Etiket: Teşkil

  • İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson: “Kosova diğer ülkeler için güçlü bir örnek teşkil edebilir”

    İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, “Günümüze kadar aldığı mesafeler bakımından Kosova diğer ülkeler için güçlü bir örnek teşkil edebilir” dedi.

    Günübirlik ziyaret için Kosova’ya gelen İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Priştine Uluslararası Havalimanı’nda Kosova Dışişleri Bakanı Enver Hoxhaj tarafından karşılandı. İki bakan, havalimanının VIP salonunda bir araya geldi. Kosova ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin ileriye taşınması, işbirliğinin derinleşmesi, Kosova’ya vize muafiyeti verilmesi, yolsuzlukla mücadele, görüşmenin ana gündem maddelerini teşkil etti. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler mükemmel olarak değerlendirildi. Kosova’ya gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaretinde Bakan Johnson, ülkesinin Kosova’yı her alanda desteklemeyi sürdüreceğini vurguladı. Kosova Dışişleri Bakanı Enver Hoxhaj da Birleşik Krallığın Kosova’ya sürekli olarak verdiği desteklerinden dolayı teşekkürlerini ifade etti.

    Daha sonra Kosova Meclisini ziyaret eden Bakan Johnson, Meclis Başkanı Kadri Veseli tarafından karşılandı. Kosova Meclisi Genel Kurulunda milletvekillerine hitap eden Bakan Johnson, devletin ve demokrasinin tesis edilmesi açısından Kosova’nın örnek teşkil edebileceğini belirtti. Johnson, 17 yıl aradan sonra Kosova’ya bağımsız bir devlet, Avrupa’nın en genç demokrasisi olan bir ülkeye tekrar ayak basmanın verdiği mutluluğu dile getirdi. “Günümüze kadar aldığı mesafeler bakımından Kosova diğer ülkeler için güçlü bir örnek teşkil edebilir” diyen Johnson, küresel tehditlere değinerek, teröre karşı ortak mücadele verilmesi gerektiğini vurguladı. Johnson, bu konuda da Birleşik Krallığın Kosova’ya yardımcı olacağını söyledi. İngiliz Bakan Boris Johson, Priştine’de “Siyasi Partilerin Gelişmesine Destek” adlı projenin tanıtımını da yaptı.

  • Prof. Dr. Akgün: İngiltere’deki Referandum Bütün Dünya İçin Emsal Teşkil Edecek

    Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mensur Akgün, İngiltere’nin Avrupa’yı küçültürken kendisinin de küçülme sürecinin içerisine gireceğini belirterek, “İngiltere’nin ayrılması birliğinin parçalanması aslında bütün dünya için emsal temsil edecektir” dedi.

    Birleşik Krallıkta milyonlarca seçmen, ülkenin Avrupa Birliği’nden (AB) çıkıp çıkmamasını oylamak için dün sandık başına gitti. Referandum sonucunda, Birleşik Krallık’ın AB’den çıkmasını isteyen seçmenlerin oranı yüzde 51.9 olurken, AB yanlıları ise yüzde 48.1’de kaldı.

    “SİYASİ ANLAMDA DERİN SORUNLAR ORTAYA ÇIKACAK”

    “Her şeyden önce bu karardan dolayı hem İngiltere, hem Avrupa hem de Türkiye için maalesef demek gerekiyor” diyen Prof. Dr. Akgün, “Biz İngiltere diyoruz ama aslında Birleşik Krallık, bu birliğin bozulması söz konusu önce İskoçya yakın bir zamanda referanduma gitmişti. Bu referandumun tekrarlanabilir, Birlikten çıkma iradesini gösterebilir. Kuzey İrlanda oldum olası problemli oradaki problemlerin azma olasılığı oldukça güçlü. Tüm bunlar ortaya çıkacak olursa Galerin’de birlik içerisinde kalmasını beklemek çok gerçekçi olmayacak. Avrupa açısından zor bir dönem bekliyor hepimizi bu sadece borsaların dalgalanması doların düşmesi euronun değer kazanması meselesi değil. Siyasi anlamda çok derin sorunlar ortaya çıkacak” diye konuştu.

    Bu sorunlarla baş etmenin tabii ki imkânları var fakat Avrupa’nın bunlarla baş etme iradesi var mı yok mu bu konuda çok emin olmadığını ifade eden Akgün, “Çünkü siyasetçiler kaçınılmaz olarak popülist oluyorlar. Tıpkı Cameron’nun yaptığı gibi bir başka parti yükselişe geçtiği diye, kendi partisinin içerisinde kıpırdanmalar var diye böyle bir referandum sözü vermiş olması 2015 seçimlerinde şimdi de bunu yerine getirmiş olması demokratik açıdan baktığımızda tabii ki doğru bir karar. Ama maalesef sonuçları açısından düşündüğümüzde herkes gibi Cameron açısından da ciddi sonuçlar doğuran bir karar” dedi.

    “EKONOMİK ANLAMDA BÜYÜK SIKINTI YAŞANACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”

    “Karardan İngiltere’de Avrupa birliği de zarar edecek” diyen Akgün, “Türkiye’de bu çalkalanmalardan olumsuz etkilenecektir. Tek olumlu sonucu iki yıl içerisinde bir geçiş dönemi olacak bu geçiş döneminin sonucunda yaratılacak olan modelden Türkiye’de yararlanabilir. Belki yani şuanda beğenmediğimiz imtiyazlı ortaklık fikri eğer İngiltere tarafından ve belki bu süreç içerisinde Avrupa birliğinden kopmak isteyebilecek diğer ülkeler tarafından da benimsenecek olursa Türkiye’de bu yeni gelişmeden yararlanıp Avrupa birliğinde kendisine farklı olsa bir yer bulabilir” açıklamalarında bulundu.

    Ekonomik açıdan çok ciddi bir şekilde etkileneceğini zannetmediğini söyleyen Akgün, ekonomik sıkıntının ancak dolaşım özgürlüğüne getirilecek olan kısıtlamaların neticesinde Brüksel’de farklı bir takım tedbirler almaya başlayacak olursa o zaman olabileceğini belirtti.

    “REFERANDUM TÜRKİYE’DE OLSA HALK HAYIR DİYECEKTİR”

    Ama bir geçiş süreci olacağını ve bu süreçte ekonomik zararın en azda gerçekleşmesi için her iki tarafta elinden gelen tüm çabayı harcayacağını vurgulayan Akgün, sözlerine şöyle devam etti;

    “Sanıyorum bu tartışmalar bundan sonra sadece İngiltere içerisinde değil Avrupa Birliğinin farklı ülkeleri içerisinde de devam edecek. Bu tür birliktelikler devletlerin askeri, ekonomik güçleriyle orantılı bir şekilde değil de iradeleriyle orantılı bir şekilde güçlü oluyorlar. Eğer birleşme iradesi varsa ve o birliği bir arada tutma iradesi varsa güçlü oluyor. Eğer siyasi olarak tercihler kırılırsa, bir yere bir problem çıkarsa mülteci meselesinde olduğu gibi veya birtakım popülist politikacıların bazı şeylerin daha iyi olacağını söylemesiyle bütün dengeler değişirse o birlikteliği bir arada tutmak maalesef mümkün olmuyor. Bu hem İngiltere için hem de başka ülke ve bölgeler içinde geçerli. Kıbrıs sorunu gündeme girdiğinden beri özellikle Rum kesiminin üyeliğinden bu yana ciddi bir şekilde Türkiye ilgisini kaybetmeye başladı. Eleştiriler ve bizim kendi içimizde çözemediğimiz problemlerin Avrupa Birliğine karşı daha bir reaksiyonel olduk. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teklif ettiği referandum bugün Türkiye’de yapılsa eminim halkın büyük çoğunluğu hayır diyecektir. Ama oylanacak bir şey yok, ne diyecek Türkiye müzakere sürecini kessin mi kesmesin mi o zaten hükümetin elinde olan bir şey kesmek istiyorsa hükümet kesecektir. Bunun tabi ilerde siyasi bedelini ödemeye hazırsa yapacaktır. Hukuki bir anlam ifade edecek bir referandum değil bu olsa olsa halk oylaması olabilir”.

  • Alima Yeni Malatyaspor Borçsuz Yapısıyla Örnek Teşkil Ediyor

    PTT 1. Lig takımlarından Alima Yeni Malatyaspor, birçok kulübün borç batağında yüzdüğü bir dönemde ekonomik yapısıyla örnek bir kulüp yapısı teşkil ediyor.

    Liglerde devre arası kamp ve transfer çalışmaları sürerken, kulüpler ekonomik sorunlardan dolayı kadrolarını muhafaza etmekte büyük zorluklar yaşıyor. Türkiye liglerinde borçsuz takım sayısı neredeyse yok denecek kadar azken, Yeni Malatyaspor’un sıfır borçla temiz bir ekonomik yapısının bulunması ise örneğine az rastlanır bir durum. Sarı-kırmızılı kulüp, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ‘borcunuz bulunmamaktadır’ yazısını basınla paylaşarak, mevcut tablonun diğer kulüplere örnek olması çağrısında bulundu.

    KARACA: “NE KADAR GURUR DUYSAK AZDIR”

    Alima Yeni Malatyaspor Kulübü Mali İşler Sorumlusu İlyas Karaca, ekonomik durumlarının diğer kulüplere örnek olması gerektiğini vurgulayarak, “Malatyalılar kulüpleriyle gurur duyabilir. Zira sıfır borçla temiz bir kulübe sahipler” dedi.

    SGK’dan aldıkları ‘borcu yoktur’ yazısının kulübün gurur vesikası olduğunu belirten Karaca, “Türk futbolunun bu zor döneminde, futbol kulüplerinin borç batağında yüzdüğü bir süreçte Yeni Malatyaspor’un borçsuz bir kulüp olması, gerçekten övünülecek bir durum. Ben başta büyükşehir belediye başkanımız Sayın Ahmet Çakır olmak üzere, kulüp başkanımız Adil Gevrek ve yönetimimize teşekkür ediyorum. Böyle ekonomik yapısı temiz bir kulübümüz olduğu için ne kadar gurur duysak azdır” dedi.