Etiket: Toplumsal

  • NEÜ’de toplumsal cinsiyet okumaları semineri

    Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ve Selçuklu Belediyesinin düzenlediği Yazar Nazife Şişman’ın konuşmacı olduğu ’Bir Başka Açıdan Toplumsal Cinsiyet Okumaları’ semineri gerçekleştirildi.

    NEÜ Uygulamalı Bilimler Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen seminerde Yazar Nazife Şişman, toplumsal cinsiyet tartışmalarının kadın üzerinden devam ettiğine dikkat çekti. Dünyadaki hızlı değişim ve dönüşümden en fazla kadınların etkilendiğini anlatan Şişman, eşitlik, özgürlük, adalet, baskı, sömürü ve şiddetin de kadınlar üzerinden tartışıldığını ifade etti. Bu tartışmaların siyasetin ve iktisadın merkezinde yer aldığını belirten Şişman, günümüzde yeni bir sorunla insanlığın karşı karşıya olduğunu anlatarak, “Cinsiyetten bahsedemeyeceğimiz bir çağa gelmiş durumdayız” dedi.

    İnsanlığın bugün yeni bir sorunla karşı karşıya olduğu için geçmiş yüzyıllardaki “Kadın çalışmalı mı çalışmamalı mı?” gibi soru ve sorunların günümüzde cevaplanmasına imkan olmadığını kaydeden Şişman, cinsiyetler arası ilişki denilen meselenin çerçevesinin çok geniş olduğunu ve dar alanda bu konu ile ilgili konuşulamayacağını ve kavramların güncellenmesinin elzem olduğunu vurguladı. Program soru-cevap bölünün ardından sona erdi.

  • Eğitim ve iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliği tartışılacak

    İstanbul Bilgi Üniversitesi, Londra Üniversitesi’nin dünya çapında yürüttüğü ‘Öncü Kadınlar Kampanyası’na katılarak, eğitim ve iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunu tartışacak.

    İş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitsizliği Bilgi Üniversitesi’nde tartışılacak. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre ilk kez 150 yıl önce kadınların üniversiteye kabul edilmesinin öncülüğünü yapan Londra Üniversitesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusuna dikkat çekmek, üniversitelerin bu konuda sorumluluk almalarını sağlamak ve tüm dünyadan üniversitelerin katılımıyla eğitim ve iş dünyasında kadınların maruz kaldığı eşitsizlikleri tartışmaya açmak için dünya genelinde bir kampanya düzenliyor. Türkiye’de önemli gündem maddelerinden biri olduğu belirtilen bu alana katkıda bulunmak amacıyla düzenlenecek etkinlikte, üniversitelerde oluşturulacak yol haritaları için ilk adımlar tartışılacak. Yükseköğretimde ve çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunu gündeme getiren ‘Öncü Kadınlar Kampanyası’, kadınların gelecek nesillerde hem eğitim hem de iş hayatında daha aktif rol almasını sağlamayı hedefliyor.

    Açıklamaya göre İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye’de de can alıcı sorunlardan biri olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin azaltılmasına yönelik çalışmalara katkıda bulunmayı amaçlayarak bu kampanyada yer alacak. 4 Ekim Perşembe günü santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenecek ’İş Dünyasında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri’ başlıklı konferans ile kampanyanın ilk adımı atılacak.

    Konferans, Ernst & Young Türkiye Denetim Hizmetleri Bölüm Başkanı Dilek Çilingir Köstem’in “Türkiye’de kadınlar iş dünyasının neresinde?” başlıklı konuşmasıyla başlayacak. Konferans kapsamında düzenlenecek “Eşit miyiz?” başlıklı panelde ise İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Itır Erhart, Doç Dr. Başak Uçanok Tan ve Doç Dr. Yelda Yücel Türkiye’de çalışan kadın temsilleri, iş hayatında eşitlik, istihdam ve meslek seçimi konularını masaya yatıracak.

  • Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Folkloru Balıkesir’de araştırılıyor

    Balıkesir’de kadınların merkezinde olduğu gelenekler, “Toplumsal Cinsiyetin İnşası ve Kadın Folkloru: Balıkesir Örneği” başlıklı projeyle üniversite öğretim üyeleri tarafından araştırılıyor.

    Balıkesir’de ‘Toplumsal Cinsiyetin İnşası ve Kadın Folkloru: Balıkesir Örneği’ adlı projeyle 56 yerleşim merkezinde incelemeler yapıldı. Araştırmalar sırasında araçların çıkmadığı mekanlara eşeklerin üzerinde ulaşıldı.

    TÜBİTAK desteğiyle “Toplumsal Cinsiyetin İnşası ve Kadın Folkloru: Balıkesir Örneği” başlıklı projenin saha araştırmaları devam ediyor. Proje kapsamında Balıkesir’in sosyo-kültürel çeşitliliğini ifade edecek biçimde örnekler olarak seçilen 56 farklı yerleşim biriminde toplumsal cinsiyetin şekillenmesinde etkili olan geleneksel-kültürel süreçler, kadınların merkezde olduğu folklorik ürünler derinlemesine incelenerek geleneksel yapıdaki kadın algısı ortaya konulmuş olacak. 2017’de başlayan projenin 2019 Mart ayına kadar devam edeceği öğrenildi.

    TÜBİTAK destekli saha araştırması, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Ali Yolcu, Marmara Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Aça ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyesi Dr. Mustafa Aça tarafından yapıldı.

  • TÜSİAD: “Şimdi toplumsal uzlaşma içinde reform zamanı”

    TÜSİAD tarafından 24 Haziran seçimlerine ilişkin yayınlanan açıklamada, “Seçim sonuçları ülkemize hayırlı olsun; şimdi toplumsal uzlaşma içinde reform zamanı” denildi.

    Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), dün gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 27’inci dönem Milletvekilliği seçimlerine ilişkin açıklama yaptı. Yapılan değerlendirmede, ‘toplumsal uzlaşma ve reform’ vurgusunda bulunuldu. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye için çok önemli bir seçim dönemini daha geride bıraktık. Yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ı ve yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni tebrik ediyor, ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.

    Seçimlerin ardından, 21’inci yüzyılda Türkiye’ye yakışan güçlü bir demokrasi sınavımız devam ediyor. İlk uygulamanın sonraki dönemler için emsal olacağı bilinciyle, yeni meclisimizin katılımcı kanun yapma, etkin denetim ve partiler arası uzlaşmaya dayalı yeni bir çalışma geleneği oluşturmayı başarmasını temenni ediyoruz. Şimdi yeni yasama ve yürütme erkinin acil olarak odaklanması gereken kapsamlı bir politika ve reform gündemi var:

    Hukuk devletinin ve özgürlüklerin en ileri demokrasiler düzeyinde tesisi;

    Yüksek enflasyon ve cari açık sorunlarının çözümüne yönelik akılcı bir ekonomi programı ve mali disiplin;

    Bağımsızlığı ve kararları ile ulusal ve uluslararası düzeyde güven veren bir Merkez Bankası ve tüm kurumlarda liyakat temelli atama sistemi;

    Vergi reformu ile verginin tabana yayılması ve kayıt dışılık ile etkin mücadele;

    4’üncü Sanayi Devrimi’nin temeli olan dijital dönüşüme ve doğayla uyumlu nitelikli büyümeye uygun bir kalkınma anlayışı;

    Türkiye’nin en önemli küresel güçlerinden birinin insan kaynakları olduğunun bilinciyle ve toplumsal uzlaşma içinde hazırlanacak köklü bir eğitim reformu;

    Eğitim, çalışma yaşamı, karar alma ve toplumsal yaşamın her alanında kadın-erkek eşitliğinin sağlanması;

    Uluslararası rekabet gücümüz ve dünyanın bütün bölgelerine yönelik etkimiz açısından elzem olan Avrupa Birliği’ne uyum sürecinin hızlanması.

    Türk iş dünyasının ulusal ve uluslararası düzeyde en önde gelen sivil toplum kuruluşu olan TÜSİAD olarak ülkemizin 21. yüzyılda güçlü bir demokrasi, güçlü bir ekonomi ve refah seviyesi yüksek bir toplum olması için her zaman olduğu gibi azim ve kararlılık içinde seferber olacağız.”

  • Toplumsal farkındalık oluşturuyor

    Düzce Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü 3. sınıf öğrencileri, Düzce Üniversitesi ile Düzce Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün destekleriyle “Bir Dokunuş Bir Hayat: Koruyucu Ailem Olur musun? projesini yürüterek önemli bir toplumsal farkındalık çalışması gerçekleştiriyor.

    Müdahale 3 dersi kapsamında, Düzce Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Çetin Yılmaz danışmanlığında yürütülen proje ile koruyucu aile modeli tanıtılarak ailelerin bu konuya teşvik edilmesi amaçlanıyor.

    Projede görev alan Düzce Üniversitesi öğrencileri koruyucu ailenin; çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları bir süre için sağlanamayan çocukların, kendi aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu kısa veya uzun süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde devlet denetimiyle paylaşan ve hissettikleri toplumsal sorumluluğu gösterebilen uygun aile ya da kişiler olarak tanımlandığını ifade etti.

    Çocukların yeterli sevgi alabildiklerinde, gereksinimlerinin düzenli olarak karşılanabildiği sıcak aile ortamında büyüdüklerinde sağlıklı bireyler olarak yetiştiğinin kanıtlandığını belirten öğrenciler, “Sağlıklı gelişen her çocuk toplumumuz için bir başarı kaynağıdır. Bu yüzden her çocuğun bir aileye ihtiyacı vardır” şeklinde konuştu.

    Projelerinin bir parçası olarak koruyucu aile tanıtma standını açtıklarını dile getiren Sosyal Hizmet Bölümü 3. sınıf öğrencileri amaçlarını, koruyucu aile modelini topluma tanıtmak, teşvik etmek ve koruyucu aile olmak isteyenleri Düzce Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne yönlendirmek şeklinde açıkladı.

    Çocukların sağlıklı gelişebilmeleri için ihtiyaçları olan kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, güven sağlayacak, sosyal ve manevi gereksinimlerini karşılayabilecek, sıcak bir aile ortamını sağlayan koruyucu aile modeliyle ilgili etkinliğe katılanlara broşür dağıtan öğrenciler; Koruyucu Aile Nedir? Kimler Koruyucu Aile Olabilir? Neden Koruyucu Aile Olunmalıdır? ve Koruyucu Aile Olmak İçin Başvuru Nasıl Yapılmaktadır? gibi konularda bilgi paylaştıklarını söyledi.

    Proje standında, koruyucu aile ile ilgili afiş, bilgilendirici yazı ve koruyucu aile olmak isteyenlerin çocuklara güzel dileklerini yazabilecekleri panonun da yer aldığını belirten öğrenciler, “Bir elinden devletin tuttuğu çocuklarımızın koruyucu aileleri olarak diğer elinden de sizler tutabilirsiniz. Hoşgörülüyseniz, sabırlıysanız ve kararlıysanız koruyucu aile olmak, sizin için zor ve yorucu gelmeyecektir. Lütfen sevginizi paylaşmak için bu konuyu ertelemeyin ve size en yakın Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne ulaşın” sözleriyle ailelere çağrıda bulundular.