Etiket: Toplumsal

  • Okullarda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Anlatılıyor

    Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülmekte olan Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP), İzmir Yerel Toplumsal Seferberlik Kampanyası ile devam ediyor.

    Proje çerçevesinde İzmir’deki 2 bin 380 öğrenci ve 59 öğretmenin “Mesleğin cinsiyeti olur mu?”, “Dilimizin cinsiyeti var mı?” gibi öğrencileri düşünmeye ve üretmeye yönlendiren interaktif etkinliklerle eğitim ortamlarında toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığının arttırılması hedefleniyor. Proje kapsamında gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerle birlikte öğrencilerin yaptığı çizimler, kalıp yargılar ve toplumdaki kadın ve erkeklerin maruz kaldığı eşitsizliklere dikkat çekti.

    Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim ortamlarında kız çocuklar ve erkek çocuklar arasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını amaçlıyor. Projenin Trabzon’da başlayan Yerel Toplumsal Seferberlik Kampanyası, İzmir’de devam ediyor. Kampanya süresince İzmir’deki Batıçim İlkokulu, Güzelyalı Ortaokulu, Bornova İmam Hatip Anadolu Lisesi ve Özel İzmir Amerikan Koleji’nde çeşitli faaliyetler gerçekleştiriliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı okul standartlarının geliştirilmesi çalışmalarının da yapıldığı projede ilk olarak Güzelyalı Ortaokulu ve Özel İzmir Amerikan Koleji’nde çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Güzelyalı Ortaokulu’nda rehber öğretmenler eşliğinde gerçekleştirilen Fikir Otobüsleri etkinliğinde, “Ailenin reisi babadır”, “Meslek seçiminde cinsiyetin önemi yoktur” önermelerini tartışan öğrenciler, ailede bireylerin eşit olması gerektiğini söyledi. Öğrenciler, bir erkeğin iyi bir sanatçı, bir kadının da bilim insanı olabildiğini, cinsiyet ayrımı olmaksızın herkesin istediği mesleği yapabileceğini ifade etti.

    Güzelyalı Ortaokulu’nda gerçekleştirilen bir diğer etkinliğe katılan ortaokul öğrencileri, öğretmenlerinin verdiği bilgiler doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliğinin nasıl olması gerektiğini çizimlere yansıttı. Bir öğrenci, bir kız öğrencinin resmini çizerek, yanına “Bu Gülsena. O erkek smaçörler gibi smaç vurmak istiyor. Kas yapmak istiyor ama utanacağı için ve erkek gibi olmuşsun diyecekleri için yapmıyor. Gülsena gibi olmayın, hayatınızı yaşayın” yazarken, bir erkek öğrenci de “Bu Eren. Evde temizlik yapmaktan hoşlanıyor. Çünkü temizlik yapmak kız işi değildir” ifadesine yer verdi.

    REKLAMLARA DİKKAT

    Pilot okullardan Özel İzmir Amerikan Koleji’nde öğrenciler, proje çerçevesinde animasyon, video sunumlar ve kolaj çalışmaları hazırlayarak sundular. Öğrenciler, çocukların cinsiyet ayrımcılığı olmadan yetiştirilmesi gerektiğini ifade ederken, reklamlardaki eşitsizliğe dikkat çekti. Özellikle temizlik ve alışveriş reklamlarının kadınlara yönelik olduğunu, kadınların yaşamının üstü kapalı bir şekilde evle sınırlanmak istendiğini çeşitli reklamları örnek göstererek belirten öğrenciler, bu konuda toplumda olumsuz bir algı oluştuğunu ve bu algının kırılması gerektiğini söyledi. Daha sonra “Kadın olmak ve erkek olmak ne demek” ve “Masallardaki toplumsal cinsiyet eşitliği” konularında drama çalışmaları gerçekleştirildi.

    Pilot okullardan Güzelyalı Ortaokulu’nun Müdürü Özcan Bakır, Millî Eğitim Bakanlığı’nın başlattığı bu projenin önemli bir kıvılcım olduğuna dikkat çekerek, “Gelişmiş toplumların tamamında kadınların çok daha fazla ön planda olduğunu görüyoruz. Bu tarz projelere bu yaşlarda başlamak çocuğun bakış açısını geliştirmede çok önemlidir” dedi.

    İzmir Özel Amerikan Koleji Müdürü Didem Erpulat ise, proje çerçevesinde okullarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirildiğini ancak proje bittikten sonra da öğrencilerin bu konudaki hassasiyetlerinin devam etmesi için çalışmalar yapacaklarını belirterek, “Toplumda cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi için ilk adımın okullarda atılması çok önemli. Bu çocuklar da büyüyecek ve yeni nesli yetiştirecek. O nedenle şimdiden çocukların bu eşitliğin sağlanmasında ve devam ettirilmesinde eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekiyor. Sadece onların değil aslında ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin de farkındalığının artırılması çok önemli” diye konuştu.

    ETCEP kapsamında Özel İzmir Amerikan Koleji’nde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili öğretmen ve velilere yönelik bir sunum yapan Psikiyatrist Prof. Dr. Yankı Yazgan, kadınların sağlıkla ilgili ihtiyaçlarının karşılanmasında dahi bir eşitsizlik olduğunu söyleyerek, “Sosyal cinsiyetçi ayrımcı yaklaşımların sonucu olarak kadınlar gelişim fırsatlarından eşit ölçüde yararlanamaz. İnsani kaynaklardan yoksun kalır. Etkisi kuşaklar boyu süren travmatik etki yaratır. Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili mücadelede çare zahmete katlanmak, emek vermek, insana değer vermek, hayatın içinde beraber olmak, yol arkadaşlığı yapmaktır” dedi.

    10 PİLOT İLDE 40 OKULDA

    Proje iletişim faaliyetleri kapsamında öğretmenlere kampanya uygulamalarında yol gösterici olmak üzere hazırlanan “Okul Temelli Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kampanya Kılavuzu”ndan yararlanıldı. Kılavuz Türkiye genelinde benzer faaliyetler gerçekleştirmek isteyen öğretmenlerin yararlanabilmesi için proje web sitesinde de paylaşıldı. 10 pilot ilde ve 40 okulda gerçekleştirilmekte olan projede binlerce öğrenciyle yapılan etkinliklerin yanı sıra farklı seminer çalışmalarıyla yaklaşık 2 bin öğretmene eğitim veriliyor.

  • Halfeti’de Toplumsal Cinsiyet Eğitimi Verildi

    Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde toplumsal cinsiyet eğitimi başladı.

    Belediye Kadın Politikaları Müdürlüğü ve bağlı birimler, ilçeye bağlı mahallelerde toplumsal cinsiyet rolleri ve rollerin kadına yönelik şiddetin temelini oluşturmasına yönelik kadınlarla bir araya gelerek toplantı yaptı. Toplantılara Halfeti Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Durmuş da katıldı. Çalışma kapsamında ilk olarak Yukarı Göklü ve Sütveren mahallelerindeki kadınlar ile bir araya gelindi. Yoğun katılımın sağlandığı bu mahallelerde toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet rolleri, toplumsal cinsiyetten doğan eşitsizlikler, kadının cins olarak görülmemesi, kadının hayatın her alanında sömürülmesi ve ötekileştirmesine karşı öz savunmalarını geliştirmesi gerektiğini yönelik eğitimler verildi.

    Halfeti Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü tarafından çalışmaya ilişkin yapılan açıklamada, “Cinsiyetin tersine toplumsal cinsiyet, toplum ve kültür tarafından baskılanan düşünce ve davranışları içerir. Ancak insanlar çoğunlukla, kadın ve erkek olmakla ilgili özelliklerin cinsiyete bağlı olduğunu düşünürler. Günlük hayatta insanlar, anne, baba, çocuk, çalışan gibi özgün sosyal rollerini yerine getirirken de toplumsal cinsiyetlerini ortaya koyarlar. Toplumsal cinsiyet rolleri cinsiyete bağlı eşitsizlikle sonuçlanır. Toplumsal cinsiyete bağlı eşitsizlikten daha fazla etkilenen cinsiyet kadındır. Bu çerçevede erkek cinsiyeti ile kadın cinsiyeti arasında toplumsal yaşama katılma düzeyi açısından farklılıklar oluşur. Sayısal bakımdan eşit olmakla beraber iki cinsin toplumsal alanda temsiliyetleri farklılaşır. Kadın cinsiyeti daha çok ev gibi özel alanda kalırken, erkek cinsiyeti dışarıda her türlü kamusal alanda kendini ifade eder. Çalışma yaşamından siyasete, sivil toplum örgütlenmesinden eğitime kadar her türlü kamusal alanda iki cins temelindeki bu görünüm toplumsal cinsiyet eşitsizliğini oluşturmaktadır” denildi.

  • Bakan Ramazanoğlu: “Türkiye’nin Aile Yapısını Güçlendirerek, Toplumsal İnşaya Buradan Devam Edeceğiz”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, “Türkiye’nin aile yapısını güçlendirerek, toplumsal inşaya buradan devam edeceğiz” dedi.

    Mardin’de temaslarını sürdüren Bakan Ramazanoğlu, AK Parti Mardin milletvekilleri Orhan Miroğlu ve Ceyda Bölünmez Çankırı ile birlikte AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyarete ederek, İl Kadın Kolları üyeleriyle bir araya geldi.

    Burada partililere hitap eden Bakan Ramazanoğlu, 2 günlük çalışma ziyareti için Mardin’de olduklarını belirterek, bölgede yaşanan sıcak gelişmelere değindi. Ramazanoğlu, kamu güvenliğini sağlayan asker ve polisin gerekeni yaptığını, siyasette de arkadaşları ile birlikte sahada olduklarını söyledi.

    Bakanlık olarak da hiçbir vatandaşın aç ve açıkta kalmamasının gayreti içinde olduklarını ifade eden Bakan Ramazanoğlu, “Sadece iş yardımlar değil, bu süreçte insanlarımız evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Bizim büyük bir projemiz var. Aile Sosyal Destek Projemizi şu anda hem Diyarbakır’da hem Silopi’de hem de Mardin’de başlatmış bulunuyoruz. Bu proje bütün bir Türkiye’nin projesi ve bütün bir Türkiye’nin aile yapısını güçlendirerek toplumsal inşaya buradan devam edeceğiz” dedi.

    “BU BİR TÜRKİYE KARDEŞLİĞİ”

    Bakanlık çalışanları olarak Ankara’da masa başında oturmayacaklarını vurgulayan Ramazanoğlu, Türkiye’yi dolaşarak hizmet üreteceklerini söyledi. Denizlili olduğunu ve memleketini çok sevdiğini ancak şu dönemde bölgenin daha pozitif desteğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Ramazanoğlu, “Denizli benim için bir artıysa Diyarbakır, Mardin, Hakkari ve Şırnak benim için şu an 10 artı. Kendi seçmenimize, oradaki vatandaşımıza ’lütfen siz biraz sabırlı olun’ diyorum. Onlar da sükunetle ve selamları ile kalbi muhabbetleri ile hem sevgilerini hem de haklarını size yolluyorlar. Diyorlar ki o kardeşlerimizin önceliği var. Bu bir Türkiye kardeşliği” ifadelerini kullandı.

    “KAMU GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI BİZİM İÇİN ESASTIR”

    Daha sonra söz alan Milletvekili Orhan Miroğlu, Bakan Ramazanoğlu’nu dinlerken çok duygulandığını ve gözyaşlarını tutamadığını söyledi. Miroğlu, “Aslında yıllardır duymak istediğimiz sözleri duyduk. Kamu güvenliğinin sağlanması bizim için esastır” dedi.

  • Akdeniz Belediyesi, Kadınlara ‘Toplumsal Cinsiyet’ Eğitimi Veriyor

    Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi Kadın Müdürlüğü, psikologların konuyla ilgili sunumları ışığında, kadınlara yönelik olarak ’Toplumsal Cinsiyet’ konulu eğitim dizisi başlattı.

    Akdeniz Belediyesi Kadın Müdürlüğü’nün yürüttüğü bir program kapsamında başlatılan ‘Toplumsal Cinsiyet’ eğitimlerinin ilki, belediye konferans salonunda verildi. Eğitimin açış konuşmasını yapan Kadın Müdürlüğü Müdürü Aynur Şahin, daha önce yaptıkları Akdeniz Belediyesi Kadın Meclisi toplantılarında açığa çıkan ihtiyaç doğrultusunda bu eğitimleri yapma gereği duyduklarını anlatarak, katılımlarından dolayı kadınlara teşekkür etti.

    “KADINLAR MÜCADELE ETMEZSE 5 BİN YIL DAHA EZİLMEYE MAHKUM OLUR”

    Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Yüksel Mutlu da konuşmasında, “Toplumsal cinsiyetçi bir dünyada yaşıyoruz. Ve biz kadınların, bu cinsiyetçilikle nasıl mücadele edeceğimiz, cinsiyetçiliğin nasıl yüz yıllar boyu kuşaklarca aktarılarak geldiğini, kendi tarihimizle bununla nasıl mücadele edeceğimiz konusunda eğer bir çabamız olmazsa 5 bin yıl daha ezilmeye, ikinci sınıf olmaya, dışlanmaya mahkum olacağız” dedi.

    Kendisinin de yakın geçmişte ’toplumsal cinsiyet’ konulu eğitimler verdiğini aktaran Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadına reva görülen şey, erkek egemen sistem tarafından şiddettir. Ama bu şiddetin türlü hallerini nasıl yaşıyoruz, nasıl içselleştiriyoruz ve diğer kuşaklara biz kadınlar nasıl aktarıyoruz? Bunlarla ilgili hepimizin kafasında soru işaretleri olmalı. Aksi halde bazı şeyleri kadere, bazı şeyleri devlete, sisteme, erkeğe havale ederek çözemeyiz. Meselenin özü de öznesi de biziz. Sorun bu topraklarda ise çözüm de biz kadınlardadır. Önce kendi kafamızda soruna bir isim vereceğiz, çözüm yollarını araştırıp mücadele edeceğiz ve kadınlar olarak birbirimize destek olarak, kadın dayanışmasını esas alarak yapacağız. Çünkü her gün, her dakika erkek şiddetini yaşıyor kadınlar. Kadın farkındalığı en temel meselemizdir. Bunun farkında olursak, ileriye doğru daha güvenli bir toplum yaratabiliriz. Ve bu toplum demokratik erkeği ve demokratik devleti yaratabilir. Hepimizin böyle bir rolü ve misyonu olduğunu bilmeliyiz.”

    Konuşmaların ardından, aile içinde çocukların doğumuyla başlayan ve ömür boyu süren toplumsal cinsiyet rollerini içselleştiren, pekiştiren süreci anlatan animasyon sunuldu. Daha sonra Akdeniz Belediyesi Kültür Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet veren İŞTAR Kadın Danışmanlık Merkezi Psikologları Fahriye Cengiz ve Neval Güzel tarafından, ’Toplumsal Cinsiyet Eğitimi’ konulu sunuma geçildi. Sunum, salonda bulunan kadınların da katılımı, soru-cevap ve yaşanmış kimi örneklerin anlatımı ve paylaşımı şeklinde gerçekleştirildi.

  • CHP’den Toplumsal Barışa ’Üçüncü Yol’ Alternatifi

    Cumhuriyet Halk Partili (CHP) kadın milletvekilleri ile gittikleri Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki izlenimlerini anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, toplumsal barışı sağlamak için CHP’nin üçüncü bir yol sunduğunu, bu yolun Meclis’te kurulacak Toplumsal Mutabakat Komisyonu olduğunu belirtti.

    CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke; geçen hafta CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı, CHP İstanbul Milletvekili Gamze İlgezdi, CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok ve CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile gittikleri Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki izlenimlerini CHP İzmir İl Başkanlığı binasında anlattı. Toplumsal barışı sağlamak için tüm partileri CHP’nin üçüncü yoluna çağıran Böke, her partinin siyasi taleplerinin Meclis’te kurulacak Toplumsal Mutabakat Komisyonu’nda tartışılması ve komisyon ile eş zamanlı çalışacak bir ortak akıl heyeti kurulması gerektiğini söyledi. Böke, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın özyönetim açıklamalarının sorulması üzerine “Özyönetim, bizim önerimizin tam karşıtı bir yaklaşımdır” dedi.

    ORTAK AKIL HEYETİ

    Toplumsal barışı sağlamak için CHP’nin üçüncü bir yolu olduğunu kaydeden Böke, sorunları çözmek için üçüncü bir yol olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Türkiye iki yol denedi. Birinci yol toplumsal barış için güvenlikçi politikalar üretildi. 30 yıl mücadele verildi. Bir adım dahi ilerlenemedi. İkinci yol AKP süreciydi. Bu süreç toplumsal barışı terör örgütü ve hükumet arası müzakerelere indirildi. Yönetimin kendisi kurgu olarak yanlıştı. CHP, yöntemin kalıcı barış getirmeyeceğini her fırsatta söyledi. CHP üçüncü yol olduğunu her yerde söyledi. İkinci yol başarısızlığa uğradı. Bu çok açık. Halk şunu soruyor. ’Ne oldu da 7 Haziran sonrası şiddet arttı?’ Cevabı açık. İkinci yol çöktü. Üçüncü yolu cesaretle konuşmamız gerek. Barışı toplumsallaştıracak bunu kalıcı kılacak bir dizi siyasi adım öneriyoruz. Çözüm Meclis’ten, siyasetten geçiyor. Gerçekten toplumu barıştırma düşüncemiz varsa CHP’nin üçüncü yolunda buluşalım. İlk olarak Meclis’te Toplumsal Mutabakat Komisyonu kurulmalı. Her partinin siyasi talepleri bu zeminde tartışılmalı. Bu komisyonun kurulması üçüncü yolun ilk ve önemli adımıdır. Siyaset tek başına çözemez bu sorunu. Toplum da davet edilmeli. CHP’nin üçüncü yol önerisinde komisyon Meclis’te çalışırken Meclis ile eş zamanlı çalışacak ortak akıl heyeti kurulmalı. Bu sakın akil adalarla karıştırılmasın. Alkil adamlar ikinci yolun çöküşünün emaresidir.”

    “ÖZYÖNETİM, BİZİM ÖNERİMİZİN TAM KARŞITIDIR”

    Böke, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın özyönetim açıklamalarının sorulması üzerine ise “Özyönetim açıklamalarının toplumsal barış inşası sürecine hiçbir faydasının olmadığını altını çizmek istiyorum. Özyönetim Türkiye’yi yeniden küstüren, bölen ve birbirinden uzaklaştıran, dolayısıyla şiddeti yeniden tırmandıracak bir öneridir. Bizim önerimizin tam karşıtı bir yaklaşımdır” diye konuştu.

    “İZMİR’İN KALBİ YANIYOR, DİYARBAKIR’IN HAYAT DAMARLARI KESİLMİŞ”

    İzmirli Necati Yenikapı’nın Şırnak’ın Cizre ilçesinde dün şehit olduğunu hatırlatan Böke, “İzmir’in kalbi yanıyor. Sadece İzmir değil Diyarbakır’ın hayat damarları kesilmiş, yaşamın durdurulmasından dolayı sıkıntıları cuma günü görme fırsatımız oldu. Çocuklar, kadınlar, gençler, anneler, babalar şiddet altında eziliyor. Bugün İzmir’den bir ses verelim. Tüm Türkiye’nin sesini de İzmir’den haykıralım. Bütün sorunlara İzmir’den, Eskişehir’den, Diyarbakır’dan çığlık atalım. Bu sorunları çözme yükümlülüğümüz var. Bu çığlıklara merhem olacak tek şey, bizi barıştıracak unsurlardır. İzmir’de bugün şu saatlerde bir anne oğlunun cenazesini almak için askeri hastanede bekliyor. O anne şiddetin en büyük mağdurudur. Sur bölgesinden göç etmek zorunda kalmış çocukların güvenliğinde endişe duyan anneler şiddetin mağdurudur” ifadelerini kullandı.

    “NECATİ’Yİ YAŞATMAMIZ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin tüm renklerini bildiğini dile getiren Böke, şunları söyledi: “Bu renklerin çığlığını sızı olarak kalbimde hissediyorum. İki tane erkek çocuğu annesi olarak her şehit haberi geldiğinde kalbimin çarpıntısı ile uyanıyorum. Türkiye’nin birlikte yaşam kültürü için çok çabalayan bir partinin yöneticisi olarak gurur duyuyorum. Bu çılgınlığa son vermemiz gerekiyor. Necati’nin annesi Manisalı, babası Silvanlı. Necati Türkiye’nin bütün renklerini bilerek doğdu ve bu renkler uğruna da öldü. Bizim Necati’yi yaşatmamız gerekiyor. Manisalı bir anne ile Silvanlı bir babanın İzmir’de büyüyen oğlunun Türkiye hayalini gerçekleştirecek bir siyaseti inşa etmek zorundayız. CHP bu siyasetin öncüsü olmakta kararlıdır. Biz İzmir’in bu çığlığını bütün Türkiye’nin duymasını istiyoruz.”