Etiket: Teşviki

  • MASKİ’ye 727 bin TL’lik enerji teşviki

    MASKİ Genel Müdürlüğü, 2017 yılı kapsamında işlettiği 11 atıksu arıtma tesisinden 727 bin TL‘lik enerji teşvikinden yararlandı. Başarılı bir şekilde işletilen tesisler sayesinde kazanan yine Manisa ve Manisalılar oldu.

    Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, atıksu arıtma tesislerinin işletmesini başarıyla sürdürüyor. İlçe belediyelerinden devraldığı tesisleri tam kapasite işleten MASKİ, 2010 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmelik kapsamında, çevre iznine sahip ve yıl içinde çevre cezası almamış atık su arıtma tesislerine verilen enerji teşvikinden bir kez daha faydalandı. Faaliyete aldığı tesislerin işletilmesiyle vatandaşa daha iyi ve kaliteli hizmet sunan MASKİ, söz konusu mevzuatta istenilen niteliklere uygun olması dolayısıyla Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Salihli Durasıllı, Gölmarmara, Kırkağaç Karakurt, Şehzadeler Karaoğlanlı, Kırkağaç, Kula, Salihli ve Saruhanlı Atıksu Arıtma Tesisleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan enerji teşviki aldı.

    “Hem günümüz hem de geleceğimiz için çalışıyoruz”

    MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Şehnaz Başaran, Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün 17 ilçeye dev hizmetler götürdüğünü belirterek, “Evsel nitelikli atıksuların en iyi şekilde dönüşüm sağladığı tesislerimiz Avrupa Standartlarında işletiliyor. Yönetmelikteki hükümleri yerine getirmemiz dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın atıksu arıtma tesisleri için bizlere sunmuş olduğu enerji teşvikinden faydalanmaya devam ediyoruz. Hem günümüz hem de geleceğimiz için çevreyi korumaya devam edecek olan tesislerimiz, gelen enerji teşviki sayesinde Manisamıza yeni yatırımlar yapabilmemize ve tasarrufta bulunmamıza imkan sağlıyor. Manisamıza böyle faydalı yatırımlar yapabiliyor olmak bizim en büyük mutluluğumuzdur. Düzenli olarak enerji teşvikinden faydalanabilmemiz bizler için başarıdır. İşletim ve Avrupa standartlarındaki arıtma kalitesiyle daha randımanlı hale getirdiğimiz tesislerimiz, idaremiz ve Manisamız için bir gurur kaynağıdır.’’ dedi.

  • ’Küçük İşletmelerde Kayıtlı İstihdam Teşviki Çalıştayı’

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Mehmet Selim Bağlı, erkek ve kadınlarda kayıt dışılık oranının farklılık gösterdiğini belirterek, kadınlarda genel kayıt dışılık oranının yüzde 45.8 olduğunu, Türkiye geneli küçük işletmelere bakıldığında bu oranın 72.8’e çıktığını söyledi.

    SGK tarafından ’Küçük İşletmelerde Kayıtlı İstihdam Teşviki Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen programda konuşan SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı, küçük boyutlu işletmelerin en önemli sorunlarından birinin kayıt dışı istihdam olduğuna vurgu yaparak, “Bununla mücadele için neler yapılması gerekiyor. Neredeyiz? Ne durumdayız? Bu hususları tartışacağız” ifadelerini kullandı. Bağlı, 27 milyon 500 bin kayıtlı istihdam olduğunu belirterek, bu rakamın 15 milyon 300 binin ise 10 ve daha az kişi çalıştıran iş yerleri olduğunu kaydetti.

    “Küçük iş yerlerinde kadın istihdamındaki kayıt dışılık çok daha yüksek”

    Erkek ve kadınlarda bakıldığında kayıt dışılık oranının farklılık gösterdiğine dikkat çeken Bağlı, “Kadınlarda genel kayıt dışılık oranı yüzde 45.8, Türkiye geneli küçük işletmelere baktığımızda bu oran 72.8’e çıkıyor. O zaman ikili bir problemle karşı karşıyayız. Bir; küçük iş yerlerinde kayıt dışılık yüksek iki; kadın istihdamında özellikle küçük iş yerlerinde kadın istihdamındaki kayıt dışılık çok daha yüksek. Kadın istihdamındaki kayıt dışılığı kontrol altına almak hem de genel kayıt dışılığı kontrol altına almak için KOBİ’lere yoğunlaşmamız gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    “Denetimde teftişlerde önceliğimiz rehberlik yapmak, danışmanlık yapmak”

    Bağlı, SGK’ya kayıt dışılıkla mücadele için büyük görev düştüğüne vurgu yaparak, “Önümüzdeki hedef, rehberliğe dayalı danışmanlık eksenli, cezalandırma değil daha çok eğitim amaçlı bir denetim mekanizmasını ortaya koymak. Gördüğümüz, denetlediğimiz her yerde bir açığını bulalım, cezayı yazalım, teşvikten yararlanmasın mantığıyla belki kısa vadede kayıt altına alınabilir ama uzun vadede ekonomiye zarar verebiliriz. Onun için denetimde, teftişlerde önceliğimiz rehberlik yapmak, danışmanlık yapmak” diye konuştu.

    “Bu tip uygulamalar, yasa ile yapacağımız uygulamalar”

    “Hedef olarak baktığımızda önümüze 10 ve daha az işçi çalıştıran işçi yerlerine yoğunlaşmamız gerektiğini görüyoruz” diyen Bağlı, şunları kaydetti:

    “Eğer burada ciddi bir mesafe kaydedebilirsek, karşılıklı olarak yapıcı öneriler getirilirse KOBİ’ler alanında ilerleme kaydedersek bizim hedeflerimizi gerçekleştirmemiz mümkün olacak. 2009 yılında getirilen 10 veya daha fazla çalıştıran iş yerlerinde ücretlerin banka aracılığı ile ödenmesi 5 işçiye kadar indirildi. Bu düzenleme 5 veya daha fazla çalışanı olan tüm iş yerleri için 1 Haziran 2016’da yürürlüğe girdi. Bu tip uygulamalar, yasa ile yapacağımız uygulamalar.”

    “Kayıt dışılığa sıfır tolerans”

    Bağlı, kayıt dışılığa ilişkin çalışmalarla ilgili ise, “Tüm bunları yaparken kayıt dışılığa sıfır tolerans, kayıt dışılıkla mutlak mücadele ama bunu yaparken tabi ekonominin dinamiklerini dikkate almak, piyasanın dinamiklerini dikkate almak aynı zamanda sektörleri çökertmemek aynı zamanda ekonominin büyümesini sağlamak. Hem kayıt dışılıkla mücadele edeceğizi, hem ekonomimizi büyüteceğiz, hem istihdamı arttıracağız. Bunlar birbiriyle çelişen değil, birbiriyle uyuşan birbirini teşvik eden süreçler olarak tasarlanmalı” değerlendirmesinde bulundu.

    (BEN-MK-Y)

  • Palandöken “Kamyon ve otobüs gibi ÖTV oranı düşük araçların değişmesinde hurda teşviki belirleyici olacak”

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, kamyon ve otobüs gibi ÖTV oranı düşük araçların değişmesinde hurda teşvikinin belirleyici olacağını söyledi.

    Ticari araçların ÖTV’siz değişiminde en büyük avantajın binek otomobillerde olduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Kamyon ve otobüs gibi ÖTV oranı düşük araçların değişmesinde hurda teşviki belirleyici olacak. Hurda teşviki ile hem esnaf hem de devlet kazançlı çıkarken, bu değişimin ekonomiye, temiz havaya ve çevreye çok büyük katkısı olacak” dedi.

    “Nakliye gideri teşvike dahil olmalı”

    Daha önce yapılan hurda teşvikinden en büyük sorunun yürür durumda olmayan araçların nakliyesinde yaşandığını dile getiren Palandöken, “Yeni bir hurda teşviki gelmesi halinde her bölgede teslim noktaları belirlenmeli ve nakliye giderleri teşvike dahil edilmeli. Sanayicimiz Çin’den hurda ithal ediyor. Yurt içinde aynı bölgedeki hurda araçların nakliyesi çok daha ucuza gelecektir” diye konuştu.

    “20 yaşı geçen otomatik hurdaya ayrılmalı”

    Hurda teşvikinde belirleyici kriterin araçların yaşı olduğunu ifade eden Palandöken, “Hurdaya ayrılabilir araçlar için süre sınırı olmamalı. 20 yaşını dolduran araçlar otomatik olarak hurdaya ayrılabilmeli. Böylelikle sanayinin hurda ihtiyacına da düzenli bir katkı sağlanmış olur” şeklinde konuştu.

    “500 bin kamyon hurda teşviki bekliyor”

    20 yaş ve altında olan 500 bine yakın kamyonun hurdaya ayrılabilir durumda olduğunu belirten Palandöken, “Asgari 15 milyar liralık hurda stokuna sahibiz. Bu tutar, yıllık hurda ithalatımızın 4’te 3’üne denk geliyor. Hurda için belirlenen teşvik tutarı hem ithalatı azaltacak hem de esnafı rahatlatacak miktarda olmalı. Böylelikle esnaf ÖTV’siz olarak aracını değiştirirken, sanayici de hurda ihtiyacını karşılamış olacak” ifadelerini kullandı.

  • Okullarda devlet teşviki fırsatı

    Özel İzmir Anadolu Sağlık Meslek Lisesi yetkilileri, orta öğretimde 4 bin, temel lisede ise 3 bin 440 TL olan devlet teşviki için son başvuru tarihin 2 Eylül olduğunu açıkladı. Yetkililer, teşvik başvuru sonuçlarının ise 5 Eylül’de ilan edileceğini söyledi.

    Maliye Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü, 11 Ağustos tarihinde Eğitim ve Öğretim Desteği Başvuru ve Yerleştirme Kılavuzu konulu bir genelge yayınladı. Genelgede kurumlara verilecek destek tutarları ve destek verilecek öğrenci sayıları açıklandı. Bornova’daki Özel İzmir Anadolu Sağlık Meslek Lisesi (İzmir Sağlık Koleji) yetkilileri, buna göre okul öncesine 2 bin 860, ilkokula 3 bin 440, ortaokula 4 bin, orta öğretime 4 bin, temel liseye ise 3 bin 440 TL destek verileceğini belirtti. Okul yetkilileri, devlet teşviki başvuruları için son tarihin 2 Eylül olduğunu belirtirken, başvuru sonuçlarının 5 Eylül tarihinde açıklanacağını bildirdi.

    Öğrencilerin başarısını olumlu etkiliyor

    Okul yetkilileri, teşvikle ilgili her türlü soruya yanıt vermeye hazır olduklarını belirterek, “Teşvik alan öğrencilerimiz sınıfta kalmaması şartıyla 4 yıllık lise eğitimleri boyunca devletten teşvik alabilirler. Bu durum öğrencinin başarısını da olumlu yönde etkiliyor. Öğrenci ödüllendirildiğini hissediyor ve daha başarılı oluyor. Bu konuda yapılan çalışmayı çok anlamlı buluyoruz” dedi.

  • AR-GE’ye Vergi Teşviki

    Devlet Gelir Uzmanı Cem Aslan, ULUTEK’teki firmalara verdiği eğitimde, Ar-Ge ve teknokentler konusunda verilen teşviklere dikkat çekti.

    Uludağ Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (ULUTEK), Devlet Gelir Uzmanı Cem Aslan tarafından gerçekleştirilen ’Ar-Ge Teşvikleri ile Teknokentlerde Vergi ve Muhasebe Uygulamaları’ konulu eğitime ev sahipliği yaptı. Konferans Salonu’nda verilen eğitime ULUTEK bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge firmalarının temsilcileri katıldı. Katılanlara 5146 sayılı Ar-Ge Kanunu ile 4691 sayılı Teknokentler Kanunu’nun vergi ve muhasebe uygulamaları konusunda bilgiler veren Devlet Gelir Uzmanı Cem Aslan, Teknokentlerde faaliyet gösteren firmaların vergi ve muhasebe uygulamaları noktasında birden fazla eksiklikleri olduğunu kaydederek, “Tam anlamı ile bu uygulamaların bilindiğini ve uygulandığını söylemek doğru değil. Aslında bu konuda çok geniş bir skala oluşturulabilir. Bu konuda çalışmalar ve analizler de yapılabilir. Her bir Teknokent itibariyle de bu bilinmezlikler değişebiliyor. Mesela bazı teknokentler amortisman konusunda çok geride kalmış. Bazıları seri üretim noktasında kendini geliştirememiş. Bazılarının da geniş çaplı bilgi sahibi olmadıklarını görüyoruz” diye konuştu.

    Teknokentlerde çalışmalarını yürüten firmalarının vergi anlamında çok büyük avantajlara sahip olduğunun altını çizen Aslan, bunlar içinde en önemlisinin kurumlar vergisi avantajı olduğunu vurguladı. Aslan, “100 TL kazanç elde ettiğiniz zaman normalde 20 TL kurumlar vergisi ödemeniz lazım. Ancak bunu Teknokent firmaları ödemiyor. Ancak bunun da çeşitli detayları var. Bunun dışında yazılımlarda katma değer vergisi istisnası var. Çalışanların ücret gelirleriyle ilişkili gelir vergisi istisnası var ve SGK prim teşviki var. en temel avantajlar bu 4 başlık olarak göze çarpıyor. Ayrıca bordrolar üzerinden de istisnaya tabi olan tutar üzerinden damga vergisi alınmıyor. O çerçevede teknokentlerde bir firmanın faaliyette bulunması hem kümelenme açısından hem de bu vergisel teşvikler açısından büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.

    Teknokent firmalarının vergi muafiyeti ve muhasebe uygulamaları konusunda bilgi sahibi olmadığını aktaran Uzman Cem Aslan, bu konularla alakalı kanun ve ikincil mevzuatta da eksikliklerin olduğunu söyledi. Mevzuatların daha açıklayıcı olması gerektiğine işaret eden Aslan şöyle konuştu:

    “Bazı özel hususlar konusunda çok açıklayıcı ikincil bir mevzuat olmadığı için mükellefler teknokentlerdeki firmalarında tereddütler yaşayabiliyor. Teknokentlerde faaliyet gösteren firmalar için çok önemli vergi teşvikleri var. Bu teşvikler de her geçen gün artıyor. Yeni bir kanun tasarısı çalışması yapılıyor. Bu kanun tasarısı kabul edildiğinde yeni teşviklerin de geleceğini biliyoruz. Türkiye’nin artık göz bebeği şuanda Ar-Ge ve teknokentler. O çerçevede burada faaliyetlerde bulunmak çok önemli. Ancak vergi ve muhasebe konularında doğru uygulamalara çok dikkat etmek gerekiyor. Eğer dikkat edilmezse firmalar ciddi vergi cezaları ile karşı karşıya kalabilirler.”