Etiket: Tgrt

  • Abdulkadir Konukoğlu TGRT Haber’de referandumu değerlendirdi

    SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, canlı yayınına katıldığı TGRT Haber’de yaptığı açıklamada, “Referandum geride kaldı. Artık enerjimizi ekonomiye verip, Türkiyeyi şaha kaldırmalıyız” dedi.

    Sözlerine Tunceli’deki helikopter kazasında şehit olanlara Allah’tan rahmet dileyerek başlayan Konukoğlu, yaşanan olay nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Konukoğlu, referandum değerlendirmesinde, “Bu bir seçim değil, referandum idi. Referandum tartışmalarını geride bırakıp, milletçe tüm enerjimizi ekonomik kalkınmaya, yatırımlara verip, Türkiyeyi şaha kaldırmalıyız. Dedikodu değil, iş üretmeliyiz, istihdamı ve ihracatı artırmalıyız” dedi. Konukoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı istihdam seferberliğine Türkiye genelinde en büyük katkıyı Gaziantep’in sağladığına dikkati çekti. Gaziantep’in sanayileşmedeki başarısının yeni dönemde üst düzeye çıkacağını belirten Konukoğlu, “Artık herkesin hedefi işini büyütmek olmalı. Bunun mücadelesini vermeliyiz” çağrısı yaptı. Türkiye’de koalisyonlar döneminin kapandığına işaret eden Konukoğlu, “Eskiden bir seçim döneminde aynı bakanlıkta değişik bakanlara derdimizi anlatıyorduk. Artık önümüzü göreceğiz ve beş yıllık planlar yapacağız. Uzun vadeli düşünme fırsatı bulacağız. Ülke olarak patinaj yapma dönemimiz sona erdi” diye konuştu.

    Konukoğlu, “Türkiye’den başka gidecek ülkemiz yok. Artık herkesin el ele vererek kardeşçe yaşamaya başlaması ve kardeşlik duygusunu pekiştirmesi gerekir” diyerek, konuşmasını tamamladı.

  • Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, TGRT Haber’de gündemi değerlendirdi

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iyi bir ‘evet’ propagandası yaptığını söyledi. Işık, TGRT Haber’de “Yeni sistem, 7 Haziran’lar bir daha yaşanmasın diye gerekiyor” dedi. Neler Oluyor programına katılan bakan Işık, halkın her yanlışı sandıktan düzeltmek durumunda olmadığını hatırlattı, “Parlamenter sistemin kökünü CHP dinamitledi; şimdi ‘hayır’ propagandası yapıyor” ifadesini kullandı.

    “KILIÇDAROĞLU İYİ BİR ‘EVET’ PROPAGANDASI YAPTI”

    Kılıçdaroğlu’nun ‘referandum’ açıklamalarını değerlendiren Fikri Işık, “Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bir gaf değildi; bilmemezlikti. Gaf bir kelime ile olur; üst üste birkaç cümle ile gaf yapılmaz. Cumhurbaşkanlığı, başbakanlık diye izahat ile gaf olmaz. Yahu sayın Kılıçdaroğlu, işte bu sistem değişikliği de, Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığı’nı birleştirerek tam da Kılıçdaroğlu’nun söylediği, ‘iki başlılığı’ ortadan kaldırmak için yapılıyor. Aslında; doğrusunu söylemek gerekirse, sayın Kılıçdaroğlu ‘evet’ için iyi bir propaganda yapmış; ama bilmeden yapmış herhalde. Bizim söylediğimiz, tam da bu Sistemin en temel özelliği, devletteki çift başlılığı ortadan kaldırmak. Devlet başkanlığı ile hükümet başkanlığını birleştirmek istiyoruz. Kılıçdaroğlu, ‘hak’ olanı söylemiş” şeklinde konuştu.

    “YENİ SİSTEM, ‘7 HAZİRAN’ BİR DAHA OLMASIN DİYE”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım’ın ‘uyumlu’ çalıştığı hatırlatılan ve ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ne değişecek’ diye sorulan bakan Işık, “7 Haziran 2015 akşamını düşünürsek; sayın Bahçeli’yi ikna edebilmiş olsalardı, CHP-MHP-HDP koalisyonu kurulmuş olacaktı. Yani bir tarafta halkın yüzde 52 oyu ile seçtiği cumhurbaşkanı olacaktı. Diğer yanda da yüzde 55 almış, koalisyon olacaktı. Anayasa, cumhurbaşkanına her türlü yetkiyi vermiş. Sorumluluğu ise hükümete bırakmış. Uzlaşılmayan konuda, kimin dediği olacak? Sistem kilitlendi işte… Bugün AK Parti var; ama yarın ne olacağını kim bilebilir. Biz bir sistem değişikliğine gidiyoruz; bu insanlarla kaim değil. Geçmişte 5 ay boyunca hükümet kurulamadı işte ve PKK, iç savaşa çekmeye çalıştı ülkeyi 70’li yılları niye kaybettik? 70 ile 80 arası kaç hükümet değişti? Bir cumhurbaşkanının 100 küsür yılda seçilememesin izahı nasıl olabilir?” ifadelerini kullandı.

    “PARLAMENTER SİSTEM’İN KÖKÜNÜ CHP DİNAMİTLEDİ”

    Fikri Işık, CHP’nin ‘hayır’ kampanyası ile kendini kandırdığını kaydederek, “Parlamenter sistemi bugün savunan, CHP’dir. Aslında aynı sistemi dinamitleyen de CHP’dir. 82 Anayasası, cumhurbaşkanının yetkileri bakımından aslında parlamenter sistem değil. 82 Anayasası’nda tamamıyla, başkanlık sistemi yetkileri var cumhurbaşkanında Bir de 367 garabeti ile cumhurbaşkanını meclisin seçemez konuma getirdiğinizde, önümüzde iki yol kalıyor. Ya mecliste azınlığın çoğunluğa tahakkümünü kabul edeceksiniz, yani 180 milletvekili olan CHP’den birini cumhurbaşkanı seçeceksiniz ya da halka gideceksiniz. Türkiye’de artık parlamenter sistem yürüyemez; bunu görmek lazım. Bir tarafta halkın seçtiği cumhurbaşkanı, öte tarafta hükümet var. Bir gemiyi, iki kaptan batırır” diye konuştu.

    “HALK HER YANLIŞI, DÜZELTMEK DURUMUNDA DEĞİL”

    Türkiye’nin içinden geçtiği dönemi özetleyen Fikri Işık, “12 Eylül Anayasası’nda zaten sıkıntılı olan bir konu, 367 olayı ile sürdürülemez hâle getirildi. Buna sebep olanlar, cumhurbaşkanı yetkilerine itiraz etmeyenler; şimdi kalkmış ‘hayır’ kampanyası yürütüyor. Bu, kabul edilemez. Akla uygun değil. Türkiye bu sistem ile yola devam edemez. Allah’tan halk, 1 Kasım’da cumhurbaşkanı ile uyumlu bir hükümetin yolunu açtı. Ama halk, her yanlışı sandıkta düzeltmek durumunda değil ki Milletvekillerine niye görev ve yetki veriyor? Yahu bu sistemi, sürdürülebilir hâle getirin diye Şu andaki sistem, ne deve ne kuş Ne parlamenter sistem ne başkanlık” dedi.

    “CHP’NİN HİÇBİR ÖNERİSİ YOK, SÜREKLİ ENGELLİYOR”

    “Biz, Türkiye’ye özgü bir cumhurbaşkanlığı sistemi önerdik. Bunun karşılığında, CHP keşke ‘parlamenter sistemi güçlendirecek şöyle bir teklifimiz var’ deseydi. Hiçbir önerisi yok, sürekli engelliyor, sistemin önünü tıkıyor, Türkiye’yi kilitlemek istiyor” diyen Işık, şöyle devam etti: “Almanya ile nüfusumuz aynı noktada Onların yaş ortalaması 45, bizimki 29. Türkiye çok dinamik bir ülke ve dünyadaki bütün problemlerin yarısının yaşandığı bölgedeki merkez ülke Böyle ‘hayır’ diye diye istikrarsızlık oluşturmaya tahammülümüz olamaz. Zaman kaybına tahammül edemeyiz. 70’lerdeki kayıpların bile bugün hâlâ faturalarını ödüyoruz. Niye Güney Kore bugün 40 bin Dolar’dayken, Türkiye daha 15 bin Dolar seviyesine gelemedi. Bunun sebebi; 70’lerdeki zaman kaybımızdır. 90’lardaki zaman kaybımızdır. Şimdi hâlâ biraz daha zaman kaybedelim denir mi; soruyorum size? Biz, ‘yağ kuyruğunun, tüp kuyruğunun olduğu günleri özledik’ diyenlere katılmıyoruz. Bir daha Türkiye’yi kimse 5 sene geriye götürmesin. Ülke; yok hükümet değişti, yok gensoru oldu, yok güvenoyu verildi, yok bütçe geçti, geçmedi; bu tartışmaları yaşamasın. Türkiye işine odaklansın. Bölgemizde çok hızlı karar almamız lazım ve çok etkin uygulamamız lazım; bunu da ancak hükümetin doğrudan sandıkta belirlendiği sistemde yapabiliriz.”

  • İHA ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Yaşar: “Terör konusunda Türk medyası çok fazla ilerleme kaydedemedi”

    İhlas Haber Ajansı (İHA) ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye’de yaşanan terör saldırılarını Türk basınının ekrana taşıması ile terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürüldüğünü belirterek, terör ve terör saldırıları konusunda Türk medyasının ilerleme kaydedemediğini söyledi.

    Keçiören Belediyesi ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) işbirliği ile düzenlenen “Medya ve Terör Sempozyumu”na Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç, İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, gazeteci Fadime Özkan, Ercan Gürses, Fatih Atik ve Melik Yiğitel katıldı. Sempozyumda konuşan Batuhan Yaşar, “Hala Türkiye’de betonu delmek fikrinden hiç vazgeçmeyen ve yabancı basının da çok net bir şekilde desteklediği bir güruhla Türkiye’nin karşı karşıya olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Özellikle sosyal medyada yapılan terör propagandasına dikkat çeken İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, ”Hakikaten bakıldığı zaman yıllarca sahada beraber çalıştığımız sevgili Saadet Oruç ve Fadime Özkan’ın burada olması, Ercan Gürses ve Fatih Atik ile de zaten aynı çatı altında beraberdik, buraya bu işi bilen insanların davet edilmiş olması önemli. Bu konu çok önemli. Çünkü bakıldığı zaman terörle mücadele Türkiye’de dün başlamadı, terör mücadelesi yeni başlamadı. Aslında birçok eleştiri yapılabilir ama 40 yıldır terörle mücadele eden bir ülke var. Buna karşı bir bilinç, sofistike bir davranış biçimi oluştu mu, maalesef hala kara düzen. Türkiye aynı anda PKK terörüyle, FETÖ terörüyle, DHKP-C ile savaşırken, hem Suriye’de hem Kuzey Irak’ta terör örgütüne yurt dışı operasyonlarını devam ettirirken, 7 Haziran sonrasında hükümetin 5 ay kurulamaması üzerine PKK’nın nasıl ayaklandığını, neler yaptığını, ülkeyi bir iç savaşa sürüklemek için nasıl adım attığını, bunun alt yapısını nasıl kurduğunu hepimiz çok net bir şekilde biliyoruz. Ama buna karşılık olarak biz ne yaptık? Biz aslında basın olarak çok fazla bunların önlenmesi noktasında ket vuramadık, aksine bunun önünün açılması noktasında terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürüldü ve sürülmeye de devam ediyor. En son Beşiktaş saldırısına kadar hala şu hava hakim; tabi medya derken bir yazılı basın var, bir görsel basın ve şimdi en son sosyal medya var. Aslında işin belki de bir anda büyüyen, aynı DEAŞ’ın Irak’ın 3’te birini 3 günde ele geçirmesi gibi sosyal medya dediğimiz zaman göz ardı edemeyeceğimiz bir şey ama orada özgürlük adı altında yapılan terör faaliyetleri, terörle medyanın birbirinden etkileşimi ve bir kartopu gibi aşağıya doğru yuvarlanıp büyüme şekli. Bakıldığı zaman 17-25 Aralık sonrasında FETÖ ve PKK terör örgütlerinin çok aktif bir şekilde sosyal medyayı kullandığını görüyoruz. Sadece Taraf gazetesi veya Özgür Gündem gazetesi değil, büyük medya kuruluşlarına sızan, oraların sosyal medyasını ele geçiren, ‘yanlışlık oldu, ya aman böyle mi olmuş?’ gibi algı yönetimini aslında hiçbirimizin yapamadığı kadar profesyonelce gerçekleştiren bir terör örgütü elemanlarının aslında neler yaptığını sosyal medyada veya medyada görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Yaşananları geride bıraktık demek için erken”

    Türkiye’nin çok zor günler atlattığını ve atlatmaya da devam ettiğini belirten Batuhan Yaşar, “Bu olay sadece dün başlamadı, 84’ten bu yana 30-40 yıla varan bir PKK mücadelesi var. Son dönemde 2013’ten bu yana Gezi ile başlayan olaylar ki, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bazı röportajlarında dile getirdiği gibi ‘kanlı’ veya ‘iç savaş söylemi’ çağrısı kulaklarımıza geliyor, bunlar çok önemli. İç savaşa yönelik Türkiye’de 5 yıldır bir alt zemin hazırlama olayının olduğunun da altını çizmemiz gerekiyor. Burada medya bu terör olaylarına karşı nasıl davranacak veya medya ne yapacak önemli ama bir taraftan da karşıda bu ülkeyi tekrar 90’lı yıllara, 70’li yılların o karanlığına döndürmek isteyen bir yapı mevcut. Gezi olayları sonrasında BBC veya CNN İnternational, İstanbul’a niye savaş muhabirini göndersin, burada sormamız gereken olay o. Ben 4 sene Londra’da yaşadım, mesela IRA konusunda bütün İngiliz medyası o kadar dik durdu ki, IRA’nın hareket kabiliyetini o kadar kısıtladı ki, IRA silahını kullanamaz hale geldi. Bu, İngiliz medyasının IRA’nın hareket alanını daraltmasıyla oldu. Biz de ise 40 yıldır PKK terörüne karşı PKK’nın istediği haberleri yapmaya hala devam ediyoruz. 17-25 Aralık’tan sonra, FETÖ olaylarından sonra öyle hamleler yapıldı ki, para sayma makineleri oraya getirildi, FETÖ bunu zaten çok iyi kullanıyor, Emenike’nin o para sayma görüntüleri bile hala ortaya çıkmadı ve öyle bir şey oluşturdular ki, FETÖ olaylarıyla birlikte yaşananları mahkemelerin yerine gazete ve televizyonlara devrettiler. Kendi elemanlarıyla kontrol altına aldıkları merkez medyada, örneğin x şahsını bir gün içerisinde yargılayıp, kendi gazetelerinde resimlerini basıyorlardı ve televizyon kanalları gün içerisinde yargılamaya başlıyordu. Mahkemeler daha devreye girmeden, ortada hiçbir somut delil olmadan x şahıs 30 yıl hapis cezasına çarptırılıyordu ve mahkeme bir günde bitiyordu. Sonuç olarak bunları yaşadık ama bütün bunları geride bıraktık demek için erken. Hala Türkiye’de betonu delmek fikrinden hiç vazgeçmeyen ve yabancı basının da çok net bir şekilde desteklediği bir güruhla Türkiye’nin karşı karşıya olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “Şu televizyon verdi, biz de girelim yanlışı”

    Terör faaliyetlerinin medyada yer alması konusunu ’’terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürmek’’ olarak değerlendiren Yaşar, “Özellikle Trump’ın da son dönemde ilan ettiği, bizim de dilimizden düşmeyen CNN, BBC ve birçok basın kuruluşlarının Türkiye’ye yönelik yaptıkları haberlerin altını çizmek gerekiyor. Bunlar aslında haber değil bir algı operasyonu, geriye doğru giderseniz neyin ne olduğunu çok net bir şekilde görürsünüz. Bir taraftan da terör örgütünün faaliyetleri, canlı bomba gibi durumlar yaşandığında ‘şu televizyon verdi, bizde girelim’ gibi mutfakta işlerin bu şekilde yürüdüğünü de bilmelisiniz. İstanbul’da HSBC Genel Müdürlük binası bombalanmıştı, Londra’da ise çift katlı bir otobüs bombalanmıştı. Bizdeki görüntü nasıldı, Londra’daki görüntü nasıldı? Otobüsün bombayla hiç etkileşmemiş tarafı görüntülenirken, bizde bombalanmış binanın tamamı kullanıldı. Her olaydan sonra RTÜK Başkanının bizleri aramasına gerek yoktu. Patlama anında yanan görüntüleri, ölen polislerin görüntülerini yayınladık arkadaşlar. İşte terör örgütlerinin istedikleri şey tam da buydu. Bizler de onların ekmeğine yağ sürmeye devam ettik. Ben özellikle terör ve terör saldırıları konusunda Türk medyasının çok fazla ilerleme kaydedemediğini söylemek istiyorum” diye konuştu.

  • İHA ve TGRT Haber’e ödül

    Tokat Yayın Grubunun organize ettiği Tokat Kültür Haber Dergisi ve Tokat Gündem Gazetesinin Yaş Günü Etkinlikleri ve Tokat Enler Ödül Töreninin 16’ncısı gerçekleşti. Törende İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber ödüle layık görüldü.

    16 yıldır aralıksız düzenlenen etkinlikte ’Tokat Enleri Ödülleri’ sahiplerini buldu. Tokat Enleri Ödül Töreninde spor, sanat, bireysel, iş dünyası dalında, Tokat’a yatırım yapan, istihdam sağlayan veya tanıtan isimlere ödül verildi. Her yıl ocak ayında düzenlenen organizasyon Tokat’ın üst düzey siyasetçi, bürokrat, akademisyen, iş dünyası, sanatçı, sporcu ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti.

    Törende İhlas Haber Ajansı (İHA) ve TGRT Haber de ödüle layık görüldü. Tokat Enleri Ödülünü TGRT Haber TV adına Genel Yayın Yönetmeni Yücel Koç, İHA adına Finans Müdürü Bilal Koç’a aldı.

    “Çanakkale’den 15 Temmuz’a Tokat’lı Şehitler”

    Organizasyonda Tokat Yayın Grubu’nun “Çanakkale’den 15 Temmuz’a Tokat’lı Şehitlerimiz” adlı belgeseli de yayınlandı. Kısa filmde 15 Temmuz adi kalkışma hareketinin Muğla ayağındaki krizi yöneten Vali Amir Çiçek, başarılı yönetiminden dolayı şehitler anısına yapılan kısa film belgeselinin konusu oldu. Tokat’ın 15 Temmuz’da Gazi Osman Paşa ruhunun ortaya koyduğunun vurgusu yapılan kısa film izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

    “Tokat’a yapılan hizmetleri ödüllendiriyoruz”

    Törende açılış konuşması yapan İmtiyaz sahibi Bayram Güvercin “Yeryüzünde iyilik ve kötülüğün her zaman bir mücadele içinde olduğunu görüyoruz. Ülkemiz için bu günlerde birlik beraberliğe daha fazla ihtiyacımız var. Vatan uğruna canını feda eden, Şehitlerimizi Rahmet ve Minnetle anıyoruz. Tokat Yayın Grubu olarak, aldığımız kararla bu yılki etkinliğimizi Şehitler Yılı, gelecek yılı da, Plevne Kahramanı Gaziosmanpaşa yılı olarak anacağımızı bildirmek isterim. Terör olaylarına rağmen, etkinliklerimize devam ederek bu hainlere en güzel cevap olacağına ve normal yaşantımızı devam ettirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Tokat Enleri Ödül Töreninde spor, sanat, bireysel, iş dünyası dalında, Tokat’a yatırım yapan, istihdam sağlayan veya tanıtan isimlerin motivasyonunu üst düzeyde tutup memleketimize yapılan her türlü yatırımların karşılıksız kalmadığını göstermek amacındayız. Organizasyonumuza ev sahipliği yapan Küçükçekmece Belediyesine ve değerli Başkanı Temel Karadeniz beye, komisyon üyelerimize, sponsorlarımıza ve siz değerli konuklarımıza verdiğiniz desteklerden ve katılımınızdan dolayı yayın kurulumuz adına teşekkür eder saygılar sunarım” dedi.

    “Toplumsal faydayı çalışmalarımızın merkezine koyduk”

    Ödül Töreninde konuşan Grubunun Genel Yayın Yönetmeni Zekeriya Yılmaz “Yaptığımız bu çalışmalar hissettiğimiz sosyal sorumluluktur. İlişkilerimizi ikili menfaatlerden çok Toplumsal faydayı çalışmalarımızın merkezine koyduk” ifadelerini kaydetti. Ödül kriterlerinin profesyonel araştırmalar sonucu komisyon tarafından belirlendiğine dikkat çeken Yılmaz, araştırmalarda bölgede ilk sırada çıkan sorunlara da değindi. Çalışmalarının aralıksız devam edeceğini, günümüzde yerel yayıncılığın öneminin arttığı tespitini yineleyen Yılmaz, yerel idarelerin ve merkezi hükümetin yeterince yerel basını kullanamadığına da vurgu yaptı.

    “Vatana hizmet aşkıyla heyecanımızı birleştirdik. Devletimiz ve hükümetimizin yanında bizi ayakta ve dik tutan ana karakter budur”

    Törende konuşma yapan Muğla Valisi Amir Çiçek ise, “Kırk yıllık devlet görevimde ilk günkü gibi hizmet etmeye devam ediyorum. Siz Tokat’lı hemşehrilerinin içinden çıkan bir isim olarak devlet kanadında sizlerin temsilcisiyim. Özellikle idaremiz altında bulunan Muğla ilimiz ülke ve milletine bağlı insanların oluşturduğu cennet vatanımızın en güzide yerlerindendir. Hain kalkışmada ülkemizi kana bulamak isteyen hainlere bütün Muğla ile beraber anında refleks göstererek kolay sandıkları lokmayı hainlerin boğazına tıkadık. İçinizden bir kardeşiniz olarak sizlerin vatanına ve milletine sadık insanlar olduğunuzdan endişem yoktur. Bundan sonrada daha dikkatli ve uyanık olmaya mecburuz” dedi.

    “İş dünyasında önemli isimler ön plana çıktı”

    Sektöründe Dünya sıralamasında ilk 8, Avrupa’da ilk 5’inci sırayı alan Özdilek Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, Dimes Yönetim Kurulundan Orhan Ziya Diren, Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, temsilci gönderdiği törende, Sofra London sahibi İngiltere’den Hüseyin Özer, Doğan Group Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Doğan, Acar Group Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Doğan, Acar Group Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Acar, Bereket Döner Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Taşkıran iş dünyasında ödül alan kurumlar arasında yer aldı.

    Tokat ve ilçelerinde yapılan araştırmalarda belediye başkanlarından ön plana çıkan isim Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler oldu. Bekler, göreve geldiğinden bu yana Turhal ilçesine yaptığı altyapı ve sosyal çalışmalarla gündeme geldi.

    Özel jüri ödülleri özel insanlara verildi.

    Tokat Yayın Grubu, organizasyonda Özel Jüri Ödülünü iki özel isme verdi. 15 Temmuz kahramanları Muğla Valisi Amir Çiçek ve Şişli Emniyet Müdürü Gazi Melih Ekici Özel Jüri Ödülününe layık görüldü.

    Bu yıl Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yanı sıra spor adamı Ertuğrul Sağlam, Magazin Programı Güldür Güldür Show, %100 futbol programı Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay’a Özel Jüri Ödülleri verildi.

    Ceyhun Yılmaz sundu, Songül Karlı söyledi

    Tokat Enler Ödül Töreni etkinliklerinde gecenin sunumunu Ceyhun Yılmaz yaptı. 16’ncı yıl etkinliklerinin sanatçı konuğu olan Songül Karlı da katılımcılara konser verdi. Tokatlı sanatçıların da yer aldığı organizasyonda davetlilere yöresel lezzetlerden keşkek, yaprak sarması, katmer ve ayran ikram edildi.

  • ’Marka Şehirler’ programı TGRT Haber’de başlıyor

    81 il ve markalaşmış ilçelerin konu alınacağı ’Marka Şehirler’ programı, her cumartesi TGRT Haber ekranlarında yer alacak.

    Doğası ve kültürü çok zengin olan ülkemizin marka şehirleri ve ilçeleri ekranlarınıza geliyor. Daha önce hiç yapılmayan ’Marka Şehirler’ programı 81 il ve markalaşmış ilçeleri konu alacak. Markalaşmada etkin rol oynayan ve ülkemizi en iyi temsil eden şehir ve ilçeler tek tek gezilecek. Bu süreçte yaşanılan olumsuzlukların nasıl aşıldığı ve burada etkin rol oynayan insanların nasıl yol izlediği anlatılacak. Şehirlerin ya da ilçelerin markalaşma adına göstermiş oldukları etkinlikler ön plana çıkartılıp incelenilecek. Şehir ve ilçelerin kültürü, sanatı, turizmi, sağlık turizm, kış turizmi, doğa turizmi ve bunlara bağlı olarak ekonomisi masaya yatırılacak. Yine markalaşmada etkin rol oynayan insanlar; belediye başkanları, valilikler, kurum temsilcileri ve özel kişiler programa konuk olacak. Hepsinin ayrı hikayesi olan şehir ve ilçelerimizin güzelliklerini bu programda bulabileceksiniz. Edirne’den Kars’a kadar tüm Anadolu karış karış gezilip ekranlarınıza taşınacak.

    ’Marka Şehirler’ programı Serpin Alparslan’ın sunumuyla her cumartesi saat 14.00’te canlı yayınla TGRT Haber ekranlarında yer alacak.