Etiket: Topçudan

  • Mutlu Topçu’dan Bursa Maçı Değerlendirmesi

    Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Gaziantepspor’un teknik direktörü Mutlu Topçu Bursaspor maçına ilişkin, “Zor bir maç olacak ama biz bu karşılaşmadan 3 puanla ayrılmak istiyoruz” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 19. haftasında Gaziantepspor pazar günü evinde karşılaşacağı Bursaspor maçı hazırlıklarını sürdürüyor. Celal Doğan Tesisleri’nde gerçekleştirilen hazırlık çalışmaları öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Topçu, özellikle iç sahada puan kaybetmeyi istemediklerini vurgulayarak, “Hem Kupa maçı hem de Kasımpaşa galibiyeti bizi biraz daha sevindirdi. Bundan sonraki maçlara, bu periyot bize umutla baktırdı. Bu hafta Bursa maçı var. Çok önemli bir mücadele olacak. Özellikle iç sahada puan kaybetmeyi istemiyoruz. Bursaspor zor bir takım. Oyuncu kalitesine baktığımız zaman ligde önemli oyunculara sahip olan büyük bir camia. Dolayısıyla bizim açımızdan zor bir maç olacak, ama biz bu karşılaşmadan 3 puanla ayrılmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “GÖRÜŞÜLÜYOR AMA RESMİ TEKLİF YOK”

    Muhammet Demir’in transferi hakkında da konuşan Topçu, “Resmi bir şey olmadan Muhammet gitti ya da burada diyemiyoruz. Muhammet bizim oyuncumuz bugün antrenmanda yer almadı. Yarınki Bursa maçının antrenmanda aramızda olma ihtimali var. Olursa pazar günkü maçta oynatacağız. Muhammet’i isteyenler çok görüşülüyor. Ama onun haricinde şu an için resmi bir teklif yok” diye konuştu.

  • Yalçın Topçu’dan Türkmenleri Bombalayan Rusya’ya Sert Yanıt

    Eski Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, “Rus uçağı gelip evimizin üstünde racon kesiyorsa onu indirmek milli ve haklı bir davadır. Bu işten biz kaybedersek Rusya da kaybeder” dedi.

    Eski Kültür ve Turizm Bakanı Topçu, 7 Haziran’dan 1 Kasım’a uzanan sürece ve yaklaşık 3 aylık bakanlık serüvenine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 63. Hükümet’in çok önemli bir misyonu yerine getirdiğini söyleyen Topçu, Türkiye düşmanlarına fırsat verilmediğini belirtti. Topçu, geçici hükümette bakan olma teklifini kabul ederken söylediği, “Bizim siyasi misyonumuzda kaosa değil millete ve demokrasiye hizmet esastır. Söz konusu olan devlet ise, milletin selametiyse her şey teferruattır. Devlet emretti biz de gereğini yaptık” sözlerini hatırlattı. Türkiye’nin “belirsizlik” ve “kaos” ortamından kurtulduğunu, 1 Kasım seçimleriyle birlikte rayına girdiğini dile getiren Topçu, yakın coğrafyada yaşanan sıkıntılı süreçte sandıktan siyasi istikrara destek çıktığını kaydetti. “Biz hiçbir zaman millet iradesinin üstünde hiçbir güç tanımadık, bundan sonra da tanımayız” diyen Topçu, “Dolayısıyla millet sandıkta son sözü söylemiştir. Söz de, karar da milletindir. Bakanlık dönemini Allahüalem hesabını kolay vereceğimiz bir süreç olarak değerlendiriyorum. Milletin ve devletin takdiri, Rabbimin nasibi bir görevdi. Rabbim nasip etti, ettiğini de kolay kıldı. Devletin malıyla yetimin malı arasında bir fark olmadığı şuuruyla yürümeye gayret ettik. Çok şükür kimseyi rencide etmedik, kimseye de minnetimiz olmadı” ifadelerini kullandı.

    3 AYDA 5 ÜLKE, 26 İL ZİYARETİ

    Kısa sayılabilecek bir süreçte 26 il, 20’yi aşkın ilçe ve 5 dış ülke ziyareti gerçekleştirdiğini dile getiren Topçu, “Yüzlerce iç ve dış kabuller yaptık. Yurt içinde ve yurt dışında çok önemli uluslararası organizasyonlar düzenledik” dedi.

    “Bizim bulunduğumuz makamlar her zaman milletin kolay ulaşacağı makamlar oldu” ifadesini kullanan Topçu, şunları kaydetti:

    “Burada da Anadolu insanıyla çokça kucaklaştık. Elimizden geldiğince insanımızın dertlerine derman bulmaya çalıştık. Rabbim 3 ayda sanki zamanı bereketlendirdi, on binlerce insanla buluşma fırsatı yakaladık. Bu arada bakanlığın bizce olması gereken duruşuyla ilgili de bir kısım mesajlarımız oldu. Sadece Türkiye’nin değil, medeniyet coğrafyamızın da sıkıntı ve hayallerinden sorumlu olduğumuzu her fırsatta dile getirdik. Bu vesileyle bakanlık dönemi boyunca birlikte olduğumuz çaycısından müsteşarına kadar herkese teşekkür ediyorum. Herkesten helallik diliyorum. Varsa benim bir hakkım hepsine helal olsun.”

    “ARAÇLARI KUTSAMAYIP AMACA ODAKLANMAK EN DOĞRUSU”

    Bakanlık öncesi de sivil siyasetin içinde olduğunu anlatan Topçu, “Devlet ve millet açısından ’yar başı’ diye tabir ettiğimiz önemli kırılma noktalarında bize söz söyleme, duruş sergileme ihtiyacı hasıl olunca yine sorumlu, yapıcı, pozitif tavrımıza devam edeceğiz. Makamları değil milletin gönlünü, Allah’ın rızasını kendimize hedef seçtiğimiz için aynı şekilde gayretlerimiz sürecek. Milletin faydası, medeniyet coğrafyamızın faydası, insanımızın faydası söz konusu olunca birçok şeyi teferruat olarak görme çizgimizi ve misyonumuzu devam ettireceğiz. Bu noktada sivil toplumun üzerine düşen görevler çerçevesinde aktif ve hareketli olma durumumuz da sürecek. Amacımız son nefese kadar İlay-ı Kelimetullah uğruna nizam-ı alem davasına hizmet etmektir. Bunu yaparken partili veya partisiz olmayı da çok fazla önemsemiyorum. Araçları kutsamayıp amaca odaklanmak bence en doğrusu” dedi.

    BAYIRBUCAK TÜRKMENLERİ’NE DESTEK

    Muhalefetin dış meselelerde siyasi çıkar ummadan “milli” davranmasının toplumun da beklentisi olduğunu söyleyen Topçu, Suriye ve Bayırbucak Türkmenleri meselesini iç siyasette amansızca kullanmanın doğru olmadığını vurguladı. Muhalefetin ve iktidarın ortak hareket etmesi, birleşmesi gereken konular ve olaylara işaret eden Topçu, şöyle devam etti:

    “İşte terör meselesi, yakın coğrafyamızla ilgili milli meseleler bunlara örnektir. Biz medeniyet coğrafyamızda gelişen olaylara duyarsız kalırsak emin olun Ankara’da rahat oturamayız. Ayrıca bizim tarihi misyonumuzun yüklediği sorumluluklar da vardır. Bu sorumluluğun gereği yapılırsa hem kendi ülkemize hem de etraf coğrafyamıza huzur ve güvenlik gelir. Öte yandan ülkemizi itham altında bırakacak eylem ve söylemlerden de uzak durmak gerekir. Kendisini şucu, bucu diye tarif eden bilumum ideolojik hareketler çeşitli zamanlarda ülkemizi dış ülkelere şikayet etmiştir. Bunun tek istisnası benim de dahil olduğum siyasi anlayıştır. Biz ne 12 Eylül’de ne 28 Şubat’ta birçok haksızlık ve zulüm yaşamış olsak da hiçbir zaman devletimizi şikayet etmedik. Hep kol kırılır yen içinde kalır anlayışıyla hareket ettik. Olağanüstü dönemlere bakarak devletimize küsmedik, her ne olursa olsun devleti rencide etmenin ancak dış güçlerin işine yarayacağını söyledik. Biz hiçbir zaman Cem Sultan geleneğini, Haşhaşi tavrını doğru bulmadık. Bunları tarihimizin ibretli olayları olarak gördük. Dolayısıyla bizim duracağımız yer bellidir. Devletin ve milletin bekası için Fatih’in kanunnamesine, Nizamülmülk’ün siyasetnamesine uyduk. Bundan sonra da duruşumuz bu olacaktır.”

    “BU İŞTEN BİZ KAYBEDERSEK RUSYA DA KAYBEDER”

    Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının Suriye sınırında düşürülmesinin ardından gerilen iki ülke ilişkilerine yönelik açıklamalarda bulunan Topçu, şunları kaydetti:

    “Türkiye asla bir oldu bittiye müsaade etmemelidir. Sınırlarımızın hemen yanı başında kandaşlarımızı yalnız bırakacak bir vicdanı, zihniyeti kabul etmek mümkün değildir. Kendi bahçemizde uydu devletler, kantonlar oluşturulmasına fırsat veremeyiz. Rusya’nın burada bir işi varsa bizim beş işimiz vardır. Kendi milli haysiyetimizi her şeyin üstünde görürüz. Rus uçağı gelip evimizin üstünde racon kesiyorsa onu indirmek milli ve haklı bir davadır. Bu işten biz kaybedersek Rusya da kaybeder. Her türlü kompleksten arınıp, tarihi misyonumuza uygun davranmak en önemli kazanımımız olacaktır. Bu ülkenin büyüklüğünü kavrayamayan kompleksli tiplerin akıl yürütmeleri ve korku senaryoları yazmaları ciddiye alınmamalıdır. Türkiye’nin Suriye politikası mazlumun yanında durma meselesidir. Bunu sığınmacılara gösterdiği fedakarlıkla da ispatlamıştır. Artık daha aktif bir politika izlenmelidir. Türkiye bu coğrafyanın haritasının çizileceği masada olmalıdır. Kim ne yaparsa yapsın Türkiye evinin bahçesiyle ilgilenecektir. Aksi durum abesle iştigaldir.”

  • Bakan Topçu’dan Türk Dünyasına Birlik Ve Beraberlik Çağrısı

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Türk dünyasına seslenerek, “Biz dünyanın kocaman bir ailesiyiz. Sadece oturduğumuz hanelerin adları farklı. Bu şuur inşallah hepimizin üzerinde duracağı bir şuur olur” dedi.

    Bakan Topçu, Yerli Düşünce Derneği’nde düzenlenen “Azerbaycan çay sofrasında buluşuyor” programında Türk dünyası öğrencileriyle buluştu. Azeri, Türkmen, Kırgız, Kazak ve diğer Orta Asya ülkelerinden genel öğrencilerin katıldığı programda konuşan Topçu, “Biz dünyanın kocaman bir ailesiyiz. Sadece oturduğumuz hanelerin adları farklı. Bu şuur inşallah hepimizin üzerinde duracağı bir şuur olur. Ülkemize gittiğimizde oradaki arkadaşlarımıza, dostlarımıza da bu şuuru anlatmalıyız” dedi.

    Öğrencilere “Nerede olursak olalım bizim büyük bir millet olduğumuzu, farklı devletlerimizin olduğunu, bir ve beraber olduğumuzu unutmayalım” mesajı veren Topçu, “Bunu unutmazsak o devletlerimize de katkıda bulunabiliriz. Bizim birlikteliğimiz, devletlerimizin de bulunduğu yerde güçlü olmasına, o devletler içerisinde yaşayan kardeşlerimizin daha adaletli, daha huzurlu, daha refah ve barış içerisinde yaşamasına vesile olur” diye konuştu.

    “BAYIRBUCAK’TAKİ KARDEŞLERİMİZ 4 DEVLETİN SALDIRISIYLA KARŞI KARŞIYA”

    Suriye’nin Türkmen Dağı bölgesinde Türkmen güçlerine yönelik saldırıları değerlendiren Topçu, “Bakın, Bayırbucak’ta kardeşlerimiz dört devletin saldırısıyla karşı karşıya. Örneğin bir Kerküklü Türkmen’in meselesi, Türkiye’de Türk’ün meselesi veyahut Azerbaycan’ın, Türkmenistan’ın meselesi olmamalı, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne nerede bir Müslüman varsa ve nerede bir Türk varsa Gagavuz’un da meselesi olmalı. Neticede onlar bizim soydaşımız. Biz, aynı kanı taşıyoruz. On bin yıl evvel Tanrı Dağı’ndan hep beraber inmişiz. Biz indiğimiz sırada o dünya serüveninde yeryüzünün çeşitli kıtalarına yayılmışız. Ama neticede hep beraber bir atadan geliyoruz. Bizim birlikteliğimiz daha büyük birlikteliklere vesile olacak” ifadelerini kullandı.

    “YAPTIĞIMIZ HER ŞEY ALLAH RIZASI İÇİN OLMALI”

    “Biz önce bulunduğumuz yerlerde güçlü olacağız” diyen Topçu, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:

    “Ailede birliği sağlayacağız. O ülke ile birlikte diğer ülkelerde de birliğimizi sağlayacağız. Kendi soydaşlarımızda sağladığımız birliği dindaşlarımıza kavuşturacağız. Tıpkı ecdadımızın geçmişte yaptığı gibi ortak atamız Alparslan’ın yaptığı gibi, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın yaptığı gibi, Çanakkale’de yapılan gibi. Ama orada da kalmayacağız. Hepimiz bileceğiz ki neticede bu dünyada en çok Nuh Peygamber yaşamış. Ama onun için de dünya son bulmuş. Bu dünyada yaptığımız her şey Allah rızası için olmalı. Biz niye bu birliktelikleri yapalım diyoruz? Allah’ın Ayetullah’ı da böyle. Komşuya, akrabaya yardımı emrediyor. Biz de akrabayız, birbirimize yardım edip, birbirimize sahip çıkacağız. Bizim birbirimize yardım etme şuurumuz bizim devletimizi de güçlendirecek. Güçlü bir Azerbaycan, güçlü bir Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, güçlü bir Türkiye dünya barışına da hizmet edecek. O yüzden sizler öncelikle çok iyi okuyun. Ne iş yaparsanız o işin en iyisini yapın. Mutlaka birkaç dil bilin. Önce akrabalarınızın dilini iyi bilin.”

    “BİN YILDIR BERABER YAŞAMIŞIZ AMA DİLİNİ BİLMİYORUZ”

    Kadının dünya kurulduğundan bu yana iffetin, namusun, kutsalın temsilcisi olduğunu vurgulayan Topçu, Türk töresinde kadının önemine ve yönetimdeki yerine dikkat çekti. “Bütün bunlara rağmen bizim geldiğimiz şu noktada aşağı yukarı bin yıldır beraber yaşamışız, kız alıp kız vermişiz, aynı çocuğa amca, dayı olmuşuz ama biz Kürtlerin dilini bilmiyoruz” ifadesini kullanan Topçu, “Biz, onların dilini bilemediğimiz, onlarla doğru ilişkiler kuramadığımız için Turani bir kavim olmalarına rağmen bulundukları yerlerde onlar kendilerini o dil üzerinde başka bir millet gibi görmeye başlamışlar. Böyle olunca da artık tarihi hakikatler de bir şey ifade etmemeye başlıyor. Şu andaki birlikteliğimiz, bizim daha önce ifade ettiğim gibi şuurumuzu kaybetmememize, o şuuru bizden sonraki nesillere taşımamıza vesile olacak. Onun için bu birliktelikler var” dedi.

    “ZAMAN ÇOK ZALİM VE ACIMASIZ AMA”

    Gerçekleştirilen etkinliklerin milli bilinç ve şuuru güçlendirdiğini belirten Topçu, şunları söyledi:

    “Burada başlatılan Azerbaycan günü ümit ederim ki yarın Kazakistan günü, Kırgızistan günü olsun. Burada inşallah kendi geleneklerimizi, kendi göreneklerimizi, yaşadıklarınızı birbirinize aktarasınız. Zaman çok zalim ve acımasız ama on bin yıl bile bize çok şeyi unutturmamış. Aslında kültür, insanın adeta bir genetiği de oluyor. Zaman içerisinde onu siz anlayamıyorsunuz ama fiziğinizden, genetiğinizden bir parça oluyor. İnşallah bunları yaşayacak dolu dolu fırsatlarınız olur. Önce hepinizin kendisi başarılı, sağlıklı, sıhhatli olur. Sonra da bulunduğunuz ülkeler başarılı, huzurlu, kalkınmış bir hale gelmiş bir ülke olur. Sonra da hep birlikte kocaman bir Türk dünyası oluruz. Bu da yetmez kocaman Türk-İslam dünyası oluruz. O da yetmez inşallah bu birlikteliklerin hepsi ebedi hayatımız için olur.”

  • (Özel Haber) Bakan Topçu’dan Sınırları Aşan Şahitlik

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Ordulu Türker Ur ile Prizrenli Arife Haskuka’nın nikah töreninde şahitlik yaptı.

    Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül’ün kıydığı nikahta damadın şahidi Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu ile Bakan Yardımcısı Yıldırım Ak, gelinin şahidi AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu ve eşi Gönül Gündoğdu oldu. Yerli Düşünce Derneği’nde düzenlenen törende Türkiye’de eğitim gören Azeri, Türkmen, Kırgız ve Kazak öğrenciler de yer aldı. Mesut Akgül’ün evlenen çifte takdim etmek üzere aile cüzdanını verdiği Bakan Topçu, “İkiniz de benim için çok özelsiniz. Burada mikro bazda bir hayalimiz tekrar gerçekleşmiş oldu. Ben hep siyasi hayatım boyunca ’Adriyatik’ten Çin Seddi’ne dilde, fikirde, işte bir olmuş, kaynaşmış ve birleşmiş bir birlik hayal ediyorum’ diyordum. O birliğin temeli de ailedir. Şimdi Kosova’dan ümmetin bahadır evladı bir kızımız, Arnavut bir kızımızla Ordu’dan Türkmen bir evladımız bu imzalarla bu birliğin mikro birlikteliğini kurdular. Bu herkese bir ibret olsun. Biz, her birimiz ’Ben Arnavudum, ben Boşnağım, ben Türkmenim, ben Kürdüm, Arabım, Aleviyim, Sünniyim’ diyebiliriz ama biz hep birlikte ay yıldızlı al bayrak altında, bin yıl olduğu gibi kıyamete kadar yaşayacak, bir ve beraber olacak büyük bir Türk milletiyiz” dedi.

    Aynı zamanda Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı da olan Topçu, genç çifte “İnşallah sizden doğacak evlatlar hayırlı olur önce sizlere, sonra ailenize, sonra milletimize, bütün medeniyet coğrafyamıza ve tabii ki insanlığa. Allah mesut ve bahtiyar etsin, iki dünyada bahtiyar etsin, iki dünyada sizi aziz etsin. Bir yastıkta kocayın. Birbirinizin ayağına sakın basmayın” tavsiyesinde bulundu.

    Gelinin “Ben biraz önce ayağına bastım” sözleri üzerine Bakan Topçu, “Ne ise bu durum bu törenin gereği olsun ama bundan sonra sakın birbirinizin ayağına basmayın, birbirinizin ayağına çelme takmayın, birbirinizi sayın, sevin ve bir ömür birlikte mutlu bir hayat geçirin. Allah hayırlı uğurlu etsin” dedi.

    Bakan Topçu, konuşmasının ardından gelin Arife Haskuka’ya evlilik cüzdanını vererek, çifte mutluluklar diledi.

  • Turizm Bakanı Topçu’dan Hristiyanlara ’Noel’ Daveti

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, bir dizi gezi, inceleme ve açılışlar yapmak üzere geldiği Nevşehir’de Hristiyanlara çağrıda bulunarak, “Türkiye sizin ülkeleriniz kadar güvenli. Hristiyan alemini, Noel’i Türkiye’de geçirmeye davet ediyorum” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Nevşehir ziyaretine Abdullah Çatlı’nın mezarını ziyaret ederek başladı. Çatlı’nın mezarında dua okuyan Topçu, ziyaretiyle ilgili, “Bir vefa sadece bu. Kabir ziyareti dinimizin gereği. İkincisi ise bir vefanın gereği bu. 1972 yıllarından tanıştığımız bir insan” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu daha sonra ise Nevşehir Valiliğini ziyaret etti. Bakan Topçu’yu Nevşehir Valisi Mehmet Ceylan, AK Parti Nevşehir Milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk, Ebubekir Gizligider ve protokol karşıladı. Burada gazetecilere bir açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Hristiyanlara çağrıda bulunarak, Noellerini Türkiye’de, Nevşehir’de geçirmeye davet etti. Topçu, “Nevşehir’den bütün Hristiyan dünyasına sesleniyorum. Oradaki halklara sesleniyorum. Hristiyan dünyasındaki Hristiyanlara sesleniyorum. Sizin ülkelerinizde siyaseten çok şeyler söylenebilir. Türkiye ile ilgili siyasi kaygılarından dolayı hükümetleriniz bazı menfi şeyler söyleyebilir. Siz sakın bunlara kulak asmayın. Şunu sizi söylüyorum. Türkiye’nin bütün illeri en az sizin illeriniz kadar güvenli en az sizin illeriniz kadar güzel. Nevşehir bunlardan birisi. Sizi bu Noel arifesinde Noel’inizi Türkiye’de geçirmeye, Nevşehir’de geçirmeye burada inanç değerleriniz ile ilgili ziyaretler yapmaya davet ediyorum. Ve buraya gelince göreceksiniz ki Türk milletinin misafirperverliği sizi eminim ki çok mutlu edecek. Onun için bütün Avrupa, tüm dünyadaki Hristiyanları Noel arifesinde tekrar altını çizerek söylüyorum. Nevşehir’imize ve Türkiye’nin diğer güzel illerine bekliyorum. Bir kere daha söylemek gerekirse gayet rahat olsunlar. Gönülleri rahat olsun. Oralarda yazılanlara çizilenlere, siyasetçilerin söylediklerine itibar etmesinler. Türkiye’nin her bir ili kendi ülkelerindeki iller kadar güvenli, kendi ülkelerindeki iller kadar güzel. Bu güzelliği ve güvenliği biz Avrupa’daki bütün vatandaşlarla paylaşmak için Noel arifesini bir gerekçe olarak söylüyorum. Noellerini Türkiye’de ve Nevşehir’de kutlamalarını istiyorum” şeklinde konuştu.