Etiket: Teröristlerden

  • Teröristlerden kaçan çocukların Cumhuriyet sevinci

    Suriye ve Irak’ta yaşanan savaş nedeniyle terör örgütlerinden aileleriyle birlikte kaçarak Türkiye’ye gelen çocuklar Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutladı. Savaş mağduru öğrenciler kendi ülkelerinin yıkılmasından duydukları üzüntüyü dile getirerek geleceğin doktor ve mühendisleri olarak ülkelerine hizmet etmek istediklerini söyledi.

    Mardin 21 Kasım Şehir Stadyumu’nda düzenlenen Cumhuriyetin 95. yıldönümü kutlamalarına katılan savaş mağduru öğrenciler, Cumhuriyet Bayramı’ndan duydukları sevinci dile getirerek kendi ülkelerinden terör örgütlerinden kaçarak Türkiye’ye geldiklerini Cumhuriyet Bayramı’nı kutladıkları için de çok mutlu olduklarını ifade etti.

    Irak ve Suriye’deki savaştan kaçarak gelen öğrenciler Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusuna Mardinli öğrenciler ile birlikte yaşadı. Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkede yaşamaktan mutlu olduklarını ifade eden ve Irak’ta DEAŞ’ten ailesi ile birlikte kaçarak Türkiye’ye gelen El Mumin Hüseyin İbrahim, “5. sınıfa giderken Irak’ta DEAŞ vardı ve Türkiye’ye geldik. Burada arkadaşlarımla oynuyorum eğlene biliyorum dışarı çıkabiliyorum. Irak’ta hiç evden çıkamıyordum. Türkiye’de Cumhuriyet bayramını kutlamak çok güzel. Türkiye çok güzel. Babam Irak’a gidelim diyor ben gitmek istemiyorum” dedi.

    “Doktor olmak istiyorum”

    Suriye’den Türkiye’ye gelen Bedrettin Hüseyin, savaştan kaçarak ailesi ile birlikte Türkiye’ye geldiklerini belirterek, “Türkiye çok güzel. Suriye’nin Türkiye gibi olmasını isterdim. Birleşse çok güzel olurdu. Türkiye’de doktor olup Suriye’de doktorluk yapmak istiyorum” diye konuştu.

    Suriye’den Türkiye’ye gelen bir başka öğrenci olan Nuri Hadi Ağrı, Türkiye’de olmaktan ve Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamaktan çok mutlu olduklarını ifade ederek, “Türkiye’de Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak çok güzel. Suriye’de savaş olmasa daha iyi bir yönetim olsa çok güzel olurdu. Bir ülkenin bağımsız olması çok güzel. Ben ilerde mühendis olmak istiyorum” şeklinde konuştu.

    Öğrenciler savaşa karşı olduklarını ve Cumhuriyetle yönetilmek istediklerini dile getirerek törende askeri birliklerin geçişleri sırasında coşkuyla alkışladı.

  • Teröristlerden kurtarılan Japon gazeteciden Bakan Varank’a teşekkür

    Suriye’de teröristlerin elinden kurtarılan Japon Gazeteci Jumpei Yasuda’da ülkesine dönmek için havaalanında bulunduğu sırada karşılaştığı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a teşekkür etti.

    Suriye’de 3 yıldır rehin tutulduktan sonra Türkiye’nin girişimleri sonucu kurtarılan Japon gazeteci Jumpei Yasuda, İstanbul’dan uçakla Japonya’ya hareket eti. Japon gazeteci, ülkesine dönmeden önce havalimanında karşılaştığı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a Türk halkına teşekkür ettiğini söyledi.

    Yasuda, 2015 yılı haziran ayında ülkedeki gelişmeleri takip etmek için kaçak yollarla girdiği Suriye’de teröristler tarafından rehin alınmıştı. Türkiye’nin girişimleri sonucu Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) başarılı bir operasyonuyla kurtarılan Yasuda, Hatay’daki İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezindeki işlemleri tamamlanmasının ardından uçakla 21.20’de İstanbul Atatürk Havalimanı’na geldi.

    Japonya Büyükelçiliği görevlileri ile Atatürk Havalimanı VİP Salonu’nda uçuş saatini bekleyen Yasuda, İstanbul’daki programlarını tamamlayarak Ankara’ya dönmek üzere olan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile karşılaştı. Yasuda, Varank’a kurtarılmasından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk halkına şükranlarını iletti.

    Varank, görüşmeye ilişkin fotoğraflarını sosyal medya hesabından şu ifadelerle paylaştı;

    “Suriye’de rehin tutulan Japon Gazeteci Yasuda ile ülkesine dönmeden önce havalimanında karşılaştık. Cumhurbaşkanımız ve Türk halkına şükranlarını iletti. Başbakan Abe’nin Cumhurbaşkanımızı arayıp teşekkür ettiği, hepimizi gururlandıran başarılı operasyonu için MİT’i kutluyorum.”

    Yasuda, işlemlerin ardından Türk Hava Yolları’nın (THY) Tokyo seferiyle ülkesine hareket etti.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hedefimiz Suriye topraklarının tamamını teröristlerden temizlemek”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmasında, “Hedefimiz Suriye topraklarının tamamını teröristlerden temizlemek” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’na hitap etti. Erdoğan, “BM 73 yıllık geçmişinde küçümsenemeyecek çalışmalar yürütmüş, başarılar elde etmiştir. Ancak zaman içinde BM’nin insanlığın barış ve refah beklentilerini karşılamaktan uzaklaştığı gerçektir” dedi.

    “Güvenlik Konseyi sadece veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hitap eden dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan zulme seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür” diyen Erdoğan, “Filistinlilere uygulayan zulme ses çıkarmayanların, onlara yapılan yardımları kısma konusundaki gayretleri zalimlerin cesaretini arttırmaktadır” şeklinde konuştu.

    “Kıblemiz Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsüne sahip çıkmaya devam edeceğiz”

    Filistin konusuna değinen Erdoğan, “Tüm dünya arkasını dönse bile Türkiye olarak biz mazlum Filistinlilerin yanında yer alamaya ilk kıblemiz Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsüne sahip çıkmaya devam edeceğiz. Dünyanın pek çok yerinde etnik temizlikten toplu katliamlara kadar hiçbirimizin görmek istemediği sahneler her gün yeniden karşımıza çıkıyor. Güvenlik Konseyi başta olmak üzere BM’nin yapısında ve işleyişinde kapsamlı bir reforma gidilmesi gerektiğini söylüyoruz. Dünya 5’ten büyüktür derken insanlığın vicdanının ortak sesi olduğumuza inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Erdoğan, “Dünya İkinci Dünya Savaşı sonrasının şartlarında değiliz. Burada 194 ülkeden temsilciler var. Niçin 194 ülkenin tamamı BM’nin Güvenlik Konseyi’nde temsil eden durumuna gelmesin? Niçin hepsi daimi üye dönerli olarak konumuna gelmesin sadece 5 üye diğerleri maalesef geçici, onların da orada hiçbir inisiyatifi yok. BM reformunun sadece bütçe ile sınırlı tutulması gerçek sorunların çözümüne katkı sağlamayacağı gibi mutlu etmeyecektir. Bizim anlayışımıza göre dünyanın düzenini kurtuluşunu, mutluluğunu sağlayacak olan adalettir” ifadelerini kullandı.

    “Dünyanın en zengin 62 kişisinin mal varlığı toplam nüfusunun yaklaşık yarısına denk ise sorun var demektir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

    “Dünyanın en zengin 62 kişisinin mal varlığı toplam nüfusunun yaklaşık yarısına yani 3.6 milyar insana denk ise burada sorun var demektir. Dünyada 821 milyon insan çoğu gece aç bir şekilde uykuya dalarken 672 milyon kişiye obezlik teşhisi konuyorsa burada bir sorun var demektir. Farklı coğrafyalarda 258 milyon kişi daha insani şartlarda yaşamak için yollara düşüyorsa 68 milyon kişi zorla yerlerinden ediliyorsa burada bir sorun var demektir. Afrika’da doğan bir çocuğun ömrünün ilk aylarında ölme ihtimali bu şehirde doğan bir çocuğa göre 9 kat daha fazlaysa burada bir sorun var demektir.”

    “Anadolu’nun Konya’dan yaktığı ışıkla dünyada gönülleri aydınlatan Mevlana ‘Adaleti bir şeyi yerli yerine koymak’ yani hakkı sahibine vermek olarak tanımlıyor” diyen Erdoğan, “Gelin bu dünyada her şeyi yerli yerine konulmasını sağlamak için olarak BM’yi insanlığın adalet beklentisinin sözcüsü ve uygulayıcı haline getirelim. Aç ve açıkta kalana el uzatacak, gelecek nesillere umut aşılayacak bir küresel yönetim sistemi kuralım. Bu kürsüde söylenen sözler, yapılan tespitler ancak böyle bir anlam ifade edecektir. Yine Hazreti Mevlana’ya göre, zalim üzerine düşen görevleri yerine getirmeyen kişilerdir” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemizde okula giden Suriyeli öğrenci sayısı 600 binin üzerindedir”

    Erdoğan açıklamasını sürdürdü: “Türkiye, halen uyguladığı küresel ,insani diplomasi ile daha adil bir dünya için elinden gelen çabayı gösteriyor. Sınırlarımız içinde 3.5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyondan fazla sığınmacıyı dünyada başka örneği olmayan hizmetler sunarak misafir ediyoruz. Sadece Suriyeli sığınmacılar için bugüne kadar harcadığımız tutar 32 milyar doları bulmuştur. Suriye daha önce emniyet altına aldığımız Cerablus, Rai, El Bab, Afrin bölgeleriyle İdlib çatışmasızlık bölgesindeki milyonlarca kişiye de her türlü insani yardımı yapıyoruz. Ülkemizde okula giden Suriyeli öğrenci sayısı 600 binin üzerindedir.”

    “Türkiye’ye daha fazla ve esnek şartlarda destek verilmesini bekliyoruz”

    Sığınmacılar konusuna değinen Erdoğan, “Kamplarda kalan sığınmacıların ise ihtiyacın tamamını karşılıyoruz. Buna karşılık dışarıdan aldığımız destek, uluslararası kuruluşlardan 600 milyon dolar. AB’den şu ana kadar fiilen verilen tutar itibariyle, bu bizim milli bütçemize girmiyor. O da 1.7 milyar Euro düzeyindedir. AB’nin, 3 milyar Euro+ 3 milyar Euro tutarındaki destek vaadi proje şartına bağlandığı için yeteri kadar etkin şekilde kullanılmamaktadır. Halbuki biz sığınmacılara verdiğimiz hizmetleri herhangi bir projeye bağlı olmaksızın kesintisiz olarak devam ettiriyoruz. Sığınmacılara sağladığı imkanlarla Avrupa başta olmak üzere dünyanın mülteci akınına önüne geçen Türkiye’ye daha fazla ve esnek şartlarda destek verilmesini bekliyoruz. Bu yıl itibariyle Türkiye insani yardımlarda ilk sırada yer almaktadır. Ekonomik büyüklük olarak dünyada 17’inci sırada yer alıyor olmamıza rağmen, kalkınma ve insani yardımlarda ilk sıralarda bulunmamız bu konuya verdiğimiz önemin ifadesidir” dedi.

    “4 bin kilometrekarelik bir alanı milyonlarca Suriyeli için güvenli ve huzurlu bir yer haline getirdik”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki ülkelerin pek çoğunun bünyesindeki radikal grupları ihraç ettikleri yer haline dönüşen Suriye konusunda aktif bir tutum içindeyiz. Gerek Cenevre ve Astana süreçlerine verdiğimiz destekle gerekse sahada oluşturmayı sürdürdüğümüz güvenli bölgeler aracılığıyla Suriye’nin yeniden huzurlu bir yer haline gelmesini sağlamaya çalışıyoruz. Cerablus ve Rai bölgelerini DEAŞ’tan, Afrin bölgesini PKK PYD YPG terör örgütünden temizleyerek 4 bin kilometrekarelik bir alanı milyonlarca Suriyeli için güvenli ve huzurlu bir yer haline getirdik” açıklamasını yaptı.

    “Hedefimiz Suriye topraklarının tamamını teröristlerden temizlemek”

    “Rusya ile birlikte imzaladığımız Soçi mutabakatıyla, rejimim 3.5 milyon sivilin yaşadığı İdlib çatışmasızlık bölgesine yönelik kanlı saldırılarının önüne geçtik. Daha önce Halep, Hama, Humus, Dara ve Doğu Guta’da yaşanan katliamların İdlib’te tekrarlanmamasını engelleyerek Suriye’de barışa ve siyasi çözüme giden yolu açık tuttuğumuza inanıyoruz. Hedefimiz Münbiç’ten başlayarak Irak sınırına kadar olan Suriye topraklarının tamamını teröristlerden temizlemek. Buradan tüm tarafları, Suriye’de adil ve sürdürülebilir çözüm arayışlarına yapıcı bir anlayışla destek olmaya davet ediyorum”

    Erdoğan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

    “Terör örgütlerine karşı ilkeli bir yaklaşım sergilenmesini istiyoruz. Taktik çıkarları uğruna teröristlere on binlerce TIR ve binlerce kargo uçağı silahla donatanlar gelecekte bunun acısını mutlaka çekeceklerdir. Bir yandan terör örgütlerini desteklemek, diğer yandan kapıları mültecilere kapatmak bunun yükünü de Türkiye gibi ülkelere yüklemek kimsenin geleceğini daha güvenli daha müreffeh yapmaz. Tam tersine bu şekilde ötelenen sorunlar bir süre sonra artık mevcut tedbirlerle üstünden gelinemeyecek boyuta ulaşıyor. Onun için gelin Suriye Irak Afganistan Ukrayna, Balkanlar, Kuzey Afrika, Körfez ve Doğu Akdeniz gibi potansiyel sorun alanlarının çözümü için daha samimi gayretler ve yapıcı gayretler ortaya koyalım. Unutmayınız dünyanın herhangi bir yerinde asgari bir huzur oluşturamazsak hiç kimsenin güvenle yaşayamayın sürdüremeyeceğini bilmeliyiz. Terör örgütlerinin hepsi tüm güçlerini silahlı eylemlerinden almıyor. Bazıları daha karmaşık, daha gizli, daha aldatıcı yöntemler kullanıyor” ifadelerini kullandı.

  • AK Parti İlçe Başkanı Aktert’in öldürüldüğü saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden biri teslim oldu

    Diyarbakır’da 2 terörist güvenlik kuvvetlerine teslim oldu. Teslim olan teröristlerden biri 2016 yılında AK Parti Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert’in öldürüldüğü saldırıdaki grup içindeki teröristlerden biri olduğunu itiraf etti.

    Güvenlik güçlerinin kararlı çalışmaları neticesinde PKK terör örgütünden kaçışlar devam ediyor. Diyarbakır’da polis uygulama noktasına gelerek, PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosundan kaçtığını, pişman olduğunu söyleyen ve güvenlik güçlerine teslim olan bir terörist ile yine terör örgütünün dağ kadrosundan kaçarak şehir merkezine geldikten sonra Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yakalanan 2 örgüt mensubu, ifadeleri alındıktan sonra sevk edildikleri adli merciler tarafından tutuklandı.

    “SİHA ve İHA destekli operasyonlar örgütte hızla çözülmelere yol açtı”

    Örgüt mensupları ifadelerinde PKK/KCK terör örgütü yöneticilerinin örgüt mensuplarına baskı yaptığını, örgütten kaçan veya kaçmaya yönelen şahıslara işkence yapıp infaz ettiğini, dağın kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını, arkadaşlarının aç bırakılarak baskı altında tutulduğunu, güvenlik kuvvetlerinin SİHA ve İHA destekli kararlı operasyonlarından dolayı örgütün hızla çözüldüğünü dile getirdi.

    Teröristlerin ifadesi doğrultusunda operasyon yapıldı

    Teslim olan teröristlerin konuşmaları üzerine terör örgütünün kırsal alanda bulunan sığınak ve barınaklarına yönelik düzenlenen operasyonda çok sayıda malzeme ele geçirildi. Operasyonda mühimmat ile birlikte erzak deposu ve örgütsel malzemeler ele geçirildi. Teröristlerin yer göstermesi üzerine 9 ayrı bölgede yapılan aramalarda, 4 adet el bombası, 2 adet Kalaşnikof piyade tüfeği, bu tüfeklere ait çok sayıda dolu vaziyette şarjör, kırsal alanda faaliyet sağlayan teröristler ile Kandil arasında iletişim sağlayan telsiz, EYP yapımında kullanılan çok sayıda tüp, kablo ve pil, çok sayıda örgütsel doküman ve fotoğraf, yüklü miktarda yaşam malzemesi ele geçirildi.

    Teslim olan teröristlerden biri AK Parti ilçe başkanı saldırısındaki teröristlerden

    Güvenlik kuvvetlerine teslim olan teröristlerden biri 10 Ekim 2016 tarihinde AK Parti Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert’in uğradığı silahlı saldırı sonucunda öldürülme olayını gerçekleştiren grubun içerisinde yer aldığını itiraf etti.

    Her iki terörist alınan ifadelerinin ardından sevk edildikleri adli makamlar tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • O teröristlerden 2’si daha gri listede çıktı

    Tunceli’de terör örgütü PKK’ya yönelik düzenlenen operasyonda öldürülen 7 teröristten 2’sinin daha 300 bin TL ödüllü gri listede yer aldığı öğrenildi.

    2 Haziran’da Tunceli’nin merkez kırsalında, İnsansız Hava araçlarının tespit ettiği 7 kişilik terörist gruba yönelik, İl Jandarma Komutanlığı ile Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından operasyon başlatılmış 2 F16’nın desteği ile hepsi ölü olarak ele geçirilmişti. Operasyon sonrası etkisiz hale getirilen teröristlerden 1 adet Kanas keskin nişancı tüfeği, 2 adet Kaleşnikof piyade tüfeği, 1 adet M-16 piyade tüfeği, 1 adet tabanca, 2 adet el telsizi, 1 adet şemsiye, 203 adet Kaleşnikof mühimmatı, 11 adet Bixi mühimmatı, 197 adet 5.56 mühimmat, 5 adet el bombası, 14 adet şarjör, 2 adet el dürbünü ve yola döşenmiş 200 kilogram EYP ele geçirilerek imha edildi.

    Gri listede çıkan terörist sayısı 3 oldu

    Ölü olarak ele geçirilen teröristlerden terör arananlar listesinde yer alan örgütün sözde Doğu Merkez Gücü Sorumlusu Kurtay Rojava kod adlı Kaniar Müslim isimli terörist olduğu belirlenmişti. Operasyon kapsamında yeni bir gelişme daha yaşandı. Yapılan incelemede teröristlerden 2’sinin daha gri listede olduğu tespit edildi. O teröristlerin birinin “Taylan” kod adlı Erkan Ordu diğerinin ise Ramazan Yosugey olduğu belirlendi. 3’ü 300 bin TL ödüllü gri listede çıkan terörist grubun, 21 Nisan’da Pülümür yolunda dozer operatörü Mehmet Özdemir’i şehit ettiği de ortaya çıkmıştı.