Etiket: Toplumsal

  • “Uzlaşma” Toplumsal Barışa Da Katkı Sağlıyor

    Adana’da ceza adalet sistemini cezalandırıcı bir süreçten işbirliğine dayalı bir sürece dönüştürmeyi amaçlayan uzlaşma kurumunun etkinliğinin attırılması amacıyla seminer düzenlendi. Seminerde, mağdurun zararlarının karşılanmasını öngören uzlaşmanın taraflar arasında sağlanacak anlaşma ile toplumsal barışa da katkı sağladığı vurgulandı.

    Türkiye Adalet Akademisi tarafından Adana ve çevre adliyelerinde görev yapan hakim ve cumhuriyet savcılarına yönelik düzenlenen ’Uzlaşma Kurumunun Etkinliğinin Arttırılması’ hizmet içi eğitim semineri 3 gün sürdü. Seminerde konuşan Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, yargıdaki iş yükünün azaltılması konusunda Bakanlık olarak çalışmaların devam ettiğini söyledi.

    “MAHKEMEYE GİTMEDEN ÇÖZÜLEBİLECEK İŞLER VAR”

    Bu kapsamda uzlaşma ve arabuluculuğun yaygınlaştırılmasını amaçladıklarını belirten Müsteşar Kenan İpek, “Bir kısım işleri yargıya, adliyeye gelmeden önce, bir kısmını da adliyeye geldikten sonra mahkemeye gitmeden çözülebilir olarak görüyoruz. Uzlaşma kurumu da buna katkı sağlayan unsurlardan biri. Bakanlığımız bünyesinde kurulacak bir daire başkanlığı ile daha iyi takip edilebilecek. Bununla birlikte arabuluculuk uygulamasına da çok önem veriyoruz. Bu konuda iş dünyası ile de çalışmalar yaptık. Yargılama yapmadan bu ihtilafların çözülmüş olması, hem tarafların hem de yargı teşkilatı ve devletimizin lehine olacak” dedi.

    “HEM TARAFLAR KAZANACAK HEM DE İŞ YÜKÜ AZALACAK”

    Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Aytekin Sakarya ise, 21. yüzyıl adalet sisteminde ceza adaleti yerine getirilirken mağdurun tatmin edilmesinin ön plana çıktığını kaydetti. Suça karşı sadece ceza yaptırımının yeterli olmadığını, mağdurun zararının giderilmesinin de en başta gelen amaç sayıldığını kaydeden Sakarya, “Ceza adaletinin hedefleri arasında fail ve mağdur arasındaki meydana gelen çekişmeyi çözmek, böylece hem adaleti sağlamak hem de mağduru tatmin etmek bulunmaktadır. Uzlaşma ile mağdurun zararının kısa sürede giderilmesi, hem taraflar arasındaki hem de toplumsal barışa katkı sağlayacak, mahkemelerin iş yükünü de azaltacaktır” diye konuştu.

    MAĞDUR KORUNUYOR, SUÇLU TOPLUMA KAZANDIRILIYOR

    Uzlaştırmacıların hukuk eğitimi almış kişiler arasından seçildiğini kaydeden Sakarya, bu nedenle uzlaştırma ve onarıcı adalet kavramlarının hukuk fakültelerinde zorunlu ders olarak okutulması tavsiyesinde bulundu. Uygulayıcıların sistemi tanıyarak sonuçlara inanması gerektiğini kaydeden Aytekin Sakarya, Adana, Antalya, Samsun, İzmir ve Aksaray’daki adliyelerde uzlaşmaya gönderilen dosyaların yüzde 55 ile 70 arasında uzlaşma sağlandığını sözlerine ekledi.

    Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da, ceza adaletine yeni bir bakış açısı getiren uzlaşmanın mağdurların haklarının korunmasının yanı sıra suç faillerinin de ceza vermek yerine topluma kazandırılmasını sağladığını söyledi.

    HSYK 1. Daire Üyesi Mehmet Durgun ile çok sayıda Adalet Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin katıldığı seminerde, uzlaşma kurumunun etkinliğinin attırılması için mevcut mevzuat kapsamında neler yapılabileceği, kanun tasarısındaki uzlaştırma sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunularak, tespit edilen sorunlara ilişkin çözüm önerileri değerlendirildi.

  • Çetin’den Toplumsal Barış Çağrısı

    Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, Türkiye’yi yönetenlerin, özellikle siyasi iradenin, ne yapıp edip terörü durdurması gerektiğini ifade ederek, “Önümüzü göremiyoruz. Yarın ne yaşanacağını hiç kimse bilmiyor. Bu olayların ne zaman son bulacağı hakkında kimse bir şey bilmiyor. Bu da bizim yüreğimizi kanatıyor” dedi.

    Göreve geldiği günden bu yana, her hafta Cuma günü ‘Halk Günü’ toplantısı gerçekleştiren ve halkla buluşan Başkan Soner Çetin, toplantıdaki konuşmasında, ülkenin içinde bulunduğu durumu değerlendirerek, ölümlerin son bulması ve terör olaylarının sona ermesi için toplumsal barış çağrısında bulundu.

    Terör olaylarının her geçen gün can almaya devam ettiğini belirten Başkan Çetin, “Artık toplum da yoruldu, biz de yorulduk. Devleti yönetenlerin, siyasi iradenin, ne yapıp edip, bu terörü, bu ateşi, anaların ağlamasını durdurması lazım. Kötü olan ise terör olayları nedeniyle önümüzü göremiyoruz, ne olacağını bilen hiç kimse yok. Yarın ne yaşanacağını hiç kimse bilmiyor. ‘Şu sürede, şu olacak’ diyebilen hiç kimse yok. Bu da, tabi ki yüreğimizi kanatıyor.

    Türkiye’deki toplumsal barış ve kardeşlik duygularını ön plana çıkarmamız gerekiyor” diye konuştu.

    TÜRKİYE’YE VE DÜNYAYA ÖRNEK MESAJ

    Toplumsal barış, birlik ve beraberlik konusunda, geçtiğimiz hafta Çukurova Belediyesi öncülüğünde toplanan hemşehri dernekleri toplantısını örnek gösteren Başkan Soner Çetin, şunları dile getirdi:

    “Hemşehri dernekleriyle yaptığımız toplantının asıl amacı, bu derneklerimizin kendi memleketlerine ait kültürlerini ve yöresel ürünlerini tanıtmaları için panayır havasında etkinlikler düzenlenmesini konuşmak, farklı kültürleri buluşturmaktı. Ancak, Trabzonlular Derneği başkanı çok güzel bir konuşma yaptı. Herkesin el ele tutuşmasını ve birlik, beraberlik mesajı vermesini istedi. Orada bulunan herkes, el ele tutuşarak, ellerini havaya kaldırdı. O görüntü, dünyaya, Türkiye’ye örnek olacak bir mesajdı. Bu günlerde, birlik ve beraberlik duygularını yansıtması açısından çok önemliydi. Buradan bir kez daha, bu vatan için şehit olan askerlerimizin, polislerimizin, ne olursa olsun, kim olursa olsun herkesi rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Terörde kurban verdiğimiz canlarımız, hepsinin ailesine bir kez daha başsağlığı diliyorum. İnşallah bugünler de geçer diyorum.”

    “TEMİZ MAHALLE YARIŞMASI YAPMALIYIZ”

    Beyazevler Mahallesi’nde ilki gerçekleştirilen ve geçtiğimiz hafta Toros Mahallesi’nde devam eden ‘Bahar Temizliği’ etkinliğine de değinen Başkan Çetin, temizlik çalışmalarında giydiği personel kıyafeti nedeniyle bir takım haksız eleştirilerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Eleştirilerin haksızlığını vurgulayan Başkan Çetin, şöyle devam etti:

    “Ben orada giydiğimiz personel kıyafeti ve elime aldığım süpürge ile birilerine mesaj veriyorum. Ben başkan olarak, o sokaklarda izmarit süpürüyorsam, süpürgeyi elime alıp, sokaklarını temizleyebiliyorsam, bunu herkes yapabilir. İşte ben bu mesajı veriyorum. Aynı zamanda, katıldığım etkinlikle, personelimizin ne kadar zor bir işi başardığını bizzat yaşayarak görüyorum. Mahallelerimizi hep birlikte temiz tutacağız. Temizlemesi bizden, temiz tutması sizden. Aslında bunu sağlamak için ‘En temiz mahalle’ yarışması başlatmalıyız. Belki o zaman Türkiye’nin en temiz ilçesi olan Çukurovamız daha temiz kalabilir.”

  • Sivas’ta Öğrenciler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Konusunda Bilinçlendirilecek

    Trabzon, İzmir ve Şanlıurfa’dan sonra Sivas’taki öğrenciler, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlendirilecek.

    Eğitim sisteminin tüm bileşenlerine, toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını yerleştirmeyi amaçlayan Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Geliştirme Projesi‘nin (ETCEP), yerel toplumsal seferberlik faaliyetleri, pilot illerden Sivas ile devam edecek. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan, öğrenciler, öğretmenler ve öğrencilerin ailelerini de kapsayan proje çerçevesinde, 4-8 Nisan 2016 tarihleri arasında Sivas’taki 4 pilot okulda, bin 200’den fazla öğrenci ile çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Düzenlenecek seminerlerle pilot okullardaki öğrencilerin ebeveynlerinin de toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki farkındalığının artırılması hedefleniyor.

    ANAOKULU ÖĞRENCİLERİ MESLEK SEÇİMİNDE EŞİTLİĞİ ÖĞRENİYOR

    Yerel Toplumsal Seferberlik Kampanyası kapsamında, Sivas’taki Halide Edip Adıvar Anaokulu, Mevlana Ortaokulu, Mimar Sinan İlkokulu ile Sivas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Öğrenciler, projede yer alan gönüllü öğretmenlerle, “Mesleğin cinsiyeti olur mu?”, “Dilimizin cinsiyeti var mı?” gibi etkinliklere ve oyunlara katılacak. Ayrıca kampanya kapsamında ilk kez bir pilot anaokulunda minik öğrencilerin çeşitli oyunlar eşliğinde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık sahibi olmasını sağlamak üzere etkinlikler gerçekleştirilecek.

    BİNİ AŞKIN ÖĞRENCİ ETKİNLİKLERE KATILACAK

    Sivas’taki okul temelli toplumsal cinsiyet eşitliği kampanyası kapsamında yaklaşık 100’ü anaokulu öğrencisi olmak üzere her eğitim seviyesinden binden fazla öğrencinin de benzer etkinliklerle bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca Sivas’taki pilot okullarda eğitim veren 64 gönüllü öğretmene de kampanya öncesi toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hazırlık semineri verilecek ve yaratıcı drama çalışmaları gerçekleştirilecek.

    MEB’İN KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLECEK

    Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülmekte olan, Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi, bu alandaki ilk uygulama örneği olması açısından dikkat çekiyor.

    Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve toplumsal cinsiyete dayalı yaklaşımın eğitim sisteminin tamamında benimsenmesi konusunda Millî Eğitim Bakanlığı’nın kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Kapasite güçlendirme çalışmaları, eğitim sisteminde toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesini yaygınlaştırmak ve uygulamak için eğitim politikaları ve mevzuatın, öğretim programları ve ders kitaplarının cinsiyet eşitliği açısından yeniden gözden geçirilmesi amacını taşıyor.

    NİHAİ HEDEF 60 BİN ÖĞRETMEN

    Projenin önemli faaliyetlerinden birini ise Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sertifika Programı oluşturuyor. Öğretmenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlılığının arttırılması için gerekli becerileri kazanmalarını amaçlayan sertifika programı dahilinde her proje ilinde eğitici eğitimleri düzenlenerek her ilde 20 eğitimci olmak üzere 200 eğiticinin eğitimine devam ediliyor. Eğitim verilen 200 eğitici aracılığı ile 500 maarif müfettişi, 120 okul müdürü, 400 öğretmen eğitilecek. Birer günlük okul temelli eğitimlerle 4 bin öğretmen ve yaygınlaşan etkisi ile 60 bin öğretmenin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilgilendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca toplam 600 kadın öğretmen ve idareciye yönelik olarak, liderlik becerilerini geliştirmek, girişimciliklerini teşvik etmek amacıyla liderlik ve girişimcilik eğitimleri düzenleniyor.

  • Vali Ayyıldız: “Üniversitemiz Çok Önemli Bir Toplumsal Katkı Sağladı”

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından projelendirilen ‘Aydın Basını Gazeteci Eğitim Çalıştayı’ için proje paydaşları, Vali Erol Ayyıldız’ı makamında ziyaret etti.

    Ziyarette Proje Yürütücüsü ADÜ Genel Sekreteri Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aslan’ın yanı sıra Basın ve Halkla İlişkiler Müdür Vekili Arş. Gör. Ali Emre Dingil, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Gazetecilik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hicabi Aslan, Basın İlan Kurumu Aydın Şube Müdürü Özgür Topaloğlu, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener ve Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Aydın hazır bulundu.

    Vali Erol Ayyıldız, gerçekleşen projeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, gazeteciliğin özel ve önemli bir meslek olduğunu vurguladı. Toplumun haber alma hakkının yetkin çalışanlar vasıtasıyla topluma duyurulmasının önemine dikkat çeken Vali Erol Ayyıldız, böyle önemli bir projeyi gerçekleştirdiği için ADÜ’nün çok önemli bir toplumsal katkı sağladığını belirtti.

    “EĞİTİMLERE ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE DE DEVAM EDECEĞİZ”

    Göreve geldikleri dönemden itibaren Aydın basını ile yakın iletişim içinde olduklarını ifade eden Proje Yürütücüsü ADÜ Genel Sekreteri Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aslan, üniversitelerin sadece eğitim veren kurumlar olmadığını, toplumsal gelişiminde lokomotifi olduğunu söyledi. İletişim Fakültesi’nin önemli bir sorumluluğunu yerine getirdiğini belirten Aslan, “Biz, kurum olarak toplumsal sorumluluk anlamında üzerimize düşeni gerçekleştirdik. Aydın basını da büyük ölçüde eğitimlere katılarak bu konudaki hassasiyetini gösterdi. Eğitimlere önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz” dedi.

  • Arabuluculuk Toplumsal Barışa Hizmet Ediyor

    Uyuşmazlıklarda taraflara, mahkemeye gitmeden ekonomik, hızlı, gizli ve gönüllü çözüm sunan Arabuluculuk Merkezi, pilot il olan Mersin’de 9 ay gibi kısa bir sürede başarıya ulaştı. Mersin Arabuluculuk Merkezi’ne bugüne kadar 2 bin 500 bilgi amaçlı başvuru yapılırken, resmi başvuru sayısı 235’e, mahkemelerden yönlendirilenlerin sayısı da 48’e ulaştı.

    Adalet Bakanlığı ve Avrupa Konseyi’nin birlikte yürüttüğü ’Hukuk Uyuşmazlığında Arabuluculuğun Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında, pilot il olarak seçilen Mersin, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kayseri’de hayata geçirilen Arabuluculuk Merkezleri, vatandaşları hukuki uyuşmazlıklarında yıllarca mahkeme kapılarında bekleme ve yüksek miktarlarda paralar ödeme sıkıntılarından kurtarmaya başladı. Basit bir işçi-işveren alacağı, nafaka alacakları, tüketici-esnaf uyuşmazlıklarında, binlerce dava dosyasının biriktiği mahkemelerde uzun yıllar sonuç bekleyen ve yıpranan taraflar, artık Arabuluculuk Merkezleri’nde kısa sürede ve çok düşük rakamlarla sorunlarını çözerek, tokalaşıp ayrılıyor. Mersin’de de vatandaşlar artık Arabuluculuk Merkezi’ni benimsemeye ve çözümü arabulucu bir avukat eşliğinde kendileri üretmeye başladı.

    İKİ YILDIR ÇÖZÜLEMEYEN HUSUMET İKİ SAATTE ÇÖZÜLDÜ

    Bu çerçevede, son olarak 2014 yılından bu yana aralarında tarla tecavüzü ve sınır ihlali nedeniyle hukuki anlaşmazlık bulunan iki tarla komşusu, bir türlü çözülemeyen husumeti iki saatte çözerek anlaştı. Taraflar, mahkemenin yönlendirmesiyle başvurdukları Mersin Arabuluculuk Merkezi’nde sorunlarını, çaylı pastalı iki oturumda ve iki saat içinde çözüp Arabuluculuk Anlaşması imzaladı. Aynı zamanda Mersin Arabulucular Derneği Başkanı olan Avukat Nuriye Bilgin’in arabuluculuğunda anlaşma imzalayan taraflardan Mustafa Temiz (64), imzaların atılmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, arabulucuya gelmelerinin çok iyi olduğunu belirterek, “Bir tarla anlaşmazlığımız vardı. Bilmeden komşumun tarlasına sınır ihlali yapmışım. Anlaşalım dedik ama bir türlü kendi aramızda anlaşamadık. Sonuçta karşı tarafın mahkemeye vermesi ve mahkemenin yönlendirmesiyle böyle bir arabulucuya başvurduk. Çok da iyi oldu. Hakim karşısında böyle arzumuzu, isteğimizi detaylı anlatamıyoruz, çekiniyoruz. Ama burada daha rahat bir ortamda, daha kalıcı çözüm için her şeyi söyleyebildik. Kendimize uygun oldu. Masraflarımız en azından sıfırlandı. Arabulucumuz da sağ olsun bize yardımcı oldu ve zararlarımızı aşağıya çekerek bu anlaşmayı sağladı. Teşekkür ediyorum” dedi.

    “TARAFLAR ÇÖZÜMÜ KENDİLERİ ÜRETTİ VE HEM 10 KATI ÖDEMEDEN KURTULDU HEM MUTLU AYRILDI”

    Mersin Arabulucular Derneği Başkanı Avukat Nuriye Bilgin de söz konusu arabuluculuk anlaşmasına ilişkin bilgi verdi. Bilgin, “Bu anlaşmazlıkla ilgili taraflar mahkemeden teşvikle geldiler. Mahkeme onları pilot uygulamadan dolayı Arabuluculuk Merkezi’ne yönlendirdi. Taraflar da arabulucu seçtiler ve uyuşmazlıklarını çözdüler. Yapılan bu arabuluculuk anlaşmasında, taraflar belki burada bir yıl içerisinde iki defa keşif göreceklerdi, iki defa raporlar gelecekti, bir taraf memnun kalacaktı, diğer taraf bundan memnun kalmayacaktı, bir karar gelse sonuçta iki tarafı da memnun eden bir karar olmayacaktı. Ayrıca 10 katı bir ödeme şeklinde çıkabilecekti. Burada taraflar çok cüzi bir rakamla uyuşmazlıklarını sona erdirdi ve ikisi de sınır komşusuydu. Dolayısıyla çözümü kendileri de ürettiği için temelinde yatan bütün sorunlar da çözülmüş oldu. Yüz yüze bakacaklar nihayetinde. Fakat mahkeme tarafların yerine karar vermiş olsaydı, mutlaka bir taraf memnun ayrılmayacaktı. O anlamda arabuluculuk gerçekten toplumsal barışa hizmet eden bir sistem ve dolayısıyla taraflar burada anlaşmayı yaparak gayet mutlu ve husumetleri son bulmuş şekilde ayrılıyorlar” diye konuştu.

    “ARABULUCULUK MERKEZİ TOPLUMSAM BARIŞA HİZMET EDİYOR”

    Mersin Arabuluculuk Merkezi hakkında da bilgi veren Bilgin, Mersin’in bu kapsamda pilot seçilen 6 ilden biri olduğunu söyledi. Mersin Adliyesi bünyesinde kurulan Mersin Arabuluculuk Merkezi’nin 10 Haziran 2015’te kurulan Türkiye’nin ilk Arabuluculuk Merkezi olduğunu belirten Bilgin, “Bu merkez yaklaşık 9 aydır faaliyette. Merkezimize resmi ve gayri resmi birçok başvuru oldu. Mahkemelerden gelen başvuruları da merkezimizde değerlendiriyoruz. Taraflar arabulucuya gitmek istediklerinde arabulucu seçiyorlar. Dolayısıyla arabulucuya giden taraflar çözümünü kendileri ürettikleri için çok memnun bir şekilde ayrılıyorlar. Arabuluculuk Merkezi bu anlamda Mersin halkına, daha doğrusu temelinde toplumsal barışa hizmet ediyor. Çünkü taraflar uyuşmazlıklarını daha kısa sürede, daha ekonomik ve psikolojileri de daha rahat bir şekilde çözmüş oluyorlar” ifadelerini kullandı.

    Vatandaşların, mahkemelerin yönlendirmesi dışında direkt merkeze başvurarak, işçi ve işveren arasında alacak uyuşmazlığı, aile uyuşmazlığındaki nafaka alacağı veya kira sözleşmesinde kira alacağı gibi uyuşmazlıklarda arabulucu isteyebildiklerini anlatan Bilgin, Mersin Arabulucular Derneği üyelerinin gönüllü bilgilendirme yaptıklarını kaydetti. Vatandaşın daha sonra bir arabulucu seçtiğini dile getiren Bilgin, şöyle devam etti:

    “Taraflar ve arabulucu bir masada bir araya geliyor. Taraflar orada kendi husumetleriyle ilgili tartışıp, konuşarak bir çözüm üretiyorlar. Tarafların ürettikleri çözümü arabulucumuz bir anlaşma metni halinde düzenliyor. Bu esnada arabulucunun da asgari ücret tarifesindeki bir ücreti var. Dolayısıyla taraflar arabuluculuk anlaşmasını yaparak hem cüzi bir ücret ödemiş oluyorlar hem husumetlerini çözmüş oluyorlar hem de dost bir şekilde burada helalleşerek ayrılmış oluyorlar. Yargı da bu anlamda yükünü hafifletmiş oluyor, vatandaş memnun ayrılmış oluyor, arabulucularımız da toplumsal barışa hizmet etmenin mutluluğunu yaşamış oluyor” şeklinde konuştu.

    “HAZİRAN AYINDA ZORUNLU OLACAK”

    Arabulucuların 5 yıllık kıdeme sahip avukatlar arasından seçildiğine işaret eden Bilgin, şöyle devam etti: “Zaten Haziran ayında arabuluculuk zorunlu gelecek, özellikle iş ve işçi uyuşmazlıkları, işçi-işveren alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda Haziran ayında zorunluluk gelecek. Bu anlamda hükümetin Acil Eylem Planı içerisinde yer aldı ve bütçesi de kabul edildi. İlk üç saate kadar çözümü üretirlerse arabulucu ücretini devlet ödeyecek. Şayet çözüm sağlanamazsa işçinin dava yolu baki kalacak ve davası devam edecek.”

    “TÜRKİYE’NİN İLK ARABULUCULUK MERKEZİ OLAN MERSİN İLK BEŞTE”

    Mersin Arabuluculuk Merkezi’nin Türkiye’nin ilk arabuluculuk merkezi olduğunu vurgulayan Bilgin, Mersin’de şu ana kadar resmi ve gayri resmi olmak üzere 2 bin 500’ün üzerinde kişinin merkeze başvurarak bilgi aldığını ifade etti. Mersin’in Türkiye’nin en iyi merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Bilgin, şu bilgileri verdi:

    “Şu anda merkeze yapılan toplam resmi başvuru sayısı 235. Merkeze mahkemelerden yönlendirilen başvuru sayısı ise 48. Bu başvuruların büyük bölümü olumlu sonuçlandı. Bir bölümünün görüşmeleri halen devam ediyor. Mahkemeden teşvikle gelen uyuşmazlıklar Arabuluculuk Merkezi’nde gayet güzel çözülüyor. Şu an Türkiye’nin en iyi çalışan merkezi Mersin Arabuluculuk Merkezi. Merkez içerisinde çözümü en fazla olan Mersin ama dışarıdan çözüm üreten diğer merkezler içerisinde ilk beşteyiz.”

    “GELİN MENFAATİNİZE EN UYGUN ÇÖZÜMÜ BİRLİKTE ÜRETELİM”

    Avukatların ilgisinin de giderek arttığına dikkat çeken Bilgin, arabulucu olmak isteyen avukatların yoğun talepleri olduğunu, bu çerçevede de eğitim verdiklerini söyledi. Vatandaşlara çağrı yapan Bilgin, “En kötü sulh, en iyi davadan daha iyidir diyoruz, öncelik bu. Kimin haklı olduğuna karar vermeyelim, gelin menfaatinize en uygun çözümü birlikte üretelim. Bu da bizim sloganımız. Biz, Mersin halkına ve toplumsal barışa hizmet sunmak için çok gayretli ve özverili çalışıyoruz” dedi.