Etiket: Tercihleri

  • Meslek ve üniversite tercihleri

    Meslek ve üniversite tercihi için dikkat edilmesi gerekenler hakkında gençlere önerilerde bulunan Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, tercih yaparken gençlerin önce kendilerini tanımaları gerektiğini söyledi.

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, tercih döneminde dikkat edilmesi gerekenler hakkında gençler ve aileleri bilgilendirdi. Zorlu bir maraton döneminin ardından hayata yön veren önemli süreçlerden birinin de meslek tercihleri olduğunu belirten Bekaroğlu, gençlerin üniversite ve meslek tercihi yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiğini sıraladı. Gençlere önerilerde bulunan Bekaroğlu, “Üniversite tercihleri üniversite sınavları puan ve sıralamalarıyla gerçekleştiriliyor olsa da hayatınıza yön verecek bir meslek seçimi yapmakta olduğunuzu unutmayın. Tercihler yapılırken sadece açıkta kalmamak adına yapılan tercihler, daha sonra mutsuzluk oluşturabilir. Kendiniz için doğru kararı vermeye gayret edin. Doğru kararı verebilmek için kendinizi tanıyın, güçlü ve zayıf yanlarınızı, ilgilerinizi ve yeteneklerinizi tanıyın. Bunu yaparken, ailenizden, rehberlik servislerinden destek alın. Meslek tercihlerinde karar verirken mutlaka düşündüğünüz meslek grubundaki kişilerle iletişime geçin. Mümkünse görev yerlerinde ziyaret edin. Somut olarak ne yaptıklarını görün, kişilerin meslekleri hakkındaki görüşlerini alın. Ancak burada hatırlatmalıyım ki her meslek sahibi mesleğini isteyerek seçmemiş olabilir. O yüzden birden fazla kişiden görüş almak daha gerçekçi olacaktır” dedi.

    “Tercihler önemli bir dönüm noktası olsa da geri dönülmez değildir”

    Neye göre meslek seçilmesi gerektiğiyle ilgili açıklama yapan Bekaroğlu, “Meslek tercihinde dikkat edilecek temel şeyler; kişinin ilgi ve yetenekleri, ilgi ve yeteneklerine uygun meslek grubu, yaşadığı veya yaşamak istediği bölgeye göre kişinin ilgilendiği mesleğin durumu olarak kabaca betimleyebiliriz. O yüzden önce kendinizi tanıyın bu konuda uzmanlardan destek alabilirsiniz. Meslekleri ve iş alanlarını tanıyın. Daha sonra bu meslek gruplarında görev yapan kişilerle tanışın görüşlerini alın. Ardından kendinize uygun olacağını düşündüğünüz ve yaşamak istediğiniz hayat için planlayıp kendiniz için en doğru olanı seçmeye gayret edin. Bunu yaparken profesyonellerden, ailenizden destek alın. Unutulmamalıdır ki tercihler hayatımıza verdiğimiz yön açısından önemli bir dönüm noktası olsa da geri dönülmez değildir. Sevdiklerim daha çok istediler, kırılmasınlar veya ilgimi çeken başka ama puanıma göre burayı yazmam daha uygun gibi gerekçelerle istemediğiniz veya ilginizi çekmeyen alanlara yön almak hayatınız boyunca iş yaşamındaki motivasyon, enerji, üretkenlik ve gayret etme gücünüzü etkileyeceğinden, kendiniz için doğru olacak alana öncelik verin. Unutmayın; bu hayatı öncelikle siz yaşayacaksınız” diye konuştu.

    “Önü açık meslek sınıflandırması yapmayın”

    Tercihlerden önce dikkat edilmesi gereken hususlara değinen Bekaroğlu, ” ’Önü açık meslek’ diyerek yönlendirilen meslekler diye bir sınıflamaya göre tercih yapmak uygun değildir. Zira bugün önü açık olan meslek yarın için şartları değişebilir veya sizi mutlu olmayacağınız bir iş yaparak yaşamak durumunda bırakabilir. Bir mesleğin önünün açıklığı ya da kapalılığı size bağlıdır. Önü açık betimiyle tercih edilen bir meslek, ama kişi benimseyemezse ya da mutsuzsa bu iş hayatına da yansıyacaktır. Dolayısıyla bu kişiyi başarısız yapacaktır. Aynı şekilde önü kapalı olarak tasvir edilen bir meslek olabilir, ancak kişinin ilgisine yeteneğine kişiliğine uyumluysa, çalışmak onu yormayacağı veya severek yapacağı için işinde çok iyi başarılar elde edebilir. Bilgi, ilgi, tecrübe ve mesleği özümsemenize bağlı olarak iş ve hayat performansınız şekil alacaktır. Bunun için çabalamanızdır önemli olan, çabaya bağlı performans zaten kendiliğinden gelecektir. Tercih edeceğiniz üniversiteleri mutlaka inceleyin. Hangi ilde ve bölgede bulundukları, eğitim vizyonları vb. özelliklerini tanıyın. Özel ve devlet olarak pek çok üniversite bulunmaktadır. İlgilendiğiniz meslek ile ilgili üniversitelerin bölümlerin eğitimlerinin yeterliliklerini, kapsamını mutlaka araştırın. Bu konuda bilgi almak için ilgili üniversitelerden mezun olmuş kişilerle iletişime geçebilirsiniz, inanıyorum ki üniversite ve meslek edinme yolunda yeni yürüyecek olan siz kardeşlerimize memnuniyetle ve ilgiyle destek olacaklardır. Geleceğimizin mimarları gençlerimiz, sorumluluklarınızın bilincinde, kendini tanıyan, ne istediğini bilen, vicdanını koruyarak, bilgi ile donanıp, daha da ileriye gitme ve götürme gayretinde olacak, kendini gerçekleştiren, özünde mutlu bireyler olmanız gayreti ve temennisiyle, yolunuz açık olsun” şeklinde konuştu.

  • TEOG tercihleri öncesi toplantı

    Kırklareli Milli Eğitim Müdürü Murat Aşım başkanlığında merkez ilçe ortaokul müdürleri ve rehber öğretmenleri ile Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş TEOG) tercihleri konusunda, Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Tercih ve Yerleştirme İşlemleri toplantısı yapıldı.

    İl Milli Eğitim Müdürü Murat Aşım başkanlığında, Şube Müdürü Veysi Bora, Şube Müdürü Harun Güven, Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Hakan Anıl ve merkez ilçe ortaokul müdürleri ve rehber öğretmenlerin katılımıyla Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Tercih ve Yerleştirme işlemleri ile ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğünde toplantı gerçekleşti.

    Toplantıda İl Milli Eğitim Müdürü Aşım, Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş, Tercih ve Yerleştirme İşlemleri konusunda akademik başarıya uygun tercihlerin yapılması, öğrencilerimizin başarı gösterebilecekleri okulları tercih etmeleri, öğrencilerin doğru yönlendirilmesi konusunun önemli olduğunu vurguladı.

    Karşılıklı fikir alışverişinin yapıldığı toplantı dilek temenni ve soru cevap bölümüyle sona erdi.

  • Antalya’da, konut ve ofis tercihleri

    Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği (ANTMÜTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Karataş, Antalya’da konut ve ofis tercihlerinin değiştiğini söyledi.

    ANTMÜTDER Başkanı Deniz Karataş, yeni konut talebi ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla inşaat ve gayrimenkul sektörün büyüyeceğini kaydetti. İnşaat sektörünün büyümesiyle müteahhit sayısının arttığını ifade eden Karataş, “Ekonomide büyük ağırlığa sahip olan inşaat sektörünün bir an önce standardının ortaya konulması gerekiyor. Müteahhitlik tanımının da içinde yer alacağı ‘Müteahhitlik Hizmet Yasası’nın çıkartılması şart. Her kişinin müteahhitlik işini yapamaması lazım” dedi.

    “Antalya’nın çehresi önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte tamamen değişecek”

    Türkiye’de, artan konut ihtiyacına paralel olarak, Antalya’da da yoğun bir yapılaşma süreci yaşandığını belirten Deniz Karataş, “Son yıllarda ‘turizm, ticaret, tarım’ kimliğinden sıyrılıp, sanayi kenti haline gelen Antalya’da, konut ve ofis tercihleri değişti. Özellikle son 20 yıl içerisinde Antalya’nın çehresini değiştirecek büyük çaplı konut ve ofis projeleri hayata geçirildi. Kentin sanayi yatırımlarının da inşaata paralel olarak arttığını, yeni fabrikaların, yeni üretim tesislerinin yapılmakta olduğunu görmekteyiz. Antalya Organize Sanayi Bölgesinin, yeterli alan olmadığı için iş adamı ve sanayicilerin taleplerine cevap verememesi ve yeni bir organize sanayi bölgesinin zorunluluk haline gelmesi sebebiyle, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının Korkuteli bölgesinde kurulması planlanan Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde son aşamaya gelindiğini takip ediyoruz. ‘Hafif sanayi’ diye tabir ettiğimiz, çevreyle dost, kirliliğin mümkün olmadığı bu tesislerde gıda üretimi ve mermer fabrikaları ve gıda fabrikaları yan yana çalışmaktadır. Kentsel dönüşüm ile şehrimiz yenileniyor. Kentsel dönüşümün daha da ivme kazanacağını ve Antalya’nın çehresinin önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte tamamen değişeceğini düşünüyorum. Çünkü lüks konut ve ofis anlamında henüz yolun başındayız” diye konuştu.

    Türkiye ekonomisinin dinamosu olarak inşaat sektörünü gösteren Karataş, “2017 yılında hükümet yavaşlayan ekonomik büyümeyi hızlandırmak için öncelikle kamu yatırım ve inşaat harcamalarında artış hedefledi. Bu sebeple inşaat sektörünü 2017 yılında destekleyecek başta bankaların konut kredisi kampanyaları, konut kredi faiz oranlarının göreceli düşük kalmaya devam etmesi ve konutta KDV indiriminin uzatılması ile ilgili olarak düzenlemeler yapıldı. Sektörde artık belli standartların oluşturulması, markalı konutların artması ve sadece deneyime değil araştırmalara dayanan sağlıklı verilerin üretilmesi gerekiyor. Müteahhitlik sektörünün sağlıklı envanterinin çıkarılabilmesi gerekiyor. Yanlışları olan müteahhitlerin piyasadaki işi bilen ve düzgün iş yapan diğer müteahhitlerden ayrılması gerekiyor. Çevre ve şehircilik Bakanlığının yanı sıra üniversitelere de bu noktada çok iş düşüyor. Başarı buradan geçiyor” dedi.

  • Gümüşhane’de ‘Küresel Güçlerin Yönetim Tercihleri’ konferansı

    Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Mustafa Cüneyt Özşahin, Türkiye’nin coğrafyasında yaşadığı sorunları çözmesi için oyun kurucu olması ve maddi kapasitesini artırması gerektiğini, tüketen ekonomiden üreten ekonomiye geçmesi gerektiğini söyledi.

    Gümüşhane’de Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından ‘Çınaraltı Gençlik Söyleşileri’ kapsamında Yeni Türkiye, Yeni Gelecek ana temalı ‘Küresel Güçlerin Yönetim Tercihleri’ konulu konferans düzenlendi.

    Kredi Yurtlar Kurumu Gümüşhane İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen konferans Gümüşhane Üniversite Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan KYK Gümüşhane İl Müdürü Mücahit Atalay, KYK olarak geleceğe yön verebilecek, sağlıklı düşünen, inançlı, bilinçli nesilleri topluma kazandırmak için birçok faaliyetle gençlere hizmet verdiklerini söyledi.

    Programda daha sonra Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü akademisyeni Yrd. Doç. Dr. Mustafa Cüneyt Özşahin tarafından “Küresel Güçlerin Yönetim Tercihleri” konulu konferans gerçekleştirildi.

    Türkiye’nin uluslararası güç denkleminde nerede oturduğunu, avantajları ve dezavantajlarının ne olduğuna dair analizler gerçekleştiren Özşahin, “1990 sonrasında soğuk savaşın bitimiyle birlikte devletler olarak tek kutuplu dünyada yaşanmaya başlandı. Küresel güçler noktasında da ABD kendi şekillendirdiği dünyada yeni dünya düzeni olarak isimlendirdiği bir yapı kurmaya çalıştı” dedi.

    Günümüzde tek kutupluluk sisteminin çok kutuplu sisteme dönüş yaptığını, 2030 yılında Çin’in gayri safi hasılasının ABD’yi geride bırakacağını, Rusya’nın enerji kartıyla dünyayı tehdit ettiğini, Hindistan’ın teknoloji konusunda çok önemli işler yaptığını kaydeden Özşahin, bu oluşan yeni sistemde Türkiye’nin nerede olduğunu ve nasıl bir pozisyon alacağını anlattı.

    Cumhuriyetle birlikte Türkiye’nin kimliğini şekillendiren iki unsurdan birisinin dış politikada ki batıcılığı, ikincisinin de tarafsızlık olduğuna vurgu yapan Özşahin, “Türkiye 2000’li yıllarla birlikte bu tarafsızlık politikasından, batı dışındaki hiçbir ülkeyi görmeyen ve temas kurmayan politikasından vazgeçti, merkez ülke tanımı içerisinde pek çok farklı ülkeyle ilişkiler geliştirmeye başladı. Önemli adımlar atmaya başladı. Bunun dışında bahsettiğimiz küresel güçlerle ilişki geliştirmeye başladı” dedi.

    “Türkiye şuanda büyük bir mücadelenin içinde”

    Küresel güç denilince oyun kurucuların anlaşıldığını, bunun dışında birde bölgesel güçler olduğunu ifade eden Özşahin, “Bizim yaşadığımız coğrafyada hem küresel güçler hem bölgesel güçler coğrafyamızı bir şekilde şekillendirmeye çalışıyor. Küresel anlamda biz yeni bir soğuk savaş yaşıyoruz. Bir taraftan PKK ile mücadele ediyoruz, bir taraftan YPG ile mücadele ediyoruz, bir taraftan DAEŞ’le mücadele ediyoruz, bir taraftan da kendi içimizdeki FETÖ gibi düşmanlarla mücadele ediyoruz. Türkiye şuanda büyük bir mücadelenin içinde” diye konuştu.

    “Türkiye’nin yumuşak gücü tarihi, kültürü ve Osmanlı mirasıdır”

    Küresel ve bölgesel güçlerin yanında bir de “yumuşak güç” denilen bir olgu olduğuna değinen Özşahin, “ABD’de de Holywood var. Bu ABD’nin yumuşak gücü. Türkiye’nin yumuşak gücü de tarihi, kültürü ve Osmanlı mirasıdır. Balkanlara götürdüğü adalettir. Ortadoğu’ya geçmişte sağladığı barıştır. Türkiye şuanda bu gücünü kullanmaya çalışıyor. Türkiye ardık en büyük 10 ülke arasında olmayı hedefleyen bir ülke haline geldi. Ve bu hedefini gerçekleştirmek için yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen tüm gücüyle çalışıyor. Türkiye 2013 yılında dünyada en fazla dış yardım veren ülkeydi. Dünyanın dört bir yanına gidip adalet vurgusunu icra etmeye çalışıyor. Tüm bunlar bizim yeni dış politikamızı şekillendiren unsurlardır” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin tüketen ekonomiden üreten ekonomiye geçmesi gerek”

    Türkiye’nin coğrafyasında yaşadığı sorunları çözmesi için oyun kurucu olması ve maddi kapasitesini artırması gerektiğinin altını çizen Özşahin, Türkiye’nin artık tüketen bir ekonomi değil de üreten bir ekonomi olması gerektiğine vurgu yaparak, “İleri teknoloji ve katma değer üreten yeni bir ekonomiye ihtiyaç var. Ekonomik kırılganlığın giderilmesinin en optimum çözümlerinden birisi de bu. Türkiye’nin kendi silah sanayisin, savunma sanayisini üretmesi gerekiyor ki bu yönde önemli adımlar var. Türkiye’nin en önemli değeri gençlerdir. Bu ülke gençlerden çok şey bekliyor. Kapasitesini artırması, oyun kurucu olması gençlerin sağlayacağı katkılardır” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    (RE-ÖS-Y)

  • Gıda Sektöründe, Tüketici Tercihleri Odaklı Gelişim

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, “Tüketici bilincinin gelişimi, gıda sektöründe tüketici tercihleri odaklı üretimi de beraberinde getiriyor. Gıda sanayindeki üretim, tüketicilerin talep ve beklentilerine göre şekilleniyor. Tüketici tercihlerini dikkate alan firmalar başarılı olurken, tüketicinin beklentilerine cevap vermeyen firmalar ya küçülüyor ya da yok oluyor” dedi.

    Uluslararası Kabuklu Meyveler ve Kuru Meyveler Konseyi’nin (World Nut and Dried Fruit Congress INC) Amerika Birleşik Devletleri’nin San Diego şehrinde düzenlediği 35. Kuru ve Kabuklu Meyveler Konferansı’nda özelde kuru meyve sektöründe, genelde ise gıda sektöründe tüketici tercihlerine göre yaşanan değişim masaya yatırıldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, tüketicilerin sağlıklı gıdalara olan talebinin her geçen yıl daha da arttığı bir sürecin yaşandığını, artık arzı tüketicilerin talep ve beklentilerinin şekillendirdiğini, 35. Dünya Kuru ve Kabuklu Meyveler Konferansı’nın da ana fikrinin bu olduğunu kaydetti. Celep, “Tüketici bilincinin gelişimi, gıda sektöründe tüketici tercihleri odaklı üretimi de beraberinde getiriyor. Gıda sanayindeki üretim, tüketicilerin talep ve beklentilerine göre şekilleniyor. Tüketici tercihlerini dikkate alan firmalar başarılı olurken, tüketicinin beklentilerine cevap vermeyen firmalar ya küçülüyor ya da yok oluyor” diye konuştu.

    “GÜVENLİ GIDA ÜRETİMİ ÇOK ÖNEMLİ”

    “Gıda sektörü tüketici odaklı bir gelişim sergiliyor” diyen Celep, şunları söyledi: “Amerika Birleşik Devletleri’nde de tüketicilerin beklentileri çerçevesinde gelişen ve değişen süpermarket sektörü bugün tüketicileri tek bir grup olarak değil artık farklı tüketicileri birey olarak görüp her birinin farklı ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermeye çalışıyor. ABD’de yürürlüğe girecek olan Gıda Güvenliği Modernizasyon Kanunu (FSMA) bu dev pazara ihracatı daha da zorlaştırıcı hükümler içeriyor. FSMA ile gıda güvenliğinde ortaya çıkan sorunlara müdahale etmek yerine, en başta sorunların oluşmasını engellemek hedefleniyor. Tehlikelerin belirlenmesi ve önleyici denetimlerin uygulanması için riski baz alan bir yaklaşım öngörülüyor. ABD’de 2017 yılında yürürlüğe girecek olan Gıda Güvenliği Kanunu ile Amerikan pazarında yer alacak ithal gıda ürünlerinde yeni bir denetim mekanizması işleyecek. Yeni dönemde, sağlıklı gıda kadar ambalajdan etikete hatta ürünlerin günlük tüketim miktarına dek çok incelikli şartlar aranacak.”

    “GÜVENİLİR VE KALİTELİ ÜRÜN”

    Türkiye’nin kuru incir ve kuru kayısıda dünyanın en büyük üreticisi, çekirdeksiz kuru üzümde ise ikinci büyük üreticisi olduğuna işaret eden Birol Celep sözlerini şöyle tamamladı: “Bu çerçevede bizler de alıcı pazarlardaki gelişmeleri takip etmek, gelişen ve değişen tüketici beklentilerine cevap verecek şekilde güvenilir ve kaliteli ürün üretmek zorundayız.”

    BİN 400’ÜN ÜZERİNDE KATILIM

    Kuru ve kabuklu meyveler için farklı oturumların düzenlendiği etkinlikte sektöre ilişkin son gelişmeler hakkında bilgi edinildi. Inter Global Board Cooperation Summit toplantısında Ece Tırkaz tarafından Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği adına bir sunum gerçekleştirildi. Konferansa bu yıl bin 400’ün üzerinde kişinin katılımı oldu. Türkiye’den de 83 temsilci etkinliğe katılırken Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’ni Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, yönetim kurulu başkan yardımcıları Osman Öz ve Gürcan Şen, yönetim kurulu üyesi Ahmet Bilge Göksan ve Ege İhracatçı Birlikleri Tarım Şubesi Şefi Ece Tırkaz’dan oluşan heyet temsil etti.