Etiket: ticaretinin

  • Hilmi Güler: “Ordu deniz ticaretinin merkezi olacak”

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Hilmi Güler, Ordu’yu bir deniz ticaret merkezi haline getirmek istediklerini belirterek, bununla ilgili vizyon projelerinin hazır olduğunu söyledi.

    Güler, yaptığı açıklamada, hazırladıkları projede özellikle Karadeniz-Akdeniz Yolu’nun mihenk taşı olacağına dikkat çeken Güler, “Karadeniz-Akdeniz yolunda güzel bir çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Bu yoldan 41 vilayetin bütün ithalat ve ihracatı Ordu’dan geçecek. Oradan çok önemli bir şeyi daha sonra belki demir yolu ile yük taşımacılıkla belki de Ünye-Ceyhan boru hattıyla birleştirdiğimiz zaman buranın kaderi bambaşka bir hale dönüşecek ve belki buralarda petrol kimya tesisleri ile lojistik merkezi ve aynı zamanda rafineler ile gemilerin bakımıyla, tersaneler ile muhteşem bir yer olacak. Ordu’yu da taşan ülkemize de mukayeseli bir üstünlük getiren bir projeye dönüşecek” dedi.

    Ordu’nun denize bitişik olmasına rağmen denizle barışık olmadığını vurgulayan Güler, yeni dönemde kesinlikle denizle şehri barıştıracaklarını söyledi. Güler, “Denizimiz var ama barışık değiliz. Bakıldığı zaman buradalar tekne göremezsiniz. Bizim çocukluğumuzda buraya aşağı yukarı 20-30 sene geriye giderseniz gemiler ve yolcular geliyordu. Buranın mutlaka kruvaziyerler ile desteklenmesi lazım. Düşünün ki, bir yolcu gemisinin geldiğinde büyük bir kruvaziyerin en az 2-3 bin kişinin Ordu sahil yolundan esnaf ve sanatkarımızın desteklendiğini düşünün. Bunun düzenli olarak gelmesi, oteller ve turistik tesislerle birleşmesi, muhteşem bir olay. Fındığın 2-3 milyar dolarlık ihracatı fındık olarak düşünürseniz, bu 2-3 milyar dolarlık ihracat çikolataya dönüştüğü zaman, katma değeri birden 8 milyar dolara çıkıyor. Dolayısıyla Ordu, bu hizmetleri gerçekleştirdiğimizde Karadeniz’in ticaret noktası olacak” diye konuştu.

  • Bakan Zeybekci: “Türkiye dünya kuru üzüm ticaretinin yüzde 25’ini yapıyor”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’nin, dünya kuru üzüm ticaretinin yüzde 25’ini yaptığını, bu alanda dünya birincisi olduğunu kaydetti.

    Bakan Zeybekci, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Denizli’de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu’nun gerçekleştirdiği toplantıya katıldı. Bir otelde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bakan Zeybekci, Türkiye’nin, dünya kuru üzüm ticaretinin yüzde 25’ini yaptığını, bu alanda dünya birincisi olduğunu anımsattı. Türkiye için zeytin, incir, fındık ve üzüm gibi birkaç ‘hassas ve milli’ ürününün olduğuna ifade eden Bakan Zeybekci, desteklerden, korumaktan, üretmekten ve bu mesleği sürdürmekten vazgeçilemeyecek nadir ürünlerinden birisinin üzüm olduğunu vurguladı. Üzüm konusunda Avrupa Birliği’ne, Gümrük Birliği anlaşmasının kapsamı dışında kalması nedeniyle ihracat yapılamadığını hatırlatan Bakan Zeybekci, AB ile 2014 yılında başlattıkları Gümrük Birliği’nin güncellenmesi görüşmelerine tarım ve gıdanın dahil edilmesi hususunda anlaştıklarını belirterek, “Süreç 2016 yılında biraz farklılaştı ancak 2018 yılı içinde olumlu gelişmeler bekleniyor. AB, Türk yaş üzümleriyle müthiş bir şekilde buluşacak ve tadıyla, lezzetiyle sofralarına girecek. Bu olduktan sonra bir daha oradan çıkmayız. Bu gelişmeyi muhtemelen 2018-2019 yılı içinde çok net bir şekilde duyacaksınız” dedi.

    “Sizi her anlamda koruyoruz”

    Açıklamasında tarımsal desteklemeler konusuna değinen ve “çiftçinin hakkını alamadığı” yönündeki eleştirilere de değinen Bakan Zeybekci şunları söyledi:

    “Bu gözle bakarsak çok zararlı çıkarız. Hak, dünyada bu alanda ürün üretenlerden daha azsa evet, hakkınızı alma konusunu beraber inceleyelim ama dünyada buğday 750 lirayken Türkiye’de bin liraysa, dünyada sığır eti 15-20 lirayken ülkemizde 40 liraysa bu hak meselesinde o zaman zararlı çıkarsınız, söyleyeyim. Sizi her anlamda koruyoruz. Gümrük vergileri ve verdiğimiz desteklerle koruyoruz. Ha ’yeterli değil’ derseniz konuşalım.”

  • İTO Başkanı Öztürk Oran: “Devletin eli ikinci el otomotiv ticaretinin içine girmeli”

    ‘İkinci El Otomotiv Ticaretinin Türk Ekonomisindeki Geleceği’ konulu toplantıda konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Öztürk Oran, “Birlikte öyle bir konuya parmak basalım ki bu ülkede ikinci el araç alanları da ilgilendirsin, alıcıları daha mutlu etsin, satıcıları da huzurlu etsin. Ben derim ki devletin eli ikinci el otomotiv ticaretinin içine girmeli” dedi.

    İstanbul Ticaret Odası (İTO), ‘İkinci El Otomotiv Ticaretinin Türk Ekonomisindeki Geleceği’ konulu bir toplantı gerçekleştirdi. İTO’nun Eminönü Merkez Binasında gerçekleşen toplantıda, İkinci El Otomotiv Satış Danışmanı Eğitim Programı’nı başarıyla tamamlayanlara da sertifikaları takdim edildi.

    Toplantıda bir konuşma yapan İTO Başkanı Öztürk Oran, ikinci el araç işinde en önemli hususun güven olduğunu ve bunun güvenilir bir şekilde yapıldığında ülke seviyesinin yükseleceğini belirterek, “Altıncı ve yedinci etapta eğitim alarak programı tamamlayan katılımcılar şuanda aramızda. Onlar, artık sektörde çok daha yetkin, çok daha deneyimli ve teorik düzeyi yükselmiş nitelikli insanlar olarak çalışıyorlar. Sizleri tebrik ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum. Rektörümüzde burada diyorum ki inşallah bu eğitim sürekli devam eder ve bu eğitime teveccüh artar. Buna hem ülke hem de sektör olarak ihtiyacımız var. Eğitim programında edindiğiniz bilgi ve deneyimin çalışma hayatınızdaki verimi artırmasını sağlıyor. Yalnız şunu belirtmekte büyük fayda var; ikinci el araç işinde en önemli husus güven. Malumunuz, ‘ikinci el bir araç alacağım ama güvenebilir miyim?’ Sürekli başınıza gelen bir konu. Satış danışmanları aracın her türlü yönünü, avantajlarıyla birlikte eksiklerini ve kusurlarını da alıcılara iletmeli. Bunu yaptığımız an bu ülkenin seviyesini yükseltiriz” diye konuştu.

    “Pazar büyük, satışlar artıyor, piyasa canlı”

    İkinci el araç pazarının büyük, piyasanın ise canlı olduğunu ifade eden Başkan Öztürk Oran, şu ifadeleri kullandı: “İkinci el araç piyasası, Türkiye’de hakikaten çok büyük bir hacme sahip. Sadece rakamlardan dahi, bu hacmin büyüklüğünü anlayabiliriz. Ocak- Kasım döneminde Türkiye’de, 6 milyon 700 binden fazla araç el değiştirdi. Geçen yılsa bu rakam, 6 milyon 200 bin seviyelerindeydi. Yani yıllık bazda yüzde 10’un üstünde artış var. Veriler gösteriyor ki pazar büyük, satışlar artıyor, piyasa canlı. Dolayısıyla bu kadar büyük bir ekonomik hareketliliğin olduğu yerde nitelikli insan kaynağı ihtiyacı da bir o kadar güzel bir kriter olmalı. Böylesi önemli bir ticari hacim; gerekli eğitimlerin verilmesi ve bilgilendirmelerin yapılması ile beslenebilir. Nasıl ki hizmet sektörünün hemen her alanında nitelikli satış danışmanları, piyasaların sağlıklı işlemesi için elzemdir. Burada da net bir şekilde görüyoruz ki bu satış elemanları çok önemli. Onların nitelikli kişilerden oluşması ve güven verici olması lazım. İkinci el araç satışıyla ilgili olarak da bu hususu net şekilde görüyoruz”.

    “Devletin eli ikinci el otomotiv ticaretinin içine girmeli”

    Devletin ikinci el araç piyasasına el atması gerektiğini söyleyen İTO Başkanı Oran, “Birlikte öyle bir konuya parmak basalım ki bu ülkede ikinci el araç alanları da ilgilendirsin, alıcıları daha mutlu etsin, satıcıları da huzurlu etsin. Ben derim ki devletin eli ikinci el otomotiv ticaretinin içine girmeli. Devletin eli bu işin içine girmediği zaman siz kendiniz alıp kendiniz satıyorsunuz. Pazarı kendiniz oluşturuyorsunuz. Yeminli mali müşavirler gibi bu sektöründe ekspertizini yapacak, devletin de bir elemanının içinde olacağı bir sistem kuralım. Sektörünüzün büyümesini istiyorsanız, sektörünüzün kalitesini artırmak istiyorsanız bu işe günün birinde sıcak bakacaksınız” dedi.

    Açılış konuşmaların ardından ikinci el otomotiv ticaretinde KDV konusu ile ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti hakkındaki yönetmelik sunumlarla ele alındı.

  • Şırnak heyeti sınır ticaretinin yeniden düzenlenmesini talep etti

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Kars’tan, Şırnak’tan tutun da Hatay’dan Kilis’e kadar olan bölgede sınır ticaretini etkin hale getirebilirsek bu bölgeye fabrikaların sağlayacağı kazançtan daha fazlasını kazandırabiliriz” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, Bakanlık Toplantı Salonu’nda AK Parti Şırnak İl Başkanı İbrahim Halil Erkan ile AK Parti İlçe Teşkilatları, belde belediye başkanlarını ve il teşkilat üyelerini kabul etti.

    Heyet adına söz alan AK Parti Şırnak İl Başkanı İbrahim Halil Erkan, bölgedeki işsizlik sorununu gündeme getirerek, sınır ticaretinin serbest bırakılmasını ve ticareti kolaylaştırması için Uludere’ye bir sınır kapısı kazandırılmasını, Silopi ilçesine serbest ticaret bölgesinin kurulmasını, Habur Tır Parkı’nın modernize edilerek, Habur Gümrük Kapısı ile entegrasyonun sağlanmasını talep etti.

    Talepleri dinleyen Bakan Tüfenkci, sınır ticaretinin bölgede serbest bırakılmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığının üzerinde çalıştığı modeli anlattı.

    Tüfenkci, sınır ticaretine ilişkin yapılan çalışmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’a sunulduğunu belirterek, konuya ilişkin Ekonomi Bakanlığı ile istişarelerin sürdürüldüğünü kaydetti.

    “Sınır ticaretini etkin hale getirirsek bölge halkımız daha kazanç sağlar”

    Mevcut uygulamadaki sınır ticaretinin kapsamının yeni model ile daha genişleyeceğinin altını çizen Tüfenkci, “Bu bölge için fabrikalaşma önemli ama sınır ticaretini etkin hale getirirsek bölge halkımız daha kazanç sağlar. Fabrika yapımı için arazi şartları çok elverişli değil, hammaddenin ulaşımı, ürettiğini satmak için nakliye masrafları da düşünüldüğünde maliyetler daha da artıyor. Bizler sınır ticaretini mevcuttaki uygulamanın bir adım önüne taşır kapsamını genişletirsek, Kars’tan, Şırnak’tan tutun da Hatay’dan Kilis’e kadar olan bölgede sınır ticaretini etkin hale getirebilirsek bu bölgeye fabrikaların sağlayacağı kazançtan daha fazlasını kazandırabiliriz. Batı illerimizdeki sınırlarda sınır ticaretinin çok anlamı yok ama buralarda var. Buralarda biz uyuşturucu ve benzin, mazot ticareti bunların önüne geçelim, ticareti de ithalat ihracat gibi değil tabanda yapılan bir ticaret haline getirelim. Esnafların, belgesini alanların şehirde yaptığı bir ticaret haline getirelim. Parası çok olan 3-4 insana bu işi teslim etmeyelim. Önerdiğimiz model bu esas üzerine” dedi.

    “O bölgeye sınır kapısı yapmak istiyoruz”

    Bakan Tüfenkci, barkod koyarak, belirli kotalar, belirli miktarlarla kimin ne sattığını nereye sattığını gözlemleyerek modelin hayata geçirilebileceğinin altını çizdi.

    Tüfenkci, heyetin Uludere’ye sınır kapısı talebine ilişkin de değerlendirme yaptı. Bu konuda Bakanlık yetkililerinin bölge yaptığı ziyareti aktaran Tüfenkci, arazi yapısının sınır kapısına elverişli olup olmadığı üzerinde durulduğunu belirtti.

    Bölgeye önümüzdeki ay bir ziyaret gerçekleştirerek yerinde inceleme yapacağını kaydeden Tüfenkci, şöyle konuştu:

    “O bölgeye sınır kapısı yapmak istiyoruz, özellikle sınır ticaretinden dolayı yapılmasından yanayım. Habur gibi bir kapı olmasını beklemiyoruz ama karşı ile ticareti kolaylaştıracak bir kapı olsun istiyoruz. Çok büyük tırların gidip geleceği yollara da ihtiyaç yok. Üzümlü gibi bir sistemi kurabileceğimiz bir yapı oluşturabilirsek iyi olacak.”

    Bakan Tüfenkci, Habur Tır Parkının işletmesinin özel idarede olduğunu hatırlatıp, tır parkının modernize edilerek, Habur Gümrük Kapısı’na entegrasyonu için gerekli girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.

  • BTSO üyeleri dünya ticaretinin kalbinde

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), üyelerini dünyanın en prestijli pazarlarıyla buluşturmayı sürdürüyor. Ekonomi Bakanlığı destekleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğinde New York’un en işlek bölgesi olan Manhattan’da açılışı gerçekleştirilen Türk Ticaret Merkezi’nde Bursa’dan da 14 firma faaliyet gösteriyor.

    New York’taki Türk Ticaret Merkezi’nin resmi açılışı, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül başta olmak üzere devlet kurumlarının ve sivil toplum kuruluşları başkanlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Tahran, Dubai ve Chicago’nun ardından hayata geçen New York TTM, BTSO’nun da odalar ve borsalar arasındaki ilk işbirlikçi kuruluş olarak yer aldığı merkez özelliği taşıyor. Ev tekstili, hazır giyim, halı ve iş kontratları sektörlerinden 30 firmanın bulunduğu New York TTM, kısa süre içerisinde deri ve ayakkabı sektöründen firmaların da katılımıyla toplamda 40 firmanın ürünlerini sergilediği bir merkez olacak.

    Dünya pazarlarının oyuncuları

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’yle birlikte ev sahipliği yaptığı açılışta, merkezin ülke ekonomisine ve Bursa iş dünyasına sağlayacağı katkılara ilişkin değerlendirmede bulundu. Türkiye’nin ihracat stratejileri kapsamında açılan merkezlerin Türk firmalarına dünyanın en güçlü pazarlarında önemli bir rekabet avantajı sağladığını ifade eden Başkan Burkay, “Firmalarımız dünya ticaretinin merkezi olarak kabul edilen bölgelerde artık yerel oyuncu kimliği kazanıyor. İhracatçımıza sundukları desteklere yenilerini ekleyen Ekonomi Bakanlığımıza ve firmalarımızın koordinasyonunu sağlayan TİM’e teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

    Hedefte 10 merkez var

    Bursa iş dünyası olarak Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunduklarını belirten Başkan Burkay, “Küresel Fuar Acentesi, Ticari Safari, Ur-Ge ve kümelenme projeleriyle ülkemizin dış ticaretine önemli katkılar sunmayı sürdürüyoruz. TTM projesiyle de Bursa firmalarını güçlü olduğumuz pazarların yerel oyuncusu olarak konumlandırmak istiyoruz. Bu kapsamda New York TTM’de de ev tekstili ve iş kontratları sektörlerinde faaliyet gösteren 14 firmayla yer alıyoruz. Sektör temsilcilerimiz, Empire States binasının 2 blok yanında yer alan bu merkezde yeni müşteriler kazanarak, ihracatlarını artıracak. Başta Moskova, Londra ve Shanghai olmak üzere 10 merkezde daha ticaret merkezi açmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ihracatına yön veren Bursa’nın TTM’lerle birlikte yeni bir ivme yakalayacağına inanıyorum” diye konuştu.

    New York TTM’de BTSO ofisinin de bulunduğunu belirten Başkan Burkay, pazara ilgi duyan Bursa iş dünyası temsilcilerine teknik altyapı, mali, müşavirlik ve hukuk hizmetleri başta olmak üzere birçok konuda destek sunacaklarını da sözlerine ekledi.

    Türkiye ticaret merkezi

    Türkiye’nin 2023 ihracat stratejisi hedefleri doğrultusunda, değişen rekabet koşulları ve ihtiyaca uygun olarak ihracatın gelişmesine olanak sağlamak amacıyla Ekonomi Bakanlığı’nca desteklenen TTM projesi, TİM öncülüğü ve koordinasyonunda hayata geçirildi. TTM projelerinde kira, sektör uzmanı olarak çalışacak personel, sektörel tanıtım ve tefrişat harcamaları destekleniyor. Ekonomi Bakanlığı tarafından belirlenen destek oranı hedef ve öncelikli ülkelerde yüzde 75, diğer ülkelerde yüzde 60 oranında yapılıyor. Fuar merkezi mantığında işleyen Türkiye Ticaret Merkezleri, yurt dışı pazarlara açılmakta zorluk çeken orta ve küçük ölçekli firmaların da uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırıyor.