Etiket: Toplumsal

  • Bakan Koca: “Virüsle mücadele, toplumsal bir mücadeledir”

    Bakan Koca: “Virüsle mücadele, toplumsal bir mücadeledir”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde yapılan toplantının ardından yaptığı paylaşımda, “Virüsle mücadele, toplumsal bir mücadeledir. Ortak düşmana karşı birlikte mücadele edelim” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde bakan yardımcıları, il sağlık müdürü ve başhekimlerin katılımıyla İstanbul’daki salgının seyrinin ele alındığı bir toplantı gerçekleştirdi. Bakan Koca, toplantı sonrasında sosyal medya hesabı Twitter’dan paylaşımda bulunarak, “Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanemizde bakan yardımcıları, il sağlık müdürü ve başhekimlerin katılımıyla; İstanbul’daki salgın seyrini ele aldığımız detaylı bir toplantı yaptık. Virüsle mücadele, toplumsal bir mücadeledir. Ortak düşmana karşı birlikte mücadele edelim” ifadelerini kullandı.

  • Av. Kök: “Kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile doğrusal ilişkisi olup, toplumsal cinsiyet eşitsizliği önlenmeden şiddetin de ortadan kalkmayacağı açıktır”

    Av. Kök: “Kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile doğrusal ilişkisi olup, toplumsal cinsiyet eşitsizliği önlenmeden şiddetin de ortadan kalkmayacağı açıktır”

    Erzurum Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Erzurum Barosu’nda toplanan Kadın Hakları Komisyonu basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı okuyan Avukat Ömer Melih Kök, Cumhuriyet devrimleri ve kadının insan hakları kazanımlarından vazgeçmeyeceklerini söyledi. 8 Mart 1957 yılında Amerika’da kadın işçilerin düşük ücretleri, uzun çalışma saatleri ve insanlık dışı çalışma koşulları nedeniyle başlattıkları grevde 129 kadın işçinin yakılarak öldürülmesiyle başlayan sürecin kadınların; eşitlik, özgürlük mücadelesinin simgesi haline geldiğini belirten Kök, 8 Mart’ın kadınlar için mücadele ve dayanışma günü olduğunu söyledi.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününün; tüm dünyadaki emekçi kadınların; kendilerini ailede, toplumda, siyasal, sosyal ve ekonomik alanlarda eşit bir birey olarak görmeyen zihniyetlere karşı dayanışma ruhuyla hareket ederek; toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadının insan haklarının ihlal edilmesinin ortadan kaldırılması için gerekli eğitim, kültür, ekonomik ve yasal alanda çalışmalar yapılması taleplerini dile getirdikleri mücadele ve dayanışma günü olduğunu hatırlatan Kök, bugün yürütmekte olunan mücadelede çok daha fazla dayanışmaya ihtiyaç olunduğunu ifade etti.

    Basın açıklamasında ülkemizdeki kadınların sorunlarına da değinen Kök, “Maalesef dünyada eşitsizlik, yoksulluk, şiddet ve savaşlar giderek artmaktadır. Bizler savaşı, yoksulluğu, eşitsizliği, şiddeti arttıran sistemi sorgulamadan ve değiştirmeden kadının insan haklarının ihlalinin ortadan kaldırılamayacağının bilinciyle, insanları yoksulluğa iten, eşitsizliğe, şiddete ve savaşa yol açan bu sömürü düzeninin değişmesi gerektiğinin bilincindeyiz. Ülkemizde toplumumuzun yarısını oluşturan kadınlarımız ne yazık ki eşit bir şekilde eğitim ve istihdam olanaklarına ulaşamamakta, kültürel ve siyasal alanda yeterince temsil edilememektedirler. Kadınlarımızın büyük çoğunluğu mülksüz, yoksul ve emekçidir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yaygın olması toplumsal ilerlemenin önündeki en önemli engeldir. Kadınların ev içinde harcadıkları ücretsiz emeğin yok sayılması engellenmelidir” diye konuştu.

    Kadınlara eşit fırsat tanınması gerektiğini belirten Ömer Melih Kök, “Eğitimde fırsat eşitliği sağlanarak, kadınların eğitime erişimleri sağlanmalıdır. Kız çocukların eğitimlerini bırakmalarına yol açan 4+4+4 sistemi terk edilmelidir. Yine istihdam alanında kadınların önündeki engeller kaldırılmalı ve kadının ekonomik bağımsızlığına yol açacak istihdam politikaları oluşturulmalıdır. Kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal hayatın karar alma süreçlerine etkin ve eşit biçimde katılmaları için eşit fırsatlar tanınmalıdır. Kadına karşı gerek politikada, gerek medyada gerekse dini alanda kullanılan dilin erilleşmesi önlenmelidir. Laiklik ilkesinden uzaklaşılmasının en olumsuz etkileri kadınların üzerinde hissedilmektedir. Ülkemizde son yıllarda kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinin sayısı hızla artmaktadır. Kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile doğrusal ilişkisi olup, toplumsal cinsiyet eşitsizliği önlenmeden şiddetin de ortadan kalkmayacağı açıktır” dedi

    Erzurum Barosu Avukatlarından Melih Kök açıklamanın devamında şu cümleleri kullandı:

    “Kadınları toplumsal hayatın dışına iten ayrımcı ve cinsiyetçi politikalardan vazgeçilerek, kadını sadece ailenin bir parçası olarak gören, özgür birey olduğunu kabul etmeyen politik ve kültürel anlayış değiştirilmeli, kadınlara siyasal, sosyal ve ekonomik alanda yer açacak toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları samimiyetle uygulanmaya geçilmelidir. Hak savunucu olarak bizler kadının İnsan Hakları mücadelemizi dünden daha büyük bir inançla ve dayanışmayla sürdürmeye kararlıyız. Bizler, Türkiye Kadın Hukuku Komisyonu ( TÜBAKKOM ) üyeleri olarak; Cumhuriyet Devrimleri sonucunda ve mücadelelerimizle elde edilen kadın hak ve kazanımlarından geriye götürmeye yönelik her türlü zihniyetin, söylemin, girişimin karşısında olacağımızı, kadına karşı ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu, kadının insan haklarının ihlal edilmediği, barışın ve özgürlüğün var olduğu bir Türkiye ve Dünya için; kadın haklarının teminatı olan Atatürk Devrimlerine ve Laik Cumhuriyeti’mize bağlılıkla, mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğimizi kamuoyuyla saygılarımızla paylaşıyoruz.”

    Basın açıklamasına Baro Başkanı Talat Göğebakan, Yönetim Kurulu Üyeleri, Kadın Hakları Komisyon Başkanı İlknur Sarcan ve yönetimi katıldı.

  • Toplumsal duyarlılık için köy yollarına düştüler

    Toplumsal duyarlılık için köy yollarına düştüler

    Atatürk Üniversitesi ve Palandöken Gençlik Merkezi, ‘Toplumsal Duyarlılık Projesi’ kapsamında Kavurmaçukuru Köyü’ne giderek, okul öncesi çocuklara unutulmak etkinlik çalışması yaptırdılar. Palandöken Gençlik Merkezi Maskotu çocukların ilgi odağı oldu.

    Erzurum Atatürk Üniversitesi ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Palandöken Gençlik Merkezi önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza atarak, okul öncesi çocuklarla buluşup, onlara unutamayacakları anlar yaşattı.

    Palandöken Gençlik Merkezi ilme Atatürk Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri Uygulama ve Araştırma Merkezi ortaklığında önemli bir farkındalığa imza atarak, ‘Okul Öncesinde Fırsat Eşitliği Projesi’ ni gerçekleştirdiler.

    Palandöken Gençlik Merkezi Gönüllüleri ve Atatürk Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencileri Erzurum’a 55 kilometre uzaklıktaki Kavurmaçukuru Köyü Anaokulu ve Ortaokulunu ziyaret ederek, minik çocuklara unutulmaz bir gün yaşattılar.

    GÖNÜLLÜ FAALİYETLER HIZ KESMİYOR

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2019 yılını gönüllülük yılı ilan etmesiyle birlikte 2020 yılında da gönüllülük faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Palandöken Gençlik Merkezi Gençlik Liderleri, gönüllü gençler ve Atatürk Üniversitesi Okul Öncesi Bölümü öğrencileri fırsat eşitliği adına köy yollarına düştü.

    Minik yüreklere dokunan gençler, önemli bir sosyal sorumluluk projesini yerine getirmenin gururu yaşadı.

    Palandöken Gençlik Merkezi Gençlik Liderleri, gönüllü gençler ve Atatürk Üniversitesi Okul Öncesi Bölümü öğrencileri Köy okullarındaki imkanları çoğaltarak bir nebze de olsa fırsat eşitliğini sağlamak gayesiyle, Kavurmaçukuru köyündeki öğrenciler için seferber oldular.

    Minik çocuklara, eğitici materyal ve kırtasiye malzemelerini okula hediye eden gençler, çocukların gönüllerinde taht kurdular.

    Proje yürütücülerinden Okul Öncesi Öğretmenliği 4.sınıf öğrencileri ayni zamanda Genclik Merkezi Gönüllüleri Pınar Kaymış, Sümeyye Boral, Aliye Argundoğan, Elif Güneş ve Dudu Nur İlhan ‘Okul Öncesi Fırsat Eşitliği Projesi’nde aktif rol aldı.

    SOĞUKTA MİNİK YÜREKLERİ ISITTILAR

    Öğretmen Adayı Pınar Kaymış, Kavurmaçukuru köyü anaokulu öğrencilerini ziyaret ederek, onların gönüllerine dokundukları için mutlu olduklarını belirtti.

    Kaymış, “Soğuk kış gününde Minik yüreklerin yüzündeki tebessüm bizi çok mutlu etti. Buz minik yürekleri ısıttığımıza inanıyorum. Öğrencilere hediyelerimizi verdik, birlikte etkinlikler yaptık ve onlarla doyasıya eğlendik. Aslında bu gibi gönüllülük faaliyetleri bir yerde de bizi mesleki hayata da hazırlıyor. Bundan sonrada gönüllülük faaliyetlerini yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    2020’YE DE GÖNÜLLÜ BİR GİRİŞ YAPTIK

    Erzurum GSİM Palandöken Gençlik Merkezi Gençlik Lideri Bahtiyar Akan, 2020’ye gönüllü bir giriş yaptıklarının altını çizerek, “2019 yılını birçok gönüllülük faaliyetiyle geride bıraktık 2020 ye de gönüllülük faaliyetleriyle hızlı bir giriş yaptık. İnşallah bu yılda gönüllülük faaliyetlerine hızımızı kesmeden devam edeceğiz. Genç Gönüllülerimize gönüllülük faaliyetlerinde destek olmak bizi çok mutlu ediyor.Yeni yılda da ihtiyacı olan köy okullarına elimizden geldikçe ulaşmaya çalışacağız.Minik yüreklerde tebessüm olmaya devam edeceğiz” dedi

    Bu arada Palandöken Gençlik Merkezi maskotu minik çocukların ilgisini çekti. Maskota sevgi gösterisinde bulunan çocuklar, neşeli dakikalar geçirdi.

  • Toplumsal etki sistem tasarımına yönelik arama konferansı sona erdi

    Toplumsal etki sistem tasarımına yönelik arama konferansı sona erdi

    Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi kapsamında, Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı başkanlığında Erzurum’da faaliyet gösteren kamu kurumları, STK temsilcileri ile girişimci iş adamlarının katılımıyla gerçekleşen ve iki gün süren “Erzurum’un Geleceği” konulu 19. Arama konferansı sona erdi.

    Atatürk Üniversitesinin eğitim ve araştırmadaki beyin gücünü, Türkiye’nin, bölgenin ve özelde Erzurum’un gelişimine nasıl eklemlenlendirileceğinin tartışıldığı konferansa Atatürk Üniversitesinden akademisyenler ile Erzurum’da faaliyet gösteren kamu kurumları, girişimci iş adamları ve STK’lardan toplam 135 temsilci katıldı. İki gün süren arama konferansında katılımcılar arasında düzenlenen beyin fırtınasında şehrin tarım, sanayi, sağlık, turizm, eğitim, sanat, spor, ulaşım ve lojistik gibi alanlardaki potansiyelleri ile bu potansiyelleri harekete geçirme yolları arandı. Konferansta ayrıca yüksek rakım ve soğuk iklimin avantajları ile şehir planlama, toplumsal problemler, beyin ve sermaye göçü gibi konular da masaya yatırıldı.

    Toplumsal etki sistem tasarımına yönelik katılımlı yöntemle yapılan çalışmada gruplar tarafından tartışılan başlıklar içerisinden 35 proje üretildi. Bu projelerde Atatürk Üniversitesi’nin katkı noktasında üstlenmesi gereken rol ve paydaşlar ile kurulacak işbirliği modelleri belirlendi.

    Toplumsal Katkıyı Üniversitemizin Merkezine Koyduk.

    Atatürk Üniversitesinin toplumsal katkı noktasında özelde Erzurum’a ve genelde ülkesine karşı sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Rektör Çomaklı, Yeni YÖK vizyonu çerçevesinde yürütülen Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesinin bu doğrultuda atılan en önemli adım olduğunu belirtti. Proje kapsamında çok sayıda konferans ve çalıştay düzenlediklerini söyleyen Rektör Çomaklı, toplumsal katkıyı üniversitenin merkezine koyduklarının altını çizdi. Rektör Çomaklı sözlerine şöyle devam etti: “İki günlük yoğun bir çalışma sonucunda Üniversitemiz Toplumsal Etki Sistem Tasarımının içeriğine yönelik önemli çıktılar elde ettiğimizi düşünüyorum. Sonuç itibariyle bu arama konferansında 35 proje üretildi. Bu projeler daha sonra yapılacak mutfak çalışmaları ile daha da netleştirilecek ve rapor halinde karar vericilere sunulacaktır. Sonrasında bilimsel bir yöntemle katılımcı birimlerin yöneticileri ile karar konferansı düzenlenecek ve projeler öncelik sıralaması yapılacaktır. Bu önceliklendirme sonucuna göre yol haritaları belirlenecek ve eylem planları oluşturulacaktır. Burada üretilen bilginin ve projelerin toplumsal faydaya dönüşebilmesi ve hayata geçirilmesi için Üniversitemiz takipçi olacaktır.”

    “Erzurum’un Geleceği” konulu arama konferansı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

  • Atatürk Üniversitesi’nde toplumsal duyarlılık projelerine hız verildi

    Atatürk Üniversitesi’nde toplumsal duyarlılık projelerine hız verildi

    Atatürk Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATA TDM) ve Kariyer Merkezi desteği ile Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Yılmaz yöneticiliğinde gerçekleştirilen “Uzun Yolculuklar İlk Adımla Başlar” ve “Hayaller Gerçekleşmez Sen Harekete Geçmedikçe” adlı projeler tamamlandı.

    Toplumsal Duyarlılık Projeleri kapsamında, Erzurum Anadolu Lisesi öğrencilerinin yükseköğretim alanına yönelik olarak motivasyonlarını arttırmak, hedeflerini netleştirmelerinde ve kariyer planlarını yapmalarında yol gösterici olmak için öğrencilere üniversite kültürünü, olanaklarını, fakülteleri ve öğrenci yaşamını tanıtmaya yönelik etkinlikler gerçekleştirildi.

    Üniversite tercihinin öğrencilerin kariyer planlarını yaparken dikkat edilecek en önemli hususlardan biri olduğunu ifade eden Proje Koordinatörü Prof. Dr. Bilal Yılmaz, doğru ve yerinde verilen kararların, bir bireyin ömür boyu mutlu veya mutsuz olmasına neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle bireyin seçimini ve tercihini yaparken hangi faktörleri dikkate alması gerektiğinin tespitinin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, çok sayıda üniversite ve bölümün mevcudiyetinin yanında benzer müfredatlı bölümler ile kurum ve birimleri görmeden, incelemeden yapılan tercihlerin bu süreci daha da güç ve karmaşık hale getirdiğini belirtti.

    Proje, 375 Öğrenci ile Gerçekleştirildi

    Bu bağlamda, Erzurum Anadolu Lisesinde eğitim gören 375 öğrenciye Diş Hekimliği, Sağlık Bilimleri, Eczacılık, Hukuk, Tıp ve Mühendislik Fakülteleri gezdirilerek, fakültelerin puan türü, yüzdelik dilimi, eğitim süresi, eğitim süresince görülecek teorik ve pratik dersler hakkında özlü bilgiler verildiğini aktaran Prof. Dr. Yılmaz, mesleklerin geleceği ve istihdam alanları konusunda öğrencilerin ayrıntılı bir şekilde bilgilendirildiğini söyledi.

    Projeye verdiği desteklerden dolayı Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’ya şükranlarını ileten Prof. Dr. Bilal Yılmaz, Toplumsal Duyarlılık Projeleri Uygulama ve Araştırma Merkezi, Kariyer Planlama ve Mezun İzleme Merkezi ile ilgili fakülte dekanlıkları ve Anadolu Lisesi Müdürlüğüne teşekkür etti.

    Atatürk Üniversitesinin, Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesinin gerekliliklerinden biri olan topluma hizmet konusunu kendilerine şiar edindiklerini söyleyen Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Yeni Nesil Üniversite Projesi ile birlikte toplumla iç içe olan ve halka temas eden bir üniversite olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

    Üniversite bünyesinde Toplumsal Duyarlılık Projeleri Araştırma ve Uygulama Merkezini kurarak toplum için gerçekleştirilen projelere ön ayak olmak istediklerini söyleyen Rektör Çomaklı: “Öncelikli görevi eğitim vermek olan üniversitemizin, eğitimin yanında toplumsal fayda anlamında da görevini layıkıyla yerine getiriyor. “Uzun Yolculuklar İlk Adımla Başlar” ve “Hayaller Gerçekleşmez Sen Harekete Geçmedikçe” adlı projeleriyle geleceğin üniversite adaylarını yerleşkemizde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Atatürk Üniversitesi ailesi olarak tüm öğrencilerimize kapılarımız daima açık” ifadelerini kullandı.