Etiket: Tercih

  • YÖK Başkanı Saraç: “Üniversite Öğrencileri Bilinçsiz Tercih Yaptığı İçin Yeniden Sınava Giriyor”

    Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, üniversite öğrencilerinin bilinçsiz tercih yaptığı için yeniden sınava girdiğini belirterek, “Bundan dolayı biz daha sıhhatli bir tercih yapabilsinler diye Yüksek Öğretim Kurumu olarak bazı düzenlemeler yaptık. Bunlardan birisi tercihteki sayıyı, üniversite tercihindeki sayıyı bir düşürme oldu. Bununla ilgili çok ciddi veri üzerinde analizler yaparak bu tercih sayıları düşürüldü” dedi.

    Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde düzenlenen bir dizi etkinliğe katılmak üzere Nevşehir’e gelen YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Nevşehir Valisi Mehmet Ceylan’ı ziyaret etti. Ziyaret sırasında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Saraç, hafta sonunda sınava girecek öğrencilere başarılar dilerken, üniversitede öğrenimine devam ederken yeniden sınava giren öğrencilerin ise hatalı tercih yapmalarından dolayı yeniden sınava girdiklerini kaydetti. Saraç, “Hafta sonunda sınava girecek olan öğrencilere hayırlı olur diyerek iyi dileklerde bulunmak isterim. İki aşamalı bir sınav. Bu sınavın iki aşamalı şekilde uygulanmasının sebeplerden birisinin öğrencilerden gelen talepler doğrultusunda tek bir sınavı bütün yüksek öğretim planlamalarına endekslenmemeleri hususunda bir talepleri olmuş idi. Dolayısıyla bu sınavda ellerinden geleni ortaya koyacaklar. Bütün birikimleri istikametinde tabi ki bu sınavda başarılı olmaya gayret edecekler. Fakat tabi ki unutulmaması gerek diğer bir hususta bu sınavın ikinci aşaması da olduğu. Dolayısıyla bu sınavın neticesi ne olursa olsun, ondan sonraki sınav sonrası intibaları ne olursa olsun ikinci aşamaya da yine aynı çaba ve gayret ile heves ile çalışmaları icap ediyor. Biz Yüksek Öğretim Kurumu olarak tabi ki sınavların ölçme ve değerlendirme usulünü sıhhatli bir şekilde kurgulandığına inanıyoruz. Bu sınavların adalet temelinde insanların yüksek öğretime erişimini sağladığına inanıyoruz. Bu istikamette de bu sınavlar gerçekten başarılı. ÖSYM de son yıllarda artan yetkinliği ile de bu sınavları başarılı bir şekilde yerine getiriyor, gerçekleştiriyor” dedi.

    YÖK Başkanı Saraç, bir gazetecinin “Hafta sonunda sınava girecek olan öğrencilerin yüzde 30’luk kısmının üniversitede okuduğu halde yeniden sınava girmelerini siz neye bağlıyorsunuz?” sorusu üzerine öğrencilerin bilinçli bir şekilde tercih yapmamalarından kaynaklandığını söyledi. Saraç, “Bununla ilgili eğitim bilimcileri bir çalışma yaptıklarında ortaya çıkan sonuç şu; üniversite yüksek öğretim sınavına giren öğrencilerimizin bulundukları pozisyonlardan, bulundukları programlarda tam anlamıyla tatmin olmadıkları veyahutsa o bizi tabi ki başlıca kararlar almaya sevk eden de bir husus. Bilinçli bir şekilde tercih yapamamaları dolayısıyla yeniden sınava girme ihtiyacı hissediliyor. Bundan dolayı biz daha sıhhatli bir tercih yapabilsinler diye Yüksek Öğretim Kurumu olarak bazı düzenlemeler yaptık. Bunlardan birisi tercihteki sayıyı, üniversite tercihindeki sayıyı bir düşürme oldu. Bununla ilgili çok ciddi veri üzerinde analizler yaparak bu tercih sayıları düşürüldü” şeklinde konuştu.

    YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a ziyaretinde Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Kılıç’ta eşlik etti.

  • Kültür Bakanı Ünal: “Rusya, Turizmi Bir Yaptırım Aracı Olarak Kullanmayı Tercih Etti”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Rusya’nın turizmi bir yaptırım aracı olarak kullandığını söyledi.

    Ünal, Uluslararası Turizm Borsası Fuarı’nda düzenlediği basın toplantısında, “Uluslararası ilişkilerde turizm iyileştirici bir etkiye sahiptir ve uluslararası ilişkilerde turizm bir yaptırım aracı olarak kullanılmamalıdır. Ama Rusya turizmi bir yaptırım aracı olarak kullanmayı tercih etti” dedi.

    Bakan Ünal, “24 Kasım’da angajman kuralları gereği Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden uçağın düşürülmesiyle ilgili Rusya ile Türkiye arasında başlayan gerilim sonucunda Rusya’nın turizmi bir yaptırım aracı olarak kullanmasıyla başlayan bir süreç var” diyerek açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Uluslararası ilişkilerde turizm iyileştirici bir etkiye sahiptir ve uluslararası ilişkilerde turizm bir yaptırım aracı olarak kullanılmamalıdır. Ama Rusya turizmi bir yaptırım aracı olarak kullanmayı tercih etti. İnsanların seyahat özgürlüğünün hiçbir şekilde kısıtlanmaması gerekir. Hiçbir yönetim insanların seyahat etme özgürlüğünün önünde engel oluşturmamalıdır. Rusya’dan gelecek olan ziyaretçilerin Türkiye’ye gelmesini engellemek için oluşturulan charter seferlerini iptal edilmesi ve oradaki tur operatörlerinin faaliyetlerinin yasaklanması gibi yaptırımlar dolayısıyla bizim Rusya’dan gelen ziyaretçi sayımızda azalma oldu. Burada önemli olan ve altını çizmeme gereken şey şu Türkiye’de ya da Türkiye’nin turizmi ile ilgili bir sorun olduğu için değil. Rus hükümeti Türkiye’ye gelmek isteyen Rus vatandaşlarını engellediği için azalma oldu”

    “ALDIĞIMIZ GÜVENLİK ÖNLEMLERİYLE BÜTÜN KAYGI VE ENDİŞELERİ SİLMİŞ DURUMDAYIZ”

    Bakan Ünal terörün küresel bir sorun olduğunu dile getirerek, “İstanbul’da patlayan bomba Madrid’de, Paris’te, Londra’da dünyanın herhangi bir şehrinde de de patlayabilirdi. İstanbul’a yapılan saldırı aslında Londra’ya, Paris’e yapılmıştır. Paris’e yapılan bir saldırı İstanbul’a yapılmıştır, Madrid’e yapılmıştır. Çünkü hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz ve bu şehirler hepimizin göz bebeği gibi korumamız gereken şehirler. Ama Paris’e saldırı olduğunda gösterilen hassasiyet, hem Merkel hem Alman dostlarımız tarafından İstanbul saldırısına da gösterildi, bu konuda teröre karşı önemli tepki ve tavır takındı” ifadelerini kullandı.

    Terörün amacının insanları korkutmak, kaygılandırmak ve insanların seyahat etme özgürlüğünü engellemek olduğunu bildiren Bakan, “Bu biraz amacına ulaştı mı? Evet, ulaştı. Terör insanları korkuttu, insanların kaygılanmasını sağladı. Bundan dolayı da Türkiye’ye dönük bir endişe oluştu. Ama biz aldığımız çok sıkı güvenlik önlemleriyle şu anda bu konudaki bütün kaygı ve endişeleri silmiş durumdayız” açıklamasını yaptı.

    Bakan Ünal Almanya’dan gelecek ziyaretçi sayısında azalma olacağını düşünmediğini sözlerine ekleyerek, Rusya’dan kaynaklanan eksilmeyi de son üç ay içerisinde yapılan çalışmalarla hem THY hem de diğer hava yolları ile destinasyonları yeniden planlayarak ve Antalya’ya, İzmir’e Muğla’ya yeni ziyaretçilerin rahat ulaşımlarını sağlamak için yeni bir destinasyon çalışması içinde olunduğunu kaydetti.

  • Başarılı Öğrenciler Uludağ Üniversitesi’ni Tercih Edecek

    Sektörünün öncü firmalarından Öztimurlar İnşaat, Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü seçecek en yüksek puana sahip 5 öğrenciye aylık 500 TL burs verecek.

    Uludağ Üniversitesi, herhangi bir bölümü tercih eden en yüksek puana sahip ilk beş öğrenciye aylık ortalama 500 TL burs verecek. Öğrenci kitlesini yükseltme hedefi için Bursa’nın önde gelen kurum ve kuruluşlarının desteğini alan Uludağ Üniversitesi, öğrencilere burs vermeyi taahhüt eden firmalar ile protokol imzalamaya devam ediyor. Orhangazi Belediyesi, Bursa Ticaret Borsası, Mustafakemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi ile Eker Süt firmalarının katkı koyduğu projeye bir destek de Öztimurlar İnşaat’tan geldi. Üniversite yönetimi Öztimurlar İnşaat ile UÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü seçecek en yüksek puana sahip 5 öğrenciye aylık 500 TL burs verilmesi konusunda protokol imzalandı. Öğrencilerin 2,5 ortalama puanı tutturmaları ve sınıflarını geçmeleri durumunda bursları 4 yıl boyunca hiç kesintiye uğramadan verilmeye devam edecek. Ayrıca İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü birinci olarak bitirecek olan öğrenciye Öztimurlar İnşaat tarafından ayrıca 750 TL daha burs verilecek.

    Rektörlük B Salonu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, başarılı öğrencileri Uludağ Üniversitesi’ne çekmek için hayata geçirdikleri burs projesine Bursalı çok sayıda kurum ve kuruluştan destek geldiğini açıkladı. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ettiklerini söyleyen Rektör Ulcay, “Bu projeye destek vermek, sahip çıkmak demek Bursa’ya sahip çıkmak demektir. Şayet başarılı öğrenciler Uludağ Üniversitesi’ne gelirse üniversitenin eğitim kalitesi yükselir. Başarılı öğrenci de ileride çalışacağı firmalara katkı sağlar” dedi.

    Öztimurlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murat Öztimur ise öğrenci kalitesinin yükseltilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

  • 1980’den Beri 7 Kıtada 60 Ülke Tat Makarnayı Tercih Ediyor

    1980 yılından bu yanan 7 kıtada 60 ülkenin tüketicilerinin tercih ettiği Tat Makarna Ortadoğu’nun en önemli gıda fuarlarından birisi olan ve 4 bini aşkın katılımcı yanında 90 binin üstünde ziyaretçisiyle küresel gıda endüstrisi için büyük önem taşıyan Dubai Gulfood Gıda Fuarı’na katılarak hedef ülke sayısını arttırmaya çalıştı.

    Türkiye’den 154, Gaziantep’ten 19 firmanın katıldığı Dubai Gulfood Gıda Fuarında yoğun ilgi gören Tat Makarna standını Gaziantep’ten gelen ziyaretçiler de yalnız bırakmadı. Fuar açılışına katılmak ve Türk firmalarına moral vermek için Dubai’de bulunan Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Abdülkadir Çıkmaz, Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya ve Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Tiryakioğlu da Tat Makarna’yı ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü İlhami Memuş’ten fuar ile ilgili bilgiler aldı. İlhami Memiş’i kutlayan Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin Türkiye’ye sağladıkları katma değerlerden dolayı teşekkür etti.

    1980’DEN BU YANA 7 KITADA 60 ÜLKENİN SOFRASINDA TAT VAR

    Tat Makarna Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlhami Memiş yaptığı değerlendirmede “Türkiye’nin makarna sektöründeki büyüyen lezzet markası ‘Tat Makarna’ hayatımıza mutluluk katan bu lezzet şekillerini 1980 yılında Gaziantep’te üretmeye başladı. Teknolojik gelişmelerin en yakın takipçisi ‘Tat Makarna’, 18 bin metrekarelik alanda kurulu bilgisayar kontrollü kontinü entegre tesislerinde hazırladığı 20 türdeki makarnasını, kalitesine ve lezzetine yakışan üst düzey bir sistemle el değmeden üretiyor. Tat, lezzet kaynağını, ülkemizin mükemmel kalitedeki %100 sert durum buğdayından alıyor. Tat Makarnanın dünya tüketicisi ile buluşması, gelişmiş kontrol cihazlarıyla donatılmış laboratuvarda uzman mühendis ve teknikerler tarafından proses öncesi ve sırasında, paketleme öncesi ve sonrasında yapılan sürekli kalite kontrol ile gerçekleştiriliyor. Amerika’dan Afrika’ya Avrupa’dan Asya’ya birçok ülke Tat Makarnanın eşsiz lezzetini ağırlıyor sofralarında. Günlük 500 ton irmik ve 300 ton makarna üretim kapasitesine sahip olan Tat, adının taşıdığı manayı, daha nice sofralara taşımaya, mutluluk veren lezzet şekilleri ile devam edecektir” dedi.

  • Başkan Tokur, “Sendikal Tercih Bugün Dünden Daha Çok Önemlidir”

    Türk Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı İrfan Tokur, 4/C çalışanları ve sendikacılıkla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Türk Sağlık- Sen Adıyaman Şube Başkanı İrfan Tokur, amaçlarının çalışanların hakkını korumak ve mücadeleci sendikacılığı öne çıkarmak olduğunu söyledi. Tokur, “Yaşanan gelişmeler memurların, emeklilerin, sözleşmeli ve 4/c li personelin her gün yeni bir hak kaybı ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. Toplu sözleşmenin ve toplu sözleşmede kamu görevlilerini temsilen masaya oturanların önemi bir kez daha görülmüştür. Toplu sözleşmede alkışlar, tezahüratlar, imzalar, havalarda uçuşurken kamu görevlilerimiz neyin altına imza attığını dahi anlamayacak derecede konuya uzak olan sözde sendikalardan bugün en azından bir özür beklemektedir. Böyle toplu sözleşme imzalanır, toplu sözleşme metni muğlak ifadelerle doldurulur ve idareye geniş yetkiler tanınırsa idare de dilediği gibi karar alır ve memurları zarara uğratır. Biz Türk Sağlık-Sen olarak ilk günden beri toplu sözleşme masasının hak alma yeri olmaktan çıkarılıp hak verme yeri haline getirildiğini haykırıyoruz. Sendikal tercih bugün dünden çok daha önemlidir. Bu tercih şuan çalışma hayatında yaşananlara taraf ya da karşı olduğumuzu da gösterecektir. Bugün çalışma hayatı ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. En önemlisi iş güvencesiz istihdam modelidir. Bunu yapabilmek elbette kolay değildir. Tüm kamu görevlileri sendikal tercihlerini gözden geçirmeli ve en azından 2015 yılı Ağustos ayından beri sendikaların açıklamalarını karşılaştırmalıdırlar. Bu açıklamalarda kimin gerçeği söylediği, kimin gerçekleri kararttığı, kimin sendikacılık yaptığı kimin sendikacılık oynadığı daha net görülecektir” ifadelerini kullandı.