Etiket: Toplantısında

  • Bakan Yılmaz, Müfredat Bilgilendirme Toplantısı’nda

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, yeni müfredatla ilgili, “Belki yapılan değişik 100 bin veya çok detaylı düşünürsek 1 milyona yakın değişiklik olmasına rağmen hemen hemen herkesin üzerinde eleştiri yaptığı 1-2 konuyu geçmemiştir. Genelde olanda değil, öğretmenler öyle değil de böyle yorumlar veya derste böyle anlatırsa oraya değil de buraya girerse ne olacak şeklinde, olanı değil olmayanı ama muhtemel olabilir gibi bir vehimden kaynaklanarak eleştiri getiriliyor” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığında düzenlenen İlçe Milli Eğitim Müdürleri Müfredat Bilgilendirme Toplantısı’na katıldı. Burada yaptığı konuşmada eğitimin nesil yetiştirme işi olduğunu belirten Yılmaz, “Bunun için kendisiyle çevresiyle barışık öz güveni olan hayata hazır sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek istiyoruz. 1 milyonun üstünde öğretmenimiz, 18 milyona yakın öğrencilerimiz ve velilerimizle birlikte Türkiye’deki herkesin gözünün üstünde olduğu büyük bir aileyiz” diye konuştu.

    “Kaliteli bir eğitimi ve herkes için eğitimde fırsat eşitliğini değişmez ve daimi hedefimiz olarak görüyoruz”

    Türkiye’de eğitimi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak hususunda büyük mesafeler kat ettiklerini anlatan Yılmaz, “Önemli başarılar kaydettik. Eğitim kalitesi geçmişe kıyasla çok iyi bir durumda. Kaliteli bir eğitimi ve herkes için eğitimde fırsat eşitliğini değişmez ve daimi hedefimiz olarak görüyoruz. Eğitimde kalite ne kadar yüksekse ülkemizde o kadar güçlüdür. Eğitimin kalitesini arttırmak için çok büyük yatırımlar yaptık. Derslikleri açtırmak, öğretmen sayısının arttırılması bu amaçladır. Bu eğitimin kalitesinin arttırılması için yapılan işlemlerden birisi de kısa bir zaman önce en demokratik en yüksek katılıma dayalı ve çoğulcu müfredatı oluşturduk. Eğitim ve öğretim çalışmalarının en önemli hedefi öğrenciyi mutlu kılmak onun yaşayacağı çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve değerleri kazandırmaktır. Öğrenciye kazandırılacak bilgi beceri ve değerlerin çerçevesini de müfredat belirler. Müfredatın sadece bilgiden oluşmaması aynı zamanda beceri, yeterlilik ve değerleri de içermesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Sürecin içindeki bütün ilgililerin yeterince bilgilendirilmesi, desteklerin alınması gereklidir”

    “Bakanlığımız tarafından geliştirilen ve 18 Temmuz itibariyle kamuoyuyla paylaşılan müfredat öncelikle öğrencilerimizin yaşayacağı çağın gerektirdiği bilginin yanında beceri, yeterlilik ve değerleri kazandırmayı da amaçlamaktadır” diyen Yılmaz, şunları kaydetti:

    “İlkokul 1.sınıftan lise 12.sınıfa kadar konu ve kavram bütünlüğü dikkate alınarak 176 sınıfı kapsayan 51 dersin müfredatını yeniledik. Oldukça geniş bir katılımla ve demokratik bir anlayışla yenilenen müfredatta ahenkli bir bütünlük sağlanmıştır. 2017-2018 eğitim öğretim yılında 1, 5 ve 9.sınıflarda uygulanmaya başlanacak müfredatlarla ilgili hazırlıklar kapsamında ilgili genel müdürlüklerimiz il formatörlerinin eğitimlerini tamamladı. Ayrıca 1,5,9.sınıflarda yenilenen müfredatlara uygun olarak uygulanacak eğitim araçları da hazırlandı ve EBA ‘da yayınlandı. 18 Eylül 2017 tarihi itibariyle başlayacak yeni eğitim öğretim yılı öncesinde ilçe milli eğitim müdürlüklerinden temel beklentimiz ilçelerindeki bütün öğretmenlere ve velilere ve ilgililere müfredatın anlatılmasını sağlamalarıdır. Bakanlığımızca hazırlanan eğitim programlarının hedeflenen sonuçları vermesi ve başarılı olunması için sürecin içindeki bütün ilgililerin yeterince bilgilendirilmesi, desteklerin alınması gereklidir. Bu başarı için olmazsa olmaz. Programların uygulanacağı okullardaki öğrencilerimiz, velileri, bu programları uygulayacak öğretmenlerimiz programların uygulanacağı okullardaki idarecilerimiz, ilçe müdürlerimiz ve il müdürlerimiz süreç hakkında bilgi sahibi olmalı ve kendilerine yöneltilen bu konudaki sorulara gereken yetkinlikle gereken cevapları verebilmelidir.”

    Geçtiğimiz hafta Bitlis’te Ahlat’ta il müdürleriyle bir araya geldiklerini ve süreçle ilgili olarak ayrıntılı bilgi verip talimatlandırdıklarını söyleyen Yılmaz, bugünde aynı amaçla 81 ildeki bütün ilçe müdürlerini davet ettiklerini ve aynı kapsamda bilgilendirileceklerini ifade etti.

    Yılmaz, “Destek vermenizi, size sunulan takvimlere uygun olarak süreci birebir takip etmenizi isteyeceğiz” dedi.

    “Olanı değil olmayanı ama muhtemel olabilir gibi bir vehimden kaynaklanarak eleştiri getiriliyor”

    Genelde çok büyük bir eleştiri almadıklarını vurgulayan Bakan Yılmaz, “Belki yapılan değişik 100 bin veya çok detaylı düşünürsek 1 milyona yakın değişiklik olmasına rağmen hemen hemen herkesin üzerinde eleştiri yaptığı 1-2 konuyu geçmemiştir. Eğer bunu yüzdeye vurursanız yüzde 1 bile değildir. Binde bir bile değildir, belki onbinde bir bile değildir. 3 konu veya 4 konunun dışında kimsenin yeni bir teklif, eleştiri, öneri getirdiği görülmedi. Bir taslak rapor bana sunuldu. Okudum. Genelde olanda değil, öğretmenler öyle değil de böyle yorumlar veya derste böyle anlatırsa oraya değil de buraya girerse ne olacak şeklinde, olanı değil olmayanı ama muhtemel olabilir gibi bir vehimden kaynaklanarak eleştiri getiriliyor. Bu Türk öğretmenine güvenmemek demektir” değerlendirmesinde bulundu.

    “2018-2019 yılında hemen hemen bütün sınıflarımızda yeni müfredatla birlikte eğitimimize başlayacağız”

    O raporda hangi üniversitelerden görüş alındı diye de bir eleştiri olduğunu kaydeden Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Çok net olarak bize görüş gönderenler Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Bülent Ecevit Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Necatibey Eğitim Fakültesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Ömer Halis Demir Üniversitesi diye gider. Birçok sivil toplum kuruluşu da var. Sendikalarda da Anadolu Eğitim Sendikası, Eğitimciler Birliği Sendikası, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve Türk Eğitimsen’de dahil olmak üzere hemen hemen eğitim üzerine sözüm var diyen herkesten de görüş alındı. Kendimize çok inanıyoruz, güveniyoruz. Bu ana kadar yapılmış en doğru, iyi öğrencinin menfaatine ve Türkiye’nin de 21.yüzyılda evlatlarını hazır edeceği bir müfredatı hazırladık. Gereksiz konuları çıkardık. Parçalanmış olan yerleri birleştirdik. Disiplinlerarası değişimi yaptık. 2017-2018 yılı eğitimimiz bir önceki yıldan çok daha iyi olacaktır. Bu müfredat üzerine öğretmenlerimizden Ocak ayına kadar 2018 yılının başına kadar da geri bildirimleri alacağız. Geri bildirimleri alarak ona uygun şekilde düzenleme yaparak önümüzdeki yıl 1 yıl içerisinde de 1,5,9’un dışında geri kalan bütün sınıfların müfredatını yenileyeceğiz. 2018-2019 yılında hemen hemen bütün sınıflarımızda yeni müfredatla birlikte eğitimimize başlayacağız.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu (3)

    Konuşmasında partililere yönelik uyarılarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemize yönelik saldırılar karşısında öncelikle bizim AK Partililer olarak sapa sağlam durmamız gerekiyor. Hizmet edecek motivasyonu, gücü, heyecanı kalmamış bencillik batağında çırpınan defolu kişilerle böyle zorlu bir mücadeleyi yürütemeyiz” dedi.

    “Unutmayın Türkiye’nin adeta yeni bir Kurtuluş savaşı verdiği dönemdeyiz” diyen Erdoğan, “Hiçbir ihanete tahammül edemeyiz. İhanet edenleri görüyoruz. Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olanları gördük. Şimdi Pensilvanya da gerisinden gelenler de kaçıp gidiyorlar. Bir kısmı cezaevlerinde bir kısmı yurtdışına kaçmış vaziyette bunlarla bir mücadele veriyoruz. Bunlar FETÖ terör örgütü. Bir diğeri de PKK terör örgütü. Bir diğeri de DAEŞ. İşimiz öyle kolay değil. Biz bu güzel milletimizi yanımızı alacağız. Biz gücümüze önce haktan sonra da halktan alacağız. Bunu başardığımız gün Allah’ın izniyle durum çok farklı olacaktır” şeklinde konuştu.

    “Ülkemize yönelik saldırılar karşısında öncelikle bizim AK Partililer olarak sapa sağlam durmamız gerekiyor” vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Hizmet edecek motivasyonu, gücü, heyecanı kalmamış bencillik batağında çırpınan defolu kişilerle böyle zorlu bir mücadeleyi yürütemeyiz. Hiçbir kardeşimizi de sen kenarda dur diyemeyiz. Çalışacak kim olursa olsun hepsine kapımızı açacağız. Bu kapı şuanda görev mahallinde olanlara ait bir kapı değildir. Kapımız hep açık olacak. Çünkü bir kapı görül kapısıdır. Gönül kapısı gönül koymaya gelmez. Burada çok hassas ve dikkatli olacağız. Bunun için ilk etapta teşkilatlarda başlatacağımız değişimi sıkı tutmak zorundayız. AK Parti teşkilatlarında görev alacak kişilerin şu bakanın, bu milletvekilinin adamı değil davanın ve milletin adamı olması şarttır. Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, davası olmayan ve bulunduğu yerde milletimizi kucaklayamayan hiç kimse AK Parti yöneticilik yapamaz. Tüm arkadaşlarımdan ilçe ve il teşkilatlarımızdan bu vasıflara uygun kadroların görev alması için gayret göstermelerini ve bu yönde katkı sunmalarını rica ediyorum. Açık söylüyorum; 15 yıl öncesinin, 20 yıl öncesinin, 25 yıl öncesinin siyaset baronlarının tarzıyla AK Parti’de etkinlik kurmaya kalkan herkes karşısında bu kardeşinizi bulur. Bunu böyle bilin. Esasen bu şekilde AK Parti’ye yapılan kötülük tüm Türkiye’ye yapılmış bir kötülüktür. Ülkemizin bize ve bizim 15 yıldır yaptığımız hizmetleri 2023 hedeflerimizle taçlandırmamıza ihtiyacı var. Millet bizden bunu bekliyor. Onun için ben partimizin kuruluşunda emeği geçen tüm kardeşlerime vefa borcumuzun olduğuna inanıyorum. Biz onları hiçbir zaman kapıda bırakamayız. Onlarla beraber yolculuğu devam ettireceğiz.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu (4)

    AK Parti eski MKYK üyesi Ayhan Oğan’ın geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında söylediği “Yeni devlet kuruyoruz” sözlerine konuşmasında isim vermeden eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan, “Bizim Türkiye Cumhuriyeti’nden başka devletimiz yoktur. Kim ne derse desin hikaye” dedi.

    AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’ndaki konuşmasını sürdüren Erdoğan, “G-20’de pankart benim resmimi koymuşlar hemen altına Putin’in resmini koymuşlar onun altına da Suudi Arabistan kralı Selman’ın resmini koymuşlar. Bu diktatörleri öldüren bu arabayı alır diyorlar. Çok ilginçtir bunu oraya koyuyor bu başbakanlık önünde oluyor Alman polisi bakıyor. Alman polisi de bunu izliyor seyrediyor Türkiye’de buna benzer birşey bunların yaptığı gibi oldu mu, olmadı. Arapların atasözü aklıma geldi men dakka dukka yani kim kime kötülük ederse ve bulursa karşılığını aynı ile bulur. Bunca yıldır bizim 3 milyon insanımız Almanya’da kötülük olarak ne gördünüz ya sadece bu teröristlere Almanya yataklık yapıyor. Dosyaları kendilerine verdik 4 bin 500 terörist dosyası verdim kendilerine cevap aldığımız yok. Kendileri bir terörist olduğu zaman bunu size verin. Sen bir gönder bakalım. Sendeki teröristleri göndermiyorsun tescilli terösitler sen bizden istiyorsun. Bende yargı varda Türkiye’de de yargı var. Kusura bakma yargı kararı verir ona göre biz hareket ederiz. Bizim anlayışımızda bu. Öğrenecekler bazı şeyleri. Bize yönelik bu saldırıların hepsi de örtülü olduğu kimse bayrağıyla cephede yer almadığı için gerçekten çok ilginç bir mücadele yürütüyoruz. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu. Bu asimetrik savaş da bize aynısını dedirtiyor. Sadece bileğimiz ile değil aynı zamanda siyasi ve ekonomik zekamızla da sürdürmek zorunda olduğumuz bir mücadelenin içinden geçtiğimizi çok iyi biliyoruz. İyiyiz daha da iyi olacağız. Tarihimizde ecdadımızın bu yöntemleri gayet iyi kullandığı dönemler olduğu biliniyor biz de masada ve sahada bertaraf etmeye hem de kendi oyun planımızı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Her geçen gün çok daha iyi gelişiyor. Karşımızdakilerin güçleri imkanlarının büyüklüğünü gördüğümüzde hiç de fena gitmiyoruz. Nerelerden nerelere geldik. Daha da iyi olacak. Bir zamanlar bir insansız hava aracı almak için kuyruğa giriyorduk şimdi artık Türkiye kendi insansız hava aracını yapar hale geldi. Silahlısını da silahsızını da yapıyor” diye konuştu.

    “Özgürlük, bağımsızlık, istiklal ve istikbal mücadelemizi elimizden alamayacaklar” ifadelerini kullanan Erdoğan “Bunu basamak basamak inşallah hedefe taşıyacağız. Bunun da bir bedeli var. 15 Temmuz’da gördünüz ne oldu. 260 şehit verdik. Bunlardan bir tanesi faslı bir Müslüman kardeşimiz, 2 bin 193 gazimiz oldu. Ama şehitlerimiz makam-ı aliye ulaştılar. Gazilerimiz de o şerefle yürüyorlar, rabbim şifalar versin” diyerek şehitlere Fatiha okudu.

    Erdoğan, konuşmasında “Türk milletinin canı pahasına elde ettiği ve koruduğu istiklalinin tek bedeli yine can olabilir. Ana muhalefet partisinin başındaki zat bunu anlayamadı. Terör örgütünün işaretini yapıyor onu siz yaparsınız bizim terör örgütleri ile işimiz yok. O zata bunu öğretmemiz lazım. Rabia’da ne var biliyor musun? bunları iyi öğren. Benim milletim bunlara bir şey demiyor. Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka hiçbir devletimiz yoktur, kim ne derse desin gerisi hikaye. Ben size partinin genel başkanı ve aynı zaman Cumhurbaşkanı olarak manifestomuzu söylüyorum. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bitti. Ve inşallah Türkiye Cumhuriyeti devletimizi çok daha güçlü hale getirmenin gayreti içindeyiz. Bunu da başaracağız tüm kurumlarımız güçlendirerek bunu başaracağız” diyerek AK Parti eski MKYK üyesi Ayhan Oğan’ın “Yeni devlet kuruyoruz” sözlerine göndermede bulundu.

  • Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, şehit öğretmenleri AB-KİK toplantısında gündeme getirdi

    Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişare Komitesi (KİK), 36. Toplantısını tarafların katılımıyla 18-19 Temmuz’da Brüksel’de gerçekleştirdi.

    Türkiye-AB ilişkileri, Türkiye Ekonomisi ve Gümrük Birliği gibi konuların ele alındığı toplantıda karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın burada yaptığı konuşmada, “Türkiye aynı zamanda bir Avrupa ülkesidir. Avrupa Birliği adaylık sürecine önceden halkın isteği, siyasilerin isteksizliği söz konusuydu. Şimdi siyasilerin geçmişten bugüne girilen yolda isteği var ama halkın isteksizliği gibi bir psikoloji hakim. Bunda AB’nin uyguladığı politikalar ve demokrasi konusunda tutarlı davranış göstermemesi etkili. Ülkemizde 15 Temmuz kanlı darbe girişimi yaşandı ve 250 insanımız şehit oldu. 2 bin 193 gazimiz var. AB bu konuda demokrasiden yana tavır almakta gecikti. Bu gözden kaçmadı” ifadelerini kullandı.

    “OHAL uygulaması bir zorunluluk olarak devreye girdi”

    “Öncelikle AB’nin KİK kanadını kutluyorum” diyen Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “AB kanadından ilk tepki KİK’ten geldi. Bu toplantımızın başlangıcında 15 Temmuz’da hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapmanız da takdir edilecek bir davranıştı. Bu duygudaşlık umudumuzu artırıyor. Ülkemizde demokrasimizin maruz kaldığı kanlı darbe girişiminin çalışma hayatına olumsuz etkileri oldu. Türkiye’de kamu görevlilerinin örgütlü olduğu en büyük konfederasyonuz. OHAL uygulaması bir zorunluluk olarak devreye girdi. İhraç ve açığa almalarda kapsam içine giren üyelerimiz var. Kanlı darbe girişiminde bulunan FETÖ’ye müzahir birini savunmak mümkün değil. Bu konuda farklı düşünmüyoruz diye düşünüyorum. Fakat masumiyet karinesi esas alındığında terörle irtibatı olmayan ya da olduğu tespit edilemeyen, mağdur olduğunu düşünen kamu çalışanlarının mağduriyetini gidermek için gayret göstermek görevimiz. Zor bir durum yaşıyoruz ülke olarak.”

    OHAL Komisyonu’nun görevine başladığını kaydeden Yalçın, “Söz konusu komisyon mağdur olduğunu düşünen ve hakkını aramak isteyenler için önemli bir mekanizma. Bunu önemsiyoruz. OHAL’in kalkmasını önemsiyoruz ama Fransa’da yaşanan terör saldırısı sonrası uygulamaya giren OHAL uygulaması konusunda Fransa’nın bir iki hafta önce OHAL’i altıncı kez uzatması, ülkemizde yaşanan kanlı darbe girişimi ve maliyeti göz önünde alındığında ülkemizi de anlamayı zorunlu kılıyor. FETÖ ülkemizi zor durumda bıraktığı, insanları katlettiği gibi çalışma hayatına da darbe vurdu. Kamu görevlilerinin örgütlenme oranı ilk kez düştü. Bu yıl veriler açıklandı ve yüzde 4’e yaklaşan bir düşüş var” şeklinde konuştu.

    “Terör örgütleri konusunda duygusal değil ilkesel yaklaşımlar bekliyoruz”

    Yalçın, Avrupa Birliği’nden beklenenin terör örgütlerine alan açmaması olduğunun altını çizerek, “Demokrasi konusunda ilkesel davranması ve duygusal davranışlardan uzak durmasıdır. Ben buraya gelmeden 1 gün önce Gümüşhane Torul’da 23 yaşında hayatının baharında Şehit edilen Öğretmen Necmettin Yılmaz’ın cenaze törenine katıldım. Okulda öğrencilerine karne dağıtımı yapıp ailesinin yanına giderken terör örgütü tarafından yolu kesilip arabası yakılan, kendisi dağa kaçırılan, hunharca katledilip cesedi suya atılan ve haftalar sonra bulunan cesedin kriminal incelemesinde şehit edilen öğretmen olduğu anlaşılan Necmettin Yılmaz. Haziran ayında ise 23 yaşındaki Müzik Öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın öğretmenimiz şehit edildi yine terör örgütü PKK tarafından. Terör örgütü tarafından ülkemizde okullar yakıldı. Karne günü öğrencilerin bulunduğu ortamda kurşunlar sıkıldı. Üzülerek ifade edelim ki Brüksel’de AB Parlamento binasında bu örgütün resimleri asılıyor, dışarıda çadır kurduruluyor ve faaliyet serbestisi tanınıyor. Bu durum doğal olarak AB’yi de tartışmaya açıyor. Çalışma hayatının insanileşmesi, hak ve hürriyetlerin gelişmesi yolunda olumlu katkıları kıymetli buluyoruz. Terör örgütleri konusunda duygusal değil ilkesel yaklaşımlar bekliyoruz” değerlendirmelerinde bulundu.

    Öte yandan Yalçın, terör suçlularının uluslararası hukuk dikkate alınarak karşılıklı iadesi konusunda yaşanan sıkıntıların aşılması için öneride bulunarak, deklarasyonda yer almasını talep etti.

    Çalışma hayatına ilişkin birçok konunun gündeme alındığı toplantı akabinde yapılan müzakereler sonrası Türkiye- AB Karma İstişare Komitesi ‘Ortak Deklarasyon’ yayınladı. Bir sonraki toplantının Türkiye’de olacak şekilde Adana’da yapılması kararlaştırıldı. Heyet, Brüksel’de 15 Temmuz temalı fotoğraf sergisinin açılışına da katılarak, 15 Temmuz şehitleri için saygı duruşunda bulundu.

    Türkiye-AB ilişkileri, Türkiye Ekonomisi ve Gümrük Birliği gibi konuların da ele alındığı toplantıya TOBB, TESK, TZOB, Memur-Sen, Türk-İş, Hak-İş, TİSK ve Türkiye Kamu-Sen’in oluşturduğu heyet katıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yarınki MGK toplantısında OHAL’in uzatılmasını talep edeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Olağanüstü hal, ne olacaktı. İstedikleri gibi at oynatmaya devam mı edeceklerdi. İnşallah yarın MGK toplantımız var. Bu konuyu görüşeceğiz, hükümetimize OHAL’in tekrar uzatılması teklifini yapacağız. 250 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz var. Biz bu kararı verirken George’ye, Hans’a mı soracağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri kapsamında Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önüne yaptırılan 15 Temmuz Şehitler Abidesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Saatler öncesinden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önüne gelerek kendisini bekleyen vatandaşlara konuşan Erdoğan, “Salı günü başlayan ve bu gece saat 24.00’e kadar devam edecek programlarla şehitlerimizi anıyor gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ olarak ilan ettiğimiz 15 Temmuz’u unutturmama sözümüzde kararlıyız. Ne kendimiz unutacağız, ne de bizden sonraki nesillere unutturacağız. Bugün nasıl Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşını nasıl unutmuyorsak, bunlardan gereken dersleri çıkarıyorsak 15 Temmuz’u da öyle görüyoruz. Aslında destanların tek bir kahramanı olur 15 Temmuz’unsa milyonlarca kahramanı var. Bizim yaptığımız tek şey, o gece milletimizle birlikte olmaktı. O gece milletimizle kol kola kafa kafaya FETÖ’cü hainlere ve onları kullanan güçlere meydan okuduğumuz için bugün buradayız. Bu cesareti gösteremeyenler, kontrolü darbe iftirasıyla 15 Temmuz’u gölgelemenin, o gece verilen çabaya çamur atmanın çabası içindeler. VİP’de tanklar dururken pazarlık bitiyor, tanklar çekiliyor ve beyefendi Bakırköy Belediyesinde misafir ediliyor” şeklinde konuştu.

    “Yarınki MGK toplantısında OHAL’in uzatılmasını talep edeceğiz”

    Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Olağanüstü Hal’in uzatılması talebinde bulunacaklarını kaydeden Erdoğan, “Olağanüstü hal, ne olacaktı. İstedikleri gibi at oynatmaya devam mı edeceklerdi. İnşallah yarın MGK toplantımız var. Bu konuyu görüşeceğiz, hükümetimize OHAL’in tekrar uzatılması teklifini yapacağız. Dünyanın değişik yerlerinde, eyaletlerde bakıyorsunuz herhangi bir olayda rahatlıkla OHAL kararı alabiliyorlar. Fransa’da teröristler 10-15 kişiyi öldürdü hemen ardından 1 yıl OHAL kararı verildi. Burada bizim devletimizi yıkmaya teşebbüs ediyorlar. 250 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz var. Biz bu kararı verirken George’ye, Hans’a mı soracağız” ifadelerini kullandı.

    Konuşması sık sık ‘idam isteriz’ sloganlarıyla kesilen Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

    “Parlamenter hukuk sistem içinde parlamentomuzdan gelir geçerse bana geldiği zaman ben de bunu onaylarım. Bu kadar açık söylüyorum. 250 şehidimizin ruhaniyetinin hesabını veremeyiz. 2 bin 193 gazimizin acılarını çekemeyiz. Geçenlerde GATA’ya ziyarete gittim. Tüm bunlar ortada vaka biz hala acaba George, Hans ne der bunu düşünüyoruz. Ne yaparsan yap AB’nin tavrı ortada, 54 yıl geçti hala bunlar bizimle dalga geçiyor. Vize uygulaması dersin tutmazlar, mültecilerle ilgili şu kadar para vereceğiz derler vermezler. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz başka çaresi yok. O gece canları pahasına sokaklara dökülen milyonları görmeyenler, FETÖ’den, PKK’dan tutuklananların hakları için adeta kendilerini parçalıyorlar. En son Hamburg G-20’de hala onları soruyorlar 250 şehidimizi, gazilerimizi sormuyorlar. Acaba İstanbul’da sadece Anadolu yakasında niye 1 milyon insan toplandı.”

    “FETÖ’cü teröristleri Guantanamo’da olduğu gibi özel elbise gönderip mahkemelere göndereceğiz”

    Yargılama süreci devam eden FETÖ mensubu teröristlerin mahkemelere özel kıyafetlerle getirilmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, “Birileri de sözde adalet yürüyüşü yapıyor. Bizim Hatay’da Türkmenlere gönderdiğimiz yardımların FETÖ’cülerin talimatıyla önünü kesiyorlar. Bunu yapma hakları da yok. Şimdi içeride ve bunun hesabını verecekler bu işin lamı cimi yok. Şuanda yargıda keyifleri yerinde. Orada mağdur, mazlum şehitlerimizin ailelerine karşı adeta caka satıyorlar. Sayın Başbakan, Adalet Bakanı burada, bunları artık Guantanamo’da olduğu gibi özel elbise gönderip mahkemelere göndereceğiz. O mağdur, o mazlum kardeşlerimizin hakkını almamız lazım. 15 Temmuz’u unutmadığımız gibi bu ihanet karşısında kimin nasıl bir tutum sergilediğini de unutmayacağız” diye konuştu.

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenen Erdoğan, ortalığı karıştırmak yerine hakkındaki belgeleri temizlemek için çaba sarf etmesi gerektiğini söyledi.

    Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bunun siyaset değil, vatan meselesi olduğunu görerek en başından beri bunun içinde yer alanları da unutmayacağız. Başta MHP Lideri olmak üzere 15 Temmuz ihaneti karşısında dimdik duran tüm siyasetçilerimize milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bunun yanında darbecilerin yolu açmasıyla kendilerini güvenli yerlere atıp çay kahve eşliğinde televizyon izleyenleri de unutmayacağız. Özel oturumda bile hala ortalığı karıştırma çabası içindeler. Hakkındaki belgeleri temizlemek için çok daha fazla vakit geçirmen lazım. Türk milletinin hala varlık yokluk mücadelesi verdiği dönemde teröristlerle kol kola. ‘Hasta olduğu için çıkarmakta fayda var’ denen kişi şimdi bu yolları nasıl yürüyor. Bir sokulduğumuz yerden bir daha sokulamayız. Bunlar hasta falan değil. Türkiye düşmanlarıyla aynı dili kullanarak kendilerine saf seçenleri asla affetmeyeceğiz.”

    “15 Temmuz sadece dışarıdaki değil, aynı zamanda içerideki hainleri de yenme fırsatı verdi”

    15 Temmuz’un sadece dışarıdaki düşmanları değil, aynı zamanda içerideki hainleri de görme fırsatı sunduğunu ifade eden Erdoğan, “Türk milleti tarih boyunca hiçbir mücadeleden kaçmamıştır. Korkaklar zafer anıtı dikemez. Biz milletimizle birlikte 2023 hedeflerimize ulaşarak zafer anıtımızı dikmekte kararlıyız. Ne FETÖ’cü hainler, he PKK’lı katil sürüsü, ne DEAŞ’lı katil sürüsü ne de sınırlarımız boyunca bizi kuşatmaya çalışan sözde müttefiklerimiz bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacak” açıklamalarında bulundu.

    Konuşmasının sonunda 15 Temmuz’da canını hiçe sayan demokrasi kahramanlarına selam yollayan Erdoğan “Selam olsun tanka karşı dimdik duran kahramanlara, helal olsun bu yiğitleri doğuran eli öpülesi analara, yazıklar olsun darbeye sevinen kanı bozuklara. Selam olsun Nene Hatunlara, Şerife Bacılara, helal osun Çanakkale ruhunu yaşatanlara, yazıklar olsun vatan elden giderken kaçan korkaklara, selam olsun ölüme meydan okuyan tüm canlara, helal olsun darbeye darbe yapan korkusuzlara, yazıklar olsun özgürlüğümüze kasteden alçaklara. Selam olsun ‘Kefenim sırtımda’ diyerek yola koyulanlara, helal olsun gövdesini kurşunlara siper eden yiğitlere, yazıklar olsun kendi milletine silah sıkan soysuzlara” ifadelerini kaydetti.