Etiket: Toplantısında

  • ETSO, cazibe merkezleri toplantısında görüşlerini sundu

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 23 ili yatırım ve teşvik anlamında cazip kılacak Cazibe Merkezleri Programı’nda, Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Gümüşhane’yi kapsayan 4. Bölge Cazibe Merkezi Bilgilendirme ve İstişare Toplantısı Erzurum’da yapıldı. Palandöken Kayak Merkezi’ndeki bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Kalkınma Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun ile Cazibe Merkezleri kapsamındaki Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Gümüşhane’nin valileri, milletvekilleri, belediye başkanları, rektörleri, Ticaret ve Sanayi Odası başkanları ve STK temsilcileri katıldı.

    PROF. DR. AKDAĞ; “HEP BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ”

    Toplantıda konuşan Sağlık Bakanı Akdağ, dört ilin kalbinin birlikte atacağını ifade ederek, “Doğu ve Güneydoğu’daki 23 il için ve bu toplantının özelliği açısından dört ilimizi için tarihi bir dönemin adıdır. Çünkü söz konusu illerden göç olduğunu, istihdamı oluşturmakta zorlandığımızı görüyoruz. Hükümetimizin yaptığı bütün altyapı yatırımlarına rağmen bölgemizin kalkınması için daha çok mesafe katetmemiz gerekiyor. Bu cazibe merkezleri programıyla bunu birlikte halledeceğiz. Erzurum’dayız ama dört şehrin kalbi birlikte atıyor. Bu birliktelik, birlikte yürümeye, koşmaya, yükselmeye katkı verecek” dedi.

    “BÜTÇESİ 11 MİLYAR LİRA”

    Programın bütçesine değinen Maliye Bakanı Ağbal ise, “Cazibe merkezleri programında yaklaşık 11 milyar liralık bir kaynak var. Burada özellikle 2017 yılına dönük olarak ‘ne yapabiliriz’ onları konuşacağız. 23 il bu projeden yapmış olduğu projeler çerçevesinde kaynak alacak. Hangi il ve bölge daha çok proje üretirse tabi ki bu cazibe merkezleri programından daha fazla kaynak alma imkanına kavuşacak. Dört vilayeti kapsayan bu programın merkez ili Erzurum… Bu süreç içerisinde Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Gümüşhane birlikte kalkınacak. Cazibe merkezleri programının en önemli özelliği, artık vilayetler tek tek kalkınma çabasına girmekten ziyade bir bölge olarak sinerji üretmek suretiyle bir güç birliği içerisinde bu kalkınmayı sağlayacağız” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.

    ODA VE STK’LAR GÖRÜŞLERİNİ SUNDU

    Toplantının basına kapalı bölümünde illerin Ticaret ve Sanayi Odaları ile STK temsilcileri Cazibe merkezleri programı kapsamında illerde sağlanacak teşvikler, desteklenecek sektörler ve yapılması öngörülen yatırımlarla ilgili görüşlerini aktardılar.

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nı (ETSO) temsilen toplantıya katılan Meclis Başkanı Saim Özakalın da, Oda olarak 3 ayı aşkın bir süreden beri, şehrin gelişip kalkınmasının önündeki engeller ve bu engellerin aşılması için nelerin yapılması gerektiğine yönelik “Erzurum İl Profili ve Yakın Projeksiyonu” isimli çalışma yürüttüklerini söyledi. ETSO’nun, ildeki ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve üniversitelerle birlikte yaptığı bu çalışmanın rapor haline getirildiğini ve ilgili yerlere ulaştırıldığını dile getiren Özakalın raporda, şehrin önceliklerinin belirlenmesi anlamında önemli noktalara vurgu yapıldığını ifade etti.

    Konuşmasında, Erzurum’un yatırımcılar için gerçek anlamda cazibe merkezi olabilmesi için özellikle finansmana erişim noktasında pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine işaret eden ve bu anlamda sicil affının da gündeme gelmesi gerektiğini ve KGF benzeri yeni kefelat kurumlarının oluşturulmasının faydalı olacağını savunan Özakalın, bu yöndeki beklentilerin karşılanmasının hem mevcut yatırımcılara hem de bölgeye yatırım yapmayı planlayan müteşebbislere cesaret vereceğini vurguladı.

    Özakalın konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bütün bu teşvik ve destekler verilirken mevcut yatırımcılar da düşünülmeli, onları yeni yatırımcılarla haksız bir rekabet ortamına sokmamalıyız. Yerelde, KOSGEB, Kredi Garanti Fonu, İhracatçılar Birliği, Kalkınma Ajansları, TKDK gibi kurumların kaynakları artırılmalı ve gerçek müteşebbisin istifadesine sunulmalıdır. Ayrıca yine hazineye ait araziler belirlenerek proje bazlı büyük yatırım yapmak isteyen ulusal firmaların arsa talepleri karşılanmalıdır.

    ÖZAKALIN SEKTÖREL KÜMELENMEYE DİKKAT ÇEKTİ

    Cazibe Merkezleri Programı kapsamında desteklenecek sektörlere değinen ETSO Meclis Başkanı Özakalın, “Desteklenecek bir sektörde hangi il daha fazla öne çıkıyorsa; o il o sektörde daha fazla desteklensin. Yani sektörel kümelenme sağlansın. Bu şekilde o ilin verilen teşvik desteğinden en üst seviyede yararlanması temin edilsin” diye konuştu. Yatırımcılar için enerji desteğinin de önemine vurgu yapan Özakalın, sanayi üretiminde verilecek enerji desteği ve alternatif enerji sektörlerinde yapılacak yatırımlara sağlanacak desteklerin üretimde ve yatırımda itici güç olacağını dile getirdi. Özellikle bölgedeki hava ulaşımının pahalı olmasının da ulaşım anlamında dezavantaj sağladığını ifade eden Özakalın bu anlamda da bir takım desteklerin sağlanmasının faydalı olacağını söyledi.

    Aynı zaman 2. OSB Müteşebbis Heyet Başkan Vekili de olan Özakalın konuşmasında, 2. OSB’yle ilgili de bilgi paylaşımında bulundu.

  • Bakan Çelik, Ortak Akıl Toplantısı’nda konuştu

    Tekirdağ’da Ortak Akıl Toplantısı’na başkanlık eden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “Bir terör örgütünü meşrulaştırmak için bir başka terör örgütüne işgal yaptırılıyor” dedi.

    Tekirdağ’da Trakya Bölgesi illeri Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale’den milletvekilleri, mülki idare amirleri, Bakanlık merkez birimleri, ilgili kuruluşlar, bölge il müdürleri, kurum ve kuruluş müdürleri, üniversiteler, sektör temsilcileri ve çiftçilerin katılımıyla gerçekleştirilen Ortak Akıl Toplantısı’na katılan Bakan Faruk Çelik, burada çiftçiler ve ilgili kuruluşlarla hem bölgenin hem de ülkenin tarım ile ilgili konularını değerlendirdi. Bakan Çelik toplantıda yaptığı konuşmada, “Bildiğiniz gibi bakan olur olmaz 7 bölgede, Türkiye’nin 7 bölgesinde çok önemli toplantılar gerçekleştirdik. Tarım ve hayvancılığı temsilen gerek çiftçi kardeşlerimiz, üretici kardeşlerimiz, gerekse sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri toplantılara katılmışlardı. Ama bizim için Trakya’nın, bu coğrafyanın ayrı bir önemi, özelliği var. Yaşadığımız birçok badireden dolayı biraz daha gecikmiş olsa bile buraya koşup gelmemiz gerekiyordu. Bu toplantıları neden gerçekleştiriyoruz, bu toplantıları gerçekleştirdik. Çünkü tarlada durum nedir, bağ bahçede durum nedir, fabrikalarda durum nedir, bunları bizzat yerinde görmek, tespit etmek için bu toplantıları gerçekleştiriyoruz. Tabi siz eli nasırlı çiftçi üreticilerimiz beklentileri nedir, bunu bizzat kendinizden dinlemek için bu toplantıları gerçekleştiriyoruz. Ankara’da havanda su dövmek kolay, rastgele konuşmak kolay ama tarlada terleyen insan biliyor ne derdi, ne sorunu var. Eğer sizden dinlersek fotoğrafı sağlıklı çekmiş oluruz. Doğru fotoğraf çekerseniz, çektiğiniz fotoğraf çerçevesinde yapacağınız çözüm önerileriniz yerli yerinde olur düşüncesiyle bu toplantılar önem arz ediyor. Sorunlara birlikte çözüm bulalım diye ben anlayışıyla değil, biz anlayışıyla geleceğimizi inşa edelim diye bu toplantıları gerçekleştiriyoruz. Ben bilirim, hayır arkadaş sen bilmezsin, ne olursan ol, allami cihan da olsan ama bu salonu dolduran insanların bu ortak akıl çerçevesinde ortaya koydukları tespitleri, yaşanmışlıkları dikkate alırsanız işte biz anlayışıyla çok daha bereketli, çok daha doğru bir yol izleriz anlayışıyla bu toplantıları gerçekleştiriyoruz. Ayağa gelen bir siyaset anlayışı gerçekleştirmemiz gerekiyor. Burada oturanlar kimler, sizin hizmetkarlarınız. Bütün bakanlık burada, Çanakkale’nin, Edirne’nin, Tekirdağ’ın ve Kırklareli’nin emrinde. Bakan yardımcısından müsteşarından bütün birimlere kadar sorumlu olan bütün arkadaşlarımız hesap vermek durumundadırlar. Bunu her yıl vereceğiz. Yoksa böyle söyledim gitti, söz verdim yapmadım gitti, sigara paketine yazdım gitti gibi siyaset anlayışı bizde söz konusu olamaz. Onun için sorumlu siyaset anlayışı, sorumluluğunu yerine getiren siyaset anlayışı çerçevesinde bakanlık ayağınıza gelmiş ve sizlere hesap vermek için ve sizlerin tespitlerini, sorularını cevaplamak için ve onlara orta, kısa, uzun vadede çözüm üretmek için burada buluşmuş oluyoruz” dedi.

    “İç, dış güçler kendisine istikamet çizen bir ülke istemiyor”

    İç ve dış düşmanların Türkiye’nin özgür, bağımsız yürüyüşüne, bölgede söz sahibi olan, bölgede kendisine plan yapılan değil plan yapan ve kendisine istikamet çizen bir ülke istemediklerini ifade eden Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şimdi terörün küreselleştiğini hep beraber izliyoruz. Bu konuda atılan adımları, özellikle bölgemizde atılan adımları da ibretle izlediğiniz kanaatindeyim. Bir terör örgütünü meşrulaştırmak için bir başka terör örgütüne işgal yaptırılıyor. Şimdi bir terör örgütü var çok kötü diyorlar, öbürü de terör örgütü. Birincisine işgal yaptırılıyor, öbürü geliyor işgalden memleketi, o bölgeyi kurtarıyor, sonra işgalden kurtarılan terör örgütü olmaktan sanki çıkıyor. Bu da katil, değişen bir şey yok. Al birini vur ötekine ama oyun başka bir oyun. Türkiye’nin etrafını bir çemberle sarıp, Türkiye’ye hareket alanı kısaltılmış, içeride sorunlarla baş başa kalmış bir ülke haline getirmek istiyorlar. Bunu herkes bilsin ki bu toplantı vesilesiyle bir kez daha ifade ediyoruz, Türkiye bunlara pabuç bırakmayacak. Milletimiz her şeyin farkındadır ve o farkındalık içerisinde geleceğe doğru büyüyeceğimizi herkes bilsinler. Bölgede kimse fason mason tabela asamayacak. Yani Suriye mi eyvallah, toprak bütünlüğünden yanayız. Irak mı eyvallah, toprak bütünlüğünden yanayız. Bu ülkeleri biz tanıyoruz o ülkelerle komşu olarak yaşadık, yaşamaya da varız. Ama orada aslı astarı olmayan fason tabelalar asarak Türkiye’nin geleceği ile ilgili oynamaya birileri kalkıyorlarsa Türkiye ne yapacağını bilen bir devlettir. Gereğini yapıyor, yapmaya da devam edecek bunu da dost düşman herkes bilsin.”

    15 Temmuz’da şeytanın bile aklına gelmeyecek bir ihanetin yaşandığını belirten Bakan Çelik, “Ne yazık ki bu ihaneti gördük. Milletimize şükran borçluyuz. Milletimiz o gün o gece görevini hakkıyla yaptı. Müteşekkiriz milletimize ve şehitlerimize de bir vesile ile rahmet diliyoruz. Allah onlardan razı olsun, gazilerimizden razı olsun temennisinde bulunuyoruz” diye konuştu.

    “Trakya’da 3 ilimiz hayvan fabrikası olacak”

    Tarımın stratejik bir alan olduğunu ve tarımın dünyada artık çok büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Bakan Çelik, “Burada bizim Trakya bölgemizde şöyle genel olarak baktığımız zaman tarla bitkilerinin yüzde 10’u, çeltik üretiminin yüzde 58’i, kanola üretiminin yüzde 76’sı, buğday üretiminin, mısırın yüzde 10’u bu bölgede yetişiyor. Dolayısı ile milli hasılamıza 9.7 milyarlık bir katkısı olan bir bölgeden bahsediyoruz. Bölge bu çerçevede baktığımız zaman tarımlar ihracata da 200 milyon dolar civarında katkı sağlandığını görüyoruz. Hayvancılık açısından baktığımız zaman bölgenin apayrı özellikleri var. Ari bölge olması dolayısıyla temayüz etmiş son derece önemli bir bölgemiz. Diğer bölgelerin örnek alacağı bir bölge. Türkiye genelindeki büyükbaş hayvan varlığının yüzde 45’i yüksek verimli kültür ırkından oluşurken, Trakya’da bu oranın yüzde 83 olduğunu görüyoruz. Bu herkese, bütün Türkiye’ye örnek olacak bir oran. Bütün çabamız da zaten Trakya düzeyine bu oranı yükseltmek olduğunu belirtmek istiyorum. Tabi bölgede hayvancılık konusunda bir damızlık üretim merkezi diye tanımlasak yanlış olmaz. Onun için biz önümüzdeki hafta Sayın Başbakanın açıklayacağı programda özellikle bu 3 ilimiz, Çanakkale de dahil bu bölgelerde damızlık üretimini yani hayvan fabrikası diyorum ben, bu fabrikanın burada tütmesi konusunda her türlü desteği vereceğimizi de bu toplantı vesilesi ile sizlerle paylaşmış olalım. Dünyada olup bitenler tarım alanında baktığımız zaman hiç de iyi gidişat olmadığını rahat bir şekilde görebiliriz. Bunun farkında olup kendisine tarım ve hayvancılık alanında çekidüzen veren ülkeler var. Ama bunun farkında olamayıp halen dünya insanlığının geleceğini karartmaya dönük gidişat sergileyen ülkeler olduğunu da bu vesileyle belirtmek istiyorum. 32 buçuk milyon parselimiz var, toplulaştırma ve sulama aciliyetlerimiz var diyor valimiz, bu iki konuda hem Trakya için hem Türkiye için önemli. Biz toprağı suyla buluşturamadığımız zaman ciddi şekilde ürün kayıplarıyla karşı karşıyayız. Toplulaştırmada siz neredeyse yarı yarıya 32 buçuk milyon parsel sahibi olursanız ve işletme başına düşen 60 dekar arazimizde, her işletmeye 60 dekar arazi düşüyor. Oysa normalde bizim ayardaki, ülkeler için, 525 dekar düşerken bizde 60 dekar düşüyor. Böyle parçalı bir tablodan sağlıklı bir verim elde etmek mümkün değil” diye konuştu.

    “Havza bazlı destekleme modeline geçiyoruz”

    “7 bölgede yaptığımız toplantı ve bu gün Trakya bünyesinde yaptığımız toplantılardan bir özet çıkacak” diyen Bakan Çelik konuşmalarını şöyle sürdürdü:

    “Özelde Trakya ilgili söylenecekleri bugün alacağız. Ama genelde aldıklarımız çerçevesinde, bakanlık yaşadığımız 15 Temmuzlar ve bunun gibi bin bir türlü sıkıntıya rağmen gece demeden gündüz demeden çalışmalarımızı sürdürdük ve iki konuda kararımızı almış bulunuyoruz. Bunlardan birincisi havza bazlı destekleme modeline geçiyoruz. İkincisi ise hayvancılık destekleme modelinde ithalata dayalı bir destekleme değil, yerli üretime dayalı bir destekleme modeline tümüne diyoruz ki, milli tarım projesi diye bugüne kadar geldiğimiz, birçok başarılara imza attıktan sonra bu önemli virajı alırken, yaptığımız düzenlemelerle bu iki alanda inşallah önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiş olacağız. Tabi biliyorsunuz ki Et ve Süt Kurumu, kurum olarak var. Ama işlevsel olarak TMO bir regülasyon kurumu. Bunlar bugüne kadar bu regülasyon görevini yapamadılar. Et ve Süt Kurumu’nu kapatmalar, bazı sistemden çıkmalar ama ilk kez süte müdahale konusunda, Et Süt Kurumu devreye girdi. Bu üreticilerin işine yaradı. Önümüzdeki dönemde devam edecek. Süt üretimi aynı zamanda hayvan varlığının adıdır. Yani sütten bahsediyorsanız, hayvan varlığı var demektir. Süt yoksa, hayvan sayınızda da sıkıntı vardır demektir. Onun için sütle ilgili gidişatımız, et ve süt kumrunun gözetim ve denetimi altında olacaktır. Ama özellikle bu bölgede süt dediğimiz zaman sütün kalitesi de örnek olması gereken düzeylere daha da yapılması gereken atılması gereken adımlar var. Mutlaka, bu konuda da kaliteyi yakalayacak. Destek politikamızı, geliştireceğimizi ama öncelikle önümüzdeki hafta havza bazlı Türkiye’yi 941 havzaya ayırmış, adeta ilçe bazında neyi nerede ve ne kadar ekeceğiz. Neye ihtiyacımız var. Bir üreticinin önünü görebileceği 3 yıllık bir destekleme modeli içerisinde çiftçilerimizin ve üreticilerimizin önünü görebildiği bir düzenlemeyi getirirken, hayvancılıkta yeni bir bakış açısı getirirken aynı sütle ilgili düzenlemeler kamuyla paylaşmış olacağız. Bunları niye getiriyoruz ki, üreticimiz boşa kürek çekmesin. Yaptım ektim bu sene para etmedi. Etmedi, çünkü planlama yok.”

    “Bir karış toprağın dahi zayi edilmemesi gerekmektedir”

    Meralarla ilgili yasal düzenlemeyi yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Çelik, “Meclis’te şu anda kim hayvancılık yapacaksa, mera ıslah et verdim gitti. Vereceğiz kardeşim. Şimdi A’dan Z’ye bir çiftçi gözüyle sizi siz gibi yaşayarak, olayları arkadaşlarımızla beraber baktığımızda, nerede bir engel var o engeli kaldıracağız. O engeller kalkınca ülkede hayvancılığın ve tarımın daha üst seviyelere çıkmasında hiçbir engel yoktur. Biz çok güzel hedefler koymuşuz, geldiğimiz noktalarda çok güzel.147 milyar liraya gelmiş tarımsal hasılamız. Ne kadar güzel ama hedef koymuşuz. 150 milyar dolar. Tarımsal hasıla yani 450 milyar liralık bir hedef koyuyorsunuz. Arkasından ihracat 40 milyar dolar demişiz. Şu anda ihracatımız 17 milyar. Cumhuriyetin 100. yılında ulaşmak için bir karış toprağın dahi zayi edilmemesi gerekmektedir. Büyük bir dayanışma sergilememiz gerekiyor. Tabi bölgemiz açısından tarım arazilerinin korunması son derece önemlidir. Bununla ilgili valilerimizden bilgi aldım. İki üç ova diyebileceğimiz merkezi sit alanı çalışmalarımız var. Türkiye geneli 184 ovanın tarımsal sit alanı ilan edilmesiyle ilgili çalışmalarımızı tamamlamış bulunuyoruz. Bu karar açıklanacak, yayınlanacak ve böylece mevcut olan talan, kurtardığımız bu güzel tarım alanlarını inşallah muhafaza etme konusunda bu sit alanı haliyle hızlı bir şekilde dönüştüreceğiz” ” şeklinde konuştu.

    “Şimdi yılda iki kez ödemeyi kararlaştırdık”

    Desteklerin sürekli arttığının altını çizen Bakan Çelik, “1.8 milyardan şimdi KDV’ler dahil son gübre, mazot KDV’leri dahil 14 milyara ulaşmış bulunuyor. Bunları daha rasyonel bir şekilde kullanmak için belki ayarlamalar yapmak gerekiyor. Mesela şimdi yılda iki kez ödemeyi kararlaştırdık. Dedik ki Mart ve Nisan ayında ödeme yapalım. Birde Eylül ve Ekim ayında ödeme yapalım. 12 ay ödeme var desteklemelerle ilgili çiftçinin de başı dönmüş durumda neyi ne zaman alıyor nereye gidiyor birçokta zaten bürokraside on lira oradan kesiliyor beş lira oradan kesiliyor. Dedik ki yalnız üreticiye gidecek. Yani hayvansal desteklerimiz, hepsi burada istiyorlar ihtiyaçları varsa verelim ama üreticinin parası üreticiye, birliğin parası birliğe yani üretici direk olarak kendi hakkını, devletin verdiği desteği alsın. Birlikle ilgili biz oturup konuşuruz, kavga ederiz anlaşırız. Mutlaka bir çare kendi aramızda buluruz. Onlarsız bir yol yürümeyi hiç düşünmeyiz biz. Üreteci, devletin verdiği desteği, mutlaka alıp cebine koymalıdır. Programını ona göre yapmalıdır” dedi.

    “Çiftçi boşa kürek çekmesin”

    Bir diğer konunun ise lisanlı depoculuk olduğunu söyleyen Bakan Çelik, konuşmalarını şöyle sonlandırdı:

    “Bölgemiz için önemli. Şimdi birçok düzenlemeyle amacımız ne dedik, çiftçi boşa kürek çekmesin. Onun için yapıyoruz bunları. Atıl bir şey olmasın, arz talep dengesinde bir sorun yaşanmasın bunun için yapıyoruz. Bu noktada çiftçinin lehine olacak bir diğer şeyde lisanlı depoculuk. Bununla ne yapacağız sağlıklı bir depolama gerçekleşecek, arz-talep dengesinde fiyat istikrarı olacak. Uygun koşullarda kredi imkanları olacak. dilediği zaman üretici ürününü satma imkanı elde edecek. Ne zaman uygun bulursa o zaman satacak. Bu altyapıyı, depoları oluşturmadan ürün borsasına geçme şansınız yok. Şimdi biz, bir milyon tonun ihalesini yaptık. Trakya’da var işin içinde, hızlı bir şekilde 5 milyon tona çıkaracağız bunu. Şu anda 681 bin tonluk lisanslı depomuz var. Hızlı bir şekilde bu depoları bir yıl içerisinde tamamlayacağız. Böyle bir lisanslı depo altyapısı tamamlandığında Gümrük Bakanlığımızla çalışmamızı sürdürüyoruz. Ürün borsasına geçtiğimiz an, üretici ürününü güvenli bir yere verecek. Dilediği zamanda dilediği kadar ürünü kağıdı vasıtasıyla satacak. Artık babadan kalma bir tarım ve hayvancılık anlayışıyla yolumuza devam edemeyiz, çağın gerekleri neyse, teknolojik imkanlar neyse, makine ekipman neyse bunların tümünü kullanacağız. Bilimsel veriler çerçevesinde, üniversitelerinde rehberliğinde, hep beraber inşallah yürüyüşümüzü gerçekleştirmiş olacağız.”

  • Milletvekili Karacan, sanayide dijital dönüşüm toplantısında

    AK Parti Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile bir araya geldi.

    Karacan, toplantıya, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkan Vekili olarak katıldı. Toplantıda, Türk sanayisinin dönüşümü, biyoteknoloji, nanoteknoloji, bilgi-iletişim teknolojileri gibi tüm sektörleri etkileyen yatay teknolojiler konusunda Türkiye’nin atması gereken adımlar görüşüldü. Ayrıca, sanayide dijital dönüşüm için yol haritası konusunda fikir alışverişi yapıldı. Bakanlığın hazırladığı ve görüşe açtığı üretim reform paketi içeriğindeki konular da ele alındı.

  • Halk Günü Toplantısında kimi ‘Hocam’, kimi de ‘Başkanım’ diye hitap ederek Vali’den aş, iş istedi

    Erzurum’da Vali Seyfettin Azizoğlu başkanlığında düzenlenen Halk Günü toplantısında dar gelirli ailelerin aş, iş istekleri adeta yürek burktu. İlk kez valinin huzuruna çıkan vatandaşlardan kimi ‘hocam’ kimi de ‘başkanım’ diye hitap ederek meramlarını anlatmaya çalıştı. Toplantıda, 2011 yılında Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 300’e yakın teröristin baskın düzenlediği hain saldırıda 24 askerini şehit veren ve kendisi de yaralı olarak kurtulan 6 askerden biri olan üsteğmen evlenebilmek için gazilik haklarını talep etti.

    Erzurum’a atandıktan sonra her Çarşamba günü Halk Günü toplantısı başlatan Vali Seyfettin Azizoğlu, toplantıların üçüncüsünü gerçekleştirdi. Toplantıya katılan dar gelirli ailelerin çoğunluğunun genel talebi aş ve iş oldu. İlk kez valinin karşısına çıkan vatandaşlar Vali Azizoğlu’na nasıl hitap etmekte zaman zaman güçlük çekerlerken kimi ‘hocam’ kimi de ‘başkanım’ dedi.

    Vali Azizoğlu, vatandaşların isteklerini tek tek not ederek, sorunların çözümü konusunda beraberindeki kurum amirlerine talimatlar verdi.

    Erzurum Valiliği toplantı salonunda gerçekleştirilen Halk Günü toplantısına Vali Seyfettin Azizoğlu’nun yanı sıra İŞKUR İl Müdürü Ahmet Tacettin Ötüken, SYDV İl Müdürü Zekeriye Deniz, İl Basın ve Halkla ilişkiler Müdürü Ziyaattin Uçan, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Güven Yavuz da hazır bulundu.

    “Evlenebilmek için gazilik haklarımı istiyorum”

    Toplantıda, 2011 yılında Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 300’e yakın teröristin baskın düzenlediği hain saldırıda 24 askerini şehit veren ve kendisi de yaralı olarak kurtulan 6 askerden biri olan üsteğmen Serkan Atlayan, evlenebilmek için gazilik haklarını talep etti.

    Hain terör saldırısının ardından TSK’dan istifa ettiğini ve bu nedenle haklarından mahrum bırakıldığını iddia eden Serkan Atlayan, konuyu şöyle anlattı:

    “Hakkari Çukurca’da gece saatlerinde baskın düzenleyen PKK’lı yaklaşık 300 terörist uzun namlulu tüfek ve roketatarlarla saldırdı. Saldırılarda 24 asker şehit oldu. Bende üsteğmen rütbesiyle sınırda görev yapıyordum. Saldırıda yaralandım. Daha sonra istifa ettim. Bütün haklarımdan istifa ettiğim için mağdur bırakıldım. Ben bütün evraklar ortada onları istiyorum. Yanımda nişanlım var. Evlenemiyoruz bu yüzden. Ben sizden gazilik hakkımın verilmesi için gerekli mercilerle görüşüp bana yardımcı olmanızı istiyorum.”

    Olaydan sonra uzun süre psikolojik tedavi gördüğünü ve işsiz olduğunu belirten Atlayan, Vali Azizoğlu’ndan yardım istedi.

    Vali Azizoğlu’da not alarak gerekli incelemenin yapılması için girişimde bulunacağını kaydetti.

  • AK Parti Grup Toplantısı’nda sürpriz konuklar

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti’nin grup toplantısına katılan Batı Trakya İskeçe Müftüsü Ahmet Mete, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, Karadağ Müftüsü Rıfat Feyziç ve Bulgaristan Müftüsü ile yakından ilgilendi.

    AK Parti’nin bugün yapılan grup toplantısına sürpriz konuklar katıldı. TBMM’deki grup toplantısına Batı Trakya İskeçe Müftüsü Ahmet Mete, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, Karadağ Müftüsü Rıfat Feyziç ve Bulgaristan Müftüsü de katıldı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ toplantıya katılan sürpriz konuklarla yakından ilgilendi.