Etiket: Tercih

  • Bakan Bozdağ: “ABD’nin Fetullah Gülen’i iade etmemesi, Gülen’in dostluğunu Türkiye’nin dostluğuna tercih ettiğini gösterir”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Trudeau’nun FETÖ terör örgütü lideri Fetullah Gülen’in iade süreci ile ilgili olarak “Aylar sürebilir, yıllar da. Belli bir zaman dilimi belirtemem” açıklamasını değerlendirerek, “Olayın failinin Fetullah Gülen olduğu ortada. Böylesi bir durumda ABD’nin Gülen’i iade etmemesi, Gülen’in dostluğunu Türkiye’nin dostluğuna tercih ettiğini gösterir” dedi.

    Toplu temel atma töreni için Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile birlikte Yozgat’ta bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yaptığı açıklamada, “Fetullah Gülen’in iadesine ilişkin süreç devam ediyor. Fetullah Gülen’in emir komutasında TSK’nın içindeki ona bağlı teröristlerce ve dışarıdaki desteklerle birlikte yapıldığı konusunda bir tereddüt yok. Türkiye’de herkes bunu çok net gördü” dedi.

    Bakan Bozdağ, “ABD veya Avrupa ülkeleri, onların da istihbarat örgütleri çok güçlü, bunu çok net biçimde biliyorlar. ABD Adalet Bakanlığı ile Türkiye’de yazışma ve görüşme devam ediyor. Gülen’in geçici yakalanması ve tutuklanması talebimiz var. Görüşmeler devam ediyor. ABD Adalet Bakanlığı yetkililerinden şahsıma bir mektup gönderdiler. Bir uzman heyet göndermek istediklerini veya Türkiye’nin uzman heyetini kabul edeceklerini ifade ettiler. Tekliften dolayı teşekkür ettik. Öncelikle ABD’den bir uzman heyetin gelmesini teklif ettik. ABD Adalet Bakanlığı yetkilileri dün itibariyle 4 uzman kişi gönderme kararı aldı. 22 Ağustos’ta Türkiye’ye gelecekler. 3’ü Adalet Bakanlığı temsilcisi, biri Dışişleri Bakanlığı temsilcisi. 23-24 Ağustos tarihlerinde görüşmeler yapılacak” diye konuştu.

    “Gülen’in iadesi dünyanın ortak konusudur”

    Bakan Bozdağ, “Fetullah Gülen’in iadesi sadece Türkiye ve ABD’nin konusu değil, bütün dünyanın ortak konusudur. Yüzlerce insanın ölümüne, 2 bine insanın yaralanmasına, milletin ve devletin zararına neden olan birisini ABD’nin himaye edip etmeyeceğini bütün dünya yakından takip ediyor. Muhataplarımızın yaklaşımları, hukuksal rutin işleyişin sağlıklı işlemesi yönündedir. Biz de bunda gayret ediyoruz. Umarız sonunda ABD, Fetullah Gülen’i iade etme kararını verir. Derin ve güçlü ilişkiler böyle bir teröristin ABD’nin himayesine izin vermeyecek şekildedir” ifadesini kullandı.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Trudeau’nun FETÖ lideri Fetullah Gülen’in iade süreci ile ilgili olarak “Aylar sürebilir, yıllar da. Belli bir zaman dilimi belirtemem” açıklamasının hatırlatılması üzerine ise Bakan Bozdağ, “ABD yetkililerinin yapacağı değerlendirme eğer iade ederse, iade etmek zorunda. İşin doğrusu çok net ortada. Bir suç var ve failinin Fetullah Gülen olduğu ortada. Bütün dünya bunu biliyor. Böylesi bir durumda iade etmemesi Fetullah Gülen’in dostluğunu Türkiye’nin dostluğuna tercih ettiğini gösterir. Mahkeme bir karar verecektir ama ABD’nin vereceği karar siyasi bir karardır. İade ve iade etmeme kararı siyasidir. Bu karar Türkiye’ye iade yönünde olursa Türkiye-ABD ilişkilerinin iki ülkenin yararına olduğunun, dostluğunun tescili anlamına gelir. Usame Bin Ladin ABD’yi bombaladığında ABD’nin neler yaptığına dünya şahit. O zaman da hukuk vardı. İade anlaşmaları vardı. O dönemde yapılanları da ABD yönetimi değerlendirirse Türkiye’nin haklılığı ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Üniversite tercih döneminde adayların dikkat etmesi gereken hususlar

    29 Temmuz’da başlayan ve hala devam etmekte olan üniversite tercihlerinde adaylara, Eskişehir’de Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı olan Murat Şentürk, önemli tavsiyelerde bulundu.

    Birçok öğrencinin zorlu bir çalışma dönemini atlattığını, sınav döneminin öğrenciler için hem fiziksel hem de psikolojik olarak yoğun geçtiğini belirten Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı Murat Şentürk, “Lise eğitimi boyunca ortaya konan emeklerin sonucunu doğru bir şekilde almak iyi bir araştırma yapmayı gerektirir. Bu bağlamda en önemli husus adayın geleceği için doğru lisans veya ön lisans programlarına karar verebilmesidir. Bu noktada kişi, hem bireysel vasıflarını doğru tartmalı hem de çalışma hayatından beklentilerini dikkate almalıdır. Doğru mesleki kararların verilmesinde en fazla sorumluluk alması gereken kişiler adayların kendileridir. Bu bağlamda öğrenciler, sosyal çevrelerindeki kişilerin (aileler, öğretmenler, arkadaşlar) düşüncelerine kulak asmalı ancak kararı kendileri vermelidir” ifadelerini kullandı.

    “Mutlu olunamayacağı bilinerek tercih yapılmamalı”

    PDR Uzmanı Şentürk, lise dönemi boyunca öğrencilerin, üniversite sınavına hazırlık sürecini kolaylaştırabilmek ve kendilerini olumlu bir şekilde motive edebilmek amacıyla üniversite öğrencisi olmanın hayalini kurduklarını bildiğini kaydetti. Şentürk, “Hayal kurmak, olumlu bir sonuca giden yolda ilk ve önemli adımdır, ancak adayların bir kısmı bu hayallerini gerçekleştirebilecekken diğer bir kısmı ya gerçekleştiremeyecek ya da erteleyecek. Öğrencilerin meslek hayatında başarılı ve mutlu olmalarının yolu doğru seçimler yapmalarından geçiyor. Dolayısıyla mutlu olunamayacağı bilinerek tercih yapılmamalı diye düşünüyorum. Öğrenciler kendilerine uygun olduğunu düşündükleri programları, meslek gruplarını alternatifleriyle birlikte öncelik sıralamalarına göre düşünmeli, eğer bu hedefler gerçekleşmeyecek gibiyse bir daha sınava hazırlanmayı düşünmelidir. Bu durum aynı süreci tekrar etme ve zaman kaybetme anlamında bir çok öğrenciyi korkutuyor olsa da yanlış yapılmış bir seçimden daha mantıklıdır. Üniversite sınavına ilk girişinde istediği başarıyı gösterememiş ve tekrar şansını deneme kararı almış adaylarla sohbet ettiğimizde ciddi bir çoğunluğun tekrar hazırlanma kararından memnun olduklarını görüyoruz. Özetle, adaylar bu sürece sadece üniversite öğrencisi olma hayallerini gerçekleştirme penceresinden bakmamalı, gelecekleri için uygun olduklarını düşündükleri programlar üzerine odaklanmalı, hedefleri gerçekleşmeyecek gibi duruyorsa şanslarını bir kez daha denemeyi göze almalıdır” şeklinde konuştu.

    “Üniversite tercihlerinde en sık yapılan hatalardan biri, adayların programları büyükten küçüğe yazma eğilimidir”

    Öncelikle üniversiteye giriş sınav sisteminde adayların puanlarından çok hedefledikleri puan türlerindeki yerleştirme sıralamalarını dikkate almaları gerektiğini ifade eden PDR Uzmanı Murat Şentürk, “Öğrenciler ilgilendikleri bölümlerin başarı sıralarına internetten kolaylıkla ulaşabilir ya da rehber öğretmenlerinden bununla ilgili doküman alabilirler. Üniversite tercihlerinde en sık yapılan hatalardan biri, adayların programları puan ya da sıralama anlamında büyükten küçüğe yazma eğilimidir. Burada en dikkat edilmesi gereken husus yapılacak listenin öğrencinin istek sıralamasını yansıtmasıdır. Kimi zaman adaylar daha düşük puanlı bir programı daha yüksek puanlı bir programa tercih edebilirler. Bu tarz durumlarda öğrenciler listelerinin en fazla istedikleri programdan en az istedikleri programa doğru gittiğinden emin olmalıdırlar” diye belirtti.

    “Eğitimciler olarak öğrencilerin emeğinin karşılığını en verimli bir şekilde almalarına katkı sağlamak gibi bir sorumluluğumuz var”

    Tercih döneminde adayların dikkat etmesi gereken bir başka noktaya da değinen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı Murat Şentürk, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Adaylar kendi puanlarının üstündeki programlardan tercih yapmaya başlayabilir ve kendi puanlarından daha düşük yerlere kadar tercih yapabilir. Burada öğrencinin ne kadar yüksekten tercih yapmaya başlayıp nerede duracağının oranı öğrencinin başarı dilimiyle de alakalı olacağından dolayı kişiye göre farklılık arz eder. Dolayısıyla bu noktada bir rehber öğretmenden yardım almak en doğrusu olacaktır. Eğitimciler olarak öğrencilerin emeğinin karşılığını en verimli bir şekilde almalarına katkı sağlamak gibi bir sorumluluğumuz vardır. Lise hayatı boyunca yapılan çalışmaların tercih döneminde yapılan teknik hatalarla harcanmasını istemeyiz. Üniversite adaylarına tercihleri konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye ediyor, bir uzman eşliğinde yapılacak tercihlerin daha faydalı olabileceğini hatırlatıyorum.”

  • Doç. Dr. Özyaral: “Her meslekte star olunur, yeter ki aklınızdan ve kalbinizden geçeni tercih edin”

    Öğrencilerin merakla beklediği 2016 ÖSYM tercih kılavuzu yayınlandı. YGS ve LYS’nin tamamlanmasının ardından üniversiteye yerleşmek isteyen binlerce aday için tercih dönemi başladı.

    Tercih döneminde özellikle aileleri uyaran İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Doç. Dr. Oğuz Özyaral “Tercih döneminde iki noktadan hareket etmek gerektiğini düşünüyorum bunların bir tanesi aile diğeri de evlatlarımız” dedi. Doç. Dr. Özyaral, “Gençler artık hayatlarının kararını veriyor. Meslek seçmek bir kariyer, hayata bir dirsek ve yeni bir yaşam şekli çünkü buraya kadar ne yaptık ilk ve orta öğretim, lise dedik ama artık gelecek adına konuşuyoruz. Hem ekonomik değer kazanacaksın hem katma değerinle beraber sistemde yerini alacaksın. Dünya küçüldü küreselleşen dünyada gençler hangi mesleği seçeceğini çok iyi bilmeli” dedi.

    “Tercihi aile değil çocukları yapsın”

    Bazı değerler bazı meslekleri yok ederken bazı değerlerinde o mesleklerin içinde yeni ana meslekler çıkardığını söyleyen Doç. Dr. Özyaral, “Bugün Yeni Medya’yı konuşuyoruz, öğrenciler sosyal medya üzerinden çok hızlı iletişim sağlıyor. Tercih döneminde aileler tercih yapmaya kalkıyor hayır aile değil evlatları karar verecek. Her meslekte star olunur. Herkes kendi mesleğinde yürümeli. Starlığını orada yapmalı. Teknik adam olmak MYO’lar için çok önemli çünkü Türkiye’nin en büyük ihtiyacı bu. Herkes mühendis, doktor, eczacı, kimyager olmamalı. Bu yanlış bir bakış açısı” diye konuştu.

    “Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan şey eğitim”

    “Teknik işler beceriye dayalıdır. İki yıllık bir eğitim bu donanımı size kazandırıyor” diyen Doç. Dr. Özyaral sözlerine şöyle devam etti;

    Eğer ben tekrar okumak istiyorum derse öğrenci dikey geçiş yapabilir. Onun üstüne yüksek lisans, doktora yapabilirler, önlerinde bir sınır yok. Önemli olan kalbinizin ve aklınızın ne söylediğidir. Başkalarının ne söylediği çok önemli değil ne yapmak istediğiniz çok önemli. Görüyoruz hekim arkadaşlarımız var sanatçı oldular. Yani meslek başka bir şey duygular bambaşka bir şey. Dolayısıyla çok yönlü olmaya çalışalım kısır kalmayalım. Üniversiteye geldikten sonra da öğrencilerimiz okumaya devam etsin. Herkes üç dört büyük şehirde iş bulmak istiyor küreselleşen dünyada böyle bir şey yok. Amaç döndüğümde memleketime nasıl hizmet edebilirim olmalı. Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan konu eğitim. Hangi üniversiteden eğitim almak istiyorlarsa gençler lütfen gidip kapısını çalıp laboratuvarlarını, atölyelerini görsünler. Orada hangi öğretim üyeleri var ve kaç yazı yazmış araştırsınlar. Bunlar olmadan eğitim olmaz. Okulun temelini içindeki akademisyenler oluşturur. Kapalı kapılar ardında üniversite olmaz, üniversite kapılarını sonuna kadar açmak zorundadır.”

    “Biz üniversitede bilgili, donanımlı ve becerikli gençler yetiştireceğiz”

    Vakıf başkanının sözünden örnek veren Doç. Dr. Özyaral, “Vakıf Başkanımız rahmetli Mehmet Balcı’nın bir sözü var ‘Ülkemize aydın gençler yetiştirmeliyiz ki onlar bizim ülkemizi çok güzel yönetsinler’ dedi, bu çok önemli bir sözdür. Dolayısıyla biz çok iyi gençler yetiştirmeliyiz, donanımlı, bilgili, becerikli, başını dik tutan kendi kararlarını verebilen çocuklarımız olmalı ki biz kendimizi onlara emanet edelim. Bizim felsefemiz bu, burada en iyi eğitimi verelim istiyoruz. Lisans bölümümüzü yazan çocuklarımız yüzde 100 burslu okuyacak. Biz Anadolu’dan aldığımız bütün kültürümüzü hamur ettik, geldik İstanbul’un son kapısına Silivri’ye şöyle bir Avrupa’ya bir bakalım diyoruz, bundan sonra Avrupa bizden korksun” dedi.

  • Tercih dönemine ışık tutan tavsiyeler

    Zorlu bir süreç olan tercih döneminde dikkat edilmesi gereken konuların altını çizen Üniversite Tercih Merkezi (UTM) Direktörü ve Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Temsilcisi Burak Kılanç, üniversite adaylarına önemli tavsiyelerde bulundu.

    Hayatımızın geri kalanında sevdiğimiz işi yapmanın en önemli koşulu doğru üniversite ve bölüm tercihi yapmaktan geçer. Bu seneki üniversite adayları içinse bu süreç 29 Temmuz’da başladı. Gelecek kaygısı taşıyan adayların doğru tercih yapmalarındaki önemli noktaların altını çizen Üniversite Tercih Merkezi (UTM) Direktörü Burak Kılanç, “Tercih listelerinin resmi olarak ÖSYM’ye bildirilmesi 29 Temmuz’da başladı. Adaylar ÖSYM’nin web sitesine girerek aday işlemleri sisteminden tercihlerini bildirebiliyorlar. 24 tercih kullanma hakları var ve 3 Ağustos saat 23:59’da sona erecek. Adaylar tercihlerini girdikten sonra bu tarihe kadar değişiklik yapabilirler. ÖSYM tarafından yapılan bir hatırlatmada, adaylar tercihlerini bildirdikten sonra mutlaka ekranda onay mesajını görmeliler ve daha sonra bu listenin bir çıktısını alsınlar. Bu çok önemli” dedi.

    “Puan türü değişen bölümlerin tercih kılavuzunda geçen sene oluşan taban puan ve başarı sıralamaları bu sene gösterilmiyor” diyen Burak Kılanç, “Bu sene adayların özellikle kullanmasında fayda olan YÖK tarafından hizmete açılan ve önemli bir kaynak olan YÖK Atlas Çalışması var. Adaylar bu kılavuzla tercih ettikleri bölümle ilgili her türlü detaylı bilgiye sahip olabiliyor, bilinçli tercih yapma şansı yakalıyorlar. Ben bu seneki adayların geçtiğimiz yıllardaki adaylara göre çok daha şanslı olduğunu düşünüyorum. Önlerinde bilgi ve kolaylıkla faydalanabilecekleri bir platform var” ifadelerini kullandı.

    Tercih yaparken bu hatalara düşmeyin!

    Tercihlerle alakalı açıklamalarına devam eden Kılanç, “Bu sene ülkemizin içinden geçtiği zor koşullar çerçevesinde oluşan bilgi kirlilikleri, puan türü değişen bölümler ve kapanan bazı üniversitelerin olması tercihlerde farklılıklara neden olabilir. Bunun için adaylar tercih yaparken gerek yukarıya gerekse aşağıya doğru geniş bir bantta durarak listelerini hazırlamaları daha doğru olacaktır. Adaylar tercih listelerine okumayacağı, kayıt yaptırmayacağı hiçbir bölüme yer vermemeli. Yerleşecek olurlarsa, ister kayıt yapsınlar ister yapmasınlar, bir sonraki sene sınava yeniden girerlerse okuldan gelen puanları yarı yarıya düşecek ve bir puan cezasıyla karşı karşıya kalacaklardır. Bu yüzden okumayı düşünmedikleri bölümleri asla tercih listesine almasınlar” uyarılarında bulunmayı da ihmal etmedi.

    Önümüzdeki sene sınavsız geçiş hakkının kalkacağı yönünde bir beklenti olduğunu da belirten Kılanç, sınavsız geçiş hakkı olan meslek lisesi mezunlarının bu sene bu hakkı kullanmasının doğru olacağını da dile getirdi.

    Kapanan üniversitelerin durumu

    “Tercih kılavuzunun en son hali 28 Temmuz’da yayınlandı. Adayların bu kılavuzu dikkate alması gerekiyor. Kılavuzda çok büyük bir değişiklik yok” diyen Kılanç, “Ancak en önemli değişiklik kanun hükmünde kararname ile kapatılan 15 üniversitenin kontenjanlarının kılavuzdan çıkartılmış olması. En çok merak edilense bu üniversitelerdeki kontenjanların ne olacağı ve başka üniversitelerdeki kontenjanlar arttırılacağı mı sorusuydu. Kılavuzda kapanan üniversitelerdeki kontenjanların aktarılmadığını görüyoruz. Bu da tercih yaparken adayların dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi” diye konuştu.

  • İl Milli Eğitim Müdürü Demir, tercih danışmanlığı komisyonlarını ziyaret etti‏

    İl Milli Eğitim Müdürü Murat Demir TEOG ve LYS tercih danışmanlığı komisyonlarını ziyaret etti.

    İl Milli Eğitim Müdürü Murat Demir ve Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Kıratlı 27 tercih komisyonunun bulunduğu Atatürk Ortaokulu, RAM, İstiklal Ortaokulu, Yunus Emre İmam Hatip Ortaokulunda verilen danışmanlık hizmetlerini yerinde görüp izlemek amacıyla ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgiler aldı.