Etiket: teşhis

  • Kazazedenin Kırık Bacağının Fotoğraf Üzerinden Teşhis İddiası

    Antalya’da trafik kazasında yaralanan şahıs, kaldırıldığı özel hastanede doktorun maçta olduğu gerekçesiyle acil servis doktorunun kırık bacağının fotoğrafını maçtaki doktora gönderdiğini öne sürdü.

    Edinilen bilgiye göre kaza, önceki gün saat 20.00’de Meydan Kavşağı’nda meydana geldi. Trafik kazasında yaralanan Ömer Doğmuş (23), olay yerine gelen 112 ambulansı ile özel bir hastaneye kaldırıldı. Ömer Doğmuş’un ağabeyi Mazhar Doğmuş’un iddiasına göre özel hastanedeki uzman doktor maçta olduğundan yaralının bacağının fotoğrafı çekilerek, maçtaki uzman doktora gönderildi ancak cevap gelmedi. Hastanedeki acil doktorlar ise uzman doktordan cevap gelmediği için yaralıya müdahale etmek istemediklerini söyledi. İddiaya göre başka bir hastaneye sevk yapılmasını isteyen ailenin isteği kabul edilmezken, devreye emniyet güçleri girdi. Özel hastaneye giriş kaydı yapılmadığı da iddia edilen Ömer Doğmuş, sedye ile polis aracına bindirilerek AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Özel hastane sedyenin çalındığı gerekçesiyle şikayetçi olurken, aile de özel hastaneyi önce Sağlık Bakanlığı’na şikayet etti, ardından savcılığa suç duyurusunda bulundu.

    Hastane tarafından konuyla ilgili bir açıklama yapılmazken, olayın derinlemesine araştırıldığı kaydedildi.

  • Kadınlar Meme Kanserini Kendileri Teşhis Edecek

    Nilüfer Belediyesi, meme kanseri konusunda önemli bir projeyi hayata geçirdi. Bir ilk olan “kendi kendine meme muayene modeli” kadınlara tanıtıldı.

    Nilüfer Belediyesi, Dünya Kanser Gününde önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdi. Uludağ Rotary Kulübü iş birliğiyle, Genel Cerrahi ve Kanser Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Erol Aksaz’ın yaptığı “kendi kendine meme muayene modeli” Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile eşi ve Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Seden Bozbey’in katıldığı toplantıda kamuoyuna tanıtıldı. “Bir kez dokun” sloganıyla hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısında konuşan Bozbey, “kendi kendine meme muayene modeli”nin hem halkın bilinçlenmesi, hem de erken teşhis açısından önemli olduğunu vurguladı. Nilüfer Belediyesi’nin koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik çalışmalarda Türkiye’de her zaman örnek olduğunu kaydeden Başkan Bozbey, “Her yıl milyonlarca ölüme sebep olan ve pek çoğu önlenebilir olan bir hastalığa karşı toplumu bilgilendirmek yöneticilerin sorumluluğu. Biz de dünyada ve ülkemizde görülen en önemli sağlık sorunlarından biri olan meme kanseri konusunda halkımızı bilinçlendirmek, erken teşhis edilmesini sağlamak için böyle bir projede yer aldık” dedi.

    Bozbey, “Kendi kendine meme muayenesi 20 yaşından sonra her kadına her ay tavsiye ediliyor. Biz de projemizin adını “bir kez dokun’’ olarak belirledik. Arzumuz hiç olmazsa kadınlara bir kez bile olsa muayeneyi yaptırmak. Günümüzde meme kanserini hekimler değil kadınlar yenecektir. Destek olun, farkında olun, bir kez dokunun diyoruz” diye konuştu.

    Genel Cerrahi ve Kanser Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Erol Aksaz, “Ülkemizde meme kanseri sıklığında son 20 yıl içinde yaklaşık iki buçuk kat artış söz konusu. Hastalığı tamamen engellemek mümkün değil ama erken teşhis konulan vakalarda çok güzel başarılı sonuçlar almak söz konusu. Erken teşhis hayat kurtarır” dedi.

    2440 Bölge Rotary Federasyonu Başkanı Reha Akın da dünyada ilk kez Nilüfer’de hayata geçirilen projeyi tüm Türkiye’de hatta dünyada yaygınlaştırmak istediklerini, bunun için uluslararası Rotaryler ile işbirliği içinde olacaklarını belirtti. Akın, Nilüfer Belediyesi’ne desteklerinden dolayı teşekkür etti.

  • Meme Kanserinde Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

    Özel Dünyam Hastanesi Mesul Müdürü Prof. Dr. Yusuf Öztürk, Büyükkışla Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği kadın üyelerine ’Meme kanseri ve kendi kendine muayenesi’ konulu seminer verdi.

    Derneğin kadın kolları üyelerinin yoğun katılım gösterdiği seminerde konuşan Öztürk, ’meme kanseri’ hakkında bilgiler verdi. Meme kanserinin erken teşhis edildiğinde tedavisinin kolaylaştığını kaydeden Öztürk, meme kanserinden şüphe duyan kadınların belirli aralıklar ile sağlık taramasından geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Meme kanserine erken teşhis koyulup, tedaviye başlanmadığı zaman kanserin vücutta ki diğer organlara da sıçrayabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Yusuf Öztürk, memede ortaya çıkan kanser hücrelerinin kana karışarak beyne ve omurga kemiklerine ulaşabileceğini kaydetti.

    Öztürk, seminerin sonunda dernek üyelerinin sorularını da yanıtladı.

  • Baş Boyun Kanserlerinde Erken Teşhis İyileşme Oranını Yüzde 80’e Çıkarıyor

    Pek çok kanser türünde olduğu gibi en önemli sebebi yoğun sigara ve alkol tüketimi olan baş boyun kanserleri hakkında bilgi veren Medical Park Bahçelievler Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Berrin Pehlivan, baş boyun kanserlerinin erken teşhis edilmesi halinde, yüzde 80-90 oranında iyileşme sağlanabileceğine dikkat çekti.

    Baş boyun kanserlerinin, baş boyun derisinden tükürük bezlerine, kulak kepçesine kadar pek çok noktaya yerleşebildiğini belirten Medical Park Bahçelievler Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı ve İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berrin Pehlivan, bu kanserlerin, ağız içi, geniz, ses telleri, yutak ve burun arkasındaki sinüs denilen boşluklarda meydana gelen kanser türlerini içerdiğini söyledi. Baş boyun kanserlerinin hangi türleri kapsadığını da dile getiren Doç. Dr. Pehlivan, “En sık görülen baş boyun kanseri gırtlak kanseridir. Nazofarenks kanserleri de Türkiye ve Asya’da sıklıkla görülüyor. Sigara ve alkol kullanımının yoğun olduğu kişilerde ortaya çıkan ağız içi kanserleri ve yutak kanserleri ile sinüs kanserleri de baş boyun kanserleri arasında sayılabilir” dedi.

    “ERKEN FARK EDİLME OLASILIĞI YÜKSEK”

    Baş boyun kanserlerinin akciğer, meme veya prostat kanserleri kadar sık görülmediğini ifade eden Doç. Dr. Pehlivan, “Ancak bu kanser türünün belirtilerinin diğerlerine oranla fark edilme olasılığı daha fazla. Çünkü bu kanser türleri yutma, solunum gibi çok önemli fonksiyonların olduğu bölgelere yerleşiyor. Bu sayede de bulguların erkenden fark edilmesi mümkün” diye konuştu.

    “ERKEN TANIDA İYİLEŞME ORANI ÇOK YÜKSEK”

    Baş boyun kanserlerinin erken dönemde fark edilmesi halinde radyoterapi veya cerrahi yollarla tedavi edilebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Berrin Pehlivan, “Böylece hastanın iyileşme oranı yüzde 80-90 gibi oldukça yüksek oranlara çıkabiliyor. Erken evrede yakalanırsa tedavi çok kolaydır ve bu hastalıktan kurtulma şansına sahip olur hasta, ancak ileri evrelerde durum zorlaşmaktadır. Baş boyun kanserleri, çok hassas yapıların olduğu yeme, içme, duyma ve konuşma fonksiyonlarının olduğu bir bölge olduğu için hastalığın kendisi kadar uygulanacak tedaviler de bu bölgenin fonksiyonlarının zarar görmesine sebep olabilir ve hastanın tedavi süreci sonrasındaki hayat kalitesi etkilenebilir” ifadelerini kaydetti.

    FARKINDALIK OLUŞTURMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

    Baş boyun kanserleri hakkında farkındalık oluşturulması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Pehlivan, “Bu konunun medyada daha fazla yer alması gerekiyor. Bunun dışında kişiler, hastalık hakkında daha fazla bilinçlendirilmeli. Alkol ve sigara kullanımının kanserin en önemli nedenlerinden olduğu düşünülürse bu alışkanlıkları bırakmaya yönelik çabaların da arttırılması, ağız içi hijyeninin öneminin daha fazla vurgulanması gerekiyor” diyerek sözlerini sürdürdü.

    FARKINDALIĞI ARTTIRMAK İÇİN İKBU’DAN BAŞ BOYUN KANSERLERİ SEMPOZYUMU

    Baş boyun kanserleri hakkında farkındalık oluşturmak ve güncel tedavi yöntemlerini masaya yatırmak adına ’Baş Boyun Kanserlerindeki Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu’ gerçekleştirileceğinden de söz eden Doç. Dr. Berrin Pehlivan, etkinlik hakkında bilgiler verdi.

    Baş boyun kanserleri konusunda hem uluslararası hem de ulusal alanda uzman birçok cerrahın, tıbbi onkoloğun, radyasyon onkoloğunun, radyoloğun ve genetikçinin etkinliğe katılacağını ifade eden Doç .Dr. Pehlivan, “Oldukça geniş kapsamlı bir organizasyon olacak. Hem hastalığa genetik yaklaşım ve sebepleri hakkında bilgi vereceğiz hem de yeni tedavi yaklaşımlarını anlatacağız. Çünkü bu konuda hem radyoterapi hem cerrahi çok şanslı. Teknolojik gelişmelere paralel olarak çok ciddi yol alındı” dedi.

    Sempozyumun amacını ’farkındalık oluşturmak’ şeklinde özetleyen Pehlivan, “Çünkü bu hastalığa yakalanan hastalarımızı erken evrede fark ederek tedavi etmek istiyoruz. Bu kanser türleri çok özenli tedaviler gerektirdiği için de hastaların tecrübesi olan özelleşmiş merkezlerde tedavi olması gerekiyor” diyerek konuşmasını noktaladı.

    Baş Boyun Kanserleri Derneği tarafından organize edilen ve Medical Park Bahçelievler Radyoloji Onkolojisi Bölümü ile İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi (İKBU) Tıp Fakültesi’nin katkılarıyla düzenlenecek sempozyum, 6 Şubat Cumartesi günü İKBU Mahmutbey Yerleşkesi’nde gerçekleşecek.

  • Kanserde Erken Teşhis Önemli

    Denizli Devlet Hastanesi Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Halil Sağınç, kanserde erken tanının önemli olduğunu belirterek özellikle meme, rahim ağzı ve bağırsak kanserinin erken tanısı konusunda ulusal tarama programlarının Türkiye’de uygulandığını söyledi.

    Denizli Devlet Hastanesi Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Halil Sağınç, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Kanser vakaları ve kansere harcanan paraların dünyada ve ülkede her yıl arttığını belirten Uzm. Dr. Halil Sağınç, kanser hakkında toplumda bilinç oluşturmak ve bu hastalıklardan korunmak için 2000 yılından bu yana 4 Şubat’ın ’Dünya Kanser Günü’ olarak kutlandığını söyledi.

    Uzm. Dr. Sağınç, “Kanser, vücuttaki dokulardan birine ait hücrelerin normal özelliklerinin dışında değişim göstererek kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşur, bu çoğalmayla birlikte kanser hücreleri diğer dokulara yayılarak oradaki normal hücrelerin yaşamını bozup bir çeşit istila yapar. Tütün mamüllerini içmek, sağlıksız beslenmek, kilolu olmak, fizik aktivitede azalma, alkol, enfeksiyonlar, kanserlerin büyük çoğunluğundan sorumludur. Radyasyona maruziyet, Pestisitler (böcek ve tarım ilaçları), kimyasallar ve boyalar da kansere yol açmaktadır” dedi.

    ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ

    Kanserin özellikle erken teşhis edildiğinde tedavisinin mümkün olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Halil Sağınç, “Kanserde erken tanı çok önemlidir. Türkiye’de özellikle meme, rahim ağzı ve bağırsak kanserinin erken tanısı konusunda ulusal tarama programları mevcuttur. 30 yaş üzerindeki kadınlarda serviks kanseri hpv smear testiyle, 40 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanseri mamografiyle, kolon ve rektum kanserleri 50 yaş üstünde herkese dışkıda gizli kana bakılarak yılda birkez tarama yapılması gereklidir. Ailede kanser öyküsü varsa tarama genç yaşlarda başlamalıdır. Yaş arttıkça kanser riski artığı için kanser taraması yapılması gereklidir. Kanserin kalıtımsal olduğundan şüphe ediliyorsa genetik tarama testleri yapılmalıdır. Akciğer kanserinin evreleri incelendiğinde yüzde 55’inin uzak metastaz yaptığı görülmektedir. Akciğer kanserinin tanısı genellikle geç olmaktadır. Sigara içmemek veya bırakmak akciğer kanserine yakalanmayı önemli oranda azaltır. Hava kirliliği ile mücadele de çok önemlidir. Kanserde yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemleri ise cerrahi, radyoterapi ve kemoterapidir. Prostat kanserinde, burun arkası kanserinde, erken evre gırtlak kanserinde radyoterapi tek başına başlıca tedavi yöntemidir” dedi.

    Uzm Dr. Halil Sağınç, kanserin korunulabilir bir hastalık olduğunu ve doğru korunma stratejileri ile kanser vakalarının üçte birinin önlenebildiğini belirterek, “Kanserden korunmada kanser yapıcı çevresel etkenlerden uzak durmak önemlidir. Bunun dışında düzenli spor yapmak, aşırı güneş ışığından sakınmak, özellikle meyve ve sebze ağırlıklı uygun bir diyet uygulamak ve doğal gıdalarla beslenmek kanser sıklığını azaltır. Kanserden korunmak için önerilen beslenme günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze içeren, yağdan düşük, liften zengin diyettir. Kırmızı et haftada birden fazla tüketilmemelidir. Doğal olmayan sebze ve meyvelerden alınmayan vitamin takviyeleri kanserden korumaz” diye konuştu.