Etiket: ticaret

  • Didim Ticaret Odası Meclisi Fırıncıların Rekabeti Ele Aldı

    Didim Ticaret Odası’nın Kasım ayı meclis toplantısında halk ekmek satış noktalarının oda üyesi fırıncı esnafıyla yaşadığı fiyat rekabetinden kaynaklı sorun ele alındı.

    Didim Ticaret Odası’nın Kasım ayı Meclis toplantısı yapıldı. Oda Meclis Salonunda yapılan toplantıya Ticaret Odası Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım, Oda yönetim Kurulu Başkanı Şaban Üstündağ ile oda meclis üyeleri katıldı. Yönetim ve Hesap Tetkik komisyonu raporları okundu ve oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin üçüncü maddesinde ise Aydın Büyükşehir Belediyesinin açmış olduğu Halk Ekmek satış noktalarıyla ilgili Fırıncı esnafının ekmek fiyatlarındaki rekabetle ilgili durumu ele alındı.

    Gündem maddesiyle ilgili konuşan Oda Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım “Odaya üye Fırıncıların, Büyükşehir Belediyesine ait halk ekmek satış noktasında ekmeğin 50 kuruşa satılmasından dolayı haksız rekabet yaşadıkları ve bundan duydukları rahatsızlıkla ilgili talepleri var. Bununla ilgili aramızda Fırıncı olan Meclis üyemiz Nihat bey’de durumu dile getirdi. Aramızda bu konu hakkında bilgilendirecek Üst düzey yöneticiler var. “dedi.

    “YENİ BİR ÇALIŞMA YAPILABİLİR”

    Didimli fırın işletmecisi Tevfik Güroğlu ile birlikte Meclis toplantısına katılan ve Meclis üyelerine bilgiler veren Ege Ekmek Üreticileri Federasyonu Genel başkan yardımcısı ve Bölge Başkanı Mustafa Dinçer Halk ekmeğin ilçelerde satış yapması ve haksız rekabete neden olmasıyla ilgili Nazilli’deki fırıncıların konuyu yargıya taşıdığını söyledi. Haksız rekabette cezanın kaçınılmaz olduğunu belirten Dinçer “Amacımız fırıncıları zarar etmesi değil esnafımızın kalkınmasıdır. Halk ekmekte dahil belediyeler vatandaşa hizmet etmek için bunları yapabilir ama Didim’de zaten 30 fırın var. Dar gelirli vatandaşlara yoksul ailelere kaymakamlık aracılığıyla bu kişilere yardımda bulunulabilir. Zaten buradan ekmek alanlar bellidir ve başka bir çalışmayla bu vatandaşların ucuz ekmek almasını sağlanabilir” dedi.

    “KONU YARGIYA TAŞINACAK”

    Dinçer fırıncıların kendi arasında da rekabet etmesinin doğru olmadığını belirterek “Biz her şeyden önce kendi aramızda rekabet etmemeliyiz. İyi ve kaliteli ekmek çıkardığımızda sonuçlar daha güzel olacak. Burada halk ekmeğin olması da fırıncılar arasında rekabeti de getiriyor. Biz bunla mücadele edeceğiz. İlk etapta Didim’de şubenin kurulması için çalışacağız ve bugün temelleri atacağız. Bunu kurduğumuzda da bu konuyla ilgili de hukuksal mücadelemizi yapacağız ve Halk ekmeğe dava açacağız” dedi.

    Didim Ticaret Odası Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım daha önce Fırın işletmelerinin talepleri doğrultusunda ilçede ekmek fiyatlarının belirlenmesinde rol aldıklarını fakat halktan da büyük tepki aldıklarını belirtti. Yıldırım fırın işletmelerinin bu konuda atacakları her adımın arkasında olacaklarını belirtirken bu konuda yapılacak çalışmalarında belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

    Gündem de ayrıca Oda üyelerine yeni yılda dağıtılması planlanan ajandaların durumu ele alındı ve karara bağladı. Gündemin son maddesinde ise Didim Ticaret Odasınca gerçekleştirilmesi planlanan 1. Didim Tiyatro Festivaliyle ilgili bilgilendirme yapıldı. Tiyatro festivaliyle ilgili ön çalışma ve maliyet hesabının yapılması ve yeniden mecliste ele alınmasıo noktasında karar alındı.

  • Milano Ticaret Odası’ndan Bursa’ya Yakın İlgi

    ITMA 2015 Fuarı kapsamında 230 kişilik heyetle Milano’ya çıkarma yapan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), organizasyon kapsamında temaslarını sürdürüyor.

    4 yılda bir düzenlenen ITMA Fuarı kapsamında Milano’da bulunan BTSO heyeti, Milano Ticaret Odası Başkanvekili Alfredo Zini ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanvekili İsmail Kuş, ITMA Fuar Heyeti Başkanı ve BTSO Meclis Başkanvekili Mesut Okyay ile Heyet Başkan Yardımcısı ve BTSO Meclis Üyesi Hasan Çepni’nin katıldığı toplantıda her iki oda arasında gerçekleştirilebilecek işbirlikleri masaya yatırıldı.

    Toplantıda konuşan BTSO Başkanvekili İsmail Kuş, Bursa’dan İtalya’ya ihracat yapan 270 firma bulunduğunu ifade ederek, “Bursa’da İtalya sermayeli 34 firma faaliyet gösteriyor. Bursa başta makine, tekstil ve otomotiv olmak üzere birçok farklı sektörde yalnızca Türkiye’de değil dünyada da söz sahibi bir şehir” dedi.

    ITMA Fuarı’na BTSO olarak 230 kişilik bir heyetle geldiklerini hatırlatan İsmail Kuş, “ITMA Fuarı’ndan bir gün önce BTSO olarak COHO Fuarı’nı düzenledik. Fuar kapsamında farklı ülkelerden yabancı heyetleri ağırladık. Yine yurt dışından gelen alım heyetlerini de fuar için Bursa’ya getirdik. Bu ayın sonunda kapalı alanda blok mermerlerin sergilendiği dünyadaki tek fuar olan Blok Mermer Fuarı’nı, 13 Ocak’ta ise Junio Show Fuarı’nı düzenliyoruz. Bu fuarlar kapsamında Milano’daki işadamlarını da misafir etmekten onur duyarız” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE DÜNYANIN MERKEZİNDE BİR ÜLKE”

    Türkiye’den bazı firmalar ile ticaret yaptıklarını söyleyen Milano Ticaret Odası Başkanvekili Alfredo Zini, “Türkiye’nin önemini biliyoruz. Türkiye yalnızca Avrupa ve Asya’nın ortasında değil, dünyanın merkezinde bir ülke” dedi.

    Milano Ticaret Odası’nın 300 bin kayıtlı üyesi bulunduğunu anlatan Zini, üye firmalarının sektörleri ile ilgili teknik bilgi ihtiyacını gidermek için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Bursa’daki teşvikler ve fırsatlar konusunda üyelerine gerekli bilgilendirmeyi yapacaklarını ifade eden Zini konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz Bursa ile işbirliği yapmaya hazırız. Düzenlemiş olduğunuz fuar organizasyonları sayesinde üyelerimize Bursa’yı anlatmamız daha kolay olacaktır. Bu sayede yalnızca tekstilde sektöründe değil diğer sektörlerde de gerçekleştirebileceğimiz işbirliklerinin kapılarını aralayabiliriz.”

    1851 yılında kurulan ve dünyadaki sayılı tekstil makineleri üreticilerinden birisi olan Marzoli Firması’nı ziyaret eden BTSO heyeti firma yöneticileri ile tekstil makineleri teknolojisinin ulaştığı noktalar ve üreticilerin ihtiyaç duyduğu teknolojiler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

    Bursalı işadamları ayrıca, BTSO organizasyonuyla düzenlenen ikili iş görüşmelerinde İtalyan iş dünyası temsilcileri ile karşılıklı görüşme fırsatı yakaladı.

  • Kayseri Ticaret Odası Başkanı Mahmut Hiçyılmaz:

    Asgari ücrete yapılması beklenen zammı değerlendiren Kayseri Ticaret Odası(KTO) Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, “Asgari ücret yükselince bunun vergisinden doğacak yükün iş dünyasına yüklenmesinden dolayı acaba kayıt dışı kişiler çalıştırılır ve işten çıkarmalar söz konusu olur diye endişelerimiz var” dedi.

    Asgari ücretin arttırılmasının çalışan kesimi rahatlatacağını ifade eden Hiçyılmaz. “1 Kasım seçimlerine giderken siyasi partilerin vermiş oldukları vaatler içerisinde asgari ücreti de yükselteceklerini söylemişlerdi. İktidar partisi asgari ücreti bin 300 liraya yükselteceğini söyledi. Bunun uygulaması noktasında da elbette verdikleri sözü yerine getirecekleri noktasındalar. Tabi asgari ücretin çalışanlar bakımından bin 300 liraya çıkarılması hatta daha yukarıda yer alması o insanların daha rahat ve refah bir hayat yaşamalarının vesilesi olacaktır” şeklinde konuştu.

    Hiçyılmaz zam konusunda iş dünyasının daha da fazla aydınlatılması gerektiğini savunarak “Çıkarılmasında bir sorun gözükmüyor. Ancak iş dünyası bakımından bin 300 liraya çıkarılmış bir asgari ücretin vergilerinin ne oranda ve hangi kesim tarafından ödeneceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bizim kanaatimiz bin 300 liraya çıkarıldıktan sonra vergilendirme kısmının iş dünyasına yüklenecek olması zorlayacaktır. Tabi birdenbire değil ama zaman içerisinde bunu uygulanması zaman içerisinde iş dünyasına yüklenmesi konusunda hareket edilirse daha uygun olacaktır” ifadesini kullandı.

    Asgari ücretin arttırılmasının iş dünyasında kayıt dışılığa ve işten çıkarmalara sebep olabileceğini vurgulayan Hiçyılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Bin 300 liraya çıkarıldıktan sonraki aşamada bir işverene, asgari ücretle çalışan bir işçinin maliyeti bin 900 liraya denk geliyor. Dolayısıyla rekabet etme noktasında zaten zorluk çeken iş dünyamız, rekabet edebilmek için daha da zor şartlar altına girmiş olacak. Çünkü hem iç piyasada hem dış piyasada malımızı satabilmek bakımından daha ucuza maletmenin çaresi ve çabası içinde olan iş dünyası asgari ücretin vereceği yükle beraber rekabet şartını biraz daha zor duruma getirmiş olacak. İş dünyası rekabet şartlarını bu derece zorladığı zaman iç piyasada ve ihracatta kendisine çok fazla yer bulamaz diye endişelerimiz var. Tabi bunun yanı sıra birçok zorluğun içinde olan iş dünyası bu yüke birden bire yüklenmemeli diye düşünüyorum. Asgari ücretin yükseltilmesi kayıt dışılığa gitmeye sebebiyet verir mi diye endişelerimiz var. Asgari ücret yükselince bunun vergisinden doğacak yükün iş dünyasına yüklenmesinden dolayı acaba kayıt dışı kişiler çalıştırılır. İşten çıkarmalar söz konusu olur diye endişelerimiz var. Bütün bunların hükümet tarafından değerlendirilmesi ve ona göre çözümler üretilmesi daha uygun olacaktır. Asgari ücret bin 300 liraya çıkarılabilir ama vergilendirme kısmının daha önceki rakam üzerinden yapılması en azından bir müddet o şekilde yapılmasının daha uygun olduğunu düşünüyorum. Asgari ücretin zammının yumuşak bir geçiş şeklinde düzenlenmesinin daha uygun olacaktır.”

  • Başbakan Davutoğlu: “Ticaret Hacmimizi 5 Yıl İçinde 10 Milyar Dolara Çıkarmamız Şart”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Japonya ile altyapı projelerinde birlikte çalışmaktan memnun olduklarını belirterek, “2014 sonu itibariyle iki ülke arasındaki ticaret hacmi 3.6 milyar dolar civarında ama iki ülke potansiyeli bunun çok ötesinde. Ticaret hacmimizi 5 yıl içinde 10 milyar dolara çıkarmamız şart” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Japonya Başbakanı Shinzo Abe, İstanbul’da düzenlenen Türk-Japon İş Formu’na katıldı. Başbakan Davutoğlu konuşmasına Japon Başbakan Abe’yi Japonca “hoş geldin” diyerek başladı.

    Japonya ve Türkiye’yi aralarındaki coğrafi uzaklığa rağmen komşu olarak gördüklerini söyleyen Başbakan Davutoğlu, “Bazı ülkeler vardır ki kilometrelerce uzakta da olsalar birbirlerine komşu ve dost olarak yakındırlar. Biz kendilerini komşu bir ülke olarak görüyoruz. Ortak tarihi bağlarımızı hep hayırla yad ediyoruz. Ertuğrul Fırkateyni’nin 125 yıl önce geçirdiği elim kazada kaybettiğimiz şehitlerimize Japon halkının sahip çıkışı, milletlerimiz ve devletlerimiz arasındaki dostluk bağlarının en önemli göstergelerinden biridir. Geçen sene Japonya’da bir ilkokulu ziyaret ettiğimde küçücük Japon çocuklarının şehitlerimize gösterdiği saygıyı görmekten onur duymuştum. Ertuğrul 125 yıl önce o seferine bir dostluk seferi olarak başlamıştı. Japon halkı da bu dostluğa şehitlerimizi bağırlarında barındırarak cevap verdi. Asil Japon halkının bu davranışını Türk milleti kıyamete kadar unutmayacaktır. Aynı şekilde Japon dostlarımızın da Tahran’da 200’ü aşkın Japon kardeşimizi havayolu ile kurtarmamızı da hafızalarından hiç silinmeyecektir” diye konuştu.

    “SİYASİ İRADEMİZ TAM, TÜRK-JAPON İLİŞKİLERİNİ EKONOMİK BAŞARILARLA TAÇLANDIRIN”

    Kısa sürede Japonya ve Türkiye arasında iki iş formu düzenlenmiş olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, “Böylece sadece 1 ay içinde iki ülke liderleri olan bizler siz değerli iş dünyası temsilcilerinin karşısına çıkarak şunu demiş oluyoruz: Siyasi irademiz tam, potansiyelimizi kullanın ve Türk Japon ilişkilerini ekonomik başarılarla taçlandırın. Bu mesajı iyi değerlendireceğinizden eminim. 2 yıl önce önemli kararlar almıştık. Ülkeleriniz arasındaki ilişkiler yakın işbirliği sayesinde daha ileri seviyelere ulaşmıştır. Sayın Abe döneminde Türk-Japon ilişkileri gerçek bir sıçrama gerçekleştirmiştir. Bunda aile bağlarının, babalarının, dedelerinin izleri olduğunu görmekten mutluluk duyuyoruz. Sayın Abe’nin bu güçlü iradesi, Türkiye’de de 1 Kasım sonrası ortaya çıkan yeni siyasi tabloda önümüzdeki 4 yıl içinde istikrarla bizim tarafımızdan karşılanacaktır. Stratejik ortaklığımızın temel taşlarından birini oluşturan Türkiye-Japonya ekonomik ortaklık anlaşması müzakerelerini geçen yıl başlatmıştık. Bu sürecin en kısa sürede tamamlanması öncelikli hedeflerimiz arasında. Küresel ticaretin düşük seviyede seyrettiği günümüzde gerek ikili, gerek çok taraflı ticari müzakere süreçlerinin kalkınma ve siyasi istikrar için arz ettiği önemi sizlere anlatmaya gerek duymuyorum. G20 içinde küresel ticaret konusunu artan ölçüde ele almaktayız. Bu sene de gündemlerden biri olacak” şeklinde konuştu.

    “5 YIL İÇİNDE 10 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİNE ULAŞMALIYIZ”

    İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin başlıca hedefler arasında yer aldığına dikkat çeken Davutoğlu, “Stratejik önem taşıyan altyapı projelerinde Japon dostlarımızla birlikte çalışmaktan çok memnunuz. 2014 sonu itibariyle iki ülke arasındaki ticaret hacmi 3.6 milyar dolar civarında ama iki ülke potansiyeli bunun çok ötesinde. İki ülke arasında ekonomik ortaklık anlaşmasının tamamlanmasıyla arzu ettiğimiz hedeflere kısa sürede ulaşacağımızı düşünüyorum. İlk 3 yıl içinde 5 milyar dolara, 5 yıl içinde ise 10 milyar dolar ticaret hacmini çıkarmamız şartı. İkili ticarette Türkiye aleyhine dengesizliğin telafisi, her iki ülkenin çıkarınadır. Bugün DEİK ile JETRO arasında mutabakat zabtı imzalanması ile önemli bir adım daha atıyoruz. Ticaret anlamında birbirimizi tamamlayan yönlerin ön plana çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin Dünya’nın tarımda 7. Büyük ülkesi olan Türkiye’nin dünyanın en büyük tarım ithalatçısı ülkelerden biri olan Japonya’da çok daha geniş bir pazar payına hakim olması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “JAPONYA’NIN 113 MİLYAR DOLARLIK DIŞ YATIRIMINDAN SADECE 212 MİLYON DOLARINI TÜRKİYE’YE ÇEKEBİLDİK”

    Son yıllarda Türkiye’ye yönelik Japon yatırımlarında yaşanan artışa işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2015 Haziran ayı itibariyle Türkiye’deki Japon doğrudan yatırımlarının tamamı kümülatif olarak 1.7 milyar dolara ulaşmıştır. Bu yatırımların 1.6 milyar doları son 5 yıl içinde gerçekleşmiştir. Bu da yetmez. Japonya’nın 2014 yılında 113.6 milyar dolar olarak gerçekleşen dış yatırımlarının sadece 212 milyon dolarını Türkiye’ye çekebildik. Gerek karşılıklı gerekse 3. Ülkelerde ortak yatırım konusunda ortak hedefler koymalıyız. Asya pasifik bölgesine yönelik açılımımızda da Japonya’yı kilit bir ülke olarak görüyor ve bu anlamda Türk-Japon ilişkilerini omurga ilişkilerden biri olarak değerlendiriyoruz. Dünyanın en genç uçak filosuna sahip olan THY, uçuş destinasyonları bakımında dünyada birinci sırada. Türkiye’nin dünyanın en önemli yatırım bölgelerine doğrudan ulaşım imkanı bulunmaktadır. Türkiye’den 3-4 saatlik uçuş mesafesi ile ulaşılabilir ülke sayısı 52’dir. Türkiye’de yapılacak her yatırımın geniş bir havzaya ulaşma şansı var. Dünyadaki 200 büyük müteahhitlik firmasından 42’si Türk firmasıdır. Türk müteahhitlik sektörü büyük fırsatlar sunmaktadır. Japonya ile birlikte hayata geçirmeyi hedeflediğimiz Sinop nükleer güç santraline de büyük önem veriyoruz. Ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığı göz önüne seren sembol niteliğindeki projelerin başında gelen bu proje, Türk ve Japon konsorsiyumları tarafından inşa edilecek. Altyapı yatırımları alanından Japonya ile işbirliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Fatih Sultan Mehmet köprüsü ve Marmaray projesi, iki ülkenin birlikte neler yapabileceğinin en önemli göstergeleri olmuştur. Marmaray’da her Asya-Avrupa arasında seyahat eden iki ülke dostluğuna da şahitlik etmektedir. Türkiye’nin bazı mega projelerine dikkat çekmek ve Japon yatırımcıları bu projelerde görme arzumuzu ifade etmek istiyorum. Dünyanın en uzun asma köprüsü olması planlanan Çanakkale boğazı köprüsü projesi, Avrasya tüneli ve Ankara-İstanbul hızlı tren hattı projesi bunlardan bir kısmı. Türkiye nükleer enerji, uzay teknolojileri, gelişmiş iletişim ve haberleşme teknolojileri, savunma sanayi ve birçok önemli sektörde araştırma ve yatırımlarını ileri noktalara taşıyacaktır. Ülkemizde daha çok Japon ekonomik varlığını ve yatırımlarını görmekten memnun olacağız.

    “TÜRKİYE’NİN DÜNYANIN İLK ON EKONOMİSİ ARASINA GİRMESİ İÇİN KARARLIYIZ”

    Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik gelişimini yatırımcılara anlatan Davutoğlu, “2010 yılı büyüme oranın yüzde 9.2 olarak gerçekleştirmiştik. Finansal krizin gittikçe ağırlaştığı 2011 yılında Türkiye yüzde 8.5 büyüyerek Dünya’da 2’inci hızla büyüyen ülke olmuştur. Küresel çapta gayri safi yurt içi hasıla büyüme oranı 2012 içerisinde hızını kaybetse de göreceli olarak dünyada hızla büyüyen ülkeler arasında yerimizi muhafaza etmekteyiz. Her ne kadar son yıllarda yüzde 3’ler seviyesinde gerçekleşen büyüme bizi tatmin etmese de, son veriler bu konuda bir yükselişi işaret etmektedir. Dış ticaret hacmimiz 400 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye güçlü bir finans ve bankacılık sektörüne sahiptir. 2023 yılına kadar tarımsal milli gelirimizi 150, tarım ürünleri ihracatımızı ise 40 milyar dolar üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Orta vadeli hedeflerimizi belirledik. 1 Kasım seçimlerinde halkımız bir kez daha siyasi ve ekonomik istikrardan yana tercihte bulunmuştur. Gerek ekonomik kalkınmanın ve büyümenin sürmesi, gerek yurt dışından yatırımların devam etmesi öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Yapısal reform çalışmaların kararlılıkla sürdüreceğiz. 2023 yılında Türkiye’yi dünyanın ilk on ekonomisi arasına girmiş bir ülke haline getirmeye kararlıyız” dedi.

  • Nevşehir Ticaret Borsası’ndan İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kışlık Mont Yardımı

    Nevşehir Ticaret Borsası öğrencilere yönelik mont yardımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda Nevşehir Ticaret Borsası tarafından ihtiyaç sahibi ve yardıma muhtaç öğrencilere kışlık mont dağıtıldı.

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin katkılarıyla, Nevşehir Ticaret Borsası tarafından her sene düzenli olarak gerçekleştirilen eğitim yardımları çerçevesinde bu eğitim döneminde dağıtılmasına karar verilen kışlık mont yardımı, Nevşehir’in Acıgöl ve Derinkuyu ilçelerine ulaştırıldı.

    Nevşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Salaş, Yönetim Kurulu Üyesi Sunay Özdemir ve Genel Sekreter Uğur Aydoğan tarafından Acıgöl Kaymakamı Mustafa Çakır, Acıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Rüstem Acar ve Derinkuyu Milli Eğitim İlçe Müdürü Hacı Dündar nezaretinde, bu ilçelere okul ziyaretleri gerçekleştirilerek kışlık montlar okul yöneticilerine teslim edildi.

    Konuya İlişkin Nevşehir Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Salaş yaptığı açıklamada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB),Nevşehir Ticaret Borsasına tanımış olduğu kışlık mont yardımı kapsamında, ihtiyaç sahibi öğrencilerimize verilmek üzere kışlık montlarımızın bir bölümünü Acıgöl ilçe Kaymakamımız Mustafa Çakır nezaretinde İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Rüstem Acar ’a, kışlık montlardan diğer bir bölümünü de Derinkuyu Milli Eğitim İlçe Müdürü Hacı Dündar’a teslim ettik. İnşallah İhtiyaç sahibi öğrencilerimize iletilerek yardımımız yerini bulacaktır ” dedi.

    Borsa Başkanı Salaş, “Bu sene için montların öğrencilere ulaştırılarak yardımların, soğuklar başlamadan öğrencilerin eline geçmesini planlıyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yardımlarımızın yerine ulaşacağına inanıyor, bu yardımların ihtiyaç sahibi öğrencilere iletilmesinde titiz bir çalışma yürüten İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine ve Okul müdürlerine yürekten teşekkür ediyoruz” dedi.