Etiket: terör

  • Sağlık Çalışanları Ve Kuruluşlarına Yönelik Terör Saldırılarına Tepki

    Eskişehir Devlet Hastanesi Yöneticisi Op. Dr. Murat Çilekar, Hakkari’nin Şemdilli ilçesinde hastaneye yapılan saldırıyı kınayarak, “En büyük zararı Şemdinli’de bizlerden sağlık hizmet bekleyen halkımız gördü” dedi.

    Sağlık çalışanlarına yönelik terör örgütü tarafından yapılan saldırıları kınamak amacıyla bir basın açıklaması yapan Murat Çilekar, saldırılar sonucunda 3 sağlık çalışanın şehit olduklarını hatırlattı. Haziran ayından bu yana terör örgütünün sağlık çalışanlarına, ambulanslara ve hastanelere yönelik saldırına devam ettiğini hatırlatan Çilekar, “3 sağlık çalışanımız terör örgütünün gerçekleştirdiği alçakça saldırılarda hayatını kaybetti. Aile Hekimimiz Dr. Abdullah Biroğul memleketi Diyarbakır’da, Sağlık Memurumuz Eyüp Ergen ve Ambulans Şoförü Şeyhmus Dursun memleketleri Şırnak’ta uğradıkları silahlı saldırı sonucu şehit edildiler. Onlarca çalışanımız alıkonuldu, ambulanslarımıza, hastanelerimize ateş edildi, sağlık hizmetleri aksatılmaya çalışıldı” diye belirtti.

    “EN BÜYÜK ZARARI ŞEMDİNLİ’DEKİ HALKIMIZ GÖRDÜ”

    Hakkari Şemdinli’deki Devlet Hastanesine bombalı saldırı sonucunda kullanılamaz hale geldiğini hatırlatan Op. Dr. Çilekar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “En büyük zararı Şemdinli’de bizlerden sağlık hizmet bekleyen halkımız gördü. Vatandaşımızın en temel haklarından olan sağlık hakkının engellemesine yönelik bu çirkin saldırıları planlayanları ve gerçekleştirenleri şiddetle lanetliyoruz. Tek amaçları hayat kurtarmak, insanımızın sağlığına hizmet etmek olan çalışanlarımızın bu tür saldırılara maruz kalması asla kabuledilemez. Sağlık hizmetlerini engelleyerek devlet kurumlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan bu saldırılar en çok da bölge insanımıza zarar vermekte, onların en temel ve en doğal insani hakkı olan sağlık hizmetlerine ulaşımını güçleştirmektedir. Çalışanlarımızın ve masum insanların hayatlarına kastedilerek gerçekleştirilen bu eylemler, terör örgütünün insani değerlerden ne kadar uzaklaştığının da kanıtı niteliğindedir. Hiçbir dinde, hiçbir kültürde yeri olmayan acizlik göstergesi bu saldırılar ve bu çağdışı anlayış, dünya medeniyetine önderlik etmiş bu topraklarda kendine yer edinemeyecektir. Çalışanlarımızın güvenliği için gereken tedbirler alınıyor. Güvenlik güçlerimiz terör örgütüne yönelik operasyonlarına aralıksız devam ediyor. Ancak unutmayalım ki teröre karşı en büyük cevap, en büyük mücadeleyi birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, birbirimize sımsıkı kenetlenerek verebiliriz. Bu topraklarda binlerce yıldır kardeşçe yaşayan insanımızın sağlığını daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız.”

  • Karabü’te Sağlık Çalışanlarına Yönelik Terör Olayları Protesto Edildi

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde Devlet Hastanesine terör örgütü PKK tarafından yapılan saldırı Karabük’te sağlık çalışanları tarafından protesto edildi.

    Karabük KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde bulunan Devlet Hastanesine PKK tarafından yapılan saldırı protesto edildi.

    Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan protestoya, Karabük Sağlık İl Müdürü Ahmet Sarı ve Hastane Başhekimi Doç. Dr. Aladdin Polat ile çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.

    Karabük Sağlık İl Müdürü Dr. Ahmet Sarı, burada yaptığı konuşmada, “Haziran ayından bu yana tırmanışa geçen saldırılarıyla, genç, yaşlı, çocuk, bebek demeden tüm halkımızı hedef alan eli kanlı terör örgütü, sağlık çalışanlarımıza, ambulanslarımıza ve hastanelerimize yönelik alçakça saldırına devam ediyor. 3 sağlık çalışanımız terör örgütünün gerçekleştirdiği alçakça saldırılarda hayatını kaybetti. Aile Hekimimiz Dr. Abdullah Biroğul memleketi Diyarbakır’da, Sağlık Memurumuz Eyüp Ergen ve Ambulans Şoförü Şeyhmus Dursun memleketleri Şırnak’ta uğradıkları silahlı saldırı sonucu şehit edildiler. Onlarca çalışanımız alıkonuldu, ambulanslarımıza, hastanelerimize ateş edildi. Sağlık hizmetleri aksatılmaya çalışıldı. Son olarak Hakkari Şemdinli’deki Devlet Hastanemiz bombalı saldırı sonucunda neredeyse kullanılamaz hale getirildi. En büyük zararı Şemdinli’de bizlerden sağlık hizmet bekleyen halkımız gördü” dedi.

    “TERÖR DEĞİL; KARDEŞLİK DİYEN GÖNÜLLER, ŞİFA VEREN ELLER KAZANACAK”

    Sarı, vatandaşın en temel haklarından olan sağlık hakkının engellemesine yönelik bu çirkin saldırıları planlayanları ve gerçekleştirenleri şiddetle lanetlediklerini de belirterek, “ Tek amaçları hayat kurtarmak, insanımızın sağlığına hizmet etmek olan çalışanlarımızın bu tür saldırılara maruz kalması asla kabul edilemez. Sağlık hizmetlerini engelleyerek devlet kurumlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan bu saldırılar en çok da bölge insanımıza zarar vermekte, onların en temel ve en doğal insani hakkı olan sağlık hizmetlerine ulaşımını güçleştirmektedir. Çalışanlarımızın ve masum insanların hayatlarına kastedilerek gerçekleştirilen bu eylemler, terör örgütünün insani değerlerden ne kadar uzaklaştığının da kanıtı niteliğindedir. Hiçbir dinde, hiçbir kültürde yeri olmayan acizlik göstergesi bu saldırılar ve bu çağdışı anlayış, dünya medeniyetine önderlik etmiş bu topraklarda kendine yer edinemeyecektir. Hastanelerimizde çalışanlarımızın güvenliği için gereken tedbirler alınıyor, güvenlik güçlerimiz terör örgütüne yönelik operasyonlarına aralıksız devam ediyor. Ancak unutmayalım ki teröre karşı en büyük cevap, en büyük mücadeleyi birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, birbirimize sımsıkı kenetlenerek verebiliriz. Bizler tüm engellemelere rağmen; din, dil, ırk ayrımı gözetmeden insanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu topraklarda binlerce yıldır kardeşçe yaşayan insanımızın sağlığını daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız. Terör bizi asla yıldırmayacak ve asla amacına ulaşamayacaktır. Terör değil; kardeşlik diyen gönüller, şifa veren eller kazanacak” ifadelerini kullandı.

  • Çakır: “Terör Kokteyli İle Karşı Karşıyayız”

    AK Parti Tokat Milletvekili Coşkun Çakır, Türkiye’nin bir ‘terör kokteyli’ ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

    Tokat Cumhuriyet Meydanı’nda AK Parti İl Başkanlığı tarafından kurulan AK Cafe’de milletvekilleri vatandaşlarla bir araya geliyor. Milletvekilleri ile vatandaşlar birlikte çay içerek gündemi değerlendiriyor. Vatandaşlarla bir araya gelerek üye kaydı yapan AK Partili Çakır, basın mensuplarına seçim çalışmalarını değerlendirdi. Çakır, “Bu seçimlerde istikrarlı bir toplumda yaşayacak mıyız yaşamayacak mıyız? Bunu oylayacağız. Biz bu seçimlerde koalisyonlarla mı yönetileceğiz yoksa güçlü tek parti iktidarı ile mi yönetileceğiz bunu oylayacağız. Biz bu seçimlerde ekonomik istikrarın olduğu ve büyümenin sürdüğü bir tabloyu mu oylayacağız, yoksa istikrarsızlığın hakim olduğu ve arkasından onun güvensizliği ortaya çıkaracağı bir sonuç olarak istikrarsızlığın güvensizliğin olduğu bir toplum mu olacak? Bunu oylayacağız. Ben toplumumuzun aziz milletimizin basiretine ferasetine çok güvendiğim için onlar en doğru tercihi yapacaklar. 1 Kasım’da en doğru, en sağlıklı anketi zerre miktarı sapmayacak olan anketi gerçekleştirecekler. Bu anket bizi inşallah tek başına iktidara getirecek. İki hususun o gün gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bunlardan birisi güven. Eğer bir toplumda millette güven yoksa huzur yoksa o toplumda hiçbir şey olamaz. Başımızı yastığa koyup rahat bir uyku çekemeyiz. Huzurumuz kaçar güvenimiz dağılır. Onun için ben bu toplumun en fazla sahip olması gereken şeyin güven olduğunu düşünüyorum. Güven su gibi azizdir ekmek gibi kıymetlidir ve barut kadar değerlidir. İkincisi de istikrar. Bununda iki ayağı var siyasal ve ekonomik istikrar olmak üzere. Eğer siyasal istikrarımız zedelenirse bir siyasal istikrarsızlık ortaya çıkarsa arkasından gelecek olan bir ekonomik krizdir, buhrandır bunalımdır. Allah ülkemizi buhrandan korusun. Bizim ülkemiz artık bir siyasal krizi buhranı kaldıramaz, tepe taklak oluruz. Bizim şuan vaz geçemeyeceğimiz ve mutlaka temin etmek zorunda olduğumuz şey huzur, güven ve siyasal ekonomik istikrardır” dedi.

    “BİR KOLEKTİF BİR KOALİSYON TERÖRDEN SÖZ EDİYORUZ”

    AK Parti’li Çakır, vatandaşın kendilerinden taleplerinde terör ve ekonomi konusunun ön plana çıktığını ifade ederek, “Vatandaşlarla konuştuğumuzda iki şeyi öne çıkarıyorlar. Birincisi güven ve huzur yani terörün sonlandırılması. Ülkemizde bir terör belası var. Bu terör belası sonlanmadan ülkemizde huzur ve güven olmayacak. Terör tek başına sadece PKK’dan ibaret değil içinde DEAŞ, DHKP-C, PYD var. Yani artık tabiri caizse terör kombinasyonu ile karşı karşıyayız. Bir kolektif bir koalisyon terörden söz ediyoruz. Bu kavramları da bilerek kullanıyorum. Tabiatı ile bir terör kokteyli ile karşı karşıyayız. Bu bakımdan biz terörün her türlüsüne nereden gelirse gelsin her türlüsüne karşı çıkmak durumundayız. Şu terör daha iyidir bu terör kötüdür diyemeyiz. Terörün her türlüsü kötüdür. O bakımdan da halkımızın istediği birinci öncelik terörün sonlandırılması ve toplumda huzur ve güvenin refahın sağlanması. İkincisi ise ekonomi. Çünkü 4 aylık süreç içerisinde ekonomik olarak insanlar kaygı duymaya başladı. Yani işveren kesimimiz eğer bir şekilde ekonomik istikrar olmazsa yarın sabah işçilerini çıkarmaya başlayacak. Çok sayıda eleman istihdam eden arkadaşlarımla konuştuğumda dedikleri bana şu: ‘Eğer bu şekilde giderse işe başlayacağımız yer elemanları 10’ar 5’er çıkarmak şeklindedir.’ Bunun iktisattaki okuması şudur: Eğer istihdam krizi çıkarsa arkasından psikolojik sosyolojik kriz çıkar. Bunu yönetemeyiz. Bu bakımdan her birimizin ekonominin sağlam olabilmesi ekonomik istikrarın sürebilmesi için tek parti iktidarına güçlü bir siyasete güçlü bir iktidara ihtiyacımız var. Halkımızın bizden beklediği terörün sonlandırılması ve ekonominin iyi olması” diye konuştu.

  • Mhpli Abdurrahman Başkan: “Artık Türkiyede İkinci Aşamaya Terör Faaliyetleri Geçmiştir”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Abdurrahman Başkan, seçim çalışmalarına devam ediyor.

    Tokat’ta seçim çalışmalarına devam eden MHP Tokat Milletvekili Başkan, MHP İl Başkanı Fatih Demirkol ile birlikte Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette açıklamalarda bulunan Başkan, Tokat için TSO’nun çok önemli bu kurum olduğunu bu anlamda TSO ile iletişim içinde olduklarını söyledi.

    “TÜRKİYE’DE İKİNCİ AŞAMAYA TERÖR FAALİYETLERİ GEÇMİŞTİR”

    Diyarbakır’da 2 polisin şehit edilmesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Başkan, “Operasyon sırasında 2 polisimiz şehit oldu, 4’ü yaralandı. Bu saldırının başka bir aşaması artık terör örgütleri normal terör faaliyetlerinin dışında ikinci aşamaya geçmişler. Kaldıkları evlerin etrafını tuzaklamaları sonucu polislerimiz şehit oldu. Bu da demektir ki hükümetin bu terör örgütlerine verdiği imtiyazlar sonucunda onlar o kadar rahatlamışlar ki artık Türkiye’de ikinci aşamaya terör faaliyetleri geçmiştir. Türkiye için çok tehlikelidir. Bu tür olayların olmaması adına neler gerekiyorsa siyasetçi olarak biz elimizden geleni yapacağız. Türkiye yangın yeri. İnşallah 1 Kasım seçimleri ülkenin ufkunu açmaya, yanan yangının söndürülmesine vesile olur” diye konuştu.

    “TOKAT’IMIZIN GELECEĞİNİ MUTLAKA BİR 20 YIL PLANLAMAMIZ LAZIM”

    Tokat OSB’de geçmiş dönemlerde 16 bin toplam çalışandan bugün OSB’de çalışan insan sayısının çok sınırlı düzeye geldiğini ifade eden Başkan, “O yüzden Tokat’ımızın sanayisini nasıl geliştiririz? Tarıma dayalı sanayi ve kültürel turizm burası için çok önemlidir. Bunla birlikte inşallah ticaret odamız, bakanlığımız, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği hep birlikte birleşeceğiz ve Tokat’ımızı mutlaka bu seyahatte önemli bir destinasyon noktası haline getireceğiz. Bunu sürekli başkanımızla görüşüyoruz. Bundan sonra biraz daha ciddi çalışacağız. Yani hep dilek ve temennilerle geçmemesi gerektiğini daha önceki toplantılarda ifade etmiştim. Artık böyle konuşup bitirip dağıldıktan sonra biten toplantılar bundan sonra olmayacak. Tarihleri mutlaka koyacağız hangi aşamada hangisi yapılacak bunu inşallah el birliği ile yapıp Tokat’ımızın geleceğini mutlaka bir 20 yıl planlamamız lazım. 1-2 yılını değil 20 yılını planlarsak o zaman doğru adım atmış sonra da çözüm yoluna ulaşmış oluruz” şeklinde konuştu.

    TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Arat ise siyasi partililerin katılımı ile yapılan toplantıda seçimden sonra hep birlikte Tokat için çalışacakları mesajını verdiklerini hatırlatarak konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Başaran ve büyüyen iller o ilin yerel yönetimleri STK’ları, vekilleriyle Ankara’daki lobisi ile başarmışlar. Bizim de bundan başka çıkar noktamız ve çaremiz yok. Çünkü bu işi biz çok fazla tecrübe edindik. Seçimden sonra oluşacak yeni bir hükumetle beraber eksik ve noksanlarımız belli, vekilimizin de dediği gibi toplantı yaparak dağılmaktan ziyade sonuç odaklı bir süreç içerisine girmekten başka şansımız yok.”

  • Doğu Perinçek: “terör Örgütünün Yeri Meclis Değil, Hapishanelerdir”

    Kocaeli’de parti üyeleri ile buluşan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Terör örgütünün yeri meclis değil, hapishanelerdir” dedi.

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Kocaeli’ye gelerek parti üyeleriyle buluştu. İzmit Halk Eğitim Merkezi Konferans salonunda yapılan toplantıya Genel Başkan Perinçek ile birlikte Vatan Partisi Kocaeli milletvekili adayları ve çok sayıda parti üyesi katıldı. Programda bir konuşma gerçekleştiren Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Türkiye büyük bir kararın eşiğine gelmiştir. Büyük bir karar vereceğiz. O yüzden cumhuriyetten bahsettik. Onun için vatandan söz ettik. Üretimden söz ettik. Büyük bir karar vereceğiz. Bu karar vatan kararı olacak. Cumhuriyet kararı olacak. Üretim kararı olacak. Millet için üreten Türkiye’yi kuracağız. Karar budur. Türkiye’yi bugüne getiren süreci çok güzel özetliyorum. 1980’den bu yana birinci hedef bizim milli bir devletimizin olmamasıdır. Kendi yurdunuz, devletiniz, cumhuriyetiniz olmayacak. Gümrükleriniz, kamu iktisadi teşekkülleriniz olmayacak. Dışarıdan alacaksınız. Üretmeden dışarıdan borçlanarak alacaksınız. Borcu da kanınızla ödeyeceksiniz. Arkadaki programın özeti budur” dedi.

    “MAYINLAR DÖŞENMEYECEK”

    Kararın bahsettiği programı bozguna uğratma kararı olduğunu söyleyen Perinçek, “Türkiye borç batağında çırpınmayacak. Türkiye üretecek. İzmit, Bursa, Kayseri, Denizli, Adana, Kars, Diyarbakır üretecek. Türkiye üretecek. Vatan kararı, cumhuriyet kararı ve üretim kararı. Bu böyle gitmez. O yüzden bu kararı vermek zorundayız. Çünkü bu böyle gitmez. Türkiye borç batağında boğulmayacak. Mayınlar döşenmeyecek. Bölücü terör örgütü haraç toplamayacak. Yol kesemeyecek. Meclisin göbeğine teröristler gelip oturmayacak. Böyle gitmez” şeklinde konuştu.

    Perinçek, “Büyük partiler olarak bilinen 4 parti, 7 Haziran’da bir meclis oluşturdu. O meclis ne yaptı? Bir kanun çıkarttı mı? Bir kanun bile çıkartamadı. Bir karar bile alamadı. Ama maaşları aldı. Karar alamadı bu meclis ama maaşları aldı. AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin oluşturduğu bu meclis, bir karar alamadı, bir kanun yapamadı ama 3 aylık maaşlar peşin olarak cebe indi. En önemlisi de, terör örgütü getirildi ve meclisin ortasına oturtuldu. Atatürk cumhuriyetinde, bağımsız Türkiye’de terör örgütüne özgürlük yok olamaz. Terör örgütüne mayın döşeme özgürlüğü yok. Terör örgütüne meclise girip, meclisin altına dinamit koyma özgürlüğü yok. Terör örgütüne vatanımızın bir bölgesinde yol kesme özgürlüğü yok. Haraç kesme özgürlüğü yok. Terör örgütünün yeri meclis değil, hapishanelerdir” ifadelerini kullandı.

    Perinçek daha sonra İstanbul’da gerçekleştireceği programa katılmak üzere salondan ayrıldı.