Etiket: Tonlarca

  • (Özel Haber) 80’lik Delikanlı TEK Bacağıyla Tonlarca Yükün Altında

    Bursa’da bir inek karşılığında marangoz tarafından yapılan tahta bacağı ile günde 3 ton odun kıran adam görenleri şaşırtıyor. Doğuştan engelli yaşlı adam, “Vücudun herhangi bir yerinde olan engel bir şekilde aşılır. Mühim olan akıl sağlığı” dedi.

    Soğanlı Odun Pazarı’nda 15 seneden beri odun kesen 79 yaşındaki Rıfat Çabuk, görenleri hayrete düşürüyor. Doğuştan engelli olan ve tek bacağı olmayan Çabuk, marangoz tarafından yapılan tahta bacağı ile meslektaşlarından geri kalmıyor. Özel bir şirketten emekli olduktan sonra odun pazarında kestiği 1 ton odun başına 35 lira ücret aldığını dile getiren Rıfat Çabuk, “Balıkesir’in İvrindi ilçesinin Gözlüçayır köyünde doğdum. 79 yaşındayım. Doğarken engelli doğdum. El, kol ve bacakta olan özür bir şekilde telafi ediliyor. Önemli olan akıl sağlığıdır. 1999 yılına kadar bir şirkette çalıştım. Emekli oldum. Emekli olduktan sonra da aynı şirkette uzun yıllar çalıştım. Daha sonra köyümüze dönme kararı aldık. Hanımım vefat edince köyde de duramadım. Geri geldim. 2000 yılından beri odun kırıyorum. Çocuklarım, ’Senin paraya ihtiyacın yok, çalışma, istediğin kadar para verelim’ diyor. Ben çalışmak istiyorum. Çalışmadığım zaman evde oturunca çok kilo alıyorum. Bu işte ton başı para alıyoruz. Bir ton odun böldüğümüzde 35 lira alıyoruz. Yaşım ilerledi, o yüzden günde 2 ya da 3 ton odun kırabiliyorum. Eskiden günde 5 ton odun kırardım. Engelli olmayan arkadaşlarım da benimle aynı miktarda odun kırıyor” dedi.

    BİR İNEĞE BİR BACAK

    “Bizim köyde Mehmet Çavuş dediğimiz bir marangoz vardı” diyen Çabuk, “Bu usta başka bir köyde tahtadan ayak görmüş. Benim yürüyemediğimi biliyordu. Annem, Mehmet Çavuş’a, ’Sen Rıfat’a ayak yap, caminin oraya kadar yürüsün, sana buzağılı inek vereceğim’ dedi. Ben yürümek istiyordum. Mehmet Çavuş ayağı yaptı. Hemen yürümeye başladım. Mehmet Çavuş istemese de annem ayak karşılığında marangoza bir inek verdi. O zaman 8 yaşındaydım. Ailem bu duruma çok sevindi. O yaşa kadar ailem beni hep sırtında taşıdı” diye konuştu.

    1975 senesinde o zamanlar çalıştığı şirketin protez bacak için kendisini İngiltere’ye gönderdiğini anlatan Çabuk, “Ama bacağım kesilecekti ve protez takıldığında ağır yük kaldıramayacaktım. Ben de yaptırmadım. Şimdiki tahta ayağım bazen kırılıyor, ama marangozda hemen yenisini yaptırıyorum” dedi.

  • (Özel Haber) Ellerinin Hamuruyla Tonlarca Kilonun Altındalar

    Her geçen gün iş hayatında daha fazla yer alan kadınlar “erkek işi” olarak bilinen ağır sanayiye de el attı. Bursa’da yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon döküm alanında faaliyet gösteren bir fabrikanın elemanlarının yaklaşık yarısı kadın.

    Yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon döküm alanında faaliyet gösteren Yeşilova Holding’e bağlı Can Metal A.Ş.’nin ağır ve tehlikeli işyeri sınıfında olmasına rağmen, üretim elemanlarının yüzde 50’ye yakını kadın. Kadınların daha özenli ve dikkatli olmasıyla üretim kalitelerini bir adım ileri çektiklerini ifade eden Can Metal A.Ş. Genel Müdürü Selim Güney, “Yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon döküm alanında faaliyet gösteriyoruz. 5 bin 500 metrekarelik bir alan üzerinde, yıllık 12 bin ton kapasite ile otomotiv sektörü ile ilgili parça üretiyoruz. Biz ağır ve tehlikeli işyeri sınıfındayız. Dikkate dayalı tehlikeli üretim metodu ile faaliyet gerçekleştiriyoruz. Şu anda 60 kişilik personelimiz var. Personelimizin yüzde 40’ı bayan. Yüzey işlem, CNC işleme, talaşlı imalat, robotik otomasyon ve enjeksiyon bölümümüzde bayan operatörlerimiz çalışıyor. Dikkate dayalı bir iş olduğu için bayan operatörlerle çalışmaktan çok mutluyuz” dedi.

    “Kadınlar üretimin içerisindeki bütün bölümlerde gayet başarılı bir şekilde görev alıyorlar” diyen Güney, “Erkekler ile kadınlar arasında tabii ki fiziki olarak farklılık var. Ağır fiziki güce dayalı işlerde bayanlar haliyle yetersiz kalabiliyor, ancak otomasyon kullanılan dikkate dayalı üretimde kadınlar bir adım öne geçiyor. Diğer şirketlerimizde de burada olduğu gibi bayanların iş hayatına katkısına önem veriyoruz. Bayan operatörlere istihdam sağlayıp onların iş hayatına katılmasını sağlamak bizim için sevindirici bir durum. Bursa bölgesi otomotiv sektörü başta olmak üzere iş hacmi açısından her geçen gün artış sağlıyor. Bu anlamda bayanların evlerinden çıkarak iş hayatına katılması hem sektörün ihtiyacının karşılanması anlamında hem de şirketlerin büyümesi anlamında olumlu katkı sağlıyor. Ağır iş kolu olmamıza rağmen kadınlar bu alanda da erkekler kadar başarılı. Şirketimizde bayan çalışanlar erkeklerle aynı görevlerde yer alabiliyor” dedi.

    ERKEKLER OLAĞAN, KADINLAR OLAĞANÜSTÜ ÇALIŞIYOR

    Fabrika çalışanlarından 2 çocuk annesi Hamide Dalkılıç, “Sadece işe alışana kadar zorluk yaşadım. Alıştıktan sonra hiçbir problem yaşamadım. İşverenlerimiz bizlere yardımcı oluyor. Zorluğu sadece beden alışana kadar. Erkeklerle aynı işi yapıyoruz. Beden gücü gereken şeylerde tabii ki yardım alıyoruz, ama bizim için zor değil. Erkekler olağan çalışıyor. Kadınlar olağanüstü çalışıyor. Kadınlar sıfır hata ile çalışıyor. Ürettiğimiz mallar geri gelirse biz üzülürüz. O yüzden kadınlar olarak çok dikkatli ve özenli çalışıyoruz” dedi.

    “25 SENEDİR AĞIR SANAYİDE ÇALIŞIYORUM”

    Yaklaşık 25 yıldır ağır sanayide çalışan Ayşen Turhan ise, “43 yaşındayım. 25 senedir ağır sanayide çalışıyorum. 20 yaşında üniversiteye giden bir kızım var. Meslek lisesi elektrik, elektronik bölümü mezunuyum. Zaten erkek mesleği olan elektrik bölümü mezunuyum. Bu yüzden bu işler bana hiç zor gelmiyor. Aksine benim için daha ilgi çekici. Bana deseler ki “tekstilde çalış” çalışamam. İlla demire dokunmam lazım. Erkeklerden ağır yükler olunca destek alıyoruz. Bayan için ağır işler, fakat bunu başarabilmenin verdiği bir gurur var. Bayan olarak bunu yaptığımız için gerek çevremizden gerekse amirlerimizden daha fazla destek görüyoruz. Erkeklere oranla daha dikkatliyiz. Beceri isteyen işlerde daha özenli olduğumuz için tercih ediliyoruz” diye konuştu.

  • Tonlarca Ağırlıktaki İş Makinelerini Havadan İndirdiler

    Türkiye’nin en yüksek barajı Artvin Yusufeli Barajı’nın inşaatında kullanılacak iş makinelerinin havadan indirilmesi ilginç görüntülere sahne oldu.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Artvin Yusufeli Barajı’nın çalışmaları hakkında fotoğraflar paylaştı. Fotoğrafta dikkat çeken olay ise tonlarca ağırlığa sahip iş makinelerinin havadan indirilmesi oldu. Eroğlu’nun “İş araçlarımız havada.. Dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin en yüksek barajı Artvin Yusufeli Barajı inşaatından kareler.” notuyla paylaştığı fotoğraflar kısa sürede sosyal medyada büyük ilgi topladı.

  • Yola Dökülen Tonlarca Talaş Kepçeyle Temizlendi

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde talaş yüklü kamyon devrildi.

    E-87 yolu Hastane Kavşağı’nda meydana gelen kazada, Bursa istikametine seyreden S.Ö. idaresindeki talaş yüklü kamyon, aynı istikamette seyreden bir TIR tarafından sıkıştırılınca devrildi. Yan yatan kamyon, A.A yönetimindeki 10 BCP 72 plakalı otomobille çarpıştı. Kamyonun kasasında bulunan talaşlar yolu kapatırken, hastane çıkışında kazaya müdahale için yola çıkan M.A.A. idaresindeki 10 V 4214 plakalı ambulans ise, M.O. yönetimindeki 10 H 8550 plakalı otomobille çarpıştı. Kavşak savaş alanına dönerken, zincirleme kazada ölen ya da yaralanan olmadı.

    Bursa istikametinde araç trafiği bir süre aksarken, kaza yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yola dökülen talaşlar, iş makineleriyle bir saatte temizlenebildi.

  • Tonlarca Ağırlığındaki İstinat Duvarı Apartmana Devrildi

    Karabük’te tonlarca ağırlığındaki istinat duvarı, bir apartmana devrildi. Şans eseri ölen ya da yaralananın olmadığı olayda, 5 dairede maddi hasar meydana geldi.

    Olay, akşam saatlerinde 75. Yıl Mahallesi 61 Nolu Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, eriyen kar suları sonucu kayan dolgu toprak, yaklaşık 8 metre yüksekliğindeki istinat duvarının bir bölümünün çökmesine neden oldu. Duvardan kopan taş ve kaya parçaları 6 katlı Öz-Ay Apartmanı’nın 5 dairesine zarar verdi. Apartman sakinleri durumu polise bildirdi. Polis ekipleri güvenlik şeridi çektiği apartman çevresinde önlem aldı. Gelen AFAD ve belediye ekipleri, yaptıkları incelemeler sonrası istinat duvarının çökmeyen, ancak yan yatan diğer bölümünün de çökme oluşturacağı tehlikesi nedeniyle binayı boşalttı.

    Evinin yatak odası duvarı yıkılan, balkonu da zarar gören Mürvet Kemik, “Evde otururken bir anda bir patırtı koptu. Bir baktık duvar çöktü ve televizyon ne varsa içeriye kadar geldi. Odada annem kalıyordu. O da tam yatmaya gidecekti. Korkudan öldük vallahi” dedi.

    Olay yerinde incelemelerde bulunan AFAD Müdür Dr. Gazanfer Erbay, şans eseri ölen ya da yaralananın olmamasının kendileri açısından sevindirici olduğunu kaydederek, “Can güvenliği için yıkılmayan istinat duvarı tehdit oluşturduğundan apartmanı mühürleyeceğiz. İstinat duvarının üst tarafındaki binada ilk belirlemelere göre herhangi bir tehlike söz konusu değil. Sabah arkadaşlarımız yeniden buraya gelerek incelemelerde bulunacağız” dedi.