Etiket: Tercihi

  • ADÜ, yüzde 99.74 doluluk oranıyla öğrencilerin tercihi oldu

    ÖSYM verilerine göre, Adnan Menderes Üniversitesi’nin (ADÜ) lisans düzeyinde doluluk oranı yüzde 99.74 olarak gerçekleşti.

    Bu yıl tarihinin en büyük öğrenci kabulünü gerçekleştiren Adnan Menderes Üniversitesi, 13 bin 813 öğrenciyi ADÜ ailesine dahil etmiş oldu. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da katıldığı yurt içi tanıtım fuarlarında öğrencilerden yoğun ilgi gören ADÜ, bugün elde ettiği başarının haklı gururunu yaşıyor. Özellikle son yıllarda farklı alanlarda talep gören yeni meslek dallarına yönelik bölümleri bünyesine kazandıran ADÜ, yeni bölüm ve programlar açmaya önümüzdeki akademik yıllarda da devam edecek.

    ADÜ Tarihinde Yine Bir Rekor

    ÖSYM’nin verilerine göre ülke genelinde en çok tercih edilen ‘8. Üniversite’ olmanın haklı gururunu yaşayan Adnan Menderes Üniversitesi, 2016-2017 eğitim öğretim Yılında da yeni açılan 18 bölüme bin 488 öğrenci kabul etti. 48 bin öğrencisi bulunan ADÜ, bu yıl tarihinin en yüksek öğrenci kabulüyle yine bir rekora imza atacak. Bu yıl ADÜ ailesine 13 bin 813 öğrenci daha katılarak ADÜ’lü olacak.

    Yeni Açılan 18 Bölüme 1.488 Öğrenci Kabul Edilecek

    ADÜ, yeni açılan Eğitim Fakültesinin İlköğretim Matematik Öğretmenliği, İngilizce Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği Bölümleri, Fen Edebiyat Fakültesinin Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü, Aydın İktisat Fakültesinin Ekonometri ve Maliye Bölümleri, Hemşirelik Fakültesinin Hemşirelik Bölümü, Sağlık Bilimleri Fakültesinin Beslenme ve Diyetetik, Çocuk Gelişimi ve Ebelik Lisans programlarının yanında Aydın Meslek Yüksekokulu’nun (AYMES) Moda Tasarım, Çine MYO’nun Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi, Gıda Teknolojisi ve Lojistik Bölümleri, Davutlar MYO’nun Aşçılık ve İkram Hizmetleri Bölümleri, Buharkent MYO’nun Alternatif Enerji Kaynakları ve Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Önlisans Programları öğrenci kabul edecek. Açılan bölümlerin tamamı yüzde 100 doluluk oranına ulaştı.

    “Aydın’ın Değerlerin Farkındalığıyla, Sorumluluklarımızı Yerine Getiriyoruz”

    Adnan Menderes Üniversitesi’nin, coğrafi konumu itibariyle birçok avantaja sahip olup bunları faydalı katma değere dönüştürecek potansiyeli olduğunu ifade eden ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, “Aydın’ın taşıdığı değerlerin farkındalığıyla, üzerimize düşen sorumlulukları büyük bir mutlulukla yerine getiriyoruz. Adnan Menderes Üniversitesinin artarak devam eden bir marka değeri var. Göreve geldiğimiz günden itibaren gerek fiziksel gerekse insani yatırımları atlamadan ve büyük bir özenle gerçekleştirdik. Bu yıl ADÜ Ailesine katılacak olan öğrencilere şimdiden Adnan Menderes Üniversitesi adına başarılar diliyorum” dedi.

    ÖSYM verilerine göre bu yıl da geçtiğimiz yıllardaki gibi en önemli tercihler arasında yerini alan Adnan Menderes Üniversitesi, lisans düzeyinde tüm üniversitelerin ortalama doluluk oranı yüzde 93 iken yüzde 99.74 lisans doluluk oranıyla birçok üniversiteyi geride bırakarak göz kamaştırıyor. Yeni açılan bölümlerde ise doluluk oranı yine yüzde 100.

    Lisans kontenjanları doluluk oranı yüzde 99.74 oldu

    ADÜ’nün açtığı 6 bin 171 Lisans kontenjanından 6 bin 155’ine öğrenci yerleşirken sadece 16 kontenjan boş kaldı. Lisans yerleştirme oranı Yüzde 99.74 ile başı çekerken; önlisans için açılan 7 bin 642 kontenjana 7 bin 289 kişi yerleşti. Yüzde 95.38’lik doluluk oranıyla Türkiye’deki birçok üniversitenin önünde yer alan ADÜ, toplamdaki 13 bin 813 kontenjanın 13 bin 444’üne öğrenci kabul ederek toplamda yüzde 97.32 doluluk oranına ulaştı.

    Toplamda 13 bin 813 bin kontenjandan sadece 369’u boş kaldı

    ADÜ, lisans düzeyinde yüzde 99.74 doluluk oranı ile ortalamanın oldukça üzerinde büyük bir başarı yakaladı. Önümüzdeki günlerde yabancı uyruklu öğrenci, lisansüstü eğitim ve özel yetenek sınavları ile alınacak öğrencinin yanı sıra üniversitelerin boş kalan kontenjanlarına öğrenci kabulüne imkân sağlayacak olan 2016 Ek Tercih ve Yerleştirme sonuçlarının da açıklanması ile tüm bölüm ve programlarda yakalanan doluluk oranı başarısının yüzde 100’e ulaşacağı öngörülüyor.

  • 4 kız kardeşin tercihi Bezmialem Vakıf Üniversitesi!

    Sevde, İrem, Tuğba ve Elif kardeşler, Bezmialem Vakıf Üniversitesi’ni tercih etti. İlk olarak Sevde, bir yıl sonra ikiz kardeşler Tuğba ve İrem, 5 yıl sonra ise son kız kardeş Elif, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne adım attı.

    Bezmialem’i tercih etmedeki en önemli nedeninin kaliteli bir sağlık eğitimi olduğunu belirten Sevde İşlek, “Ben her zaman Tıp Fakültesinde okumayı istemiştim. Ailemin yanında İstanbul’da kalmak da istiyordum. Kriterlerim doğrultusunda Bezmialem Vakıf Üniversitesi, o yıl ilk kez açılmıştı. Ailemden birkaç kişi de burada çalışıyordu. Hem bunun etkisi hem de ailemde herkesin sağlık çalışanı olmasından dolayı buradaki havayı tahmin edebiliyordum. Hiç tereddüt etmeden burayı yazdım. İkiz kardeşlerim de benden bir sene sonra sınava girdiler. Onlar da sağlık alanında çalışmak istiyordu ve onlara burayı önerdim. Hocaların sıcaklığı, üniversitenin bizi dinlemesi öğrenci olarak burada kendimi değerli hissetmeme vesile oldu. Kendilerine gönül rahatlığıyla burayı yazabileceklerini söyledim” dedi.

    “Aldığımız eğitim çok iyi”

    En küçük kardeşlerinin de Tıp Fakültesi okumayı istediğini söyleyen Sevde İşlek, “En küçük kardeşimle aramda 6 yaş var. Tercihlerimizin hepsini Bezmialem yaptık, şu anda okulda sistem çok iyi. Tıp Fakültesi çekirdek eğitim programında daha güvenilir bir hal aldı. Okulda hocalarımız bizi çok güzel hazırlıyorlar. Ne kadar çok vaka görürseniz o kadar hazır olursunuz. Acil servis ve poliklinikte gördüğümüz hastalar sayesinde kendimizi daha da hazır hisseder hale geldik. Ben Kadın Doğum okumak istiyorum ve bu doğrultuda çalışıyorum” diye konuştu.

    Ablası Sevde İşlek’ten bir yıl sonra ikiz kardeşiyle birlikte Tıp Fakültesi’ni kazanan İrem İşlek, “Çocukluğumuz hep sağlık sektörünün içinde geçti. O yüzden biz hep Tıp Fakültesinde okumayı düşündük. Ablamın burada okuyor olması bize çok faydalı oldu. Evde bize hep mesleği ve okulu anlatıyordu. Biz de o yüzden burayı gönül rahatlığıyla yazdık. Bundan memnun olduk. Çünkü burada bize hem bilimsel hem de klinik anlamda çok fazla şey öğretildi. Hocalarımız bizimle ilgileniyorlar ve sorunlarımızı çözmemizde yardımcı oluyorlar. Bu bizim için büyük bir avantaj. Küçük kardeşimiz Elif, belki de evde sürekli sağlık konusunda konuşmamızdan dolayı bizden etkilenmiş olabilir” şeklinde konuştu.

    “Üniversitenin köklü yapısı büyük avantaj”

    Bir diğer ikiz kardeş Tuğba ise Bezmialem’in köklü bir sağlık geçmişine sahip olmasından etkilendiklerini belirterek, “Biz hep Tıp Fakültesinde okumak istiyorduk. Bezmialem’in köklü bir yapıya sahip olması bize büyük bir avantaj sağladı. Çok fazla imkana sahibiz, burada çok fazla sayıda vaka gördük ve bu bize fayda sağladı. OSCE sınavları ile hasta üzerinden sınav olmamız bir başka avantaj oldu. Akademisyenler bizimle yakından ilgileniyor. Johns Hopkins ile yaptığımız çalışmalar bize katkı sağlıyor. Kendileriyle çalışmak gerçekten büyük bir şans. Okulumuzun bize böyle bir imkan sağlamasından dolayı çok mutluyuz” dedi.

    “Ablamların anlattıkları beni etkiledi, tıp okumaya karar verdim”

    En büyük ablası Sevde’den 6 yıl sonra Bezmialem Vakıf Üniversitesi’ni kazanan Elif İşlek, Tıp Fakültesi seçerken hiç kararsız kalmadığını belirterek, “Ablamların anlattıklarını evde hep dinliyordum. Bir noktadan sonra bu artık bende de etki oluşturdu. Ben de tıp okumaya karar vermiştim. Tıp gerçekten insanlara fayda sağlayan bir meslek dalı. İnsanlarla ilişkide olmak gerçekten çok güzel. Bezmialem’de 6 yıl boyunca güzel bir eğitim alacağımı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • TÜPRAŞ’ın Tercihi Linde Gaz Oldu

    Ülkenin lider sanayi kuruluşu Tüpraş, proseslerinde endüstriyel gaz ihtiyacını karşılamak üzere Linde Gaz A.Ş. ile yeni bir işbirliğine imza attı. İzmit rafinerisine kurulacak Azot üretim tesisinin 2017’de faaliyete geçmesi planlanıyor.

    Azot üretim tesisleri, güvenli ve kesintisiz tedariğin sağlanmasının yanı sıra kullanılan ileri teknoloji sayesinde prosesin uzaktan izlenip kontrol edilebilmesine olanak vermekte aynı zamanda ürün safiyet kontrolü, anında arıza uyarı tespiti gibi bir çok gelişmiş teknolojiyi de içerisinde barındırmaktadır.

    Tüpraş ile Linde arasında imzalanan sözleşme kapsamında üretim için gerekli olan kesintisiz gaz tedariği sağlanırken bu anlaşmayla Tüpraş ve Linde yıllardır süregelen işbirliklerini de pekiştirmiş oldu.

    Yatırıma ilişkin bilgi veren Linde Gaz A.Ş. Genel Müdürü Mert Alper Kumbaracı, “Linde’nin ileri teknolojisi ile hayata geçirilen Azot, Oksijen ve Hidrojen Yerinde Üretim Tesisleri, Türk sanayicisine sadece yatırım, finansman ve işletme avantajlarını sunmakla kalmıyor aynı zamanda ana iş kollarına odaklanma fırsatını getiriyor. Bugün, Linde’nin dünya genelinde 1.000’i aşkın Yerinde Üretim Tesisi bulunmakta olup Türkiye’de ise Karbon Elyaf, beyaz eşya, margarin, cam, demirçelik ve petrokimya sektörlerinin önde gelen şirketlerine bu teknolojimiz ile hizmet sunmaktayız. Linde Türkiye olarak ülkenin lider sanayi kuruluşu olan Tüpraş’ın İzmit rafinerisine yeni bir Azot üretim tesisi kuracak olmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

  • Araplar’dan Sonra İranlılar’ın Da Tatil İçin Tercihi Doğu Karadeniz Oldu

    Son yıllarda Doğu Karadeniz’e tatillerini geçirmek üzere yoğun olarak gelen Arap turistlerin ardından bölge şimdi de İranlı turistlerin ilgi odağı haline geldi. Ülkelerindeki Nevruz Tatili’ni fırsat bilen İranlılar, güzel havanın da etkisi ile tatil için soluğu Doğu Karadeniz Bölgesi’nde aldılar.

    İranlı turistler, aynı zamanda ülkemizde yaşanan bombalı saldırıların ardından bu yıl Türkiye’ye gelecek turist sayısında azalma olacağını söyleyen uzmanların iddialarını da boşa çıkarttı.

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Körfez ülkelerinden gelen Arap turistlerin sayısı her geçen yıl artarken son yıllarda buna birde İranlı turistler eklendi. Turizm sezonu henüz açılmadan Rize’nin doğa ve termal turizm merkezi İkizdere İlçesi İranlı turistlerle dolup taştı. İranlı Turizm Firması Sahibi Nazilla Ahmari, 200 kişilik bir turla Rize’nin İkizdere İlçesi’nde bulunan termal tesise geldiklerini belirterek, “Yaklaşık 200 kişi ile geldik. 21 Mart tarihini biz Nevruz yani yıl başı olarak kutluyoruz. Ülkemizde 15 gün tatil var. Biz de bu tatili, kardeş, dost ülke Türkiye’de geçirmek istedik. Türkiye ile hem tarih hem de din birlikteliğimiz var. Bu nedenle benim ülkemin vatandaşları tatil için Türkiye’yi tercih ediyor. Biz kendimizi Türkiye’de güvende hissediyoruz. Türk dostlarımızı da tatillerini geçirmeleri için İran’a davet ediyoruz. Biz şu ana kadar Türkiye’de hiçbir güvenlik sorunu yaşamadık. Van üzerinden Trabzon’a gelmiştik. İkizdere’deki termal suya girebilmek için buraya geldik. İkizdere’nin sahip olduğu termal su gerçekten çok kaliteli ve sağlıklı” dedi.

    TÜRKİYE SÖYLENENLERİN AKSİNE GÜVENLİ BİR ÜLKE

    İranlı turistler, Türkiye’ye gelmeden önce Türkiye’nin güvenli olmayabileceği yönünde uyarıldıklarını ancak Türkiye’ye geldiklerinde söylenenin aksine kendilerini güvende hissettiklerini söylediler. İranlı turistler yaptıkları açıklamada, “Doğu Karadeniz Bölgesi gerçekten çok güzel bir doğaya sahip. Ormanları, akarsuları birbirinden güzel. Burada olduğumuz için memnunuz. İran’da haberlerde Türkiye’de güvenlik sorunları olduğu işleniyordu. Ancak buraya geldiğimizde burada böyle bir sorun olmadığını gördük. Kendimizi güven ve huzur içerisinde hissediyoruz” ifadelerini kullandılar.

    İranlı Tur Rehberi Hediei İba ise yaptığı açıklamada, Türkiye’nin güvenli ve huzurlu bir ülke olduğunu ifade ederek “Biz Doğu Anadolu Bölgesi üzerinden Karadeniz Bölgesi’ne geçtik. Sanki başka bir ülkeye gelmiş gibiyiz. Doğası, dereleri, denizi ve sahip olduğu termal suyu ile gerçekten çok güzel bir bölge. Türkiye’nin diğer illerinden çok farklı. İnsanları ise çok kibar ve çok cana yakın. Her sene Rize’ye turlar getiriyoruz ve getirdiğimiz misafirlerimiz buradan memnun ayrılıyor. Buraya gelmeden önce arayıp bizi uyarmışlardı. Burada güvenlik sorunu yaşayabileceğimiz söylenmişti. Buraya geldikten sonra buranın çok güvenli ve huzurlu olduğunu bir kere daha gördük” şeklinde konuştu.

  • 8 Mart’ta Kadınların Tercihi Foça Oldu

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü her il ve ilçede farklı farklı etkinliklerle kutlanırken, bazı kadınlar bu özel günü İzmir’in Foça ilçesinde geçirdi.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü yurt genelinde çeşitli etkinliklerle kutlandı. İzmir’de yaşayan kadınlar ise havanın da güneşli olmasını fırsat bilerek Foça ilçesine akın etti. İlçeye gelen çok sayıda kadın, güneşli havanın tadını çıkardı. Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ da, yolda karşılaştığı kadınların tek tek gününü kutladı. Bir mesaj yayımlayan Demirağ, kadına şiddetin sona ermesini diledi.

    Etkinlikler kapsamında Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi’nde de bazı programlar düzenlendi. Etkinlikler, resim kursundaki kursiyerlerin sergilendiği eserler ve ’Diren’ isimli film gösterimi ile son buldu.