Etiket: Topçudan

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu’dan Kaşıkçı açıklaması

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili, “Türkiye’nin bu olayı takibi bütün dünyaya parmak ısırttı, bunu hep beraber gördük. Önümüzdeki kısa bir dönemde bunun arkası önü her tarafı ile aydınlanacak” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ettiğini dile getiren Topçu, “Türkiye’nin bu olayı takibi bütün dünyaya parmak ısırttı, bunu hep beraber gördük. Emniyetimizi, kriminal ekibimizi, hukukçularımızı tebrik ediyorum. Olay iyi takip edildi ama tabii ki bunun tamamen aydınlanması lazım, zaten bütün dünya da takip ediyor. Cumhurbaşkanımız zaten bizzat bu olayla ilgili kendisi açıklamalar yapıyor. İnşallah önümüzdeki kısa bir dönemde bunun arkası önü her tarafı ile aydınlanacak” şeklinde konuştu.

    Topçu, Türkiye’nin bu işi en iyi şekilde takip ettiğini ifade ederek “demokrasimiz başarılı” değerlendirmesinde bulundu.

  • Topçu’dan ABD ile yaşanan rahip Brunson gerginliği açıklaması

    Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu, ABD ile yaşanan rahip Brunson gerginliği hakkında, “Dostlarımız da düşmanlarımız da tarihe bakarlarsa göreceklerdir ki; büyük medeniyetler kurmuş Türkler ile düşmanlık hiç kimseye kazandırmamıştır” dedi.

    Yerli Düşünce Derneği, Kurban Bayramı’nda Kamerun’da düzenleyeceği kurban organizasyonunu görüşmek üzere toplandı. Toplantıya derneğin Onursal Başkanı Yalçın Topçu, dernek Başkanı ve Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, dernek yöneticileri ve gazeteciler katıldı. Toplantıda gazetecilerin gündemle ilgili sorularını da yanıtlayan Topçu, ABD ve bazı AB ülkeleriyle gerginliğe sebep olan rahip Brunson meselesi için “müttefiklik hukukunun çiğnenmesi” değerlendirmesinde bulundu.

    “Siyasi akıl tutulması olarak görüyoruz ve şiddetle kınıyoruz”

    “Müttefiklik ve stratejik ortaklık hukukunu çiğneyenler dostumuz, müttefikimiz, aynı zamanda stratejik ortağımız olan ülkelerin hükümetleridir” diyen Topçu, şunları kaydetti:

    “Bu ülkelerin yöneticileri vatandaşlarının güvenliği ve refahını ajan, papaz ve terör örgütü yandaşlığı ile riske atmalarını bölge ve dünya barışına zarar veren bir ‘siyasi akıl tutulması’ olarak görüyoruz ve şiddetle kınıyoruz. Seçimlerde %90’a yakın katılımla demokratik olduğunu iddia eden ülkelere ders veren Cumhurbaşkanlığı Hükümeti ile en yakın rakibini %22 farkla geçerek başa gelmiş Cumhurbaşkanıyla, çok güçlü silahlı kuvvetleri ile birlikte hızla millileşen savunma sanayii, hızla artan üretimi, büyüyen ekonomisi, genç nüfusu, jeopolitik ve jeostratejik konumu yanında 5000 yıllık tarihi arka planı olan büyük bir devlet ve milletiz. Dostlarımız da düşmanlarımız da tarihe bakarlarsa göreceklerdir ki; büyük medeniyetler kurmuş Türkler ile düşmanlık hiç kimseye kazandırmamıştır.”

    “Hiçbir devlet kendi hukuku dışındaki hukuk sistemlerini yok sayamaz”

    Türkiye’nin her türden tehdide her zaman misliyle karşılık verdiğini ve kıyamete kadar da verecek güce ve inanca sahip olduğunu aktaran Topçu, “Hiçbir devlet kendi hukuku dışındaki hukuk sistemlerini yok sayamaz. Ülkeler arası ilişkilerde karşılıklı saygı ve çıkarların gözetilmesi esastır. Aksi tutum ve davranış içinde olanlar karşılığını misliyle göreceğini bilmelidir. Biz dünyada barışın, güvenliğin, adaletin, refahın, insan haklarının, çevre haklarının ve hayvan haklarının hâkim olmasını; kısaca yaşanabilir bir dünya olmasını istiyoruz. Bununla ilgili uluslararası taahhütlerimize bağlı kalıyoruz. Sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin sesi çok çıksa da biz hakkı söylemeye devam ederiz. Karşılıklı hak, menfaat, saygı, güven çerçevesinde elleri ve ajandası açık ilişkilerden yanayız” diye konuştu.

    Yerli Düşünce Derneği ve Yerli Düşünce Dergisi olarak dördüncü yıllarını bitirdiklerini hatırlatan Topçu “Türk-İslam dünyasından eğitim için ülkemize gelen çocuklarımızla ve medeniyet coğrafyamızın tamamı ile ilgiliyiz ve kültürel faaliyetler yapmaktayız. 2017 Kurban Bayramı organizasyonunu Yerli Düşünce Derneği gönüllülerinin desteğiyle Çad’daki kardeşlerimizle yaptık. Yerli Düşünce Derneği Başkanı ve Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu Bey ve derneğimiz mensubu Fatih Topaktaş Bey bizzat nezaret ettiler. Bu sene de Kamerun’da kardeşlerimizle yine Metin Bey ve Fatih Bey’in nezaretinde inşallah bu vacip olan ibadetimizle ilgili organizasyonu gerçekleştireceğiz. Rabbim makbul ve kabul buyursun, emeği geçenlerden razı olsun” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu’dan küresel terör uyarısı

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, terörün küresel barışa kast eden yapısına vurgu yaparak, “Ankara ne kadar güvenli ise Moskova da Washington da Berlin de Paris de Londra da o kadar güvenlidir. Küresel terör bütün hakları tehdit ediyor. Küresel teröre karşı Türkiye ve Rusya’nın birlikte tedbirler alması, ABD ve AB’nin buna katkı sağlaması dünyaya barışı ve refahı getirebilecektir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Rusya Federasyonu Kumuk Türkleri’nin yerel gelenek ve kültürünün korunması amacıyla kurulan sivil toplum kuruluşu Özden Derneği’nin Başkanı Timur Porsukov ve Başkan Yardımcısı Rasul Khuseynovih’i makamında kabul etti. Ziyarette dernek adına Kumuk Türkleri ve Türk dünyasına hizmetlerden dolayı teşekkür eden Dernek Başkanı ve yardımcısı Topçu’ya hatıra olarak şilt takdim etti.

    Özden Derneği’nin Rusya-Türkiye ilişkilerinde ve Rusya Federasyonu sınırları dahilindeki sivil toplum görevlerinde üstlendiği sorumluluğa değinen Topçu, “Derneğimiz Türkiye – Rusya ilişkilerinde bir köprü vazifesi gördü. Bu derneğimizin mensupları aynı zamanda Rusya’nın gelişmesine, kültürlerini ve geleneklerini koruyarak katkıda bulunan bir sivil toplum hareketidir. Rusya ile Türkiye arasında yaşanan uçak krizinden sonra Özden Derneği’nin mensuplarının krizin çözümüne yönelik göstermiş oldukları mücadeleyi yakinen biliyorum” şeklinde konuştu.

    Özden Derneği’nin Türkiye ve Rusya arasındaki gerilimin yumuşamasında aktif rol aldığını ifade eden Topçu, “Özden Derneği, Rusya Lideri Sayın Putin’e mektup yazdı. Duma’daki bütün milletvekillerine mektup gönderdiler. O mektuplarında ‘Devletimiz olan Rusya Federasyonu’nun vatandaşları olarak, milyonlarca Türk ve Müslüman adına, Sayın Cumhurbaşkanımız Putin’den ve değerli milletvekillerimizden rica ediyoruz; Rusya’nın güvenliği, özgürlüğü ve refahı bizim için çok önemli. Ama aynı zamanda, soy ve din bağımız olan, Rusya ile dostluğundan çok şey kazanılacak Türkiye Cumhuriyeti ile barışımız da çok önemli. Buz çerçevede bu krizin çözülmesini Sayın Cumhurbaşkanımız Putin’den milletvekillerimizden rica ediyoruz’ diye ciddi bir kamuoyu oluşturdular. Neticede kriz çok şükür çözüldü ve burada Kumuk Türkleri Özden Derneği’nin diğer Müslümanları da bir araya getirerek bu krizin çözülmesinde ciddi bir sivil toplum görevi yaptılar. Bunun için kendilerini tebrik ediyorum” açıklamalarında bulundu.

    “Müslümanlar ve Türkler bulundukları ülkeye ve devlete asla ihanet etmezler” diyen Topçu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Müslüman Kumuk Türkleri de vatanına ve devletine bağlı, radikalizmden uzak, kimlik ve geleneklerini muhafaza ederek Rusya’nın kalkınmasına ciddi katkıları olan Rusya vatandaşları olmuşlardır. Rusya vatandaşı Kumuk Türklerine Türkiye-Rusya ilişkilerine kattığı değerlerden dolayı teşekkür ediyorum. Rusya’daki bütün halkların güvenli, özgür ve refah içerisinde yaşamalarını diliyorum. Aynı şeyi dünyanın her yerinde yaşayan halklar için de temenni ediyorum. Ziyaretlerine tekrar teşekkür ediyorum.”

    Rusya ile ilişkilerin “kazan-kazan” anlayışıyla işlediğini belirten Topçu “Bugün gelinen noktada Rusya’nın güvenliği, özgürlüğü, refahı, orada yaşayan Müslüman Türk toplumlarının üzerinde durduğu vazife gibidir. Aynı zamanda orada milyonların üzerinde bir sayıyla ifade edilen Türklerin ve Müslümanların Türkiye – Rusya ilişkilerinde çok önemli görevleri vardır. İlişkilerimiz her geçen gün de daha ileriye gitmektedir. İşte ileriye gidişte hem Türkiye’de yaşayan Rus asıllı Türkiye vatandaşı olanların, hem de Rusya Federasyonu’nda yaşayan Müslüman Türk unsurların ciddi bir katkısı vardır. Hem Türkiye hem Rusya bunu göz ardı etmiyor” ifadelerini kaydetti.

    “Dünyanın barış içinde yaşaması Türkiye-Rusya ilişkilerine bağlı”

    Türkiye-Rusya ilişkilerinin küresel düzlemde önemine vurgu yapan Topçu, “İlişkilerimiz sadece iki ülkenin menfaatine değil; Asya’nın, Afrika’nın, Balkanlar’ın, Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun menfaatinedir. Hatta bundan Amerika Birleşik Devletleri de büyük fayda görür. Kısacası bu iyi ilişkiler dünyada refahın, özgürlüğün menfaatinedir. Onun için dünyanın barış içerisinde yaşaması, dünyanın merkezinde olan iki büyük devlet Türkiye ve Rusya ilişkilerinin ileri seviyelere taşınmasıyla doğrudan ilişkili olduğu kanaatini taşıyorum” dedi.

    “Küresel teröre karşı birlikte olmalıyız”

    Terörün küresel barışa kast eden yapısına vurgu yapan Topçu, “Dünya için bugün en büyük tehlike otoriteleri zaafa uğratan ve halkların güvenliğine kast eden küresel terördür. Yani Ankara ne kadar güvenli ise Moskova da Washington da Berlin de Paris de Londra da o kadar güvenlidir. Küresel terör bütün hakları tehdit ediyor. Küresel teröre karşı Türkiye ve Rusya’nın birlikte tedbirler alması, ABD ve AB’nin buna katkı sağlaması dünyaya barışı ve refahı getirebilecektir. Türkiye şu anda küresel terörün başlıca aktörlerinden olan PKK/PYD, DAEŞ, FETÖ, DHKP-C gibi örgütlerle amansız bir mücadele vermektedir. Bu yolda uzun bir mesafeyi kat etmiş durumdadır. Biz dostlarımıza bu mücadelede bizimle birlikte olmalarını söylüyoruz. Biz mücadelemize devam ediyoruz. Bu mücadelede Rusya gibi büyük bir devleti yanımızda görmekten memnunuz. İnşallah önümüzdeki günler tüm başkentler ve halklar için küresel teröre karşı mücadelenin daha işbirliği içinde yürütüleceği günler olacaktır ”değerlendirmelerinde bulundu.

  • Başdanışman Topçu’dan usta sanatçıya vefa

    Ankaralı “Derviş Rıfat” lakaplı saz ve söz ustası Rıfat Rıfkı Balaban, Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedildi. Cenaze törenine Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu da katıldı.

    63. Hükümet Kültür ve Turizm Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, dün hayatını kaybeden saz ve söz ustası “Derviş Rıfat” lakaplı sanatçı Rıfat Rıfkı Balaban’ın cenaze namazına katıldı. Rıfat Rıfkı Balaban’ın cenazesi Yenimahalle Karşıyaka Mezarlığı’nda öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Merhum Rıfat Rıfkı Balaban’ın cenazesine Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu’nun yanı sıra MHP eski genel başkan yardımcısı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici, çok sayıda eski siyasetçi, TRT sanatçıları, çalışma arkadaşları, Ankara Seğmenleri ile çok sayıda seveni katıldı.

    Cenaze törenine katılan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, merhum Derviş Rıfat ile ilgili şu ifadeleri kullandı:

    “Rıfat Abi ile aynı ilkokulda okumuştum, onun okuduğu Cebeci Ortaokulu’na da ilk öğretmen tayinim olmuştu. Daha sonra 12 Eylül ihtilali sonrası görevden alınmıştım. Hacettepeli olmamız, Abidinpaşalı olmamızın yanında benim ailemin ağabeyi olan çok değerli sanatçımızdı. Onu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Değerli ailesine, Ankara Seğmenleri’ne ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet etsin.”

    Son görevini yerine getirmek için cenazeye katıldığını belirten Topçu, “Rıfat Rıfkı Balaban’ın son yolculuğunda görevimi yaptım, aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın taziyeleri ve başsağlığı mesajını eşine ve evlatlarına ilettim” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu’dan AB ülkelerine ’referandum’ tepkisi

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “AB ülkelerinin göbeğinde, Türkiye ve insanlık düşmanı ne kadar terör örgütü mensubu varsa adeta cirit atıyor. Teröre karşı olduğunu söyleyen AB ülkeleri, teröristlere karşı, terörizme karşı kıllarını kıpırdatmazken bir ülkenin demokratik hakkı olan seçimleriyle ilgili elden gelen her türlü zulmü ortaya koyuyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Ankara’da İçkale Otel’de Yerli Düşünce Derneği’nin düzenlediği Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Tanıtım ve Kardeşlik kahvaltısında Türkiye’de eğitim gören Kongolu öğrencilerle biraraya gelerek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Atlantik köle ticareti sırasında 7 buçuk milyon insanını kaybeden, sömürge dönemi ve bağımsızlığa kadar olan dönemde 5 milyon insanını kaybeden Afrika’nın ikinci büyük ülkesi; ve 1960 yılında bağımsız olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve halkını ülkem, milletim ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan adına selamlıyorum” ifadeleriyle konuşmasına başlayan Yalçın Topçu, yarın ülkelerinin yöneticisi olacak insanların bu buluşmalarda bir araya getirilmesi, önümüzdeki yılların barış içinde, savaşın olmadığı bir dünyanın olmasına vesile olacağını söyledi.

    Bütün coğrafyalarda zulmün olduğuna işaret eden Topçu, “Bugün bizim başımıza da tebelleş olan birtakım batılı beyaz, Hristiyan adam sadece Kongo’ya veya Afrika’ya o zulmü yapmamış. Hakim olduğu dönem itibariyle bütün coğrafyalarda zulüm var, gözyaşı var ve bugün dünyanın gözüne baka baka Suriye’de yukarıdan bomba yağdırıyorlar, aşağıda Arabı, Kürdü ve Türkmeni katlediyorlar. Yıkıntılar arasından parçalanmış çocuk cesetler görmekten bütün dünyadaki insanlara gına geldi” diyerek Ankara’nın bu nedenle güçlü olması gerektiğini vurguladı.

    “Kimseye din dayatılmadı”

    Bin yıllık dünya sahnesinde Tanrı Dağı’ndan inen çocuklarının olduğu dünyaya bakılmasını gerektiğini belirten Topçu, Atilla’nın Roma’ya geldiğinde asla kadınlara tecavüz edilmediğini, çocukların öldürülmediğini, kimseye din dayatılmadığını ve kimsenin elinden dilinin alınmadığını söyledi. Medeni olduklarını iddia edenlerin dünya savaşlarını çıkarttıklarını dile getiren Topçu, neticesinde 1’inci ve 2’inci savaşının sonunda milyonlarca insanı katlettiklerini ve şehirleri yok ettiklerini söyleyerek, bugün Afrika’nın derinliklerine inildiğinde batının sömürmediği bir tane bile Afrika ülkesi olmadığını vurguladı.

    “Arakan’da zulüm devam ediyor”

    Şu anda Arakan’da zulmün devam ettiğini belirten Topçu, “Şuanda Hristiyan adam Azerbaycan’ın yüzde 20 işgal altındaki topraklarına göz yumuyor. Srebrenitsa diye bir yer var, 10 binlerce kadının ırzına geçildi, çocuklar kesildi, diri diri insanlar yüzüldü. Hırvatlar bir slogan ’biz Boşnakları yakarak yok edeceğiz’, Sırp’tan bir slogan ’biz keserek yok edeceğiz’. 21’inci yüzyılda bu medeni olduğunu iddia eden batının gözü önünde Bosna’da Boşnaklar ve Müslümanlar, kesildi ve diri diri derileri soyuldu. Analarının gözü önünde çocuklarının başı kesildi, çocuklarının önünde analarının başı kesildi. Yüzbinlerce kadının ırzına geçildi. Batı buna sessiz kaldı. Bu medeni Batı bunu seyretti” ifadelerini kullandı.

    Topçu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi halk oylamasına işaret ederek, “Şu anda Türkiye’ye karşı bir cephe oluşturanlar, yani halen kendilerini Bizans’ın çocukları olduklarını adeta her yaptıklarıyla ispat etmeye çalışanlar ne oluyor size? Size ne bizim seçimlerimizden? Size ne oluyor. AB ülkeleri, Bizans’ın çocukları size ne oluyor bizim seçimlerimize karışıyorsunuz. Bakıyorsunuz ki her gün kalkıyoruz bir ülke Bakanımızın konuşmasını yasaklıyor. Birisi bir makale yazıyor. AB ülkelerinin göbeğinde, Türkiye ve insanlık düşmanı ne kadar terör örgütü mensubu varsa adeta cirit atıyor. Teröre karşı olduğunu söyleyen AB ülkeleri, teröristlere karşı, terörizme karşı kıllarını kıpırdatmazken bir ülkenin demokratik hakkı olan seçimleriyle ilgili elden gelen her türlü zulmü ortaya koyuyor” diye konuştu.