Etiket: Toplandılar

  • Manisa’da uyuşturucuyla mücadele için toplandılar

    Manisa’da uyuşturucuyla mücadelede verimin arttırılması amacıyla İl Uyuşturucu Koordinasyon Kurulu Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer başkanlığında toplandı.

    Manisa amacıyla İl Uyuşturucu Koordinasyon Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, maksatlarının uyuşturucu ya da bağımlılıkla yeni muhatap olan insanların, çocukların, gençlerin önünü kesebilmek, bulaşanları rehabilite edebilmek, konusu suç ve suçluluk teşkil eden hadise ile sonuç alıcı mücadele edebilmek olduğunu söyledi.

    Toplantıda Manisa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Engin Yıldırım 01 Haziran 2014 ile 30 Haziran 2017 tarihleri arası Ulusal Uyuşturucu ile Mücadele Faaliyet Raporunu sundu. Daha sonra Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi AMATEM Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Aslıhan Eslek ‘AMATEM Yatış Koşulları ve Tedavi Uygulamaları’ hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantıda ayrıca İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Müftülüğü, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne ait sunumlar gerçekleştirildi. Kurul üyesi kurum ve kuruluşların uyuşturucu ile mücadelede ihtiyaç ve sorunları dile getirildi.

    Sunumlar sonrasında katılımcıların görüş ve önerileri değerlendirildi. Kurul üyesi kurumlar arasında eşgüdümün artırılması, koruyucu ve önleyici çalışmalar kapsamında eğitimlere devam edilmesi, Manisa İli Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı kapsamında kurumların üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesinin önemi vurgulandı.

    Manisa Ticaret ve Sanayi Odasında yapılan toplantıya Vali Güvençer’in yanı sıra, 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Albay Güven Dere, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Can, İl Emniyet Müdürü Fevzi Bilgiç, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Bilal Demir, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Şule Uygur, İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Engin Yıldırım, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Ali Bankoğlu ile diğer kurul üyeleri katıldı.

  • Fındıkta verimi arttırmak için toplandılar

    GÜBRETAŞ, fındık tarımında kalite ve verimliliği artırmak amacıyla Sakarya’da yaptığı örnek uygulamanın sonuçlarını, düzenlediği bahçe günü etkinliğinde paylaştı.

    Son yıllarda yaptığı Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirdiği “bitkiye ve bölgeye özel” gübre çeşitleriyle ülke tarımının geleceği için katma değer üretmeye devam eden GÜBRETAŞ, Türkiye’nin farklı illerinde yaptığı deneme ekimleriyle de bilinçli tarım konusundaki çalışmalarını yaygınlaştırıyor. GÜBRETAŞ’ın “Bilinçli üretici kazanır” sloganıyla düzenlediği iyi tarım uygulamaları kapsamında, fındık tarımındaki kalite ve verimliliği artırmaya yönelik örnek uygulamalar, bu yıl Ordu ve Sakarya’da yapıldı. İki ildeki örnek çalışmada toprak analizi sonuçları, arazi yapıları ve iklim şartları gibi tarımsal üretimi etkileyen faktörler dikkate alarak geliştirilen bitki besleme ve koruma programları uygulandı. Bu uygulamaların sonucunda her iki arazide de hem verim hem de kalite açısından bölge ve Türkiye ortalamasına göre oldukça yüksek verimler elde edildi.

    GÜBRETAŞ uzman ziraat mühendislerinin oluşturduğu gübreleme programıyla Sakarya’nın Kocaali ilçesinde 4 dekarlık bir alanda yapılan deneme ekiminin sonuçları ise düzenlenen Bahçe Günü etkinliğinde paylaşıldı. Ocak ayından bu yana örnek uygulama yapılan Sakarya-Kocaali’deki fındık bahçe sahibinin normalde “yok yılı” olması nedeniyle 100-150 kilogram civarında ürün beklediği bahçeden, GÜBRETAŞ’ın Tekirdağ Bölge Müdürlüğü’ne bağlı saha ekiplerinin yaptığı toprak analizi ve gübreleme programı sayesinde 300 kilogram hasatla bölge ortalamasına göre 2 kat ve Türkiye ortalamasına göre 3 kat üzerinde verim elde edildi. Sakarya’nın Kocaali ilçesinin Bayırbaşı mevkisinde gerçekleştirilen etkinliğe GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, Kocaali Kaymakamı Alper Balçı, Kocaali Belediye Başkanı Ahmet Acar, Sakarya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mehmet Erdemir, Tarım Kredi Kooperatifleri Sakarya Bölge Birliği Müdürü Mücahit Asalıoğlu, Kocaali İlçe Tarım Müdürü Bekir Aydın, GÜBRETAŞ Genel Müdür Yardımcısı Metin Özyürek ile bölgedeki kooperatifler, bayiler, ziraat mühendisleri ve fındık üreticilerinden oluşan yaklaşık 200 kişi katıldı.

    “Türkiye ortalamasının 3 katı verim sağlanarak, kazanç arttı”

    Etkinlikte konuşan GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin yılda ortalama 600 bin ton üretimle dünyadaki toplam fındık üretiminin yüzde 75’ini tek başına karşılayarak bu alanda dünya lideri olduğuna dikkat çekti. En önemli tarımsal ihracat ürünümüz olmasına rağmen fındıkta bazı verim ve kalite sorunları da yaşandığını belirten Yumaklı, “Türkiye’de dekar başına ortalama 84 kilogram olan fındık verimi, Sakarya bölgesinde yıldan yıla dekar başına ortalama 120 ila 150 kilogram arasında değişmektedir. Bahçe sahibinin normalde bu sene “yok yılı” olması nedeniyle düşük verim beklediği bu araziden dekar başına 300 kilogram üzerinde verimle var yılı gibi Sakarya ortalamasının iki katı verim elde edildi. Bu oran, Türkiye verim ortalamasının 3 katından fazla demektir” dedi.

    “Verimliliğin yolu, bilinçli tarımdan geçiyor”

    Bu örnek çalışmalardaki yüksek verim ve kalitenin, GÜBRETAŞ uzman ziraat mühendisleri danışmanlığındaki bilinçli tarım ve kullanılan özel fındık gübresi sonucunda elde edildiğini belirten Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, şirket olarak özellikle son 10 yılda geliştirdikleri bitkiye ve bölgeye özel gübreler ile tarıma önemli katma değerler sağladıklarını söyledi. GÜBRETAŞ’ın tarımsal üreticileri her zaman bilinçli tarımsal üretim yapmaya teşvik ettiğini hatırlatan Yumaklı, “Bu amaçla her yıl Türkiye genelinde 2 bine yakın noktada 100 binden fazla üretici ve ziraat mühendisini iyi tarım uygulamalarına yönelik eğitimlerde buluşturuyoruz. Türkiye Toprak Verimliliği Haritası projesinde elde ettiğimiz birikimi, bu tür ürüne özel gübrelerin geliştirmesinde kullanıyoruz. Türkiye genelinde farklı ürünler için yaptığımız bu gibi deneme tarla ve bahçeleri ile de çiftçilerimizle birlikte örnek uygulamalar ortaya koyarken, diğer yandan farklı iletişim kanallarıyla tüm üreticilere ücretsiz danışmanlık hizmeti veriyoruz. Tarımda verim ve kaliteyi artırmak için çiftçilere mutlaka toprak analizi yaptırmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

    “Üretici sonuçlardan çok memnun”

    Denemenin yapıldığı bahçenin sahibi Haşim Macuncu da görüş ve gözlemlerini paylaştı. Yaklaşık 80 yaş ortalamasıyla 325 fındık ocağının bulunduğu bahçede, önce toprak analizi yapıldığını ve buna göre kendilerine bir program sunulduğunu belirten Haşim Macuncu, “Mart ayından itibaren o programa uygun şekilde gübreleme ve ilaçlamaları yaptık. GÜBRETAŞ’taki ziraat mühendislerinin yakın ilgisiyle fındık ocaklarındaki güzel değişimi de kendi gözlerimizle gördük. Ağaçlar daha canlı ve dirençli hale gelirken, denemeye almadığımız bölüme kıyasla yeni sürgün sayısının ve çotanakların arttığını gördük” dedi.

    Üretici Haşim Macuncu, tahminin oldukça üzerinde bir sonuç elde ettiği için çok mutlu olduğunu belirterek, “Tüm çiftçi arkadaşlara da bilinçli tarım yöntemlerini kullanmalarını ve yeniliğe açık olmalarını tavsiye ediyorum. Böyle başarılı fındık verimine katkılarından dolayı emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dedi.

  • SMA hastası çocukları için toplandılar

    Türkiye genelinden Spinal Muskuler Atrofi (SMA) hastası çocukları için Sakarya Demokrasi Meydanına gelen aileler, SGK’nın ilaçları karşılayacağı haberlerinin asılsız çıktığını iddia ederek pankartlar eşliğinde, çocuklarının hastalıkları için vaat edilen ilaç için çağrı yaptılar.

    Sakarya’da 11 gün önce yaşaması için başlatılan tüm kampanyalara rağmen ilaçları için gereken paranın toplanamaması sonucu hayatını kaybeden 8 buçuk aylık Eymen Çapkın’ın ölümü sonrasında gündeme gelen SMA hastası çocukların aileleri Demokrasi Meydanında toplanarak bir eylem yaptı. Aileler, Demokrasi Meydanında çimenlere SMA hastası çocuklarının bulunduğu fotoğrafları koyarak ve ‘İlacımı istiyorum’, ‘Bizim yerimiz değil soğuk toprak, çocuklara yakışır parklarda oynamak’ yazılı pankartlar açtı. SMA hastalığı için SGK’nın ilaç parasını karşılayacağı yönündeki haberler sonrasında Ankara’da bulunan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK)’e giderek konu hakkında bilgi almak istediklerini ancak olumsuz cevap aldıklarını söyleyen ailelerin tek isteği hasta çocukları için gereken ilaç paralarının devlet tarafından karşılanması.

    “Bütün SMA hastaları için toplandık”

    Daha öncesinde SMA hastalığından bir kızını kaybettiğini ve şuanda da Ecrin Sarı isimli kızının SMA hastası olduğunu söyleyen acılı baba Levent Sarı, “Buraya sadece Ecrin için gelmedik. Bütün SMA hastaları için toplandık biz buraya. Bize telefonla arayıp ilaç verilmeyeceği söylendi. Bunun için biz Ankara’ya gittik Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda yetkiliyle görüştüm, medyada çıkan haberlerin hepsinin yalan olduğunu söylediler, Sağlık Bakanlığına bağlı olan bir kurum burası. SGK ise sadece 30 ilaç için ödeme yapsınlar, ondan sonrası açılacak diyor. Bütün hastaların hepsine ret cevabı geldi diye biliyorum. Bunların içinde hepimiz, burada olan çoğu bebek ret cevabı yaklaşık 2 ay önce. 114 tane hastaya ilaç verilecek diye bir haber geldi bunun üzerine kalktım Ankara’ya gittim. Ankara’ya gittiğimde ise bana söylenen cevap şu, öyle bir rakam, öyle bir sayı yok. Sadece biz 30 tane acil erişim paketi altında ilaç verdik dediler. Bunun içinde 114 tane hasta neye dayanarak yazılmış oradaki en yetkili kişi ile görüştüm. Görüştüğüm kişi bana sayı vermediklerini, 30 tane hastanın ücretini SGK kurumunun ödeme yapması gerektiğini, ödeme yapmazsa bu iş uzar dediler” dedi.

    “Bizim bir dakikamız bile yok”

    Sadece ilacı beklediklerini, kaybedecek bir dakikaları bile olmadıklarını dile getiren Levent Sarı, “Bakanlık açıklamasında ise sadece şu söyleniyor, kayıp bir acı yaşadık Eymen bebek. Eymen bebeğin acısını dindirmek içinmi veya üstlerine alacakları tepki içinmi böyle bir şey yaptılar bunuda bilmiyoruz. Ama oradaki konuştuğum kişi tarafından bire bir söylenen cevap böyle bir şeyin olmadığı. Sadece ilacımızı bekliyoruz, bütün hastalarımıza ilacı bekliyoruz. Bunların zamana ihtiyacı var, bizim zamana ihtiyacımız yok bizim bir dakikamız yok. Bizim her gün bir çocuğumuz ölüyor, her gün bir aile bitiyor. Bunlar ne kadar zaman kazanırlarsa o kadar bebek ölecek işlerine gelecek, bizim işimize gelmiyor. İçimizde çocuğu ölende vardır, mesela biri ben. Ben bir kızımı bu hastalıktan kaybettim, bu ikincisi. Biz sadece ilacımızı istiyoruz, bizim devletten istediğimiz bu, sağlık bakanlığımızdan istediğimiz ilacımız başka hiçbir şey istemiyoruz” diye konuştu.

    Vaat edilen ilaç için çağrı yapan aileler, yapılan basın açıklaması sonrasında dağıldı.

  • FOREX mağduriyetlerinin incelenmesi için toplandılar

    AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar’ın başkanlığında toplanan TBMM Dilekçe Alt Komisyonu FOREX piyasasındaki mağduriyetlerin incelenmesi için üçüncü toplantısını gerçekleştirdi.

    Özcan Ulupınar’ın başkanlığında toplanan komisyonun FOREX piyasası ile ilgili yapılan üçüncü toplantısında, üye Bursa Milletvekili Osman Mesten, Merkez Bankası, Gelir İdaresi Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Sermaye Piyasası Kurul Başkanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Borsa İstanbul A.Ş. yetkilileri bilgi vermek üzere hazır bulundular.

    Komisyon Başkanı Ulupınar, daha önceden gerçekleştirilen iki toplantıda komisyona başvuran FOREX mağduru ve ilgili kurumların bu konudaki açıklamaları görüşüldüğünü ve SPK’nın FOREX İşlemleri raporunun hazırlanmasına karar verildiğini buna bağlı olarak bugün gerçekleştirilen toplantıda da SPK’nın hazırlamış olduğu raporun değerlendirildiğini ifade etti.

    FOREX alanında yapılması gerekenlerin belirlenebilmesi için ilgili kurumları çağırdıklarını ifade eden Komisyon Başkan Ulupınar, “Kurumların bilgi birikimi ve tecrübelerinden istifade etmek amacıyla toplandık. Kuruluşların tekraren 2011 yılında AK Parti hükümetlerinin yoğun çabasıyla piyasadaki mağduriyetlerin sonlandırılması amacıyla çıkarılan kanun ve yönetmeliklerle aracı kurumlar çok sıkı denetim geçirmekte ve onlara yatırım yapacak müşterilerle ilgili katı mevzuatlar konuldu, Türkiye’deki uygulamaların şuan dünyada örneği olmadı” dedi.

    Ayrıca Ulupınar, tüm katılımcılardan belirtilen hususlarda rapor hazırlayıp komisyona ulaştırmalarını istedi. Ulupınar, raporlar neticesinde TBMM’de hazırlayacakları komisyon raporunun mağdur olan vatandaşların mağduriyetlerini gidermede yardımcı olmasını umduklarını belirtti.

  • Gediz Havzası’nın geleceği için toplandılar

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Cumali Kınacı, Gediz Nehri’nde belli bir kirlilik azalması olsa da nehrin hala kirli olduğunu belirterek, “Bu kirliliği kabul edilebilir seviyenin altına düşürmek için çalışmalar sürüyor. Havzalarda kirlilik kontrolü uzun zaman alan ve kapsamlı araştırmalar yapılması gereken bir konu. Yani hemen anında bir çözüm alıp onu uygulamakla suyun anında temizlenmesini beklemek fazla hayalperestlik olur” dedi.

    TÜBİTAK tarafından desteklenen, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ’Gediz Havzası Nehir Yönetim Planı Hazırlanması Projesi’ açılış toplantısı Manisa Saruhan Otel’de gerçekleştirildi. Açılış toplantısına Manisa Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin, Kütahya Vali Yardımcısı Sedat Oktar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, DSİ 2. Bölge Müdür Yardımcısı Abdul Kasım Sarımehmet, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nden İbrahim Özdemir, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Çevre ve Temiz Üretim Enstitü Müdürü Dr. Selma Ayaz, Hassas Alanlar Şube Müdürvekili Zakir Turan, Havza Planlama Şube Müdür Vekili Burhan Fuat Çankaya, TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü’nden Dr. Şebnem Aynur, TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü’nden Dr. Hande Gürsoy Haksevenler, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Orhan Gündüz, Hidrojeoloji Mühendisi Burcu Duru, paydaş kurumların müdür ve temsilcileri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Çevre ve Temiz Üretim Enstitü Müdürü Dr. Selma Ayaz, “Bu çalışmaların başlangıcını özelikle 25 tane hidrojik havza var. Bu 25 hidrojik havzayla ilgili havza koruma eylem planlarını bakanlığımızın koordinasyonunda gerçekleştirdik. 2009 ve 2013 yılları arasında tamamlamış olduk. Bunların içerisinde Gediz Havzası da yer alıyor. Bu projenin amacı Gediz Havzası’nda denizden hariç olmak üzere kıyı suları dahil yer altı suları ve yüzeysel suların bütüncül bir yaklaşımla korunması ve planlanmasına yönelik Gediz Havzası Nehir Havzası yönetim planlarının oluşturulmasını içermekte. Kısacası nehir havza koruma eylem planlarının aslında havza koruma eylem planlarının bir devamı olarak söyleyebiliriz” dedi.

    “Kirliliğin azaltılması için projeler üretiyoruz”

    Manisa Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin ise, “Havza yönetim başkanlığını üstlendiğimiz Gediz Havzası’nda valilik olarak kirlilik baskısının azaltılması ve giderek sıfırlanması noktasında valiliğimize bağlı kuruluşlar, komşu valilikler, belediyeler, MASKİ ve diğer paydaşlarla yoğun bir şekilde işbirliği yapıyoruz ve projeler üretmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Öncelikle suyu kullananlar sahip çıkacak”

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Cumali Kınacı, “Burada temel hedeflenen husus öncelikle havzada paydaşlarla birlikte suyun yönetimini sağlamak. Suyu yönetecek olan öncelikle suyun paydaşları, kullanıcıları. Suyu kullananlar sahip çıkmazlarsa suyun yönetilmesi oldukça zor olur. Eğer sadece planlayıcı ve uygulayıcılara bu işi bırakırsak şikayet etme hakkınız yok paydaşlar ve kullanıcılar için söylüyorum. Gediz Havzası’nı biliyoruz. Belli bir kirlilik azalması olsa da hala kirli. Bu kirliliği kabul edilebilir seviyenin altına düşürmek için çalışmalar sürüyor. Havzalarda kirlilik kontrolü uzun zaman alan ve kapsamlı araştırmalar yapılması gereken bir konu. Yani hemen anında bir çözüm alıp onu uygulamakla suyun anında temizlenmesini beklemek fazla hayalperestlik olur. Bundan dolayı kapsamlı çalışmalar yapmak ve bunları birleştirerek, entegrasyonunu yaparak uygulamak gerekiyor. İlk olarak Çevre Orman Bakanlığı zamanında başlayan havza koruma eylem planları tamamlandı Türkiye’deki 25 havzada. Bu planlarla her bir havzada su kalitesini korumak için yapılacak eylemler neler? BU eylemlerin sorumlu kurum ve kuruluşları hangileri? Bunlar belirlendi. Bu eylemleri gerçekleştirmek maksadıyla iş planları hazırlandı. Bizler bunları bir kitap halinde topladık. Bu kitaplarda her bir eylem ve bu eylemi yapacak sorumlu kuruluşlar ve hangi tarihte yapacakları belli. Bundan sonra havza heyeti toplantılarında sadece bu eylemleri sorgulamak gerekiyor. Burada yazan eylemlerden hangileri gerçekleşti, hangileri gerçekleşmedi? Gerçekleşmediyse gerekçeleri neler? Bunların tek tek ortaya konulması gerekiyor.” dedi.

    “Öncelikle altyapılar tamamlanacak”

    Suyun hem kalite hem miktar olarak birlikte entegre bir şekilde yürütülmesini sağlamayı hedeflediklerini aktaran Kınacı, “Türkiye’de havza yönetim planları yeni başlıyor. 25 havzamız var. 25 havzadan öncelikle Avrupa Birliği kapsamında Büyük Menderes, Ergene, Susurluk ve Konya havzalarında çalışmaya başlamıştık. 5’inci olarak da havza yönetim planlarının hazırlanmasına kendi bütçemizle Gediz Havzası’na başlamış oluyoruz. Havza yönetim planları çok kapsamlı çalışmalar. Bu çalışmalar suyu etkileyen bütün faktörlerin entegre bir şekilde dikkate alan, değerlendiren ve suyun entegre bir şekilde yönetimini sağlayan altyapılar” diyerek öncelikle altyapıların tamamlanması gerektiğini söyledi.

    Kınacı’nın konuşmasının ardından toplantı sunum ve değerlendirmelerle devam etti.