Etiket: Tırnak

  • Başkan Kılıç: “Vatandaşlarımızla etle tırnak gibiyiz”

    Başkan Kılıç: “Vatandaşlarımızla etle tırnak gibiyiz”

    Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç, “İyi gününde, kötü gününde hep halkımızın yanında olduk. Bunların neticesinde et, tırnak gibi güzel bir yapı oluştu” dedi.

    Bafra Belediyesi dış mahallelerde hizmet götürmeye devam ediyor. Yolları yazın tozdan kışın çamurdan kurtulan mahalle sakinleri kendilerini ziyaret eden Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç’a teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getiriyorlar.

    Bafra Belediyesi merkez mahallelerin yanı sıra kırsal mahallelerde de yol çalışmalarını devam ettiriyor. Başkan Hamit Kılıç, ilçe halkıyla olan gönül bağını pekiştirmek, problemleri yerinde görüp çözüm üretmek, amacıyla başlattığı ziyaretlerini Sarıköy, Kahramandere, Üçpınar ve Taşköprü Mahallelerinde sürdürdü. Ziyaretlerde, çalışmaların gerçekleştirildiği alanlarda incelemelerin yanında yeni hizmet getirilecek yerlerin tespitleri de yapılıyor.

    Mahalle ziyaretlerinde kendisine karşı gösterilen sıcak ilgiden dolayı teşekkür eden Başkan Kılıç, “Parti teşkilatlarımızla, meclis üyelerimizle, muhtarlarımızla Baframızın her noktasına hizmet götürme çabası içerisindeyiz. Bu günde Sarıköy, Kahramandere, Üçpınar ve Taşköprü Mahallerimizde ekiplerimizce gerçekleştirdiğimiz çalışmaları yerinde inceliyoruz. Bizler Baframıza söz verdik ve bu sözün gereğini yerine getirmek için gece-gündüz çalışıyoruz. Mahalle buluşmalarımızda vatandaşlarımızla bir araya geliyor ve onlarla dertleşiyoruz. İyi gününde, kötü gününde hep halkımızın yanında olduk. Bunların neticesinde et, tırnak gibi güzel bir yapı oluştu. Kadirşinas halkımızın duaları ve destekleriyle, el birliği ve gönül birliği ile Baframızı güzel bir yarına hazırlayacağız. Ziyaret ettiğimiz diğer mahallerimizde olduğu gibi Sarıköy, Kahramandere, Üçpınar ve Taşköprü Mahallerimizde bizleri misafir eden saygıdeğer muhtarlarımıza ve halkımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Milli Savunma Bakanı Akar: “Türkler ve Kürtler et ve tırnak gibidir”

    Milli Savunma Bakanı Akar: “Türkler ve Kürtler et ve tırnak gibidir”

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir zaman hedefinde Kürtlerin olmadığını söyleyerek, “Türkler ve Kürtler et ve tırnak gibidir. İster Suriye’nin kuzeyinde olsun, ister Irak’ın kuzeyinde olsun Mehmetçiğin yaptığı tüm operasyonları bazı mihraklar Türkler, Kürtlere saldırıyor şeklinde lanse ediyor. Bu kesinlikle yanlış. Kesinlikle doğru değil. Bu tamamen bir algı operasyonudur” dedi.

    Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Kayseri’ye gelen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen Ödüllü Gazetecilik Yarışması’nın ödül törenine katıldı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen törende konuşan Bakan Akar, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “Türkler ve Kürtler et ve tırnak gibidir”

    Bakan Akar, “Türk Silahlı Kuvvetler olarak milletimizin bağımsızlığı için, başımızın dik yürüyebilmesi için ‘Ölürsem şehit, kalırsam gazi’ anlayışı içerisinde yurt içinde, yurt dışında, dağda, bayırda, kışta, kıyamette, yazda Mehmetçik vatanı için elinden gayreti gösteriyor. Bundan şüphesi olmasın. Yapılan bütün bu çalışmalarda hak ve menfaat meselesi yaparken hiçbir şekilde bencil davranmıyoruz.” ifadesini kullanarak “Bundan emin olabilirsiniz. En son Fransız gemisi meselesi dahil uluslararası hukuka saygılıyız, gerçekten kurallar çerçevesinde yapıyoruz. Biz binlerce yıllık bir medeniyete sahip, devlet geleneği olan, ordu geleneği olan bir orduyuz. Dolayısıyla başı boş herkes aklına geleni yapmıyor. Her şey bir kural çerçevesinde yapılıyor. Bu kural çerçevesinde de hakkımızı ve hukukumuzu korumak konusunda son derece azimliyiz, kararlıyız. Bunda da inşallah muktediriz. Başımızda bir sürü terör örgütü var. FETÖ’sü, PKK’sı, YGP’si, DEAŞ’ı bunların hepsiyle ve bu millete karşı yönelen tehdit ve tehlikeye karşı mücadelemizi sürdürdük. Bu mücadele tempomuzda azalma söz konusu değil. Bilakis artan mücadelemizi yurt içinde ve yurt dışında sürdürüyoruz.” diye konuştu.

    “İdlib’te Ruslar ile yaptığımız bir anlaşma var. Bu çerçevede oradaki sükunu sağlamak için, ateşkesi sağlamak için, istikrarı sağlamak için, Suriyeli kardeşlerimizin barış ve güven içerisinde yaşamasını sağlamak için ve böylece ülkemizin sınırlarının ve halkımızın da güvenliğini sağlamak için mücadelemiz sürüyor.” diyen Bakan Akar, sözlerine şöyle devam etti:

    “Oradaki ateşkeste bazı sıkıntılar yaşamakla beraber şuana kadar Ruslarla olan münasebetimiz devam ediyor. Terörle mücadele Irak’ın kuzeyinde yoğun bir şekilde devam ediyor. Geçtiğimiz günler Pençe-Kartal başladı. Oradaki Mehmetçik elinden gelen gayreti gösteriyor. Çok zor hava ve arazi koşullarında yapılması gereken neyse yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Buradaki tek amacımız teröristle mücadele ve sınırlarımız ile halkımızın güvenliğini sağlamaktır. Buradaki en ince ayrıntı şu; bizim yaptığımız ister Suriye’nin kuzeyinde olsun ister Irak’ın kuzeyinde olsun Mehmetçiğin yaptığı tüm operasyonları bazı mihraklar ’Türkler, Kürtlere saldırıyor’ şeklinde lanse ediyor. Bu kesinlikle yanlış. Kesinlikle doğru değil. Bu tamamen bir algı operasyonudur. Buna aldanmamak lazım. TSK’nın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hiçbir zaman hedefinde Kürt kardeşlerimiz yoktur, olmaz, olamaz. Türkler ve Kürtler et ve tırnak gibidir. Biz kardeşiz. Biz omuz omuza birlikte Çanakkale’yi yaptık, Milli Mücadeleyi yaptık. Şimdi de hep birlikte milletimizin güvenliği ve refahı için çalışıyoruz. Bunu ahlaksızlar, buradaki mücadeleyi sulandırmak, bu mücadeleyi çarpıtmak ve bazı mihrakların heveslerini gerçekleştirmek için bir manevra olarak kullanıyorlar. Bu konuda bütün herkesin çok dikkatli olması lazım. Bunlara pabuç bırakmaması lazım.”

    “Fransa başta olmak üzere bazı devlet ve hükümetler kendi şahsi ihtiraslarını gerçekleştiremeyeceklerini anlayınca başları döndü”

    TSK’nın Libya’daki faaliyetleri hakkında konuşan Bakan Akar, “Millet ulu orta konuşuyor, uluslararası hukuktan bahsediyorlar, deniz hukukundan bahsediyorlar, yalan yanlış şeyler söylüyorlar. Oradaki bütün bulunuşumuz, 2010’da Cumhurbaşkanımız, Başbakan sıfatı ile gittiklerinde bir anlaşmanın hazırlığı başlanıyor. Daha sonra Kaddafi yönetiminin başına gelenler malum. Onlar ayrıldıktan sonra 2010’dan 2018’e kadar bir gecikme oluyor. 2018’de Cumhurbaşkanımızın talimatı ile bölge gidilip gerekli görüşmeler olduktan sonra Kasım 2019’da anlaşma imzaladık. Kiminle, Sarac hükümeti ile Sarac hükümeti kim; BM’nin tanıdığı Libya’daki hükümet. Dolayısıyla son derece meşru bir faaliyette bulunuyoruz. Ayrıca Sarac şahsi mektubu ile Cumhurbaşkanımıza müracaatta bulunuyor, Başbakan sıfatı ile kara, deniz ve hava unsurlarımızı kendine yardımcı olmak üzere Libya’ya davet ediyor. Biz bu çerçevede oradayız. Biz buna rağmen orada herhangi bir şekilde muhalif operasyon yapmıyoruz. Biz orada Sarac hükümetinin operasyonlarını yapan kendi silahlı güçlerine askeri eğitim işbirliği ve danışmanlık yapıyoruz. Bunların hepsi de her ortamda konuşulabilecek ve hiçbir şekilde saklayacak bir tarafımız yok. Konuşabilecek bir durumdayız ve bunların hepsini söylüyoruz. Biz orada bölgenin istikrarsızlaşmasında değil bilakis bölgenin istikrar kazanması için elimizden gelen gayreti gösterdik. Göstermeye devam edeceğiz. Maalesef Fransa başta olmak üzere bazı devlet ve hükümetler kendi şahsi ihtiraslarını gerçekleştiremeyeceklerini anlayınca başları döndü. Sarhoş oldular ve son derece tutarsız bir takım iddialar ve eylemler peşindeler. Bunlar hiçbir şekilde çıkar yol değil. Bu artık yalan yanlış gerçek olmayan bir takım iddialar ortaya atıyorlar. Geçtiğimiz günlerde bir gemi konusu oldu. O konuda da biz bütün gördüklerimizi, bildiklerini ve kayıtlarımızı NATO’nın ilgili askeri makamlarına verdik. Onlar konuyu inceliyorlar. O konuda da ne kadar haklı olduğumuzu herkes tarafından bilinmesini istiyoruz. Diğer taraftan orada darbesi, Libya halkına karşı toplu mezarlar dahil her türlü cinayeti işleyen Hafter güçlerine karşı maalesef bir kısım insanların ve devletlerin halen suskun olması da son derece dikkat çekicidir” şeklinde konuştu.

    “Kıbrıs bizim milli meselemizdir”

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli mesele olduğunu kaydeden Akar, “Diğer taraftan Ege’de ve Doğu Akdeniz de haklarımızı korumak için Türk Silahlı Kuvvetleri olarak Mehmetçiğimiz elinden gelen gayreti gösterdi, göstermeye devam ediyor. Kıbrıs bizim milli meselemizdir. Bu meselenin herhangi bir dönüşümü söz konusu değil. Herhangi bir şekilde oldubittiye meydan vermeyeceğimizi, göz yummayacağımızı, Türkiye’nin içinde olmadığı hiçbir çözümünde hayata geçemeyeceğini tekrar tekrar taraflara söylüyoruz. Bizim burada yaptığımız şeylerin bir tehdit olmadığını, hakkımızı ve hukukumuzu korumak olduğunu, denizle alakalı menfaatlerimiz olduğunu, bu konularda anlaşmalara saygılı olduğumuzu, görüşmeye açık olduğumuzu, diyalogdan yana olduğumuzu, iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğumuzu tekrar tekrar söylememize rağmen maalesef konuları çarpıtıyorlar. Konuşmaları çarpıtıyorlar. Kendilerince bir takım tahakkuku imkansız hedefler peşinde olmaya devam ediyorlar. Bunu bir çıkar yolu olmadığını tekrar tekrar kendilerine ifade ediyoruz. Fakat konuyu bilmeyen 3’üncü taraflara karşı diğer tarafların bilmeden konuya girmesi işleri güçleştiriyor. Biz ne olursa olsun her hâlükârda yerimizdeyiz, hakkımızı ve hukukumuzu koruyacağız. Bu azmi ve kararlılığı gösterirken, işbirliğini konuşmaya hazır olduğumuzu gene de söylüyoruz” dedi.

    “Çeşitli bahaneler ile 4’üncü toplantıyı geciktiriyorlar”

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “3 toplantı yapıldı, ikisi Atina’da, biri Ankara’da. Dördüncüsünün yapılması lazım. Çeşitli bahanelerle bu dördüncüyü geciktiriyorlar. Biz muhattaplarımızı sabırla davet ediyoruz. Bu asil milletin utanacak tarafı yok. Fakat çok ciddi bir propaganda, çok ciddi bir algı operasyonu var. Onun biz külfetini yaşıyoruz. Onun dışında bütün her şey açık. Konuşmalarda 20 bizden, 20 onlardan gitti. Bunu herkes biliyor. Koyun masaya, gayriresmi olarak. Fakat resmiyete çıkınca herkes bir takım iddialarla bizleri suçlamaya yeltenmiyorlar. Bu yöntemle diğer ülkelerin üçüncü kere desteklemesiyle bir yerlere varabilmeyi umuyorlar. Herhangi bir şey olduğunda onları yarı yolda bırakacaklarını söylüyoruz. dolayısıyla gelin oturup konuşalım, çalışalım diyoruz. Bizim buradaki tavizler konuşunda hassas olduğumuzu, bu konularda elimizden geldiğince sükunet sağlamaya çalıştığımızı tekrar tekrar söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Lozan Anlaşması’ndaki hususlar var, bu hususları yerine getirin, adaları silahsızlandırın diyoruz. Bu konuda basınımıza çok iş düşüyor. Akademisyenlerimizin, siyasilerimizin çok işi var. Çok basit gerçeklerin maalesef bilinmediği, anlatılamadığı, yaygın bir hale gelmediğinin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bunların her ortamda bu ülkenin haklı menfaati olarak masaya konması gerektiğinin çok önemli olduğunu altını çizmek istiyorum. Provokasyonlara karşı arkadaşlarımızı ikaz ediyoruz. Herhangi bir şekilde ucuz kahramanlığa asla girmiyoruz. Sükunetle işimizi takip ediyoruz. Anlaşmalara uyulmasını, bu konuda da kesinlikle taviz vermeyeceğimizi söylüyoruz. Kıbrıs konusunda sakın kendinize göre bir şeyler yapmaya çalışmayın, biz orada garantörüz. Diğer ülkeler İngiltere ve Yunanistan garantörlüğünü kullanır ve ya kullanmaz o kendi bilecekleri iş. Biz kullanacağız ve biz orada olduğumuz sürece bizim oradaki soydaşlarımıza bir şey yapamazsınız. Bizim dediğimizin dışında da herhangi bir oldubittiyi denemeyin üzülürsünüz. Bu konuda da ne kadar kararlı olduğumuzu tekrar söylüyoruz. Burada sondaj ve arama faaliyetleri var, bunların her birinin herkesin anladığı fakat anlamak istemedikleri hukuki temelleri var, akademik temelleri var, ekonomik temelleri var, mantıki izahları var. Bunları anlamak istemeyip, diğer ülkelerle anlaşmalar, sözleşmeler yapmak sureti ile eğer bizim geri adım atacağımızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz diye söylüyoruz.”

  • EİB Koordinatör Başkanı Eskinazi, “Ekonomi Bakanlığı ile etle tırnak gibiyiz”

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü ile Ege İhracatçı Birlikleri’nin etle tırnak gibi olduğunu, bundan sonraki süreçte de yoğun işbirliklerinin devam etmesini arzuladıklarını kaydetti.

    Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu ile birlikte Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürü Umut Yazar’ı makamında ziyaret eden Eskinazi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılı için Türkiye’nin belirlediği ihracat hedeflerine ulaşmak için iki kurumun bundan önceki süreçte yoğun bir işbirliği içinde olduğunu, bundan sonraki süreçte işbirliğinin artarak devamını arzu ettiklerini söyledi.

    Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü ile daha katma değerli ürün ihracatına yönelik ortak projeler yürüttüklerini anlatan Eskinazi, “Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü, Ürün Güvenliği ve Denetimi mevzuatına uygun olarak ihracat denetimi yapıyor. Satsuma mandalina, sultaniye, süperior, mevlana üzümü ve taze incirde ilk kesim ve ihraç tarihini belirleyen heyetlerde Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü’nün patronajında birlikte çalışıyoruz. Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü’nün bir grup uzmanı ve Ege İhracatçı Birlikleri’nden bir grup uzman ihracatçılarımıza dahilde işleme izin belgeleri konusunda birlikte hizmet veriyor” diye konuştu.

    Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürü Umut Yazar ise EİB Yönetim Kurulu Başkanlarının seçim sonrasında kendilerini ziyarete gelmelerinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Yazar, “Ürün Denetmenliği yaptığım dönemde tarım ürünleri ihraç eden firmalarla gayet güzel diyaloglar kurduk. Önümüzdeki 4 yıllık dönemde Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanlarıyla bu verimli işbirliğini daha ileri taşıyacağımıza inanıyoruz. Bu ziyaret bu inancımı pekiştirdi” şeklinde konuştu.

    Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürü Umut Yazar’ı ziyarete; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Koordinatör Başkan Yardımcısı Mevlüt Kaya, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Terci, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz katıldı.

  • Başkan Genç: “Trabzon, Giresun ve Artvin et ile tırnak gibidir”

    Ortahisar Belediyesi Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Artvinliler Derneği ile Giresunlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlemiş olduğu buluşma yemeğine katıldı.

    Trabzon Artvinliler Derneği’nin düzenlediği “Artvin’den Afrin’e Selam Olsun” buluşmasında konuşan Başkan Genç, “Ben Zigana Tüneli’ni ne kadar düşünüyorsam Artvin’i Hopa’ya bağlayan Cankurtaran Tüneli’ni de o kadar önemsemem lazım. Ovit Tüneli’ni o kadar önemsemem lazım. Bizim büyük düşünmemiz lazım. Sığ düşünmemeliyiz. Artvin, Giresun ve Trabzon et ve tırnak gibidir” dedi.

    Genç, “Şehrimizde bu tür programların bölge olarak da ulusal olarak da birlik ve beraberliğimize çok çok katkılar sağladığını sizinle paylaşmak istiyorum. Zira bu programımızın bir diğer ismi Artvin’den Afrin’e selam olsun. Şu anda Afrin’de bizim birlik ve beraberliğimizin temini için, minareden ezan sesinin dinmemesi için gönderden alnı şanlı Türk bayrağının inmemesi için mücadele eden şanlı Türk askerine buradan selamlar ve Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Bu vesileyle de şahadet mertebesine yükselen bütün şehitlerimizi de rahmet ve minnetle anmak istiyorum” diye konuştu.

    Giresunlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği’ne geleneksel buluşmasında da konuşan Başkan Genç, Giresun’a yapılan ORGİ Havalimanı’nın yapılan tahminlerin aksine Trabzon Havalimanının yolcu sayısını yüzde 20 artırdığını söyledi. Bu nedenle komşu illere yapılan yatırımların aynı zamanda Trabzon’a yapılan yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Başkan Genç, “Trabzon’da Giresun nüfusuna kayıtlı 7 bin 446 kişi yaşıyor. Aynı zamanda Giresun’da Trabzon nüfusuna kayıtlı 6 bin 968 kişi yaşıyor. Bu ne demektir. Biz hem Giresun’umuz, hem Rize’yiz, bölge olarak et ve tırnak gibiyiz, bir ve beraberiz. Bu bölgenin kalkınması ve gelişmesi adına müşterek bir kültürü savunan bölge insanlarının daha iyi standartlara, daha iyi yaşam koşularına sahip olması adına ve bu bölge insanının milli birliğimize ve beraberliğimize katkı sağlama adına bölge olarak birlikte düşünme moduna geçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Buna örnek vermek gerekirse Giresun bir havalimanına kavuştu değil mi? Trabzon Havalimanı’nın yolcu sayısı düşer diye bir takım konuşmalar oldu bu şehirde. Ama ORGİ Havalimanı hizmete açıldıktan sonra bizim yolcu sayımız yüzde 20 arttı. Yani bölgenin tamamının yatırım unsurlarıyla beraber kalkınması bölgenin tamamının kalkınmasına sebebiyet veriyor. Yanı o nedenle sığ düşünmemiz lazım. Giresun’a gelen bir yatırım aynı zamanda Trabzon’un da bir kazanımıdır. Rize’ye yapılacak olan bir yatırım aynı zamanda Trabzon’un da kazanımıdır. Böyle bakmamız lazım. Bunun en bariz örneği Trabzonspor’dur. Ordu ve Giresun, Samsun ligde olduğu zaman Trabzonspor daha başarılı oluyordu. Şunu paylaşayım. Şehrimizde bin 607 dernek var. Bunların hepsine yer tahsis etmek mümkün değil. O nedenle şehit aileleri dernekleri, engelli dernekleri ve akabinde komşu il derneklerimize de birer mekan inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Güray: “İran halkıyla et tırnak gibiyiz”

    Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreter Halil İbrahim Güray, Türkiye-İran ilişkilerine dikkat çekerek, “Biz İran halkıyla etle tırnak gibiyiz” dedi.

    DAKA organizasyonuyla bölgede gelişmekte olan tekstil sektörünü İran pazarına tanıtmak ve tekstil sektöründe iki ülke arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla ‘TRB-2 Bölgesi-İranlı Tekstil Yatırımcılar Toplantısı’ düzenlendi. Elite World Van Oteli’nde gerçekleştirilen toplantıya İran’ın Tebriz ve Urumiye kentlerinden iş adamları, sanayi ve ticaret odası temsilcileri ve kamu görevlileri katıldı. Van, Muş, Hakkari ve Bitlis’te faaliyet gösteren DAKA hakkında bilgi veren Genel Sekreter Halil İbrahim Güray, DAKA’nın bir yönetim kurulu olduğunu belirterek, “Van, Muş, Bitlis ve Hakkari illerinin valileri, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odası başkanları ve il genel meclisi başkanlarından oluşuyor. Bakanlık olarak da Kalkınma Bakanlığına bağlı çalışıyoruz. Bir de yönetim kurulunun altında genel sekreterlik makamı var. Genel sekreterlik de genel sekreter ve uzman personellerden oluşuyor. Esas sahada çalışan genel sekreterlik ekibidir. Faaliyet alanlarımız Van, Muş, Bitlis ve Hakkari illeridir. Amacımız; illerimizin tanıtımını yapmak, dışarıdan gelen yatırımcılara rehberlik yapmak, yatırımcılara mali destek sağlamak ve bölge planlarını hazırlamaktır” dedi.

    “İran bizim için çok önemlidir”

    Yatırım konusunda İran’a ayrı bir sayfa açtıklarını ifade eden Güray, “İran bizim için çok önemlidir. Van üzerinden düşündüğümüz zaman İran ile bizim 300 kilometre sınırımız var. Bu sınır sadece resmiyettedir. Biz İran halkı ile Türkiye halkı etle tırnak gibiyiz. Biz bu ikili ilişkilerden özellikle ticari anlamda birçok fırsat oluşturabileceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle DAKA bünyesinde bir ‘İran Masası’ oluşturduk. İran Masası, kısaca bölgemiz ile İran arasındaki ticari, sosyal ve turistik faaliyeti geliştirmek, gerek Türkiye’de yatırım yapmak isteyen İranlı yatırımcılara rehberlik etmek, gerekse Türkiye’den İran’a yatırım yapmak isteyen yatırımcılara rehberlik etmektir. Amacımız, bölgemiz ve İran arasında işbirliğini tesis etmek, toplantılar düzenlemektir. Bu toplantı da onlardan bir tanesidir” diye konuştu.

    “Avrupa’ya mal gönderirken neden İran’a ihracat yapmıyoruz?”

    Van, Bitlis, Muş ve Hakkari’nin içerisinde bulunduğu TRB-2 bölgesinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti teşviklerinden yararlanan en avantajlı bölgelerden biri olduğuna dikkat çeken Güray, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yaş ortalamasında da en genç nüfusa sahibiz. Bu ikisi bir araya geldiğinde, tekstilciler için özel bir avantaj doğdu. Devletimiz bu fırsat alanını daha da güçlendirmek için buraya tekstilkent kurdu. Tekstilkent örnek bir tesis ve Türkiye’de başta gelen tekstilkentlerden biridir. 300 dönüm üzerine 54 bin metrekare ile kuruldu. Şu anda kurulum aşamasında 14 firmamız var. Bunların 10 tanesi üretim yapıyor ve bin 400 çalışanı var. Tam rakam ile çalışmaya başladıktan sonra bu rakam 3 bine kadar çıkacak. Tekstilkentin önemsediğimiz bir diğeri ise, çok kaliteli üretim yapılması, Türkiye’nin birçok markasına Van Tekstilkentten ürün gönderiyor olmasıdır. Aynı zamanda birçok Avrupa ülkesine de ihracat yapıyor. Bizde dedik ki İran’ın yanı başında ki bu fırsatı, İranlı tekstilcilere anlatalım. Avrupa’ya mal gönderirken neden İran’a ihracat yapmıyoruz? Karşılıklı işbirliğini konuşalım.”

    “Türkiye’deki potansiyellere iyice göz atalım ve faydalanalım”

    İran-Türkiye İş Konseyi Eş Başkanı ve İran-Tebriz Ticaret Odası Temsilciler Kurulu Üyesi Rıza Kami ise toplantıya katılan tüm iş adamlarına teşekkür etti. Kami, “Bugün de çok mutluyuz ki milletimiz ile Türkiye milleti arasında bu kardeşlik devam ediyor. Ekonomik alışverişimiz çok yükselmiş, fakat hedeflenen 30 milyar dolarlık hedefe ulaşmak. Bu hedefimize henüz ulaşmış değiliz. Bu konuda devlet tarafından ekonomik anlamda başarı elde edilmiş. Ancak özel sektör ise bu konuda yüzde 20’lik bir başarıya sahip. Gelecekte özel sektör çalışmalıdır. Bu çalışmaların başında da tekstil geliyor. Hazır giyim ve tekstil özel sektörde çok önemli bir yere sahip. Bu yüzden İran’dan gelen arkadaşlardan rica ediyorum. Bu iki günde Türkiye’deki potansiyellere iyice göz atalım ve faydalanalım. İran’a gelip yatırım ve üretim yapsınlar. Bizi bir araya getiren DAKA’ya teşekkür ediyorum” dedi.

    Konuşmalardan sonra tekstilci iş adamlarının katılımıyla yapılan ortak toplantının ardından İran heyeti, Van Tekstilkenti ziyaret etmek üzere buradan ayrıldı.