Etiket: Tercih

  • Lüks konutlarda plastik yerine alüminyum tercih edildi

    İzmirli iş adamı Doğuş Bayır, sektörün kendisini yenilemesi ve geliştirmesiyle alüminyumun inşaat sektöründe daha fazla pay almaya başladığını söyledi. Bayır, ’Beyaz Altın’ olarak bilinen alüminyumun özellikle gökdelen ve konut projelerinde tercih edilmeye başlandığını söyledi.

    İzmirli iş adamı Doğuş Bayır, kaliteli ev ve iş yeri projelerinde PVC yerine artık alüminyum pencere ve kapı sistemlerinin kullanıldığını söyleyerek, “Alüminyum malzemesi PVC’ye oranla daha iyi ısı yalıtımı yapar. Böylece enerji sarfiyatını önler. Sağlığa da hiçbir zararı olmayan bu malzeme aynı zamanda doğa dostudur” diye konuştu. AS-EL Alüminyum Mimari Sistemler firmasının kurucusu Tacettin Bayır’ın doğaya önem verdiğini ve alüminyum malzeme kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yaptığını söyleyen Doğuş Bayır, “15 sene önce kurucumuz Tacettin Bayır, katıldığı bir fuarda firmalarla doğayla barış sözleşmesi yapmış ve fuarda herkese birer fidan hediye etmişti. Alüminyum da doğa dostu ve sağlıklı bir malzemedir. Alüminyum için beyaz altın diyebiliriz” dedi.

    “Uzun ömürlü olması için alüminyum kullanın”

    “Geçtiğimiz dönemlerde alüminyum doğramadan PVC doğramaya bir dönüş olmuştu. Fakat günümüzde alüminyum sektörü kendini yeniledi ve daha gelişmiş ürünler piyasaya sundu” diyen Bayır, artık Türkiye’de kaliteli alüminyuma ulaşma imkânının çoğaldığını dile getirdi. Bayır, “Türkiye’deki alüminyum üreticileri ithal ürünlerin kalitesine ulaştı. Müteahhitler ve evine doğrama taktıracak olan kişiler malzeme seçimi konusunda bilinçli hale geldi. Artık kaliteli projelerde alüminyum tercih ediliyor. Sağlık açısından bakılırsa da doğrama konusunda tercih alüminyum olmalıdır” dedi.

    (MY-HA-E)

  • Kedi ve köpekler aç kalmasın diye evsiz kalmayı tercih etti

    Aydın’ın Karacasu ilçesinde bir evi olmadan arazilerde ve atıl yapılarda kalarak yaşayan Ali Ekber Kurtoğlu isimli vatandaş Kaymakamlığın verdiği evi “Bu kedi ve köpekleri o eve götüremem. O zaman bu hayvanlar aç kalır” diyerek geri çevirdi.

    Ali Ekber Kurtoğlu(56), 26 sene önce eşinden ayrılmasından sonra bağlama çalarak kazandığı para kiraya yetmemesi üzerine yazın arazilerde kışın da terk edilmiş kapısı penceresi olmayan atıl yapılarda yaşamaya başladı. 2 yıldır Küçükdağlı Mahallesi Nacıpınar Yaylası Küme Evleri mevkisinde bulunan kapı ve pencereleri olmayan evde yaşayan Kurtoğlu, soğuğa aldırmadan burada 15 kedi ve 7 köpekle hayat mücadelesi veriyor.

    EVSİZ KALMAYI TERCİH ETTİ

    Aydın’a bağlı Ortaklar’da doğan Kurtoğlu liseden sonra bağlama çalarak yaşam mücadelesine atıldı. Karacasu’da bir işletmecinin bağlama çalan birine ihtiyacı olması üzerine 1984 yılında Karacasu’ya gelen ve o yıldan bu yana Karacasu’da yaşayan Kurtoğlu 1993 yılında eşinden ayrıldı. Ardından maddi imkanı el vermemesi üzerine kiradan ayrılıp bulduğu boş yıkık binalarda yaşamaya başlayan Kurtoğlu’na Kaymakamlık tarafından sosyal konutlarda yer olmaması üzerine bir ev tut, kirasını ödeyelim teklifinde bulunuldu. Kurtoğlu bu teklifi “Bu kadar kedi ve köpeği o eve götüremem, bunlar aç kalır” diyerek reddetti.

    KAYMAKAMLIK VE BÜYÜKŞEHİR SAHİP ÇIKTI

    Kurtpğlu’nun kedi ve köpeklerinden ayrılmak istememesi üzerine Küçükdağlı Mahalle Muhtarı Muhammet Nasır bir çözüm bulmak için Aydın Büyükşehir Belediyesine başvurdu. Yapılan girişimler sonucu Kurtoğlu’nun şu an yaşadığı virane evin bir odası Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Karacasu Belediyesi tarafından tadilat edilecek. Karacasu Kaymakamlığı eşya yardımında bulunulacak. Mahalle muhtarı Nasır’ın da camları ve halıları karşılayacağı ve hayvan dostu Kurtoğlu’nun kışı açıkta geçirmemesi için gerekenin yapılacağı öğrenildi.

    ‘HAYVANLAR KENDİ BESLENEMİYOR’

    Kendisine yardımda bulunanlara teşekkür eden Kurtoğlu, “2 senedir burada kalıyorum. Soğuklarda aşağıda ocaklıkta ateş yakarak, battaniyelerle idare ettim. Arazi şartlarına uyum sağladım. 15 kedi, 7 köpeğim var. Bazen avcılar geliyor. Dikkat etmiyorlar hayvanlara zarar veriyorlar. Ben de uyarı yazıları yazdım. Yiyin için, eşyaları götürmeyin, hayvanlara zarar vermeyin diye. Kaymakamlık evlerini bu hayvanlara bakabilmek için istemedim. Bana teklif ettiler ama hayvanlar açıkta kalıp ölmesin, tabiat dengesi bozulmasın diye kabul etmedim. Bu hayvanlar kış döneminde kendileri beslenemiyorlar. Ben bakarım diye kendimi feda ettim” dedi.

    ’HER CANLININ BİR GÖREVİ VAR’

    Hayvan sevgisinin yaşamı sevmek olduğunu ifade eden Kurtoğlu ekolojik dengenin bozulmaması için hayvanları sahip çıkmaya çalıştığını dile getirdi. Kurtoğlu, “Yabancı ülkelerde insanlar neden hayvan besler çünkü hayvanlar bulunduğu çevreyi güzelleştirir. Kötü enerjilerini alıyor insanların. Biz bu hayvanlara bakamazsak ekolojik dengemiz bozulur. Allah istese hayvanların hiçbirini yaratmazdı. Yarattığına göre bu evren sadece insanoğlunun evreni değil hayvanların da evreni. Hayvanları korursak çevreyi koruruz” şeklinde konuştu.

    UZAY MERAKI İLE ŞAŞIRTIYOR

    Hayvan sevgisinin yanında uzaya ve felsefeye merakı ile tanınan Kurtoğlu “Uzay Araştırmaları Bölümünde eğitim almak isterdim” dedi. Uzay felsefesi ve uzay teorisini okudum. Dünyadan başka dünyalar da var. 10-15 seneye kadar oralara gidebileceğiz. Başka evrenlerde kesin olarak hayat var. Üniversiteyi tamamlayamadım belki ama hayat üniversitesi bana her şeyi öğretti” ifadelerini kullandı.

    (MB-Y)

  • Arap turistler oteller yerine günübirlik kiraladıkları evlerde kalmayı tercih ediyor

    Trabzon’a gelen Arap turistlerin oteller yerine günübirlik kiraladıkları evlerde kalmayı tercih ettiği belirtildi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, günübirlik kiralanan evlerde kalanların isimlerini kayıt altına almayanlar ve kolluk kuvvetlerine bildirmeyenlere 10 bin lira ceza uygulanacağını belirterek, “Bu tür kiralama yapanların iki ay içinde gerekli başvuruları yaparak kayıt altına girmesi gerekiyor” dedi.

    Evlerin günübirlik kiraya verilmesinin herkesin rahatsızlık duyduğu bir konu olduğunu belirten TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, “Güvenlik açısından sakıncalı bir durum. Sadece Trabzon için değil, Türkiye’nin her tarafında güvenlik açısından sakıncalı bir durum oluşturuyordu. Geçmişte bunun önemli terör sorunlarından biri olduğunu gördük. Ahlak yönünden baktığımız zaman günübirlik evlerin kullanılmasında başka türlü sıkıntıların çıktığını da biliyoruz. Ayrıca bunlar kayıt dışı” şeklinde konuştu.

    “Otellerle aynı kurallar işleyecek”

    Günübirlik ev kiralamaları için geçtiğimiz günlerde yayınlanan 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile artık sıkı kurallar getirildiğini de hatırlatan Başkan Hacısalihoğlu, “Artık evlerde kalanlar için de ev sahipleri aynı otellerde olduğu gibi önce kayıt yapacak. Böylece isimler otellerin kullandığı bilgisayar sistemine giriş yapılacak, kimin kaldığı saatine kadar bildirilecek. Eğer buna aykırı davrananlar olursa 10 bin lira ceza ödemek zorunda kalacak. Önemli olan bunların kayıt içine girmesidir” diye konuştu.

    “Uçak dolusu turist geliyor ama oteller boş”

    Günübirlik kiralanan evlerin kayıt altına alınmasıyla turizmdeki haksız rekabetin de önüne geçileceğini dile getiren Başkan Hacısalihoğlu, “Şehrimizde bu kadar yatırım yapan iş adamlarımız, böyle kayıt dışı bir konaklama işiyle de rekabet etmek zorunda kalıyordu. Arap ülkelerinden uçaklar dolusu misafirler geliyor. Ama bakıyoruz ki otellerde bunlar yok. Araştırınca evlerde kaldıklarını gördük. Haksız rekabet oluyordu. Bakanlığımız bu konuyu düzeltti. Bakanımıza da teşekkürlerimizi bildirmek istiyoruz. Günübirlik kiralama yapan ev sahiplerinin hemen gerekli işlemleri tamamlayarak kayıtlı hale gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    (OK-ÖS-Y)

  • Yüz gençleştirme estetiğini en çok boşanmış kadınlar tercih ediyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, daha çok boşanmış kadınların yüz gençleştirme operasyonları yaptırdığını söyledi.

    Yüz gençleştirme ameliyatlarının artık günümüzde gelişmiş toplumlarda, ekonominin ve eğitimin yüksek olduğu toplumlarda en çok talep edilen operasyonlardan birisi olduğunu belirten Özel FBM Tıp Merkezi Estetik Kliniği Sahibi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Hayati Akbaş, “Herkesin bildiği gibi zaman içerisinde hem yaşlanmanın getirdiği sonuçlar, hem yer çekimi hem genetik özellikler hem de yüzümüzde eskiye göre bir takım kırışıklıkların, sarkmaların oluşması gibi istenmeyen değişikliklere ve yaşlanmaların ortaya çıkmasına yol açar. Yaşlanma bazılarında çok erken yaşlarda ortaya çıkarken, bazılarında da ileriki dönemlerde kendisini gösterebilir. Ama her ne zaman gösterirse göstersin, yaşlanma insan üzerinde zaman zaman çok ciddi negatif tesirler bırakır. Kadın ya da erkek fark etmez, aynaya baktığında kendini kötü hisseder. Eski güzelliğinin ve eski yakışıklılığının kaybolduğunu düşünür. Bu da hayatının bütün yönlerine olumsuz tesir eder. Yaşlanma ve onun getirdiği olumsuzluklardan dolayı özgüvenini kaybetmiş ve büyük oranda da ailesel bir takım problemlere yol açmış, ailelerin, yuvaların dağılmasına kadar giden sorunlara yol açmış olabilir. Bazen yaşlanan insan özellikle Türk toplumunda kadınların yaşlanması biraz daha erkeklere göre sık görülebiliyor diye kabul edilebilir. Bu nedenden dolayı yüzlerde çıkan yaşlanma emareleri kadınları daha az çekici hale getirir. Kocalarının da evlilik içerisindeki o rolünü biraz daha sıkıntılı duruma düşürür. O yüzden yaşlanma nedeniyle kendini kötü hisseden kadınların ya da erkeklerin yüz gençleştirme operasyonları ile tekrar eski yüzlerine kavuşmaları, tekrar gergin, sıkı, yüzünün olması gerektiği gibi pozisyona getirilmesi estetik operasyonlarla mümkündür” dedi.

    “60 yaşındaki bir kadını 30’lu yaşlara geri çekmek zaman zaman mümkün”

    Estetik yüz gençleştirme operasyonlarıyla yaklaşık 5 ile 25 yıl arasında yaşı geriye almanın mümkün olduğunu ifade eden Akbaş, “Bazen yüz durumlarında dokuların uygun olduğu iskelet yapının mümkün olduğu durumlarda 60 yaşındaki bir kadını 30’lu yaşlara geri çekmek zaman zaman mümkün olabilmektedir. Bu da o insan için çok ciddi kazanımdır. Sadece yüzünü gençleştirmiş olmuyoruz, aynı zamanda psikolojisini de gençleştirmiş ve tazelemiş oluyoruz. Operasyondan sonra insanlar kendilerini çok daha iyi hissediyorlar. İşlerinde, sosyal hayatlarında, iş hayatlarında ve cinsel hayatlarında kendilerini çok daha güçlü ve başarılı hissediyorlar. O yüzden yaşlanma emareleri taşıyan insanların paniğe kapılmalarına, depresyona girmelerine veya birtakım sıkıntılar yaşamasına gerek yoktur. Estetik plastik cerrahinin dünyada gelmiş olduğu gelişmişlik seviyesi ve Türkiye’de de estetik cerrahinin gelişmişlik olduğu seviyesi her zaman bilinen bir gerçektir. Bugün dünyada estetik cerrahi Türkiye’de dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesidir. Bu nedenle yüz gençleştirme ameliyatları da ülkemizde eski dönemlerine göre çok daha sık yapılır ve daha başarılı yapılır bir hale gelmiştir. Toplumsal hayat içerisinde sırf eskisi kadar güzel olmadığı, eski güzelliğini kaybettiği ya da eski yakışıklılığını kaybettiği için eşleri tarafından terk edilen, boşanma davalarının olduğu birçok olaylar söz konusudur. Bu nedenden dolayı yuvalar dağılabilmektedir. Özellikle boşanmış kadınlarda yüz gençleştirme operasyonları çok sık yapılmaktadır. Çünkü boşanmış ve kocaları tarafından eskisi gibi beğenilmeyen, mobbing uygulanan ve özgüvenlerini kaybetmiş kadınlar ne yazık ki depresyona düşmekte, bir takım ilaçlar kullanmaktadır. Eğer bir insan kendisini eskisi kadar güzel olmadığını düşünüyorsa, yaşlandığını düşünüyorsa ve eski güzelliğini arıyorsa yapılması gereken şey estetik plastik cerrahi yöntemiyle yüz gençleştirme ve yüz güzelleştirme operasyonlarıdır. Ameliyat tecrübeli ve deneyimli ellerde yapıldığı takdirde yaklaşık 3-4 saat içerisinde bütün yüzde olumlu değişiklikler yapmak ve tekrar gençleştirmek yaşlanmanın emarelerini ortadan kaldırmak mümkündür. Ameliyattan sonra 15-20 gün içerisinde tekrar normal iş hayatına veya sosyal hayatına dönülebilmektedir” diye konuştu.

  • Ahmet Yesevi Üniversitesi, Malatya’da “Üniversite Tercih Günleri” fuarına katıldı

    Ahmet Yesevi Üniversitesi, 17-18 Ekim tarihlerinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, lise öğrencilerinin üniversiteleri yakından tanımaları amacına yönelik düzenlenen Malatya Üniversite Tercih Günlerine katıldı. Kentteki bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte 16 üniversite stant açtı. Lise öğrencileri etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.

    Açılış konuşmasını yapan Sabah Gazetesi Eğitim Yazarı ve CNN Türk Başarıya Doğru Program Yapımcısı Sait Gürsoy, öğrencilerin dikkatle dinlemesini, başarıya giden yolda akademik kişilerden istifade edilmesini gerektiğini söyleyerek, “Eğer tercih olayına kalkıp klasik şekilde yaparsak başarısız olursunuz. Çünkü 2025’ler için yapılan araştırma insanların mesleklerini seçtiğini ama mesleklerinin yanında kendilerinin donanımlı hale getirilmesi halinde hayata sıkı adımlarla gidilebileceğini gösterdi” diye konuştu.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi eğitim destek uzmanlarından bilgi alan öğrenciler, Kazakistan’da örgün eğitim programları, eğitim hizmetleri ve ÖSYM yerleştirme sürecine ilişkin detaylı bilgi aldı.

    Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay’ı makamında ziyaret eden Ahmet Yesevi Üniversitesi Mali İşler Uzmanı Taha Kaplan, Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız adına Başkanlık Yayınlarından “Dîvân-ı Hikmet” kitabını Kızılay’a takdim etti.