğrultusunda yeni yetenekler kazanmaya odaklanan MİT’in teknolojik kapasitesini artırdık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptığımız yatırımlar sayesinde teşkilatımız İHA, SİHA, istihbarat gemisi, istihbarat uçağı gibi pek çok teknik özelliğe kavuşarak görülmeyeni görünür yolunda mesafe aldı. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda verdiğimiz tarihi mücadelede istihbarat bizim kilit silahımızdır. İstihbaratı olmayan devlet istihbaratı olmayan bir millet yok olmaya mahkumdur. Sürekli değişen ve dengeleri yeni tehdit alanını analiz etme için teşkilatımıza her türlü desteği vermeye sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Buz tutan toprağı lastik yakarak kazdılar

    Buz tutan toprağı lastik yakarak kazdılar

    Erzurum’da su arızasını tamir etmek isteyen vatandaşlar, buz tutan toprağı lastik yakıp ısıtarak kazabildiler.

    Erzurum’un Tekman ilçesine bağlı Mollamehmet Mahallesi’nde bir vatandaşın evine giden su borusunda meydana gelen arızayı gidermek isteyen mahalleli, kepçelerle toprağı kazmak istedi. Sıcaklığın sıfırın altında 20 dereceyi bulduğu mahallede buz tutan toprağı iş makineleri bütün uğraşlara rağmen kazamadı. Bunun üzerine iş makinesi operatörü toprağın üzerinde lastik yakarak toprağı ısıttı. Buzların erimesinin ardından iş makinesi toprağı kazabildi.