Etiket: Toplumsal

  • “Toplumsal katkı süreçlerinin yapılandırılması çalıştayı” sona erdi

    “Toplumsal katkı süreçlerinin yapılandırılması çalıştayı” sona erdi

    Atatürk Üniversitesinin tüm birimlerinin; toplumla, iş ve sanayi dünyasıyla, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın ve ortak çalışma süreçleri içinde olmasını sağlamak amacıyla iki gün süren “Toplumsal Katkı Süreçlerinin Yapılandırılması Çalıştayı” sona erdi.

    Yeni kurulan birim ve koordinatörlükler başta olmak üzere tüm organlarıyla toplumsal duyarlılık ve farkındalık, iş birliği, dayanışma, etkili iletişim ve öz değerlendirme becerilerini desteklemek amacıyla düzenlenen çalıştay iki gün boyunca devam etti.

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı açılışını yaptığı çalıştayın birinci gününde, üniversitelerin toplumla ve kurumlarla yakın temasta olmasının Yeni YÖK vizyonuna uygun bir çalışma biçimi olduğunu aktardı. Öncelikle kurum içi iletişimin önemine değinen Rektör Çomaklı bu çalıştayda gerçekleşecek fikir alışverişlerinin, Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesine önemli ölçüde katkı sağlayacağını, yeni kurulan birimleri tanımanın ve faaliyet alanlarını belirlemenin gelecekte yapılacak çalışmalara hız kazandıracağını vurguladı.

    Çalıştay ikinci gününde Atatürk Üniversitesi Konukevi-1’de devam etti. Yeni Nesil Üniversite Projesi kapsamında gerçekleştirilen Arama Konferansları tarzında başlayan çalıştay, daha sonra grup çalışmaları ve sunumların ardından sona erdi.

    Çalıştayda yapılan çalışmaların bir yandan toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlaması gerektiği vurgulanırken, diğer yandan öğrencilerin toplumsal sorunlara yönelik duyarlılıklarını arttırmasının amaçlandığı ifade edildi. Çalıştayda üniversite birimlerinin ortak proje ve çalışma yapması kararlaştırılırken, grup çalışmalarından; dijitalleşme, proje ile makale yazma eğitiminin önemi, proje faaliyet alanlarının belirlenmesi gibi fikirler ortaya çıktı.

    Kurum içi iletişim olmadan ulusal ve uluslararası düzeyde iletişimin sağlıklı yapılamayacağı belirtilirken, üniversitenin yönetim süreçlerinde iç ve dış paydaşların etkin katılımının sağlanması gerektiği ifade edildi.

  • Toplumsal katkı süreçlerinin yapılandırılması çalıştayı Atatürk Üniversitesinde başladı

    Toplumsal katkı süreçlerinin yapılandırılması çalıştayı Atatürk Üniversitesinde başladı

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı yönetiminde gerçekleştirilen “Toplumsal Katkı Süreçlerinin Yapılandırılması Çalıştayı” Kültür Merkezi Mavi Salonda başladı.

    4-5 Nisan tarihleri boyunca devam edecek olan çalıştaya, fakülte birim ve koordinatörlüklerin yönetim kadroları katılım sağlarken, her yönetici kendi birimleri ve 2018-2019 yıllarında gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgi verdi.

    Çalıştayda, yeni faaliyete geçirilen birim ve koordinatörlüklerin tanıtılması ile kurum içi iletişimin güçlendirilmesi de hedeflenirken, çalıştay sonucunda oluşturulan çıktıların yol gösterici olması amaçlanıyor.

    Rektör Çomaklı: “Atatürk Üniversitesi Gücünün Büyük Bir Bölümünü Toplumdan Almaktadır”

    Çalıştayın açılış konuşmasında birim yöneticilerine seslenen Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı; merkezlerin, birimlerin ve koordinatörlüklerin toplumla ve kurumlarla yakın temasta olmasının önemine değinerek, çeşitli iş birliklerinin yapılması gerektiğini ifade etti.

    “Atatürk Üniversitesi gücünün büyük bir bölümünü toplumdan almaktadır” diyen Rektör Çomaklı, ülkemizin gelecek vizyonu ile kalkınma çabalarına katkı sağlamak ve ortak bir vizyon geliştirmek için fikir teatisinin oldukça önemli olduğunu söyledi.

    Çomaklı: “Bu çalıştayımızda gerçekleşecek fikir alışverişi, Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Çünkü yeni kurulan birimlerimizi tanımak ve faaliyet alanlarını bilmek, üniversitemiz açısından bizlere katma değer sağlayacaktır. Üniversiteler bulunduğu şehirlerin kalkınmasına, toplumsal refaha, teknolojik ve bilimsel gelişmelere öncülük eden en önemli unsurlardır. Toplumları dönüştürmede ve geleceğe hazırlamada lokomotif rol üstlenen üniversiteler, gerçekleştireceği çalışmalarla kurumsal gelişime de katkı sağlamaktadır. Yeni nesil üniversiteleri farklı kılan özelliklerin başında, topluma katkıyı nasıl ele alacakları gelirken, benzeşen yönleri ise yepyeni araştırma ve öğrenme yöntemlerini bu doğrultuda ne kadar geliştirebilecekleri olacaktır. Bu doğrultuda üniversitelerde başlamış olan yeni nesil üniversite çalışmalarının, Atatürk Üniversitesinin gücü ve konumuyla yeni bir aşamaya ulaşacağını değerlendirmekteyiz” ifadelerini kullandı.

    2 gün sürecek olan çalıştayda birim yöneticileri ile koordinatörler, Rektör Yardımcıları ve Genel Sekreter nezdinde çalışmalarını anlatmaya devam edecek.

  • Buca’da toplumsal cinsiyet eşitliği masaya yatırıldı

    İzmir’in Buca ilçesinde, cinsiyet eşitliği konusunda ilçede yaşayanların farkındalığını yükseltmek isteyen belediye, Özgecan Aslan Kadın Danışma Merkezi’nde panel düzenledi. İnteraktif çalışmalarında yer aldığı panel, kadınlar tarafından büyük ilgi gördü.

    Buca Belediyesi, 2015 yılının mart ayında açtığı Özgecan Aslan Kadın Danışma Merkezi’nde yürüttüğü farkındalık çalışmalarıyla kadınların ve ailelerinin sağlıklı yaşam sürdürebilmeleri için faaliyet gösteriyor. Özgecan Aslan Kadın Danışma Merkezi’nde bu kez, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” konusu masaya yatırıldı. Psikolog-sosyolog Demet Mavibulut tarafından verilen panelde, katılımcılara kadın ve erkeğin toplumdaki rolü aktarıldı.

    Kadın ya da erkek olarak sahip olunan; genetik, fizyolojik, biyolojik özelliklerin kadın ve erkek arasında eşitsizlik değil, sadece bir cinsiyet farkı oluşturduğunu vurgulayan Mavibulut, “Toplumsal cinsiyet, farklı kültürlerde, tarihin farklı anlarında ve farklı coğrafyalarda kadınlara ve erkeklere toplumsal olarak yüklenen roller ve sorumlulukları ifade eder. Toplumsal cinsiyet kısaca; sosyal yönden kadın ve erkeğe verilen roller, sorumluluklar olarak tanımlanır. Cinsiyet, bizim seçimimiz değildir. Biyolojik varlığımızın bir niteliğidir; ancak daha doğum öncesinde kız bebeklerin eşyaları için pembe, erkek bebeklerin eşyaları için mavi rengin tercih edilmesiyle başlayan bir süreç var. Bu çerçevede erkek cinsiyeti ile kadın cinsiyeti arasında toplumsal yaşama katılma düzeyi açısından farklılıklar oluşur” dedi.

    Kadın cinsiyetinin daha çok ev gibi özel alanda kalırken, erkek cinsiyetinin dışarıda her türlü kamusal alanda kendini ifade ettiğini belirten Mavibulut, “Çalışma yaşamından siyasete, sivil toplum örgütlenmesinden eğitime kadar her türlü kamusal alanda iki cins temelindeki bu görünüm toplumsal cinsiyet eşitsizliğini oluşturur. Oysa oyuncakların, kıyafetlerin, sporun, dansın, eğitimin, müziğin, filmlerin, renklerin cinsiyeti yoktur” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Uçan’a ‘Toplumsal Katkı Ödülü’

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), müzik alanına sunduğu katkılardan dolayı Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Uçan’a ‘Toplumsal Katkı Ödülü’ verdi.

    GSF Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını yapan SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi, Müzik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ömer Türkmenoğlu, Ali Uçan’ı ağırlamaktan duydukları mutluluğu dile getirerek bu konuda desteklerini esirgemeyen SDÜ yönetimine teşekkür etti.

    Konuşmanın ardından Prof. Dr. Ali Uçan’ın özgeçmişinin konu alındığı biyografi filmi izlendi ve Akademik Oda Orkestrası’nın hazırlamış olduğu müzik dinletisi sunuldu. Toplumsal Katkı Ödülü verilmesiyle ilgili senato kararını okuyan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız da şunları kaydetti; “Prof. Dr. Ali Uçan Türkiye’deki Müzik Eğitimi sahasına önemli katkıda bulunmuştur. Çalışmalarını sanatın evrenselleştirici ve bütünleştirici çabası altında toplayan Uçan, müzik bilimi alanında akademisyenlere rol model olmuştur. Bu neden Üniversitemizce ‘Toplumsal Katkı Ödülü’ne layık görülmüştür.”

    Müzik hayatına 1959 yılında müzik öğretmenliği ile başladığını, 59 yıllık meslek hayatında Isparta’nın ve SDÜ’nün büyük önem taşıdığını dile getirerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Uçan, askerlik görevini Isparta’da yaptığını söyledi.

    Müzik eğitiminin mükemmel bir kaynak olduğuna dikkat çeken Uçan, toplumu akorta benzeterek “Toplum ve eğitim iç içe olmalı” dedi.

    Uçan, sanata önem veren SDÜ’nün bünyesinde bulunan Müzik Kültürü Araştırma Uygulama Merkezinde müziğe akademik katkı sunulmasından kıvanç duyduğunu ifade etti.

    Etkinliğin sonunda SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilge Hürmüzlü Kortholt günün anısında Prof. Dr. Ali Uçan’a hediye takdim etti.

  • “Necip Hablemitoğlu Toplumsal Duyarlılık Ödülleri” sahiplerini buldu

    Maltepe Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Necip Hablemitoğlu Toplumsal Duyarlılık Ödülleri sahiplerini buldu.

    Maltepe Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Necip Hablemitoğlu Toplumsal Duyarlılık Ödülleri sahiplerini buldu. Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezinde düzenlenen ödül törenine Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ile birlikte Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu’nun yanı sıra gazeteci Uğur Dündar, ünlü sanatçı Müjdat Gezen ve davetliler katıldı. Necip Hablemitoğlu’nun anlatıldığı sinevizyon gösterisiyle başlayan gecede ilk ödülü Uğur Dündar Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın elinden aldı. Gecede Müjdat Gezen, Haluk Levent, Demet Bilgiç ve Dr. Sevda Sarıkaya ödüle layık görüldü.

    “Böylesine Atatürk milliyetçisi bir değerimize ev sahipliği yapmak benim için onurdur”

    Ödül töreni öncesinde konuşma yapan Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, “Böylesine bir yurtsevere, Atatürk Milliyetçisi bir değerimize ev sahipliği yapmak benim için bir onurdur. Geçen yıl Ankara’da sayın Hablemitoğlu bana bu ödülü layık gördüklerinde orada yaptığım konuşmada dedim ki, ‘Hablemitoğlu’nun mutlaka bir gün Maltepe’ye gelmesi lazım ve Türkan Saylan’la buluşması lazım’ dedim. Birçok aydınımızın, yurtsevenimizin yanında Türkan Saylan’ın çatısı altında Hablemitoğlu’nu ve onun dostlarını ağırlamak, onun düşüncelerini bir kere daha anlamaya çalışmak bizim için çok kutsal, gerçekten çok kıymetli. 16 yıl önce ne söylediyse çıktı. Ama bir şey açık kaldı. Konuşmasında dedi ki, ‘ben Atatürk Milliyetçisiyim, ama yalnız değilim milyonlar var daha dedi, onların ayağa kalkmasını bekleyeceğiz’ demişti. Herkesi ayağa kalkmaya davet ediyorum” dedi.

    “Onunla ve onsuz geçirdiğim 2 tane 16 yılım var”

    Ödül töreninde konuşma yapan Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu, “Necip Hablemitoğlu’nun kaybından sonra geçirdiğimiz 16 yılı tamamladığımız bu günlerde, Toplumsal Duyarlılıkları için teşekkür edeceğimiz kıymetli isimlerle Necibi birlikte anıyoruz. Vicdanlı ve benim bu dünyada tanıdığım en merhametli insandı. Kendisiyle 16 yıl evli kalmış biri olarak söylüyorum. Onunla ve onsuz geçirdiğim 2, 16 yılım var. Bunu eş olarak söylemiyorum. Mükemmel bir baba, sevgi dolu bir eş, fedakar bir evlat şahane bir insandı. Yaşamımız boyunca her birimiz etkileyici insanlarla karşılaşır ve tanışırız. Ancak iyi bir ahlakın insana yüklediği vizyonla yolunu çizenler her zaman sıra dışı şaşırtıcı ve özel insanlardır” diye konuştu.

    “Necip hoca benim için Cumhuriyet Şehididir”

    Gecede ödül aldıktan sonra konuşma yapan gazeteci Uğur Dündar, “Necip Hoca benim için bir cumhuriyet şehididir ve bu hain örgüt kendisini yurtseverliği ve cumhuriyet sevdası nedeniyle hedef seçmiştir. Uluslararası bir kurgunun Türkiye’deki tetikçileri aracılığıyla gerçekleşmiş bir suikasttır bu” şeklinde konuştu.