Etiket: tohum

  • Tarsus Belediyesinin tohum takasıyla 1 milyon tohum el değiştirdi

    Tarsus Belediyesinin tohum takasıyla 1 milyon tohum el değiştirdi

    MERSİN (İHA) – Mersin’in Tarsus Belediyesi, bünyesinde Tohum Bankası oluşturdu. Belediyenin hayata geçirdiği proje kapsamında Tarsus’ta ilk defa ata tohumu takas töreni gerçekleştirildi. Sandal Mahallesindeki etkinlikte, 1 milyon adet tohum takasla teslim alındı.

    Tarsus Belediyesi tarafından hayata geçirilen Ata Tohumu projesi kapsamında Sandal Mahallesinde düzenlenen törende kırsal kalkınmaya destek sunuldu. Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan’ın seçim öncesinde açıkladığı projelerden biri olan kırsal kalkınma hamleleri kentin çeşitli bölgelerinde uygulanıyor. Özellikle de organik tarımı desteklemek amacıyla Tarsus Belediyesinde hayata geçirilen proje ile Sandal Mahallesinde bulunan üreticileri ile “Tohum Takas Etkinliği” düzenledi.

    ‘Evladiyelik ata tohumuna sahip çıkıyoruz’ sloganıyla uygulamaya konulan proje kapsamında gerçekleştirilen törende, toplamda 1 milyon adet pembe domates, karpuz, mor mısır, acebek (börülce), bamya, firik mısır, susam, sumak, kavun, bal kabağı, Tarsus nohudu, yeşil mercimek ve fasulye çeşitleri takasla teslim alındı.

    Tarsus Belediyesi, tohum takasında bünyesinde kurduğu Gen Bankasında çoğalttığı karnabahar, marul, beyaz ve kırmızı lahana fidelerini mahalle sakinlerine teslim etti.

    Törende konuşan Sandal Mahallesi muhtarı Ali Sarıçiyan, ilk kez düzenlenen şenliğe katkı sunan Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan’a ve katılım sağlayan herkese teşekkür etti.

    “Köylerimizi şehirleştirmeyelim”

    Başkan Bozdoğan da yaptığı konuşmada, ekonomik olarak zorluklar yaşayan insanların Covid-19 süreciyle daha çok zorlandıklarını söyledi. Yerel yönetimlerin, belediyelerin bu konuda köylere çok büyük destek olmaları gerektiğini vurgulayan Bozdoğan, bu çerçevede ekip olarak ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirtti. Bozdoğan, “Elbette bu köylerimiz için daha fazlasını yapacağız ama benim istediğim tek bir şey var; köyleri şehir haline getirmeyin. Bırakın köyler köy olsun. İşte görüyorsunuz ata tohumu. Burayı şehir haline getirdiğinizde hormonlu mu besleneceksiniz? Bırakın şu ata tohumumuzu üretelim, köyümüz köy olsun, hiç şehirleştirmeyelim. O köy havasından hiçbir zaman uzaklaşmazsak insanlarımız da koşa koşa Tarsus’a yerleşmezler. Köydeki nüfusa baktım, Sandal çok kalabalık bir yer ama şurada burnunuzun dibinde Anadolu Yakası, Sandallıların oraya taşınmasıyla daha geniş bir nüfus oldu. Size şu konuda söz veriyorum; o kadar güzel hizmetler yapacağız ki Sandal’a; Tarsus’a, Anadolu Yakası’na giden Sandallılar tekrar buraya geri gelecekler. İnsan olarak gittiğim her yerde söylüyorum; merhamet ve adaletimizi göstermede, paylaşmada, ötekine vermede her zaman adil olacağız. Beni sizler tanıyorsunuz çoğunuzun çocuğu gibiydim, buraya ilk geldiğimde meslek hayatımın ilk günleriydi. Bana sahip çıktınız, elinizden geleni de yaptınız. Siyaseti bir tarafa bırakalım. Benim gönlümde dostluk vardır, yüreğimde sevgi vardır, benim içimde insanlarla olan samimi diyalog, samimi iletişim vardır. Bu projede emeği bulunan Belediye Başkan Yardımcımız Osman Bey’i çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum. Yine bu projenin hayata geçirilmesinde emeği olan ekibimizin her kademesinde görev alan çalışma arkadaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

  • Şekere yerli tohum geliyor

    Şekere yerli tohum geliyor

    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; yerli ve milli pancar tohumunu geliştirmek için ARGE merkezini başlattıklarını ifade ederek; “Elde ettiğimiz sonuç olumlu bir sonuç olursa, yurt dışına giden yıllık 300 milyonumuz ülkemizde kalacak. Bizim Kayseri Şeker’den çıkan yıllık 40-45 milyon TL bir bedel bünyemizde kalacak. Onun için bu çalışma çok önemli” dedi.

    Kayseri Şeker Fabrikası, yerli pancar tohumu üretmek için kurduğu ARGE Merkezi’nde ayrıca yerli kabak çekirdeği, sarımsak tohumları da geliştirilmeye başlandı. Yüzde yüz dışarı bağlı olunan tohumlarda yerli üretim geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini aktaran Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; “Burada araştırma geliştirme çalışmaları yapılıyor. Özellikle biz bunun 2014 yılının kasım ayında resmi ruhsatını almıştık. O zaman devletimiz ARGE çalışmalarına önemli destekler vermişti. Bizde, bu çerçevede müracaatımızı yaptık ve bu güzide tesisi ortaya çıkarttık. Burası ARGE’nin merkezi, burada laboratuvarlar var, pilot tesislerimiz var, üretim sahamız var. Bütün bunların hepsi birlikte arkadaşlarımız, burada çalışan personelimiz ki bunların büyük çoğunluğu teknik personel. ARGE çalışmalarını sürdürüyorlar. Biz öncelikle pancar tohumunu, yerli ve milli pancar tohumunu geliştirmek için bu ARGE merkezini başlattık. Buradaki arkadaşlarımız diğer tohumlarla ilgili çalışmalarını da sürdürüyorlar. Mesela ilk başta kabak çekirdeği tohumu, kayarge ve Keykubat ismi ile bu kabak çekirdeği tohumları geliştirildi ve önümüzdeki seneden itibaren, çiftçilerimiz vasıtasıyla ekilmeye başlayacak. Orada önemli bir gelişme kaydettik. Bunun dışında aynı zamanda sarımsakla ilgili tohum çalışmalarımız var. Başka ürünlerle de olacak. Bu arada geliştirdiğimiz, diyet rifte, pektin ürünleri var. Şeker pancarı posasından, gıda sektöründe kullanılmak üzere bu diyet rifte, pektin Türkiye de üretilen ürünler değil, tamamen yurt dışından ithal edilen ürünler. Onun için bunu ülkemiz açısından önemli gördüğümüz için bu konuda bir çalışma ortaya koyduk ve geliştirdik. Bunların yanında bizim için en önemli konu, pancar tohumu geliştirilmesi konusu. 4 senedir bu işi sürdürüyoruz. Tabi bir tohumu, özelikle pancar tohumunu kısa bir sürede geliştirmek çok mümkün değil. Bunun normal süresi 15 seneye kadar uzayabiliyor. Teknik çalışmalar, bilimsel çalışmalar böyle bir durum ortaya çıkarıyor. Fakat biz 4 senede önemli bir mesafe kat ettiğimizi düşünüyoruz ve inşallah önümüzdeki 5-6 yıllık süre içerisinde yani 15 seneye uzamadan, kendi sahalarımızda eker hale getireceğiz. Çiftçilerimize ektirir hale getireceğiz” dedi.

    “Sonuç olumlu olursa yurt dışına giden 300 milyonumuz ülkemizde kalacak”

    Sonucun olumlu olması halinde 300 milyonun ülkede 45 milyon TL civarında bir rakam da Kayseri Şeker’de kalacağının altını çizen Başkan Akay, “Türkiye’de tohumculuk, önemli bir mesafe kat etti ama bu diğer ürünler için geçerli. Pancar tohumu için bu geçerli değil. Pancar tohumunda, biz yüzde yüz dışarıya bağlıyız. Ya dışardan ithal ediyoruz pancar tohumunu ya da yurt dışının patentiyle burada üretim yapıyoruz. Yapan çalışan kuruluşlar var, 5-6 tane kuruluş bunu gerçekleştiriyor. Türkiye’de pancar tohumu, yılda aşağı yukarı 800 ton kullanılıyor. Pancar ekimi 3 milyon 400 bin dekar alanda gerçekleştiriliyor. 100 bin çiftçi bu üretimi gerçekleştiriyor. Bu 800 binlik tohuma, Türkiye olarak bizim ödediğimiz bedel 300 milyon TL civarı bir rakama tekabül ediyor. Kur arttıkça, bedel de artıyor. Bizim de Kayseri Şeker olarak bunun için aşağı yukarı ödediğimiz bedel, 40-45 milyon TL civarında bir rakama tekabül ediyor ve biz bunu tamamen yurtdışı kaynaklı pancar tohumuna vermek durumunda kalıyoruz. Yurt dışı kaynaklı pancar tohumu ne ifade ediyor? Bu çok önem ifade ediyor, aynı tohumu biz ekiyoruz. Şeker oranı yüzde 16 dekardaki verimi 6 ton, Avrupa’da bu şeker oranı yüzde 18 dekardaki verim 9 ton. Yani verimlilikte ciddi bir fark var. Gerek şeker oranı itibariyle gerekse üretim verimliliği itibari ile, artı o tohum Avrupa’da ilave sulamaya ihtiyaç olmadan çünkü oranın yağmur rejimi, sistemi buna uygun. İlave su ihtiyacı olmadan üretiliyor ama bizde sulama mecburiyeti ortaya çıkıyor. Bizdeki sulama maliyeti toplamda, pancar maliyetinin en az yüzde 20’sine tekabül ediyor. Dolayısıyla biz hem maliyetler açısından, masraf açısından hem de verimlilik açısından yurt dışından getirdiğimiz tohumlarla üretim yaptığımız zaman böyle sonuçlar elde ediyoruz ve onların gerisinde kalıyoruz. Bu manada rekabet etme şansımız yok. O nedenle biz bu yola çıkarken dedik ki, ’bizim Türkiye’nin toprak ve iklim yapısına uygun tohum geliştirmemiz gerekiyor. Bunu yapmamız lazım, bunu yapmamız milli bir görevdir’ dedik ve bu çerçevede yola çıktık. Bunu sonucunda da şu anda geldiğimiz noktayı ifade ettim. Bunun tabi bir bedeli var, bir maliyete katlanıyoruz biz ama elde ettiğimiz sonuç olumlu bir sonuç olursa, o zaman işte yurt dışına giden yıllık 300 milyonumuz ülkemizde kalacak. Bizim Kayseri Şeker’den çıkan yıllık 40-45 milyon TL bir bedel bünyemizde kalacağı gibi aynı zamanda onlarla bir rekabet edebilmeyi ümit ettiğimiz tohumu geliştirmiş olacağız. Onun için bu ARGE merkezi çok önemli. Biz bunu gerek Kayseri’de, gerekse sektörde ilk ARGE merkezi olarak gerçekleştirdik. Bu bizim için çok önemli bir adım oldu. Arkadaşlarımız da bütün gayretleriyle, bütün ciddiyetleriyle bu işi yürütüyorlar, sürdürüyorlar. İnşallah ülkemize bu mana da bir başarı kazandırmış olacağız. Onu ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Keykubat ve kayarge ismiyle iki tohum tescil ettirdik”

    Kabak çekirdeğinde iki tohumu tescil ettiklerini belirten Başkan Akay; “Sarımsak geliştiriyoruz, ancak bunun henüz tescili yapılmadığı için ismi belli değil. Kabak çekirdeğinde tescil yapıldığı için isim belli Keykubat ve kayarge isimleriyle 2 tane tohum çeşidimizi tescil ettirdik. Bir de pancar tohumunun numunesi var. Bunlar üzerinde yoğun çalışmalar devam ediyor. Biz bu çalışmaları yalnız kendi başımıza yapmıyoruz. Hocalarımız var, üniversitelerle iş birliği yapıyoruz. Üniversitelerle ve değerli hocalarla bu iş yapılıyor. Gelişmeler, oldukça ümit verici. Biz sonuçları bekliyoruz” diye konuştu. Geliştirilen tohumların özelliklerini de dile getiren Başkan Akay konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Geliştirdiğimiz mesela kabak çekirdeği, ay çekirdeği gibi kabuklu ürünlerde içindeki dolgunluk oranı, ağırlığı bunlar önemli hususlar. Bizim geliştirdiğimiz kabak çekirdeği, bu bölgenin özelliklerine uygun. Çiftçinin de benimsediği özelliklerde bir kabak çekirdeği. Bunlar da tabi çeşitler var. Çerçeveli deniliyor, kadın tırnağı ya da gelin tırnağı şeklinde isimlendiriliyor. Buna benzer kabak çekirdeğinin çeşitleri var. Burada önemli olan, içinin dolgunluk oranı ve boş çıkmaması. Biz işte bu geliştirdiğimiz tohumları özelikle bu hususları dikkate almaya çalıştık. Buna uygun yani doluluk oranı daha yüksek olacak ve daha kabul görecek, çerezlik anlamında daha kabul görecek bir tohum geliştirdiğimizi düşünüyoruz. Bunu işte önümüzdeki seneden itibaren, çiftçi bazlı üretime geçip de piyasa ya arz etmeye başladığımız zaman tam ticarileşmiş de olacak. Ümit ediyorum, piyasanın da benimsediği bir ürün olur. Biz çünkü kullanıyoruz numunelerden. Ümit ediyorum vatandaşlarımız da tercih edecekler. Böylece Kayseri Şeker’in geliştirmiş olduğu ve Türkiye de kabak çekirdeğinin üretim merkezi olan ilimizde bu kullanılmaya başlanacak.”

  • Öz, 2021 için tohum desteği talep etti

    Öz, 2021 için tohum desteği talep etti

    AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı, COVID-19 salgını nedeniyle video konferans yoluyla yapıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısına Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Deniz Çelik ve İl Gençlik Kolları Başkanı Erdoğan Dönmez de katıldı.

    AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz, tarım ve hayvancılık ile ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunulan projelere destek talep ederken, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de Organize Sanayi Bölgesi’nin 6. Bölge olarak kalması için taleplerde bulundu.

    Öz: 460 Ton Buğday Toprakla Buluştu

    Toplantıda 2020 yılı ilkbaharda uygulanan yazlık buğday projesi kapsamında verilen desteklere değinen AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, “2020 yılında Dünya genelinde yaşanan COVID-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında; tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin ve gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından ilimize 460 ton ekmeklik buğday tohumluğu tahsis edilmiş ve ilkbaharla birlikte toprakla buluşturulmuştur.” dedi.

    Tahsis edilen tohumlukların Aziziye, Yakutiye, Palandöken, Köprüköy, Karayazı, Karaçoban, Oltu, Olur, Şenkaya, Narman, Hınıs, Tortum ve İspir olmak üzere 13 ilçede bin 707 çiftçiye dağıtıldığını belirten Başkan Öz, “23 bin dekarlık bir alanda gerçekleştirilen ekilişler sonucunda 7 bin 360 ton dane buğday ve 7 bin 590 ton saman üretilmiştir. Söz konusu üretimin parasal değeri 20 milyon 154 bin TL, üretim maliyeti ise 4 milyon 056 bin TL olarak gerçekleşmiştir. Erzurum’da 1 milyon 150 bin TL tohum desteği ile 20 milyon 154 bin TL ekonomik değer olarak üretim sağlanmıştır.” ifadelerini kullandı.

    Öz, Projelere Destek Talep Etti

    Konuşmasında 2020 yılı sonbahar ekim dönemine yönelik planlardan da bahseden AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, 20 ilçede bin ton güzlük ekilen buğday tohumu alınarak 50 bin dekar alanda ekim yapılmasının hedeflendiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığına 3 Haziran 2020 tarihinde; 2,4 milyon TL’si Bakanlık katkısı 600 bin TL’si de çiftçi katkısı olmak üzere 3 milyon liralık “Sertifikalı Buğday Yetiştiriciliğini Yaygınlaştırma Projesi” sunduklarını belirten Başkan Öz, sözlerine şöyle devam etti:

    “20 ilçemizde hayvancılığın gelişimini sağlamak üzere sonbaharda ekilen tritikale ve Macar fiği gibi yem bitkileri tohumu alınarak 12 bin dekar alanda ekim yapılması planlanmaktadır. Bakanlığımıza 3 Haziran 2020 tarihinde, 800 bin lirası Bakanlık katkısı 200 bin lirası ise çiftçi katkısı olmak üzere 1 milyon liralık ‘Yem Bitkileri Yetiştiriciliğini Yaygınlaştırma Projesi’ sunulmuştur. Yine 2021 yılı ilkbahar ekim döneminde uygulanmak üzere; 20 ilçemizde özellikle hayvancılığın gelişimini sağlamak üzere ilkbaharda ekilen yonca, korunga ve adi fiğ gibi yem bitkileri tohumunun alınarak 9 bin dekar alanda ekim yapılması planlanmaktadır. Bakanlığımıza 3 Haziran 2020 tarihinde; 829 bin lirası Bakanlık desteği, 207 bin lirası ise çiftçi desteği olmak üzere 1 milyon 36 bin liralık ‘Yem Bitkileri Yetiştiriciliğini Yaygınlaştırma Projesi’ sunulmuştur. Çiftçilerimizle birlikte üretim yaparak ülkemizin gelişmesine katkıda bulunmak üzere projelerimize desteğinizi bekler, saygı ve hürmetlerimizi sunarız.”

    Sekmen, OSB için teşvik desteği istedi

    Toplantıda söz alan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise Bölgesel Teşvik Sistemi’nde 5. Bölgede yer alan illerdeki OSB’lere yapılacak yatırımların 6. Bölge teşviklerinden yararlanmasını sağlayan ’+1’ uygulamasının sürdürülmesini talep etti. Erzurum’un 5. Bölgede kalması halinde önemli yatırımların getirilemeyeceğini belirten Sekmen, “Erzurum OSB’nin 6. Bölge teşviklerinden yararlanmasının sağlanması halinde yatırımlardan olumlu etkileneceği kanaatindeyiz. Sanayileşmeye ve istihdama ihtiyacı olan ilimizin bu konuda desteklenmesini talep ediyoruz.” dedi.

    Taleplerin olumlu bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erzurum OSB için Sanayi ve Teknoloji Bakan yardımcısına talimat verirken, tarımsal üretimin artırılmasını desteklemeye devam edeceklerini de kaydetti.

  • Çorum Ziraat Odası’ndan sertifikalı tohum üretimini

    Çorum Ziraat Odası’ndan sertifikalı tohum üretimini

    Çorum Tarım İl Müdürlüğü, Ziraat Odası ile birlikte sertifikalı tohum üretimini gerçekleştirdi.

    Çorum Ziraat Odasının ürettiği sertifikalı arpa tohumları yerinde inceleyen Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, “Geçen yıl orjinal kademe tohum getirterek sözleşmeli ekim yapıldı. Bu arpa tohumları titiz bir şekilde eleme ilaçlama çuvallama işlemleri yapılarak hazır hale getirildi. İlk etapta 3 çeşit arpa tohumu yetiştiren Ziraat Odası ileriki yıllarda buğday ve farklı tohumları da sertifikalandırarak üreticisinin hizmetine sunmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı.

    Tarım İl Müdürü Orhan Sarı, “2 yıl içinde titiz bir çalışma yaparak ilk etapta arpa tohumu üretimi ile sektöre girmeyi hedefledik. Amacımız yem sektöründe önemli bir yeri olan arpa tohumu yetiştirerek üreticilerimizin sertifikalı tohum ihtiyacını karşılamaktı. İlimizde sertifikalı tohum kullanım oranının yüzde 10 olduğunu düşünürsek bu rakamı yüzde 50’nin üzerine çıkarabilmektir.” dedi.

    Ziraat Odası Başkanı Mehmet Sayan’da, “Biz bir çiftçi örgütü olarak çiftçilerimizin önünü açarak kaliteli üretim yapmalarını sağlamalıyız. Oda olarak sertifikalı tohum üretmeden önce fikir aşamasında Tarım Orman İl Müdürümüz Orhan Sarı ile birlikte neler yapmamız gerektiği hakkında bir yol haritası belirledik. İlk etapta kontrollü bir şekilde arpa tohumu üretme noktasında mutabık kaldık. Ziraat Odaları Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’la konuyu paylaştık. Genel başkanım her konuda Çorum Ziraat odasını destekleyeceğini söyledi. Sonra Valimize konuyu aktardık. Valimiz her türlü desteği vereceğini, bu konunun ülkemiz için ve Çorum için çok önemli olduğunu belirterek Valilik olarak bu projeye desteğinin sınırsız olduğunu söyledi. Son olarak TBMM Tarım Orman Komisyon üyesi ve Ziraat Mühendisi olan Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan’a projeyi söylediğimizde bunun çok önemli bir proje olduğunu, üzerime ne düşüyorsa her zaman varım, kaliteli tohum üretmek ayrıca Çorum Ziraat Odası’nın bu işi yapması bizi onure eder dedi. 2 yıl önce başlattığımız bu çalışmanın ilk meyvelerini şimdi aldık. Çorum insanının ve Çorumlunun müteşebbis ruhunun fırsat verildiği zaman neler yapabileceğini görüyoruz. Pandemi döneminde gıdanın ne kadar önemli olduğunu, üretimin önemini gördük. Biz çiftçi olarak üretmeye mecburuz, fakat kaliteli tohum kullanarak birim alandan daha fazla verim almaya gayret göstermeliyiz. Bize desteği olan kişi kurum ve kuruluşlara Çorum çiftçisi adına şükranlarımı sunuyorum.” şeklinde konuştu.

  • Akdeniz Üniversitesi yerli ve milli tohum üretimine katkı

    Akdeniz Üniversitesi yerli ve milli tohum üretimine katkı

    Akdeniz Üniversitesi(AÜ) Rektörü Prof.Dr. Mustafa Ünal, AÜ Tohumculuk ve Tarımsal Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezinin(ATOM) yerli ve milli tohum üretim çalışmalarının yanında, hastalıklara dayanıklılık testlerinin yapıldığı bir üs noktasına geldiğini bildirdi.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, yerli ve milli tohum çağrısının ardından, turizmin yanında önemli bir tarım kenti olan Antalya’nın Akdeniz Üniversitesi de bu çağrıya kayıtsız kalmadı. AÜ Rektörü Ünal, bu alanda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

    AÜ’nün birçok alanda öncü olduğunun altını çizen Ünal, bulunduğu kent itibariyle üniversitenin turizm ve ziraat alanında da üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

    Bu iki alanda şehrin gelişmişliğine bağlı olarak AÜ’nün de kendini geliştirmesinin önem arz ettiğine değinen Mustafa Ünal, “Topluma destek olup, yol göstermemiz gerekiyor. Bunlardan bir tanesi de ziraat ve tarım. Üniversitemiz bünyesinde çok önemli bir merkezimiz var. Tohumculuk ve Tarımsal Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi(ATOM). Bu merkezde yerli ve milli tohum üretimi için çalışıyoruz. En önemli görevi bu ”diye konuştu.

    “Domates ve biber ağrılıklı”

    Ünal, ATOM’un tohumların DNA analiziyle birlikte değerlendirilip virüslere, bakterilere ve hastalıklarla karşı dirençli olmaları üzerine ciddi bir çalışmanın yapıldığı merkez olduğunun altını çizdi.

    ATOM’un sadece yurt içi değil yurt dışından da gelen taleplere cevap verdiğini belirten Ünal “ Antalya’mızdaki üreticiler de sürekli temas ve iş birliği halinde. Hatta Tarım ve Orman Bakanlığıyla bazı ortak projeler gerçekleştiriyor. Ülkemizdeki araştırma merkezlerinde bakanlık bünyesinde buna ilişkin önemli mesafeler kat edildi. Şuan birçok noktada kendi yerli ve milli tohumlarımız kullanılıyor. Genellikle domates ve bibere merkezimiz yoğunlaştı. İhtiyaç olan her tohum üzerinde merkezimiz çalışma yapabiliyor ”ifadelerine yer verdi.

    “Virüs tanı kiti”

    Ünal, ATOM’un tüm dünyada domates ve biber de salgın yapan Tomato Brown rugose fruit virüs(ToBRF) virüsü için tanılama kiti geliştirerek tarımın hizmetine sunduğunu kaydetti.

    ATOM’un Türkiye’de faaliyet gösteren tohum firmaları ve üreticiler için en önemli test merkezi durumunda olduğunu dile getiren Mustafa Ünal, merkezin pandemi süreci dahil ilk 6 ayda 200’den fazla yerli ve yabancı firmaya hizmet verdiğini aktardı.